Gazeteci Mutlu Çiviroğlu, Trump’ın açıklamasını iznews’e yorumladı: Trump tepkilere dayanamadı, tepkinin kesiştiği nokta Kürtlere ihanet edildiği üzerineydi

m

Özel Haber: İhsan Kaçar

ABD Başkanı Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan telefon görüşmesinden sonra, Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde uzun süredir planladığı operasyon için yakın zamanda harekete geçeceği hatırlatılırken, ABD’nin bu operasyona dahil olmayacağı, askeri destek vermeyeceği ve “IŞİD’i yenilgiye uğratan” Amerikan askerlerinin bölgeden çekileceği aktarıldı.” İfadeleri kullanıldı.

Beyaz Saray’ın bu açıklamasını Amerika’da bulunan deneyimli Gazeteci Mutlu Çiviroğlu iznews agency’e yorumladı.

mm

Beyaz Saray’ın açıklamasında görünen şunlar; “Türkiye yakında, uzun süredir Suriye için planladığı askeri harekatı başlanacağı söyleniyor. Türkiye bu operasyonu yaparken, Beyaz Saray’ın buna karşı durma gibi bir rahatsızlığı yok. Bu da ABD’nin şimdiye kadar uygulamış olduğu siyasetten vazgeçmiş oluyor. Çünkü bu güne kadar uyguladığı siyaset, “Türkiye’nin tek taraflı adımlardan kaçınması gerektiği” üzerineydi. Son dönemlerde yapılan çalışmalar da, ortak koordinasyon amaçlıydı. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’nin tek taraflı adım atmamasına yönelikti. Beyaz Saray tarafından yapılan yeni açıklama, bu siyasetin sona geldiği ‘anlamı’ olarak da yorumlanıyor.” diyen Çiviroğlu, “Amerikan güçlerine verilen emirlere de ‘o bölgeden bulunmayın anlamı çıkıyor’ Türkiye’nin operasyon yapacağı bölgede Amerika’nın askerlerinin olmaması ve çekilmesi gerektiği, bu askerlerin operasyona ne destek verileceği, ne de karşı olacağı anlamına geliyor. Yani taraf olmaması gerektiği söyleniyor.”

Gazeteci Çiviroğlu, Beyaz Saray’dan yapılan açıklamayla ilgili sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada önemli olan şu, operasyon yapılacağı bölgeden bulunmayacak, ama Suriye’den tamamen çıkacağı ibaresi yok. Ayrıca açıklamada operasyonun yapılacağı alan da belirtilmemiş, bu nedenle son zamanlarda açıklamalarda gördüğümüz muğlaklık, burada da bulunuyor. Tam olarak yorumlamak güç, çünkü somut, açık ve berrak ifadeler yok. Türkiye’nin ne kadar Suriye’nin içerisine girecek ile ilgili bilgimiz de yok. Tekrar söyleyim, ‘Türkiye tek taraflı girmemeli’ siyasetinden çark edildiği görülüyor.”

mmm

Çivirlioğlu: Daha önce de iznews’e yaptığım açıklamalarda da söylemiştim. Başkan Trump’ın Pentagon ve diğer ABD kurumlarının tavsiyelerine rağmen, kişisel olarak verdiği kararlar var, bu da o kararlardan biri, çünkü Pentagon’un, CENTROM’un diyeceği ‘ABD askerlerinin orada kalması gerektiğini ve Türkiye’nin bölgeye operasyon yapmaması, olası bir operasyonun bölgeyi istikrarsızlaştıracağını, IŞİD’e yarayacağı ve IŞİD’e yaşam alanı sunacağı IŞİD tehlikesinin daha bitmediği’ görüşü var.

Trump ve Erdoğan’ın iyi anlaştıklarını ifade eden Çiviroğlu, “Geçen yıl Aralık ayında okuyucularınızda hatırlar, Trump’ın ‘çekileceğiz’ açıklaması da Erdoğan’la yapılan görüşmeden sonra olmuştu. Her iki lider arasında bir frekans var. Türkiye’de bunu iyi okuyor. Erdoğan’da son hamlelerini Trump üzerinden yapıyordu. Beyaz Saray’ın açıklamasını da bir şekilde bunun yansıması olarak görebiliriz.”

