Kobanê Qada Berxwedanê

images

Êrîş kirin çar hêlanê 

Ewan hovê bê xuda ne

Wan bihevre da peymanê

Wêran bikin warê Kurdanê

***

YPG_Kobane

***

Kobanê qada berxwedanê

Kete cenga man nemanê

Wan da kivşê bo cîhanê

Ku em kî ne li meydanê

***

Ew berxwedan û ew xebat

Pêl da derbaz bû Rojhilat

Başûr jî wa lez û bez hat

Bakurê can pir kirin xelat

***

Keç û xortan li Kobanê

Bi hevre têkoşîn danê

Wan belav kir nav cîhanê

Nav û dengê Kurdistanê

***

Neyar bîr kir em kî ne

Keç û xortên Kurdan çi ne

Dema ceng e li meydanê

Hemî tewde wekî şêran e

arin-mirkan1

***

Ew in keçên nazdar û çeleng

Zelal xuya dikin li qada ceng

Jibo cihanê bûne pêşeng

Wan kir rûmeta jinê reng û reng

***

Rûpeleke geş wan afirand

Her dem  bi kar, ked û xebat

Berxwedan jî dîsa bû çand

Wan mizgînîya azadîyê şand

***

Şehramê Şikak

Kobanê’deki Son Durumu ve Mürşıtpınar’daki IŞİD Saldırılarını 3 Önemli Konukla Tartıştık

10813865_407421712748366_1817849044_o

Kobanê’de Son Durumu ve Mürşıtpınar’daki IŞİD Saldırılarını 3 Önemli Konukla Tartıştık

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

***

Sayın Enwer Mislim, yaklaşık üç aydır Kobanê’de çatışmalar devam ediyor, Kobanê’de şu an son durum ne?

Enwero

Enwer Mislim: Terör örgütü IŞİD yaklaşık üç aydır Kobanê’yi hedef almış durumda, burada bir katliam gerçekleştirmek istiyorlar. Kobanê kardeşliğin ve barışın sembolü bir şehir, bütün halklar, Ermeniler, Türkmenler, Araplar ve Kürtler beraber yaşıyordu. Suriye’deki diğer şehirlerden ayrılmak zorunda kalan herkes Kobanê’ye yönelmişti, herkes burada özgür bir şekilde dinini de yaşayabiliyordu. Buna tahammül edemeyen IŞİD’in Kobanê üzerindeki saldırıları devam ediyor. Her gün sivilleri hedef alan yüzlerce havan topu atıyorlar, bu şekilde evleri de yakıp yıkmak istiyorlar.

Doğu, güney ve batı, her üç cephede de bazı noktalarda IŞİD var, şehri tamamen ele geçirmek istiyorlar fakat bunu şimdiye kadar yapamadılar. Şehirde ilerlemek, sivillere zarar vermek için şimdiye kadar yaklaşık 26-27 büyük araçla intihar saldırısı düzenlediler. Fakat Kobanê’deki direniş, Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyonun hava saldırıları birlikte IŞİD’in üzerinde büyük bir baskı oluşturdular. Yine peşmergelerin de YPG’ye destek çıkmasının çok büyük bir faydası oldu.

Havan topu saldırılarının devam ettiğini belirttiniz. Kamuoyunda IŞİD’in ağır silahlarının etkisiz hale getirildiği konuşuluyordu. IŞİD’e yeni silahlar mı geldi yoksa sakladıkları bazı silahları mı çıkardılar? Bu konudaki yorumunuz ne?

Enwer Mislim: Herkes IŞİD’i iyi tanıyor, IŞİD mahalli bir örgüt değil. Büyük bir güç, çok sayıda savaşçısı var. Musul’daki, Rakka’daki ve diğer yerlerdeki silahları ele geçirdikten sonra çok daha büyük bir güç haline geldi. IŞİD’e her gün Tilabyad, Minbic, Rakka’dan takviye güç ve mühimmat geliyor. Patlatılan havan topları küçük bir arabayla getirilen az sayıda havan topu değil, sürekli gelen bir mühimmat desteği var. Savaşçılar ve silahlar bahsettiğim bu şehirlerden günlük olarak geliyor. IŞİD’in bir kırılmaya uğradığı doğrudur fakat bu destekten dolayı tehlike devam ediyor.

