Category Archives: Kürt Sorunu

YPG Spokesman Xelil: We Won’t Retreat from West of Euphrates

10003600_976710419030211_5880418894729706204_oPeople’s Protection Units (YPG) spokesperson Redur Xelil has said the Kurdish force will not retreat from the west of the Euphrates to the east.

Xelil said his words had been misconstrued and that they wouldn’t withdraw at anyone’s request.

Xelil remarked that Turkey’s attack on Jarablus targeted not ISIS but Kurds, underlining that they will not withdraw their forces from west of Euphrates and nobody can subject them to such an imposition.

“Turkey’s Jarablus intervention is a hostile approach. The main target of this operation is the Kurdish people and their gains rather than ISIS. We are in the west of Euphrates and take our place within Syrian Democratic Forces. We are in our own land and we will not leave it as per some request. We will not act in line with the request of Turkey or some other power.

Turkish state cannot shape our position there in accordance with its own interests. Our forces will remain there and there will be no retreat. Nobody has the right to impose YPG’s withdrawal from there and we will never accept such a thing.”

**

YPG sözcüsü Rêdûr Xelil, Türkiye’nin Cerablus’a yönelik saldırısını IŞİD’e karşı değil Kürtlere karşı yapıldığını belirtti. Xelil, ‘Fırat’ın batısından çekilmeyeceklerini ve hiç kimsenin kendilerine bu dayatmada bulunamayacağını açıkladı.

Xelil, ‘kimse bize kendi topraklarımızdan geri çekilmemizi isteyemez’ dedi.

“Türkiye’nin Cerablus müdahalesi düşmanca bir tutumdur. Bu operasyonun asıl hedefi IŞİD’ten ziyade Kürt halkı ve kazanımlarıdır. Biz Fırat’ın batısında, Demokratik Suriye Güçleri içinde yer alıyoruz. Orada kendi topraklarımızda bulunuyoruz. Bazılarının isteği doğrultusunda kendi topraklarımızdan çıkmayız. Biz ne Türkiye ne de başka bir gücün isteği doğrultusunda hareket etmeyiz. Türkiye devlet, bizim oradaki pozisyonumuzu kendi çıkarlarına göre şekillendiremez.

Güçlerimiz orada kalacaklardır ve herhangi bir geri çekilme söz konusu olmayacaktır. Hiç kimsenin ‘YPG oradan geri çekilsin’ dayatmasında bulunma hakkı yoktur ve biz bunu kabul etmeyiz.”

**

Berdevkê YPG’ê Rêdûr Xelîl dîyar kir ku êrîşa dewleta Tirk ya dijî Cerablusê, ne li dijî DAÎŞ’ê, lê li dijî Kurdan pêk hatiye. Xelîl xuya kir ku wê xwe ji rojavayê Çemê Feratê nedin paş û ti kes jî wê nikaribe tiştekî wisa li ser wan ferz bike.

Xelîl got ku ti kes nikare ji wan re bêje ku xwe ji axa xwe bikşînin.

“Destwerdana dewleta Tirk ya ser Cerablusê helwesteek dijminane ye. Hedefa esas ya vê operasyonê, ne DAÎŞ e, lê gelê Kurd û destkeftîyên wê ne. Em li rojavayê Feratê, di nav Hêzên Sûrîyeya Demokratîk (HSD) de cihê xwe digirin. Em li vir li ser axên xwe ne. Em li ser daxwaza hin kesan nikarin ji axa xwe derkevin. Em ne li gor Tirkîye, ne jî li gor daxwaza welatekî din tevnagerin.

Dewleta Tirk nikare pozîsyona me ya li vir li gor berjewendîyê xwe biguherîne. Hêzên me wê li wir bin û wê ti vekişandin jî çênebe. Ti kes ne xwedî maf e ku bêje ‘YPG’e xwe bikşîne’ û jixwe em jî vê qebûl nakin.”

Çiviroğlu: YPG, Tal Abyad’ı Alarak IŞİD’in Can Damarını Kesti

FullSizeRender7

‘Ali Topuz ile Dünya Hali’ne konuk olan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, kentin YPG’nin eline geçmesinin ne anlama geldiğini değerlendirdi.

 Tel Abyad’ın YPG’nin kontrolüne geçmesine dair konuşan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, YPG’nin IŞİD karşısındaki en etkili güç olduğuna dikkat çekerek, kentin alınmasıyla IŞİD’in yaşam damarının kesildiğini söyledi.

IŞİD kuşatması altındaki Suriye’nin Tel Abyad (Gire Spî) kenti, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Güçleri’nin (YPG) eline geçti.  ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun ve Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı bazı gruplardan oluşan Burkan el Fırat örgütünün desteğiyle kentin alınmasıyla Kobani ve Cezire kantonları birleştirilmiş oldu.

KOBANİ’DEN SONRA TEL ABYAD…

Kentin, YPG’nin programına çoktan beri dahil olduğunu söyleyen  Çiviroğlu, Türkiye’nin bu durumdan rahatsız olduğunu, ABD uçaklarının desteğiyle Tel Abyad’ın alınmasının hızlandığını belirtti.

YPG’nin IŞİD karşısındaki en etkili güç olduğunu kaydeden Çiviroğlu, “YPG’nin, Kobani’den sonra kazandığı bu başarı, prestijini daha da arttırdı. Ayrıca Kobani’de rolleri daha sınırlı olan YPG’nin müttefikleri de, Suriyeli muhalifler karşısında güç kazandı. IŞID’e Türkiye üzerinden gelen savaşçıların Tel Abyad güzergahından geçtiği sıkça dile getiriliyor. Böylece IŞİD bir anlamda yaşam damarını kaybetti” ifadelerini kullandı.

‘ESAD YÖNETİMİ, YPG’NİN GÜÇLENMESİNİ İSTEMİYOR’

Esad yönetiminin şimdiye kadar kendini en iyi alternatif olarak pazarladığını vurgulayan Çiviroğlu, şöyle konuştu:

“Son dönemde Esad’ın gitmesini isteyenlerin sayısı hayli azalmıştı. Fakat El Nusra’nın elde ettiği son başarı Esad yönetimini zora soktu. Yönetim, İdlib ve daha değişik yerlerde mevzi kaybetti, bu yüzden zor durumda. YPG’nin daha da güçlenmesi yönetimin hiç istediği bir durum değil. Yönetim, bir grubu diğer gruba karşı kullanarak sürekli bir denge kurmaya çalışıyor.”

Haberin orjinal linki:  http://tr.sputniknews.com/dunya_hali/20150617/1016044391.html#ixzz3dQ4Gh5kK

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile Rojava’daki Son Durumu Görüştük

Serekaniyee

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile başta Serêkanîyê’deki durum olmak üzere birçok güncel konuyu görüştük.

Mutlu Çiviroğlu                      https://twitter.com/mutludc

Geçen hafta özellikle Serêkanîyê’de yaşanan şiddetli çatışmalardan sonra bölgede son olarak durum ne?

Rêdûr Xelîl: Serêkanîyê ve Tiltemir çevresindeki IŞİD saldırıları 23 Şubat’tan beri aralıksız devam ediyor. Özellikle Menacir ve Serêkanîyê arasındaki bölgede YPG güçlerimiz ile terörist IŞİD çeteleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Burada IŞİD’e ağır bir darbe indirildi, karargah olarak kullandıkları iki köy ve mezra tamamen güçlerimizin kontrolü altına geçti. Burada onlara ait cephanelik mühimmat ve birçok ceset elimize geçti. Tiltemir ve Menacir köyleri etrafında bazen yine çatışmalar çıkıyor.

IŞİD bu son saldırılar ile neyi planlıyordu. Serêkanîyê’de tehlike tam olarak geçmiş diyebilir miyiz?

Redo
Rêdûr Xelîl:
Hayır, henüz tehlike geçti diyemiyoruz. Fakat onların bölgedeki planlarını boşa çıkardık. Kontrolümüz altına geçen köylerin önemi yüksek. Bu köyler Serêkanîyê ve Tiltemir arasında olduğu için IŞİD her iki şehir arasındaki yolları kontrolü altında tutmaya çalışıyordu. Eğer onları oradan çıkarmasaydık tehlike giderek artacaktı. IŞİD Tilhemis ve Tilbarak’ta çok ağır darbeler aldı, gücünü tekrar ispatlamak istercesine Tiltemir ve Serêkanî’ye yöneldi. Fakat YPG ve YPJ direnişi karşısında IŞİD bozguna uğradı. Şüphesiz bu direnişe az da olsa uluslararası güçlerin de katkısı oldu.

Peki neden burada uluslararası güçlerin desteği Kobanê’deki destek gibi olmadı? Çağrılarınız olmasına rağmen desteğin gecikmesini neye bağlıyorsunuz?

