Category Archives: Rojava

YPG Afrin Spox: Turkey Attacks Us to Prevent Defeat of ISIS

ferat-xelil

YPG spokesperson in Afrin region Ferat Xelil spoke on the recent situation and ongoing Turkish attacks against Rojava

Mr. Xelil, we got some reports that the Turkish military bombed the village of Afrin since last night. What is the accuracy of the reports?

Well, the Turkish state attacks on Western Kurdistan, Rojava since beginning of Rojava Revolution is continues intensively, not just Afrin but also other regions of Rojava. However, since the beginning, the Turkish state have the intention of restrict and destroy all the achievements of Rojava. As is known by all, Turkey is a country, which causes to grow of ISIS and encouraged them to attack to all Rojava and Syrian people. Obviously, Syrian Democratic Forces’ (SDF) progress and taking several villages in the region Shahba from ISIS, upset Turkish state, and they clearly intensified their attacks against us. The region was bombed by aircraft until late morning. Out of this territory some villages of Afrin such as Hemame, Darbalut,Jindires, Merwania, Maydanakbaz was hit with heavy guns and howitzers. All attacks were made to set back the progress of SDF and prevent to the retreat of ISIS.

I’m just asking to clarify. Did occur attacks on different places yesterday? In first Shahba region where is located base of Jaysh al-Thuwar and SDF in east of Merea then villages of Afrin, isn’t it?

Yeah. They first attacked the Jaysh al-Thuwar then villages of Afrin. In these attacks civilians, most of children suffered causalities. As YPG and Rojava will not remain silent as we did not before on attacks, and we will give the answer to the attacks to protect our people.

Turkish media and some international media organizations such as Al Jazeera English allegedly killed 200 YPG fighters. Is there truth to these claims?

There is no accuracy of this news. 15 warriors of Jaysh al-Thuwar was martyred, also some injured ones. But the news is a lie that we have a 200 loss. No accuracy of a news serviced by the Turkish media. The numbers given, there is no injury or accuracy of the information they claimed they killed our warriors. There is no truth in the reports that allegedly killed and injured our warriors.

What is the purpose of such reports?

By this way, they are intended to disrupt the people’s psychology and morale. However, our people know and do not already trust the Turkish government, which has long conducted a psychological war on Rojava. These attacks are carried out by the Turkish state as trying to show to world still capable of comprehensive attack even although having a difficult time. In this way, they must think they can intimidate us and our people. But no matter what they do, neither our people nor YPG-YPJ we won’t step back.

According to Turkey’s General Staff’s statement “mortar shots fired from areas in YPG control areas, we answered them,” it said.

On the contrary, the continuation of yesterday’s attacks and attack these days we have taken our step as retaliation. For example; How did happen yesterday’s attacks? It really cannot say so openly lies. Why they did not mention yesterday but talking today? Turkish media that can deliver on all event-seconds and minutes can spread itself – making twenty-four hours after a statement says, “mortar shots fired from areas in YPG control areas, we answered them.” There is no such thing. We responded after the attack on us.

I want to come to Shahba region. The day before yesterday, Jaysh al-Thuwar had liberated five villages from ISIS. Turkey is a part of the international coalition formed to fight against ISIS. What is happening in that region?

When the QSD forces moving against ISIS, the Turkish state has intervened which have shown that secret alliances. Therefore, we cannot imply some concrete prove but indication shows that there is some agreement in the background.

What kind of alliances?

Attacks of the Turkish state continues uninterrupted after the Russo-Turkish talks. So as with not being able to say something concrete, then we reach the conclusion that arise in practice it seems to work. Today we see that the reason for the attacks of Sahba. We don’t see any condemnation from Europe, USA and Russia. Therefore, we consider that there are hidden, unspoken things in media.

From this viewpoint, as you mentioned briefly I would like to ask about the attitude of the United States and Russia. Do you have any contact with this power, particularly with the USA?  What do they say about it? Because there had been some disagreements regarding to Jarablus issue. USA had intervened to prevent deepening problems between Kurds and Turkey.

We as the YPG of the Afrin Canton have not worked with the United State. But obviously they cooperation in Jazira and Kobani together with our friends to fight off ISIS. Therefore, if the United States and Russia take a stand against these attacks, Turkey will not continue these attacks. But unfortunately, they didn’t take any attitude, as it turned out a long time. We hope that they won’t remain silent against these recent developments. We hope that we as Afrin Canton, it will be given support to the YPG-YPJ forces as they did in Kobane Jazira in order to demoralize power of ISIS. Obviously YPG-YPJ is only battle forces which able to defeat ISIS in ground. So when we look at the operation on retake Mosul from ISIS, we see that only Kurdish people demonstrating the power defeat on many fronts.

*  This interview was conducted on October 20, and translated from Kurdish into English by @menuras

YPG Afrin Sözcüsü Xelil Son Durumu Değerlendirdi

ferat-xelil

YPG Afrin Sözcüsü Ferat Xelîl ile bölgedeki son durumu görüştük…

Sayın Xelîl, Türk ordusunun dün geceden bu yana Afrin’in köylerini bombaladığı yönünde raporlar (bilgiler) aldık. Bu yöndeki raporların doğruluğu nedir?

