Monthly Archives: March 2015

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile Rojava’daki Son Durumu Görüştük

Serekaniyee

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile başta Serêkanîyê’deki durum olmak üzere birçok güncel konuyu görüştük.

Mutlu Çiviroğlu                      https://twitter.com/mutludc

Geçen hafta özellikle Serêkanîyê’de yaşanan şiddetli çatışmalardan sonra bölgede son olarak durum ne?

Rêdûr Xelîl: Serêkanîyê ve Tiltemir çevresindeki IŞİD saldırıları 23 Şubat’tan beri aralıksız devam ediyor. Özellikle Menacir ve Serêkanîyê arasındaki bölgede YPG güçlerimiz ile terörist IŞİD çeteleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Burada IŞİD’e ağır bir darbe indirildi, karargah olarak kullandıkları iki köy ve mezra tamamen güçlerimizin kontrolü altına geçti. Burada onlara ait cephanelik mühimmat ve birçok ceset elimize geçti. Tiltemir ve Menacir köyleri etrafında bazen yine çatışmalar çıkıyor.

IŞİD bu son saldırılar ile neyi planlıyordu. Serêkanîyê’de tehlike tam olarak geçmiş diyebilir miyiz?

Redo
Rêdûr Xelîl:
Hayır, henüz tehlike geçti diyemiyoruz. Fakat onların bölgedeki planlarını boşa çıkardık. Kontrolümüz altına geçen köylerin önemi yüksek. Bu köyler Serêkanîyê ve Tiltemir arasında olduğu için IŞİD her iki şehir arasındaki yolları kontrolü altında tutmaya çalışıyordu. Eğer onları oradan çıkarmasaydık tehlike giderek artacaktı. IŞİD Tilhemis ve Tilbarak’ta çok ağır darbeler aldı, gücünü tekrar ispatlamak istercesine Tiltemir ve Serêkanî’ye yöneldi. Fakat YPG ve YPJ direnişi karşısında IŞİD bozguna uğradı. Şüphesiz bu direnişe az da olsa uluslararası güçlerin de katkısı oldu.

Peki neden burada uluslararası güçlerin desteği Kobanê’deki destek gibi olmadı? Çağrılarınız olmasına rağmen desteğin gecikmesini neye bağlıyorsunuz?

Rêdûr Xelîl: Tiltemir ve Serêkanîyê’deki destek Kobanê’deki destek kadar değildi. Elbette ki biz daha fazla destek için çağrılarda bulunduk. Zaten kurulun uluslararası güç IŞİD’e karşı mücadele etmek için kurulmuş ve karada IŞİD’e karşı savaşabilen tek güç bugün YPG’dir. YPG’nin başta Amerika olmak üzere bütün uluslararası güçlerin en stratejik gücü olabileceğine inanıyoruz. IŞİD’e karşı mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için biz daha aktif, daha fazla destek bekliyoruz. Bu gecikmenin sebebi YPG ve uluslararası güçler arasındaki bir anlaşmazlık değil, uluslararası güçlerin yürütmüş olduğu siyasetle ilgili bir şey. Bu siyasi anlaşmazlıkların bir an önce ortadan kalkmasını umuyoruz. IŞİD’e karşı mücadele hiçbir zaman durdurulmamalı, çünkü bölgeyi hemen tehdit etmeye başlıyorlar.

Fakat uluslararası güçlerin vermiş olduğu desteğin mücadelenize katkısı olduğunu belirtiyorsunuz, doğru mu?

Rêdûr Xelîl: Elbette ki, bunu hiçbir zaman inkar etmiyoruz ve destekleri için hep teşekkür ediyoruz. Kobanê’de, Tilbarak’ta, Tilhemîs’te büyük bir destek sağladılar. Fakat bizim demek istediğimiz, Tiltemir ve Serêkanîyê’de yeterince aktif bir destek olmadı. Eğer diğer bölgelerde vermiş olduğu desteği burada da vermiş olsaydı daha büyük bir başarı elde ederdik

Birkaç YPG komutanı Türkiye’nin mücadelenizi olumsuz etkilediğini, IŞİD’e destek verdiğini belirtti. Siz bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Türkiye’nin bu desteği yüzde yüz verdiğine dair belgeler üzerine konuşmak istemiyoruz. Türkiye’nin IŞİD’in geçişine izin verdiği yönündeki iddialar hep olan bir şey. Tilebyad’dan Serêkanîyê’ye kadar dört sınır kapısı açık, IŞİD bu kapılarından çok rahat bir şekilde geçiyor. Bu iddialar ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır, fakat Türkiye’nin onları desteklediği yönünde iddialar var. Bu iddialara karşı IŞİD’e karşı mücadele aktif bir rol almalı ve YPG’ye destek vermeli. Çünkü önümüzdeki günlerde ŞİD değil Kürt halkı bölgede hakim olacak.

