Category Archives: Mutlu Çiviroğlu

YPG Spokesman Xelil: We Won’t Retreat from West of Euphrates

10003600_976710419030211_5880418894729706204_oPeople’s Protection Units (YPG) spokesperson Redur Xelil has said the Kurdish force will not retreat from the west of the Euphrates to the east.

Xelil said his words had been misconstrued and that they wouldn’t withdraw at anyone’s request.

Xelil remarked that Turkey’s attack on Jarablus targeted not ISIS but Kurds, underlining that they will not withdraw their forces from west of Euphrates and nobody can subject them to such an imposition.

“Turkey’s Jarablus intervention is a hostile approach. The main target of this operation is the Kurdish people and their gains rather than ISIS. We are in the west of Euphrates and take our place within Syrian Democratic Forces. We are in our own land and we will not leave it as per some request. We will not act in line with the request of Turkey or some other power.

Turkish state cannot shape our position there in accordance with its own interests. Our forces will remain there and there will be no retreat. Nobody has the right to impose YPG’s withdrawal from there and we will never accept such a thing.”

**

YPG sözcüsü Rêdûr Xelil, Türkiye’nin Cerablus’a yönelik saldırısını IŞİD’e karşı değil Kürtlere karşı yapıldığını belirtti. Xelil, ‘Fırat’ın batısından çekilmeyeceklerini ve hiç kimsenin kendilerine bu dayatmada bulunamayacağını açıkladı.

Xelil, ‘kimse bize kendi topraklarımızdan geri çekilmemizi isteyemez’ dedi.

“Türkiye’nin Cerablus müdahalesi düşmanca bir tutumdur. Bu operasyonun asıl hedefi IŞİD’ten ziyade Kürt halkı ve kazanımlarıdır. Biz Fırat’ın batısında, Demokratik Suriye Güçleri içinde yer alıyoruz. Orada kendi topraklarımızda bulunuyoruz. Bazılarının isteği doğrultusunda kendi topraklarımızdan çıkmayız. Biz ne Türkiye ne de başka bir gücün isteği doğrultusunda hareket etmeyiz. Türkiye devlet, bizim oradaki pozisyonumuzu kendi çıkarlarına göre şekillendiremez.

Güçlerimiz orada kalacaklardır ve herhangi bir geri çekilme söz konusu olmayacaktır. Hiç kimsenin ‘YPG oradan geri çekilsin’ dayatmasında bulunma hakkı yoktur ve biz bunu kabul etmeyiz.”

**

Berdevkê YPG’ê Rêdûr Xelîl dîyar kir ku êrîşa dewleta Tirk ya dijî Cerablusê, ne li dijî DAÎŞ’ê, lê li dijî Kurdan pêk hatiye. Xelîl xuya kir ku wê xwe ji rojavayê Çemê Feratê nedin paş û ti kes jî wê nikaribe tiştekî wisa li ser wan ferz bike.

Xelîl got ku ti kes nikare ji wan re bêje ku xwe ji axa xwe bikşînin.

“Destwerdana dewleta Tirk ya ser Cerablusê helwesteek dijminane ye. Hedefa esas ya vê operasyonê, ne DAÎŞ e, lê gelê Kurd û destkeftîyên wê ne. Em li rojavayê Feratê, di nav Hêzên Sûrîyeya Demokratîk (HSD) de cihê xwe digirin. Em li vir li ser axên xwe ne. Em li ser daxwaza hin kesan nikarin ji axa xwe derkevin. Em ne li gor Tirkîye, ne jî li gor daxwaza welatekî din tevnagerin.

Dewleta Tirk nikare pozîsyona me ya li vir li gor berjewendîyê xwe biguherîne. Hêzên me wê li wir bin û wê ti vekişandin jî çênebe. Ti kes ne xwedî maf e ku bêje ‘YPG’e xwe bikşîne’ û jixwe em jî vê qebûl nakin.”

Çiviroğlu: YPG, Tal Abyad’ı Alarak IŞİD’in Can Damarını Kesti

FullSizeRender7

‘Ali Topuz ile Dünya Hali’ne konuk olan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, kentin YPG’nin eline geçmesinin ne anlama geldiğini değerlendirdi.

 Tel Abyad’ın YPG’nin kontrolüne geçmesine dair konuşan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, YPG’nin IŞİD karşısındaki en etkili güç olduğuna dikkat çekerek, kentin alınmasıyla IŞİD’in yaşam damarının kesildiğini söyledi.

IŞİD kuşatması altındaki Suriye’nin Tel Abyad (Gire Spî) kenti, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Güçleri’nin (YPG) eline geçti.  ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun ve Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı bazı gruplardan oluşan Burkan el Fırat örgütünün desteğiyle kentin alınmasıyla Kobani ve Cezire kantonları birleştirilmiş oldu.

KOBANİ’DEN SONRA TEL ABYAD…

Kentin, YPG’nin programına çoktan beri dahil olduğunu söyleyen  Çiviroğlu, Türkiye’nin bu durumdan rahatsız olduğunu, ABD uçaklarının desteğiyle Tel Abyad’ın alınmasının hızlandığını belirtti.

YPG’nin IŞİD karşısındaki en etkili güç olduğunu kaydeden Çiviroğlu, “YPG’nin, Kobani’den sonra kazandığı bu başarı, prestijini daha da arttırdı. Ayrıca Kobani’de rolleri daha sınırlı olan YPG’nin müttefikleri de, Suriyeli muhalifler karşısında güç kazandı. IŞID’e Türkiye üzerinden gelen savaşçıların Tel Abyad güzergahından geçtiği sıkça dile getiriliyor. Böylece IŞİD bir anlamda yaşam damarını kaybetti” ifadelerini kullandı.

‘ESAD YÖNETİMİ, YPG’NİN GÜÇLENMESİNİ İSTEMİYOR’

Esad yönetiminin şimdiye kadar kendini en iyi alternatif olarak pazarladığını vurgulayan Çiviroğlu, şöyle konuştu:

“Son dönemde Esad’ın gitmesini isteyenlerin sayısı hayli azalmıştı. Fakat El Nusra’nın elde ettiği son başarı Esad yönetimini zora soktu. Yönetim, İdlib ve daha değişik yerlerde mevzi kaybetti, bu yüzden zor durumda. YPG’nin daha da güçlenmesi yönetimin hiç istediği bir durum değil. Yönetim, bir grubu diğer gruba karşı kullanarak sürekli bir denge kurmaya çalışıyor.”

Haberin orjinal linki:  http://tr.sputniknews.com/dunya_hali/20150617/1016044391.html#ixzz3dQ4Gh5kK

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile Rojava’daki Son Durumu Görüştük

Serekaniyee

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile başta Serêkanîyê’deki durum olmak üzere birçok güncel konuyu görüştük.

Mutlu Çiviroğlu                      https://twitter.com/mutludc

Geçen hafta özellikle Serêkanîyê’de yaşanan şiddetli çatışmalardan sonra bölgede son olarak durum ne?

Rêdûr Xelîl: Serêkanîyê ve Tiltemir çevresindeki IŞİD saldırıları 23 Şubat’tan beri aralıksız devam ediyor. Özellikle Menacir ve Serêkanîyê arasındaki bölgede YPG güçlerimiz ile terörist IŞİD çeteleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Burada IŞİD’e ağır bir darbe indirildi, karargah olarak kullandıkları iki köy ve mezra tamamen güçlerimizin kontrolü altına geçti. Burada onlara ait cephanelik mühimmat ve birçok ceset elimize geçti. Tiltemir ve Menacir köyleri etrafında bazen yine çatışmalar çıkıyor.

IŞİD bu son saldırılar ile neyi planlıyordu. Serêkanîyê’de tehlike tam olarak geçmiş diyebilir miyiz?

Redo
Rêdûr Xelîl:
Hayır, henüz tehlike geçti diyemiyoruz. Fakat onların bölgedeki planlarını boşa çıkardık. Kontrolümüz altına geçen köylerin önemi yüksek. Bu köyler Serêkanîyê ve Tiltemir arasında olduğu için IŞİD her iki şehir arasındaki yolları kontrolü altında tutmaya çalışıyordu. Eğer onları oradan çıkarmasaydık tehlike giderek artacaktı. IŞİD Tilhemis ve Tilbarak’ta çok ağır darbeler aldı, gücünü tekrar ispatlamak istercesine Tiltemir ve Serêkanî’ye yöneldi. Fakat YPG ve YPJ direnişi karşısında IŞİD bozguna uğradı. Şüphesiz bu direnişe az da olsa uluslararası güçlerin de katkısı oldu.

Peki neden burada uluslararası güçlerin desteği Kobanê’deki destek gibi olmadı? Çağrılarınız olmasına rağmen desteğin gecikmesini neye bağlıyorsunuz?

Rêdûr Xelîl: Tiltemir ve Serêkanîyê’deki destek Kobanê’deki destek kadar değildi. Elbette ki biz daha fazla destek için çağrılarda bulunduk. Zaten kurulun uluslararası güç IŞİD’e karşı mücadele etmek için kurulmuş ve karada IŞİD’e karşı savaşabilen tek güç bugün YPG’dir. YPG’nin başta Amerika olmak üzere bütün uluslararası güçlerin en stratejik gücü olabileceğine inanıyoruz. IŞİD’e karşı mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için biz daha aktif, daha fazla destek bekliyoruz. Bu gecikmenin sebebi YPG ve uluslararası güçler arasındaki bir anlaşmazlık değil, uluslararası güçlerin yürütmüş olduğu siyasetle ilgili bir şey. Bu siyasi anlaşmazlıkların bir an önce ortadan kalkmasını umuyoruz. IŞİD’e karşı mücadele hiçbir zaman durdurulmamalı, çünkü bölgeyi hemen tehdit etmeye başlıyorlar.

Fakat uluslararası güçlerin vermiş olduğu desteğin mücadelenize katkısı olduğunu belirtiyorsunuz, doğru mu?

Rêdûr Xelîl: Elbette ki, bunu hiçbir zaman inkar etmiyoruz ve destekleri için hep teşekkür ediyoruz. Kobanê’de, Tilbarak’ta, Tilhemîs’te büyük bir destek sağladılar. Fakat bizim demek istediğimiz, Tiltemir ve Serêkanîyê’de yeterince aktif bir destek olmadı. Eğer diğer bölgelerde vermiş olduğu desteği burada da vermiş olsaydı daha büyük bir başarı elde ederdik

Birkaç YPG komutanı Türkiye’nin mücadelenizi olumsuz etkilediğini, IŞİD’e destek verdiğini belirtti. Siz bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Türkiye’nin bu desteği yüzde yüz verdiğine dair belgeler üzerine konuşmak istemiyoruz. Türkiye’nin IŞİD’in geçişine izin verdiği yönündeki iddialar hep olan bir şey. Tilebyad’dan Serêkanîyê’ye kadar dört sınır kapısı açık, IŞİD bu kapılarından çok rahat bir şekilde geçiyor. Bu iddialar ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır, fakat Türkiye’nin onları desteklediği yönünde iddialar var. Bu iddialara karşı IŞİD’e karşı mücadele aktif bir rol almalı ve YPG’ye destek vermeli. Çünkü önümüzdeki günlerde ŞİD değil Kürt halkı bölgede hakim olacak.

YPG_Fighters_Serekaniye_2012 (Photo: Mutlu Civiroglu)

Tilebyad’tan bahsettiniz. IŞİD bu saldırıları Tilebyad’a almamanız, dolayısıyla her iki kantonu birbirine ulaştırmamanız için yapmış olabilir mi?

Rêdûr Xelîl: IŞİD bölgeden tamamen silinmekten çok korkuyor. Kobanê’de aldığı ağır yenilgiden sonra bütün gücünü Tilebyad ve Serêkanîyê arasında topladı.