Rêdûr Xelîl: Tiltemir ve Serêkanîyê’deki destek Kobanê’deki destek kadar değildi. Elbette ki biz daha fazla destek için çağrılarda bulunduk. Zaten kurulun uluslararası güç IŞİD’e karşı mücadele etmek için kurulmuş ve karada IŞİD’e karşı savaşabilen tek güç bugün YPG’dir. YPG’nin başta Amerika olmak üzere bütün uluslararası güçlerin en stratejik gücü olabileceğine inanıyoruz. IŞİD’e karşı mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için biz daha aktif, daha fazla destek bekliyoruz. Bu gecikmenin sebebi YPG ve uluslararası güçler arasındaki bir anlaşmazlık değil, uluslararası güçlerin yürütmüş olduğu siyasetle ilgili bir şey. Bu siyasi anlaşmazlıkların bir an önce ortadan kalkmasını umuyoruz. IŞİD’e karşı mücadele hiçbir zaman durdurulmamalı, çünkü bölgeyi hemen tehdit etmeye başlıyorlar.

Fakat uluslararası güçlerin vermiş olduğu desteğin mücadelenize katkısı olduğunu belirtiyorsunuz, doğru mu?

Rêdûr Xelîl: Elbette ki, bunu hiçbir zaman inkar etmiyoruz ve destekleri için hep teşekkür ediyoruz. Kobanê’de, Tilbarak’ta, Tilhemîs’te büyük bir destek sağladılar. Fakat bizim demek istediğimiz, Tiltemir ve Serêkanîyê’de yeterince aktif bir destek olmadı. Eğer diğer bölgelerde vermiş olduğu desteği burada da vermiş olsaydı daha büyük bir başarı elde ederdik

Birkaç YPG komutanı Türkiye’nin mücadelenizi olumsuz etkilediğini, IŞİD’e destek verdiğini belirtti. Siz bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Türkiye’nin bu desteği yüzde yüz verdiğine dair belgeler üzerine konuşmak istemiyoruz. Türkiye’nin IŞİD’in geçişine izin verdiği yönündeki iddialar hep olan bir şey. Tilebyad’dan Serêkanîyê’ye kadar dört sınır kapısı açık, IŞİD bu kapılarından çok rahat bir şekilde geçiyor. Bu iddialar ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır, fakat Türkiye’nin onları desteklediği yönünde iddialar var. Bu iddialara karşı IŞİD’e karşı mücadele aktif bir rol almalı ve YPG’ye destek vermeli. Çünkü önümüzdeki günlerde ŞİD değil Kürt halkı bölgede hakim olacak.

YPG_Fighters_Serekaniye_2012 (Photo: Mutlu Civiroglu)

Tilebyad’tan bahsettiniz. IŞİD bu saldırıları Tilebyad’a almamanız, dolayısıyla her iki kantonu birbirine ulaştırmamanız için yapmış olabilir mi?

Rêdûr Xelîl: IŞİD bölgeden tamamen silinmekten çok korkuyor. Kobanê’de aldığı ağır yenilgiden sonra bütün gücünü Tilebyad ve Serêkanîyê arasında topladı.

Bazı haberlere göre IŞİD Kürdistan Bölgesi’nde klor gazı kullanıyor, Kobanê’de de aynı iddialar gündeme gelmişti. Bu konuda neler diyeceksinz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD’in Kürdistan ve bütün dünyadaki tehlikesi şu an her zamankinden daha fazla. IŞİD’in büyük darbeler aldığı doğrudur, zaten bu darbelerden dolayı tehlike artmış diyoruz. IŞİD şu an yaralı bir yılan gibi, eline geçen bütün fırsatları değerlendirebilir. Kimyasal silah bile kullanabilir. Kürdistan’ın güneyinde kullanmış olduğu gazlar ve yasaklı silahlar için şaşırmadık. Kürdistan’ın batısında da, özellikle Cezaa ve Kobanê’de bu yasaklı silahları daha önce kullandılar. Uluslararası kuruluşlar bunları raporlarla ispatladılar. Bunun için bu örgüte karşı Avrupalı devletler, uluslararası güçler, Amerika daha etkili bir mücadele yürütmeli, YPG’ye daha fazla destek vermeli.

Esad rejimine ve IŞİD’e yakın haber siteleri Hizbullah’ın Serêkanîyê’de YPG’ye yardım ettiğini iddia ediyorlar. Doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Bunlar tamamen rejimini yürüttüğü kara propaganda siyaseti. YPG’yi karalayarak zayıf düşürmeye çalışıyorlar, bu iddialar tamamen asılsız.

Bir süredir rejim ile bir takım sıkıntılar yaşıyordunuz, şu an ilişkiniz ne durumda?

Rêdûr Xelîl: Rejim kendi bölgesinden çıkmış değil, çıkacak gibi de değil. Şu an rejim ile olan ilişkilerimizde herhangi olağanüstü bir durum yok. Çünkü rejimin şu an için bize karşı bir saldırı pozisyonunda değil. YPG IŞİD’e karşı savaşmaya devam ediyor ve rejim de şehir de hala eski yerini koruyor.

Suriye muhalefeti yaptığı bir açıklamada Tilhemis ve Tilbarak’taki köylerde YPG’nin Arap köylülere kötü davranışlarda bulunduğunu iddia etmişi. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Tabi ki bu iddialar asılsız, bu açıklamaya karşı resmi bir açıklama yapmıştık zaten. Bu tür açıklamalar IŞİD’in bölgedeki varlığına meşruiyet veriyor. Böyle bir yaşanmadı, sivil halk şu an hala köylerindeler. IŞİD oralardayken köylerinden ayrılmak zorunda kalan insanlar da yardımlarımızla dönmeye başladılar. Bütün uluslararası kuruluşlar özellikle de Birleşmiş Milletler eğer gelip rapor hazırlamak isterse kapımız sonuna kadar açık ve çalışmalarında istedikleri kolaylığı sağlarız.

Bazı kaynaklar Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin YPG’ye silah yardımında bulunduğunu iddia ediyor, doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Böyle bir yardımın olmasını isterdik fakat öyle bir şey yok. Geçtiğimiz günlerde sembolik olarak Kobanê’de bir yardım yapıldı fakat bunun dışında büyük bir yardım söz konusu değil. Peşmergelerin silahlandırılmasını, ulusları güçlerin onlara silah yardımı yapmasını sonuna kadar destekliyoruz. Fakat aynı desteğin YPG’ye de verilmesini istiyoruz. Çünkü bugün Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan tek güç YPG’dir.

Peki, uluslararası güçlerin sizlere herhangi bir desteği olmadı mı? Fransa bu konuda olumlu mesajlar vermişti. Dün Kanada başbakanı Stephen Harper operasyonları genişletip Suriye’de de IŞİD’e karşı mücadele edeceklerini belirtmişti.

Rêdûr Xelîl: Doğrudur, birçok olumlu ve samimi açıklama yapılıyor. Bu açıklamaların hepsine biz de olumlu yaklaşıyoruz. Fakat pratikte adım atılmasını istiyoruz, şu ana kadar pratikte herhangi bir şey yok.

Tiltemir’de kaçırılan Hristiyanlar için yeni bir gelişme var mı?

Rêdûr Xelîl: Şu ana kadar da nerede oldukları tespit edilmiş değil, akıbetleri hakkında kimse bir şey bilmiyor. Tiltemir, Menacir ve Serêkanîyê’de Süryani ve Kürt halkları büyük bir katliamla yüz yüzeler. IŞİD özellikle bu bölgeyi hedef almış durumda. YPG olarak Kürt halkını, Süryanileri ve bu topraklarda yaşayan diğer bütün azınlıkları sonuna kadar koruyacağız. Fakat uluslararası güçler de bize gereken yardımı vermeli.

Newroz kutlamaları birkaç gündür devam ediyor. Son olarak Newroz için neler demek istersiniz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD Kürdistan’a yönelerek Kürt halkının direnen ruhunu hedef almak istiyor. Onlara karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu mücadele ruhuyla başta Kürt halkının olmak üzere bütün Ortadoğu halklarının Newrozunu kutluyoruz.

Mahmud Berxwedan: IŞİD’i Her Yerde Yenilgiye Uğratacağız

Mutlu Çiviroğlu               https://twitter.com/mutludc

10917470_783677295048076_3950306464498643584_n

Sayın Mahmud Berxwedan, Kobanê şehir merkezinini kurtardıktan sonra köylerde operasyon başlatmıştınız. Doğu, batı ve güney cephelerinde son durum nedir?

Mahmud Berxwedan: Kobanê’yi özgürleştirdikten sonra köyleri kurtarmak için ikinci bir hamle başlattık. O günden bugüne yaklaşık 20 gün geride kaldı. Bu süre zarfında operasyonlarımızı başarılı bir şekilde yürüttük. Her üç cephede de her gün biraz daha ilerliyoruz, Kobanê topraklarında adım adım özgürleştiriyoruz. Batı cephesinde 15 Eylül’de IŞİD ile sıcak temasın başladığı noktaya başladık. Şêxler’e yakın bir yerdeyiz, Fırat ile aramızdaki mesela 3-4 km. Bu taraflarda henüz kontrolümüz altına geçmeyen çok az sayıda köy kaldı. Keçelo, Cibilferac, Sêvalo, Derbazin köyleri etrafında operasyonlarımız devam ediyor ve o köyleri bir bir geri alacağız.