28 Kasım’dan bu yana, Mürşitpınar’dan bu tarafa geçirdiği zırhlı askeri araç dahil 8 araçla Kobanê’ye intihar saldırısı düzenlemiş IŞİD. Bu röportajımız sırasında da dahi sizin de duyduğunuz gibi havan topları saldırısı devam ediyor.

Mürşitpınar konusu kamuoyunda çok tartışıldı. Kimi kaynaklar Türkiye’nin IŞİD’in sınırı geçişine göz yumduğunu iddia ediyor, Türkiye’deki resmi kaynaklar iddiaları yalanlıyor. Siz bu konuda tam olarak ne söylüyorsunuz?

Enwer Mislim: Biz bunu sadece öylesine söz olarak söylemiyoruz, elimizde deliller var. Biz burada, kendi şehrimizde büyük bir mücadele sergileyerek şehrimizi koruyoruz. Doğu cephesinden IŞİD’in Kobanê’ye ulaşabilmesi için 2 kilometrelik mesafe var. Aynı şekilde güneyde 4 ve batıda da 7 kilometrelik bir mesafe söz konusu. IŞİD’in bizim tarafımızdan kapıya ulaşması aklı olan insanların kabul edebileceği bir şey değil. Araç ancak iki şekilde gelebilir oraya, ya uçak aracı sınır kapısına bırakacak ya da Türkiye toprakları kullanılacak. Türkiye topraklarının kullanıldığına tanıklık eden yüzlerce şahit var, bunun yanında görüntüler de var.

Türkiye hükümet olarak bu konuda net bir şey söylemeli. Biz Kobanê’deki kanton yetkilileri olarak bir araştırma komisyonunun oluşturulmasını istedik. Bağımsız kişilerden, siyasetçilerden, ya da insan hakları kuruluşları çalışanlarından oluşturulacak bir komisyon bu konuyu aydınlatmalı. Onlarca sivil şehit oldu, onlarca sivil yaralandı, onlarca ev yıkıldı. Oysa biz o kapıdan sadece insani yardım bekliyorduk. Bunun bir sorumlusu olmalı.

***

HDP Şırnak Milletvekili Sayın Faysal Sarıyıldız

Sayın Sarıyıldız, siz de uzun süredir Kobanê sınırındasınız. IŞİD’in Mürşitıpınar’daki sınır kapısını kullanarak Kobanê’ye saldırması hakkında neler diyeceksiniz?

Faysal Sarıyıldız sınırda Kobane'yi izlerken Foto: http://sanliurfaguncel.com/

Faysal Sarıyıldız sınırda Kobane’yi izlerken
Foto: http://sanliurfaguncel.com/

Faysal Sarıyıldız: Kobanê IŞİD çetelerine karşı yaklaşık üç aydır büyük bir mücadele örneği sergileyerek direniyor. Ayın 29’unda Kobanê’ye ahlaksızca, kalleşçe bir saldırı düzenlendi. Zaten şimdiye kadar Türkiye hükümeti IŞİD çeteleri ile işbirliği yapıyordu fakat ilk kez kendi topraklarını kullanmaları için açık bir şekilde zemin oluşturdular.

Kobanêli yetkililer Türkiye tarafından böyle bir saldırı beklemediklerini dile getiriyorlar. Yardım bekledikleri kapıdan IŞİD çeteleri geçmiş, milyonlarca Kürdün gözleri önünde yapılmış bu. Daha önce bunun gibi birçok şeyi reddeden Türk hükümeti bu geçişi de inkar ediyor.

Çözüm süreci görüşmelerinin olduğu bir dönemde böyle bir saldırının olması büyük bir sorun. Görüntülerden de anlaşılacağı üzere IŞİD’in aracı Türkiye toprakları üzerinden gelmiş. Gümrük kapısı 7/24 Türkiye hükümeti tarafından kamera ile kayıt altında. Sadece bu kamera kaydı değil, sınır kapısına 50 metre uzaklıktaki bir Türk zırhlı aracı kayıt için en iyi şekilde donatılmış, içinde termal kamera var. Oradan bir kedi geçtiğinde bir kuş uçtuğunda da kayıt altına alınabiliyor bu. Bunları kayıt altına alabilen bir kamera bir zırhlı aracı ve kapıdan geçen 50’ye yakın IŞİD üyesini de kayıt altına almıştır elbette ki.