YPG_Fighters_Serekaniye_2012 (Photo: Mutlu Civiroglu)

Tilebyad’tan bahsettiniz. IŞİD bu saldırıları Tilebyad’a almamanız, dolayısıyla her iki kantonu birbirine ulaştırmamanız için yapmış olabilir mi?

Rêdûr Xelîl: IŞİD bölgeden tamamen silinmekten çok korkuyor. Kobanê’de aldığı ağır yenilgiden sonra bütün gücünü Tilebyad ve Serêkanîyê arasında topladı.

Bazı haberlere göre IŞİD Kürdistan Bölgesi’nde klor gazı kullanıyor, Kobanê’de de aynı iddialar gündeme gelmişti. Bu konuda neler diyeceksinz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD’in Kürdistan ve bütün dünyadaki tehlikesi şu an her zamankinden daha fazla. IŞİD’in büyük darbeler aldığı doğrudur, zaten bu darbelerden dolayı tehlike artmış diyoruz. IŞİD şu an yaralı bir yılan gibi, eline geçen bütün fırsatları değerlendirebilir. Kimyasal silah bile kullanabilir. Kürdistan’ın güneyinde kullanmış olduğu gazlar ve yasaklı silahlar için şaşırmadık. Kürdistan’ın batısında da, özellikle Cezaa ve Kobanê’de bu yasaklı silahları daha önce kullandılar. Uluslararası kuruluşlar bunları raporlarla ispatladılar. Bunun için bu örgüte karşı Avrupalı devletler, uluslararası güçler, Amerika daha etkili bir mücadele yürütmeli, YPG’ye daha fazla destek vermeli.

Esad rejimine ve IŞİD’e yakın haber siteleri Hizbullah’ın Serêkanîyê’de YPG’ye yardım ettiğini iddia ediyorlar. Doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Bunlar tamamen rejimini yürüttüğü kara propaganda siyaseti. YPG’yi karalayarak zayıf düşürmeye çalışıyorlar, bu iddialar tamamen asılsız.

Bir süredir rejim ile bir takım sıkıntılar yaşıyordunuz, şu an ilişkiniz ne durumda?

Rêdûr Xelîl: Rejim kendi bölgesinden çıkmış değil, çıkacak gibi de değil. Şu an rejim ile olan ilişkilerimizde herhangi olağanüstü bir durum yok. Çünkü rejimin şu an için bize karşı bir saldırı pozisyonunda değil. YPG IŞİD’e karşı savaşmaya devam ediyor ve rejim de şehir de hala eski yerini koruyor.

Suriye muhalefeti yaptığı bir açıklamada Tilhemis ve Tilbarak’taki köylerde YPG’nin Arap köylülere kötü davranışlarda bulunduğunu iddia etmişi. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Tabi ki bu iddialar asılsız, bu açıklamaya karşı resmi bir açıklama yapmıştık zaten. Bu tür açıklamalar IŞİD’in bölgedeki varlığına meşruiyet veriyor. Böyle bir yaşanmadı, sivil halk şu an hala köylerindeler. IŞİD oralardayken köylerinden ayrılmak zorunda kalan insanlar da yardımlarımızla dönmeye başladılar. Bütün uluslararası kuruluşlar özellikle de Birleşmiş Milletler eğer gelip rapor hazırlamak isterse kapımız sonuna kadar açık ve çalışmalarında istedikleri kolaylığı sağlarız.

Bazı kaynaklar Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin YPG’ye silah yardımında bulunduğunu iddia ediyor, doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Böyle bir yardımın olmasını isterdik fakat öyle bir şey yok. Geçtiğimiz günlerde sembolik olarak Kobanê’de bir yardım yapıldı fakat bunun dışında büyük bir yardım söz konusu değil. Peşmergelerin silahlandırılmasını, ulusları güçlerin onlara silah yardımı yapmasını sonuna kadar destekliyoruz. Fakat aynı desteğin YPG’ye de verilmesini istiyoruz. Çünkü bugün Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan tek güç YPG’dir.