Peki, batı cephesinde Fırat’ı aşıp Cerablus’a doğru gidecek misiniz?

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)
YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chief Ismet Hasan and other officials Photo (Mislim Nebo)

 

Mahmud Berxwedan: Öncelikli hedefimiz Kobanê topraklarının tamamını özgürleştirmek. Sonrasında IŞİD ile yeni bir savaşımız başlıyor. Şimdiye kadar IŞİD topraklarımızı işgal etmişti, biz mücadele  ruhuyla hareket eden arkadaşımızla başarıya ulaştık ve onları büyük bir yenilgiye uğrattık. Kobanê topraklarının tamamını kontrolümüz altına aldıktan sonra IŞİD ile savaşın başlayacağını söyleyebilirim. 15 Eylül’de onlar savaşı başlatmıştı, bu sefer biz başlatacağız. IŞİD ile mücadelemiz nereye giderlerse gitsinler devam edecek. Biz onlarla mücadelede sınır tanımıyoruz. IŞİD’in hedef aldığı bütün insanları IŞİD’ten kurtaracağız.

YPG’nin Kobanê’deki en üst ismi olarak oldukça kendinizden emin konuşuyorsunuz. Sizi bu kadar kadar iddialı konuşturan etkenler nelerdir?

Mahmud Berxwedan: Biz kendimize güveniyoruz, gücümüze, YPG-YPJ savaşçılarına inanıyoruz. Keleşnikofumuza ve bombamıza inanıyoruz, diğer her şey bizim için sadece destek. IŞİD’i Suriye’de hezimete uğratacağız. Başta Kobane toprakları olmak üzere IŞİD nerede olursa olsun onlarla mücadele edeceğiz.

Mahmud Berxwedan
Mahmud Berxwedan

O zaman yakın bir zamanda Cerablus, Minbic, Sirrin ve Tilebyad’a da gireceğinizi söyleyebiliriz, doğru mu?

Mahmud Berxwedan: IŞİD’in olduğu her yer bizim hedefimizdir. Yanlış anlaşılmak istemiyoruz, biz Arap halkını değil IŞİD’i hedef alıyoruz. Kimsenin malında mülkünde, bir iğnesinde bile gözümüz yok. Biz IŞİD’le mücadele etmek istiyoruz. Nerede olurlarsa olsunlar eski yeni bütün intikamlarımızı alacağız.

IŞİD’in hakim olduğu yerlerdeki Arap halkının sizin desteğinizi bekledikleri aktarılıyor, bu iddialar doğru mu?

Mahmud Berxwdan: Evet, doğru. IŞİD’in zulmünden kaçan Minbicli, Cerabluslu kaçan insanlar var ve yanımıza gelip YPG’nin desteğini istediler. Topraklarını IŞİD’ten kurtarmamızı istiyorlar, biz onlara yardım edeceğimize dair söz verdik. IŞİD’in zulmüne maruz kalan herkese yardım edip onların o zulümden kurtaracağız.

Peki, güney ve doğu ve cephelerindeki durum ne?

Mahmud Berxwdan: Güney cephesinde Şehit Xabur Tepesi ve Qaraqozak Köprüsü’ne ve Sırrin’in alanına hakim olduğu için stratejik öneme sahip, üzerinde şiddetli çatışmaların yaşandığı Girê Sêvê Tepesi şu an bizim elimizde, üzerinde YPG bayrağı dalgalanıyor.

kobani ozgur

Halep ve Haseke yolunun bir kısmının kontrolünüz altına geçtiği doğru mu?

Mahmud Berxwedan: Kobane’nin güneydoğusuna düşen, Halep Haseke karayolunun 25 kilometrelik bir kısmı savaşçılarımızın kontrolünde. Rotko Yolu üzerindeki Qilheydê, Girêk ve daha birçok köy YPG tarafından kurtarıldı. Doğu cephesinde ise Bexdik, İdanî ve oraya yakın birçok köye bizim kontrolümüzde.

Sizden yardım isteyen Arap halkını destekleyeceğinizi, dünyanın neresinde olursa olsun IŞİD ile mücadele edeceğinizi söylüyorsunuz. Peki dünya güçleri de sizi destekleyecek mi? Bu konuda yeni bir gelişme var mı?

Mahmud Berxwedan: IŞİD çeteleri bütün dünyanın başına bela oldular. Onlara karşı mücadele etmek isteyen herkes bize destek çıkmalı, var olan desteği artırmalı. Bu saate kadar da kısıtlı imkanlarımızla, hala hep bahsettiğimiz o silahlarla mücadele ediyoruz. Koalisyonların güçlerinin hava saldırıları desteği var, doğru, fakat tank ve ağır silah yardımı henüz yapılmadı bize. Bu konuda herkes sorumluluk sahibi olmalı, ancak bir olduğumuz vakit IŞİD’i ortadan kaldırabiliriz.

Biz sadece Kobane için değil bütün insanlık için IŞİD’e karşı mücadele ediyoruz. Sadece silah yardımı değil, diğer konularda da insanlar Kobanê’ye sahip çıkmalı. Bugün yeni bir Kobanê inşa ediliyor, herkes bir sorumluluk bilinci ile hareket etmeli. Köylerde hiçbir şey kalmamış, IŞİD çeteleri her şeyi yağmalamış. Birçok eve de siviller ölsün diye bomba yerleştirmişler. Bunun için mayın temizleme kuruluşları da Kobanê’ye bir an önce gelmeliler.

Arap nüfusun yoğun olduğu yerlerde yapacağınız operasyonlarda Kobanê’de sizinle birlikte hareket eden Özgür Suriye Ordusu gruplarının öncülük edeceği dile getiriliyor. Hem Özgür Suriye Ordusu grupları hem de peşmergelerinin Kobanê’de oynadıkları rol hakkında neler diyeceksiniz?

YPG_FSA_Kobane

Mahmud Berxwedan: Siwar Rakka, Şemsi Şimal, Cephetul Ekrad gibi gruplar bizimle birlikte savaştılar Kobane’de ve şu anda da ön cephede mücadeleyi yürütüyorlar. Arap bölgelerinde onlar öncülük ediyor, biz de onlara yardım ediyoruz. Fakat onların diğer yardımlara da ihtiyacı var, henüz herhangi bir yardım almış değiller. Kısıtlı imkanlarımızla biz onlara destek çıkıyoruz, bizim dışımızda destek çıkan yok.

Peşmerge güçleri de baştan beri arka destek kuvvetiydi. Yani cephede yer almıyorlar. Ağır silahları var ve ihtiyaca göre her türlü desteği veriyorlar. Bu konuda hiçbir zaman ellerinden geleni yapmaktan kaçınmadılar.

General Ismett

Son olarak Kobanê köylerinin yüzde kaçlık bir kurtarılmış durumda? Bir de Tilebyad’a girme ihtimaliz kamuoyunda büyük bir heyecan yarattı, bu konuda neler demek istersiniz?

Mahmud Berxwedan: Kobanê köylerinin % 80’lik bir kısmı kurtarıldı. Kalan % 20 için operasyonlarımız devam ediyor. Tilebyad’ı da IŞİD’ten kurtarmayı planlıyoruz. Başta da dediğim gibi, nerede olurlarsa olsunlar tüm gücümüzle IŞİD ile savaşacağız.

Enwer Mislim: IŞİD Mayınlarının Temizlenmesi İçin Acil Yardıma İhtiyaç Var

Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)
Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)

Mutlu Çiviroğlu         https://twitter.com/mutludc

Sayın Enwer Mislim, Kobanê zaferinden sonra kanton yönetimi olarak yaptığınız açıklamada şehrin yeniden inşası için büyük bir yardıma ihtiyaç duyduğunuzu söylemiştiniz. Kobanê’nin acilen ne tür yardıma ihtiyacı var?

Enwer Mislim: Yaklaşık beş ay süren bir savaş oldu Kobanê’de, 40 kadar araçla intihar saldırısı düzenlendi ve şehre binlerce havan topu düştü. Belediyenin hizmetleri, su sistemi, elektrik sistemi gibi şeylerin hepsi altüst oldu. Yine şehrin birçok noktasında yerde hala IŞİD cesetleri var. Bunlardan salgın hastalıkların yayılması tehlikesi var, sağlık uzmanlarıyla birlikte çeşitli çalışmalar yürütülebilir.

Bir başka tehlike de IŞİD’in türlü yerlere yerleştirdiği mayınlar. Son üç dört gün içerisinde birçok patlama oldu. Çuqur köyünde, Rovî ve Yêdûq gibi köylerde şehit düşen siviller oldu. Başta BM olmak üzere mayınların temizlemesi ile ilgilenen kurumlar bir an önce Kobanê’ye gelmeli ve sivillerin ölmemesi için bu mayınları YPG ile birlikte hareket ederek temizlemeli. Acil olarak bir çadır kamp kurmak istiyoruz. Sağlık noktaları da oluşturmalıyız burada, insanlar yavaş yavaş dönüyor.