Doğrusu, Türk devletinin Batı Kürdistan’a/Rojava’ya yönelik saldırıları Rojava Devrimi’nin başından bu yana sadece Afrin’de değil başka bölgelerde de yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine baştan bu yana, Türk devletinin bütün çabası Rojava halkının bütün kazanımlarını daha ileriye gitmesin diye sınırlandırmak ve yok etmekti. Şimdiye kadar bütün dünya IŞİD’i besleyenin, büyütenin, Rojava ve Suriye halklarının üzerine sürenin Türkiye olduğunu biliyordu/söylüyordu. Fakat son zamanlarda QSD’nin Şehba bölgesinde IŞİD’in elindeki birkaç köyü alıp ilerlemesine Türk devleti tahammül edemedi ve açık bir şekilde saldırılarını yoğunlaştırdı. Sabah saatlerine kadar bölgeyi uçaklarla bombaladı. Bölge dışında Afrin bölgesinin köyleri Hemame, Darbelut, Cindirês, Merwaniyê, Meydanekbez’i obüs ve ağır silahlarla vurdu. Dün akşamdan bu yana bütün saldırılar planlı bir şekilde, QSD’nin bölgede ilerlemesini engellemek ve IŞİD’in geri çekilmesini önlemek için yapıldı.

Netleştirmek için soruyorum. Dün farklı yerlere saldırılar oldu. İlki Şehba bölgesinde, Mera (Mare)’nin doğusundaki Ceyş-ül Suwar ve QSD hedeflerine ve sonrasında Afrin’in köylerine. Doğru mu?

Evet. İlk saldırılarında Ceyş-ül Suwar güçlerine daha sonra Afrin’in köylerine saldırdılar. Bu saldırılarda en çok zararı gören siviller oldu. Denilebilir ki, çoğu çocuk bir kısım sivil yaralandı. Biz de YPG ve Rojava’ya karşı gelişen saldırılarda nasıl sessiz kalmadıysak bu saldırılar karşısında da sessiz kalmayacağız. Halkımıza karşı yapılan saldırıların cevabını vereceğiz.

Türk medyasında ve bazı uluslararası medya kuruluşlarında, örneğin Al Jazeera İngilizce’de, 200 YPG savaşçısının öldürüldüğü iddia ediliyor. Bu yöndeki iddiaların bir doğruluğu var mı?

Bu yönlü haberlerin hiçbir doğruluğu yok. Bazı şehadetler var; 15 Ceyş-ül Suwar savaşçısı şehit oldu, ayrıca yaralı Ceyş-ül Suwar savaşçıları var. Fakat 200 civarı bir kaybımız olduğu haberleri yalandır. Türk medyasının servis ettiği bir çok haberin aslı yoktur. Türk medyasının IŞİD’e yardım edildiği yönündeki haberlerinden başka söylediği doğru yoktur. Verdikleri sayılar, savaşçılarımızı öldürdüklerini veya yaraladıklarını iddia ettikleri haberlerin herhangi bir doğruluğu yoktur.

Bu yönlü haberlerin amacı nedir?

Bu yönlü haberlerle halkın psikolojisini ve moralini bozmak amaçlanıyor. Fakat halkımız bu noktada Türk devletine zaten güvenmiyor. Halkımız Türk devletini uzun zamandır tanıyor ve psikolojik bir savaş yürüttüğünün farkında. Bu saldırılarla Türk devleti dünyaya zor bir zamanında olmasına rağmen kapsamlı bir saldırı gerçekleştirebileceğini söylemeye çalışıyor. Bu sayede bizim ve halkımızın gözünü korkutabileceğini düşünüyor. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar ne halkımız ne de YPG-YPJ olarak biz geri adım atmayacağız.

Türkiye Genelkurmayi bugün yatigi açıklamada ‘’YPG’nin kontrolündeki alanlardan tarafımıza havan atışları yapılmıştır,Buna cevap verdik’’ deniyor.

Tam aksine dünkü saldırılar ve saldırıların sürmesi üzerine biz de misilleme olarak bu gün adımımızı attık. Mesela dünkü, geceki saldırılar nasıl gerçekleşti? Gerçekten bu kadar açıktan yalanlar söylenmez. Dün neden bahsetmediler de bugün konuşuyorlar, Türk Medyası -ki her olayı dakikasında saniyesinde ulaştırabiliyor ve kendi içinde yayabiliyor – yirmi dört saat sonra yayın yapıyor diyor ‘YPG havan atışları yapmtı, biz de onlara cevap verdik’ diye. Öyle bir şey yok. Biz cevap verdik, bize yapılan saldırılardan sonra cevap verdik. Bundan sonra da saldırılar devam ettiği sürece misillememiz/cevabımız devam edecektir

Evet, şimdi Şehba Bölgesi’ne gelmek istiyorum. Dün değil önceki gün Ceyş-ül Suwar 5 köyü IŞİD’den almıştı. Türkiye de IŞİD’le mücadele için kurulan uluslararası koalisyonun parçası. Neler oluyor o bolgede?

Ne zamanki QSD Güçleri IŞİD’e karşı ilerliyor , Türk Devleti  müdahalede bulunuyor,  IŞİD Tüm dünyaya  karşı fakat bu müdahaleler gösteriyor ki gizli şeyler var  ittifaklar var . Bundan dolayı somut olarak diyemiyoruz ki ‘budur’ fakat arka planda bazı anlaşmalar olduğuna eminiz

Ne tur ittifaklar?

Türk Devleti ile Rusya arasında bazı gelişmeler olmadan önce yani Uçak meselesi olmadan önce bir havan bir (deran?) geçmezken Türk-Rus görüşmesinden sonra Türk devletinin saldırıları aralıksız sürüyor. Yani somut olarak bir şey söyleyememekle beraber ortaya çıkan pratikten sonra işin göründüğü gibi olmadığı sonucuna ulaşıyoruz . Bugün Şehba bölgesine, QSD’ye ve Afrin’e yönelik saldırıların sebepsiz olmadığını görüyoruz. Bu saldırılar karşısında bildiri düzeyinde bile olsa Rusya’dan, Amerika’dan ya da Avrupa’dan herhangi bir kınamanın gelmediğini görüyoruz.  Dolayısıyla medyada görünmeyen, gizlenen şeylerin olduğunu değerlendiriyoruz.