***

Kobanê’den tanınmış gazeteci Mustafa Bali

Sayın Bal, siz şu an Kobanê’de olan bir gazeteci olarak Mürşitpınar sınır kapısındaki patlamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mustafa Bali

Mustafa Bali

Mustafa Bali: Sanılanın aksine Türkiye gizli bir şekilde değil, uzun bir süredir çok açık bir şekilde IŞİD’e destek veriyor. Bunu kanıtlayan birçok şey var. Türkiye sınırda kameralar ile her şeyi takip ediyor. Sınırın diğer tarafına geçmek isteyip doğum yapmak isteyen hamile bir Kürt kadını kamera kayıtlarıyla tespit ederek işkence eden Türkiye nasıl oluyor da kendi topraklarından Kobanê’ye geçen bir zırhlı aracı ve 50 IŞİD çetesini görmüyor?

IŞİD Türkiye tarafında iki köyü kontrolü altına alarak Kobanê’ye saldırdı ve hemen belirteyim, Mürşitpınar sınır kapısındaki patlamada yaralanan insanlar Türkiye’de şu an gözaltındalar. Patlamaya tanıklık eden bu insanları Türkiye bilinçli bir şekilde gözaltına aldı. Çünkü Türkiye’ye karşı açılacak bir davada bu insanlar olayın şahitleri.

Patlamayı yapan zırhlı araç Türkiye topraklarından geldi. Sınır kapısında bekleyen doktorlar ve çalışan diğer siviller aracın yaralıları götürmeye geldiğini düşünüyordu. Çünkü ambulans da saatlerce kapıda bekletiliyordu, yaralıların taşınmasına kolay kolay izin verilmiyordu. Havadaki kuşların aşamadığı bir kapıdan bir zırhlı araç nasıl geçiyor?

Zaten patlamadan sonra çatışmalar Türkiye tarafındaki kapıda devam etti, Kobanê tarafındaki kapıda değil. Türk basınında Kobanê’deki sınır kapısının IŞİD’in eline kontrolü altına geçtiği yönünde haberler yayıldı o sırada, fakat bu gerçeği yansıtmıyordu. Burada basında çalışan arkadaşlarımızın kaydettiği görüntüler var. YPG Mürşitpınar köyüne müdahalede bulundu ve orada IŞİD çeteleri öldürüldü. Yine Türk askerlerinin IŞİD çeteleri ile beraber cesetleri oradan nasıl kaldırdığını gösteren görüntüler de var elimizde. Yani IŞİD Türkiye’ye açık açık destek veriyor, bunu herkes biliyor artık.

Sayın Enwer Mislim daha önce yaptığımız röportajların çoğunda Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak istediğinizi belirtmiştiniz. Sizce Türkiye şimdi neden böyle bir tutum sergiliyor ve Türkiye ile iyi bir ilişki kurulması için neler yapılmalı?

Enwer Mislim: Kobanê direniş sadece Kürtler ve Kobanê için sergilenen bir direniş değil. Amerika’dan, Avrupa’ya, Avustralya’ya, büyük küçük, çocuk yaşlı demeden bütün dünya Kobanê’ye destek verdi. Bu Kobanê’de teröre karşı sergilenen direnişin insani bir direniş olduğunun en büyük kanıtı. Türkiye sözlü olarak bir şeyler yaptı belki fakat biz pratikte açıkçası daha çok şey umuyorduk. Ortadoğu’da yaşayan Kürtler, Türkler ve Araplar için Türkiye daha önemli bir rol oynamalıydı. Herkes biliyor, Kobanê’ye geçen yüzlerce IŞİD savaşçısı Türkiye toprakları üzerinden geçti. Türkiye ile yüzyıllardır komşuyuz, yüzyıllardır beraber yaşıyoruz. Farklı yerlerden gelip bu coğrafyada katliamlar gerçekleştirmek isteyen bir terör örgütüne karşı Türkiye daha farklı bir tutum sergilemeliydi. Daha önce de belirttiğimiz gibi, IŞİD militanlarının Türkiye topraklarını kullanması tehlikeli bir şey. Sınır kapısındaki patlama bir an önce aydınlatılmalı ve Türkiye’deki yetkililer ile önümüzdeki IŞİD terör üzerine görüşmeler yapabilmeliyiz.