Enwer_Mislim_Roj

Şu ana kadar mayınların patlaması sonucu kaç sivil yaşamını yitirdi?

Enwer Mislim: 6 kişi yaşamını yitirdi şimdiye kadar ve onlarca yaralı var. Şêran’daki patlamada hayatını kaybeden olmadı fakat ağır yaralılarımız var. Köylerde ve şehrin içinde de hala patlamamış yüzlerce mayın var. Köyleri kurtarma operasyonu da devam ediyor aynı sırada, bunun için güçlük çekiyoruz. Biz ağır bedeller ödeyerek IŞİD terörünü burada yenilgiye uğrattık. Kobanê’nin yeniden inşası için, insanlık ve yardım için, bütün devletlerle, bütün kurumlarla temaslarda bulunup, onların yardımlarını görmeyi umut ediyoruz. Bunu ilk adımı olarak IŞiD mayınlarının temizlenmesi konusunda acilen yardıma ihtiyaç duyuyoruz.

Ajanslar sivillerin dönmeye başladığını belirtiyor. Dün de 600 sivilin döndüğü aktarıldı. Siz de mayın tehlikesinin devam ettiğini söylüyorsunuz. Bu tehlike devam ederken sivillerin dönmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Biz halka tehlikenin devam ettiğini, buranın çok güvenli olmadığını söylüyoruz. Hem cesetler var yerde, hem de patlamamış mayınlar var. Biz belediye, sağlık ve güvenlik hizmetleri için daha çok gençlerin dönmesi taraftarıyız. Fakat diğer insanlar da dönüyor, çünkü insanlarımız kendi topraklarını seviyor. Bu topraklara bazen iznimiz olmadan giriyorlar ve patlamalar gerçekleşiyor. Gerçekten çok üzülüyoruz bu patlamalara. Duyurular yapıyoruz, bildiriler dağıtıyoruz. Tehlikeli bir şey gördükleri zaman insanlarımız Asayiş’e haber vermeliler. Asayiş gerekli şeyi yapıp görevini yerine getirecektir.

Foto: Mahmoud Bali

 

Kobanê’den kurulacak bir kamptan bahsediyorsunuz. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün Kobanê’de bir kamp kurmaya yönelik çalışmaları vardı. Görüşmeleriniz devam ediyor mu?

Foto: Mahmoud Bali
Foto: Mahmoud Bali

Enwer Mislim: Sınır Tanımayan Doktorlar ile görüşmelerimiz devam ediyor, onlar Kobanê’de bir hastane yapmayı da planlıyorlar. Bizim kapımız buraya yardım edebilecek bütün kurumlara açık. Öncelikli ve acil olarak bir kamp kurmak istiyoruz burada. Çünkü insanlar dönmeye başladı ve binlerce ev yıkılmış durumda. Diğer ihtiyaçlarımız için de kurduğumuz komite birkaç gün için de kamuoyunu bilgilendirecek.

İki gün önce Fransa cumhurbaşkanı François Holland, YPJ komutanı Nesrin Abdullah ve PYD eşbaşkanı Nesrin Abdullah’ı ağırladı. Birçok kişi bunu Kürt halkının Kobanê’deki zaferi olarak değerlendiriyor. Siz kanton yönetimi olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YPJ_Hollande

Enwer Mislim: Zaten biz teröre karşı savaşıyorduk. Amerika’nın, Fransa’nın, Kanada ve Avustralya’nın başına gelen terör saldırılarının aynısı Kobanê’nin de başına geldi. Gençlerimiz teröre karşı savaşırken sadece Kobanê halkı için değil bütün dünya için savaşıyorlar. Bu teröre karşı savaştığımıza dair bir mesajdır. Demokrat, özgürlükçü, barışsever herkesin Kobanê’deki zaferde payı var. François Holland’ın arkadaşlarımızı ağırlaması ile onur duyduk. Bütün kurumlar, yönetimler aynı şekilde Kobanê’ye destek çıkmalı. Bize savaşta destek çıkan Amerikan halkı, kuruluşları, partilerinin Kobanê’nin inşasında da destek çıkmasını diliyoruz.

Enwer Mislim: Kobanê’deki Zaferde Tüm Dünyanın Payı Var

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)
YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

Sayin Mislim, dün Kobanê’deki zaferi resmi bir şekilde ilan ettiniz. Zafer bütün dünyada büyük bir yankı uyandırdı, herkes bu zaferi konuşuyor. Neler hissediyorsunuz, neler diyeceksiniz?

Enwer Mislim: IŞİD’in Kobanê’deki saldırıları beşinci ayına giriyor. Burada kadınlı erkekli gençlerimiz Kobanê’yi ve buradaki sivilleri korumak için eşi benzeri görülmemiş büyük bir direniş örneği gösterdiler. Direnişin getirdiği zafer bütün dünyayı şaşırttı, bu zafere büyük bir saygı duyuyorlar. Bu zaferde Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyonun hava saldırıları da etkili oldu. Koalisyon kadar, Amerika’dan, Avrupa’dan dünyanın dört bir yanından bizi destekleyen insanların da payı var. İnsanlar kardeşlik, barış ve demokrasi için hedefi ve felsefesi sadece yakmak ve yıkmak olan IŞİD’e karşı birleştiler. Siwar Rakka, Şemsi Şimal gibi gruplardan Özgür Suriye Ordusu savaşçıları, bunun yanında ağır silahlarla bize destek vermeye gelen peşmerge kardeşlerimizin de büyük bir katkısı oldu bu zaferde. Sadece Kobanê’de değil, birlikte hareket ederek bütün dünyada IŞİD’i ortadan kaldırmalıyız.

Dün de ABD Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki Kobanê’deki savaşçıları kutladı ve Kobanê’ye desteklerinin devam edeceğini belirtti. Bu açıklama ve genel olarak Amerika’nın şimdiye kadarki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Kobanê’deki zaferde onların da payı olduğu için biz de onları kutluyoruz. Kobanê artık sadece Kobanêlilerin değil buraya destek veren herkesin şehri. Önümüzdeki günlerde daha önemli zaferlere ulaşacağız. Hükümet olarak, halk olarak, parlamenter ve senatörler olarak Amerikalı herkesin desteklerine devam etmelerini umuyoruz. Kobanê’de IŞİD yaklaşık 40 araçla intihar saldırısı gerçekleşti, binlerce havan topu düştü Kobanê’ye. Siviller buraya dönünce büyük zorluklar yaşayacaklar. Savaşçılarımıza destek veren Amerika’nın yerinden yurdundan olan, farklı ülkelere sığınan çocuklarımıza, annelerimize de destek vermesini umuyoruz, onların desteğiyle yeni bir Kobanê inşa edebiliriz.

Kobanê’nin yeniden inşası diyorsunuz. Destek olmak isteyenler nasıl destek sunabilirler?

Enwer Mislim: Kobanê’de IŞİD çetelerinin cesetleri hala enkazların arasında var. Ebola gibi bulaşıcı hastalıkların yayılma riski var. Sağlık konusunda çeşitli yardımlar yapılabilir. Bu enkazların ortada kaldırmak için kepçe gibi çeşitli belediye araçlarına da ihtiyacımız var. Şehrin bütün altyapısı bozuldu. Bu altyapının yeniden oluşturulması lazım. Kanton yönetimi olarak oluşturduğumuz komisyonda mühendisler, doktorlar, avukatlar, öğretmenler var. Bu komisyon destek sunmak isteyenler için yakın bir zamanda kamuoyuna bir rapor sunacak.

Şu ana kadar herhangi büyük bir devlet yardım etme sözü verdi mi? Koalisyon üyesi devletler, uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu?

Enwer Mislim: Özgürlüğümüze tekrar henüz yeni ulaştık, zaferimiz henüz iki günlük. Bütün devletlerle görüşmelerimiz devam edecek. IŞİD saldırmaya devam ediyor çünkü. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmelerimiz olacak, hazırlıklara başlamalılar. Biz hem şehirdeki hem köydeki insanlarımıza huzurlu bir ortama kavuşturacağız.

Köyleri de sormak istiyorum. YPG’nin köyleri kurtarma operasyonuna başladığı aktarılıyor. Köylerin alınmasında ne tür zorluklar yaşanır ve sizce köylerin tamamının geri alınması ne kadar zaman alır?

Enwer Mislim: Kobanê’nin 380 köyü var fakat bu köylerin hepsinde IŞİD çeteleri yok. Onların birçok büyük emiri de Kobanê’de öldürüldü. YPG en kısa sürede köyleri geri almayı planlıyor fakat IŞİD’e hala ağır silah takviyesi yapılıyor. Köylerin alınması için Amerika’nın öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarına ihtiyaç duyuluyor yine.

Şimdiye kadar kaç köy kurtarıldı?