Benim sorum da bu olacak. Amerika ve Rusya’nın tavrını sormak istiyorum. Siz kısaca bahsettiniz. O güçlerle bir iletişiminiz var mı? Özeillikle Amerika’yla. Onlar bu konuda ne diyorlar? Çünkü Cerablus meselesinde de bazı anlaşmazlıklar çıkmıştı. Amerika, Kürtler ile Türkiye’nin arasındaki sorunlar derinleşmesin diye araya girmişti.  

Afrin Kantonu olarak Amerika ortak çalışmalarımız olmadı. Cizîrê ve Kobanî hattında arkadaşlarımızla birlikte çalıştılar, o bölgede IŞİD’e karşı ortak bir mücadele yürüttüler. Bu yüzden, eğer Amerika ve hatta Rusya Türkiye’nin bölgeye yönelik bu saldırılarına karşı tavır alırlarsa  Türk devleti bu saldırılarını sürdüremeyecektir. Fakat maalesef, üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen böyle bir tavır almadılar. Umuyoruz ki bu gelişmeler karşısında sessiz kalmayacaklar.

Afrin Kantonu olarak biz de umuyoruz ki, Kobanî ve Cizîr’deki IŞİD saldırıları bu güçlerin ortaklaşmasıyla nasıl kırıldıysa ve IŞİD geriletildiyse aynı destek buradaki YPG-YPJ güçlerine de verilebilir. Bütün dünya biliyor ki, IŞİD kurulduğundan bu yana yöneldiği alanlarda kontrolü sağladı fakat YPG-YPJ karşısında birçok kez yenilgiye uğradı. Bu yüzden çok açık ki IŞİD’i yenebilecek tek güç biziz. Bu yüzden Musul’daki operasyona baktığımızda da, IŞİD’i birçok cephede gerileten ve iradesini ortaya koyan gücün Kürt halkı olduğunu görüyoruz. Operasyondan beklentimiz de Kürt halkı, YPG-YPJ ve Rojava öncülüğünde sürdürülen direnişin sahiplenilmesidir.

Röportaji Türkçe’ye çeviren O. Polat’a teşekkürler

YPG Spokesman Xelil: We Won’t Retreat from West of Euphrates

10003600_976710419030211_5880418894729706204_oPeople’s Protection Units (YPG) spokesperson Redur Xelil has said the Kurdish force will not retreat from the west of the Euphrates to the east.

Xelil said his words had been misconstrued and that they wouldn’t withdraw at anyone’s request.

Xelil remarked that Turkey’s attack on Jarablus targeted not ISIS but Kurds, underlining that they will not withdraw their forces from west of Euphrates and nobody can subject them to such an imposition.

“Turkey’s Jarablus intervention is a hostile approach. The main target of this operation is the Kurdish people and their gains rather than ISIS. We are in the west of Euphrates and take our place within Syrian Democratic Forces. We are in our own land and we will not leave it as per some request. We will not act in line with the request of Turkey or some other power.

Turkish state cannot shape our position there in accordance with its own interests. Our forces will remain there and there will be no retreat. Nobody has the right to impose YPG’s withdrawal from there and we will never accept such a thing.”

**

YPG sözcüsü Rêdûr Xelil, Türkiye’nin Cerablus’a yönelik saldırısını IŞİD’e karşı değil Kürtlere karşı yapıldığını belirtti. Xelil, ‘Fırat’ın batısından çekilmeyeceklerini ve hiç kimsenin kendilerine bu dayatmada bulunamayacağını açıkladı.

Xelil, ‘kimse bize kendi topraklarımızdan geri çekilmemizi isteyemez’ dedi.

“Türkiye’nin Cerablus müdahalesi düşmanca bir tutumdur. Bu operasyonun asıl hedefi IŞİD’ten ziyade Kürt halkı ve kazanımlarıdır. Biz Fırat’ın batısında, Demokratik Suriye Güçleri içinde yer alıyoruz. Orada kendi topraklarımızda bulunuyoruz. Bazılarının isteği doğrultusunda kendi topraklarımızdan çıkmayız. Biz ne Türkiye ne de başka bir gücün isteği doğrultusunda hareket etmeyiz. Türkiye devlet, bizim oradaki pozisyonumuzu kendi çıkarlarına göre şekillendiremez.

Güçlerimiz orada kalacaklardır ve herhangi bir geri çekilme söz konusu olmayacaktır. Hiç kimsenin ‘YPG oradan geri çekilsin’ dayatmasında bulunma hakkı yoktur ve biz bunu kabul etmeyiz.”

**

Berdevkê YPG’ê Rêdûr Xelîl dîyar kir ku êrîşa dewleta Tirk ya dijî Cerablusê, ne li dijî DAÎŞ’ê, lê li dijî Kurdan pêk hatiye. Xelîl xuya kir ku wê xwe ji rojavayê Çemê Feratê nedin paş û ti kes jî wê nikaribe tiştekî wisa li ser wan ferz bike.

Xelîl got ku ti kes nikare ji wan re bêje ku xwe ji axa xwe bikşînin.

“Destwerdana dewleta Tirk ya ser Cerablusê helwesteek dijminane ye. Hedefa esas ya vê operasyonê, ne DAÎŞ e, lê gelê Kurd û destkeftîyên wê ne. Em li rojavayê Feratê, di nav Hêzên Sûrîyeya Demokratîk (HSD) de cihê xwe digirin. Em li vir li ser axên xwe ne. Em li ser daxwaza hin kesan nikarin ji axa xwe derkevin. Em ne li gor Tirkîye, ne jî li gor daxwaza welatekî din tevnagerin.