Peki, Sayın Sarıyıldız, Sayın Mislim’ın dediklerini duydunuz. Siz Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Faysal Sarıyıldız: Türk hükümeti daha ilk günden Kobanê’nin düşmesi üzerine planlar kuruyordu. Sözde Kobanê düşerse daha güçlü bir hale gelecek ve sömürü politikalarını devam ettirecekti. Fakat Kürt halk önder Sayın Abdullah Öcalan’ın öncülüğünü ettiği Kürt mücadelesi güçlendi. Kobanê artık bir başka ölçüt, yani sadece birkaç karış toprağın ya da birkaç bin kişinin özgürlüğü değil, başka bir şey. Kürt halkının kaderi Kobanê’ye bağlanmış durumda. Türk hükümeti Kobanê’nin düşmesi durumunda Kürt halkının özgürlük mücadelesinin büyük bir darbe alacağını hesaplıyor.

Hepimiz hatırlıyoruz, IŞİD saldırılarının ilk haftalarında Erdoğan Kilis’te ‘’Kobanê de düştü düşecek’’ dedi. Bu onların hayal ettiği bir şeydi, çünkü IŞİD’e büyük bir destek sağlıyorlardı. Kürt halkının böylesine onurlu bir mücadele sergileyeceğini düşünemediler. Türk hükümetinin Kobanê üzerinden yapmış olduğu planlar suya düşmüş olmasına rağmen hala Kobanê’nin düşmesini dört gözle bekliyorlar. IŞİD’e artık apaçık şekilde verdikleri destek biraz da duydukları öfke ile alakalı bir şey, çünkü Kobanê düşmedi. Onlar Kobanê direnişi zaferle sonuçlanırsa adım atmak zorunda kalacaklarını biliyorlar. Yani işgalci, son dönemde sürdürülen politikalarından vazgeçmek istemedikleri için bu şekilde davranıyorlar.

HDP olarak hükümetle bu konudaki görüşmeleriniz oldu mu son dönemde?

Faysal Sarıyıldız: IŞİD Kobanê’ye saldırmaya başlayınca Kürdistan’ın kuzeyinden on binlerce insan sınıra doğru aktı. Çünkü AKP hükümetinin tutumunu çok iyi biliyorlardı. Kobanê üç taraftan kuşatıldıktan sonra hükümetin de dördüncü tarafta zorluk çıkarıp Rojava devrimini Kobanê üzerinden boğmaya çalışacağı açık bir şekilde anlaşılıyordu. Sınıra doğru akan insanlara pervasızca saldırdı Türk askeri ve polisi. Gözaltı ve baskılara rağmen Kürt halkı orayı terk etmedi. Biz de HDP olarak elbette halkımızın yanındayız. Halkımız istekleri doğrultusunda hareket edeceğiz.

Bu saatten sonra Kobanê bizim için de belirleyici bir rol oynamakta. Eğer AKP hükümeti Kobanê’ye yönelik tutumunu değiştirmezse barış süreci görüşmelerinde de önemli adım atılmayacak. Yani barış görüşmelerinin mihenk taşı Kobanê’dir. Kobanê düşmanlığı yapan bir devlet barış görüşmeleri için nasıl dost olabilir? Kobanê için söylenecek, bizi kandırmaya yönelik laflara ihtiyacımız yok. Biz artık pratikte bir şey istiyoruz. Üç aydır bütün dünya Kobanê’deki siviller için bir güvenlik koridorunun açılmasını dillendiriyor, Türkiye gitti IŞİD çetelerine güvenlik koridoru açtı. Türkiye bu yanlış tutumunu bir an önce değiştirmeli.

Sayın Enwer Mislim, önceki gün ABD’nin Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Washington’da yaptığı konuşmasında Kobanê’ye değindi ve Kürt kadın savaşçıları övdü, YPJ’den bahsetti. Onun Kobanê hakkındaki konuşmasını ve genel olarak Amerikan halkının desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Sadece destek olarak değil, direnişte de Amerikan halkının da payı da var. Pentagon, başkan ve siyasi şahıslar da desteklerini belirttiler. Sayın Hillary Clinton’un Kobanê hakkında söylediği sözler beklediğimiz sözlerdi. Bu uluslararası güçleri teröre karşı birbirine yaklaştırdığı için buna olumlu bakıyoruz. Burada direnen savaşan arkadaşlarımız Amerikan halkının sunduğu destek için teşekkürlerini sunuyorlar.