Enwer Mislim: Kobanê’nin etrafındaki bütün köyler kurtarıldı. Köyleri kurtarma hamlesi hala devam ediyor, batıda Tilşehir tarafları, Minaz, Gulmit, Memit, Helinc kurtarıldı. Kurtarılacak diğer köyleri de kamuoyuna duyururuz.

Koalisyonun hava saldırıları hala devam ediyor mu yoksa hava saldırılarında bir azalma söz konusu mu?

Enwer Mislim: Hayır, hava saldırıları hala devam ediyor. Barışsever, demokrat her insan bu hava saldırıları için Amerika’nın öncülüğünü yaptığı bu koalisyona minnettar. Şu an şehir tamamen kontrolümüzde, koalisyon köylerdeki IŞİD noktalarını etkili bir şekilde bombalıyor ve bu bombalama IŞİD’i daha da fazla kırılmaya uğratıyor.

Bazı Amerikan kaynakları Kobanê’nin tamamının değil %90lık bir kısmının kurtarıldığını duyurmuştu. Neden tamamı değil de %90’lık kısmı dediler?

Enwer Mislim: % 90 dediklerinde zaten hala tehlike vardı, fakat şimdi tamamen kurtarılmış durumda, biz dün açıklama yaptık. Amerikan kaynakları önceki gün açıklama yaptılar. Fakat şunu da belirtmemiz lazım, karşımızdaki düşman, IŞİD, büyük bir düşman. Köylerimizde IŞİD tehlikesi devam ediyor hala ama herkesin için rahat olsun, şehir tamamen kontrolümüzde. İnşallah yakın bir zamanda köyleri de kurtarırız.

Kobanê’nin IŞİD’den temizlenmesine sadece Kürtleri değil, dünya kamuoyun da mutlu etmişe benziyor?

Enwer Mislim: Kobanê’deki bütün kurumlar adına, kanton adına, siyasi fikri ne olursa olsun bizi destekleyen herkese teşekkür ediyoruz. Bu desteğe devam etmelerini umuyoruz. Özellikle genç kadın ve erkeklerimizin Kobanê’ye dönmelerini ve bu direnişte yer almalarını ümit ediyoruz. Herkese teşekkürlerimizi sunarken, zafer için biz de bizi destekleyen bütün herkesi kutluyoruz.

YPG Komutanı Berxwedan: Yakında Kobanê’yi Özgürleştireceğimize İnanıyoruz

Cultural Center

Mutlu Çiviroğlu     https://twitter.com/mutludc

YPG Genel Komutanı Mahmud Berxwedan, başta sizin, bütün arkadaşlarınızın ve Kobanê’nin yeni yılını kutluyorum. Son birkaç gündür Kobanê’den dikkat çekici haberler geliyor, yaşanan son çatışmaların sonucu ne?

Mahmud Berxwedan: Biz de başta Hristiyan aleminin olmak üzere bütün dünyanın yeni yılını kutluyoruz. Bildiğiniz gibi yaklaşık 15 gün önce Kobanê’yi özgürleştirme hamlesini başlatmıştık. Doğu ve güney cephelerinde operasyonlar bu hamle çerçevesinde düzenlendi ve YPG ve YPJ savaşçıları büyük başarılar elde ettiler. En son da IŞİD çetelerinin yerleşip oradan saldırılar düzenlediği Kara Okul ve birkaç stratejik nokta daha önceki gece kontrolümüz altına geçti. Bu sırada birçok çete üyesi öldürüldü ve cephaneleri elimize geçti. Bunun için savaşçılarımızın moralleri çok yüksek ve kesinlikle zafere ulaşacaklarına inanıyorlar.

Kontrolünüz altına geçen Dibistana Reş yani Kara Okul ve diğer stratejik noktaların önemi ne peki?

Mahmud Berxwedan: Kara Okul ve çevresinde kontrolümüz altına geçen noktalarda Kobanê iki kısma ayrılıyor. Miştenur Tepesi’nden sınıra inen bir hat var, yine tepenin alt ve 48. Cadde’nin üst kısmına düşen tarafta bir havuz var, buralardan batı ve özellikle de doğu tarafına hakimiyet kurulabiliyor. Stratejik önemi büyük. IŞİD çeteleri burada oldukları süre zarfında şehrin her tarafını hem çıplak gözle hem de dürbünle görebiliyorlardı. Bu noktayı tamamen IŞİD çetelerinin elinden kurtardık diyebiliriz. Artık şehre bizim güçlerimiz hakim. Bunun için önceki gece düzenlenen operasyon bizim için çok önemliydi ve başarıyla sonuçlandı.

Mahmud Berxwedan
Mahmud Berxwedan

IŞİD doğu cephesinden şehre girdi ve daha çok bu cepheden saldırılar gerçekleştirdi. Alınan bu noktaların doğu cephesi üzerindeki etkisi ne olur?

Mahmud Berxwedan:  Bahsettiğim bu noktalar üzerinden IŞİD ilerlemeler kaydetmişti, çünkü şehre hakimiyetin kurulacağı noktalar bu noktalar. Artık elimizde olan bu noktalarla IŞİD eskisi gibi rahat hareket edemeyecek, yardımların ulaştığı yollardan biri denetimimiz altına geçti. Bundan dolayı IŞİD şu an büyük bir paniğe kapılmış durumda. Korkudan birçok tanklarını, panzerlerini geri çektiler.

Peki, Kobanê’deki çatışmalar nereye doğru gidiyor, kısa bir sürede daha büyük ilerlemelerin kaydedileceğine ya da IŞİD’in Kobanê’den tamamen çıkarılabileceğine dair umudunuz var mı?

Mahmud Berxwedan: IŞİD’in kolay kolay Kobanê’den vazgeçmeyeceğini biliyoruz. Dün yaşanan çatışmalarda da Kobanê’den çıkmamak için çok direndiklerini bir kez daha gördük. Ellerinde olan bütün imkânları sonuna kadar kullanıyorlar, araçlarla, şahıslarla intihar saldırıları gerçekleştiriyorlar. Kobanê’den çıkmamak için en nitelikli ekiplerini buraya getirmişler. IŞİD çetelerinin kaçtıklarını söylemek doğru değil, her noktada IŞİD çeteleri YPG ve YPJ savaşçılarını zafere inanan cesaretiyle tamamen öldürülüyor ve adım adım özgürleştiriliyor orası. Gazeteciler gelip inceleyebilir, alınan her evde mutlaka onların cesetleri çıkıyor. Bunun için kolay bir şekilde zafere ulaşacağımızı söyleyemiyoruz fakat başlattığımız hamle karşısında da IŞİD çetelerinin direnebileceğini düşünmüyoruz.

Son zamanlarda artan intihar saldırılarını bu hamleye mi bağlıyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Evet öyle! Kobanê’de ilerlemek için IŞİD bütün yöntemleri uyguluyor. IŞİD’in asıl yönteminin intihar saldırıları olduğunu herkes biliyor. Önceki gece Kara Okul ve birkaç evde daha patlamalar yaşandı. Yani hem intihar saldırıları, hem diğer patlatma taktikleri uyguluyorlar. Bu şekilde bir korku salmak istiyorlar fakat bu taktik Kobanê’de işlerine pek yaramadı. Çünkü savaşçılarımız pürdikkat, profesyonel bir şekilde hareket ediyor.

Suriye ve Kürtler konusunda uzman birçok kişi Kobanê’nin bir iki hafta içinde düşeceğini düşünüyordu. Bu direnişin ne sırrı ne? IŞİD gibi bir güç karşısında YPG nasıl bu kadar uzun süre direnebildi ve şimdi zafere doğru yürüyor?

Clipboard01

 

Mahmud Berxwedan: İyi bir şekilde araştırılırsa direniş sırrının her YPG savaşçısının teslimiyeti kabul etmeyen ruhunda saklı olduğu anlaşılır. Kahramanca savaşan bu savaşçılar Serzorî Destanı gibi destanlar yazdılar, her taraftan kuşatılmalarına rağmen son damlalarına kadar savaştılar ve ‘’Bijî Berxwedana Kobanê’’ diyerek şehit düştüler. Şehit Zozan ve Şehit Êrîş gibi savaşçılar tankların ancak cesetlerine basıp Kobanê’ye girebileceklerini söylediler ve öyle savaşıp şehit düştüler. İşte bu direnişin sırrı burada, Arîn ve Kendal gibi onlarcasının mücadelesidir bu sır. Toprağa ve onurlu bir yaşama bağlılıktır bu sır. IŞİD çeteleri yöneldikleri her yeri kısa bir sürede alabiliyorlar fakat dört ay kadar bir süredir burada büyük bir kayıp verdiler ve Kobanê’yi alamadılar. Hiçbir zaman da alamayacaklar. YPG ve YPJ savaşçılarındaki bu direniş ruhu dünyanın başka bir yerinde olmayan bir ruh, ki bu ruh 2015 yılında elde edilecek başarının da teminatı olan bir ruh.