Dewleta Tirk nikare pozîsyona me ya li vir li gor berjewendîyê xwe biguherîne. Hêzên me wê li wir bin û wê ti vekişandin jî çênebe. Ti kes ne xwedî maf e ku bêje ‘YPG’e xwe bikşîne’ û jixwe em jî vê qebûl nakin.”

Çiviroğlu: YPG, Tal Abyad’ı Alarak IŞİD’in Can Damarını Kesti

FullSizeRender7

‘Ali Topuz ile Dünya Hali’ne konuk olan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, kentin YPG’nin eline geçmesinin ne anlama geldiğini değerlendirdi.

 Tel Abyad’ın YPG’nin kontrolüne geçmesine dair konuşan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, YPG’nin IŞİD karşısındaki en etkili güç olduğuna dikkat çekerek, kentin alınmasıyla IŞİD’in yaşam damarının kesildiğini söyledi.

IŞİD kuşatması altındaki Suriye’nin Tel Abyad (Gire Spî) kenti, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Güçleri’nin (YPG) eline geçti.  ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun ve Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı bazı gruplardan oluşan Burkan el Fırat örgütünün desteğiyle kentin alınmasıyla Kobani ve Cezire kantonları birleştirilmiş oldu.

KOBANİ’DEN SONRA TEL ABYAD…

Kentin, YPG’nin programına çoktan beri dahil olduğunu söyleyen  Çiviroğlu, Türkiye’nin bu durumdan rahatsız olduğunu, ABD uçaklarının desteğiyle Tel Abyad’ın alınmasının hızlandığını belirtti.

YPG’nin IŞİD karşısındaki en etkili güç olduğunu kaydeden Çiviroğlu, “YPG’nin, Kobani’den sonra kazandığı bu başarı, prestijini daha da arttırdı. Ayrıca Kobani’de rolleri daha sınırlı olan YPG’nin müttefikleri de, Suriyeli muhalifler karşısında güç kazandı. IŞID’e Türkiye üzerinden gelen savaşçıların Tel Abyad güzergahından geçtiği sıkça dile getiriliyor. Böylece IŞİD bir anlamda yaşam damarını kaybetti” ifadelerini kullandı.

‘ESAD YÖNETİMİ, YPG’NİN GÜÇLENMESİNİ İSTEMİYOR’

Esad yönetiminin şimdiye kadar kendini en iyi alternatif olarak pazarladığını vurgulayan Çiviroğlu, şöyle konuştu:

“Son dönemde Esad’ın gitmesini isteyenlerin sayısı hayli azalmıştı. Fakat El Nusra’nın elde ettiği son başarı Esad yönetimini zora soktu. Yönetim, İdlib ve daha değişik yerlerde mevzi kaybetti, bu yüzden zor durumda. YPG’nin daha da güçlenmesi yönetimin hiç istediği bir durum değil. Yönetim, bir grubu diğer gruba karşı kullanarak sürekli bir denge kurmaya çalışıyor.”

Haberin orjinal linki:  http://tr.sputniknews.com/dunya_hali/20150617/1016044391.html#ixzz3dQ4Gh5kK

Gêlo İsa ile Girêspî’deki Durum ve Etnik Temizlik Iddialari Uzerine

11248342_717071948420408_6246729518424928453_n

Rojava’daki kanton yönetimlerinde yer alan Suriye Kürt Demokrat Partisi (P.D.K.S) önde gelen yöneticilerinden  Gêlo İsa ile Girêspî’deki son durumu görüştük.

Mutlu Civiroğlu https://twitter.com/mutludc

Siz de kısa bir süre önce YPG’nin kontrolüne geçen Girêspî’deydiniz. Grêspî’nin stratejik önemi nedir?

Gêlo İsa: Girêspî bir Kürdistan şehridir. Uzun bir zamandır faşistler oraya hükmediyordu. Halkımızın orada rahat bir şekilde yaşamasına fırsat vermiyorlardı. Kürtlerin mallarının mülklerinin kendi adlarına tapulanmasını asla kabul etmiyorlardı. Kürtler mecbur kalıp topraklarını Arapların üzerine tapuluyorlardı. Rojava Devrimi’ne kadar bu böyle sürdü ve bugün Girêspî’nin IŞİD çetelerinden tamamen temizlendiğini görüyoruz. Girêspî’nin bir Kürdistan şehri olduğunu bir kez daha yinelemek istiyorum. Hristiyan azınlıklar, Ermeniler, Arap ve Türkmen kardeşlerimizi Kürtlerle birlikte orada yaşıyorlardı. Halkların kardeşliği Girêspî’ye tekrar dönecektir. Kimse sadece siyaha boyalı bir hayat yaşamak istemedi. Herkes kendi rengiyle, kendi kültürüyle ve tarihiyle Girêspî’de yaşayacak artık. Bu Rojava’da ortak yaşam için örnek bir şehir olsun istiyoruz.

YPG’nin Araplara karşı etnik temizlik operasyonu yaptığı yönünde haberler çıkıyor. Siz oradaydınız, bu konuda neler diyeceksiniz?

