YPJ Komutanı Meryem Kobane: IŞİD’in Saldığı Korku Kobane’de Yenilgiye Uğradı

10869363_373739349475959_2583277690632859310_o

Kobanê’deki çatışmalar dört ayı geride bıraktı. YPG ve YPJ güçleri gün be gün IŞİD’i Kobanê’den çıkarıyor. Son olarak neler yaşandı, nereye kadar ilerlediniz?

Meryem Kobanê: Bir süre önce başlattığımız Kobanê’yi özgürleştirme hamlesi tüm hızıyla devam ediyor. Şu anda başta Miştenur Tepesi taraflarında olmak üzere, Doğu’da ve şehir içinde Şeria Camii’nden Kanîya Kurdan’a uzanan birçok yerde, yoğun çatışmalar sonucu büyük ilerleme kaydediyoruz. Halep yolunda ilerlemeler var, Termik, Memit ve Golmit köyleri temizlendi. YPG ve YPJ savaşçıları fedai bir ruhla, eşi benzeri görülmemiş bir mücadele örneğiyle ilerliyorlar.

Koalisyonun son zamanlarda artan hava saldırısı desteğini de dile getirmeliyiz. Uçaklarda kadın pilotların olduğunu duyduk, YPJ savaşçıları olarak onlara da ayrıca teşekkür ediyoruz. Daha önce de birkaç defa belirtmiştik, biz burada savaşırken bütün dünya kadınları için savaşıyoruz. Farklı dinlerin, farklı azınlıkların, farklı kimliklerin bir arada yaşamasını kabul etmeyen IŞİD’e karşı savaşıyoruz. Nerede yaşıyorsa yaşasın fark etmez, özgürlüğü savunan demokrat her 21. yüzyıl insanı bu teröre karşı mücadele etmeli. İslam adını savaştıklarını iddia eden ama ne İslam’dan ne de insanlıktan nasibini almamış bir örgüte karşı mücadeleden bahsediyoruz ki bu onurlu bir mücadele.

10457680_10204185488255857_4588782496386370233_o

Peki, öngörünüze göre bu özgürleştirme hamlesini ne zaman zaferle sonuçlandırabilirsiniz?

Meryem Kobanê: Başlattığımız özgürleştirme hamlesi belirli bir yere varıp da durduracağımız bir hamle değil. Kobanê’nin köyleri de dahil, son bir karış topraktan da IŞİD’i çıkarana kadar özgürleştirme hamlemize devam edeceğiz.

Biraz önce kadın pilotlardan bahsettiniz. YPJ’nin mücadelesi dünyada birçok kadına ilham vermiş gibi görünüyor. Sizler hakkında şarkılar söyleniyor, yazılar yazılıyor, tablolar çiziliyor. Hillary Clinton gibi tanınmış bir kişi sizden övgüyle bahsediyor…

Meryem Kobanê: Dünya kadınlarının göz renkleri farklı olsa da bütün dünya kadınlarının gözyaşları aynı. Ortadoğu’da, Avrupa’da, nerede olursa olsun kadınlar arasında bir fark yok, hepimizin amacı aynı. Burada gerçekten büyük bir direniş örneği sergilendi, ne kitaplar yeter bunu anlatmaya ne de duygular. IŞİD’in bu topraklara hâkim olmaması için gözlerimizin önünde birçok kadın savaşçı bomba pimini çekip, bedenlerini feda ettiler, IŞİD’e teslim olmadılar. Arîn Mîrkan, Rehana gibi kadın arkadaşlarımız, Heval Baran, Şehid Diyar gibi yoldaşlarımız ve onlar gibi niceleri sonuna kadar mücadele edeceklerine dair söz vermişlerdi. Şüphesiz biz mücadele ilhamımızı onlardan alıyoruz.

10943660_1526363234310414_8091298439124830617_n

Burada, Kobane’de gösterilen mücadelenin, fedakârlığın Ortadoğu’nun Rönesans’ı olacağını düşünüyorum. Hiçbir şey burada savaşan kadınların gözünü korkutamıyor, onlar bütün halkların birlikte, eşit bir şekilde yaşayacağı günler için savaşıyor. Özgür olmak isteyen, kalbi özgürlük için her kadın bu mücadeleye destek vermeli. Ki bizim mücadelemiz sadece silahlı bir mücadele değil, toplumsal bir mücadele ve haklarımızı alma mücadelesi. Haklarınızı elde etmediğiniz sürece hem şahsi olarak, hem ülke olarak korumasız kalırsınız. Biz en zor şartlarda da kendimizi yalnız hissetmedik, savaştığımız her dakika her kadının bizi hissedeceğini düşünüyoruz. Kulağı duyan, gözleri gören herkesten isteğimiz, beklentimiz burada yaşanan kahramanlıkları, fedakârlıkları ve zorlukları yakından takip etmeleri ve destek sunmaları.

Çatışmaların en yoğun olduğu en zor günlerde yaptığımız röportajlarda umutlu bir şekilde konuşuyordunuz. O çetin şartlarda umudunuzu yitirmemenizi sağlayan şey neydi?

YPG smileee

Meryem Kobanê: Başta hemen belirtmem gerekir ki Serok Apo’nu düşünceleri duygusal tarafımıza çok fazla etkisi olmuş. Kalbimiz, mücadele eden kişinin mutlak başarı felsefesine inanmış. Umut zaferden daha onurlu bir şey. En zor günlerde de inancımızı yitirmedik, çünkü irademize inanıyorduk. Saldırıların ilk başlarında koalisyon desteği de yoktuç Ona rağmen tüm dünya büyük kahramanlıklara tanıklık etti. Kadın, erkek birçok arkadaşımız çok da etkili olmayan Kaleşnikof silahlarla bir mücadele ruhuyla savaştılar.

Şunu belirteyimki Kobanê’de iki yıldır IŞİD’e karşı mücadele var, bu bizde bir savaş tecrübesi oluşturdu. Yine bu çatışmalardan önce Serzorî Köyünde bir destan yazıldı, 12 arkadaşımız köy okulunun bahçesindeydiler ve okula 3 tank girmişti. Arkadaşlarımız teslim olmayacaklarını ve şehadetlerinin IŞİD’e dert olacağını söylemişlerdi. Bu mücadele ruhu sayesinde bir tek Kürt kalana kadar Kobanê’nin düşmeyeceğine inandık. Türk devletinin engellerine rağmen dört parça Kürdistan’dan Kobanê’ye destek için gelen insanları görünce inancımız daha da artıyordu. Sokak sokak, ev ev, karış karış savaşacağımızı söylüyorduk ki şimdi öyle yapıyoruz. IŞİD burada başarıya ulaşamayacak, Kobanê başka bir yere benzemez. Kobanê Cerablus değil, Minbic değil, Musul değil, başka bir ülke değil, Kobanê Kürdistan’dır ve Kürtlerin teslimiyeti kabul etmeyen bir ruhu var.

Koalisyonun hava saldırılarını arttırdığını belirttiniz. Koalisyonun Suriye’deki hava saldırılarının % 80’lik bir kısmı Kobanê’de gerçekleşmiş durumda. Koalisyonun artık Kobanê şehir merkezinin dışında da IŞİD’e saldırdığı aktarılıyor?

Meryem Kobanê:. YPG ve YPJ savaşçılarının, Kürt halkının onurlu mücadelesi ne olursa olsun Kobanê’de ne olursa olsun zafere ulaşılacağını ispatladı ve bu süre zarfında bütün dünya IŞİD’in sadece Kürtleri hedef almayacağını öğrendi. IŞİD farklı kültürleri, farklı dinleri, farklı kimlikleri ve de kadınları kabul etmeyen bir örgüt. Uluslararası güçler bu örgütün sadece Kobanê’nin, YPG ve YPJ’nin, Kürt halkının, Ezidi halkımızın ve Suriye’nin değil, bütün insanlık için büyük bir tehlike olduğunu gördü. IŞİD’in yaptığı şeyler İslam’ın, Kur’an’ın kabul ettiği şeyler değil. Uluslararası güçler IŞİD’in insanlığı tehdit ettiğini iyice görünce Kobanê dışına da vurmaya başladı.

Clipboard14

IŞİD bir toprak, bir millet, bir ülke için savaşan bir örgüt değil. Halklar arasında çatışmalar çıkarmak, her tarafı talan etmek istiyorlar. Tarihin belleğine karşı savaşıyorlar, kiliseleri, camileri yıkıyorlar. Ben bugün kiliseyi reddedebilir miyim? Camiyi reddedebilir miyim? Her iki yer de oraya gidenler için kutsal, bu tür ibadethanelere karşı saygısızlık yapamayız. Cengizhan nasıl ki bir istilada Ortadoğu’nun bütün halk değerlerini yakıp yıkıp tarihini belliğini yok etmek istediyse, bu IŞİD de aynı şeyi yapıyor. Dünya bunu gördü ve harekete geçti ve koalisyonun desteği de bu anlamda oldukça anlamlı.