Kobanê’deki tehlike devam ettiği için daha fazla destek umuyoruz açıkçası. Çocukların, kadınların ve yaşlıların aralarında bulunduğu binlerce sivil yaşıyor burada. Acil olarak bir insani koridorunun açılmasını istiyoruz. Üç aydır bunu dile getiriyoruz. Çünkü su yok, elektrik yok, temel ve tibbi ihtiyaçlar yok. Zaten IŞİD çeteleri sağlık çalışmalarını yürüttüğümüz yerleri hedef alarak patlamalar gerçekleştirdi. YPG ve özellikle de YPJ’ye büyük bir destek verilmeli. YPJ ki IŞİD terörüne karşı hafif silahlarla direniyor. IŞİD’e karşı savaşan bu kadınlar bütün dünya kadınlarını temsil ediyor. Kazanacağımıza inanıyoruz, Kobanê’ye destek veren herkes kazanacak.

Sayın Bali, Amerika’nın iki büyük kanalı CNN ve NBC Kobanê’ye ulaştılar. Her iki kanalın da paylaştığı görüntüler kamuoyunda çok konuşuldu, büyük bir etki yarattı. Dış basının Kobanê’ye ilgilenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Kürt gazeteciler olarak onlara nasıl yardım ediyorsunuz?

Mustafa Bali: Kobanê’deki direniş karanlığa karşı aydınlık direnişi. Galileo’nun, Dante’nin kendi dönemlerinde başlattıkları aydınlanma mücadelesi bugün Kobanê’de devam ediyor. Dünyanın neresinde olursa olsun aydınlanma taraftarı herkes bu direnişe bir sorumlulukla sahip çıkmalı. Burada yürütülen mücadele sadece askeri bir mücadele değil çünkü. Ki zaten IŞİD gibi karanlık güçler ancak askeri mücadele ile durdurulabilir. Batı medeniyetleri, Avrupa ve Amerika’da yaşayan insanlar IŞİD’i yakından tanımıyor olabilir henüz. Bunun için biz gazetecilerin vazifesi burada yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermek, bütün dünyaya duyurmak.

İnsanlar Kobanê’deki direnişin sadece Kürtler için bütün halkların geleceği için sergilendiğini bilmeli. Biz başka bir yere kaçsaydık zaten IŞİD yine gelip savaşacaktı bizimle, sadece bir gazeteci olarak değil bir Kobanêli vatandaş olarak da biz bu sorunu burada halletmeye karar verdik. Bu sorun Avrupa’ya da Amerika’ya da sıçrasın istemiyoruz, bunu burada bitirmek istiyoruz. Bunun için de bütün dünya basınını buraya davet ediyoruz, gelip gerçeği kendi gözleriyle görsünler. İnsanın özgür fikirlerine saldırmak isteyen IŞİD’e karşı insanlarımızın nasıl direndiğini yazmalı, görüntülemeliler. Gelen basın mensuplarına yaşadığımız şeyleri dünyaya duyurdukları için çok teşekkür ediyoruz.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Kobanê şu an kış mevsimini tam anlamıyla yaşıyor. Geçen yıl bu vakitler sobanın başında oyuncaklarıyla oynayan,  okula giden, hayalleri olan çocuklar şimdi Kobanê sokaklarında çıplak ayakla geziyorlar. IŞİD’in saldırılarından en çok onlar etkilendi. Sokaklarda bazen boş mermilerle oyun oynayan çocukları görünce ağlamaklı oluyor insan. Uluslararası yardım kuruluşları, insan hakları örgütleri, Birleşmiş Milletler ve demokrat ülkeler bu çocuklar için bir sorumluluk ruhuyla bir şeyler yapmalılar. Herkes bir güvenlik koridorunun oluşturulması için elinden gelen her şeyi yapmalı.