Bazı haberlere göre IŞİD Kürdistan Bölgesi’nde klor gazı kullanıyor, Kobanê’de de aynı iddialar gündeme gelmişti. Bu konuda neler diyeceksinz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD’in Kürdistan ve bütün dünyadaki tehlikesi şu an her zamankinden daha fazla. IŞİD’in büyük darbeler aldığı doğrudur, zaten bu darbelerden dolayı tehlike artmış diyoruz. IŞİD şu an yaralı bir yılan gibi, eline geçen bütün fırsatları değerlendirebilir. Kimyasal silah bile kullanabilir. Kürdistan’ın güneyinde kullanmış olduğu gazlar ve yasaklı silahlar için şaşırmadık. Kürdistan’ın batısında da, özellikle Cezaa ve Kobanê’de bu yasaklı silahları daha önce kullandılar. Uluslararası kuruluşlar bunları raporlarla ispatladılar. Bunun için bu örgüte karşı Avrupalı devletler, uluslararası güçler, Amerika daha etkili bir mücadele yürütmeli, YPG’ye daha fazla destek vermeli.

Esad rejimine ve IŞİD’e yakın haber siteleri Hizbullah’ın Serêkanîyê’de YPG’ye yardım ettiğini iddia ediyorlar. Doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Bunlar tamamen rejimini yürüttüğü kara propaganda siyaseti. YPG’yi karalayarak zayıf düşürmeye çalışıyorlar, bu iddialar tamamen asılsız.

Bir süredir rejim ile bir takım sıkıntılar yaşıyordunuz, şu an ilişkiniz ne durumda?

Rêdûr Xelîl: Rejim kendi bölgesinden çıkmış değil, çıkacak gibi de değil. Şu an rejim ile olan ilişkilerimizde herhangi olağanüstü bir durum yok. Çünkü rejimin şu an için bize karşı bir saldırı pozisyonunda değil. YPG IŞİD’e karşı savaşmaya devam ediyor ve rejim de şehir de hala eski yerini koruyor.

Suriye muhalefeti yaptığı bir açıklamada Tilhemis ve Tilbarak’taki köylerde YPG’nin Arap köylülere kötü davranışlarda bulunduğunu iddia etmişi. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Tabi ki bu iddialar asılsız, bu açıklamaya karşı resmi bir açıklama yapmıştık zaten. Bu tür açıklamalar IŞİD’in bölgedeki varlığına meşruiyet veriyor. Böyle bir yaşanmadı, sivil halk şu an hala köylerindeler. IŞİD oralardayken köylerinden ayrılmak zorunda kalan insanlar da yardımlarımızla dönmeye başladılar. Bütün uluslararası kuruluşlar özellikle de Birleşmiş Milletler eğer gelip rapor hazırlamak isterse kapımız sonuna kadar açık ve çalışmalarında istedikleri kolaylığı sağlarız.

Bazı kaynaklar Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin YPG’ye silah yardımında bulunduğunu iddia ediyor, doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Böyle bir yardımın olmasını isterdik fakat öyle bir şey yok. Geçtiğimiz günlerde sembolik olarak Kobanê’de bir yardım yapıldı fakat bunun dışında büyük bir yardım söz konusu değil. Peşmergelerin silahlandırılmasını, ulusları güçlerin onlara silah yardımı yapmasını sonuna kadar destekliyoruz. Fakat aynı desteğin YPG’ye de verilmesini istiyoruz. Çünkü bugün Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan tek güç YPG’dir.

Peki, uluslararası güçlerin sizlere herhangi bir desteği olmadı mı? Fransa bu konuda olumlu mesajlar vermişti. Dün Kanada başbakanı Stephen Harper operasyonları genişletip Suriye’de de IŞİD’e karşı mücadele edeceklerini belirtmişti.

Rêdûr Xelîl: Doğrudur, birçok olumlu ve samimi açıklama yapılıyor. Bu açıklamaların hepsine biz de olumlu yaklaşıyoruz. Fakat pratikte adım atılmasını istiyoruz, şu ana kadar pratikte herhangi bir şey yok.

Tiltemir’de kaçırılan Hristiyanlar için yeni bir gelişme var mı?

Rêdûr Xelîl: Şu ana kadar da nerede oldukları tespit edilmiş değil, akıbetleri hakkında kimse bir şey bilmiyor. Tiltemir, Menacir ve Serêkanîyê’de Süryani ve Kürt halkları büyük bir katliamla yüz yüzeler. IŞİD özellikle bu bölgeyi hedef almış durumda. YPG olarak Kürt halkını, Süryanileri ve bu topraklarda yaşayan diğer bütün azınlıkları sonuna kadar koruyacağız. Fakat uluslararası güçler de bize gereken yardımı vermeli.

Newroz kutlamaları birkaç gündür devam ediyor. Son olarak Newroz için neler demek istersiniz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD Kürdistan’a yönelerek Kürt halkının direnen ruhunu hedef almak istiyor. Onlara karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu mücadele ruhuyla başta Kürt halkının olmak üzere bütün Ortadoğu halklarının Newrozunu kutluyoruz.

Mahmud Berxwedan: IŞİD’i Her Yerde Yenilgiye Uğratacağız

Mutlu Çiviroğlu               https://twitter.com/mutludc

10917470_783677295048076_3950306464498643584_n

Sayın Mahmud Berxwedan, Kobanê şehir merkezinini kurtardıktan sonra köylerde operasyon başlatmıştınız. Doğu, batı ve güney cephelerinde son durum nedir?

Mahmud Berxwedan: Kobanê’yi özgürleştirdikten sonra köyleri kurtarmak için ikinci bir hamle başlattık. O günden bugüne yaklaşık 20 gün geride kaldı. Bu süre zarfında operasyonlarımızı başarılı bir şekilde yürüttük. Her üç cephede de her gün biraz daha ilerliyoruz, Kobanê topraklarında adım adım özgürleştiriyoruz. Batı cephesinde 15 Eylül’de IŞİD ile sıcak temasın başladığı noktaya başladık. Şêxler’e yakın bir yerdeyiz, Fırat ile aramızdaki mesela 3-4 km. Bu taraflarda henüz kontrolümüz altına geçmeyen çok az sayıda köy kaldı. Keçelo, Cibilferac, Sêvalo, Derbazin köyleri etrafında operasyonlarımız devam ediyor ve o köyleri bir bir geri alacağız.

Peki, batı cephesinde Fırat’ı aşıp Cerablus’a doğru gidecek misiniz?

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)
YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chief Ismet Hasan and other officials Photo (Mislim Nebo)

 

Mahmud Berxwedan: Öncelikli hedefimiz Kobanê topraklarının tamamını özgürleştirmek. Sonrasında IŞİD ile yeni bir savaşımız başlıyor. Şimdiye kadar IŞİD topraklarımızı işgal etmişti, biz mücadele  ruhuyla hareket eden arkadaşımızla başarıya ulaştık ve onları büyük bir yenilgiye uğrattık. Kobanê topraklarının tamamını kontrolümüz altına aldıktan sonra IŞİD ile savaşın başlayacağını söyleyebilirim. 15 Eylül’de onlar savaşı başlatmıştı, bu sefer biz başlatacağız. IŞİD ile mücadelemiz nereye giderlerse gitsinler devam edecek. Biz onlarla mücadelede sınır tanımıyoruz. IŞİD’in hedef aldığı bütün insanları IŞİD’ten kurtaracağız.

YPG’nin Kobanê’deki en üst ismi olarak oldukça kendinizden emin konuşuyorsunuz. Sizi bu kadar kadar iddialı konuşturan etkenler nelerdir?

Mahmud Berxwedan: Biz kendimize güveniyoruz, gücümüze, YPG-YPJ savaşçılarına inanıyoruz. Keleşnikofumuza ve bombamıza inanıyoruz, diğer her şey bizim için sadece destek. IŞİD’i Suriye’de hezimete uğratacağız. Başta Kobane toprakları olmak üzere IŞİD nerede olursa olsun onlarla mücadele edeceğiz.

Mahmud Berxwedan
Mahmud Berxwedan

O zaman yakın bir zamanda Cerablus, Minbic, Sirrin ve Tilebyad’a da gireceğinizi söyleyebiliriz, doğru mu?

Mahmud Berxwedan: IŞİD’in olduğu her yer bizim hedefimizdir. Yanlış anlaşılmak istemiyoruz, biz Arap halkını değil IŞİD’i hedef alıyoruz. Kimsenin malında mülkünde, bir iğnesinde bile gözümüz yok. Biz IŞİD’le mücadele etmek istiyoruz. Nerede olurlarsa olsunlar eski yeni bütün intikamlarımızı alacağız.

IŞİD’in hakim olduğu yerlerdeki Arap halkının sizin desteğinizi bekledikleri aktarılıyor, bu iddialar doğru mu?

Mahmud Berxwdan: Evet, doğru. IŞİD’in zulmünden kaçan Minbicli, Cerabluslu kaçan insanlar var ve yanımıza gelip YPG’nin desteğini istediler. Topraklarını IŞİD’ten kurtarmamızı istiyorlar, biz onlara yardım edeceğimize dair söz verdik. IŞİD’in zulmüne maruz kalan herkese yardım edip onların o zulümden kurtaracağız.

Peki, güney ve doğu ve cephelerindeki durum ne?

Mahmud Berxwdan: Güney cephesinde Şehit Xabur Tepesi ve Qaraqozak Köprüsü’ne ve Sırrin’in alanına hakim olduğu için stratejik öneme sahip, üzerinde şiddetli çatışmaların yaşandığı Girê Sêvê Tepesi şu an bizim elimizde, üzerinde YPG bayrağı dalgalanıyor.

kobani ozgur

Halep ve Haseke yolunun bir kısmının kontrolünüz altına geçtiği doğru mu?

Mahmud Berxwedan: Kobane’nin güneydoğusuna düşen, Halep Haseke karayolunun 25 kilometrelik bir kısmı savaşçılarımızın kontrolünde. Rotko Yolu üzerindeki Qilheydê, Girêk ve daha birçok köy YPG tarafından kurtarıldı. Doğu cephesinde ise Bexdik, İdanî ve oraya yakın birçok köye bizim kontrolümüzde.

Sizden yardım isteyen Arap halkını destekleyeceğinizi, dünyanın neresinde olursa olsun IŞİD ile mücadele edeceğinizi söylüyorsunuz. Peki dünya güçleri de sizi destekleyecek mi? Bu konuda yeni bir gelişme var mı?

Mahmud Berxwedan: IŞİD çeteleri bütün dünyanın başına bela oldular. Onlara karşı mücadele etmek isteyen herkes bize destek çıkmalı, var olan desteği artırmalı. Bu saate kadar da kısıtlı imkanlarımızla, hala hep bahsettiğimiz o silahlarla mücadele ediyoruz. Koalisyonların güçlerinin hava saldırıları desteği var, doğru, fakat tank ve ağır silah yardımı henüz yapılmadı bize. Bu konuda herkes sorumluluk sahibi olmalı, ancak bir olduğumuz vakit IŞİD’i ortadan kaldırabiliriz.

Biz sadece Kobane için değil bütün insanlık için IŞİD’e karşı mücadele ediyoruz. Sadece silah yardımı değil, diğer konularda da insanlar Kobanê’ye sahip çıkmalı. Bugün yeni bir Kobanê inşa ediliyor, herkes bir sorumluluk bilinci ile hareket etmeli. Köylerde hiçbir şey kalmamış, IŞİD çeteleri her şeyi yağmalamış. Birçok eve de siviller ölsün diye bomba yerleştirmişler. Bunun için mayın temizleme kuruluşları da Kobanê’ye bir an önce gelmeliler.

Arap nüfusun yoğun olduğu yerlerde yapacağınız operasyonlarda Kobanê’de sizinle birlikte hareket eden Özgür Suriye Ordusu gruplarının öncülük edeceği dile getiriliyor. Hem Özgür Suriye Ordusu grupları hem de peşmergelerinin Kobanê’de oynadıkları rol hakkında neler diyeceksiniz?