Avrupa’da, Fransa’da ve Belçika’daki saldırıları da sormak istiyorum size. Bahsettiğiniz tehlike onların kapısına da dayanmış, birçok kişi IŞİD’e karşı savaştıkları için Kürtleri önemine vurgu yapıyor. Fransa’daki saldırılar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Meryem Kobanê: Ortadoğu’nun en kadim halklarından biri de Kürt halkıdır, bu halka gerçekleştirilen saldırılar insanlığa karşı gerçekleştirilmiş saldırılardır. Ben IŞİD’i üç yıldır yakında takip ediyorum ve bu grubun nasıl düşündüğünü, nasıl hareket ettiğini çok iyi biliyorum. Bunlar bir yere saldırmadan önce sözde Kur’an fetvası gereği deyip, oraya korku salıyorlar. Ama herkes gördü ki saldıkları bu korku Kobanê’de yenilgiye uğradı. Diğer ülkelere de Müslüman olmadıkları için onlara saldırma hakkı tanıyorlar kendilerine. IŞİD sadece Kürt halkını değil, bütün dünyayı hedef alan bir örgüt, dolayısıyla bu örgüte karşı büyük bir birlik oluşturulmalı. Ortadoğu’da İslam adına hareket ediyorlar. Bu konuya da ince bir şekilde yaklaşmak lazım, bütün Müslümanlar IŞİD üyesi değil. Bunu düşünerek hareket etmeli herkes.

Londra’da iki gün önce IŞİD’e karşı uluslararası koalisyonun toplantısı vardı ve Kürtler bu toplantıda yer almaması bayağı eleştiri aldı. Kürdistan Bölgesel Başkanı Mesud Barzani konferansı eleştirdi. Suriye ve Irak’ta IŞİD’e karşı Kürtler savaşırken Kürtlerin konferansa davet edilmemesini nasıl görüyorsunuz?

Clipboard12

Meryem Kobanê: Batı devletleri Kürtlerin gücünü hala Kürdistan’ı işgal eden devletlerin yedek gücü olarak görüyor. İşgalci devletlerin etkisinde kalarak, onlar da Kürdistan’ın parçaları arasında sınır olmasını istiyor, Lozan Anlaşması’nda olduğu gibi. Ama sınırlar olsa da, bugün Kürtlerin kalbi bir olmuş durumda. Yeni Kürt neslini kimse kandıramaz, parçalayamaz. ‘Tavşanı ortaya atıp, tilkiyi peşine bırakma’ siyaseti artık Kürdistan’da iflas etmiştir. Kürtlerle olmadan yapılan hiçbir siyaset, anlaşma Ortadoğu’da başarıya ulaşamayacaktır. Diplomatlar bugün başarılı olduğunu düşünebilirler, ama yarın, öbür gün yanıldıklarını anlayacaklar. Bu konferansa Kürtlerin davet edilmemesi ciddi bir haksızlık. Kürt temsilcilerin olmadığı konferans sakat bir ayağa benzer ve bu bütün dünya diplomasisi için tehlike oluşturur. Sizin aracılığınızla kalbi Kobanê için atan herkese, bizi destekleyen koalisyon güçlerine teşekkür ediyoruz. En zor günde zafer sözü verdik, en güzel günde de zafer müjdesi vereceğiz.

Journalist Mihemed Hesen über die Angriffe des Assad-Regimes auf Hasakah

Hasakah_Asayish_Parade (2)

Kurdische Asayish Kräfte in Hasakah (Archiv)

Mutlu Civiroglu https://twitter.com/mutludc

(Telefoninterview vom 21. Januar 2015)

Mutlu Civiroglu: Seit einigen Tagen gibt es Gefechte zwischen den Truppen des Assad-Regimes und den Volksverteidigungseinheiten, kurz YPG. Wie sieht die aktuelle Situation vor Ort aus?

Mihemed Hesen: Die Gefechte sind seit zwei Tagen eingestellt. Die YPG, YPJ und Asayish hatten zuvor gemeinsam gegen das Assad-Regime und einige hiesige Araber gekämpft, die entweder das Assad-Regime unterstützen, wie die Mukanain, oder den Iran, so etwa die Muhawir. Die Gefechte begannen vor fünf Tagen, als Reaktion auf die Gefangennahme von kurdischen Beschäftigte des Rathauses der Stadt Hasakah und der ihr zugehörigen Kommunen. Diese verteilten Gas unter der Bevölkerung, als Angehörige der Mukanain [regimetreue Araber] die Beschäftigten fest nahmen. Im weiteren Verlauf hat die YPG die Kontrolle über die Viertel Sabax, Xoşman und Taleb übernommen. Bis zu diesem Zeitpunkt standen diese Viertel unter der Kontrolle des Regimes. Auch die Feuerwehr wird nun von der YPG kontrolliert. Bisher sind zwei YPG-Kämpfer und sieben Kämpfer der Asayish gefallen und zwei Zivilisten getötet worden. Es gab Scharfschützen, mit Mörsergranaten wurden kurdische Viertel wie Salihiye, Mufti und Tilhacer  beschossen. Das Regime selbst vbenutzte Panzer und international verbotene Waffen.

Miheme dHesen

Mihemed Hesen in Hasakah

Mutlu Civiroglu: In Hasakah gab es auch in der Vergangenheit Gefechte zwischen dem Regime und der YPG. Was unterscheidet die neuesten Kämpfe von vergangenen?

Mihemed Hesen: Neu ist, dass sich die Muhawir, das sind Anhänger der libanesischen Hisbollah und des iranischen Regimes, die vor zwei bis drei Monaten nach Hasakah kamen, in diese Kämpfe einmischen. In der Vergangenheit kämpfte die YPG nur gegen das Regime und regimetreuen Arabern, den Mukanain. Diese gaben nach zwei Tagen auf und kehrten in ihre Häuser zurück. Das Regime zielte diesmal darauf ab, demographische Veränderungen in Hasakah zu bewirken. Während die ISIS die Kurden aus Kobane vertreiben sollte, benutzte das Regime in Hasakah die Mukanain und die Muhawir, um die Stadt von Kurden zu säubern.

Mutlu Civiroglu: Haben Sie Belege, die einige dieser Kämpfer als iranische Muhawir ausweisen?

Mihemed Hesen: Vor zwei Monaten berichteten arabische und kurdische Quellen im Netz über iranische Hisbollah-Kämpfer. Diese seien gekommen, um die YPG auszubilden. Das sind Falschmeldungen. Ebendiese Gruppen kämpfen jetzt gegen die YPG. Die YPG und Asayish versuchen diese Gruppen von den kurdischen Vierteln fernzuhalten, für uns ist es offensijchtlich, dass hier ein Keil zwischen die arabische und kurdische Bevölkerung getrieben werden und eine ethnische Säuberung vorgenommen werden soll.

Mutlu Civiroglu: Konnte das Regime Erfolge für sich verbuchen?

Mihemed Hesen: Wie Sie wissen, ist heute am 21. Januar 2015 der erste Jahrestag der Demokratisch Autonomen Verwaltung (Rojava). In diesem Kanton leben auch Araber, Assyrer, Armenier. Diese demokartische Selbstverwaltung ist nach dem Willen des Volkes und nicht nach dem dem Wunsch des Assad-Regimes realisiert worden. Das Regime versucht diese Selbstverwaltung zu zerstören. Bisher ist es diesem nicht gelungen.

Mutlu Civiroglu: Was können Sie über die demographische Zusammensetzung von Hasakah sagen?

Mihemed Hesen: In Hasakah gibt es viele kurdische Viertel, z. B. Salihiye, Mufti, Tilhacer, Kellafe. Auch  im  Stadtzentrum  gibt  es  zahlreiche  Kurden.  Die  Verwaltung  dieser  Viertel  verteilt Lebensmittel und Gas, die Wasserstelle ist unter der Kontrolle der YPG. Aber weil in den letzten Tagen diese Viertel angegriffen wurden, sind einige Zivilisten nach Amude und Qamishlo geflohen.

Hasake

Mutlu Civiroglu: Sie sagten, dass seit zwei Tagen die Situation entspannt ist. Einigen Berichten zufolge soll das Regime Gesandte aus Damaskus nach Hasakah geschickt haben, damit diese um die Freilassung von politischen und militärischen Gefangenen verhandeln können. Können Sie diese Angaben bestätigen?

Mihemed Hesen: Auch ich habe davon gehört, viele solcher Meldungen sind im Netz verbreitet. Als ein Journalist vor Ort kann ich diese Angaben nicht bestätigen, Verhandlungen fanden bisher nicht statt.

Mutlu Civiroglu: Viele Experten haben bisher Verbindungen zu Kobane gezogen und behauptet, dass die Angriffe auf Hasakah eine Antwort auf den Erfolg der Kurden in Kobane ist. Auch Sie haben eine Verbindung zwischen dem Regime und der ISIS gezogen, können Sie diese Relation konkretisieren? Ist es möglich, dass mit diesen neuesten Angriffen die YPG unter Druck gesetzt und beschäftigt werden soll?

Mihemed Hesen: Heute ist der Jahrestag der Demokratische Autonomie, der strategisch bedeutsame Mistenur-Hügel ist wieder unter der Kontrolle der YPG. Bald wird die YPG die Befreiung Kobanes bekannt geben. Meiner Meinung nach gibt es eine Verbinung zwischen der ISIS und dem Regime. Vier Tage bevor die Angriffe auf Hasakah starteten, gab es ein Treffen der arabischen Stämmen, die das Regime unterstützen, mit den arabischen Stämmen, die die ISIS unterstützen. Diese Stämme setzten sich zum Ziel, die ethnisch und religiös unterschiedlichen Völker der Region miteinander zu bekriegen. Die Hälfte der Christen unterstützt das Regime, die andere die Demokratische Autonomie (Rojava). Sie sind frei in ihrer Entscheidung.

Mutlu Civiroglu: Sie haben über die gefallenen Kämpfer der YPG und Asayish berichtet und auch über getötete Zivilisten. Haben Sie genauere Angaben zu den Verlusten des Regimes?

Mihemed Hesen: Einige höhere Generäle des Regimes sollen gefangen genommen worden sein, in der vergangen Nacht wurden drei Mitglieder der Gruppe Mukanain getötet, zudem werden insgesamt 50 Regime-Soldaten und Mukanain-Mitglieder von der YPG gefangen gehalten.