Sayın Mislim, Kürdistan Bölgesi’nden de yol ulaştığı için Cezire Kantonu’na birçok heyet gidiyor. Oradan görüştüğümüz kaynaklar Kobanê’deki direnişten sonra gelip giden heyet sayısında bir artış olduğunu belirtiyorlar. Kobanê’nin Kürtleri bütün dünyaya tanıttığını sıkça dillendiriliyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Enwer Mislim: Kapılarımız bütün siyasetçi ve gazetecilere açık, herkes gelebilir. Fakat savaş şartları ve sınır kapısından dolayı bazı güçlükler yaşanıyor. Buraya ulaşan gazeteciler, sivilleri, YPG’nin direnişini, peşmergenin ve koalisyon güçlerinin YPG’ye desteğini ve IŞİD’in estirdiği terörü gördüler, bunu bütün dünyaya duyurdular. Bu konuda hem bizim içimiz hem de dünya kamuoyunun içi rahatladı. Bu konuda pek bir şey söylemek istemiyorum, gelmek isteyen herkes gelip bütün dünyaya göstersin burada yaşananları.

Biz bütün dünyaya sesleniyoruz zaten, fakat Kürdistan halklarının özel bir yeri var. Onlar Kobanê için daha büyük bir yükün altındalar, daha büyük bir sorumluluk sahibiler, daha çok çalışmalılar, daha çok aktif olmalılar.

Kobane Journalist Bali: Thousands of Civilians Try to Survive Facing Death Every Day

10808130_407422139414990_1992599024_n

Mr. Bali, as a journalist currently living in Kobane you are following the events on the ground closely. According to some media reports, Kobane is almost completely freed from ISIS.  Is such news telling the truth?

Kobane as the symbol of resistance is continuing to fight. News that declare Kobane is totally freed, are true at all. I suspect that such deceitful and false news are part of a hideous plan pursued against Kobane. It was especially the Turkish media that spread such news. Mr. Erdogan and Davutoglu had statements to the effect that “Kobane’s situation was good.” A few times they stated that ISIS left Kobane and retreated to Aleppo. In this way, they were hoping to leave Kobane out of news agenda and draw public attention to Aleppo. As someone living in Kobane right now, I would like to ask this to journalists who spread this type of news: if the situation in Kobane is good, if ISIS has withdrawn from here totally and there is no longer any danger, why are you not coming into Kobane? Why are hundreds of thousands of Kurds who took refuge to the north of our country, are still living in refugee camps there?

Tens of shells everyday target homes and civilians living in Kobane get wounded. It is true that a great resistance is put up in Kobane; likewise, the YPG and YPJ have taken the initiative into their hands. But ISIS is still sustaining a street fight against Kurdish people in Kobane. Just a couple of hours ago, ISIS conducted attacks against Mursitpinar Border Gate [between Kobane and Turkey]. ISIS has been trying daily to capture this border gate ever since the first clashes in Kobane started. This border gate is located in the middle of Kobane. If ISIS is totally withdrawn from Kobane [as reported by some media], how could it attack to this gate?

Mustafa Bali

Mustafa Bali

You say Turkish media is spreading such false news, but such news also finds a place in Kurdish media?

Language is not a sufficient criterion to tell whether the media is that of Kurdish or Turkish [origin]. When the clashes started in Kobane, some media, despite the fact that they were Kurdish media, were spreading the “news of defeat.” The Kurdish media that I referred to were reporting “Kobane is going to fall after 1-2 km”, as if measuring the distance inch by inch and the language in which they reported this was Kurdish. What I am saying is that the mere use of Kurdish language by such media is not a good measure of their Kurdish-ness. Media that identifies with the suffering and resistance in Kobane, media that boosts the spirit when needed –in place of spreading demoralizing news- may be called Kurdish media, not the ones that say “situation in Kobane is calm and very good.”

As I mentioned earlier, Mr. Erdogan and Davutoglu said things like “ISIS withdrew from Kobane and was heading toward Aleppo” because they wanted to drop Kobane from the news agenda. And in an unconscious way, some media organizations also strive to spread the news of a premature victory. A surface reading of such news give a misleading impression of complete liberation of Kobane which does not reflect the reality at all, the danger and the clashes are continuing…

I heard an explosion now, is there an attack again [sound of an explosion was heard during the interview]?

Kobani as you also heard, almost every five minutes we are hit with mortar shells. We are the civilians living in Kobane and such attacks target us. Right now tens of civilians are ducking into corners, trying to protect themselves from these mortar shells that are fired from east of Kobane targeting its west.