YPG_FSA_Kobane

Mahmud Berxwedan: Siwar Rakka, Şemsi Şimal, Cephetul Ekrad gibi gruplar bizimle birlikte savaştılar Kobane’de ve şu anda da ön cephede mücadeleyi yürütüyorlar. Arap bölgelerinde onlar öncülük ediyor, biz de onlara yardım ediyoruz. Fakat onların diğer yardımlara da ihtiyacı var, henüz herhangi bir yardım almış değiller. Kısıtlı imkanlarımızla biz onlara destek çıkıyoruz, bizim dışımızda destek çıkan yok.

Peşmerge güçleri de baştan beri arka destek kuvvetiydi. Yani cephede yer almıyorlar. Ağır silahları var ve ihtiyaca göre her türlü desteği veriyorlar. Bu konuda hiçbir zaman ellerinden geleni yapmaktan kaçınmadılar.

General Ismett

Son olarak Kobanê köylerinin yüzde kaçlık bir kurtarılmış durumda? Bir de Tilebyad’a girme ihtimaliz kamuoyunda büyük bir heyecan yarattı, bu konuda neler demek istersiniz?

Mahmud Berxwedan: Kobanê köylerinin % 80’lik bir kısmı kurtarıldı. Kalan % 20 için operasyonlarımız devam ediyor. Tilebyad’ı da IŞİD’ten kurtarmayı planlıyoruz. Başta da dediğim gibi, nerede olurlarsa olsunlar tüm gücümüzle IŞİD ile savaşacağız.

Kobanê: Bugünkü Sorunları ve Yeniden İnşa Çalışmaları

 Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Kobanê’nin yeniden inşası konusunda Kanton Başbakan Yardımcısı Xalid Berkel, HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Kanton Eğitim Sorumlusu Hisên Mihemed Eli, Kanton Sağlık Sorumlusu Dr. Nahsan Ahmed ve yakın zamanda bölgeyi ziyaret den gazeteciler Hatice Kamer ve Ömer Faruk Baran ile var olan sorunları, ihtiyaçları ve yeniden inşa çalışmalarını görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Xalid Berkel, Kobanê’nin tamamen kurtarılmasından sonra şehrin yeniden inşası için bir komisyon kurduğunuz biliniyor. Bu komisyon çalışmalarınız şu an hangi aşamada?

Xalid Berkel: Kobanê’nin inşası için kurduğumuz bu komisyonda mühendisler, doktorlar ve diğer birçok meslek grubundan olan alanında uzman kişiler yer alıyor. Çalışmalarımız üzerine görüş alışverişlerimiz devam ediyor. Halkımızın dönmesi ve dönen halkımızın hiçbir sıkıntı yaşamaması için en iyi şekilde hizmet vermeye çalışacağız. Bunun da bir takım zorlukları var. Çünkü Kobanê tamamen yıkılmış durumda, caddeler, sokaklar tanınmaz halde. Buradan yardım edebilecek bütün kurumlara, bütün dünyaya sesleniyoruz. Halkımızın rahat bir şekilde dönebilmesi, insanlığa yakışır yeni bir Kobanê’nin inşası için onların desteğine ihtiyacımız var. Kürdistan’ın dört bir tarafından buraya yardım yapılmalı. Özellikle Güneyli kardeşlerimiz yardım etmeliler, onların yardım edebilme imkanları daha fazla çünkü. Kuzeydeki kardeşlerimiz ilk günden bugüne kusursuz bir şekilde çalıştılar ve yardımlarını esirgemediler. Onlara bir kez daha teşekkür ederken, Kobanê’nin yeniden inşası için de desteklerini beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu? Dünyadaki değişik bölgelerindeki insanlara ulaşma konusunda nasıl strateji belirlediniz?

Xalid Berkel: Yardımların yapılması için birçok ülkede kurumlar kurduk ve bazı yerlerde daha bu kurumlardan kurmak istiyoruz. Bir banka hesabının oluşturulması yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Siz de değindiniz, Kobanê bütün dünya için savaşan bir şehir oldu. Dolayısıyla bütün dünya, bütün uluslararası kuruluşlar Kobanê’nin yeniden inşası için destek çıkmalı.

Sayın İbrahim Ayhan, Kobanê için sınırda uzun bir süredir aktif bir şekilde çalışmalar yürütüyorsunuz. HDP-DBP partisi olarak Kobanê’nin yeniden inşası için ne tür çalışmalar yapacaksınız?

İbrahim Ayhan: Kobanê’deki zafer dünyanın dört bir tarafında insanlığın taraftarı olan herkesin zaferi ve artık bütün dünyada bir sembol olarak biliniyor. Kobanê’den gelen insanlar için oluşturduğumuz kriz masaları ile en iyi şekilde yardım etmeye çalışmıştık. Kobanê’nin kurtarılmasından sonra özgür Kobanê’nin yeniden inşası çalışmalarında da aktif bir şekilde yer almak istiyoruz. İki defa Kobanê’ye gittik ve kanton yetkilileri ile görüşmeler yaptık. Orada bir komisyon kurulmuş, biz de bu tarafta bir komisyon kurduk. Bu komisyonda HDP-DBP ve diğer bir takım kuruluşlar var. İnsanlar yardım etmeye hazır fakat buradaki Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda sorun var. İnşaa için henüz kapıdan malzeme gönderemiyoruz. Bunun için acil olarak bir koridorun oluşturulması lazım.

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)
Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Yani Türkiye sınırdaki geçişlerde zorluk çıkarıyor diyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Evet doğru. Sadece temel gıda malzemelerinin geçişine izin veriliyor. İnşaat araçlarının, malzemelerinin geçişine izin verilmiyor. Çünkü buradaki sınır kapısı resmi bir geçiş kapısı değil. Hükümet ile kapıdan diğer malzemelerin geçişi için de görüşmeler yaptık.

Kobanê’nin dış dünyayla tek bağı Mürşitpınar. Türkiye’nin yardım geçişlerine izin vermemesi, bahsettiğiniz tutumunu değiştirmemesi durumunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Hükümet ile yaptığımız görüşmelerde yardımcı olacaklarını söylüyorlar fakat 10 gündür herhangi bir sonuç almış değiliz. Amerika’dan, Avrupa’dan, Kürdistan’ın güneyinden insanlar ve devletler Kobanê’ye bir an önce yardım etmek istiyorlar. Kapı serbest bir şekilde açılmayana kadar yardımlar ulaştırılamayacak. Ama biz Kobanê’yi özgürleştirdiğimiz ruhla Kobanê’yi inşa edeceğimize de inanıyoruz.

Uluslararası kuruluşlar da yardım yapmak istiyor. Sosyal medyadan insanlar kampanyalar başlatmışlar. Bu yardımlar size nasıl ulaştırılabilir?

İbrahim Ayhan: Rojava Yardım Derneği adı altında çalışmalarımızı yürütüyoruz, insanların bu derneğe yardım etmeleri yönünde çağrılarda bulunduk, bulunuyoruz. Suruç’taki, Amed’teki ve Mardin’deki belediyelerimizden dernekleri var. Yine partimiz de çeşitli görüşmeler yapıyor. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmeler yapıyoruz. Çalışmalarımız daha teknik bir şekilde yürütmeye devam edeceğiz. Fakat dediğim gibi üç tarafı IŞİD çeteleriyle kuşatılmış Kobanê’nin Suruç’a açılan kapısından geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Sayın Berkel, siz kanton yönetimi olarak Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyor ve Türkiye’den neler talep ediyorsunuz?

10960382_381051168744777_986644771839205936_o
Foto: Mahmoud Bali

 

Xalid Berkel: Bir insanlık ve komşuluk vazifesi olarak Türkiye gereken yardım yapmalı ve sınırda sorun çıkarmamalı. Bir güvenlik koridorunun oluşturulması yönünde çağrıda bulunmuştuk, Türkiye bu konuda da gereken adımlar atmalı. Türkiye zaten sınırdan bir takım yardımlar yapmıştı, biz bu desteğin genişletilmesi umut ediyoruz. Kobanê’nin özgürlüğünden sonra burada yeni bir Kobanê’nin inşası burada huzur ve barış olacağı için Türkiye’nin de yararınadır. Bu huzur ve barış onlara da hizmet eder.

Sayın Ayhan, Sayın Berkel’in fikrine katılıyor musunuz? Huzur ve barışın olacağı yeni bir Kobanê Türkiye’nin de yararına olur mu?

İbrahim Ayhan: Türkiye aslında başta Kürtlere karşı bir politika yürüttü. Kobanê’deki savaşta daha çok IŞİD’e yardım etti. Biz bu politikasını eleştirdik. Çünkü bu politikasının ne Türkiye’ye ne de Ortadoğu’ya bir faydası yoktu. Türkiye politikasını değiştirip Kürtlerle daha fazla ittifak halinde olmalı. Türkiye Rojava’ya, güneye ve kuzeye stratejik olarak yaklaşmalı ve IŞİD ile ilişkisini kesmeli. Türkiye Irak’ta kurulan Kürdistan hükümetini de uzun süre tanımamıştı. Şimdi aynı şeyi Rojava için yapıyor, burayı tanımayacaklarını iddia ediyorlar. Bu çok yanlış bir tutum, Türkiye bir an önce Rojava’yı da tanımalı. Devlet nasıl ki Kürdistan’ın güneyi ile resmi bir şekilde görüşmeler yapıyorsa Rojava ile de aynı şekilde görüşmeler yapmalı. Çünkü binlerce yıldır Türklerle kardeş halklar olarak yaşıyoruz. Bu saatten sonra nerede olursa olsun Kürtler için özgür bir yaşam şart. Türkiye bunu göz önünde bulundurup Kürtlerle ittifak kurmalı.

Sayın Hisên Mihemed Eli, eğitimden sorumlu kişi olarak Kobanê’de eğitim konusundaki güçlükler öğrenmek istiyorum. Birçok okul yıkıldı, öğrenciler şu an mülteci kamplarında eğitim görüyor. Çalışmalarınız nasıl gidiyor ve eğitim alanında nelere ihtiyacınız var?

Hisên Mihemed Eli: IŞİD saldırılarından önce Kobanê’de 13 okul vardı. Saldırılardan sonra 3 okul ayakta kalabildi. Kobanê’nin yeniden inşasında yıkılan okulların yerine yeni okullar inşa etmek istiyoruz. Diğer bütün eğitim materyallerine de ihtiyacımız var. Bütün uluslararası kuruluşlar eğitim konusunda seferber olmalı. Türkiye’nin üzerine düşen de kapı geçişlerinde kolaylık tanıması. Çünkü Avrupa’dan Kürdistan’ın dört bir yanından insanlar eğitim konusunda bir an önce yardımcı olmak istiyorlar.

Sayın Nahsan Ahmed, sizde sağlıktan sorunlusunuz. Hastanelerin yıkıldığı ve ciddi manada doktor ve ilaç sıkıntısı yaşandığı biliniyor. Şu an sağlık alanında genel durum ne?

 

Dr. Nahsan Ahmed: Saldırılardan sonra Kobanê’deki sağlık hizmetleri sistemi tamamen altüst oldu. Ciddi sıkıntılarımız devam ediyor. Öncelikli olarak ilaçlara ihtiyacımız var, çünkü insanlar dönmeye başladı ve sayı her geçen gün artıyor. Ameliyat malzemelerine ve oksijen tüplerine ihtiyacımız var. Çocuklar savaşlardan çok kötü şekilde etkilendi, onların ruh halinin düzelmesi için özellikle de psikolog arkadaşlara ihtiyacımız var. Öte yandan hala şehir içindeki enkazların arasında yüzlerce IŞİD cesedi var. Bu da önümüzdeki günlerde sağlık sorunları yaşatır. Yine aynı şekilde şehir içinde patlamamış yüzlerce havan topu var, bu da çocuklar için büyük bir tehlike. Uluslararası kuruluşlar bu konularda bir an önce yardım yapmalı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar Kobanê’de çalışmalar yürütme istiyorlar. Fakat sanırım sınır kapısında bir takım sıkıntılar yaşıyorlar. Bu kuruluşlar ile herhangi bir görüşmeniz var mı?