Peki, uluslararası güçlerin sizlere herhangi bir desteği olmadı mı? Fransa bu konuda olumlu mesajlar vermişti. Dün Kanada başbakanı Stephen Harper operasyonları genişletip Suriye’de de IŞİD’e karşı mücadele edeceklerini belirtmişti.

Rêdûr Xelîl: Doğrudur, birçok olumlu ve samimi açıklama yapılıyor. Bu açıklamaların hepsine biz de olumlu yaklaşıyoruz. Fakat pratikte adım atılmasını istiyoruz, şu ana kadar pratikte herhangi bir şey yok.

Tiltemir’de kaçırılan Hristiyanlar için yeni bir gelişme var mı?

Rêdûr Xelîl: Şu ana kadar da nerede oldukları tespit edilmiş değil, akıbetleri hakkında kimse bir şey bilmiyor. Tiltemir, Menacir ve Serêkanîyê’de Süryani ve Kürt halkları büyük bir katliamla yüz yüzeler. IŞİD özellikle bu bölgeyi hedef almış durumda. YPG olarak Kürt halkını, Süryanileri ve bu topraklarda yaşayan diğer bütün azınlıkları sonuna kadar koruyacağız. Fakat uluslararası güçler de bize gereken yardımı vermeli.

Newroz kutlamaları birkaç gündür devam ediyor. Son olarak Newroz için neler demek istersiniz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD Kürdistan’a yönelerek Kürt halkının direnen ruhunu hedef almak istiyor. Onlara karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu mücadele ruhuyla başta Kürt halkının olmak üzere bütün Ortadoğu halklarının Newrozunu kutluyoruz.

YPG Komutanı Koçer ile Serekaniye’deki Durumu Görüştük

Serekaniye ypg

Mutlu Çiviroğlu                          https://twitter.com/mutludc

Sayın Hisên Koçer, son birkaç gündür IŞİD’in şiddetli bir şekilde saldırdığı aktarılıyor. Serêkanîyê’de durum son olarak ne?

Hisên Koçer: Son üç gündür YPG’nin birkaç noktasına saldırılar düzenliyorlar. Kobanê ve Tilhemîs’te bozguna uğradıkları için bu şekilde saldırlar. Bu saate kadar da çatışmaların şiddeti çok yüksek diyebilirim.

Bazı kaynaklar Tilxenzîr’in IŞİD’in eline geçtiğini yazıyor, doğru mu bu?

Hisên Koçer: IŞİD’in Tilxenzîr’e girdiği doğru fakat YPG de hala orada ve çatışmalar devam ediyor. IŞİD’in eline geçtiği yönünde çıkan haberler doğru değil.

Tixenzîr ve Serêkanîyê’de yine ağır silahlarla mı saldırıyorlar?

Hisên Koçer: Durmadan ğır silahlar, tanklar ve toplarla saldırıyorlar. Türkiye sınırından giriş çıkış yapıyorlar. YPG de Tilxenzîr çevresindeki köylerde bu saldırılara gerekli şekilde karşılık veriyor.

Peki, bu ağır silahlar nereden geliyor? 

Hisên Koçer: Rakka’dan, Şedad’tan geliyor bu ağır silahlar. Bildiğiniz üzere Suriye ve Irak’ta birçok ağır silah onların eline geçti. Bu çetelere çevredeki ülkeler de destek veriyor. Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye. Herkesin gözü önünde, açık bir şekilde Türkiye’den gelip saldırıyorlar. Eğer Türkiye destek vermeseydi, bu sınırdan rahat bir şekilde saldıramazlardı.

İddia ettiğiniz bu geçişler için görgü tanıkları var mı?

Hisên Koçer: Türk hükümeti bir açıklamasında Suriye’deki muhalifleri eğiteceklerini belirtmişti. Şu an Tilxenzîr’e gelenlerin çoğu eğitimini Türkiye’de tamamlamış kişiler. Türkiye muhalifleri eğittiğini belirtiyor fakat aslında çeteleri eğitiyor. Buradan çok net bir şekilde söyleyebiliriz, Türkiye IŞİD’in merkezi.

Neye dayanarak bunu iddia ediyorsunuz?

Hisên Koçer: IŞİD’in paylaştığı videolara bakmak bile yeterli. O videolarda Türkiye tarafında nasıl mevzilendiklerini ve bu tarafa geçmeye çalıştıklarını görebilirsiniz. Bu sınırı kullanamadıkları takdirde ilerlemeleri mümkün değil. Çünkü Tilabyad taraflarında YPG karşısında direnemedikleri için Türkiye sınırı üzerinden girmeye çalışıyorlar.