Aside from mortar shells, with what other weapons does ISIS attack Kobane?

ISIS uses all kinds of military vehicles to attack Kobane. In addition it uses Dushka, Kalashnikovs, BKS [PKMS], hand grenades and suicide car bombings. Everyone is wondering about one thing: why is ISIS still not finished in Kobane after all these aerial bombings?

ISIS needs to be repelled from Kobane via room to room fighting, not street by street. Every nook and corner that ISIS has reached is pillaged, destroyed, booby-trapped and mined. Clearing Kobane from ISIS is not an easy thing to do. Even a mighty force like NATO stated recently that it might take two years to clear ISIS from Mosul. The resistance in Kobane was put forth with a few Kalashnikovs. Resisting YPG fighters keep fighting because they believe in their will power. ISIS has a great military and technical might in its hands and with this might and technical capabilities, it is attacking Kobane.

One of the noticeable news of the previous weeks was that the YPG established control over the roads that brought reinforcements to the ISIS. Is ISIS still receiving reinforcements from cities like Talabyad, Rakka and Jarablus bordering Kobane?

It has been more than two weeks that the YPG is fighting in villages of Kobane using guerrilla tactics. Such tactics have certainly increased the pressures on ISIS. It is true that they cannot reach Kobane as easily as before. However, this should not be interpreted as these roads are under complete control and that ISIS will no longer get reinforcements via these roads. ISIS is receiving reinforcements (using vehicles) every day, using different roads and methods. They use big vehicles to transport their mortar cannons here, the sounds of which you heard twice during this interview. They fire between 30-40 mortars each day. This means they receive ammunition supplies every day.

In a similar way, tens of ISIS gangs are killed every day, if they had not received new reinforcements, Kobane would have been liberated by now. According to the information we receive from our sources in Manbij, Talabyad and Rakka, every day reinforcements are sent to ISIS. Specifically they move from Rakka to Talabyad and from there into Kobane.

OK, what is the situation of thousands of civilians in Kobane and those that wait along the border? How will they survive through the harsh winter conditions?

I truly don’t know how to describe the situation of the civilians who remain in Kobane and along the border area. Thousands of civilians most of whom are children and elderly try to survive facing death every day. Before the harsh winter conditions set in, there was the danger of dying from mortar shells, fire from military vehicles, sometimes from the Turkish tanks or at the hands of ISIS suicide bombings. But, now to these added the new danger of freezing to death. These civilians are in need of everything ranging from water, food, winter necessities and fuel. Especially, the fuel is critical. There is no fuel in Kobane and Turkey does not allow the passage of fuel. We appeal to everyone to do whatever they can to attend to the needs of these civilians. I saw tens of people with bare feet walking through mud and puddles on the streets of Kobane.

As the officials of the Kobane Canton have expressed previously, a security corridor should be set up under the protection of the United Nations. Again, we have to state that Turkey creates dire hardships if and when allowing help to come through the Mursitpinar Gate. Our people wait for days to pass a truck load of relief supplies from the Turkish side to our side. Turkey creates the same problems for the transfer of our wounded. They die while waiting for hours for an ambulance to arrive. We appeal to all international relief organizations to help the civilians here, through this interview with you…

*Translated into English by Burhan Elturan

YPG Commander Kocher: We Are Expecting More Foreigners Will Join YPG Soon

Hisên Koçer

YPG Commander Husein Kocher Photo: Hawar News

One of the senior commanders of the Kurdish People’s Protection Units (YPG) in Serekeniye (Ras al-Ain) Husein Kocher commenting on recent increase in foreigners joining YPG.

Mutlu Civiroglu          https://twitter.com/mutludc

***

Thanks to the resistance in Kobane that is ongoing for 80 days, YPG has become an internationally recognized force. As a result, people from the USA, Britain, Holland, Austria, and Canada and elsewhere are joining you. What do you want to say on this?

YPG is the only force fighting on a ground war against the terrorist organization ISIS which is targeting the whole world. While struggling against this terrorist organization, YPG is fighting on behalf of the all humanity.

