Monthly Archives: September 2014

Enwer Mislim: IŞİD Kobanê’de İkinci Bir Şengal Katliamı Yaratmak İstiyor

Sayın Enwer Mislim, son birkaç gündür IŞİD çok büyük bir güçle Kobanê’ye ve köylerine saldırıyor. Son saldırılar hakkında biraz bilgi verir misiniz, neler oluyor Kobanê’de?

Enwer Mislim

IŞİD, Kobanê’ye girmek için zaten bir yıla yakın bir süredir ağır saldırılıyor gerçekleştiriyordu. Fakat iki gün önce tekrar saldırmaya başladıklarında bu sefer buraya daha büyük bir güç yığdılar. Tanklar, toplar ve Musul’dan getirdikleri Hummer ve silahlarla Kobanê’ye yöneldiler. Kobanê’nin doğusundan, batısından ve kuzeyinden saldırarak bütün güçlerini ortaya koyup Kobanê’yi düşürmek istiyorlar. Burada bir katliam gerçekleştirmek istiyorlar. Şengal’de çocukları öldüren, kadınları kaçıran IŞİD, aynı şeyi Kobanê’de de yinelemek istiyor. YPG ve halk da bu radikal güçler karşısında onurlu bir direniş örneği sergiliyor. Fakat kullandıkları ağır silahlar yüzünden biraz zor durumda kaldığımız söylenebilir.

Kobane_Civilians

YPG’nin yayınladığı videolarda da görülen o ağır silahlar karşısında Kobanê halkı ne kadar direnebilir ki?

Kobanê halkı daha önce de direniş gücünü ispatlamıştı zaten ve bu direniş devam ediyor şimdi. IŞİD’i daha da vahşileştiren asıl şey, Musul’da ele geçirdikleri Amerikan silahları. Tanklar, toplar, Hummer ve uzun namlulu silahlarla saldırıyorlar. Kobanê halkı kanlanın son damlasına kadar direneceklerini söylüyorlar. Evet, direniş olarak büyük bir direniş söz konusu fakat bu tek başına yetmiyor, uluslararası güçlerin desteği lazım. Yine aynı şekilde Kürdistan ve dünyanın dört bir yanındaki Kürtlerin desteği lazım. Yani büyük bir tehlike söz konusu ve eğer Kobanê’de bir katliam geçekleşirse insan haklarını savunan kuruluşlar da bunun sorumlusu olurlar. Şengal’deki acıyı atlatmadan, bize Kobanê acısı yaşatmak istiyorlar.

YPH_Jazaa

Uluslararası bir destekten bahsediyorsunuz. Paris’te özel bir toplantı yapıldı, ABD Başkanı Obama’nın da IŞİD’e saldırdıkları yönünde birkaç defa açıklaması oldu. Uluslararası güçlerden size bir yardım gelmedi mi şimdiye kadar ya da bu uluslararası güçler ile destek için görüşmeler yapıyor musunuz?

Ne yazık ki bu saate kadar da herhangi bir yardım yapılmış değil. Paris’te yapılan ittifak ve Sayın Obama’nın açıklamaları bizi umutlandırdı fakat henüz ortalıkta bir şey yok. Başta Amerika olmak üzere, uluslaraası güçlerden, Rusya’dan, Fransa’dan, İngiltere’den Kobanê’ye destek olmalarını istiyoruz. IŞİD gittikçe büyüyor, eğer bir an önce pratiğe geçip IŞİD’e saldırmazlarsa, hiçbir güç daha sonra IŞİD’i durduramaz ve büyüyecek bir IŞİD çok büyük katliamlar gerçekleştirir.

Özellikle de Kürt basınında yer alan bazı haberlere göre Türkiye aktif bir şekilde IŞİD’e yardım ediyor. Sınıra gelen bir tren ile IŞİD’e yardım gönderildiği iddia ediliyor. Neler diyeceksiniz bu konuda, doğru mu bu iddialar?

Bize ulaşan bazı bilgilere göre bu yeni saldırılar başlamadan iki gün önce, Kobanê ve kuzeyi arasındaki bölgede, IŞİD’in sığınmaya çalıştığı bir köy var. Sınırdaki birkaç köyde Türk trenleri 10 dakika, 20 dakika gibi durmuşlar ve bazı yükler indirilmiş. Görgü tanıkları var, görüntüler var. Burada herkesin dikkatin bir noktaya çekmek istiyorum, IŞİD neden Kobanê’nin kuzeyinde ya da batısında değil de sadece doğusunda kuvvetli? Tren orada durduğu için IŞİD’e oradan yardım yapıldığı yönünde şüphelerimiz var.

Bahsettiğiniz bu görüntüler nerede? Kamuoyu bunlara nerden ulaşabilir?