Peki, yeni saldırılar için IŞİD’e Rakka gibi kontrolünde olan diğer şehirlerden hala takviye güçler geliyor mu?

Mahmud Berxwedan: Fırsat buldukça Minbic, Cerablus, Bab, Rakka, Tilabyad şehirlerinden takviye güçler getiriyorlar. Bir kırılmaya uğradılar, bu güçlerle durumu lehlerine çevirmek istiyorlar. Biz ilerliyoruz, önemli noktalar kontrolümüz altına geçti fakat onlar direnmeye devam ediyorlar. Tüm bu takviye güçlere rağmen Kobanê’yi çok da uzun olmayan bir süre sonra özgürleştireceğimizi düşünüyoruz.

Dün de çok sayıda hava saldırısı oldu. IŞİD’e takviye güçlerin ulaştığı yollar üzerinde koalisyon güçlerinin yeni bir stratejisi var mı?

Mahmud Berxwedan: Stratejide büyük bir değişiklik söz konusu değil, bu yollar değil de özellikle Tilabyad ve Cerablus taraflarında bazı önemli hava saldırıları olmuştu. Genel olarak savaş cephesinin ön tarafına hava saldırıları düzenliyorlar ve kısmen de cephenin arka tarafına.

Hava saldırılarının fazla ve etkili olmasının sizin üzerinizdeki etkisi ne?

Mahmud Berxwedan: Hava saldırıları son birkaç gündür artmış durumda. Bu bize bir destek ve koalisyonun hava saldırılarıyla IŞİD psikolojik olarak da bir yıkıma uğruyor.

Kobanê’ye dönen siviller var, onların dönüşü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Sınırda bekleyen insanlarımız var, Kobanê’ye bir an önce dönmek istiyorlar. Yine, savaşa rağmen Kobanê’yi bırakmak istemeyen ve burada yaşayan insanlar var. Kobanê halkı başka bir yerde alışmış bir halk değil, tarihinde böyle bir şey yok. Birçok aile kendiliğinden Kobanê’ye dönüyor. Bu bir taraftan destek için iyi bir şey fakat bir taraftan da kötü. Çünkü çetin kış şartlarından dolayı bazı sıkıntılar yaşanıyor, başta ısınma problemi mesela. Henüz bir koridor açılmış değil ve doktorlar konusunda da eksiklikler yaşanıyor. Fakat gelen insanlar Kobanê’deki toprağı yemeye muhtaç da kalsalar burayı terk etmeyeceklerini belirtiyorlar.

Son olarak 2015 yılı için Kürtlere ve dünyaya mesajınız ne?

Mahmud Berxwedan: 2014 yılı Kürtlerin direniş yılı oldu ve Kürtler hiçbir zaman yenilmeyi kabul etmediklerini bütün dünyaya gösterdiler. Özgürlüğe odaklanan bu halk, sadece kendiler için, bütün Ortadoğu halkları, bütün dünya için IŞİD’e karşı mücadele etti. 2014 yılındaki oluşturulan mücadelenin 2015 yılında Kürt halkına özgürlük getirmesini umut ediyoruz. Başta direnen Kürt halkının olmak üzere bütün dünya halklarının yeni yılını kutluyoruz.

Gazeteci Mustafa Balî’nin Kobanê’deki Durum Değerlendirmesi

Kobane_Halk

Röportaj Tarihi: 5 Kasım 2014

Rojava üzerine yazı ve yorumlarıyla tanınan Mutlu Çiviroğlu, gazeteci Mustafa Balî ile Kobanê’deki son durumu görüştü. Bir kaç yönden hala çatışmaların devam ettiğine dikkat çeken Balî, YPG’nin pêşmerge desteği ile IŞİD karşısında operasyonlarını sürdürdüğünü söyledi.

Şu an da inisiyatifin YPG‘de olduğunu söyleyen Balî, pêşmergenin de aǧır silahlarıyla saldırılar düzenlediğini ifade etti. Bali önümüzdeki günlerde Kobanê de stratejik gelişmeler olacak iddiasında bulundu.

Balî bunun dışında, pêşmergenin gelişinden hoşnut olmayan Rifed Esad’in açıklamalarını da eleştirdi ve “Bir kez daha belli oldu ki Esad gibi olanlar, Suriye koalisyonu ve Beşar Esed rejiminin fikirleri aynı ve bunların hepsi Kürtlere karşılar” dedi.

***

Pêşmergenin gelişiyle Kobanêdeki durumun daha da iyi olduğu ve YPG’nin bazi köyleri geri aldığı söyleniyor. Kobanê‘deki son durum nedir?

YPG ile IŞİD arasındaki çatışmalar devam ediyor. Pêşmergenin kendisiyle getirdiği ağır silahlar ve YPG ile omuz omuza mücadele etmesinin IŞİD üzerinde bir etkisi var elbette. Evet, köylerden bahsediliyor ve bu söz konusu olan köylerin bazıları YPG‘nin siper olarak kullandığı köylerdi. Şuan da şehrin güneyinde YPG’nin üstünlüğü var. Bunun dışında şehrin doğusunda yoğun çatışmalar devam ediyor, burada hedef Mürşitpınar Sınır Kapısı ve sağlık merkezleri. IŞİD burada ağır silahlarla, özellikle havan toplarıyla saldırılar düzenliyor. Fakat genel olarak stratejik bir değişimden söz edemeyiz ama YPG’nin üstün olduğunu söyleyebiliriz. Bundan dolayı önümüzdeki günlerde Kobanê de stratejik gelişmeler olacağını düşünüyorum.

Havan toplarının kullanıldığını söylüyorsunuz. Koalisyon ve YPG‘nin IŞİD’in havan silahlarının çoğunu imha ettikleri söyleniyordu?

Koalisyonun saldırıları var elbette, ama IŞİD havan toplarını saklayabiliyor. Koalisyon IŞİD’in birçok aracını imha etti fakat şehrin doğusunda hala havan topları var.

Önümüzdeki günlerde Kobanê de stratejik gelişmelerin olacabileceǧini söylediniz? Ne gibi gelişmeler?

Burada süregelen savaşı takip ediyoruz malum ve gözlemlediğimiz şey, pêşmergenin gelişiyle IŞİD saldırılarını geceleri yapmaya başladı, gündüzleri çok saldırma imkânları yok. Pêşmergenin kendisiyle getirdiği ağır silahlar bizden teknik olarak daha üstün olan IŞİD’in saldırılarını etkiledi. Moral ve taktik olarak biz zaten hep onlardan daha üstündük. Bundan dolayı stratejik değişikliklerin olacağını tahmin ediyorum.

Peki, IŞİD’e hala destek geliyor mu?

Takviyeler hala devam ediyor. Bilgilerimize göre şuan Kobanê’ye doǧru ilerleyen top yüklü araçlar var. Elimizdeki başka bir bilgi de IŞİD’in Kobanê’nin doğusunda bulunan Kazikan köyünde mahsur kalan köylülerin araçlarına el koyduǧu, yağmaladığı ve köylüleri de esir aldıǧı.  Bunun dışında Rakka, Cerablus ve Grespî’den destek almaya devam ediyor.

Suriye ordusundan gelen 50 kişinin bir bölümünün geri döndüğü söyleniyor. Bu doğru mu?

Evet, böyle söylemler oldu. Özgür Suriye Türkiye’nin önerisiydi. Türkiye tahmin ediyordu ki onlar Kobanê de kabul edilmeyecek ve pêşmergeye engel olacak, fakat YPG burada mantıklı bir karar verdi ve ÖSO şu an Kobanê’de ama nasıl bir katkı sayladıklarını en iyi YPG savaşçıları söyleyebilirler.

3 senedir süren savaşta Suriye rejimi, IŞİD ve Suriye Ulusal Koalisyonu (SUK) aynı fikirde. Hepsinin Kürtlere karşı tutumu aynı. Bu da ispat ediyor ki SUK’un tutumu, rejiminkinden farklu değil, belki daha da kötü, çünkü koalisyon Türkiye tarafından kontrol ediliyor. O yüzden Rifad Esad’in açıklamaları bizim için sürpriz olmadı. Hala Kürtlerin Suriye’de misafir oldukları düşüncesi var.

Bu grupların YPG’nin Amerika ile olan ilişkisinden de çok rahatsız olduğu söyleniyor. Siz de öyle düşünüyor musunuz?

YPG’nin koalisyonla bağlantıları veya PYD’nin Amerika ile olan direk görüşmeleri dikkatle takip ediliyor ve hiç hoş karşılanmıyor. Hep karanlıkta bırakılan ve küçük kardeş muamelesi gören Kürtler artık sesini Avrupa’ya veya Amerika’ya duyurabiliyor. Bu da Suriye muhalefeti ve Türkiye tarafından hiç hoş karşılanmıyor. Sizde izlediniz ki Tayyip Erdoğan resmen Cumhurbaşkanı olduğunu unutup her fırsatta YPG ve PYD’yi diline doladı. Bu hep bu ilişkilerimizden duyduğu rahatsızlıktan kaynaklanıyor.