Dr. Nahsan Ahmed: Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü ile bugün görüşmeler yaptık, Türkiye hükümeti sorun çıkardığı için Kobanê’ye geçemediler. Sadece bu kuruluş değil, diğer bütün uluslararası kuruluşlar çalışabilmek için öncelikle Kobanê’yi görmek istiyorlar. Fakat dediğim gibi kapıdan geçişte problem var. Bundan dolayı da bu saate kadar da resmi bir şekilde henüz uluslararası bir kuruluş Kobanê’ye adım atabilmiş değil. Bizim tarafımızda herhangi bir problem yok, biz bütün uluslararası kuruluşlarını bir an önce gelmesini bekliyoruz.

Foto: Mahmoud Bali
Foto: Mahmoud Bali

Sayın Ayhan, Kobanê’deki yetkililer de sınır kapısında Türkiye’nin problem çıkardığını söylüyorlar. Amerika bu konuda Türkiye’nin tutumunu değiştirmesi için rol alabilir mi?

İbrahim Ayhan: Amerika Türkiye üzerinde baskı oluşturabilir. Peşmergelerin geçişinde de Türkiye uzun bir süre izin vermemişti. Amerika araya girdikten sonra bu konu halloldu. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü için Urfa valisi ve Suruç kaymakamı ile görüştüm fakat geçişleri için vermediler. Sadece onlar değil, Avrupa’nın diğer ülkelerinden de gelen çeşitli heyetler var. Bunlar Kobanê için büyük yardımlar yapmak istiyorlar. Bu heyetlerin geçişi için Amerika yine Türkiye üzerinde baskı oluşturmalı ve geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki, başta Kobanê olmak üzere Suriye’ye yardım etmeye devam edeceklerini belirtmişti birkaç gün önce. Sadece askeri olarak değil, insani yardım olarak da Amerika yardım etmek istiyor. HDP olarak Amerika’nın bu konuda daha aktif rol olması için görüşmeleriniz var mı?

İbrahim Ayhan: Adana’daki konsolos ile Suruç’ta görüşmelerimiz olacak, daha önce de görüşmelerimiz olmuştu. Bu görüşmeleri daha da sıklaştıracağız. Amerika hava saldırılarında çok aktif bir rol oynadı. Diğer konularda yardımlarına ihtiyaç duyacağız.

Uzmanlar Amerika’nın Kobanê ile ilgili tutumunda Amerikan halkının çok etkili olduğunu belirtiyor?

İbrahim Ayhan: Evet, doğrudur. Hem Amerikan halkının hem de Avrupa halklarının etkisi oldu. Çalışmalar yürütülmeli ve Türkiye’nin çıkardığı sorunlar ortadan kaldırılmalı. Çünkü bu sadece Kürtlerin değil bütün dünyanın sorunu.

Sayın Berkel, sınır kapısındaki geçişlerin rahat olması için Amerika Türkiye’nin üzerinde nasıl baskı oluşturabilir?

Xalid Berkel: Peşmergelerin geçişinde de hava saldırılarında da Amerikan halkı çok önemli bir rol oynadı. Yine aynı şekilde Kobanê’nin yeniden inşasında da aynı rolü oynamasını ümit ediyoruz. Çünkü bu yeni Kobanê sadece Kürt halkına değil bütün insanlığa hizmet edecek.

Sayın Hatice Kamer, siz de yakın zamanda Kobanê’ye gittiniz. Bir gazeteci olarak orada neler gözlemlediniz, neler hissetiniz?

Xecîcan Farqîn: Kobanê’ye adım atar atmaz birinci ya da ikinci dünya savaşını konu alan bir filmin bir parçasını görüyorsunuz. Gördüğünüz şeyin bir film platformu ya da bir şehir olduğunu ayırt edemiyorsunuz. Her taraf yanmış yıkılmış, sanki yaşam denilen şey binlerce yıl önce orayı terk etmiş. Kobanê’de o enkazı gördükten sonra orada yeni bir şehrin inşasının da en az orada yaşanan savaş kadar çetin bir şey olduğunu anladım. Kobanêli yaklaşık 200 bin insan şu an Suruç’ta ve Kürdistan’ın diğer şehirlerine dağılmış durumdalar. Şehir zaten şu an sivillerin dönmesine uygun değil. Kanton yetkilileri zaferden dolayı çok mutluydular fakat onlar sivillerin dönmesi için çalışmaları bir an önce başlatmak istiyorlardı. Savaş sırasında yardım eden devletlerin Kobanê’nin inşasında da yardım etmesini bekliyorlardı. Çünkü sadece kanton yönetiminin gücüyle hallolacak bir inşa değil bu.

Sayın Ömer Faruk Baran, siz de Kobanê’ye gittiniz. Bütün dünyanın bir sembol olarak kabul ettiği bu şehirde neler hissetiniz bir gazeteci olarak?

Ömer Faruk Baran: Kobanê’de uzun süre kalmadığım halde döndükten sonra üzerimdeki şoku atlatamadım. Her tarafı yıkılmış, talan edilmiş bir şehir gördüm. Dünyanın her tarafındaki savaşlarda savaş bittikten sonra yeni bir savaş başlar. Kobanê’de de artık yeni mücadele şehrin yeniden inşası olacak ve bu hiç de kolay bir şey olmayacak. Kobanê ve Suruç’taki insanlar akraba olmalarına rağmen Kobanêliler bir an önce Kobanê’ye dönmek istiyorlar. Çünkü her insan gibi onlar da topraklarına bağlı insanlar ve toprak insanın bir kısmını kendi içinde taşıdığı bir şey. Dolayısıyla daha önce aktif kullanıma açık olmayan Suruç ile Kobanê arasındaki sınır kapısı aktif bir şekilde kullanıma açılmalı ve uluslararası kuruluşlar talan olmuş bu şehre gerekli yardımı bir an önce ulaştırmalı.

Sayın Berkel, Kobanê’den dönen herkes gördüğü şeyler karşısında şoka girdiklerini söylüyorlar. Siz Kobanê’den hiç ayrılmayan biri olarak bu konuda neler diyeceksiniz?

Xalid Berkel: Her iki gazeteci arkadaşımızın da değindiği gibi Kobanê’nin her caddesi, her sokağı için ayrı bir destan, ayrı bir kitap yazılmalı ama kelimeler bu duyguları tarif etmeye yetmez. Çok büyük acılar yaşandı ve görkemli, eşi benzeri görülmemiş bir direniş sonucunda büyük bedellerle zafer elde edildi. Bu zaferde bize yardım eden herkesin payı var. Uluslararası kuruluşlara, başta Amerika olmak üzere bütün devletlere bir kez daha sesleniyoruz. İnsanlığa hizmet edecek yeni bir Kobanê’nin yeniden inşası için yanımızda olmalılar.

Enwer Mislim: Kobanê’deki Zaferde Tüm Dünyanın Payı Var

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)
YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

Sayin Mislim, dün Kobanê’deki zaferi resmi bir şekilde ilan ettiniz. Zafer bütün dünyada büyük bir yankı uyandırdı, herkes bu zaferi konuşuyor. Neler hissediyorsunuz, neler diyeceksiniz?

Enwer Mislim: IŞİD’in Kobanê’deki saldırıları beşinci ayına giriyor. Burada kadınlı erkekli gençlerimiz Kobanê’yi ve buradaki sivilleri korumak için eşi benzeri görülmemiş büyük bir direniş örneği gösterdiler. Direnişin getirdiği zafer bütün dünyayı şaşırttı, bu zafere büyük bir saygı duyuyorlar. Bu zaferde Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyonun hava saldırıları da etkili oldu. Koalisyon kadar, Amerika’dan, Avrupa’dan dünyanın dört bir yanından bizi destekleyen insanların da payı var. İnsanlar kardeşlik, barış ve demokrasi için hedefi ve felsefesi sadece yakmak ve yıkmak olan IŞİD’e karşı birleştiler. Siwar Rakka, Şemsi Şimal gibi gruplardan Özgür Suriye Ordusu savaşçıları, bunun yanında ağır silahlarla bize destek vermeye gelen peşmerge kardeşlerimizin de büyük bir katkısı oldu bu zaferde. Sadece Kobanê’de değil, birlikte hareket ederek bütün dünyada IŞİD’i ortadan kaldırmalıyız.

Dün de ABD Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki Kobanê’deki savaşçıları kutladı ve Kobanê’ye desteklerinin devam edeceğini belirtti. Bu açıklama ve genel olarak Amerika’nın şimdiye kadarki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Kobanê’deki zaferde onların da payı olduğu için biz de onları kutluyoruz. Kobanê artık sadece Kobanêlilerin değil buraya destek veren herkesin şehri. Önümüzdeki günlerde daha önemli zaferlere ulaşacağız. Hükümet olarak, halk olarak, parlamenter ve senatörler olarak Amerikalı herkesin desteklerine devam etmelerini umuyoruz. Kobanê’de IŞİD yaklaşık 40 araçla intihar saldırısı gerçekleşti, binlerce havan topu düştü Kobanê’ye. Siviller buraya dönünce büyük zorluklar yaşayacaklar. Savaşçılarımıza destek veren Amerika’nın yerinden yurdundan olan, farklı ülkelere sığınan çocuklarımıza, annelerimize de destek vermesini umuyoruz, onların desteğiyle yeni bir Kobanê inşa edebiliriz.

Kobanê’nin yeniden inşası diyorsunuz. Destek olmak isteyenler nasıl destek sunabilirler?

Enwer Mislim: Kobanê’de IŞİD çetelerinin cesetleri hala enkazların arasında var. Ebola gibi bulaşıcı hastalıkların yayılma riski var. Sağlık konusunda çeşitli yardımlar yapılabilir. Bu enkazların ortada kaldırmak için kepçe gibi çeşitli belediye araçlarına da ihtiyacımız var. Şehrin bütün altyapısı bozuldu. Bu altyapının yeniden oluşturulması lazım. Kanton yönetimi olarak oluşturduğumuz komisyonda mühendisler, doktorlar, avukatlar, öğretmenler var. Bu komisyon destek sunmak isteyenler için yakın bir zamanda kamuoyuna bir rapor sunacak.

Şu ana kadar herhangi büyük bir devlet yardım etme sözü verdi mi? Koalisyon üyesi devletler, uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu?

Enwer Mislim: Özgürlüğümüze tekrar henüz yeni ulaştık, zaferimiz henüz iki günlük. Bütün devletlerle görüşmelerimiz devam edecek. IŞİD saldırmaya devam ediyor çünkü. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmelerimiz olacak, hazırlıklara başlamalılar. Biz hem şehirdeki hem köydeki insanlarımıza huzurlu bir ortama kavuşturacağız.

Köyleri de sormak istiyorum. YPG’nin köyleri kurtarma operasyonuna başladığı aktarılıyor. Köylerin alınmasında ne tür zorluklar yaşanır ve sizce köylerin tamamının geri alınması ne kadar zaman alır?

Enwer Mislim: Kobanê’nin 380 köyü var fakat bu köylerin hepsinde IŞİD çeteleri yok. Onların birçok büyük emiri de Kobanê’de öldürüldü. YPG en kısa sürede köyleri geri almayı planlıyor fakat IŞİD’e hala ağır silah takviyesi yapılıyor. Köylerin alınması için Amerika’nın öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarına ihtiyaç duyuluyor yine.

Şimdiye kadar kaç köy kurtarıldı?

Enwer Mislim: Kobanê’nin etrafındaki bütün köyler kurtarıldı. Köyleri kurtarma hamlesi hala devam ediyor, batıda Tilşehir tarafları, Minaz, Gulmit, Memit, Helinc kurtarıldı. Kurtarılacak diğer köyleri de kamuoyuna duyururuz.