Oralara yakın köylerde yaşayan insanlarımızın elinde sözkonusu görüntüler var. Fakat onların dört bir tarafa dağıldı. Yakın bir zamanda basın ile görüşmeler gerçekleştireceğiz, onlar da bunu dile getirebilirler. Uluslararası yardım kuruluşların yöneticileri de gelip trenin orada durduğuna tanıklık eden insanlarla görüşebilir. Hangi sebeple olursa olsun fark etmez, trenin IŞİD’in yakınında olduğu bir köyde durması akıllara IŞİD’e destek ihtimalini getiriyor.

IŞİD’in eline geçen köyler konusunda farklı söylentiler var. Bu IŞİD karşısında bir yenilgi mi yoksa YPG’nin elinden çıkan bu köyler IŞİD’e karşı bir taktik mi? Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü, terk edilen köylerin sayısının 20 olduğunu söylüyor. Sizin elinizdeki bilgilere göre YPG’nin denetiminden kaç köy çıkmış ve bunun sebebleri neler?

Hepimiz biliyoruz ki IŞİD masum sivil insanları kesiyor, bu doğal olarak bir korku dalgası yaratıyor insanlarda. Yine IŞİD, siviller köyler, boşaltılsın diye, köylerin üzerine toplarla saldırıyor. YPG’nin elinden çıkan köy sayısı 15’dir ama direniş devam ediyor. İnsanlar IŞİD’in insanlık dışı saldırılarından korktuğu için köyleri boşaltıyorlar aslında. Kobanê’ye doğruya gidiyorlar. Fakat en kısa zamanda bize yapılacak yardım ile saldırıları en iyi şekilde püskürtmeyi planlıyoruz. Başta Amerika olmak üzere uluslararası güçlere bir kez daha seslenmek istiyorum, Fransa, İngiltere, Türkiye, IŞİD’in yok etmek isteyen bütün devletler bize yardım etmeliler.

Bazı okurlarımız soruyor, IŞİD şu an Kobanê’nin merkezine kaç km yakın?

25-30 kilometrelik bir mesafe aramızda var.

Uluslararası güçlere seslendiniz, peki Kürtlere neler diyeceksiniz?

Kobanê Kürtlerin iradesini temsil ediyor. Kobanê, Rojava’nın, Kürdistan’ın bir parçasıdır. Kobanê’nin düşüşü Kürdistanilerin yenilgisi olur, bunun için biz var gücümüzle direniyoruz. Sizin aracılığınızla başta dışardaki Kobanêli gençlere sesleniyorum, dönüp kendi halklarını korusunlar. Yine aynı şekilde Kürdistanlı genç kardeşlerimiz de, daha önce yaptıkları gibi tekrar glip Kobanê’ye sahip çıksınlar. Kürdistan’ın doğusundan ve güneyinden insanlar da yardım elini uzatıp, bu direniş katılmalılar. Nerede olursa olsun, herkes kendi yerinde, kendi imkanları doğrultusunda bir şeyler yapmalı. IŞİD’e yardım eden devletlerin konsolosluklarına gidip bu yardımı kesmeleri yönünde baskılar yapılmalı. Bize destek için bir kamuoyu oluşturulmalı. Dışardaki insanlarımızdan bunu bekliyoruz.

Bazı Kürt siteleri Kobanê’ye dönmek isteyen insanların sınırda Türkiyeli yetkililer tarafından engellendiğini yazıyorlar. Bu iddialar doğru mu?

Bazen bu tür sıkıntılar yaşanıyor, doğrudur. Fakat şu an bir savaş hali söz konusu ve gelmek isteyen insanlar Türkiye’deki yetkililer sorun çıkarsa da bir şekilde geçebilirler. Fakat biz Türkiye’deki yetkililerin, IŞİD’in Ortadoğu’da bir salgın hastalık gibi yayıldığını bilmelerini istiyoruz. Eğer IŞİD bu mıntıkayı ele geçirirse bir sonraki hedefi Türkiye olur. Bunun için Türk yetkiler bir kez daha oturup hesap kitap yapmalı ve Kobanê Kantonu’na destek çıkmalılar, yani gençlerin Kobanê’ye geçmesine de izin vermeliler.

Peki YPG’den kaç kişi yaşamını yitirdi ve IŞİD’den kaç kişi öldürüldü? Dün, Minbic hastanelerine birçok IŞİD üyesinin cesedinin getirildiği, birçok yaralınıın olduğu yönünde haberler vardı. Biraz da bu konuda bilgi verir misiniz?

Bu saate kadar 8 şehit verdik. 5 kişiyi dün ilan etmiştik, bugün de 3 kişi şehit oldu. Takip ettiğimiz kadarıyla ve köylerden bize ulaşan bilgiler doğrultusunda onlardan yüzden daha fazla kişi öldürüldü diyebiliriz. Büyük gruplar halinde geliyorlar fakat YPG direnişiyle bozguna uğratılıyorlar. Sadece Minbic’de değil, Tilabyad’de de kayıplar verdiler. Kimilerini de Türkiye’ye geçirip muayene ettirmek istediler.