YPG Commander Husein Kocher

Tilxenzîr ve Serêkanîyê çevresinde koalisyonun da hava saldırıları ile destek verdiği aktarılıyor. Bu destek hangi aşamada?

Hisên Koçer: Bu saate kadar da burada YPG’ye gözle görülür bir desteği söz konusu değil.

Tilhemîs ve Tilbarak’ta koalisyon etkili bir şekilde destek vermişti, Rêdûr Xelîl de bunu doğrulamıştı. Tilhemîs ve Tilbarak’ta destek veren koalisyon niye Serêkanîyê’de destek vermiyor peki?

Hisên Koçer: Biz Amerika’nın, koalisyonun desteğiyle bu çeteleri coğrafyamızdan çıkarmak istiyoruz. Bize yardım edebilecek bütün devletlere sesleniyoruz. Her şey gözler önünde fakat henüz herhangi bir yardım yok.

Peki, Esad rejimi bu karede nerede duruyor tam olarak?

Hisên Koçer: IŞİD’in Suriye’de yaptığının aynısını rejim de yapıyor. Yakıp yıkıp öldürülüyorlar, başka da bir şey yapmıyorlar. Cezire, Serêkanîyê ve Kobanê’deki IŞİD saldırılarına karşı rejimden herhangi bir destek almış değiliz. Çünkü rejim burada bir Kürt gücünün, Kürt yönetiminin oluşmasını istemiyor. Bundan dolayı yaşananları sadece izliyor.

Suriye’deki bazı ajanslar YPG’nin birçok kayıp verdiğini yazıyor. YPGli şehit sayısı ve öldürülen IŞİDli sayısı hakkında neler diyeceksiniz?

Hisên Koçer: IŞİD’in birçok kaybı var. Tilxenzîr’de üç dört defa hamle girişiminde bulundular fakat püskürtüldüler. Bu sırada birçok çete öldürdük. Tilxenzîr çevresinde çatışmalar devam ediyor, elimizdeki bilgilere göre 12 arkadaşımız şehit düşmüş.

Tilxenzîr’in stratejîk olarak önemi ne?

Hisên Koçer: Tilxenzîr Serêkanî’ye yaklaşık 15 km uzaklıkta. O civardaki köylerin hepsi Arap köyleri. Eğer Tilxenzir’i alırlarsa o tepeden Serêkanîyê’ye rahat bir şekilde ulaşacaklarını düşünüyorlar.

Bu saldırılarla IŞİD’in Tilabyad’a girme hazırlığında olan YPG’nin önünü kesmeye çalıştığı söyleniyor, bu yaklaşımı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hisên Koçer: Bütün dünya gün geçtikçe YPG’nin daha da güçlendiğini görüyor. Cerablus, Tilabyad ve Rakka taraflarında da ilerliyor YPG. Tilhemîs taraflarında YPG önemli başarılar kaydetti. IŞİD artık Arapların, Hristiyanların, Çeçenlerin katıldığı YPG’ye tahammül edemiyor. Halkların birlikte huzur içinde yaşaması onların en istemediği şey.

YPG artık IŞİD saldırılarını tamamen durdurabilecek güce sahip mi?

Hisên Koçer: YPG bütün insanlığı hedef alan bir örgüte karşı savaşıyor. Bunun için demokrat, insan haklarını savunan devletlerin hepsi YPG’ye destek vermeli. Bu şekilde IŞİD’in onların topraklarına girme tehlikesi de önlenmiş olur. Eğer YPG IŞİD karşısında bu kadar direnmeseydi IŞİD şimdi çoktan farklı yerlere girmişti.

Son olarak YPG saflarında savaşan yabancı savaşçılar için neler demek istersiniz?

Hisên Koçer: Amerika’dan, İngiltere’den ve daha birçok uzak ülkeden gelip YPG saflarında savaşmaları bizim için kutsal bir şey. Tilxenzîr’deki çatışmalarda üç dört Amerikalı çok önemli bir rol oynadılar. Onların bu tutumu halkları birbirine daha da yaklaştıracak ve dayanışmamız daha da güçlenmiş olacak.

YPG Spokesman Redur Xelil: Liberation of Tal Hamis is a Very Strategic Gain

Hêzên YPG li nêzîkî bajarokê Til Hemîs
Hêzên YPG li nêzîkî bajarokê Til Hemîs

Mr. Redur Xelil, Tal Hamis has drawn all attention on itself now. What is the current situation, has Tal Hamis come under full control of the YPG forces?