**

Mutlu Civiroglu ist ein Kurdischen Angelegenheiten Analyst mit Schwerpunkt auf Syrien und der Türkei. Er verfolgt aufmerksam Kurdischen Volksverteidigungseinheiten (YPG) Kampf gegen ISIS und anderen dschihadistischen gruppen .

**

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von https://twitter.com/ViyanKurd

Gazeteci Mihemed Hesen ile Haseke’deki Durumu Görüştük

Hasake

Haseke’de bulunan gazeteci Mihemed Hesen ile şehirdeki son durumu görüştük

Haseke’de birkaç gün boyunca YPG ve Esad rejimine bağlı güçler arasında çatışmalar yaşandı. Şu an orada son durum ne?

Mihemed Hesen: YPG ve rejim arasındaki çatışmalar karşılıklı olarak iki gün önce durdu. Rejimle hareket eden birkaç grup vardı, bunlardan biri şehirdeki Arapların oluşturduğu Mukanain, diğeri de İran rejimine bağlı Muhawir. Haseke Belediyesi’nin Kürt çalışanları birkaç gün önce gaz dağıtırken Mukanain grubunun üyeleri tarafından tutuklandılar. YPG bu tutuklamayı kabul etmedi ve taraflar arasında çatışmalar başladı. Suriye rejiminin denetiminde olan Sabax, Xoşman gibi mahalleler ve Talebe bölgesi YPG güçlerinin kontrolü altına geçti. Yine İtfaiye tarafları da YPG’nin kontrolüne geçti ve çatışmalar sonucunda 2 YPG savaşçısı, 7 Asayiş üyesi şehit düştü, 2 sivil yaşamını yitirdi.

Miheme dHesen

Yakından takip ettiğimiz bu çatışmalarda dikkatimizi çeken bir şey var ki o da bu savaşın Suriye rejiminin savaşı değil İran’ın savaşı olmasıydı. Kanas silahı çok iyi kullanan keskin nişancılar vardı, Salihiye, Mufti, Tilhacer gibi Kürt mahallerine havan topuyla saldırıyorlardı. Yine, Suriye rejimi tankları ve uluslararası anlaşmalara göre yasak silahları da bu çatışmalarda kullandı.

Haseke’de daha önce de Kürtler ve rejim arasında çatışmalar yaşanmıştı. Yaşanan son çatışmaların önceki çatışmalardan farkı ne?

Mihemed Hesen: Bu sefer çatışmalarda Muhawir de var. Muhavir üyeleri İran rejiminden ve Lübnan Hizbullah’ından kişiler. Bunlar birkaç ay gelip Haseke’ye yerleştiler. Daha önce Haseke’de YPG ve rejim ile ona bağlı Mukanain arasında yaşanan çatışmalarda rejim ile Mukanain YPG karşısında duramayıp, bir iki gün içinde geri çekiliyordu. Fakat bu sefer dışarıdan kimseler de vardı çatışmalarda. Bu biraz da bilinçli bir şekilde yapıldı. Suriye rejimi Haseke’de demografik değişiklikler yaratmak istedi. Bilindiği üzere Kobanê’de Suriye rejimi Kürtleri Kobanê’den çıkarmak için IŞİD’in desteğini aldı. Haseke’de Suriye rejimi Mukanain ve Muhavir’i kullandı ve çatışmalarda evlerine rastgele atılan havan toplarının düştüğü birçok Kürt Haseke’yi terk etti.

Değindiğiniz bu Muhavir konusu önemli bir konu. Rejimin Haseke’de gücünü artırmak için savaş tecrübesi olan bu kişileri kullandığını iddia ediyorsunuz. Gözlerinizle gördüğünüz Muhavir üyesi oldu mu, hangi kaynaklara dayanarak Haseke’de İranlıların olduğunu söylüyorsunuz?

Mihemed Hesen: İki ay önce hem Arap hem de Kürt haber sitelerinde bazı Hizbullah gruplarının İran’dan Haseke’ye geldikleri yazılmıştı. Hatta çıkan haberler arasında gelen grupların YPG’yi eğitmeye geldikleri gibi bir yalan haber de çıkmıştı. İşte iki ay önce Haseke’ye gelenler çıkan çatışmalarda yerlerini aldılar. YPG ve Asayiş güçleri onları Kürt mahallelerine yaklaştırmıyorlar. Herkes bazılarının Kürtler ve Araplar arasında ırkçılık üzerine bir savaş çıkarmak istediğini biliyor.

Peki, Suriye rejimi bu planında başarılı oldu mu?

Haseke’de Salihiye, Mufti, Tilhacer, Kellafê gibi Kürt mahalleri var. Yine şehir merkezinde de bazı yerlerde Kürtler var. Kürt halkı belediyeyle birlikte gaz ve ekmek dağıtıyorlar. Bu arada su dağıtım merkezinin YPG’nin kontrolünde olduğunu belirtelim. Genel olarak hayat normal seyrinde devam ediyor diyebiliriz. Fakat çatışmaların başlamasından itibaren ilk iki gün Suriye rejimi sert bir şekilde Kürt mahallelerine saldırdı. Bu saldırılarından dolayı Hasekeli Kürtler Qamişlo ve Amude taraflarına doğru gittiler.

hesekeClipboard02

Bugün demokratik özerkliğin yıldönümü. Bu demokratik özerklikte bölgenin Arapları, Süryanileri, Ermenileri var. Suriye rejimi halkın iradesiyle oluşturulan demokratik yönetimden rahatsız ve onu bozmaya çalışıyor. Fakat saldırılarının bu yönetim üzerinde herhangi bir etkisi yok. Rojava yönetimi bugün ikinci yılına giriyor.

İki gündür herhangi bir çatışma olmadığını belirttiniz. Basında çıkan bazı haberlere göre bir takım görüşmeler yapmaları için Şam’dan bir heyet gönderilmiş. Askeri ya da siyasi bazı önemli kişiler Kürtlerin eline esir düşmüş olabilir mi, ne dersiniz?

Mihemed Hesen: İnternete düşen bu tür haberlerin teyit edilmiş bir tarafı yok. Bazıları bazen Ali Memlük esir düşmüş diyor, bazıları başka isimler veriyor. Bir gazeteci olarak takip ettiğim kadarıyla henüz herhangi bir görüşme yapılmamış. Bölgede yaşayan halkların zarar görmemesi, çatışmaların durması ve Haseke’yi terk eden insanların bir an önce evlerine dönmeleri için görüşmelerin yapılmasını da şahsen doğru buluyorum.

Kimi uzmanlar Haseke’de yaşanan çatışmaları Kobanê’ye bağlıyor. Rejimin bu çatışmalarla Kobanê’de IŞİD’e karşı büyük bir başarı elde eden YPG’yi durdurmak istediğini söyleyenler olduğu gibi IŞİD ile rejim arasındaki bağlantıyı anlamakta güçlük çekenler de var. Siz de rejim ile IŞİD arasında bir ilişkinin olduğunu iddia ettiniz, bu nasıl bir ilişki?

Mihemed Hesen: Bugün demokratik özerkliğin yıldönümü ve önceki gün Miştenur Tepesi YPG’nin eline geçti. Haseke’deki saldırılar da birkaç gün önce başladı. IŞİD ile rejimin birbirleriyle bağlantıları var bu çok da şaşırılacak bir şey değil bence. Haseke’deki saldırılar başlamadan dört gün önce IŞİD’i destekleyen Arap aşiretleri ile rejim arasında Haseke’de geniş çaplı bir toplantı yapılmıştı. Bölgedeki halklar arasında mezhebe ve ırka dayalı, özellikle de Kürtleri zor durumda bırakacak bir savaşı amaçlıyorlardı. Bilindiği üzere Hristiyanların bir kısmı rejim tarafında bir kısmı da demokratik özerklik, onlara kimse bir şey yapamaz.

YPG ve Asayiş’ten ve sivil Kürtlerden hayatını kaybedenler oldu. Peki, öldürülen rejim askeri sayısı hakkında bir bilginiz var mı?

Mihemed Hesen: Birkaç üst rütbe generalleri şu an YPG’nin elindeler. Önceki gece Mukanain grubundan üç kişi öldürüldü. Bunun dışında yaklaşık 50 Mukanain ve rejim askeri de YPG’nin elindeler.

Dr. Abdulkerim Omer Über die Angriffe des Assad-Regimes auf Hasakah

Hasakah

Mutlu Civiroglu https://twitter.com/mutludc

Dr. Abdulkerim Omer über die Angriffe des Assad-Regimes auf Al-Hasaka  (Telefoninterview vom 18. Januar 2015)

Am 17. Januar 2015 entfachten in der nordsyrischen Stadt Al-Hasaka Gefechte zwischen den Soldaten des Assad-Regimes und der YPG. Dr. Abdulkerim Omer, Verantwortlicher für Auswärtige Angelegenheiten des Kantons Cizir in Rojava, äußerte sich in einem Interview zu diesem Vorfall.

Abdulkerim_Omer

Dr. Abdulkerim Omer

Dr. Abdulkerim Omer: Das Regime greift mit schwerem Geschütz die Zivilbevölkerung kurdischer Viertel an. Die YPG, die Asayish und die Bevölkerung von Hasaka reagieren auf diese Angriffe und haben bereits zahlreiche wichtige Kontrollposten des Regimes unter ihre Kontrolle gebracht. Die Situation ist noch sehr angespannt.

Mutlu Civiroglu: Warum glauben Sie greift das Regime jetzt an?