mmmm

Trump müttefiklere kızgın

Çiviroğlu: Açıklamanın ikinci bölümünde de Trump’ın müttefiklere sitemi ve kızgınlığı var. “Fransa, Almanya ve birçok Avrupa ülkelerine söyledik, gelin IŞİD’li vatandaşlarınızı alın diye, ama almadılar. Bu saatten sonra Amerika artık bundan sorumlu değildir.” Burada Trump müttefiklere olan kızgınlığı açıkça dile getiriyor. Açıklamanın en ilginç noktası ise, “bu saatten sonra, artık IŞİD’lilerden sorumlu ülke olan Türkiyedir”  bunu belirtilirken de, ‘Vergi veren Amerikan halkının artık bu yükü taşımayacağı’ gibi bir ifade kullanıyor. Buradan baktığımızda, Trump kendine ve siyasetine uygun adımlar atıyor. Çünkü Amerika’yı bir müttefikle karşı karşıya getirmiyor. IŞİD belasından da, yükü ülkesinin üzerinden alıp, başka bir ülkeye devrediyor. Bu ülke de Türkiye, şu anda, olası operasyonla, tutuklu IŞİD’lilerin sorumlusu bundan sonra artık Türkiye’de olacak” diyor.

Donald J. Trump

@realDonaldTrump

As I have stated strongly before, and just to reiterate, if Turkey does anything that I, in my great and unmatched wisdom, consider to be off limits, I will totally destroy and obliterate the Economy of Turkey (I’ve done before!). They must, with Europe and others, watch over…

159 B kişi bunun hakkında konuşuyor

Trump’ın ‘Türkiye ekonomisi mahvedip yok edeceğim’ açıklamasını değerlendiren Çiviroğlu:

‘Dün gece Beyaz Saray’dan yapılan açıklamadan bu yana büyük bir tepki var. Bu karara hem Cumhuriyetçilerden hem Demokratlardan hem ABD kamuoyundan hem de medyadan ve düşünce kuruluşlarından gelen büyük bir tepki var. Tepkinin kesiştiği nokta Kürtlere ihanet edildiği bu kadar bedel ödeyen müttefiklerin yalnız bırakıldığı. Turkiye’nin niyetinin Kürtleri yok etmek olduğu vurgulanıyor. Bu yüzden de Trump’a bu karardan vazgeçmesi çağrısı yapılıyor. Bu kararın İran ve Rusya’ya da büyük kazanım sağlayacağı dile getiriliyor. Özellikle Cumhuriyetçi senatör Luisa Grader, ABD’in yakın döneme kadar BM’deki Büyükelçisi Nikki Haley gibi isimlerin açıklamaları var. Bunların hepsinin yansıması olarak Trump’in baskılara dayanamadığını kararından geri dönerek ve bugünkü açıklamasını yaptığını görüyoruz. Bu açıklama ABD kamuoyunun düşünce kuruluşlarının, medyanın çekilme konusunda ne kadar rahatsız olduğu gösteriyor. | @iznews agency

Gazeteci Mutlu Çiviroğlu, Trump’ın açıklamasını iznews’e yorumladı: Trump tepkilere dayanamadı, tepkinin kesiştiği nokta Kürtlere ihanet edildiği üzerineydi

Kafkas Kürtlerinin sembol ismi, yazar ve Kürdolog Kerem Anqosi hayatını kaybetti

Kafkas Kürtlernin sembol isimlerinden aydın, yazar ve Kürdolog Kerem Anqosi Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yaşamını yitirdi.

Osmanlı dönemindeki katliamlardan kaçarak Gürcistan’a yerleşen Ezidi Kürt bir ailenin ferdi olarak 1937 yılında dünyaya gelen Anqosi, Kafkas Kürtlerinin önde gelen isimlerinden biri olarak tarihe geçti.

Ailesi ise Van’ın Seydibeg köyünden, Osmanlı katliamlarından kaçmıştı.

Gürcistan Üniversitesi Doğu Bilimleri Farsça Dili Bölümünden mezun olduktan sonra Kürt dili üzerine master yapan Anqosi, Türkiye’yi hiç görmedi ancak yine de Gürcistan’da ailesi ve çevresinin etkisiyle Kürt kültürü içinde bir yaşam sürdü.

Kürtçe ve Gürcüce çok sayıda eser kaleme alan Anqosi, Kürt kültürü, tarihi, dili ve gelenekleri konularında kafa yordu.

Şair olarak da eserler veren Anqosi, kimi eserlerinde Kürdistan hasreti ile ilgili şiirler kaleme aldı.