Koalisyonun hava saldırıları hala devam ediyor mu yoksa hava saldırılarında bir azalma söz konusu mu?

Enwer Mislim: Hayır, hava saldırıları hala devam ediyor. Barışsever, demokrat her insan bu hava saldırıları için Amerika’nın öncülüğünü yaptığı bu koalisyona minnettar. Şu an şehir tamamen kontrolümüzde, koalisyon köylerdeki IŞİD noktalarını etkili bir şekilde bombalıyor ve bu bombalama IŞİD’i daha da fazla kırılmaya uğratıyor.

Bazı Amerikan kaynakları Kobanê’nin tamamının değil %90lık bir kısmının kurtarıldığını duyurmuştu. Neden tamamı değil de %90’lık kısmı dediler?

Enwer Mislim: % 90 dediklerinde zaten hala tehlike vardı, fakat şimdi tamamen kurtarılmış durumda, biz dün açıklama yaptık. Amerikan kaynakları önceki gün açıklama yaptılar. Fakat şunu da belirtmemiz lazım, karşımızdaki düşman, IŞİD, büyük bir düşman. Köylerimizde IŞİD tehlikesi devam ediyor hala ama herkesin için rahat olsun, şehir tamamen kontrolümüzde. İnşallah yakın bir zamanda köyleri de kurtarırız.

Kobanê’nin IŞİD’den temizlenmesine sadece Kürtleri değil, dünya kamuoyun da mutlu etmişe benziyor?

Enwer Mislim: Kobanê’deki bütün kurumlar adına, kanton adına, siyasi fikri ne olursa olsun bizi destekleyen herkese teşekkür ediyoruz. Bu desteğe devam etmelerini umuyoruz. Özellikle genç kadın ve erkeklerimizin Kobanê’ye dönmelerini ve bu direnişte yer almalarını ümit ediyoruz. Herkese teşekkürlerimizi sunarken, zafer için biz de bizi destekleyen bütün herkesi kutluyoruz.

YPG Komutanı Berxwedan: Yakında Kobanê’yi Özgürleştireceğimize İnanıyoruz

Cultural Center

Mutlu Çiviroğlu     https://twitter.com/mutludc

YPG Genel Komutanı Mahmud Berxwedan, başta sizin, bütün arkadaşlarınızın ve Kobanê’nin yeni yılını kutluyorum. Son birkaç gündür Kobanê’den dikkat çekici haberler geliyor, yaşanan son çatışmaların sonucu ne?

Mahmud Berxwedan: Biz de başta Hristiyan aleminin olmak üzere bütün dünyanın yeni yılını kutluyoruz. Bildiğiniz gibi yaklaşık 15 gün önce Kobanê’yi özgürleştirme hamlesini başlatmıştık. Doğu ve güney cephelerinde operasyonlar bu hamle çerçevesinde düzenlendi ve YPG ve YPJ savaşçıları büyük başarılar elde ettiler. En son da IŞİD çetelerinin yerleşip oradan saldırılar düzenlediği Kara Okul ve birkaç stratejik nokta daha önceki gece kontrolümüz altına geçti. Bu sırada birçok çete üyesi öldürüldü ve cephaneleri elimize geçti. Bunun için savaşçılarımızın moralleri çok yüksek ve kesinlikle zafere ulaşacaklarına inanıyorlar.

Kontrolünüz altına geçen Dibistana Reş yani Kara Okul ve diğer stratejik noktaların önemi ne peki?

Mahmud Berxwedan: Kara Okul ve çevresinde kontrolümüz altına geçen noktalarda Kobanê iki kısma ayrılıyor. Miştenur Tepesi’nden sınıra inen bir hat var, yine tepenin alt ve 48. Cadde’nin üst kısmına düşen tarafta bir havuz var, buralardan batı ve özellikle de doğu tarafına hakimiyet kurulabiliyor. Stratejik önemi büyük. IŞİD çeteleri burada oldukları süre zarfında şehrin her tarafını hem çıplak gözle hem de dürbünle görebiliyorlardı. Bu noktayı tamamen IŞİD çetelerinin elinden kurtardık diyebiliriz. Artık şehre bizim güçlerimiz hakim. Bunun için önceki gece düzenlenen operasyon bizim için çok önemliydi ve başarıyla sonuçlandı.

Mahmud Berxwedan
Mahmud Berxwedan

IŞİD doğu cephesinden şehre girdi ve daha çok bu cepheden saldırılar gerçekleştirdi. Alınan bu noktaların doğu cephesi üzerindeki etkisi ne olur?

Mahmud Berxwedan:  Bahsettiğim bu noktalar üzerinden IŞİD ilerlemeler kaydetmişti, çünkü şehre hakimiyetin kurulacağı noktalar bu noktalar. Artık elimizde olan bu noktalarla IŞİD eskisi gibi rahat hareket edemeyecek, yardımların ulaştığı yollardan biri denetimimiz altına geçti. Bundan dolayı IŞİD şu an büyük bir paniğe kapılmış durumda. Korkudan birçok tanklarını, panzerlerini geri çektiler.

Peki, Kobanê’deki çatışmalar nereye doğru gidiyor, kısa bir sürede daha büyük ilerlemelerin kaydedileceğine ya da IŞİD’in Kobanê’den tamamen çıkarılabileceğine dair umudunuz var mı?

Mahmud Berxwedan: IŞİD’in kolay kolay Kobanê’den vazgeçmeyeceğini biliyoruz. Dün yaşanan çatışmalarda da Kobanê’den çıkmamak için çok direndiklerini bir kez daha gördük. Ellerinde olan bütün imkânları sonuna kadar kullanıyorlar, araçlarla, şahıslarla intihar saldırıları gerçekleştiriyorlar. Kobanê’den çıkmamak için en nitelikli ekiplerini buraya getirmişler. IŞİD çetelerinin kaçtıklarını söylemek doğru değil, her noktada IŞİD çeteleri YPG ve YPJ savaşçılarını zafere inanan cesaretiyle tamamen öldürülüyor ve adım adım özgürleştiriliyor orası. Gazeteciler gelip inceleyebilir, alınan her evde mutlaka onların cesetleri çıkıyor. Bunun için kolay bir şekilde zafere ulaşacağımızı söyleyemiyoruz fakat başlattığımız hamle karşısında da IŞİD çetelerinin direnebileceğini düşünmüyoruz.

Son zamanlarda artan intihar saldırılarını bu hamleye mi bağlıyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Evet öyle! Kobanê’de ilerlemek için IŞİD bütün yöntemleri uyguluyor. IŞİD’in asıl yönteminin intihar saldırıları olduğunu herkes biliyor. Önceki gece Kara Okul ve birkaç evde daha patlamalar yaşandı. Yani hem intihar saldırıları, hem diğer patlatma taktikleri uyguluyorlar. Bu şekilde bir korku salmak istiyorlar fakat bu taktik Kobanê’de işlerine pek yaramadı. Çünkü savaşçılarımız pürdikkat, profesyonel bir şekilde hareket ediyor.

Suriye ve Kürtler konusunda uzman birçok kişi Kobanê’nin bir iki hafta içinde düşeceğini düşünüyordu. Bu direnişin ne sırrı ne? IŞİD gibi bir güç karşısında YPG nasıl bu kadar uzun süre direnebildi ve şimdi zafere doğru yürüyor?

Clipboard01

 

Mahmud Berxwedan: İyi bir şekilde araştırılırsa direniş sırrının her YPG savaşçısının teslimiyeti kabul etmeyen ruhunda saklı olduğu anlaşılır. Kahramanca savaşan bu savaşçılar Serzorî Destanı gibi destanlar yazdılar, her taraftan kuşatılmalarına rağmen son damlalarına kadar savaştılar ve ‘’Bijî Berxwedana Kobanê’’ diyerek şehit düştüler. Şehit Zozan ve Şehit Êrîş gibi savaşçılar tankların ancak cesetlerine basıp Kobanê’ye girebileceklerini söylediler ve öyle savaşıp şehit düştüler. İşte bu direnişin sırrı burada, Arîn ve Kendal gibi onlarcasının mücadelesidir bu sır. Toprağa ve onurlu bir yaşama bağlılıktır bu sır. IŞİD çeteleri yöneldikleri her yeri kısa bir sürede alabiliyorlar fakat dört ay kadar bir süredir burada büyük bir kayıp verdiler ve Kobanê’yi alamadılar. Hiçbir zaman da alamayacaklar. YPG ve YPJ savaşçılarındaki bu direniş ruhu dünyanın başka bir yerinde olmayan bir ruh, ki bu ruh 2015 yılında elde edilecek başarının da teminatı olan bir ruh.

Peki, yeni saldırılar için IŞİD’e Rakka gibi kontrolünde olan diğer şehirlerden hala takviye güçler geliyor mu?

Mahmud Berxwedan: Fırsat buldukça Minbic, Cerablus, Bab, Rakka, Tilabyad şehirlerinden takviye güçler getiriyorlar. Bir kırılmaya uğradılar, bu güçlerle durumu lehlerine çevirmek istiyorlar. Biz ilerliyoruz, önemli noktalar kontrolümüz altına geçti fakat onlar direnmeye devam ediyorlar. Tüm bu takviye güçlere rağmen Kobanê’yi çok da uzun olmayan bir süre sonra özgürleştireceğimizi düşünüyoruz.

Dün de çok sayıda hava saldırısı oldu. IŞİD’e takviye güçlerin ulaştığı yollar üzerinde koalisyon güçlerinin yeni bir stratejisi var mı?

Mahmud Berxwedan: Stratejide büyük bir değişiklik söz konusu değil, bu yollar değil de özellikle Tilabyad ve Cerablus taraflarında bazı önemli hava saldırıları olmuştu. Genel olarak savaş cephesinin ön tarafına hava saldırıları düzenliyorlar ve kısmen de cephenin arka tarafına.

Hava saldırılarının fazla ve etkili olmasının sizin üzerinizdeki etkisi ne?

Mahmud Berxwedan: Hava saldırıları son birkaç gündür artmış durumda. Bu bize bir destek ve koalisyonun hava saldırılarıyla IŞİD psikolojik olarak da bir yıkıma uğruyor.

Kobanê’ye dönen siviller var, onların dönüşü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Sınırda bekleyen insanlarımız var, Kobanê’ye bir an önce dönmek istiyorlar. Yine, savaşa rağmen Kobanê’yi bırakmak istemeyen ve burada yaşayan insanlar var. Kobanê halkı başka bir yerde alışmış bir halk değil, tarihinde böyle bir şey yok. Birçok aile kendiliğinden Kobanê’ye dönüyor. Bu bir taraftan destek için iyi bir şey fakat bir taraftan da kötü. Çünkü çetin kış şartlarından dolayı bazı sıkıntılar yaşanıyor, başta ısınma problemi mesela. Henüz bir koridor açılmış değil ve doktorlar konusunda da eksiklikler yaşanıyor. Fakat gelen insanlar Kobanê’deki toprağı yemeye muhtaç da kalsalar burayı terk etmeyeceklerini belirtiyorlar.

Son olarak 2015 yılı için Kürtlere ve dünyaya mesajınız ne?

Mahmud Berxwedan: 2014 yılı Kürtlerin direniş yılı oldu ve Kürtler hiçbir zaman yenilmeyi kabul etmediklerini bütün dünyaya gösterdiler. Özgürlüğe odaklanan bu halk, sadece kendiler için, bütün Ortadoğu halkları, bütün dünya için IŞİD’e karşı mücadele etti. 2014 yılındaki oluşturulan mücadelenin 2015 yılında Kürt halkına özgürlük getirmesini umut ediyoruz. Başta direnen Kürt halkının olmak üzere bütün dünya halklarının yeni yılını kutluyoruz.

YPG Kobane Genel Komutanı Berxwedan: Teslim Olmak Kobane’nin Kültüründe Yok

Kobane_Dec

YPG Kobane Genel Komutanı Mahmud Berxwedan ile bölgedeki askeri durumu, savaşın geleceğini ve Batı ile ilişkiler dahil birçok önemli konuyu görüştük.

Mıutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Mahmud Berxwedan, daha önce de birkaç defa size ulaşmaya çalıştık fakat savaş şartlarından dolayı görüşme fırsatımız olmadı. Başta bu olağanüstü savaş halinde zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum. YPG’nin Kobane’deki genel komutanı olarak cephedeki son durum öğrenmek istiyorum sizden?

Mahmud Berxwedan:  Herkes üç aylık bir Kobane direnişinden bahsediyor fakat aslında radikal gruplara, IŞİD çetelerine karşı, YPG, YPJ ve Kobane halkı olarak 19 Temmuz 2013 tarihinden beri tarihi bir direniş sergiliyoruz. Direnişin başladığı tarih olarak bu tarihin esas alınması daha doğru olacaktır. Biz birliklerimizi halkı ve halkın değerlerini, dışarıdan gelen saldırılara karşı koruma esası üzerine kurduk. Başta rejimi topraklarımızdan çıkarmak için birliklerimizi örgütledik ve harekete geçtik. Ki bunu da kısıtlı imkânlarla, halkımızın yardımıyla yaptık. Sonrasında hepinizin bildiği gibi Kobane, rejimi şehirden çıkardan ilk yer olarak Rojava ve Ortadoğu halkları için bir umut kaynağı oldu. Fakat çok sürmeden hiçbir insanlık değeri kabul etmeyen ve bütün dünyayı hedef alan IŞİD ve diğer şovenist Arap çeteleri Kobane’ye saldırmaya başladılar. Bu saldırılara karşı bir buçuk yıldan daha uzun bir süredir Kobane’nin doğusunda, batısında ve güneyinde büyük bir direniş var.

Mahmud Berxwedan
Mahmud Berxwedan (Foto Dicle Haber Ajansı)

15 Eylül’de tekrar saldırmaya başladıklarında Irak ve Suriye’den büyük bir güç toplamışlardı. Kobane onlar için planlarının bozulduğu bir yerdi, bunun daha örgütlü bir şekilde saldırdılar bu sefer. Birçok çevre IŞİD’in saldırıları karşısında en fazla bir hafta direnebileceğimizi söylüyordu. Fakat yaklaşık 100 gündür direniyoruz ve adım adım zafere doğru yürüyoruz.

Peki, Musul, Rakka ve daha birçok büyük yer IŞİD’in eline sadece birkaç gün içinde geçerken Kobane gibi küçük bir yer nasıl bu kadar uzun bir süre direnebildi?

Mahmud Berxwedan: Kobane halkı bu topraklar oldu olalı kendi toprağına bağlı, ruhunda direniş taşıyan bir halk. Bugüne kadar hiç teslim olmadılar, çünkü teslim olmak onların kültüründe yok. Konuşan her YPG, YPJ savaşçısı IŞİD’in ancak cenazelerine basarak Kobane’ye girebileceğini söylüyordu. Kobane’nin direniş sembollerinden olan Şehit Êrîş, Şehit Zozan, Şehit Emin, Şehit Kendal savaşçılarımızın direnen ruhlarını gösterdiler. Yine Şehit Arîn Mîrkan fedai eyleminin ruhunu bu halktan aldı. Bunu açık bir şekilde söylüyorum, kim YPG ve YPJ savaşçılarının yerinde olsaydı bir saat bile direnemezdi. Amerika ve Avrupa, herkes, bütün dünya direndiğimizi biliyor, hangi ruhla, hangi silahla direndiğimizi de biliyorlar mı? Sadece kalaşnikof silahlar ve irademizle direniyoruz!

Basında farklı iddialar yer alıyor: IŞİD’in Kobane’den çekildiğini yazanlar da var, IŞİD’in yeni bir saldırı hazırlığında olduğunu yazanlar da. Hangisi doğru, Kobane’de son durum ne?

Mahmud Berxwedan: IŞİD’in bir kırılmaya uğradığı doğru, fakat henüz Kobane’den çekilmemişler ve tehlike devam ediyor. IŞİD her türlü taktikle, savaşın her türlü hilesiyle Kobane’ye saldırıyor. Kobane’yi ev ev, sokak sokak şehitlerin kanı ile kurtarılıyor. IŞİD’in kırılmaya uğraması öyle kolay bir şey değil. Şimdiye kadar toplam araçlarla toplam 33 defa intihar saldırısı gerçekleştirdiler. Konuştuğumuz bu saatte de Kobane etrafında tankları var, ağır silahlarla saldırıyorlar.

Kamuoyunda IŞİD’e ait tankların ve ağır silahların hem YPG hem de hava saldırıları ile imha edildiği yönünde bilgiler vardı. IŞİD’e yeni ağır silahlar ve tanklar mı geldi?

Kobane_Exp

 

Mahmud Berxwedan: IŞİD hem ağır silahları hem de tankları hala var. Bugün tanklarla saldırdılar. Hem YPG hem de koalisyon güçlerinin hava saldırıları ile tankların ve ağır silahların bir kısmı imha edildi. Fakat onlar da silahlarını saklıyorlar ve saldırmak için en uygun zamanı bekliyorlar, hava saldırılarının olmadığını anı kolluyorlar.

IŞİD şehrin yarısının onların kontrolünde olduğunu iddia ediyor, basında da bu konuda farklı iddialar var. Kobane’nin yüzde kaçı şu an sizin elinizde?

Mahmud Berxwedan: Kobaneli, burayı iyi bilen biri olarak şehrin bütün stratejik noktalarının YPG’nin elinde olduğunu söyleyebilirim. Eski Kobane’nin büyük bir kısmı YPG’nin elinde, sınır kapısı ve şehrin meydanına da YPG hâkim. Miştenur’un alt taraflarına düşen, Helinc bölgesi ve doğu tarafındaki % 40’lık bir kısım IŞİD’in elinde.

Neden özellikle doğu cephesinden saldırıyor IŞİD ve ne onları bu cepheden çıkarmanızı zorlaştırıyor?

Mahmud Berxwedan: IŞİD her gün her saldırıdan sonra kuvvetlerini değiştiriyor. Çünkü Rakka’dan, Tilabyad, Cerabus, Minbic ve Sırrin gibi yerlerden gelirken önlerinde herhangi bir engel yok. Şehirden çıkmamak için direniyor onlar da. Bunun için şehirde sürekli bir çatışma hali var. Kamuoyunun bilmesinde bir sakınca görmüyorum: Sadece hava saldırıları IŞİD’i burada bitirmeye yetmiyor. Biz her tarafımız kuşatılmış bir şekilde kısıtlı imkânlarla savaşıyoruz. Neyle savaşırsınız? Silahla. Bir ülke çıkıp da ‘’biz YPG’ye silah verdik’’ desin, var mı? IŞİD’e karşı olduklarını belirten ülkeler silah desteği için daha ne bekliyor? IŞİD nerede olursa olsun biz IŞİD ile her daim savaşmaya kararlıyız.

Hava saldırılarına rağmen IŞİD nasıl Rakka, Tilabyad, Cerabus, Minbic ve Sırrin gibi yerlerden rahatlıkla gelebiliyor? Buralara yeterince hava saldırıları yapılmıyor mu?Yerden istihbarat gelmediği için saldırı düzenlenmiyor şeklinde görüşler var.

Mahmud Berxwedan: Eğer o tür istihbarat gerekliyse bunu biz sağlayabiliriz çünkü elimizde çok somut bilgiler var. Rakka, Tilabyad, Cerabus, Minbic ve Sırrin’a kadar İŞİD’in olduğu yerler ve harekat güzergahlarına dair elimizde bilgiler var. Fakat şehir merkezlerinde imkanlarımızın sınırlı olduğu da bir gerçek. Özellikle hava hareketliliğine karşı gerekli teknik ve insan kaynağı sıkıntısı yok. Kobane ve çevresi için insan kaynaklarımız var. Fakat bombardıman şehrin merkeziyle sınırlı kalıyor. Bunun neden böyle olduğunu hakkında bir fikrimiz yok. Belki de sadece şehir merkezindeki hedeflerle sınırlı hareket ediyorlar. Bombardımanların sayısı arttırılıp, Kobane dışında şehre geliş yollarına doğru yeni saldırlar yapılırsa daha etkili olur. Dediğim gibi hava koalisyonun hava saldırıları sınırlı olduğu için IŞİD’in gücü de tam olarak kırılamıyor.

Obama yönetiminin de, biraz da kamuoyundan gelen baskı sonucu, Kobane’yi siyasetinin merkezine koyduğu ve düşmemesi için çabaladığı biliniyor.

Mahmud Berxwedan: Evet, biz de Amerika halkını mücadelemize, direnişimize göstermiş oldukları destek ve sempatiden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Özellikle bu aşamada YPG ve Kürlere ilgileri bizim için çok değerli. Amacımız İŞİD’i durdurmak değil, yenmek. Bu yüzden Amerika halkının bize göstermiş olduğu desteğin sürdürülmesi bizi motive edecektir. Umarım destekleri ve yardımları aratarak devam eder çünkü buna ihtiyaç var.

YPG’nin uluslararası kamuoyuna ulaşmada etkili olmadığı yönünde eleştiriler var. Mesela basın açıklamalarının İngilizce değil Arapça olması buna bir örnek. Bu eleştiriler hakkında neler diyeceksiniz?

Mahmud Berxwedan: Kobane’yi duymayan, bilmeyen insan kaldı mı? Artık bütün dünya Kobane’nin nerede olduğunu biliyor, bütün dünya YPG’nin nerde savaştığını görüyor. Onlarca defa sivillere yönelik bir güvenlik koridorunun oluşturulmasını talep ettik, siviller için bile yardım doğru dürüst gelmiyor. Sadece havadan bir defa yardım geldi ya sonra?

Ama ABD size destek için her gün IŞİD mevzilerine hava saldırısı düzenliyor. Ayrıca Türkiye’nin muhalefetine rağmen sizin için havadan silah da ulaştırdı!

Mahmud Berxwedan: Dünya kamuoyunun ve koalisyonun güçlerini desteğini inkâr edemeyiz. Yardım eden herkese çok teşekkür ediyoruz. Tekrar söylüyorum, Amerikan halkının YPG’ye olan sempatisi bizi onurlandırıyor. Fakat herkes yapılan yardımların IŞİD gibi bir örgütü bitirmeye yetmediğini bilmesini istiyoruz. Bize yerden yeterli silah desteği gelirse IŞİD Kobane’de iki gün bile duramaz.

Yine, Hillary Clinton’un birkaç hafta önce YPJ savaşçılarıyla ilgili söylediği övgü dolu sözler vardı. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

YPJ_Kob5

Mahmud Berxwedan: Buradaki ağır savaş koşulları yüzünden basını yeterince takip edemiyoruz ama Kobane Sayın Clinton’un Kobane’deki kadın direnişçileri öven ve bize daha fazla desteğin sunulması yönündeki sözleri bizi çok memnun etti. Bu yüzden YPG ve YPJ adına kendisine çok teşekkür ediyoruz. Direnişimize olan her ilgi bizim için güçlü bir motivasyon kaynağı oluyor.

Bir de şu konuyu sormak istiyorum. YPG’nin askeri olarak şu an acil ihtiyaçları neler? IŞİD’i yenmek için tam olarak neye ihtiyacınız var, nasıl bir destek onları yenmenizde etkili olabilir, dengeler lehinize değiştirebilir?

Mahmud Berxwedan: Her türlü ağır silaha ihtiyacımız var. Mesela daha ağır silahlar, özellikle tank, Hummer ve hareket kabiliyeti yüksek zırhlı silahlı araçlar, anti-tank ve daha ağır silahlar. Yine, daha iyi roketatarlar yani yerde kullanabileceğimiz her türden zırhlı ve ağır silahlarımızın olması dengeleri lehimize değiştirebilir. Elimizde zırhlı araçlar olmadığı için bir yerden diğerine gidemiyoruz. Bu yüzden manevra gücümüz çok sınırlı. Elimizde bu türden silah ve araçların olması halinde güneyde ve batıda alabileceğimiz çok sayıda köy var. Eğer zırhlı araçlarımız olsaydı yarım saatte bir köyü alabiliriz.

