ABD’deki Kürt Konferansı Nasıl Geçti? Amerikalılar, Kürtlere Nasıl Bakıyor?

Maliki'nin ABD ajandasında ne var?
Ses dosyasını indirin http://m.ruvr.ru/data/2013/10/31/1321853316/DUNYA_HALI_31_EKIM.mp3

ABD’deki Kürt Konferansı nasıl geçti? BDP ve diğer Kürtler aradıklarını buldular mı? Amerikalılar, Kürtlere nasıl bakıyor? Bu soruların yanıtını geziyi ve konferansı izleyen gazeteci Mutlu Çiviroğlu, RS FM mikrofonlarına verdi.

Ali Topuz ile Dünya Hali’ne konuk olan Mutlu Çiviroğlu, “Maliki, hem Türkiye ile hem de ABD ile arayı düzeltmeye çalışıyor” dedi. Çiviroğlu, Maliki’nin gelecek yıl yapılacak seçimlerden önce ABD’lilerin desteğini almak istediğini söyledi.

Mutlu Çiviroğlu: Maliki hem bölgeden Türkiye ile ilişkilerini hem de ABD’yle arasını biraz düzeltmeye çalışıyor. Malumunuz 2014’te seçimler var ve bu kendisi için çok önemli. Kendisi açısından en önemli sebep, Amerika’nın desteğini sağlamak. Maliki bunu umuyor, bunu amaçlıyor.

“MALİKİ’YE BAŞARISIZ GÖZÜYLE BAKILIYOR”

Mutlu Çiviroğlu, Amerikalıların ise Maliki’ye başarısız gözüyle baktıklarını belirterek, “Maliki, ülke birliğini, güvenliği sağlayamadı. Ayrıca Irak-Suriye sınırında El Kaide güçleniyor, bu konuda iki taraf da çare arıyor” diye konuştu.

Amerikalılar açısından bakıldığında ise Amerika ve Maliki başarısız bir profil çizmiş durumda. Irak’ın bütünlüğünü, güvenliğini sağlayamadı gibi konularda herkesin hemen hemen hem fikir olduğu bir konu. Amerika’nın ulusal güvenliği için en büyük risk radikal islam. Dün de İngiliz Telegraph’da Suriye’deki radikal islama vurgu yapan ve bu militanların Türkiye’den geçişini vurgulayan bir yazı çıktı.

“KÜRT KONFERANSI KALICI OLABİLİR”

“Amerikalıların Kürt ilgisi giderek yoğunlaşıyor. Kürtler uluslararası aktör olarak öne çıkıyor” diyen Çiviroğlu, “Konferansta en yoğun ilgiyi Salih Müslim gördü. Müslim bu kez gelemedi ama ABD’ye davet edilmesi yeniden gündemde” ifadesini kullandı.

Hem Amerika’da hem batı dünyasının tamamında güçlenen radikal islam önemli bir yer tutmakta ve BDP yöneticilerinin beklediğinden çok daha fazla ilgi vardı. Bu da Kürt sorununun Washington çevrelerinde de yakından izlendiğini göstermekte. Gözlem açısından bakıldığında Salih Müslim’in konferansın en ilgi çeken ismi olduğunu söyleyebilirim.

Mutlu Çiviroğlu, Maliki’ye ilgi Suriye ile de sınırlı olmadığını belirterek, “Cenevre öncesi hazırlıklar sürüyor. Ayrıca Türkiye’den gelenler de umduklarından fazlasını buldu. Irak’ta yapılamayan uluslararası Kürt Konferansı’nın mini bir versiyonu oldu. Düzenli biçimde yapılması, bir değil iki günlük yapılması da gündemde” diye konuştu.

Birçok insan, Amerikan çevreleri başta olmak üzere kendisini görmek, dinlemek istiyorlardı. Amerika, düşünce kuruluşları ting tangler hükümetin politikasına yön veren, global siyasete yön veren kuruluşlar. Tabi ki Sayın Müslim’in düşünceleriyle temsil ettiği partiye ilgi var. Bu ilgi sadece Suriye ile sınırlı da değil, bölgesel.

“KÜRTLER ‘ÜÇÜNCÜ YOL’U ANLATMAYA ÇALIŞTI”

“Özellikle Rojava Kürtleri Suriye’deki tutumlarını iyi anlatamadıklarını düşünüyor” diyen Çiviroğlu, “Üçüncü Yol” dedikleri, Esad’la savaşmama ama muhalefete de destek olmama, kendi bölgelerini korumaya yönelik tarzı anlatmaya çalıştılar” şeklinde konuştu.

Cenevre Konferansından bahsediyoruz. Orada PYD kendi başına olsun ya da Salih Müslim’in de belirttiği gibi Yüksek Konsey adına katılmak. Benim yönettiğim oturumda Alan Semo vardı. Dr. Alan Semo PYD’nin Dış İlişkiler Komisyonu üyelerinden. Onlar da “Biz rejimle aktif savaşmıyoruz, rejim yanlısı olmamız doğru değil. Bizim yolumuz baştan beri belirttiğimiz üçüncü yol.