Dr. Abdulkerim Omer: Das Regime hatte uns schon vorher bekämpft, aber die aus dem Widerstand in Kobane resultierenden Veränderungen zugunsten der Kurden will das Regime nicht hinnehmen. Die Regierung möchte einen Keil zwischen die kurdische und arabische Bevölkerung treiben. Dafür benutzt sie die hiesigen arabischen Stämme. Wir reden hier vom Assad-Regime, die gute Situation der Kurden, die Akzeptanz unserer Regierung durch die Bevölkerung und auch den internationalen Rückhalt akzeptiert sie nicht.

Mutlu Civiroglu: Was sind das für arabische Stämme, die das Regime instrumentalisiert? Wie stark sind diese Stäme?

Dr. Abdulkerim Omer: Die arabische Gesellschaft in Rojava ist keine organisierte Gesellschaft. Sie hat keine Parteien, viele arabische Jugendliche haben sich der Freien Syrischen Armee, der Al- Nusra und der ISIS angeschlossen, zahlreiche von ihnen sind dem Assad-Regime treu. Die meisten dieser arabischen Stämme haben nicht an der politischen Alternative (dem Konzept “Rojava”) partiziperen wollen, es sind womögliche keine 10 Prozent, die an unserer neuen Regierung in Rojava mitwirken. Die übrigen Stämme kollaborieren entweder mit dem Assad-Regime oder der ISIS.

Mutlu Civiroglu: Welche Stämme sind in Hasaka mächtiger, die regierungstreuen Stämme oder die Anhänger der ISIS?

Dr. Abdulkerim Omer: Innerhalb der Stadt befinden sich vorwiegend regierungstreue Stämme, in den übrigen Gebieten sind Stämme angesiedelt, die mit der ISIS sympathisieren.

Mutlu Civiroglu: Wie ist das Verhältnis zwischen diesen beiden Gruppen?

Hasakah_Asayish_Parade (1)

Dr. Abdulkerim Omer: In Syrien gibt nicht die Assad-Regierung den Ton an, sondern der Iran. Der Erfolg Westkurdistans (kurdisch “rojava” für Syrisch-Kurdistan) bedeutet auch einen Teilerfolg für Südkurdistan (kurdisch “baschur” für Irakisch-Kurdistan), Nordkurdistan (kurdisch “bakur” für Türkisch-Kurdistan) und Ostkurdistan (kurdisch “rojhilat” für Iranisch-Kurdistan). Deswegen wird unser Erfolg auch nicht hingenommen und bekämpft. Unsere Kämpfer gehen aber siegreich aus diesen Gefechten hervor. In Hasaka hatte das Assad-Regime bisher viele Kontrollposten, die jetzt unter der Kontrolle der YPG stehen. So stark sind sie hier nicht, hätte die YPG Hasaka nicht verteidigt, stünde dieser Ort unter dem Einfluss der ISIS.

Mutlu Civiroglu: Wie sieht die derzeitige Situation in Hasaka aus, hat die YPG sich zurückgezogen angesichts der neuen Auseinandersetzungen?

Dr. Abdulkerim Omer: Nein, in Hasaka zieht sich die YPG nicht zurück, im Gegenteil, viele Orte, die ehemals unter der Kontrolle der Assad-Truppen standen, werden nun von der YPG kontrolliert.

Mutlu Civiroglu: Was ist mit den Zivilisten?

Dr. Abdulkerim Omer: Es gibt Zivilisten, die die Stadt verlassen, aber die YPG, YPJ und die Asayish haben sich nicht zurückgeogen.

Mutlu Civiroglu: Es sollen Flugzeuge über der Stadt gesichtet worden sein, können Sie diese Angaben bestätigen?

Dr. Abdulkerim Omer: Auch ich habe davon gehört, aber sie wagen es nicht, aus der Luft anzugreifen. Wozu die YPG in der Lage ist, weiß das Regime. Die YPG hat in Kobane bewiesen, dass sie der ISIS gewachsen ist. Das Regime möchte uns daran erinnern, dass es noch existiert, aber auch wir werden wie in Kobane und Shingal siegreich sein. In der Stadt Lazike hatte das Regime sich zu Wort gemeldet und gesagt, die Regierung Rojavas sei nicht hinnehmbar, in Rojava würden die Kurden lediglich einen Bevölkerungsanteil von 36 Prozent ausmachen. Die arabischen Stämme finanziert das Assad-Regime, um seine Position klar zu machen, aber sie werden damit keinen Erfolg haben.

***

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von https://twitter.com/ViyanKurd

Van Hollen, Blackburn Urge State Department to Grant Travel Visa to Co-Chairman of the PYD

 

Chris                                                    Marsha

Congressman Chris Van Hollen (D-MD) and Congresswoman Marsha Blackburn (R-TN), Co-Chairs of the Kurdish American Caucus, released a letter on January 14 to Secretary of State Kerry urging him to grant the travel visa request of Salih Muslim Mohammed, Co-Chairman of the Democratic Union Party (PYD) of Syria.

“As the U.S. continues its campaign to degrade and ultimately destroy the Islamic State of Iraq and the Levant (ISIL), we believe that the PYD is one of the most effective partners the U.S. has on the ground in Syria,” they wrote.

Salih_Moslem

“We urge you to permit Salih Muslim to come to Washington in January to meet with non-governmental members of the American foreign policy community and others to discuss directly what we can do together to defeat ISIL and advance the cause of a secular, democratic Syria.”

***

Full text of the letter:

The Honorable John F. Kerry

Secretary of State
U.S. Department of State
2201 C Street NW
Washington, DC  20520

Dear Secretary Kerry:

As Co-Chairs of the Kurdish American Congressional Caucus we are writing to request that you grant the visa request of Salih Muslim Mohammed, Co-Chairman of the Democratic Union Party (PYD) of Syria, to travel to the United States to attend a conference in Washington DC in January 2015.

As the U.S. continues its campaign to degrade and ultimately destroy the Islamic State of Iraq and the Levant (ISIL), we believe that the PYD is one of the most effective partners the U.S. has on the ground in Syria.

Earlier this year PYD fighters helped to end the ISIL siege around Mount Sinjar thus allowing thousands of Iraqi Yazidis to escape death at the hands of ISIL. Since then they have also been fighting valiantly to prevent the expansion of ISIL in northern Syria, most prominently in the border town of Kobani.

While we welcome the U.S. bombing campaign against ISIL targets and the dropping of arms supplies which have helped the PYD forces defending Kobani, we think it is important to expand our contacts with this critical Syrian partner in the war against the IS and other salafist jihadists active in the country.

As we understand it, the reluctance to issue a visa to Salih Muslim is partly due to Turkey’s concerns about the PYD and its links with the Kurdistan Worker’s Party (PKK). However, the Turkish government has itself been negotiating directly with the imprisoned leader of the PKK, Abdullah Ocalan. It has also engaged on a number of occasions in conversations with Salih Muslim in Ankara, including at the level of the Under Secretary of the Turkish Foreign Ministry. The PYD has made it clear that they seek good relations with the Government of Turkey.

Last but not least, the PYD unlike the PKK, is not on the United States Foreign Terrorist Organizations List.  In fact, the PYD is a distinct organization with distinct goals and objectives to protect the Kurdish minority in Syria from the on-going violence in that war-torn country and to participate in an eventual national reconciliation agreement that will provide guarantees and protection for Syria’s many minority groups, including the Kurds.

We urge you to permit Salih Muslim to come to Washington in January to meet with non-governmental members of the American foreign policy community and others to discuss directly what we can do together to defeat ISIL and advance the cause of a secular, democratic Syria.

We appreciate your urgent consideration of this matter.

Sincerely,

Chris Van Hollen
Co-Chair
Kurdistan American Caucus

Marsha Blackburn
Co-Chair
Kurdistan American Caucus

***

Source: http://vanhollen.house.gov/media-center/press-releases/van-hollen-blackburn-urge-state-department-to-grant-travel-visa-to-co

Le Porte-Parole du YPG à Kobane : Nous Continuons Notre Campagne Victorieuse

Kobane_Dec

Mutlu Civiroglu https://twitter.com/mutludc

Les combats à Kobane qui durent depuis 4 mois sont devenus plus dur avec l’arrivée de l’hiver. Qu’avez-vous observé sur le champ de bataille ces trois, quatre derniers jours ?

Ces derniers 4 mois, nous avons mis en place une résistance sans précédents contre les sombres forces du terrorisme du Moyen-Orient.  Fort de cette résistance, nous avons récemment repoussé les attaques de l’ISIL près de la zone de Mekteba Res (école noire) et dans le quartier de la colline Mishtenur. Nous avons recapturés plusieurs rues et avenues qui  étaient auparavant sous le contrôle de l’ISIL dans le cadre de l’opération en cours depuis un mois visant à libérer Kobane.

Şoreş Hesen (Foto: Hawar News)

Şoreş Hesen (Foto: Hawar News)

Ils ont lancé plusieurs attaques sér-ieuses pour reprendre ce qu’ils ont perdu mais nous avons toutefois prouvé avec notre résistance que chaque pouce de territoire regagné par le YPG ne retombera plus dans les mains d’ISIL. Ils ont eu recours à plusieurs attaques aves des véhicules suicide qui ont eu pour conséquence de détruire des dizaines de maisons ainsi que la perte de dizaines de leurs soldats. Pourtant ils n’ont pas réussi à avancer. C’est ainsi que nous expulsons ISIS de Kobane et ainsi que nous allons continuer notre campagne victorieuse pour libérer Kobane. Je peux dire que Kobane s’approche pas à pas de la victoire chaque jour.