Askeri olarak bu büyük bir başarı fakat bu büyük saldırıları YPG nasıl oluyor da az kayıpla püskürtebiliyor?

Onlar YPG noktalarına yüzlerce kişiyle saldırıyor ve YPG de savunmasını yapıyor. Elimizde hafif silahlar var fakat yine de sonuç alabiliyoruz. Biz savunma pozisyonunda olduğumuz için az sayıda şehit veriyoruz, bazen de taktiksel olarak geri çekiliyoruz ve sonra mevcut duruma göre hareket ediyoruz.

Peki Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nden size herhangi bir destek geldi mi?

Şu ana kadar herhangi bir destek söz konusu değil fakat sesimizi duysunlar, yardımlarını bekliyoruz. Güneyli kardeşlerimiz Şengal’deki acının ne kadar büyük bir acı olduğunu çok iyi biliyorlar. Aynı şeylerin Kobanê’de yaşanmasını istemeyen kardeşlerine yardım elini uzatıp seferberliğe katılmalarını umuyoruz.

Son olarak şunu sormak istiyorum: Kanton yönetiminden biri olarak köylerin arasında dolaşıyorsunuz, halkın morali nasıl, neler hissediyorlar?

Bölgede bir savaş söz konusu fakat yine de halkın morali yüksek. Sonuna kadar direneceklerini söylüyorlar. Çok az sayıda insanımız IŞİD’in vahşetinden korkup kendi yerlerini terk ettiklerini, terk edeceklerini söylüyorlar. Fakat genel olarak Kobanê halkı büyük bir direniş örneği sergiliyor. Kobanê’de yaşayan herkes, hatta Türkmenler ve Araplar da IŞİD’e karşı YPG saflarında savaşıyorlar. Halkları, dinleri yok etmek isteyen IŞİD’e karşı bütün uluslararası güçleri, Amerika’yı, Fransa’yı, İngiltere’yi, Türkiye’yi bir kez daha bizimle dayanışmaya davet ediyoruz.

Countdown to 2nd Kurdish Conference in Washington, DC

Was_Konf

The New Kurdish Reality in the Middle East: Perils, Prospects and Possibilities

Peoples’ Democratic Party (HDP) Representative Office in Washington, DC

Friday, September 26, 2014, 8:00 a.m. – 5:00 p.m.

The National Press Club, Holeman Lounge

529 14th St NW Washington, DC 20045

The optimism of the Arab Spring has too rapidly been replaced by a dramatic wave of violence throughout the Middle East. The whole geography stretching from Iraq to Libya has become a battlefield. The war in Syria alone has caused hundreds of thousands of casualties with no promise of peace in sight. Iraq is now fully a part of the Syrian war. While a process of Lebanonization has never been so imminent for Syria and Iraq, Lebanon, too, may be pulled into active warfare if no settlement is secured in these two countries. The latest violence in Israel-Palestine exacerbated the region’s tense political climate. The changing regional order presents opportunities as well as dangers: They carry a potential for instituting democratic citizenship while simultaneously planting the seeds of even more violent and dictatorial regimes.

Within this regional setting, Kurdistan is home to multiple perils, prospects and possibilities. The peace process in Turkey is underway, even if with complications and slow pace. The attacks of the so-called Islamic State on the Kurds in Syria and Iraq have motivated major Kurdish parties to act in relative unity. The “Kurdish problems” in the four Middle Eastern states have become further interconnected and more globalized, rendering the provision of justice for the Kurds essential for securing and sustaining regional peace and stability. Although regional powers and the West have typically viewed the Kurds as a “problem” people, there is now increasing awareness that Kurdish struggles for justice, democracy and sovereignty may, in fact, have much to offer for regional peace in the twenty-first century.

With such a vision, we invite you to our second Washington Conference, which brings together academics, experts and politicians from Turkey, Syria, Iraq and the US to discuss the situation of the Kurds in a rapidly transforming Middle East and to foster dialogue among conference participants as well as with policy makers and the general public in the United States.

***

Opening Remarks by Mehmet Yuksel, HDP Representative in Washington, DC

Session I:  Developments in the Iraqi Kurdistan and the Plight of Ezidis

8:30 – 10:00am

Moderator: Kirmanj Gundi, Prof. at Dept. of Educational Administration and Leadership, Tennessee State University

  • Vian Dakheel, Ezidi Member of the Iraqi Parliament
  • Karwan Zebari, Director of Congressional Affairs, KRG Washington Office
  • Ruken Isik, PhD Student Concentrating on Gender and Women’s Studies, University of Maryland (UMBC)

Question & Answer Session

Session II: The Kurdish Situation in Syria: A Democratic Model for the Future   

10:10 am – 12:00pm

Moderator: Gonul Tol, Founding Director of the Middle East Institute’s Center for Turkish Studies

  • Alan Shemo, Member of Democratic Union Party (PYD) Foreign Affairs Committee
  • Rusen Cakir, Political Analyst on Turkey and the Middle East
  • Salih Muslim, Co-Chairman of Democratic Union Party (via Skype)
  • Mutlu Civiroglu, Kurdish Affairs Analyst