YPG Sözcüsü Xelîl: Kaide Rojava’da Tutunamaz

MUTLU ÇİVİROĞLU

Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) Sözcüsü Rêdûr Xelîl, Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerle Kaide arasında yaşanan çatışmalarda gelinen noktayı Radikal’e anlattı. Xelîl, Irak sınırındaki Til Koçer’in YPG’nin eline geçmesinin ardından Kaide’nin birçok yerden çekilmek zorunda kaldığını söyledi.

YPG_Redur

YPG’nin başlattığı kapsamlı operasyonlardan sonra şu an durum nasıl, hangi yerler kontrolünüzde?

Evet, Serêkaniyê’de Devrim Şehitlerine Vefa Operasyonu’nu başlatmıştık. 2. aşaması dün gece (salı) sona erdi. Bu hamlemizden sonra radikal silahlı grupların elindeki 23 ilçe, köy ve ve merkez tamamen temizlendi. Yani Til Temir ve Serêkaniyê hattının kuzeyi arasındaki 23 yer tamamen kurtarıldı. Mişrafa, Til Halef, Esfer Nacar ve son olarak Til Temir yakınındaki Benacir kurtarıldı.

Neden böylesine büyük bir operasyon başlattınız?

Öncelikle hatırlatmak isterim: Bu bölgelerin tamamı Rojava Kurdistanı’na bağlı Kürt yerleşimleridir. YPG’nin bu hamleyi başlatmasındaki en önemli neden buydu. Bir de yaklaşık 3 aydır Kürt bölgeleri bu silahlı grupların saldırılarına maruz kalıyordu. Her ne kadar biz sorunları barışçıl yöntemlerle çözmek istediysek de onlar saldırı ile karşılık verdiler. Bu yüzden bu saldırılara dur deme zorunluluğu hissettik. YPG olarak askeri planlamalarımızı yaptık ve operasyon başlattık. Çok şiddetli çatışmalar yaşandı. Sonuçta bu gruplar YPG’ye direnemediler.

Kendi cephanelerini bırakıp kaçtıkları söyleniyor. Bu doğru mu?

Evet, doğru. Özellikle Til Koçer’in kurtarılmasından sonra… Ki burası Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) ve El Nusra Cephesi’nin en önemli merkeziydi. Burasını ana üs olarak kullanıyorlardı. Buranın YPG’nin eline geçmesi ile birlikte manevi ve moral olarak dağıldılar. YPG’ye karşı koyamaz hale geldiler ve çoğu Rakka ve Til Ebyad’a doğru geri çekildi.

Til Koçer’den söz ettiniz. Irak sınırında Sünnilerin yoğun olduğu bölgeler de var. Buranın tekrar kontrolünüzden çıkma ihtimali var mı?

Şu anda Til Koçer, YPG tarafından korunuyor. Sınır kapısı IŞİD ve El Nusra’dan dolayı Irak tarafından kapatılmıştı. Her türlü saldırıya karşılık verebilecek şekilde tüm önlemleri aldık. Silahlı grupların varlığı o bölgede çok zayıfladı. Bu yüzden tekrar saldıracaklarına ve Til Koçer’i alabileceklerine ihtimal vermiyoruz.

‘Tüm Rojava’yı alacağız’

Til Ebyad’ı alma planınız var mı?

Til Ebyad Kürt yerleşimidir ve Rojava Kürdistanı içinde yer alıyor. Radikal İslamcı grupların buradaki varlığını işgalci güçler olarak görüyoruz. Orada yaşayan tüm halklar o grupların varlığından rahatsız. Kuşkusuz oranın da kurtarılması YPG’nin planları dahilindedir. Şartlar oluştuğunda orası da kurtarılacaktır.

Peki Azaz ve Carablus?

Azaz ve Carablus’u da Rojava’nın parçası olarak görüyoruz. Çünkü oralar da Serêkaniyê, Kobani ve Afrin arasında yer alıyor. Gidiş gelişlerde zorluk yaşamaması için bunların hepsi YPG’nin planları arasındadır.

Özellikle Til Koçer’i alınca dünya medyası sizden çok bahsetti. Medyadaki bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

El Kaide’ye bağlı grupların gücü dünya kamuoyunda çok abartıldı. Fakat YPG şunu ispatladı: Bu güçlerin ellerinde güçlü silahlar olsa da YPG kendi toprağı üzerinde, halkının içinde savaştığı için -ki bu da en büyük silahtır- bu grupların kaybetmelerini sağladı. Birçok kesim Kürtlerin oldukça tecrübeli ve güçlü gruplara karşı başarı elde edeceğine inanmıyordu. Ancak YPG bunu ispatladı ki biz onlara karşı durabiliyoruz. Çünkü onların bölgedeki varlığının hiçbir meşru nedeni yok. Onların varlığı çetecilik ve talan içindi, bölgede yaşayanların çıkarına değildi.