Est-ce que  les zones que vous avez indiqué (réservoir d’eau, école noire et quartier Mishtenur) sont actuellement sous votre contrôle ?

Oui, Ces zones sont sous notre contrôle et sont protégés contre de nouvelles attaques de l’ISIL. En étant sur une position défensive, nous continuons notre tâche consistant à libérer la ville. Nous repoussons des attaques massives et avançons. La principale direction de notre stratégie est de ne plus reculer.

YPJ_Kob2

L’opinion publique est désormais convaincue que Kobane ne tombera pas et que le YPG ne sera pas vaincu. Toutefois nombreux sont ceux qui disent que la progression est lente. Quels sont vos commentaires à ce sujet ?

Comme nous l’avons déjà dit précédemment à plusieurs reprises, le combat de rue est difficile et n’a pas de règles.  Toutes les maisons et rues actuellement sous le contrôle d’ISIL sont connectées les unes aux autres formant un tout. Il n’est donc pas possible de les sortir de toutes ces maisons et rues dans une courte période de temps. ISIL est une organisation qui ne reconnait ni humanité ni règles. Nous avançons lentement car nous sécurisons les zones que nous recontrôlons pour nous assurer  qu’ils ne pourront pas s’y réinfiltrer de nouveau.

Ces derniers jours, il a été entendu que l’ISIL a amené des renforts de Sarrin, Tel Abyad et des villes alentours, est ce vrai ?

C’est tout à fait vrai. L’ISIL a amené des renforts tout les jours et à cause des conditions hivernales, de la fatigue et d’autres raisons, ils effectuent des rotations de différents groupes tous les 5-6 jours. Aucun des combattants n’a la volonté de rester et combattre à Kobane plus d’un mois. Ils remplacent donc continuellement les groupes de combattants. Ceux qui sont fatigués vont dans les villages et villes alentours et de nouvelles viennent prendre leur place.  Lorsque nous détruisons une unité, une autre vient prendre sa place. Jusqu’à présent, plus de 10 unités composées de Tchètchènes ont été détruites. 6 à 7 unités turques ainsi que d’autres groupes venant d’Afghanistan, Kazakhstan, Tadjikistan et d’autres pays. Les voyous de l’ISIL nous combattant à Kobane viennent de plus de 27 pays différents. Nous disposons de documents et de preuves pour appuyer nos dires.

En plus de cela, la plupart des membres de l’ISIL qui vienne combattre les Kurdes du Rojava viennent en traversant la frontière turque. Que l’état Turc soit au courant ou pas, nous le disons en tant que critiques. La Turquie doit arrêter et considérer cela sérieusement. Jusqu’à présent des centaines de citoyens turcs ont été tués ici et si vous voulez des preuves, nous serons ravis de les partager avec la presse de la manière qu’il faut.

Vous faites une déclaration intéressante, serait il possible pour vous de partager ces documents avec le grand public ? Car la plupart des gens parlent d’un nombre réduit alors que vous évoquez des centaines.

Oui, nous pouvons partager ces documents avec vous et cela ne serait pas difficile. La Turquie doit mieux contrôler ses frontières. SI la Turquie ne coopère pas avec l’ISIL, elle doit prouver au monde qu’elle n’a pas de connexion avec les gens qui traversent son propre territoire. De plus, elle doit empêcher l’ISIL de s’organiser d’Ankara jusqu’au villes Kurdes de Turquie.  Le grand nombre de Turcs tués à Kobane à éveiller notre suspicion. Tout le monde sait que ces voyous, de Tchétchénie, du Tadjikistan, du Kazakhstan, des pays Arabes mais aussi des Etats-Unis, de France et d’Allemagne, traversent la frontière de la Turquie vers le Rojava.

YPJ_Kob6

Je souhaiterais vous posez une question au sujet des renforts de l’ISIL venant de Tel Abyad, Sirrin et des autres villes. Certains se demandent pourquoi la coalition ne ciblent pas les routes par lesquelles ces renforts arrivent ? S’ils sont capables d’amener des renforts, la bataille durera plus longtemps, que pouvez-vous nous dire à ce sujet ?

Jusqu’à présent, 95% des frappes aériennes à Kobane ont été réussies. Elles ont eu l’effet escompté et sous les décombres des maisons détruites, nous avons retrouvés beaucoup de cadavres de l’ISIL. Je ne peux pas dire pourquoi la coalition ne cible pas les zones en dehors de Kobane, nous n’avons pas d’autorité à ce sujet.

Toutefois, nous proposons qu’ils utilisent plus d’avions de sorte que s’il y a un avion patrouillant au dessus de Kobane, un autre devrait patrouiller en dehors de la ville. Nous pensons que de telles possibilités existent et qu’à la place d’envoyer un avion, la coalition pourrait en envoyer  sept. Nous savons que la coalition opère massivement autour de Shengal [Sinjar], Tal Hamis et Rakka et même Baghdad mais nous croyons que la coalition peut envoyer un autre avion.  Nous pensons qu’avec un seul avion supplémentaire la logistique et le ravitaillement en armes pourrait être coupés. Peu de temps auparavant, la coalition a frappé l’ISIL à 7km à l’est dans le village de Seran et a anéanti un groupe de 10 personnes. Une frappe aérienne à l’extérieur de Kobane est quelque chose de nouveau ! En ce moment, il y a un avion au dessus de Kobane prêt à lancer une frappe aérienne et à chercher des cibles.  Bien sûr, s’il y avait deux avions, un pourrait voler au dessus de Kobane e l’autre patrouiller en dehors de la vile et nous aurions de meilleurs résultats.

YPG Fighter in Kobane (DIHA)

YPG Fighter in Kobane (DIHA)

La semaine dernière, il y a eu deux attaques en France et 17 personnes ont été tuées.  Comment le YPG analyse ces attaques. ?

L’ISIL est une organisation barbare. Nous considérons qu’il est important que différents peuples et pays démocratiques viennent et travaillent ensemble contre ce genre de groupe. Il est peut-être même un peu tard. Nous combattons l’ISIL depuis 1 an et demi en Syrie. Tout le monde l’a vu mais ils sont restés silencieux. Nous critiquons ce silence. Nous avons regardés les différents leaders mondiaux prendre part à la marche de Paris. Nous savons maintenant que le monde entier va nous soutenir notre bataille contre les ennemis de l’humanité.

Nous voulons souligner une fois que bien que nous nous protégeons nous-mêmes, nous protégeons aussi l’humanité d’une organisation brutale constituant une menace pour le monde entier. Pour cette raison, nous croyons que le YPG mérite d’être plus soutenu puisque nous sommes ne première ligne et que nous payons le plus lourd tribut. Tous les pays incluant la France et les autres membres de la coalition et même les pays n’en faisant pas part doivent nous soutenir.  Avec ce soutien, nous pourrons nous débarrasser de l’ISIL, ennemi de l’humanité, encore plus vite.

Certaines informations indiquent que la France a fourni au YPG un soutien militaire, est ce vrai ?

Non ce type d’aide n’a pas été discuté. A part les armes fournies par le Kurdistan du sud et larguées par les américains et ceux apportés par les Peshmergas, aucune autre armes nous a été fournies. Je souhaite le souligner. Bien sûr, nous avons besoin d’armes et de munitions pour gagner cette bataille et nous attendons de l’aide de la France et des autres pays.

***

Traduire en français par https://twitter.com/cahitstorm

Der Journalist Bali Berichtet Aus Kobane

10888834_783677581714714_6522245466593683821_n

Der Journalist Bali berichtet aus Kobane (Telefoninterview vom 15. Januar 2015)

Mutlu Civiroglu https://twitter.com/mutludc

Die ISIS soll heute versucht haben, Autobombenanschläge und Selbstmordattentate auszuführen. Können Sie diese Berichte bestätigen?

Heute Mittag hat die ISIS drei solcher Attentate verübt. Einmal haben sie versucht eine Autobombe am Ende der 48. Straße explodieren zu lassen, die YPG konnte diesen Anschlag vereiteln, bevor das Fahrzeug die kurdischen Kämpfer erreichen konnte. Nach diesem Vorfall fand im Osten der Stadt ein heftiger Kampf zwischen der YPG und der ISIS statt, zwei Selbstmordattentäter der ISIS haben sich dabei in die Luft gejagt. Es sollen dort auch dutzende ISIS-Kämpfer getötet worden sein, diese Angaben konnten bisher nicht bestätigt werden. Der Kampf dort dauert noch an. Aus Tall Abyad und Sirrin kann die ISIS immer noch Kämpfer und Waffen nach Kobane transportieren. Von diesen Gebieten aus haben sie 30 bis 35 Fahrzeuge, beladen mit Kämpfern und Waffen, nach Kobane transportiert, um erneut anzugreifen. Leider führt die Koalition bisher keine Angriffe auf diese Nachschubwege aus. Auch die Ortschaften um Kobane herum werden nicht zum Ziel  der Luftangriffe, lediglich in Kobane werden diese durchgeführt. Dieses Verhalten hat einen negativen Einfluss auf den Kampf in Kobane. Denn die ISIS muss von allen Seiten angegriffen werden, damit die Stadt schneller befreit werden kann.

Gestern hat uns der YPG-Sprecher Şoreş Hesen aus Kobane mitgeteilt, dass in dem Dorf Şêran, das 7-8 km von Kobane entfernt liegt, 10 ISIS-Kämpfer getötet wurden, durch einen Luftschlag. Das war doch ein Luftschlag außerhalb von Kobane.

