Türkiye ve RoJava

Türkiye ve Suriye Kürtleri arasındaki ilişki, diğer parçalardaki Kürtlere kıyasla çok daha özel. Cizre Kürtleri Derik’le, Nusaybin Kamişlo’yla, Kızıltepe Dirbesiye ve Amude’yle, Ceylanpınar, Serekaniye’yle (her iki sehrin Kürtçe isimleri de aynı. Serekaniya Serxetê ve Serêkaniya Binxetê yani hat/sınır üstündeki Serekaniye ve hattın/sınırın altındaki Serekaniye) Suruç Kobane’yle, Antep ve Kilis Kürtleri de, Efrin’le aynı kültürü ve gelenekleri paylaşmakta.

Bu nedenle de Rojava Kürtleri ile iyi ilişkiler kuran bir Türkiye, kendi sınırları içindeki Kürtler’le de ilişkilerini şüphesiz daha da ilerletecektir. Ankara, Rojava Kürtleri’ni bir tehdit gibi görüp, IŞÜD ve Nusra gibi El Kaide ile bağlantılı radikal örgütleri desteklemektense, güney sınırını güvene alacak bir Rojava Kürdistanı’nı desteklemelidir.

Türkiye’nin şu anda bölgedeki en iyi dostu olan Kürdistan Bölgesi’nin Başkanı, Mesut Barzani’nin de geçenlerde dile getirdiği gibi, Kürtler Ortadoğu’da hiçbir halka düşmanlık ve kin beslemediği gibi, kendilerini en çok da Türkiye’ye yakın hissetmektedirler. Bu gerçekliği görüp, Kürtler’in uzattığı dostluk elini tutmak Ankara’daki aklı-selim insanlara düşüyor. Şu an için var olan Kürt karşıtı refleksi kırıp sağlam bir dostluğa ve işbirliğine dönüştürmek, sadece Türklere ve Kürtlere değil, tüm bölge için çok hayırlı sonuçlar doğuracaktır.

Yayınlanış Tarihi: 25 Temmuz 2013 Radikal