Ayrıca, suikast silahları, savaş dürbünleri, özellikle gece görüşlü gözlük ve termal dürbünlere çok ihtiyacımız var. Gece görüşlü gözlüklerden 50 tane bile olsa IŞİD çetelerine çok büyük zararlar verdirirdik. Bunlar bizim için çok etkili olabilecek mühimmatlar çünkü gece de hareket ediyorlar.

Yine, ABD ve koalisyon güçleri havadan bize suikast silahları ve bu tür malzemeleri atabilirler. Bu türden mühimmatın elimizde olması halinde gece de IŞİD’i vurabiliriz.

Bunun dışında coşku ve fedai ruhta savaşçılarımızın morali çok yüksek. Hiçbir zaman IŞİD’ten korkmadılar ve korkmayacaklar.

Birkaç hafta önce Fransız basınında hükümetin size yardım edeceği iddiaları yer almıştı?

Mahmud Berxwedan: Evet, Fransa Eski Dışişleri Bakanı Bernard Kuchner Cezire Kantonu’nu ziyaret etmişti. O ziyaret sırasında Skype aracılığıyla bizimle görüşmüş, YPG’ye yardım sözü vermişti. Fakat şimdiye kadar bize ulaşan herhangi bir şey yok. Umuyor ve inanıyoruz ki Fransa IŞİD’e karşı mücadelemizde en kısa zamanda YPG’ye gerekli yardım ve desteği sağlayacaktır.

Kobane konusunda Türkiye’ye yönelik eleştiriler var. Türkiye’nin Hummer gibi ağır araçların geçişine izin vermediği iddia ediliyor. YPG olarak Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Türkiye IŞİD’e karşı yürüttüğümüz mücadelede önemli bir rol oynayabilir. Cezire’den Efrîn’e kadar uzayan geniş mesafede Türkiye ile sınırımız var. YPG olarak bizim Türkiye ile bir sorunumuz yoktu, hatta en rahat, en güvenli sınırdı. Biz Türkiye’yi de sürekli bir komşu, bir dost ülke olarak gördük. Uluslararası kamuoyunun eleştirileri olabilir fakat Türkiye yürüttüğü siyaseti gözden geçirmeli. Bu savaşta IŞİD’e karşı aktif bir rol oynamalı. Çünkü IŞİD’in yarın öbür gün Türkiye’nin de başına bela olacağını biliyoruz ve bundan büyük bir zarar görürler. Ki zaten eğer daha etkili bir mücadele yürütülmezse sadece Türkiye değil, bütün dünya IŞİD teröründen büyük bir zarar görür. Türkiye ile eskisi gibi dost ve komşu olmayı umut ediyoruz. IŞİD’e göz yumdukları doğrudur, fakat biz yürüttükleri bu siyasette bir değişikliğe gideceklerine inanıyoruz.

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) grupları ve Kürdistan Bölgesi peşmergeleri ile ilişkiniz ne durumda?

Ismett

Mahmud Berxwedan: Özgür Suriye Ordusunun bazı grupları ile bir yıldan uzun bir süredir bir ilişkimiz var ve birlikte savaşıyoruz. Bu süre zarfında, Şemsi Şimal, Siwar Raqqa ve Cephetul Ekrad gruplarından yaklaşık 70 kişi şehit oldu Kobane’de. Bu gruplarla daha özgürlükçü, bütün halkları kapsayan bir Suriye için çalışmalar yürütmek istiyoruz. Şu ana kadar aramızda herhangi bir problem yaşanmadı. Onlar da silahların yetersizliğinden yakınıyorlar.

Bunun dışında yaklaşık iki ay önce peşmerge güçleri de arka cephede beraberlerinde getirdikleri ağır silahları kullanıyorlar. Elindeki silahları en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorlar. Beraber savaşıyoruz ve onlarla da ilişkilerimiz çok iyi ve herhangi bir problem yok.

IŞİD’in Kobane’de tünel kazdığı yönünde iddialar var, doğru mu bu?

Mahmud Berxwedan: Bu bilgi bir süre önce bize ulaştı. Pek ihtimal vermiyoruz, böyle bir fikirleri olsa bile bundan bir sonuç alamazlar. Hava saldırılarının zararını en aza indirmek için yeri kazıp sığınaklar oluşturduğunu biliyoruz sadece.

YPG, IŞİD’e karşı yürütülen savaşta en önemli güç haline geldi ve YPG’ye yabancı ülkelerden katılan birçok kişi var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Amerikali YPG Savaşçısı Jeremy Woodard
Amerikali YPG Savaşçısı Jeremy Woodard

Mahmud Berxwedan: IŞİD bütün dünyayı hedef alan bir terör örgütü. Devrimci, demokrat, barışçı düşüncelere sahip olan, IŞİD’e karşı savaşmak isteyen herkes Kobane’ye gelip bu direnişimizde yer alabilirler. Bu bizim için bir onurdur. Ki biz dünyanın neresinde olursa olsun bütün IŞİD üyelerini düşmanımız kabul ediyoruz. Çünkü biz kendimizi insanlık değerlerini koruyan bir güç olarak görüyoruz. Irk, mezhep, din, parti için insanları birbirinden ayırmıyoruz.

Hem Amerika’dan, Avrupa’dan, Arjantin’den, hem de Orta Doğu’dan, İran’dan ve birçok yerden gelip YPG’ye katılan insanlar var. Savaşçılarımız yeni katılmak isteyen herkesi büyük bir sevinçle karşılayacaklarını belirtiyorlar. Eğer yabancı gazeteciler gelip onlarla röportaj yapmak isterlerse bu konuda yardımcı olmaya hazırız.

Dünyanın dört bir yanındaki aktivistler Twitter aracılığıyla gönderdikleri sorularda YPG için neler yapabileceklerini soruyorlar?

Mahmud Berxwedan: Kobane’de insanlık için büyük bir direniş sergileniyor, herkes elinden ne geliyorsa yapmalı. Bu bir insanlık vazifesidir, herkes Kobane’ye destek çıkmalı, yardım etmeli.

Bu arada yeni yıl ve Noel yaklaşıyor. YPG olarak, Kobane’de direnenler olarak, bütün Hristiyan âleminin Noel’ini kutluyoruz. Bunu kendi bayramımız olarak da görüyoruz. İsa bir direniş sembolüydü, herkesin yeni yılını kutluyoruz. Kobane’deki savaş bir onur savaşıdır ve bu bütün Kürt halkının savaşıdır. Başta kuzeydekiler olmak üzere her taraftaki Kürtler yardım etti, herkese teşekkür ediyoruz. Özellikle de ilk günden bugüne yanımızda olan Suruç halkına teşekkür ediyoruz.

Gazeteci Zara Misto: YPG IŞİD ile Mücadelede Tüm Dünyayı Temsil Ediyor

Kobane_YPG

Kobanê’nin tanınmış gazetecilerinden, ENKS’ye yakınlığı ile bilinen www.Welati.net haber sitesinin editörü Zara Misto ile şehirdeki durumu görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

***

Sayın Zara Misto, sizin açınızdan Kobanê genel olarak nasıl görünüyor?

Çatışmalar iki ayı aşkın süredir devam ediyor. Kürt güçleri ciddi ilerleme kaydediyor ve IŞİD’e Rakka’dan Mınbıc’den sürekli destek gelmesine rağmen IŞİD büyük bir moral kaybına uğramış durumda. Kobanê’nin %25-30lik bir kısmı halen IŞİD’in elinde. Doğu tarafında belli hâkimiyetleri var ama Kürt güçlerinin stratejik saldırıları IŞİD’e büyük kayıplar verdiriyor, yüzlerce kişi öldürüldü onlardan, binlerce yaralıları var. Tabi Kürtlerin de 200’den fazla şehidi ve birçok yaralısı var ki bu büyük bir direnişin sembolü.

YPG’nin yürüttüğü son taktik yeni bir yer almaktan ziyade onların saldırılarını bekleyip onlardan çok kişi öldürmek üzerineydi. Bu taktik başarılı bir şekilde işledi, onlar saldırdıkça çok sayıda kayıp verdiler. İşte gözle görülür bir şekilde geri çekilmemelerinin sebebi şehirde bir sokak savaşının olması. Halep örneğinden de anlaşılacağı gibi bütün Suriye şehirlerinde aynı şey yaşanıyor. IŞİD üç taraftan kuşattığı, toplar ve tanklarla saldırdığı şehri kısa bir sürede kontrolü altına almayı planlıyordu, şehri henüz kontrolü altına alamaması da YPG’nin büyük başarısı gerçekten. Hem belirttiğim gibi Kürt güçleri birkaç yeni noktayı ele geçirdi. IŞİD intihar saldırıları ve diğer vahşi saldırılarla ilerlemek istedi ama başaramadı.

zara mistoo

Kamuoyu başarıyı yeni bir yerin kontrol altına alınmasına bağlıyor. Fakat siz asıl meselenin IŞİD’e kayıp verdirmek olduğunu söylüyorsunuz. Yani YPG vur-kaç taktiği uyguluyor, doğru anlaşıldı mı acaba?

Evet, vur-kaç taktiği uygulanıyor. Dün bu taktikle onlara ağır darbe indirildikten sonra yeni yerler kontrol altına alındı. Burada başka bir şey de eklemek istiyorum: IŞİD’in çekildiği bazı yerlerde bombaların patlama tehlikesi var, pusu olabiliyor. Bunun için biraz zaman gerek, yani savaş sokağı gereği bu böyle. Fakat Kürt güçlerinin büyük bir başarı elde ettiğini söyleyebiliriz. Hem peşmergenin hem de Amerikan hava saldırılarının büyük bir etkisi oldu bunda. Dünyayı hedef alan terör örgütü gün be gün Kobanê’de kırılmaya uğruyor. Eğer dünya ülkelerinin yardımı ve hava saldırıları böyle devam ederse IŞİD tamamen çekilir, hem Kürdistan’ın batısında, hem de güneyinde yenilgiye uğratılır.

Bir takım medyada peşmergenin beklenen etkiyi göstermediği seklinde yorumlar oldu. Siz peşmergenin YPG’ye desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Peşmergenin kullandığı ağır silahlar önemli bir rol oynuyor saldırılarda. IŞİD mevzilerini hedef alan peşmerge saldırıları ve ABD uçaklarının hava saldırıları da IŞİD’in ilerleyememesinde etkili çünkü YPG’nin silahları IŞİD’in karşısında hafif kalıyor.

Orada daha önceden mevcut olan ÖSO grupları vardı ve sonradan da Akidi’nin grubu geldi. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Fırat Volkanı adı altında savaşan gruplar, Tuwar al-Raqqa, Shams al-Shamal ve Jabhat al-Akrad yani Kürt Cephesi. Kobanê’ye saldırılar başladığından beri onlarca şehitleri ve onlarca yaralıları var. Yeni gelen ÖSO grubu YPG ile bir anlaşma sonucu geldi. Fakat herhangi bir etkisi yok. Yaklaşık 50 kişilik bir gruptu bu ve onlardan yaklaşık 15 kişi geri döndü. Kendi aralarındaki anlaşmazlıktan dolayı geri döndüler, YPG ile herhangi bir sorundan kaynaklı değil. Hala da savaşa girmiş değiller.

Eğer savaşa girmemişlerse neden hala oradalar?

Kobanê’ye geçip yardım etmek istediklerini belirtmişlerdi. Biz de bekliyoruz!