Das stimmt, dies dürfte der erste Luftschlag außerhalb von Kobane gewesen sein – das Dorf befindet sich 5-6 km östlich von Kobane –, aber das reicht nicht aus. Die ISIS muss bestimmter und häufiger angegriffen werden. Wir haben in Erfahrung gebracht, dass die ISIS über den Fluss Euphrat mit Schiffen und anderen Wasserfahrzeugen Waffenarsenal aus Tabqa über Sarrin nach Kobane liefert. Solche Meldungen erreichen uns täglich. Leider wurden solche Einheiten nie zum Angriffsziel der Luftschläge.

Die Koalition hat die meisten Luftschläge in Kobane durchgeführt, wie erklären Sie sich diese Tatenlosigkeit hinsichtlich der Nachschubwege.

Ich erkenne zwei Gründe: Zum einen sieht die Koalition keine große Gefahr in der ISIS für ihre eigenen Länder und geht nicht rigoros gegen diese vor, das Ziel der Koalition scheint nicht die vollständige Vernichtung der ISIS zu sein. Zum anderen glaube ich persönlich, dass die YPG in die Position gedrängt werden soll, sich mit anderen Gruppen, wie die der Freien Syrischen Armee, Allianzen einzugehen. Eines möchte ich klarstellen: Die einzige glaubwürdige Kraft im Nahen Osten, welche gegen diese Terroristen ankämpft, sind die Kurden, die YPG. Die Freie Syrische Armee teilt die Ideologie der ISIS, viele ihrer Kämpfer und Anführer haben in den Pariser Terroristen Märtyrer gesehen.

10683681_931152756900788_4277881563322379305_o

Wer hat sie zu Märtyrern erklärt?

Sie haben dieses Attentat in Paris als normal empfunden und meinten, Muslime hätten das Recht ihren Propheten zu rächen. Diese Opposition kämpft zwar gegen die ISIS, aber unterscheidet sich in ihrer Überzeugung nicht von der ISIS-Ideologie.

Wie schätzen Sie die weitere Entwicklung des Kampfes von Kobane ein?

So wie ich die YPG kennengelernt habe, wird sie den Kampf fortsetzen, bis auch das letzte Dorf befreit ist. Die YPG geht im Kampf gegen den Terror keinen Schritt zurück. Am 28. oder 29. September 2014 hat die YPG eine eindeutige Erklärung gegeben, nämlich, dass sie bis zum letzten Mann kämpfen wird, das ist ihr Prinzip. Sie wird mit allen Möglichkeiten und größtem Willen diesen Kampf fortsetzen

Ein ISIS-Kommandant aus dem Kafkas soll getötet worden sein. Von ihm soll es Videomaterial geben, in welchem er Kinder rekrutiert. Können Sie seinen Tod bestätigen?

Es kann mit Sicherheit gesagt werden, dass er in Kobane getötet wurde, die ISIS selbst hat dies zugegeben. Seine Leiche ist noch nicht im Besitz der YPG, sondern liegt noch irgendwo unter Trümmern, sobald diese ausfindig gemacht wird, wird die YPG eine Meldung herausgeben.

Ich möchte Sie als letztes fragen, wie das Alltagsleben in Kobane aussieht. Ich habe gesehen, dass dort Schnee liegt, es muss auch sehr kalt sein. Wie können Sie den Alltag in Kobane beschreiben?

Während ich spreche, schneit es. Auch für diese Region ist es ein außergewöhnlich kalter Winter, die Stadt ist von allen vier Seiten eingekesselt. Dennoch geht dieser Widerstand unvermindert weiter. Die Zivilbevölkerung, Frauen und Kinder, wollen trotz aller Unannehmlichkeiten des Krieges diese Stadt nicht verlassen. Die Vereinten Nationen müssen einen Hilfskorridor errichten, die Luftschläge allein reichen nicht aus. Das Leben hier geht weiter, damit es weitergehen kann, müssen die internationale Gemeinschaft, alle Menschenrechts- und Hilfsorganisationen, alle Staaten, die sich als demokratisch bezeichnen, Druck auf die Türkei ausüben und diesen Korridor für die Zivilbevölkerung gewährleisten.

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von https://twitter.com/ViyanKurd

YPG Kobane-Sprecher Soresh Hasan: Wir Bewegen Uns Zum Ziel

10897751_783676325048173_1944172067981146113_n

Mutlu Civiroglu https://twitter.com/mutludc

Soresh Hasan, Pressesprecher der YPG hat in einem Interview gegenüber dem Analysten der kurdischen Frage, Mutlu Civiroglu, die aktuelle Lage in Kobane beurteilt.

Seit vier Monaten wird in Kobane gekämpft. Gegenwärtig erschweren die Wetterbedingungen den Kampf zusätzlich. Können Sie die Situation der letzten 3-4 Tage zusammenfassen?

Wir haben in den letzten vier Monaten einen einzigartigen Widerstand geleistet. Der Mut, den uns dieser Widerstand gab, ermöglichte uns die Gefechte in den Quartieren Mekteba Res und Mishtenur in den letzten Tagen zurückzudrängen. Im Rahmen unserer Befreiungsaktion, die wir vor einem Monat gestartet haben, konnten wir viele Strassen, die in den Händen der IS-Terroristen waren, zurückgewinnen. IS-Terroristen konnten unsere Erfolge nicht ertragen, worauf sie uns noch stärker angegriffen haben. Sie haben unter anderem Fedai-Aktionen ausgeführt und uns mit Autobomben angegriffen, jedoch ohne Erfolg. Sie konnten nicht fortschreiten. Wir kommen dem Sieg also näher.

Können wir also sagen, dass die Quartiere Mekteba Res und Mishtenur einschliesslich der Gegend um den Wassertank unter der Kontrolle der YPG sind?

Şoreş Hesen (Foto: Hawar News)

Şoreş Hesen (Foto: Hawar News)

Ja, diese Gegenden befinden sich unter unserer Kontrolle und werden vor allfälligen IS-Angriffen geschützt. Wir sind also nicht nur am Verteidigen sondern auch daran die Stadt zu befreien. Trotz allen schweren Angriffen kommen wir voran. Wir haben uns darauf geeignet, uns nicht zurückzuziehen.

Mittlerweile glaubt die ganze Welt daran, dass Kobane nicht fallen wird, warum aber dauert diese Befreiungsaktion so lange?

Wir haben bereits etliche Male betont, dass der Strassenkampf nicht so einfach ist und es dabei keine Regeln gibt. In den Gegenden, die in den Händen des IS sind, sind alle Strassen miteinander vernetzt, was unsere Arbeit erschwert. Der IS ist eine unberechenbare Organisation deswegen gehen wir langsam aber sicher vor. Wir stellen sicher, dass sie nicht mehr zurückkommen können, und das braucht Zeit.

Es wurde berichtet, dass der IS in den letzten Tagen aus Sirrin und Til Ebyad Verstärkung erhalten hat. Stimmt das?

Ja, das stimmt. Der IS erhält jeden Tag Verstärkung. Aufgrund der schweren Bedingungen (Winter, Müdigkeit etc.) wechseln sie alle 3-4 Tage ihre Kämpfer aus. Ihre Kämpfer haben die Ausdauer nicht, einen Monat am Stück zu kämpfen. Wir können sehen, dass an Stelle derjenigen, die wir vernichten, neue platziert werden. Wir haben zum Beispiel bis jetzt mehr als zehn tschetschenische, 6-7 türkische Gruppen sowie afghanische, kasachische oder tadschikische Gruppen vernichten können. IS-Terroristen, die hier gegen uns kämpfen, stammen aus 27 Ländern. Und das können wir beweisen. Die meisten von ihnen kommen über die Türkei nach Rojava und das weiss der türkische Staat. Die Türkei muss diese Sachlage noch einmal überdenken. Hier wurden hunderte türkische Staatsbürger umgebracht, die Beweise dafür können wir jederzeit den Medien zugänglich machen.

Das ist eine interessante Behauptung. Es wird lediglich von ein paar Personen geredet und Sie reden von hunderten von Personen?

Ja, wir haben die Beweise und können sie auf Wunsch veröffentlichen. Die Türkei muss die Kontrollen an ihren Grenzen verschärfen. Wenn die Türkei nicht mit dem IS zusammen arbeitet so soll sie es der ganzen Welt beweisen. Zudem muss sie verhindern, dass sich ihre Bürger mobilisieren, denn die grosse Zahl der IS-Mitglieder, die aus der Türkei stammen, ruft bei uns einen Verdacht auf.

Ich möchte gerne auf die IS-Verstärkung aus Sirrin und Tal Abyad eingehen. Viele wollen wissen, warum die Koalition nicht die Wege angreift, aus denen die IS-Mitglieder herkommen. Wird der Krieg dadurch nicht in die Länge gezogen?

Etwa 95% der Luftangriffe der Koalition waren erfolgreich. Unter vielen Häusern liegen die Leichen der IS-Terroristen. Ich kann aber nicht sagen, warum die Koalition auch Orte ausserhalb von Kobane angreift. Darauf haben wir keinen Einfluss. Wir können lediglich empfehlen, dass sie mehr Flugzeuge einsetzen sollen. Dies könnte die Versorgung des IS verhindern. Wir glauben dass es diese Möglichkeit gibt. Natürlich wissen wir auch, dass die Koalition die IS-Stellen in Raqqa, Til Hemis, Shingal und Bagdad ebenfalls angreift. Die Koalition hatte auch einmal ein Dorf, 7 km von Kobane entfernt, angegriffen und zehn IS-Terroristen umgebracht. Das ist etwas Neues. Gerade heute erfolgten ausserhalb von Kobane Luftangriffe.

b7121cc8_l

Vor ein paar Tagen wurde das französische Satire-Magazin „Charlie Hebdo“ angegriffen und dabei 12 Menschen getötet. Ganz Europa ist wegen radikalen Gruppen wie IS und Al-Qaida empört. Wie beurteilen Sie als YPG diese Angriffe?