Kerem Anqosi başkent Tiflis’te Kürt kurumlaşmasının öncülüğünü yaparak, 1990’lı yıllarda Kürtçe yayın yapan Ronkayi Radyosu’nu kurdu. Kurduğu radyoda Kürt gençleri ve bizzat kendisi Kürtçe programlar hazırlayarak Kürt dili ve kültürünün eski Sovyetler Birliği’nde kaybolmamasında büyük emek harcadı.

Kerem Anqosi 2014 tarihinde Dünya TV’ye verdiği röportajında hayatından ve çalışmalarından bahsetmişti.

Gürcistan’da Kürtlerle Gürcü, Ermeni ve Azeri halkları arasında köprü olmayı başaran Anqosi, Gürcistan Gazeteciler Cemiyeti üyesiydi.

HDP Kürtçe hesabından da Enqosi’nin vefatı üzerine Kürtçe bir paylaşım yapıldı.

Kerem Anqosi’nin vefatını yorumlayan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, “Kerem Anqosî Gürcistan’da Kürtlerin sembol ismiydi. Bu ülkedeki Kürtlerin yaptığı tüm çalışmalarda en ön safta yer almıştı. 1950’li yıllarda başlayan Kürt kültürü ve folklore çalışmalarında, ilk Kürtçe Rock müzik grubu olarak bilinen Koma Wetan’ın oluşumunda ve Tiflis’te uzun yıllardır yayın yapan Kürtçe radyonun kuruluşunda çok önemli hizmetleri olmuştu” dedi.

Çiviroğlu, Anqosi ile ilgili şunları söyledi:

“Anqosî yine Kürt gençlerinin anadilleri Kürtçe’yi iyi öğrenmeleri için dil üzerine çok çalışmalar yaptı, dil kursları açtı ve kitaplar yazdı. Anqosî  ayrica tüm Kürtler arasında çokça sevilen “Sîpan Sîpanê”, “Lêxin Birano Lêxin”, “Welatê Me Kurdistan”, “Ez Heyrana Dîtina Te Me Ey Welat” gini türkülerin de yazarıydı.

Sovyet Kürtleri arasında çok güçlü olan anavatan sevgisini hatayının sonuna kadar yüreğinde taşıyan Anqosî  bu sevgisini etrafındaki binlerce gence de aşılamıştır. Kendisiyle birkaç defa telefonda konuşmuştum. Çok sıcak, sevgi dolu ve samimi bir insandı ve onun aramızdan ayrılışı sadece Gürcistan Kürtleri için değil, malesef tüm Kürtler için büyük bir kaypı oldu ama arkasında bıraktıgı ülke ve halk sevgisi her zaman akıllarda ve yüreklerde kalacak. Kürtlerin bir sözü var: “Ga dimire çerm dimîne, mêr dimire nav dimîne” yani bir insan ölse bile arkada bıraktıklarıyla her zaman canlıdır.”

https://ahvalnews.com/tr/kurtler/kafkas-kurtlerinin-sembol-ismi-yazar-ve-kurdolog-kerem-anqosi-hayatini-kaybetti

Local Officials: IS Women in Syria’s al-Hol Camp Pose Security Risk

Citing an escalation of violence by Islamic State-affiliated women, supervisors at the al-Hol camp in northeastern Syria are calling on the international community to find a solution for thousands of such women and children who are being held at the overcrowded refugee camp. VOA’s Mutlu Civiroglu reports from the al-Hol camp.

https://www.voanews.com/episode/local-officials-women-syrias-al-hol-camp-pose-security-risk-4047491

IS Foreign Women Smuggled Out in Northeastern Syria Camp

In this Saturday, Sept. 7, 2019, photo, women who recently returned from Al-Hol camp, which holds families of Islamic State members, gather in the courtyard of their home in Raqqa, Syria, during an interview. The Kurdish-led administration has…FILE – Women who recently returned from the Al-Hol camp, which holds families of Islamic State members, gather in the courtyard of their home in Raqqa, Syria, during an interview, Sept. 7, 2019.

WASHINGTON – A group of intruders who disguised themselves as security forces protecting al-Hol refugee camp in northeastern Syria have helped smuggle out several women affiliated with the Islamic State (IS) fighters, local authorities told VOA.

“Some smugglers put on SDF uniforms or security police outfits, and they helped some IS women escape the camp for money,” said Judy Serbilind, who monitors IS female affiliates detained at the overcrowded camp.