As YPG and YPJ forces, we made significant advances within a short time of five-six days as a result of the operations we launched on 21 February. At around 11 this morning [February 27], our forces managed to enter Tal Hamis which was taken under full control by our forces several hours ago.

Over a hundred villages and hamlets in three sides of Tal Hamis have also come under our control. Besides, an operation to clear the city of mines and other traps laid by ISIS has just been started.

For our readers not very acquainted with the geography of the region, could you explain the strategic importance of Tal Hamis?

The town of Tal Hamis to the south of Qamishlo was one of the main headquarters of ISIS and constituted a great danger for Shengal [Sinjar]. ISIS were continuously providing back front support from Tal Hamis which was therefore a constant problem for the south of Kurdistan and at the same time for Qamishlo and other Kurdish-inhabited towns. This is why ISIS needed to be driven out of here, which YPG have accomplished with a significant victory today.

The operation you carried out last year didn’t succeed and Arabs in the region opposed you. What attitude was displayed by the local Arab population this time?

All the minorities in the Jazira Canton participated in this operation. I may not mention all of them one by one but a number of tribes such as Shamar, Jawala, Sharabi, Benitaba and Rashid all took part in the operation. In addition to units affiliated to the Syriac Military Council and the tribe of Shamar. It was a successful operation. That is to say, the attitude of the local Arabs wasn’t like last year’s. This is because everyone knows by now that ISIS is a dark force. The methods of torture ISIS perpetrated on people also caused great reaction from the local people.

Redo
Spokesperson of the YPG Redur Xelil

 

Are ISIS planning further attacks in the coming days against places of strategic importance such as Al-Houl?

Our fight against ISIS will continue as long as the threat on the Canton of Jazira remains, we know no bounds in this regard.

It is being reported that the same kind of the solidarity between the U.S.-led coalition and YPG forces is taking place in Jazira at the moment. What would you as the YPG Spokesman say about the role of the coalition strikes?

Coalition forces too have actively participated in this operation and provided a major support to us, thus enabling the operation to accomplish.

You’ve said you had acted together with Syriac forces. Many Christian civilians have been kidnapped. What is the current situation in Tal Tamir?

ISIS attempted attacks in Tal Tamir especially after their defeat in Kobanê and our advance in Tal Hamis. Three Syriac villages were unfortunately taken by ISIS in these attacks. According to the information we have, more than a hundred civilians including children, women and elders have been kidnapped by ISIS. No information is yet available regarding their fate but they are guessed to have been taken to the Abdulaziz Mountain which is also held by the ISIS. Very fierce clashes are currently taking place between YPG and ISIS in order for the retaking of these Assyrian villages.

Bashar Assad was being asserted to be protecting the Christian community in Syria and the villages you’ve mentioned are said to be close to the Syrian regime which however remained silent at the siege and abduction of Christians. How do you assess this attitude of the regime?

Allegations on the Assad regime being the protector of minorities should be approached with suspicion. The regime made no intervention, despite having opportunities, while ISIS attacked these villages. The fact that YPG’s manner of protecting minorities is not just a politics or propaganda is known very well by everyone now. YPG is struggling to protect all minorities in practice too. I suppose minorities also know this very well now. Everyone aware of this truth backs YPG which is thus growing more and more every day. In all the areas controlled by YPG, everyone can continue their life in peace and tranquility.

What about Tal Abyad. The cantons of Jazira and Kobanê have parted from each other now. Are attacks being planned on Tal Abyad in the coming days to ensure the merging of the two cantons?

As I’ve just said, our fight will continue as long as the ISIS threat remains. We know no bounds in this struggle which, in other words, will not be concluded with the liberation of Kobanê and Tal Hamis alone.

What would you as the YPG Spokesman like to say regarding your Australian fighter Johnson who lost his life few days ago?

Ashley Johnson’s joining the YPG ranks, which happened despite the Australian and Kurdistan territories being kilometers away from each other, honored us. Inspired by the resistance we mounted, Ashley joined the anti-terror fight we are waging for humanity, and played an active role in it. He was fighting on the front lines. He was martyred in the village of Xesan in Tal Hamis.

Ashley is a martyr of the Kurdish people and humanity. We offer our condolences to both his family and the Australian people. We believe the solidarity between peoples and the spirit of struggle will grow stronger with his memory.

***

Translated into English by Berna Özgencil  https://twitter.com/bzgncl