***

Kürtçe’den Türkçe’ye çeviren: Fatoş Koyuncuer

YPG Kobanê Sözcüsü Şoreş Hesen: Son Bir Haftadır En Şiddetli Çatışmalar Yaşanıyor

YPG Kobane

YPG Kobanê Sözcüsü Şoreş Hesen ile savaş cephesindeki son durumu ve peşmergelerîn gelişi vb. konulari görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

***

Sayın Şoreş Hesen Kobanê’de özelikle doğu cephesinde şiddetli çatışmaların yaşandığı bilgisi geliyor, savaş cephesinden neler aktaracaksınız bize?

Şoreş Hesen: Doğru, son bir haftadır doğu ve güney cephelerinde tarihi bir direniş sergileniyor. IŞİD bomba yüklü araçlarla, ağır silahlar, tanklar, havan topu ve el yapımı bombalarla saldırıyor. Fakat bu saldırıların hepsi püskürtülüyor, her iki cephede de güçlü bir direnişimiz var.

Bir haftadır şiddetli çatışmalar yaşanmasına rağmen bu çatışmaların boyutu ne dünya basınına ne de Kürt basınına yansımadı, neye bağlıyorsunuz bunu? IŞİD’in son şiddetli saldırılarının asıl hedefi neydi?

Şoreş Hesen: Sanırım diğer birtakım konular medyanın dikkatini başka noktalara çekti ama savaş çok şiddetli şekilde sürüyor. Bizim buradaki direnişmiş sürdükçe dünya kamuoyunun YPG’ye ilgisi ve desteği artıyor. Bunun için de IŞİD daha şiddetli bir şekilde saldırarak şehir merkezini ve Türkiye’ye açılan sınır kapısını almak istedi. Stratejik bir nokta olan sınır kapısından geliş gidişi engelleyecek ve şehir merkezini de alarak Kobanê’yi tamamen ele geçirdiğini ilan edecekti sözde, fakat bu amacına ulaşamadı. Yani son şiddetli saldırıların hedefinde YPG’nin dünya kamuoyundan gördüğü desteği engellemek ve şehri tamamen kontrol altına almak vardı.

Peki, şehirde sizin kontrol oranınız ne? IŞİD kendi yayınlarında Kobanê’nin büyük çoğunluğunun kendi elinde olduğunu iddia ediyor?

Şoreş Hesen: Dünya basını ve herkesin bildiği gibi IŞİD’in ilerlemesi 20 gündür durmuş durumda. YPG onları şehir içinde durdurmayı başardı. Yani şehir içinde kontrol altındaki yerler medyanın 20 gün yazdığı gibi, değişen bir şey olmadı. Onların şehir içinden gözle görülür bir şekilde uzaklaştıramadığımız doğrudur fakat onlar da son 20 gündür bir karış ilerleyebilmiş değiller. Herhangi bir ilerleme ya da bir gerileme söz konusu değil derken bu herhangi bir çatışma yaşanmadığı anlamına gelmesin. Tam aksine çok şiddetli çatışmalar yaşandı. Çete grupları her gün ama her gün ilerlemeye çalışıyorlar, hem gündüz vakti hem de gece vakti 5-6 defa ilerleme girişimleri oluyor. Bu röportajdan beş dakika önce de bomba yüklü bir aracı patlattılar ve doğudaki mahalleye saldırdılar. Şimdiye kadar 20’ye yakın bomba yüklü araç patlattılar şehir içinde ilerlemek için fakat bu saldırılarda bir tek can kaybımız yaşanmadı.

Bomba yüklü araçların patlatılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? IŞİD bir kırılmaya uğradığı için mi bu tür eylemler yapıyor yoksa bu şekilde üzerinizde başka bir baskı mı oluşturmaya çalışıyor?

Şoreş Hesen: Kobanê’de IŞİD saldırıları 46. gününde. IŞİD, çatışmalar köy alanlarındayken Suriye ve Irak’ta ele geçirdiği tanklar, toplar ve her türlü ağır silahlarla saldırıp ilerliyordu. Bu alanlarda ilerlemek için bomba yüklü araçlar patlatmaya ihtiyaç duymadı. İlerleyip Kobanê’ye geldiler. Fakat biz daha önce Kobanê’yi düşman kuvvetlerine mezar yapacağımıza dair söz vermiştik. Biz sözümüzde durduk, Kobanê içinde ilerleyemedikleri için bomba yüklü araçları patlatma yoluna başvuruyorlar. Her saldırıya geçtiklerinde onlarca çete üyesi öldürülüyor çünkü artık saldırıp ilerleyebileceklerine dair bir umutları kalmadı. İşte bu yüzden, başka şekilde ilerleyemedikleri için yani, artık bu bomba yüklü araç saldırıları ile psikolojik bir baskı oluşturarak ilerlemek istiyorlar, bu kırılmaya uğradıklarının büyük bir ispatı.

Kimi kaynaklar IŞİD’in Kobanê’deki bazı komutanlarını değiştirdiğini bildiriyor, doğru mu bu?

Şoreş Hesen: Bir savaş hali var ve doğal olarak savaştaki her şeyi takip ediyoruz. Bazen tek bir saldırıda bile IŞİD kuvvetlerini üç defa değiştirmek zorunda kalıyor. Yani bir saldırıda arkadaşlarımız geceden sabaha kadar kendi mevzilerinde sabit kalıp, savaşırken, onlar kırılmaya uğradıkları için savaşan kuvvetlerini üç defa değiştirmek zorunda kalıyorlar. Askerlerini sürekli değiştirdiklerine eminim, komutanlarını da değiştirdiklerini düşünüyorum.

Arkadaşlarınızın geceden sabaha kadar savaştığını belirttiniz. Bunu biraz açar mısınız?

Şoreş Hesen: Haklı olduğunuz zaman hiçbir şeyden korkmazsınız. Bir şahıs için söyleyebileceğimiz bu şeyi, bir halk bir ülke için de söyleyebiliriz. Düşmanlarımız bugüne kadar bizi hep ezdi, bizi ortadan kaldırmaya çalıştı. Biz bugün irademiz, hakkımız, halkımız için savaşıyoruz. Kobanê Kürt halkının şehridir, Kürdistan’ın bir şehridir. Çete gruplarının elinin kutsal Kobanê topraklarına değmesi haramdır. Cephede savaşan kadınlarımız ve erkeklerimiz bu inançla savaşıyorlar, bu iradeye sahip oldukları için uykusuz da kalsalar savaşabiliyorlar. Çete üyeleri acıkıp, susadıklarında bile kuvvetlerini değiştirirken, özgürlük için, insan hakları için, kadın hakları için savaşan arkadaşlarımız soğuk sıcak demeden, aç susuzluk demeden direnmeye devam ediyorlar.

Peki, peşmergelerin gelişi hakkında kısaca neler diyeceksiniz?

Şoreş Hesen: Kobanê’yi korumak, ülkesini seven her Kürdün vazifesidir. Kobanê’ye korumak, peşmergelerin de dile getirdiği gibi, hem peşmergenin, hem de diğer parçalardaki Kürtlerin vazifesidir. Yine aynı şekilde Erbil’i, Diyarbakır’ı ve Mahabad’ı korumak da bütün Kürtlerin görevi. Bunlar adı Kürdistan olan bir ülkenin şehirleri, bu şehirlerin hepsini korumak Kürtlerin vazifesi olduğu gibi Kobanê’yi korumak da her tarafta yaşayan Kürtlerin görevi. Peşmergelerin Kobanê’ye gelişinden çok memnunuz, bu morallerimizi yüksek tutmaya yardımcı oldu.

Peki ya ÖSO grubunun gelişi?

Aslında bu konuda söylenecek pek bir şey yok. ÖSO’nun gelişi yeni bir şey değil fakat bazı kesimler yeni ÖSO grubunun gelişini özellikle gündemde ön planda tutmak istediler. Bunu açık bir şekilde ifade edeceğim, ÖSO’nun savaşın seyrini değiştirecek bir etkisi yok. Yani onların gelişi siyasi bir geliş, bunu göstermiş olduğu tavırlardan anlamak mümkün. Biz buradayız, takip ediyoruz ve her şeyin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Şehre yeni gelen ÖSO grubundan bahsettiğimi yinelemek istiyorum. 50 kişi geldi sadece. Önce 1300 gibi büyük rakamlar verildi ama doğru değil. Zaten onlarla görüştük, eğer gerçekten Kobanê’ye yardım etmek istiyorsanız, diğer cephelerde savaşıp Kobanê’nin yükünü hafifletebilirsiniz, dedik. Fakat bunu da açık bir şekilde belirteyim, kabul etmediler bunu. Kabul etmediler çünkü siyasi bir amaçları vardı, kabul etmediler çünkü arkalarında bazı başka kesimler var. Fakat hedefledikleri şeyi gerçekleştiremediler. Bahsettiğim bu kesimler ÖSO’nun Kobanê’ye girişini kabul etmeyeceğimizi düşünüyorlardı, yeni ÖSO grubunun Kobanê’ye girmesi için çok ısrar ettiler. Herkes biliyor, İdlib’te, Halep’te, Bab’da, Ezaz’da ÖSO zaten kendisi durumda. Buna rağmen Abdülcebbar Akidi’nin Kobanê’ye bir grup istemesinin sebebi elbette ki siyasiydi.