Serbilind refused to disclose the number of the escaped women but said there were dozens. She said most of them came from outside of Syria, particularly from Europe.

“We believe that they fled to Idlib then to Turkey. We think some of them might reach out to the embassies of their countries and some (will) stay in Turkey.”

Al-Hol is a makeshift encampment set up for those who were displaced during the war against IS in eastern Syrian province of Dir el-Zour. The camp’s population skyrocketed from about 10,000 refugees in December 2018 to over 70,000 by April 2019 following a U.S.-led operation that defeated IS from its last stronghold of Baghouz.

After several escape incidents, fearing a larger attempt by IS to infiltrate the camp, Kurdish-led security forces who guard the camp promptly increased their numbers around the area, Serbilind told VOA. To ease burden on the overloaded camp, management also released dozens of Syrian women with IS affiliation to their families and tribes provided that their families guarantee they will not go back to the militant group.

According to Human Rights Watch, more than 11,000 of people in the camp are foreign women and children related to IS.

Local Officials: IS Women in Syria’s al-Hol Camp Pose Security Risk

Daily Incidents

Syrian Kurdish officials in the past have said they were holding hundreds of foreign fighters in their prisons, along with thousands of their wives and children from 44 countries. The officials said they were overwhelmed by the burden and asked the countries to retake their nationals.

At al-Hol camp, officials say they are struggling to control order as reports of arguments, fights, stabbing and even murders are on the rise. Many of these issues go unresolved due to the lack of professional personnel and as camp officials prioritize more urgent needs such as food and water.

Last July, a pregnant Indonesian woman believed to be affiliated with IS was found dead in the camp. Local security forces said an autopsy showed the woman was murdered and her body showed signs of torture.

Serbilind said that the supervisors and security forces report the IS women as saying they want to re-establish an Islamic State inside the camp. She said large blades and knives were banned from entering the site. Nevertheless, two security officers were recently stabbed by IS affiliated women using kitchen knives.

“They are also threatening to revolt once Turkey carries out its threats of crossing the borders to Eastern Euphrates,” Serbilindadded, referring to Turkey’s announced intention to enter northeastern Syria to go after the Kurdish fighters if a “safe-zone” agreement with the U.S. is not implemented.

Ankara considers Kurdish YPG group a terrorist organization and an extension of the Turkish-based Kurdistan Workers Party. But Washington considers the YPG a key ally in the fight against IS and disagrees with Ankara on the linkage.

A Time Bomb

The desperate situation of al-Hol camp has long triggered international attention, with many aid organizations warning the site could be the birthplace of IS’s revenge generation.

UN-appointed Commission of Inquiry on Syria earlier this month reported that the situation in the camp was “appalling,” urging international community to take action. The investigators said most of the 3,500 children held there lacked birth registration and risked statelessness as their countries of origin were unwilling to repatriate them, fearing extremist links.

An IS propaganda video that circulated among the group’s social media users recently showed a group of women allegedly sending a message from the camp.   The black-veiled women vowed to revive the so-called caliphate which was announced defeated in March after losing its final stronghold of Baghouz.

“We ask that were you able to contain the Mujahideen’s women that you are keeping in your rot camp? We tell you no, they are now a ticking bomb,” one of the IS women is shown as saying in the video.

Some researchers believe that women themselves may not be able to actively participate in a possible resurgence of IS, but their extreme viewpoints could encourage sympathizers around the world and affect the future of their children.

“I think that the danger lies in their ability to ensure that the next generation are raised with really radical viewpoints,” said Mia Bloom, a professor of communications and Middle Eastern studies at Georgia State University.

“The danger is less from the women themselves than the women are able to perpetuate the conflict moving to the next new phase,” Bloom told VOA.

UN’s Security Council Counter-Terrorism Committee in a report earlier this year warned that IS could morph from a territorial entity into a covert network. The report added that the terror group is “in a phase of transition, adaptation and consolidation, seeking to create the conditions for a resurgence.”

According to Bloom of Georgia State University, the threat of IS re-emergence will remain until the international community shows enough political will to deal with the root causes of extremism that originally led to the rise of the group.

“Until we address these underlying issues, there will always be recruitment opportunities for Jihadists and extremists who exploit that fact that the international community won’t do anything to halt the violence by corrupt regimes and restore justice for civilians,” Bloom concluded.

Nisan Ahmado, Mutlu Civiroglu

https://www.voanews.com/extremism-watch/foreign-women-smuggled-out-northeastern-syria-camp