Gêlo İsa: Ben ilk başta Arap bir kardeşimizin evine gittim. Bize güzel ağırladılar, çok mutluydular, evinde bir kahve de içtik. Çatışmaların yaşanmadığı köylerde herkes kendi yerinde. Savaş bölgelerinde insanların yaşadığı yerleri terk etmeleri çok normal bir şey. Girêspî halklarının Türkiye’de kamplarda yaşamamalarını umuyorum. IŞİD’in döşediği mayınlar, bıraktığı bombalar birkaç gün içinde temizlenir. Etnik temizlik iddialarını faşistler ortaya atıyor. Kendisi dışında kimseyi kabul etmeyenlerin iddiası bu. Bütün dinlerle, ırklarla, renklerle beraber yaşamaya hazırız. Suriye’nin sadece  Arapların ülkesi olduğunu, Kürtlerin burada yaşamadığını söyleyenler rüya görüyorlar! Biz Kürdistan’da, kendi ülkemizde yaşıyoruz ve haklarımızı alacağız ve Suriye hepimize yetiyor. Kürtlerin Arapların köylerine yerleştiğini iddia ediyorlar, henüz Kobanî’deki köylüler bile kendi köylerine dönmemişken Kürtler nasıl Arapların köylerine yerleşsinler? Bu asla kabul edebileceğimiz bir şey değil. Evimiz ve toprağımız bize yetiyor. IŞİD vahşetine karşı da herkesle birlikte hareket etmeye hazırız.

Bugün hem sayin Erdoğan hem de sayin Arınç, YPG’nin Arap ve Türkmenlere karşı saldırılar düzenlendiklerini söylediler. Sizce Türk yetkililer böyle açıklamalar yaparak neyi amaçlıyorlar?

Gêlo İsa: Türkiye Rojava’daki savaşı Türkiye ve Kandil savaşı, PKK savaşı olarak görüyor. Türkiye zihniyeti gereği, nerede olursa olsun bir karış toprağın Kürtlerin denetimi altına girmesini istemiyor. Türkiye eğer halkları bu kadar önemsiyorsa Türkmenlere sahip çıksaydı. Girêspî’deki Türkmenler yaklaşık iki yıldır Türkiye’deler. IŞİD onları kovup katletmesine rağmen Türkiye herhangi bir karşılık vermedi. Türkiye eğer sivillere bu kadar meraklıysa neden ‘’Kobanê düştü düşecek’’ diye seviniyordu. Terör bütün siviller için terördür ve IŞİD bir terör örgütüdür. Türkiye bunu kabul etmek zorunda. Biz halkımızı ve toprağımızı koruyacağız. Bunları korurken Rojava’da yaşayan bütün azınlıkları da koruyacağız aynı zamanda.

Peki, Girêspî’deki başarıda Fırat Vokanı, Özgür Suriye Ordusu ve Amerika’nın öncülüğünü yaptığı koalisyonun rolü hakkında neler diyeceksiniz?

Gêlo İsa: Girêspî’nin kurtarılmasıyla Kobanê’nin üzerindeki ambargo kırıldı. Cezire ve Kobanê birbirine kavuştu. Cezire’den Kobanê’ye, Kobanê’den de Cezîre’ye gidip gelebiliyor insanlar. Bu bizim için çok büyük bir başarı fakat sadece Kürtlerin başarısı değil. Bütün Rojava’nın, Fırat Volkanı’nın, Amerika’nın, demokrasi savunucusu herkesin başarısı. Teröre karşı savaşan insanlığın başarısı. Fakat ne yazık ki bazı Kürt güçler bile bu başarısı sonrası Girêspî Kürtlerin bölgesi değil diyorlar. Türkiye’de oturup onlar gibi konuşuyorlar. Bu bizi çok üzüyor. Moralimizi bozmayacağız, Sirrin’e ve Cerablus’a da gideceğiz. Kim nerede Fırat Volkan’ın YPG’nin desteğini isterse oraya gidecek savaşçılarımız. Nasıl ki Amerika ta nerelerden gelip teröre karşı savaşıyorsa biz de etrafımızda terörle mücadelemize devam edeceğiz. Bölgedeki halkın istekleri doğrultusunda hareket edeceğiz.

YPG’nin yeni hedefinin Rakka olduğu konuşuluyor. Bu konuda yorumunuz nedir?

Gêlo İsa: Fırat Volkan’ında Siwarı Rakka bizimle birlikte hareket ediyor. Onları rejimi Rakka’dan çıkardı, IŞİD de gelip onları Rakka’dan çıkardı. Bizim tarafa geçip bizimle omuz omuza savaştılar. Onlar Rakka’ya girmek istiyorlar. Bir iki gün içinde Ayn İsa kasabasi da YPG’nin kontrolüne geçecek. Ondan sonra Rakka’ya kısa bir mesafe kalıyor. Rakka ilk adımda görünmese de sonraki ikinci adımda konuşulabilir.

Girêspî ve Kobanê’de halk Girêspî zaferini nasıl karşıladı?

Gêlo İsa: Tabi ki büyük bir mutluluk var. Kobanê’de on binlerce insan Cezire’den Kobanê’ye geçen YPG savaşçılarını karşıladı. İnsanlarımız için de büyük bir moral oldu bu. Girêspî’deki zafere Kobanê’deki zaferden daha fazla sevindik. Cezire ve Kobanê arasında kalan Girêspî’nin yürütülen Rojava mücadelesi sonucu kontrolümüz altına geçmesi önemli bir zaferdir.

YPG Genel Komutanlık Üyesi Sozdar Dêrîk ile Mebruka Kasabası ve Son Kazanımlar Üzerine

Sozdar Dêrîk ve arkadaşlari geçtiğimiz günlerde IŞİD’den temizlenen Abdulaziz Dağı’nda

Mebruka kasabasını IŞİD’in elinden tamamen kurtarıp tamamen kontrol altına aldınız. Bu operasyon nasıl gerçekleşti ve Mebruka kasabasının stratejik önemi nedir?