Question & Answer Session

 

Session III: The Peace Process in Turkey

1:00 – 2:50pm

Moderator:  Hisyar Ozsoy, Assistant Prof. of Sociocultural Anthropology, University of Michigan-Flint

  • Nazan Ustundag, Assistant Prof. of Sociology, Bogazici University; Researcher at SAMER
  • Kadir Ustun, Research Director at SETA Foundation, Washington
  • Nazmi Gur, Deputy Chairman of Peoples’ Democratic Party (HDP)

Question & Answer Session

Session IV: The United States, the Kurds, and the Future of the Middle East

3:00 – 5:00pm

Moderator: Luqman Barwari, President of Kurdish National Congress of North America

  • Michael Werz, Senior Fellow, Center for American Progress
  • Sezgin Tanrikulu, Deputy Chairman of Republican People’s Party (CHP)
  • Najmaldin Karim, Governor of Kirkuk, Iraq
  • Selahattin Demirtas, Co-Chair of Peoples’ Democratic Party (HDP)

Question & Answer Session

Please RSVP at hdp.washington@gmail.com to confirm your participation

YPG And FSA Forms Joint Operations Command Against ISIS

YPG_FSA_Kobane

Kurdish People’s Protection Units (YPG) has formed a Joint Operations Command with the Free Syrian Army (FSA) and other armed Syrian opposition groups in the Euphrates region in an effort to combat the growing threat of ISIS.

The formation of the Joint Operations Command, composed of opposition groups fighting in the region, was proclaimed at a military ceremony attended by representatives of the all parties.

An FSA commander read out a statement during the ceremony in which it was declared that the goal of the Joint Command was to save the Euphrates region – or the area around Karakozak, Sarrin, Jarablus, Minbij and Rakkah – from the ISIS threat.

***

Previously top YPG and FSA met  on August 22, 2014 in city of Afrin north of Aleppo. Both parties have agreed to create a common front to fight against ISIS which is preparing for new offensive in north of Aleppo to seize the border crossing with Turkey.

ypg_fsa

From the Kurdish side, YPG General Commander Sipah Hamo, Head of Afrin Canton Defense Affairs Abdo Chilo and from the FSA ,Colonel Abdul Jabbar al-Aqidi and some other commanders participated this important meeting.

https://civiroglu.net/2014/08/24/ypg_fsa/

Solidarity Event with Displaced Ezidi People *

Saturday, September 13, 2014

1pm until 5pm

Address: DHARA Community House, 6000 Wilson Blvd, Arlington, VA 22205

Ezidi refugees entering into Rojava, Kurdish controlled Syria (Photo: Delil Suleiman)

In solidarity with the displaced Ezidi victims of Shengal (Sinjar) and its surroundings, the American Ezidi Center in Washington DC and Virginia accordingly invites you to gather in a charitable event supporting these helpless victims.

As a non-profit organization working towards the Ezidi cause, The American Ezidi Center predominantly stresses the right to religious freedoms. Aiming to build bridges of understanding between the Ezidi communities and others, we promote awareness to increase tolerance, particularly, in times of great tragedy and crisis.

Ezidi refugees entering into Rojava, Kurdish controlled Syria (Photo: Delil Suleiman)

In view of the recent incidents taken place in the Kurdish region of Shingal towards the Ezidis, the American Ezidi Center aims to raise awareness in pursuit of constructing support to aid and assist not only the persecuted Ezidis but other persecuted religious minorities as well.

Ezidi refugees entering into Rojava, Kurdish controlled Syria (Photo: Delil Suleiman)

Given the magnitude of this catastrophic tragedy, we hope to shed light on this tragedy through knowledge.

Please join us in unity to spread awareness and support.

Sincerely,

American Ezidi Center
contact@ezidi.org
www.ezidi.org
Twitter: @centerezidi

* Press Release sent by the American Ezidi Center

Gazeteci Ahmed Şengalî ile Şengal’deki Durum Üzerine

Ahmed_Shengali_111
Gazeteci Ahmed Şengalî

Kendisi de Şengalli Ezidi bir Kürt olan, bölgenin tanınmış gazetecilerinden biri olan Ahmed Şengalî, 3 Ağustos felaketinın ardından tekrar bölgeye gidip katiam sonrası durumu inceledi.

Biz de kendisiyle detalı bir röportaj yapıp, izlenimlerini öğrenmeye çalştık.

 ***

10497877_548147265312060_5102211178604284479_o

Sayın Şengalî, Şengal’de yaşananları gözlemlemek için kaç gündür o bölgede dolaşıyorsunuz. IŞİD’in gerçekleştirmiş olduğu Ezidi katliamından neler aktaracaksın bize?