‘Tüm halkların gücüyüz’

Bölgedeki diğer etnik ve dinsel azınlıkların sizin gelişinizi kutladığı söyleniyor. Bu haberler gerçek mi?

Gerçek. Çünkü bölgedeki halkların tümü bu çetelerin yaptıklarından çaresiz kalmışlardı. Kendileriyle birlikte bölgenin kültürüne çok uzak bir kültür getirmişlerdi. İşkence, zorbalık ve talan üzerine kurulu bir sistem getirmişlerdi. Bölgedeki halklar yıllardır birlik, barış içinde yaşıyorlar. Bu yüzden silahlı grupların varlığından rahatsız oldular. Bu da YPG’nin o bölgeleri kurtarmasının büyük bir sevinçle karşılanmasına neden oldu. Yine bu halklardan birçok kişi YPG saflarına katıldı ve bu çete gruplarına karşı iyi bir mücadele sergiledi.

Arap, Çerkes, diğer halklardan savaşçılarınız var mı?

Rojava Kürdistanı’nda yaşayan tüm halklardan savaşçılar YPG saflarında yer alıyor. Arap, Süryani, Ermeni, Asuriler var. Yani bölgede yaşayan tüm halklardan insanlar YPG içinde yerini almış durumda.

Kamışlı’daki gözlemlerim sırasında PYD dışındaki partilerin de YPG’yi kendi özgücü olarak gördüğüne şahit oldum. Hatta tanınmış bir siyasi parti lideri “YPG bu çetelere karşı başımızın dik kalmasını sağladı” dedi. Yine de azı kesimler de “YPG, PYD’nin askeri gücüdür” diyor.

Bu tür propagandayı YPG’yi zayıf göstermek için yapıyorlar. Onlara göre YPG dar bir siyasi çerçevede hareket ediyor. YPG başından beri tüm grupların çıkarlarına hizmet ediyor, asla sadece bir partinin askeri gücü değil. Tüm Kürt halkının gücüyüz. Bugün düşüncesi ve partisi ne olursa olsun tüm kesimler YPG’de rahatlıkla yer alabilir. Rojava’yı savunan ilk ve tek meşru gücü YPG’dir.

CNN’de cihatçı militanların Türkiye’den nasıl serbestçe Suriye’ye geçtiklerini gösteren bir haber yayımlandı. Ne düşüyorsunuz?
Suriye’de olayların başladığı ilk günden itibaren Türkiye’nin rolünün ne olduğunu biliyoruz. Onlarca kez “Türkiye silahlı radikal İslami gruplara yardım ediyor” dedik. Sınırdan geçirildikleri açıkladık. Hatta belgeler elimize geçti. MİT kimlikleri ve Türk pasaportları çıktı bu silahlı grup üyelerinin üzerinden. Ama açıklamalarımıza itibar edilmiyordu. Eğer bugün CNN gibi bir yayın bunu paylaşıyorsa bu bizim dile getirdiklerimizin doğruluğunu ispatlıyor. Umut ediyoruz ki bu gerçekler tüm dünya kamuoyuna açıklansın. Dileğimiz Türkiye’nin  Suriye’deki devrim içinde oynadığı olumsuz rolün açık bir şekilde ortaya çıkarılması ve herkesin bu gerçekleri görmesidir.

Türkiye demişken, sınırda duvar örme girişimi söz konusu ve Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan da bir haftadır açlık grevinde bu durumu protesto etmek için. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?

Kuşkusuz Ayşe Hanımın bu eylemini onurlu bir eylem olarak görüyoruz. Sonuna kadar kendisini destekliyoruz. Kuşkusuz Türkiye devletinin bu girişimi doğru değildir. Yaşadığımız 21. Yüzyılda artık uluslar arasındaki sınırlar kalkıyor. Artık herkes demokratik bir şekilde ilişki geliştiriyor. Bugün Türkiye’nin böyle bir duvar örmesinin çok kötü bir anlamı vardır. İnanıyorum ki Kürt halkı Rojava ile Kuzey Kürdistan arasında böyle bir duvarın örülmesine izin vermeyecektir. Çünkü doğru bir şey değildir, şoven bir siyasetin ürünüdür ve bu girişim kabul edilmeyecektir.

Şu anda savaşçılarınızın moral durumu nasıl?

Genellikle Rojava Kürdistanı’nın şehir ve ilçelerinde YPG’nin başarılarından dolayı, yani birçok stratejik yeri bu grupların elinden kurtardıkları için Kürt halkı kutlamalar yapıyor. YPG savaşçılarının da moral düzeyi çok yüksek ve güçlüdür. Kendi işlerini yapıyorlar. Yine bölgede planlanacak olan devrimci hamleler henüz durmuş değil. Önümüzde daha çok iş var. YPG de yeni başarılar elde etmek için hazırdır.

http://www.radikal.com.tr/dunya/kaide_rojavada_tutunamaz-1159637