A Group of Foreign YPG Fighters

A Group of Foreign YPG Fighters

A large number of peace willing, democratic people who appreciate our struggle are coming from different countries including the USA, France, England and Turkey to join YPG. Even a woman from Israel is among these people. They regard this force as a power which protects the values and will of their communities. That’s why they feel compassionate towards Kurds and join YPG. In other words, YPG is a force representing these people in any matter.

Everybody knows that YPG is fighting for their values, brotherhood and peace. That is why these people want to fight in the ranks of YPG. The way YPG is internationally known, once these people join YPG, they are also known by their communities and respected in their own country.

Amerikali YPG Savaşçısı Jeremy Woodard

American YPG Fighter Jeremy Woodard

I can say the number of foreigners joining YPG is noticeably important and these people are fighting for the sake of humanity, for the values of their own communities. We have information that many people desire to join us from Europe, the USA, and even from China. Many people contact our friends via internet however; there are some difficulties in reaching us. Still, we are expecting an increase in the number of new people joining YPG in upcoming days.

YPG Komutanı Koçer: YPG’ye Yabacı Katılımların Artacağını Düşünüyoruz

Hisên Koçer

YPG Komutanı Hisên Koçer Foto: Hawar News

YPG’nin önemli isimlerinden Serekaniye bölgesi komutanlarından Hüseyin Koçer’e yabancıların kendilerine katılımlarıyla ilgili görüşlerini sorduk.

Mutlu Çiviroğlu

***

Kobanê’de iki ayı aşkın bir süredir bir direniş sayesinde YPG artık uluslararası alanda tanınan bir güç.Bununla birlikte Amerika’dan, İngiltere, Hollanda ve Avusturya vb. yerlerden gelip YPG’ye katılan insanalr var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YPG şu an tüm dünyayı hedef alan terör örgütü IŞİD’e karşı karada savaşan tek güç. YPG, bu terör örgütüne karşı mücadele ederken bütün insanlık için mücadele ediyor. YPG’yi tanıyıp takip eden birçok barışçı, demokrat insan, Amerikan, Fransız, İngiliz, Türk, hatta İsrail’den kadınlar gelip YPG’ye katılıyor. Bu gücü toplum değerlerini ve iradesini koruyan bir güç olarak görüyorlar, bunun için sempati duyup destek veriyorlar. Yani YPG onları her konuda temsil eden bir güç.

Herkes YPG’nin onların değerleri için, kardeşlik ve barış için savaştığını biliyor, bunun için YPG saflarında savaşmak, bu mücadelede katkıları olsun istiyorlar. Nasıl ki YPG bütün dünyada bilinen bir güç olmuşsa, onlar da YPG’ye katıldıkları zaman kendi ülkelerinde tanınıyor ve büyük bir saygı görüyorlar.

YPG’ye katılan yabancı sayısı gözle görülür sayıda ve bunlar insanlık için, kendi toplumsal değerleri için savaşıyorlar. Elimize ulaşan bilgilere göre Avrupa’dan Amerika’dan hatta Çin’den birçok kişi bize katılmak istiyor. İnternet üzerinden arkadaşlarımızla iletişim kuruyorlar fakat bize ulaşacakları yollarda biraz sıkıntı var. Yine de bu sayının önümüzdeki günlerde daha da fazla olacağı kanısındayız.

Canadian YPG Fighter Gill Rosenberg is Safe

Gill Rosenberg

Gill Rosenberg in an archive photo

Yesterday some reports spread quickly that Gill Rosenberg, a Canadian citizen of Israeli origin who joined Kurdish People’s Protection Units (YPG) was kidnapped by ISIS.

However, Kurdish sources strongly deny such allegations and call it an ISIS propaganda. In a phone interview this morning Kobane Defense Chief Ismet Hasan said Rosenberg has never been in Kobane and it is a part of ISIS campaign against the Kurds.

Another Kurdish official in a different part of Rojava, Syrian Kurdstan, said Gill Rosenberg is safe and she met her personally yesterday.

The official who wanted to remain anonymous, because she was not authorized to speak, said Gill is safe and she wants her beloved ones not to worry about her well-being.

“If ISIS kidnapped Gill how come they are not releasing her photo? After their defeat against the YPG in Kobane, they are spreading  such rumors. I was with her yesterday and she is pretty well.”

***

For my participation to a show, interview me or get a quote on Kobane and other Kurdish related issues, please contact me at mciviroglu@gmail.com