ÖSO’nun daha önce Kobanê’de bulunan grupları, Suvar Rakka, Şemsi Şimal ve Cephetul Ekrad ve birkaç grup daha, bunlar IŞİD’in ilk saldırılarından bugüne kadar Kobanê’de savaşıyorlar ve 30’dan fazla şehitleri var. Bu gerçekten özgür olduğuna inandığımız ÖSO, hak, adalet ve halkının özgürlüğü için savaşan ÖSO. Bunun da iyi görülmesini istiyoruz.

1 Kasım, Dünya Kobanê Dayanışma Günü olarak ilan edildi. Bütün dünyada Kobanê’ye destek eylemleri düzenlenecek. Kobanê artık bir sembol ve bütün dünya halkları Kobanê’yi yakından takip ediyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Şoreş Hesen: Gerçekten de Kobanê’de gösterilen görkemli direniş önünde saygıyla durulması gereken bir direniş. Bütün dünya, Türkiye’nin de içinde olduğu bir bütün dünya elbette, teröre ve zulme dur demeli artık. Herkes birlik olup teröre karşı savaşan YPG’ye destek çıkmalı ve yapılan eylemlerden sonra pratiğe dökülebilecek, gözle görülebilecek değişimler ortaya çıkmalı. Bu vesileyle bizleri destekleyen herkese teşekkürlerimi sunuyor, 1 Kasım’daki etkinliklerde de başarılar diliyorum.

Polat Can: Amerika YPG’nin Gücünü İyi Görüyor

07_19_21_06_

Sayın Polat Can, Kobanê’de son durum ne, cepheden neler aktaracaksınız?

Özellikle son iki gündür doğu ve güney cephelerinde şiddetli çatışmalar yaşanıyor. IŞİD birçok koldan saldırıp YPG’nin kontrolü altındaki yerleri almak istiyor fakat rahatlıkla söyleyebiliriz ki bir haftadan uzun bir süredir IŞİD’in bütün saldırıları boşa çıkarılıyor. Üstelik YPG, IŞİD’in eline geçmiş birçok noktayı tekrar kontrolü altına aldı. Son zamanlardaki çatışmalarda çok sayda IŞİD çetesi öldürüldü, özellikle de dün ve bugün çıkan çatışmalarda.

Kaç kişi öldürüldü, bir bilginiz var mı bu konuda?

Elimize ulaşan bilgilere göre 75’ten fazla IŞİD çetesi öldürülmüştü. Bugün öldürülenlerin sayısını henüz bilmiyoruz. Bugün hm YPG’nin saldırıları hem de koalisyon uçaklarının saldırılarında çok sayıda kişinin öldürüldüğünü biliyoruz sadece. Sayıyı tam olarak tespit edemiyoruz çünkü yıkılan evlerin altında kalan cesetler var. Bu arada IŞİD’in taktik değiştirdiğini de eklemeyelim: Daha önce IŞİD mümkün mertebe geride ceset bırakmıyordu fakat son zamanlarda ağır darbeler aldıkları dolayısıyla, çoğu zaman cesetlerini ve yaralılarını geride bırakıp kaçıyorlar. Büyük bir moral kaybına uğramışlar ve psikolojik olarak çökmüşler.

Polat Cano

Birçok noktayı tekrar kontrol altına aldığınızı söylediniz, hangi noktalar bunlar?

Kobanê Kültür Sanat Merkezi noktası, Halep yolu üzerindeki bazı noktalar, yine doğuda da belediye yakınlarındaki bazı noktalar YPG’nin kontrolü altına geçtiler.

IŞİD’in psikolojik olarak çöktüğünü söylediniz. Anlattıklarınıza göre YPG’nin de morali yüksek. Size ulaşan silahların nasıl bir etkisi oldu bunda?

 Bazı kesimler sert bir şekilde karşı çıkmalarına rağmen silahların bize ulaşması çok iyi oldu, silahlar büyük bir fayda sağladı. YPG 35 gündür direniyor ve bize ulaşan silahlara direnmeye devam edeceğiz.

Silahları kim gönderdi peki? Birçok şey söyleniyor bu konuda.

Sayın Salih Müslim çok güzel ve doğru bir şey söyledi bu konuda: ‘’Kürtlerin silahları bunlar ve Kürtler için!’’ YPG savaşçıları gidip Şengal’de, Rabia’da savaşıp şehit düşüyorlar, peşmerge kardeşlerimiz de yine aynı şekilde savaşıyorlar. Kürtlerin kendi kardeşlerine Kürt silahlarını göndermesi çok doğal bir şey. Bu konuda basit tartışmalara girmek istemiyoruz. Fakat Kürtlerin kendi aralarında Kobanê’ye silah göndermek için bir yarış haline girmeleri güzel bir şey.

Bazı peşmergelerin Kobanê’ye gelmesinden bahsediliyor. Başta sayı 500 idi, şimdi 200 peşmerge olacağı söyleniyor. Bu konuda neler diyeceksiniz?

YPG olarak böyle bir şeyden haberimiz var. Bu sadece YPG’nin ilgileneceği bir mesele değil, kanton yönetimiyle de bu konuyu görüşüyoruz. Kürdistan Hükümeti Parlamentosu’ndan çıkan kararlar sevindirici gelişmeler. Hem kantonları tanımaları hem de peşmerge desteğini göndermek istemelerini önemli görüyoruz.

Washington’da Amerika’nın sizi desteklemeye devam edeceği konuşuluyor. İlerleyen günlerde bu sefer de Amerika’nın bir silah yardımı yapmasını bekliyor musunuz?

Evet, bekliyoruz tabii ki. Bir sonraki sefer direk Amerika’dan silah gelmesini bekliyoruz. Zaten gelen yardımda da Amerikan’ın silahları vardı. Amerika’dan istediğimiz bazı silahlar Beyaz Saray, Kongre vb. gibi bazı prosedürlerden dolayı hazır değildi henüz. O nedenle de zaman kaybı olmasın diye direkt Kürt kardeşlerimizden aldık o silahları. Kimi görüşmelerimiz var, Amerika’nın da kısa sürede silah göndereceğine inanıyoruz.

Peki, uluslararası koalisyonun ile ilişkilerinizi ne gibi faktörler olumlu ya da olumsuz etkiliyor? Bugün Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan yaptığı açıklamalarda size yapılan silah desteği için duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti ve Amerika’yı da eleştirmişti. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Amerika Erdoğan’ın oğlu değil ki Erdoğan’ın isteklerine göre hareket etsin. Amerika olaylara daha gerçekçi yaklaşıyor ve ona göre siyasetini belirliyor. Bugün Suriye’de ve Irak’ta projeleri var. Irak’ta peşmerge kardeşlerimizle iyi bir ilişkisi var ve Rojava’da ve Suriye’nin genelinde birlikte çalışacağı güçlere ihtiyacı var. Amerika geçmişte birçok gruba yardımda bulundu ve bu grupların çoğu Nusra’ya ve IŞİD’e katıldılar. Amerika Suriye’deki durum daha makul yaklaşıyor ve YPG’nin Amerikalı ya da Amerikasız savaştığını iyi görüyor. Ki Amerika demokratik bir Suriye ve özgür bir Kürdistan için IŞİD terörüne karşı savaşabilecek çok önemli bir gücün YPG olduğunu biliyor artık. Amerika ya da koalisyon olsa da olmasa da geride kalan 3 yıl içerisinde YPG kendisini ispatladı. Amerika’nın Suriye’de YPG ile müttefiklik kurması, Amerika’nın yararına. Sonuçta Suriye’nin, Rojava’nın ve bu bölgenin insanlarıyla çalışacak, Türkler ya da dışardan birileriyle değil. Bu bağlamda bizim ve Amerika’nın ve koalisyonun çıkarları kesişiyor ve arada yakınlaşma doğuyor.

Dediğim gibi bizim asıl amacımız bağımsız bir Kürdistan ve demokratik bir Suriye. Demokratik bir Suriye’yi bağımsız bir Kürdistan’dan daha önemli bulmuyoruz ama sadece Kürt halkının çıkarlarını da düşünmüyoruz. Sonuçta henüz tam anlamıyla Suriye’den kopmuş değiliz. Bu konuda toparlayacak olursak koalisyon ülkeleri ile Amerika ile sağlam bir ilişkimiz var ve bu ilişkinin daha da sağlamlaşmasını istiyoruz elbet. Bunun için de görüştüğümüz Amerikalı yetkililer ile konuştuğumuz konulardan biri de Türkiye ve bazı diğer çevre ülke faktörlerini pek önemsememek.