Sozdar Dêrik: Mebruka kasabası, Kezwan  (Abdulaziz) Dağı, Tiltemir çevresi, Haseke’ye giden Habur hattının kurtarılması bütün dünya halklarına ve bölgede yaşayan Kürt, Arap, Süryani halklarına kutlu olsun. Cezire Kantonu’nun batısını kurtarma hamlesi bizim için büyük bir başarıyla sonuçlandı. Bölgede farklı haklar yaşadığı için önemli, stratejik bir yer. Mebruka kasabası Haseke, Serêkanîyê, Tilebyad ve Rakka’nın ortasında bir yer. Kürt bölgeleri ile Arap bölgeleri bu kasaba üzerinden bağlanıyor. Bu kasaba içimizde bir yaraydı, burada şiddetli çatışmalar yaşanmış ve çok sayıda şehit vermiştik. Bu kasabanın kurtarılması bizim için çok kutsal bir şey diyebilirim.

Peki, Kezwan Dağı ve Mebruka kasabasının kurtarılması YPG ve YPJ için önümüzdeki günlerde nasıl bir fayda sağlayacak?

Sozdar Dêrik: Bu kasabanın kurtarılması Cezire kantonu için başta sınırın temizlenmesi anlamına geliyor. Arap ve Kürt halkı burada birlikte yaşadıkları için de halkların kardeşliği açısından önemli. Çoğunluk olarak burada Arap halkı yaşıyor.

Halkların kardeşliğinden bahsettiğiniz. Son operasyonlarda Araplar ve Süryaniler de sizinle birlikte savaştı, değil mi?

Sozdar Dêrik: YPG olarak kendimizi bölgede yaşayan bütün halklardan oluşan bir ordu olarak tanımlıyoruz. Biz demokrasi düzenine, eşitliğe ve kardeşliğe inanıyoruz. Süryanilerin, Araplar ve Kürtlerin ortak vatanseverliği birlikte hareket etmelerini sağladı. Herkes YPG şemsiyesi altında kendi kimliğiyle yaşayabileceğini gördü. Süryaniler önemli bir misyon ve güç yüklendiler, Arap güçleri de aynı şekilde. Bizi birleştiren tek bir hedef ve amaç var; bu da demokrasi düzeni.

Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyon nasıl bir rol aldı son operasyonlarda?

Sozdar Dêrik: Son operasyonlarda koalisyon da gerçekten önemli bir rol oynadı. Onları takdir ediyor ve teşekkür ediyoruz. Yerde IŞİD’e karşı savaşan, mücadele yürüten örgütün YPG-YPJ olduğunu biliyorlar. Yerde biz saldırdık, yukarıdan da onlar iyi bir destek sağladılar.

IŞİD’in önemli üslerinden biri de Tilebyad. Mebruka kaşanmasının alınmasından sonra YPG’nin Tilebyad’a yöneleceği konuşuluyor. Kobanê’de de YPG Tilebyad’a doğru ilerliyor. Tilebyad konusunda neler diyeceksiniz?

Sozdar Dêrik: IŞİD’e karşı savaşan bir örgütüz. Şu an falan yere saldıracağız, filan planımız var gibi şeyler söylemiyoruz. Kürdistan topraklarında ve Suriye’deki IŞİD’e karşı sonuna kadar savaşacağız. Nerede olursa olsun onlar halkımıza saldırdıkça biz de onlara karşı mücadele yürüteceğiz. İnsanlığı hedef alan vahşi terör örgütü IŞİD’e boyun eğmeyeceğiz.

Peki, şu an Tilebyad’a ne kadar uzaklıktasınız?

Sozdar Dêrik: Mebruka ile Tilebyad arası 61 km.

Irak Ordusu’nun Ramadi’den tekar kaçması sonrası orduya yönelik eleştirililer dile getiriliyor. Buna karşılık YPG’nin IŞİD’e karşı gösterdiği başarılardan dolayı sizlere daha fazla destek vermesi gerektiğini yazıyorlar?

Sozdar Dêrik: IŞİD’e karşı savaşan ve ilerleyen tek güç YPG. YPG’ye verilecek daha büyük bir destek tabi ki daha güzel sonuçlar doğuracaktır. Irak’ta ve Suriye’de IŞİD saldırıları karşısında başka herhangi bir güç mücadele edemiyor. En çok biz mücadele ediyoruz, fakat en az desteği biz alıyoruz. Eğer büyük bir destek verilirse daha kısa bir sürede iyi sonuçlar elde ederiz. Fakat bir inancımız var, tek başımıza da kalsak mücadelemizi yürütmeye devam edeceğiz.

Peki, Amerikalı, Kanadalı, Alman, Fransız ve diğer uyruklardan savaşçıların YPG’de olmalarının nasıl bir etkisi var?

Sozdar Dêrik: O arkadaşlarımızın enternasyonal bir yaklaşımı var. Demokrasiye, halkların kardeşliğine ve barışa inanıyorlar. Bütün ülkelerden gelip YPG’ye katılıyorlar. Onların bize katılması bizi çok mutlu ediyor.

***

Röportajın Kürtçe ses dosyasını aşaüıdaki linkten dinleyebilirsiniz:

http://www.dengeamerika.com/content/ypg_mabruka_sozdar/2792462.html

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile Rojava’daki Son Durumu Görüştük

Serekaniyee

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile başta Serêkanîyê’deki durum olmak üzere birçok güncel konuyu görüştük.

Mutlu Çiviroğlu                      https://twitter.com/mutludc

Geçen hafta özellikle Serêkanîyê’de yaşanan şiddetli çatışmalardan sonra bölgede son olarak durum ne?