Der IS ist eine unmenschliche Organisation. Wir finden es sehr wichtig, dass alle demokratischen Länder und Menschen gegen diese Bewegung vorgehen. Es ist sogar schon zu spät. Wir kämpfen hier seit mehr als anderthalb Jahren gegen IS, jeder hat das gesehen aber keiner tat was. Wir sehen die grosse Demonstration in Frankreich mit Beteiligung von Staatsoberhäupter/innen als Antwort auf unsere Kritik. Wir wissen jetzt, dass die ganze Welt in unserem Kampf gegen diese Menschenfeinde auf unserer Seite steht. Ich wiederhole es noch einmal, auch wenn wir in erster Linie für unsere Werte kämpfen, kämpfen wir auch für die ganze Menschheit. Aus diesem Grunde müssen wir unterstützt werden.

Laut einigen Medien soll Frankreich YPG mit Waffen unterstützt haben. Stimmt das?

Nein, das stimmt nicht. Ausser den Waffen, die die Autonome Region Kurdistan mittels Flugzeugen der Koalition überreicht hat und denjenigen, die die Peschmerga-Kämpfer mitgebracht haben, haben wir keine Waffenunterstützung erhalten. Wir sind auf Waffen angewiesen und hoffen auf Unterstützung.

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von Fatos Koyuncuer https://twitter.com/FKoyuncuer

YPG Spokesman in Kobane: We Are Continuing Our Victory Operation

Kobaneeee

Mutlu Civiroglu https://twitter.com/mutludc

Fighting in Kobane which has left four months behind has become harder with the onset of the winter. What has been witnessed on the battlefield in the past three, four days?

Within the last four months left behind, we have mounted unprecedented resistance against the dark terrorist powers of the Middle East. Gaining strength from this resistance, we have in recent days repelled the ISIS attacks in Mekteba Reş (Black School) area and Mishtenur Neighborhood also. We have reseized many streets and avenues under ISIS control as part of the operation to liberate Kobane which we are continuing for nearly one month now. The ISIS couldn’t tolerate losing these areas of course. They launched quite severe attacks to take back what they have lost. We however proved with our resistance that even a single inch of the areas taken by YPG will not fall into the hands of the ISIS anymore. They carried out suicide car attacks that resulted in the demolition of dozens of houses around the scenes, while dozens of theirs committed suicide attacks too. Yet they haven’t been able to advance. This is how the ISIS is being forced out of Kobane and how we are continuing our victory operation to liberate Kobane . I can say that Kobane is taking one more step on the path to victory every day.

Şoreş Hesen (Foto: Hawar News)

Şoreş Hesen (Foto: Hawar News)

Are the areas you have mentioned, which include the Water Reservoir, Mekteba Reş and Mishtenur Neighborhood, currently under your control?

Right, these areas are under our control now and being protected against fresh attacks by the ISIS. Besides remaining in defensive position, we are also continuing our work to liberate the city. We are repelling all the heavy attacks and making further advances. We have established the criteria of this move, which is based on not retreating.

Public opinion widely convinced by now that Kobane will not fall and the YPG will not be defeated. Many believe, however, the process of liberating Kobane is progressing slowly. How do you comment on that?

As we stated several times previously, street fighting is a difficult one which has no rules. All the houses and streets currently under ISIS control are connected to each other, forming completeness. It is therefore not possible to draw the ISIS back from all these houses and streets within a short time. The ISIS is an organization that recognizes neither humanity nor rules. We are making a slow progress because we secure the areas we seize, making sure to give them no opportunity to infiltrate into these areas again.

Bs2M4amCcAApCmj

For the last several days, it has been reported that the ISIS is bringing in reinforcements from Sarrin, Tal Abyad and surrounding cities. Is that true?

Yes, those reports are absolutely true. ISIS brings up reinforcements every day and owing to the winter conditions, exhaustion and other reasons they are rotating out different groups every 5-6 days. None of their fighters has the will to stay and fight in Kobane for more than a month. Therefore they are continuously changing groups of fighters. Those who get tired go back to the surrounding villages and cities and new ones come to take their place. We see how whenever we destroy a unit another comes to take its place. Up until now more than 10 Chechen units have been destroyed. 6-7 Turkish have been destroyed, and in addition many other groups from countries such as Afghanistan, Kazakhstan and Tajikistan and others have also been destroyed. We see every group we kill being replaced by a new one.  The ISIS thugs fighting us in Kobane consist of fighters from 27 various countries. These remarks of ours are grounded on evidences and documents.

Apart from that, a large number of ISIS members that are coming to fight against the Kurds in Rojava are crossing through Turkish borders. Whether or not the [Turkish] state is aware of this we are saying this as a criticism. Turkey must stop and think about this matter seriously. Up until now hundreds of people from Turkey have been killed here, and if you want to proof then we are happy to share these documents with the press in a suitable manner.

yoj training

You are making an interesting claim, and it would be possible for you to share these documents with the public. Because people seem to be talking about a small number but you are talking about hundreds.

Yes, we could share these documents with you and it would not be difficult. Turkey should look into its control of the border. If Turkey is not cooperating with ISIS they must prove to the world that they have no connections with the people that cross through their own territory. Moreover they should stop ISIS from organizing everywhere from Ankara to the Kurdish cities [of Turkey]. The large number of Turkish ISIS members who have been killed in Kobane has raised our suspicions. Everyone knows that all of these gang members – those from Chechnya, Tajikistan, Kazakhstan, the Arab countries, but also the United States, France and Germany – are crossing from Turkey to Rojava.

YPG Kobane

I want to ask about the support for ISIS coming from Tal Abyad, Sirrin and some of the other from surrounding cities. Some question why the coalition does not target the roads on which they are bringing up their support. If they continue to be able to bring up support in this manner the battle will go on much longer. What can you tell us on this?

Up until now 95% of the airstrikes in Kobane have been successful. They have gotten the expected results, and under the rubble of the collapsed houses we have recovered many ISIS corpses. I cannot say with any certainty why the coalition is not targeting areas outside of Kobane. We have no authority over them.

However as a suggestion we can propose that they use more warplanes. This is to say that if there is a plane patrolling over Kobane another plane should be patrolling outside of Kobane. We think such a possibility exists, and that in the place of one plane the coalition could send seven. We know that the coalition is operating heavily around Shengal [Sinjar], Til Hamis, Rakka and even Baghdad but we believe that the coalition can send another plane. We are of the opinion that even if it is just one more plane that the logistics and weapons support could be cut. A short time ago the coalition targeted ISIS 7km to the east in the village of Şêran and destroyed a 10 person squad. This is something new that is an airstrike outside of Kobane is taking place! Right now there is a plane above Kobane ready to carry out airstrikes and searching for targets. Of course if there had been two planes then one could be over Kobane and the other patrolling outside and we would get better results.

10678716_937789839570413_5369697446922513029_n

Last week  there were two attacks in France and 17 people were killed. As the YPG how do you assess these attacks?

ISIS is an inhumane organization. We consider it important that different people and democratic countries are coming together and working together against such groups. It might even have been a little overdue. We have been fighting against ISIS for a year and a half in Syria. Everyone saw this but remained silent about it. We criticized this silence. We look at the many different world leaders who took part in the march in France as a response to our criticism. We now know that the whole world will support us in the battle we are waging against the enemies of humanity.

We want to emphasize once more that as much as we are protecting ourselves, we are also protecting humanity from a brutal organization that is a threat for the entire world. For this reason, we believe more support needs to be given to the YPG, which has fought ISIS on the frontlines and has been paying the heaviest price. All countries including France and other coalition members and even countries not in the coalition should support us. With this support we can be rid of ISIS which is the enemy of humanity, even more quickly.

10603533_916940738321990_583617543270043304_n

In some news reports recently it has been reported that France has provided the YPG with armed support. Are these claims true?

No, such aid has not yet been discussed. Other than the weapons provided by Southern Kurdistan [KRG] and airdropped by American planes and those brought by the peshmergas themselves, no other weapons have reached us. I want to underline this. However of course we need weapons and ammunition to win this battle. We are certainly expecting aid from France and other countries.

***

For French translation of the interview: https://civiroglu.net/2015/01/16/ypg-a-kobane/

For German translation of the interview: https://civiroglu.net/2015/01/16/ypg-kobane-2/

***

For my participation to a show, interview me or get a quote on Kobane and other Kurdish related issues, please contact me at mciviroglu@gmail.com

***

Thanks for https://twitter.com/bzgncl and https://twitter.com/TheRojavaReport for translating this interview into English

YPG Kobanê Sözcüsü Şoreş Hesen: Zafer Hamlesine Devam Ediyoruz

ypj ypg

Kobanê’deki çatışmalarda dört ay geride kaldı. Çetin kış şartları savaşı daha da zorlaştırmış durumda. Savaş cephesinde son üç dört gün içinde neler yaşandı?