Şengal’in IŞİD üyeleri tarafından talan edilmesinin 20 gün ardından Şengal’e dönünce gerçek yürek burkan içler acısı bir tablo ile karşılaştım. Binlerce otomobil öyle terkedilmiş şekilde bırakılmıştı. Çoğu yolda tükenmiş, bozulmuş arabalardı bunlar. Sadece otomobillerin haline bakıp insanların nasıl bir şekilde kaçtığını anlamak mümkündü. Yine aynı şekilde tarlalar üzerinde binlerce ölü hayvan vardı. Topraktan keskin bir ölüm, kan ve korku kokusu geliyordu. Dükkanlar, evler, her yer talan edilmiş, yakılmış yıkılmıştı. Bunları kendi gözlerimle gördüm. Kurtarılan bazı köyler de şimdi YPG savaşçıları ve 3 Ağustos’ta Şengal halkının başına gelen ihanet olayından sonra oluşturdukları kendi birlikleri Hêzên Parastina Şengal (HPŞ) yani Şengal Koruma Güçleri’nin elinde. Zaten Şengal hazır bir sofra gibi IŞİD’in eline teslim edilmişti. Bu kabul edilemez bir durum. Belki Şengal ahım şahım bir yer değildi ama bizler mutluyduk orda yaşamaktan. Şimdi ise her şey değişti, kara bulutlar doluştu Şengal’in üzerine.

10575270_548621251931328_1022336326436092651_o

Bazı köylerin YPG ve HPŞ tarafından kurtarıldığını söylediniz. Bunlar hangi köyler, biraz bahsedebilir misiniz?

Kurtarılan bu köyler daha çok Sengal Dağı’nın kuzey tarafındaki Sinûn kasabasına bağlı köyler. Sinûn kasabasın gerçekten çok büyük bir yerdi. 200 binden fazla kişi o nahiyede yaşıyordu. Bu bölgede kurtarılan köyler de Zorava, Guhbel, Gurik, Dohla, Dugirê. Yaklaşık 100 bin kişi bu köylerde yaşıyorlardı. Kurtarılamayan yerler ise Sinûn kasaba merkezi Xanesor köyü ki bu ikisi halen IŞİD’in elindeler. Bu iki yerleşim yeri çok büyük bir talan gerçekleştirilmiş. Sinûn ve Xanesor evlerin yapısından tutun da ekonomisine kadar her şeyiyle gelişmiş yerler. O nedenle de IŞİD buraları ele geçirdi ve halen de merkez olarak kullanıyor. Şengal Dağı’nın güneyine düşen yerlerde, Şengal ilçe merkezinde, Qêrewan nahiyesinde ve Girezêra nahiyesi halen IŞİD’in elinde. Şimdiye kadar sadece dağın eteğine düşen yerler Şengal Koruma Güçleri ve YPG tarafından alınmış durumda. Şengal’in güneyine düşen hiçbir köy henüz kurtarılabilmiş değil ne yazık ki.

10562607_548621435264643_5116432298061064923_o

Peki, Şengal şehrî ne olacak? YPG ve HPŞ’nin şehri kurtaracağına dair bir umudunuz var mı, ya da IŞİD’in bölgeden çekileceğine dair bir sinyal görüyor musunuz?

Açıkçası eğer durum böyle devam ederse Şengal’in hemen kurtarılabileceğini düşünmüyorum. Kürt güçleri eğer birleşip hareket ederlerse, yani Peşmergeler, HPG ve YPG eğer birlikte hareket ederlerse kurtarabilirler. Fakat ben sadece siyasi tartışmaları görüyorum. Çekildiği günden bu yana da Peşmerge en ufak bir şekilde uğraşmış bile değil Şengal’in kurtarılması için. Bazen değişik televizyonlarda sanki kurtarma çabası varmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Fakat herhangi bir hazırlık ya da çaba kesinlikle yok. Kimsenin Şengal’den bahsettiği yok! Çünkü Şengal teslim edildiği gibi unutuldu.

Birkaç dolar para verip, maaş bağlayıp Şengal halkını, Ezidi halkından bazılarının kendi yanlarına çekmeye, halka karşı ihanete teşvik ediyorlar; halkın iradesine karşı durmaya, inançlarını yok saymaya zorluyorlar. Büyük bir ihanet ile Şengal’i IŞİD’e teslim ettiler. Şimdi de yeniden boyayıp süsleyip, kendilerini yeniden şirin göstermeye, 3 Ağustos’u unutturmaya çalışıyorlar.

Binlerce insanın namusu, şerefi, onuru ve dini ayaklar altına alındı. 3 Ağustos asla unutulmaz. Halkımızın şerefi ve namusu şimdi Katar ve Suudi Arabistanlarda satılıyor. 2700 kadınımız IŞİD’in elinde! Şimdi Şengal’i altından da yeniden yapıp verseler benim gözümde kaçırılan bir kadının namusunu geri getirmiyor.