Rêdûr Xelîl: Serêkanîyê ve Tiltemir çevresindeki IŞİD saldırıları 23 Şubat’tan beri aralıksız devam ediyor. Özellikle Menacir ve Serêkanîyê arasındaki bölgede YPG güçlerimiz ile terörist IŞİD çeteleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Burada IŞİD’e ağır bir darbe indirildi, karargah olarak kullandıkları iki köy ve mezra tamamen güçlerimizin kontrolü altına geçti. Burada onlara ait cephanelik mühimmat ve birçok ceset elimize geçti. Tiltemir ve Menacir köyleri etrafında bazen yine çatışmalar çıkıyor.

IŞİD bu son saldırılar ile neyi planlıyordu. Serêkanîyê’de tehlike tam olarak geçmiş diyebilir miyiz?

Redo
Rêdûr Xelîl:
Hayır, henüz tehlike geçti diyemiyoruz. Fakat onların bölgedeki planlarını boşa çıkardık. Kontrolümüz altına geçen köylerin önemi yüksek. Bu köyler Serêkanîyê ve Tiltemir arasında olduğu için IŞİD her iki şehir arasındaki yolları kontrolü altında tutmaya çalışıyordu. Eğer onları oradan çıkarmasaydık tehlike giderek artacaktı. IŞİD Tilhemis ve Tilbarak’ta çok ağır darbeler aldı, gücünü tekrar ispatlamak istercesine Tiltemir ve Serêkanî’ye yöneldi. Fakat YPG ve YPJ direnişi karşısında IŞİD bozguna uğradı. Şüphesiz bu direnişe az da olsa uluslararası güçlerin de katkısı oldu.

Peki neden burada uluslararası güçlerin desteği Kobanê’deki destek gibi olmadı? Çağrılarınız olmasına rağmen desteğin gecikmesini neye bağlıyorsunuz?

Rêdûr Xelîl: Tiltemir ve Serêkanîyê’deki destek Kobanê’deki destek kadar değildi. Elbette ki biz daha fazla destek için çağrılarda bulunduk. Zaten kurulun uluslararası güç IŞİD’e karşı mücadele etmek için kurulmuş ve karada IŞİD’e karşı savaşabilen tek güç bugün YPG’dir. YPG’nin başta Amerika olmak üzere bütün uluslararası güçlerin en stratejik gücü olabileceğine inanıyoruz. IŞİD’e karşı mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için biz daha aktif, daha fazla destek bekliyoruz. Bu gecikmenin sebebi YPG ve uluslararası güçler arasındaki bir anlaşmazlık değil, uluslararası güçlerin yürütmüş olduğu siyasetle ilgili bir şey. Bu siyasi anlaşmazlıkların bir an önce ortadan kalkmasını umuyoruz. IŞİD’e karşı mücadele hiçbir zaman durdurulmamalı, çünkü bölgeyi hemen tehdit etmeye başlıyorlar.

Fakat uluslararası güçlerin vermiş olduğu desteğin mücadelenize katkısı olduğunu belirtiyorsunuz, doğru mu?

Rêdûr Xelîl: Elbette ki, bunu hiçbir zaman inkar etmiyoruz ve destekleri için hep teşekkür ediyoruz. Kobanê’de, Tilbarak’ta, Tilhemîs’te büyük bir destek sağladılar. Fakat bizim demek istediğimiz, Tiltemir ve Serêkanîyê’de yeterince aktif bir destek olmadı. Eğer diğer bölgelerde vermiş olduğu desteği burada da vermiş olsaydı daha büyük bir başarı elde ederdik

Birkaç YPG komutanı Türkiye’nin mücadelenizi olumsuz etkilediğini, IŞİD’e destek verdiğini belirtti. Siz bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Türkiye’nin bu desteği yüzde yüz verdiğine dair belgeler üzerine konuşmak istemiyoruz. Türkiye’nin IŞİD’in geçişine izin verdiği yönündeki iddialar hep olan bir şey. Tilebyad’dan Serêkanîyê’ye kadar dört sınır kapısı açık, IŞİD bu kapılarından çok rahat bir şekilde geçiyor. Bu iddialar ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır, fakat Türkiye’nin onları desteklediği yönünde iddialar var. Bu iddialara karşı IŞİD’e karşı mücadele aktif bir rol almalı ve YPG’ye destek vermeli. Çünkü önümüzdeki günlerde ŞİD değil Kürt halkı bölgede hakim olacak.

YPG_Fighters_Serekaniye_2012 (Photo: Mutlu Civiroglu)

Tilebyad’tan bahsettiniz. IŞİD bu saldırıları Tilebyad’a almamanız, dolayısıyla her iki kantonu birbirine ulaştırmamanız için yapmış olabilir mi?

Rêdûr Xelîl: IŞİD bölgeden tamamen silinmekten çok korkuyor. Kobanê’de aldığı ağır yenilgiden sonra bütün gücünü Tilebyad ve Serêkanîyê arasında topladı.

Bazı haberlere göre IŞİD Kürdistan Bölgesi’nde klor gazı kullanıyor, Kobanê’de de aynı iddialar gündeme gelmişti. Bu konuda neler diyeceksinz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD’in Kürdistan ve bütün dünyadaki tehlikesi şu an her zamankinden daha fazla. IŞİD’in büyük darbeler aldığı doğrudur, zaten bu darbelerden dolayı tehlike artmış diyoruz. IŞİD şu an yaralı bir yılan gibi, eline geçen bütün fırsatları değerlendirebilir. Kimyasal silah bile kullanabilir. Kürdistan’ın güneyinde kullanmış olduğu gazlar ve yasaklı silahlar için şaşırmadık. Kürdistan’ın batısında da, özellikle Cezaa ve Kobanê’de bu yasaklı silahları daha önce kullandılar. Uluslararası kuruluşlar bunları raporlarla ispatladılar. Bunun için bu örgüte karşı Avrupalı devletler, uluslararası güçler, Amerika daha etkili bir mücadele yürütmeli, YPG’ye daha fazla destek vermeli.