Şoreş Hesen: Geride bıraktığımız dört ay içerisinde, Ortadoğu’nun karanlık terör güçlerine karşı tarihte eşi benzeri görülmemiş bir direniş gösterdik. Bu direnişin getirdiği güçle son birkaç gün içerisinde Mekteba Reş (Kara Okul) ve Miştenur Mahallesi taraflarındaki IŞİD saldırılarını da geri püskürttük. Yaklaşık bir aydır başlattığımız Kobanê’yi özgürleştirme hamlesi çerçevesinde IŞİD’in kontrolündeki birçok sokağı, caddeyi geri aldık. Elbette IŞİD bu bazı yerlerin geri alınmasına tahammül edemedi. Kaybettikleri geri almak için çok ağır saldırılar gerçekleştirdiler. Fakat yürüttüğümüz mücadele ile YPG’nin geri aldığı yerlerin bir karışının bile artık IŞİD’in eline geçmeyeceğini ispat ettik. Çevresindeki onlarca evi yıkan bomba yüklü araçlarla saldırdılar, onlarca kişi intihar saldırısı gerçekleştirdi fakat yine de ilerleyemediler. IŞİD bu şekilde Kobanê’den çıkarılıyor ve zafer hamlemize devam ediyoruz ve , Kobanê gün be gün zafere doğru yürüyor.

Su havuzu bölgesi de dahil, bahsettiğiniz bu yerler, Mekteba Reş  ve Miştenur Mahallesi şu an sizin kontrolünüz altında mı?

Şoreş Hesen (Foto: Hawar News)

Şoreş Hesen (Foto: Hawar News)

Şoreş Hesen: Evet, bu yerler şu an bizim kontrolümüz altında ve IŞİD’in yeni saldırılarına karşı korunuyor. Biz sadece savunma pozisyonunda değiliz, şehri özgürleştirme çalışmalarımız da devam ediyor aynı zamanda. Tüm ağır saldırılara rağmen saldırıları püskürtüp ilerliyoruz. Bunun standardını oluşturduk, aldığımız son karar geri çekilmeme esasına dayanıyor.

Dünya kamuoyu Kobanê’nin düşmeyeceğine, YPG’nin yenilmeyeceğine inanıyor artık. Fakat Kobanê’yi özgürleştirme süreci çok ağır işliyor, bunun asıl sebebi ne?

Şoreş Hesen: Daha önce de birkaç defa belirtmiştik aslında: Sokak savaşı çok zor bir savaş ve bu savaşın herhangi bir kuralı yok. IŞİD’in kontrolündeki yerlerdeki bütün evler ve sokaklar birbiriyle bağlantılı, bir bütünlük oluşturuyorlar. Bunun için IŞİD’in bu sokaklardaki bütün evlerden kısa bir sürede çıkarılması mümkün değil. IŞİD insanlık nedir bilmeyen bir örgüt, hiçbir kural kaide dinlemiyorlar ve onlara karşı tabi ki yavaş yavaş ilerliyoruz, çünkü aldığımız yerleri sağlamlaştırıyoruz. Aldığımız yerlerden tekrar sızma yapmalarına fırsat vermeyecek şekilde ilerliyoruz.

10653452_928527877163276_2953294599637838155_n

Son iki gündür Sırrin, Tilebyad ve çevredeki diğer şehirlerden IŞİD’e takviye güçlerin geldiği aktarılıyor, doğru mu?

Şoreş Hesen: Kesinlikle doğru! IŞİD’e her gün takviye güçler geliyor ve kış şartları, yorgunluk ve diğer şeylerden dolayı 5-6 günde bir gruplarını değiştiriyorlar. Hiçbir savaşçılarının bir ay boyunca Kobanê’de savaşabilecek iradesi yok. Bundan dolayı savaşan grup sürekli değişiyor. Yorulanlar köylere ve çevre şehirlere gidiyor ve mevzilere yenileri geliyor. İmha ettiğimiz her grubun yerine yeni bir grubun geldiğini görüyoruz. Şimdiye kadar 10’dan fazla Çeçen grup imha edildi. 6-7 Türk grup imha edildi, bunun dışında Afganistanlı, Kazakistanlı, Tacikistanlı ve daha birçok ülkeden birçok grup imha edildi. Kobanê’den bize karşı savaşan IŞİD çeteleri 27 farklı ülkeden buraya gelmişler. Bunun delillerle, belgelerle söylüyoruz. Ki Rojava’da Kürtlere karşı savaşmaya gelen birçok IŞİD üyesi Türkiye üzerinden geliyorlar. Devletin bundan haberi var ya da yok, bir eleştiri olarak söylüyoruz bunu. Türkiye bu konu üzerinde tekrar ciddi bir şekilde durup düşünmeli. Türkiyeli yüzlerce kişi öldürüldü şimdiye kadar burada, ispat istiyorlarsa bunun belgelerini uygun bir şekilde basına verebiliriz.

İlginç bir iddiada bulunuyorsunuz, bu belgeleri kamuoyu ile paylaşmanız iyi olur. Çünkü herkes birkaç kişiden bahsediyor fakat siz yüzlerce kişi diyorsunuz.

Şoreş Hesen: Evet, bu belgeleri sizinle paylaşabiliriz, hiç zor bir şey değil. Türk devleti sınırdaki denetimini gözden geçirmeli. Eğer Türkiye IŞİD ile bir işbirliği içinde değilse Türkiye üzerinden gelenlerin kendileriyle bir bağlantıları olmadığını bütün dünyaya ispat etmeliler. Yine ta Ankara’dan Kürt şehirlerine kadar IŞİD’in şehirlerdeki örgütlenmelerini durdurmalı. Kobanê’de öldürülen yüksek sayıda Türkiyeli IŞİD üyesi bizde şüpheler uyandırıyor. Çeçen, Tacikistan, Kazakistan, Arap ülkeleri, hatta, Amerika, Fransa, Almanya’dan gelen bütün çetelerin Türkiye üzerinden Rojava’ya geldiğini herkes biliyor.

Tilebyad, Sırrin ve diğer çevre illerden gelen IŞİD desteğini sormak istiyorum. Birçok kişi koalisyonun neden desteğin geldiği yolları hedef almadığını soruyor. Destek bu şekilde gelmeye devam ederse savaş daha da uzamayacak mı. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Şoreş Hesen: Kobanê’de şu ana kadar hava saldırılarının %95i başarılı bir şekilde gerçekleşti. Bütün saldırılar sonuç verdi, yıkılan evlerin altında birçok IŞİD çetesinin cesedi var. Koalisyonun neden Kobanê’nin dışındaki yerleri hedef almadığı konusunda net bir şey söyleyemem. Bizim onlar üzerinde bir yetkimiz yok. Fakat biz öneri olarak daha fazla uçak kullanmalarını önerebiliriz. Yani eğer Kobanê üzerinde bir uçak dolaşıyorsa Kobanê’nin dışında da bir uçak dolaşmalı. Böyle bir imkanın olduğunu düşünüyoruz, koalisyon bir uçak yerine yedi uçak da gönderebilir.

Tabii ki koalisyonun Şengal, Tilhemis, Rakka hatta Bağdat’ta da yoğun bir şekilde çalıştığını biliyoruz fakat bir uçak daha gönderebileceklerine inanıyoruz. Tek bir uçak dahi olsa bu uçakla, yollardaki lojistik, cephane desteğinin kesileceğini düşünüyoruz.

Kısa bir süre önce koalisyon Kobanê’nin 7 km doğusundaki Şêran köyünde 10 kişilik çete grubunu hedef alarak imha etti. Bu yeni bir şey, işte bugün Kobanê’nin dışında hava saldırısı gerçekleşti. Hava saldırısını gerçekleştiren uçak şu an Kobanê’nin üzerinde ve hedef alınacak IŞİD noktalarını arıyor. Eğer iki uçak olmuş olsaydı, biri Kobanê üzerinde biri Kobanê dışında, tabi ki daha iyi sonuç alırdık.

Clipboard14

Birkaç gün önce Fransa’daki bir mizah dergisine bir saldırı gerçekleşti ve 12 kişi öldürüldü, sonra bir saldırı daha. Bütün Avrupa El Kaide ve IŞİD gibi radikal gruplara karşı ayakta. YPG olarak bu saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şoreş Hesen: IŞİD insanlık karşıtı bir örgüt. Bu insanlık karşıtı örgüte karşı demokrat ülke ve insanların birleşmesini, beraber hareket etmesini önemli buluyoruz. Hatta buna geç kalınmış bile olabilir. Bir buçuk yıldır IŞİD’e karşı savaşıyoruz Suriye’de, herkes görüyordu bunu fakat herkes sessiz kaldı. Biz bu sessizliği eleştirdik. Birçok ülke liderinin yer aldığı Fransa’daki yürüyüşü eleştirimize bir cevap olarak görüyoruz. Artık insanlık düşmanlarını karşı yürüttüğümüz savaşta bütün dünyanın bizi desteklediğini biliyoruz. Hep tekrar ediyoruz, biz başta her ne kadar ulusal değerlerimizi koruyorsak da aslında bütün dünyayı hedef alan bir örgüte karşı savaşarak insanlığı koruyoruz. Bunun için, Fransa olsun, koalisyonda yer alan ülkeler, yer almayan ülkeler olsun, bütün ülkeler IŞİD’e karşı en ön safta savaşıp en ağır bedelleri ödeyen YPG’ye daha fazla destek çıkmalılar. Bu destekle insanlık düşmanı bu örgütten daha hızlı bir şekilde kurtulabiliriz.

10885490_783679085047897_1887532192031300046_n

Basında çıkan kimi haberlerde Fransa’nın YPG’ye silah yardımında bulunduğu iddia ediliyor, doğru mu bu iddialar?

Şoreş Hesen: Hayır, böyle bir yardım söz konusu değil. Amerikan uçakları vasıtasıyla bize ulaşan Kürdistan Bölgesi Hükümeti silahları ve peşmergelerin gelirken getirdikleri silah dışında bize herhangi bir silah ulaşmış değil. Bunu altını çizerek belirtiyorum. Fakat elbette ki savaşı kazanmamız için silaha ve mühimmata ihtiyacımız var, Fransa ve diğer ülkelerin yardımını bekliyoruz.