Açlıktan, susuzluktan ve saldırılılarda ölen insanlarımızın sayısı belli bile değil. Kim kendini şirin göstermeye çalışıyor için hiç önemi yok. Kimse şimdiye kadar bir adım atmamış. Sadece YPG ve HPG güçleri Şengal için bir şeyler yaptılar ve yaptıkları devrim ile Şengal’i taçlandırdılar. YPG bize yol açmak için de onlarca şehit verdi. Ezidiler var oldukça kendilerine her zaman minnettar kalacaklardır.

10572121_548147158645404_5320251021624969322_o

Qasim Şeşo’nun açıklamasında YPG’ye yönelik bazı eleştiriler vardı. Bu olayın aslı nedir?

Evet, Ezidi güçlerinin liderliğini yapan Qasim Şeşo’nun bazı açıklamaları oldu. Gerçekten bir iş yaptığınızda hata da yapabilirsiniz. Fakat bir iş yapmadığınızda, evinizde oturduğunuzda hata falan da yapmazsınız. YPG o ilçeleri kurtardı. Askeri sistemde, Amerikalıların, Britanyalıların, Sovyetlerin sisteminde, yani bütün dünya sisteminde bir yeri kurtardıkları gibi hemen oraya bayraklarını dikme geleneği var. IŞİD de bir yeri işgal ettiğinde hemen o kara bayrağını dikiyor. HPG, YPG ya da Peşmerge onlar da IŞİD’den geri aldıkları zaman bir yere bayraklarını dikiyorlar.

Gördüğüm kadarıyla bir anlaşmazlık söz konusu idi, Ezidiler için kutsal sayılan Şerfeddin Mezarlığına YPG’nin bayrak dikmesi konusunda. Bu anlaşmazlık da halledildi. Qasim Şeşo YPG’ye bayrağı kaldırması gerektiğini söyledi çünkü farklı partilerden, farkı inançlardan insanlar HPŞ olarak oradaydı. Amaç ayaklar altına alınan Ezidi dinini kurtarmak ve halkın öcünü almaktı. O nedenle herhangi bir partinin bayrağının asılması doğru olmazdı. Ben YPG’nin bayrak asmasını doğru bulmadığım gibi, Qasim Şeşo’nun da YPG’ye karşı bu kadar sertçe açıklama yapmasını doğru bulmadım. YSanırım bir yanlış anlaşılma oldu ve bu sorun giderildi. 

Şengal halkı olarak birçok zorluk yaşıyoruz. Örneğin ben Rojava’daki halkımızın durumunu görmek için oraya gitmiştim. Gazeteci olmama rağmen arak dönüşte peşmergeler tarafında sorguya çekildim. Ne getirdin, niye kamera götürdün gibisinden bir sürü şey soruldu! Demek istediğim böyle sorunlar yaşanıyor ama bunlar geçici şeyler. Basının da bu tür şeyleri büyütüp, tahrik etmemesi lazım.

Daha önemli sorunlar var. Şengal halen bu felaket altında. Madem Kürdistan Bölgesi olarak Şengal’i kurtarmaya gidemiyorlarsa, bari halka güçlük çıkarmasınlar, kurtarmaya gidenlere de engel olmasınlar. Madem Kürdistan Bölgesi altıda hareket ettiğini söyleyen PDK, YNK, Goran, Yekgirtu ve Komela’nın terk ettikleri Şengal’i kurtarmaya niyetleri yok, bari Ezidi güçleri ve YPG’nin önünü kesmek için problem çıkarmasınlar. Çünkü sadece YPG ve HPŞ Şengal için büyük bir öneme sahipler.

10562494_548137588646361_6552500765733403276_o

2700 Ezidi kızından bahsettiğiniz. Onların akıbeti ne olacak, onlara ulaşan bir akrabaları var mı? Rakka’da ve Musul’da satılan bu insanlara ulaşabilen var mı?

Bazı yerler ile gizli bir şekilde ilişki kurabildik. Bu kadınlar ev hapsinde tutuluyorlar. IŞİD ile çalışan insanlar da hep aynı türden insanlar değiller, kimi Nakşibendi bunlardan, her biri farklı bir gruptan. Kimi para için katılmış, kimi mal mülk edinmek için. Aralarında bazı iyi insanlar olabilir bu kızların aileleriyle konuşmasına izin veren. Yine bazen de bilerek aileleriyle konuşmalarını izin veriyorlar ki kızlarına ulaşmaya çalışan ailelere tuzağa düşürüp, onları da öldürüorlar. Ben kendim de biliyorum, 1000 dolara satıyorlar Ezidi kızlarını. İnsanın vicdanı bir Ezidi kızının bu şekilde satılmasını nasıl kabul edebilir? Sadece Rakka, Musul ve Bağdat’ta değil birçok yerde satılıyorlar. Bir Ezidi kadını satın alıp, onu Müslüman yaparak cennete gitmeyi düşünen bir sürü insan var. Bazı fikirler dolaşıyor etrafta kadınlarımızı kendi paramızla satın alalım, bu şekilde ölümden kurtaralım diyenler var. Fakat bu tür girişimler de henüz iyi bir sonuç vermedi.