Biraz da YPG’nin rolünü değerlendirmenizi isteyeceğim sizden. YPG’nin rolü ve koalisyon ile birlikte yürüttüğü mücadeleyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyayı tehdit eden bu tehlike için herkesten önce YPG dünyayı uyardı. YPG bundan bir yıl önce bir çağrıda bulundu ve Rojava’da Kürt olsun, Hıristiyan olsun, Arap olsun bütün bölgeleri korudu. IŞİD’in Suriye devrimine ve Ortadoğu’nun hepsine düşman olduğuna dikkat çekti. YPG, terör örgütü IŞİD ile savaşırken yüzlerce şehit verdi. YPG bugün IŞİD ile savaşta tüm dünyayı temsil ediyor çünkü IŞİD tehlikesi bütün dünyayı hedef alıyor.

YPG bugün uluslararası savaş kurallarına göre hareket ediyor. Mesela geçenlerde esir aldığı yaralı bir IŞİD emirini hastaneye götürdü ve tedavi etti. Elindeki esirleri öldürmüyor, yani bir uluslararası devlet ordusu gibi hareket ediyor. YPG kendi halkını teröre karşı savunuyor, kimseye saldırmış değil. YPG’de Kürtler, Süryaniler, Araplar ve Türkmenler var, son zamanlarda Avrupa’dan katılanlar oldu. Sadece şimdi değil, bir yıldan beridir büyük başarılar elde ediyor YPG.

1 Kasım’da bütün dünya Kobanê için ayağa kalktı. Kobanê’de yaşayan bir sivil olarak, yalnız olmadığınızı bilmek nasıl bir his yarattı sizde?

Bu YPG ve Kobanê’deki sivil halk için çok önemli bir şeydi. Kobanê bütün dünya için önemli bir vazife üstlenmiş durumda çünkü. IŞİD bütün dünyayı hedef alan bir örgüt ve YPG bütün dünya için, kendi halkı için mücadele ediyor. YPG, peşmerge, Fırat Volkanı ve hava saldırılarının ortak mücadelesi ile de IŞİD’in bölgemizden tamamen çıkarılacağına inanıyoruz.

İsmet Hasan: Türkiye Bize Karşı Olan Yanlış Tutumunu Değiştirmeli

Ismet Hasan and peshmerga leaders in Kobane

Kobanê Kantonu Savunma Bakanı İsmet Hasan ile şehirdeki son durumu görüştük

Röportaj Tarihi: 6 Kasım 2014

Mutlu Çiviroğlu

***

Sayın İsmet Hasan, doğu cephesinde çatışmaların devam ettiği ve batı cephesinde de bugün havan topu saldırılarının olduğu bilgisi aktarılıyor. Kobanê’de bugün neler yaşandı, son durum hakkında neler söyleyeceksiniz?

Bildiğiniz gibi 53 gündür Kobanê’de tarihi bir direniş sergileniyor. IŞİD,  batı cephesinde, sınırda bekleyen insanlarımıza ve Tilşehir Tepesi’ne top yağdırıyor. Yine doğu cephesinde ise zaten çatışmalar ilk günden bu saate kadar durmuş değil. Çevre şehirlerden güçlerini toplayıp saldırmaya devam ediyorlar. Kobanê’nin üç tarafındaki kuşatma devam ettiği sürece Kobanê üzerindeki tehlike de devam edecek. Soğuk havalar da geldiği için, sınırda bekleyen insanlarımız büyük zorluklar yaşıyorlar.

IŞİD’in toplarla saldırdığını belirttiniz. Kamuoyunun algısı IŞİD’in ağır silahlarının çoğuna büyük bir darbe indirildiği yönündeydi, doğru değil mi bu? IŞİD’in elinde hala çok sayıda ağır silah olduğu için mi rahat bir şekilde size ve sivillere saldırabiliyorlar?

Havan topları var, 57’lik topları var, sanayi Sinai tarafında bir tankları var ve yoğun bir şekilde kullanıyorlar. Uçaklar saldırı için geldiği zaman bunları çekip saklıyorlar, uçaklar gittiğinde tekrar çıkarıp saldırıyorlar.

Peki, soğuk havalardan bahsettiniz. Suruç ile Kobanê arasında, sınırda bekleyen sivil insanların ihtiyaçları neler, onlar için neler yapılabilir?

Bu siviller çok zor durumdalar. Kaldıkları bir ev ya da çadır yok sınırda, açıkta kalıyorlar. Aralarında çocuklar ve kadınlar var. Temel ihtiyaçları, yemek gibi şeyleri yetiştirmeye çalışıyoruz onlara fakat artık havalar iyice soğudu, bu başlı başına bir sorun. Yine şehir içinde evlerinde kalan siviller var, onlar da saldırılardan dolayı dışarı çıkamıyorlar. Birincisi, biz siviller için bir koridorun oluşturulmasını istiyoruz. İkincisi, bugün kızlı, erkekli bazı gençler Kobanê’ye destek vermek için sınırın diğer tarafından bu tarafa geçmek istediler. Fakat Türk askeri saldırısı sonucu bir genç kız hayatını kaybetti. Birkaç kişi de yaralanmıştı. Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Sınırın Türkiye tarafına geçen insanlarımız, dönüp Kobanê’ye korumak istediklerinde silahlı saldırılara uğruyorlar. İnsanlarımızın geçişlerine izin versinler istiyoruz.

Türkiye’nin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu yanlış bir tutum ve biz butumin değişmesini istiyoruz . Biz Türkiye’ye karşı değil, teröre karşı savaşıyoruz. IŞİD, sadece Kürtleri değil, bütün dünyayı hedef alan bir terör örgütü. Bugün eğer burada bize saldırıyorsa yarın Türkiye’ye de saldırır. Birçok şehirde saldırılar düzenleyip birçok insan öldürdüler. Mesela Irak’ta önceki gün bir aşiretten 400’den fazla kişiyi öldürdüler. Türkiye siyasetini gözden geçirip düzeltmeli. Biz Türkiye ile komşuyuz, YPG ve YPJ olarak terör örgütü IŞİD’e karşı savaşıyoruz. Türkiye bize destek vermiyorsa bile insanlarımızı rahat bırakmalı ki teröre karşı daha etkin bir mücadele yürütebilelim.

Dünya kamuoyu Kobanê’yi yakından takip ediyor ve sizi öven şeyler yazıyor. Birkaç gün önce bütün dünyada eylemler vardı, birçok yerde YPG ve YPJ bayrakları dalgalandı. Kobanê’ye destek sloganları atıldı. Bu konuda neler demek isterseniz?

Bu bizim için çok önemli bir şey, Kobanê’ye destek veren herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Amerika ve koalisyon ülkelerinin hava saldırıları desteğini asla unutmayacağız. Türkiye bizim komşumuz, bu komşuluğun hakkını vermeliydi ama diyecek bir şey yok. Diğer dünya ülkelerinin ve halklarının aynı gün içerisinde Kobanê’ye destek çıkması bizim için büyük bir moral oldu. Bugün, Kobanê, YPG ve YPJ teröre karşı savaşırken bunu sadece Kobanê ve Kürt halkı için yapmıyor, bütün dünya halkları için yapıyor. Birçok Avrupa ülkesinde, İspanya ve Fransa’da saldırılar düzenleyen bir örgütten bahsediyoruz, yine 11 Eylül’de Amerika’daki saldırlar hala gözlerimizin önünde. Bir ucu Bağdat’ta bir ucu Lübnan’da, Cerablus’ta olan bu örgüt karşısında kimse durmadı fakat biz direnmeye devam ediyoruz. 4 milyon nüfuslu Musul’u birkaç saat içinde alan, Rakka’yı, Mınbıc’ı yine aynı şekilde zorlanmadan alan IŞİD, Kobanê’yi kuşatmasına rağmen alamadığı için bütün gücüyle saldırıyor. Bunun için dünya halklarının desteğine ihtiyacımız var, bizi destekleyenleri tek tek selamlıyoruz.

IŞİD bütün gücüyle saldırıyor dediniz, son günlerde yine yeni kuvvetlerin geldiğini söyleyebilir miyiz?

Bize ulaşan bilgilere göre Tilebyad’dan, Rakka, Mınbıc ve Cerablus’tan takviye ekipler geliyor. Telsizlerden anladığımız kadarıyla, çok sayıda üyeleri Afganistan’dan geliyor.

Medyada bazı köylerin YPG tarafından geri alındığı yönünde haberler var. YPG kaynakları bu haberi yalanladı, mesele tam olarak ne?

Hayır, henüz geri aldığımız bir köy. Dün Ebruşk mezrasında çıkan çatışmalarda dün IŞİD’ten 9-10 kişi öldürüldü. Tilşehir’i geri almıştık sadece, bunun dışında bir şey yok. Arkadaşlarımızın köylere gidip saldırlar düzenlediği doğrudur, mesela 20 km uzaklıktaki Karamoğ köyünde de IŞİD’e saldırdılar fakat geri çekiliyorlar. Şehir içinde belli bir mesafede ilerleme kaydettiğimiz doğrudur fakat henüz kurtardığımız bir köy yok.

Peşmergenin rolü ne, peşmergeler hakkında genel olarak neler diyeceksiniz?

Peşmergenin varlığı çok olumlu bir şey. 150 kişi maddi olarak belki büyük bir destek değil fakat manevi olarak çok büyük bir destek. Peşmergenin Kürdistan’ın güneyinde kalkıp buralara kadar gelmesi bizim için bir onurdur. Kürtler birkaç yılda bir katlediliyor, Kobanê son örnek olsun istiyoruz. Bir ulusal ordu kurulmalı, Kürtler kendilerine sahip çıkmalı.

Peşmergeler sadece batı cephesinde mi savaşıyor yoksa bütün cephelerde mi?

Sadece batı cephesinde değil, nerede isteniyorlarsa gidip orda ağır silahlarla savaşıyorlar. 57likler, havan topları, Katyuşalar, bütün bunlar hangi cephede lazımsa gidip orda kullanıyorlar.

Abdülcebbar Akidi’nin grubunu da sormak istiyorum. Onlar da aktif olarak savaşıp YPG’ye destek veriyorlar mı? Gruptan bazılarının geri döndüğü iddia ediliyor, neler diyeceksiniz?

Daha önce de ÖSO’dan bazı gruplar Fırat Volkanı adı altında bizimle birlikteydi. 8-10 aydır IŞİD’e karşı omuz omuza savaşıyoruz ve birçok şehit verdiler. Son olarak Akidi’nin 50 kişilik grubu geldi, fakat biz onların Kobanê’ye gelmesini istemiyorduk. Cerablus’ta, Azaz’da, birçok Suriye şehrinde IŞİD var, o şehirlerde Afrin’den ve diğer Kürt bölgelerinden onlara katılacak arkadaşlarımızla bir şeyler yapmak istedik. Bu şekilde Kobanê üzerindeki yükü hafifletip nefes almasını sağlayacaktık. Fakat onlar buna kuvvetleri yetmediği için Kobanê’ye geçmek istediklerini belirttiler. Biz eşitlikçi, demokrat, içinde herkesin söz hakkının olduğu bir Suriye düşündüğümüz için Kobanê kapılarını onlara da açtık. Bazen havan topları atsalar da henüz savaşa girdiklerini söyleyemeyiz. Tam olarak bilmiyorum, onlardan 9-10 kişi geri döndü. Fakat dediğim gibi kapılarımız yine de herkese açık.

Cepheler arasında dolaşıp YPG, YPJ savaşçılarını ve peşmergeleri görüyorsunuz. Genel olarak moraller nasıl?

YPG, YPJ ve peşmerge kuvvetleri birlikte savaşıyor. Bu manevi olarak büyük bir şey ve bunun için moraller çok yüksek. Yakın zamanda önemli sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyoruz. Sizin vesilenizle bizi destekleyen bütün dünya halklarına, Amerika’ya, Avrupa ve koalisyon ülkelerine destekleri için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Onlar Kobanê’ye destek çıktıkça mücadelemiz güçlenecek. Kürt halkının kahraman bir halk olduğunu bilsinler. Direnmeye devam edeceğiz, onların desteğinin bizim için çok önemli olduğunu unutmasınlar.