Sayının 2700’den kesinlikle fazla olduğunu biliyoruz. Bunu dillendirmekten, yani kadınların IŞİD’in eline geçtiğini söylemekten çekinen birçok aile var. Bunu kendileri için büyük bir ayıp olarak gören çok insan var. Ben şahsen, kurtarılan bu kadınlardan birini, eğer o da razıysa eşim olarak kabul etmeye hazır ilk kişiyim. Bu şekilde bu kadınların namuslarının kirletildiği söylemini önlemiş oluruz. Kaçırılanlar bizim insanlarımız, bizim bacılarımız. Bu kaçırılan insanların onuru tüm Ezidilerin ve tüm Kürtlerin onurudur, bunun iyi görülmesi lazım.

Ezidi_Delil_Suleyman_1

Birçok Ezidi, kirveleri saydıkları Arapların da onlara karşı gerçekleştirilen saldırılarda yer aldıklarını söylüyorlar. Bu konudaki fikirlerini ve gözlemlerini aktarır mısınız bize?

Biz Şengallilerin eski bir sözü der ki “Arapsa selam bile verme”. Evet, çevremizdeki Araplar birçok saldırı, kaçırma ve talan olayında yer aldılar. Burasi hiç şüphe götürmez. Ama benim asıl değinmek istediğim Müslüman Kürtlerin bizlere yaptıkları!   Müslüman Kürtler de Araplar ve IŞİD gibi bize saldırdılar. Düne kadar Ezidilerin ekmeğini yiyen bazı Müslüman Kürtler çok kötülük ettiler Ezidilere karşı. Onlar IŞİD ile ev ev dolaşıp kim Ezidi Kürt, kim Şii Kürt, kim hangi parti üyesi, kim ne iş yapar tek tek IŞİD’e anlattılar. Bütün insanları tek tek fişlediler bu şekilde.

İlginç bir şeyden bahsediyorsunuz, bu medyada pek bilinen bir şey değil. Yani IŞİD’de yer alana bazı Kürtlerin herkesi fişlediğini söylüyorsunuz, doğru mu?

Evet yapıyorlardı, bu gizli saklı bir şey değil. Bütün görüşmelerde söylüyorum, bazı Müslüman Kürtler büyük bir talanın asıl unsurlarından biri oldular. Bunu söylerken bütün Müslüman Kürtlerden bahsetmiyorum tabi ki. Bazı Müslüman Kürtler vardı ki kaçırılan kadınlarımızı kurtardılar. Fakat üzülerek söyleyeyim ki IŞİD’e çalışan bu Müslüman Kürtlerin bizlere karşı katliamda oynadıkları rol çok önemli.

10506610_548137585313028_4155907605843243224_o

Kim bu insanlar, hangi köyden, hangi aşirettenler?

Köylerin de aşiretlerin de ismi zamana kalsın. Şengalliler onların kim olduklarını çok iyi biliyorlar.

Şengal Kürtleri bunlar, öyle mi?

Evet, Şengal Kürtleri. Bunlar Ezidilerin yemeklerini yiyen, güzel zamanlarında yanında olan insanlar, hepsi Ezidilerin komşuları idi. İyisiyle kötüsüyle ortak bir yaşamları varken, Ezidilere böyle yaptılar.

Şu konuya da dikkat çekmek istiyorum. Bizim Kürt partileri de çevredeki Araplara çok değer verirlerdi. Araplara bizlerden ve Ezidi büyüklerden daha fazla kıymetleri bilinirdi Kürt yetkililer tarafından. Şengal’deki Kürt yöneticiler emniyet bahanesiyle biz Ezidilere ayırımcılık yapıyor, evimizi başka bir yere taşımamıza ve işyeri açmamıza bile izin vermezlerdi. Hani emniyet? Şengal’de 18 bin peşmerge vardı, bir teki bir tek fişek patlattı mı? Dünya tarihinde bunun bir başka örneği var mı? 18 bin peşmergenin bir bölgeyi tek bir şehit vermeden bırakması görülmüş bir şey mi? Bizi böyle ortada bıraktılar, şeref ve namusumuzu sattılar. Sözde bizim arkamızdalardı ve ölümüne bizimleydiler.

10570548_772486052793314_781506317936471828_n

Bu kadar büyük bir peşmerge gücü neden bu şekilde çekildi peki? IŞİD için çok az bir sayıdan bahsediyorlar. 18 bin peşmerge nasıl oldu da oradan ayrılıp o insanları terk etti? Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nasıl değerlendireyim, neyi değerlendireyim ki? Mallarını mülklerini, varlarını yoklarını terk edip her bir tarafa dağılan insanlarımız var. Öldürülen insanlarımız, susuzluktan ölen çocuklarımız. Neden çekildiler o peşmergeler? Neden çekildikleri çok açık. Ben burada bir şey söylemek istemiyorum. Bunu Peşmerge Bakanlığı’na sorabilirsiniz neden bu şekilde halkı bırakıp, kaçtılar diye.

Kurtarılan bazı yerlerin adlarını söylediniz. Oralardan ayrılan Ezidilerin oraya dönme gibi bir ihtimalleri var mı? Güvenlik açısından bunun altyapısı hazır mı?

Hayır yollar kapalı, oralar kurtarılmış fakat ana yollar kapalı. Oraya dönseler bile açlıktan ölürler. Kürdistan Hükümeti bize Sêmalka üzerinden gıda yardımı ulaşmasına izin vermiyor. Musul ve Rabia’daki ve diğer yollar IŞİD’in elinde. Halk ne yiyecek, ne içecek, nasıl? Şengal tamamen kurtarılsa da buradan ayrılan insanların yarısı dönmez artık, hatta yarıdan da fazlası. Konuştuğum insanlar kadınlarına tecavüz edilmiş, analarımızın, babalarımızın öldürüldüğü yerlere nasıl geri dönelim diyorlar haklı olarak. Gerçekten de yüzlerce gencin öldürüldüğü bir köye nasıl dönsünler? Hem kim bizi koruyacak? Kim var arkamızda? Zaten kendimizi korumamıza da izin vermiyorlar.

10647215_685356261547603_2362557072868476148_n

Son olarak Rojava’da Newroz Kampı’nda bulunan Ezidileri ve yine aynı şekilde Duhok, Zaxo ve diğer bölgelerine yerleşen Ezidileri sormak istiyorum. Onlara yeterli hizmet sunuluyor mu, durumları nedir?

 Newroz Kampı’nı kendi gözlerimle gördüm. Suriye’deki savaştan dolayı Rojava’da büyük bir ekonomik kriz olmasına rağmen hem yiyecek, içecek bakımından, hem de diğer ihtiyaçlar bakımından Newroz Kampı dört dörtlük bir kamp.

Kürdistan Bölgesi’ne de çok fazla kişi gitti, gerçekten insanlarımız çok zor durumdalar. Çocukların ölüm riski var, hastalık geçiriyorlar sürekli. Kürdistan Hükümeti bu insanların sorunları için çözüm için henüz yeterli bir rol oynamadı. Birçok insan inşaatlarda, köprü altlarında yaşıyor. Gerçekten çok büyük problemler var, kış kapıda. Bu çadırlarda, kurdukları bu küçük yerlerde nasıl yaşayacaklar? Yağmur çamurlu durumlarda çok daha zorlaşacak her şey. Kıştan önce bu zor durumdan kurtarılmalı Ezidiler. Keşke yaşadıkları yerdeö kendi dağlarında özgürce ölselerdi bu perişan hallerinden çok daha iyiydi.

 

Fotoğraflar: Delil Suleiman, Şêro Hindê, Ferhad Ehmê, Zana Omer

Heartbreaking Situation of a Sick Yezidi Girl

Sick Yezidi Girl Suhal
Sick Yezidi Girl Suhal

In this undated video, the desperate situation of a Yezidi girl can be seen.

Suhal is from Sinjar. She is sick in somewhere in Iraqi Kurdistan, apparently in severe pain.

She has not eaten for 3 days, and she has been fainting and vomiting since then.

Suhal tells the Kurdish and Swedish speaking reporter that she has no idea about where her parents are.

***

World Lit A Candle for Ezidi People

Light_A_

https://twitter.com/search?q=%23LightACandle4Ezidis&src=hash&mode=photos

Light a Candle for Ezidi People

Candle_Ezidi

American Ezidi Center is launching a Twitter Campaign on September 2, 2014 at 1 pm EST (5pm UTC) to draw attention to kidnapped Ezidi girls who are sold at markets by ISIS, as well as the dire situation of hundreds of thousands displaced Ezidi people that are living in tough conditions.

 

American Ezidi Center officials says they will announce the the hashtag shortly before the campaign starts.

***

Ciwanên Êzîdî jibo qîzên ku ji alîyê DAÎŞ ve hatine revandin û jibo Êzîdîyên  ku li gelek cîhan bûne penaber, kempeyna piştgirîyê dide destpê kirin.

Ev kempeyna Twitter îro (02/09/2014) seet 8’ê êvarê bi dema Amedê’ destpê dike.

***

Bir grup Ezidi genc kacirilan Ezidi kizlari ve yerlerinden surulmus Ezidiler icin Twitter kampanyasi baslatiyor.  Kampanya 2 Eylul Sali Turkiye saatiyle 20’de baslayacak

Ezidis Need Your Support

American Ezidi Center is launching a Twitter Campaign on September 2, 2014 at 1 pm EST (5pm UTC) to draw attention to kidnapped Ezidi girls who are sold at markets by ISIS, as well as the dire situation of hundreds of thousands displaced Ezidi people that are living in tough conditions.

 

American Ezidi Center officials says they will announce the the hashtag shortly before the campaign starts.