Esad rejimine ve IŞİD’e yakın haber siteleri Hizbullah’ın Serêkanîyê’de YPG’ye yardım ettiğini iddia ediyorlar. Doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Bunlar tamamen rejimini yürüttüğü kara propaganda siyaseti. YPG’yi karalayarak zayıf düşürmeye çalışıyorlar, bu iddialar tamamen asılsız.

Bir süredir rejim ile bir takım sıkıntılar yaşıyordunuz, şu an ilişkiniz ne durumda?

Rêdûr Xelîl: Rejim kendi bölgesinden çıkmış değil, çıkacak gibi de değil. Şu an rejim ile olan ilişkilerimizde herhangi olağanüstü bir durum yok. Çünkü rejimin şu an için bize karşı bir saldırı pozisyonunda değil. YPG IŞİD’e karşı savaşmaya devam ediyor ve rejim de şehir de hala eski yerini koruyor.

Suriye muhalefeti yaptığı bir açıklamada Tilhemis ve Tilbarak’taki köylerde YPG’nin Arap köylülere kötü davranışlarda bulunduğunu iddia etmişi. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Tabi ki bu iddialar asılsız, bu açıklamaya karşı resmi bir açıklama yapmıştık zaten. Bu tür açıklamalar IŞİD’in bölgedeki varlığına meşruiyet veriyor. Böyle bir yaşanmadı, sivil halk şu an hala köylerindeler. IŞİD oralardayken köylerinden ayrılmak zorunda kalan insanlar da yardımlarımızla dönmeye başladılar. Bütün uluslararası kuruluşlar özellikle de Birleşmiş Milletler eğer gelip rapor hazırlamak isterse kapımız sonuna kadar açık ve çalışmalarında istedikleri kolaylığı sağlarız.

Bazı kaynaklar Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin YPG’ye silah yardımında bulunduğunu iddia ediyor, doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Böyle bir yardımın olmasını isterdik fakat öyle bir şey yok. Geçtiğimiz günlerde sembolik olarak Kobanê’de bir yardım yapıldı fakat bunun dışında büyük bir yardım söz konusu değil. Peşmergelerin silahlandırılmasını, ulusları güçlerin onlara silah yardımı yapmasını sonuna kadar destekliyoruz. Fakat aynı desteğin YPG’ye de verilmesini istiyoruz. Çünkü bugün Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan tek güç YPG’dir.

Peki, uluslararası güçlerin sizlere herhangi bir desteği olmadı mı? Fransa bu konuda olumlu mesajlar vermişti. Dün Kanada başbakanı Stephen Harper operasyonları genişletip Suriye’de de IŞİD’e karşı mücadele edeceklerini belirtmişti.

Rêdûr Xelîl: Doğrudur, birçok olumlu ve samimi açıklama yapılıyor. Bu açıklamaların hepsine biz de olumlu yaklaşıyoruz. Fakat pratikte adım atılmasını istiyoruz, şu ana kadar pratikte herhangi bir şey yok.

Tiltemir’de kaçırılan Hristiyanlar için yeni bir gelişme var mı?

Rêdûr Xelîl: Şu ana kadar da nerede oldukları tespit edilmiş değil, akıbetleri hakkında kimse bir şey bilmiyor. Tiltemir, Menacir ve Serêkanîyê’de Süryani ve Kürt halkları büyük bir katliamla yüz yüzeler. IŞİD özellikle bu bölgeyi hedef almış durumda. YPG olarak Kürt halkını, Süryanileri ve bu topraklarda yaşayan diğer bütün azınlıkları sonuna kadar koruyacağız. Fakat uluslararası güçler de bize gereken yardımı vermeli.

Newroz kutlamaları birkaç gündür devam ediyor. Son olarak Newroz için neler demek istersiniz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD Kürdistan’a yönelerek Kürt halkının direnen ruhunu hedef almak istiyor. Onlara karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu mücadele ruhuyla başta Kürt halkının olmak üzere bütün Ortadoğu halklarının Newrozunu kutluyoruz.

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl: Tilhamis’in Özgürleştirilmesi Çok Stratejik Bir Kazanım

Hêzên YPG li nêzîkî bajarokê Til Hemîs

Hêzên YPG li nêzîkî bajarokê Til Hemîs (Foto : Delil Suleiman)

Sayın Rêdûr Xelîl, şu an tum dikkatler Tilhamis  üzerinde. Nedîr son durum, Tilhamis tam olarak YPG güçlerinin kontrolü altına geçti mi?

Rêdûr Xelîl: 21 Şubat’ta başlattığımız operasyonlar sonucu, YPG ve YPJ güçleri olarak beş altı gün gibi kısa bir süre zarfında önemli ilerlemeler kaydettik. Bu sabah saat 11 sularında güçlerimiz Tilhamis’e girebildi. Birkaç saat önce de Tilhamis tamamen kontrolümüz altına geçti.

Yine Tilhamis’in her üç tarafına düşen yüzden fazla köy ve mezra da kontrolümüz altında. Şehri IŞİD’in döşediği mayın ve diğer tuzaklardan temizleme operasyonu da henüz yeni başladı.

Bölgenin coğrafyasına hakim olmayan okuyucularımız için Tilhamis’in stratejik önemini açıklar mısınız?

Redo

Rêdûr Xelîl: Qamişlo’nun güneyine düşen Tilhamis IŞİD’in ana karargahlarından biriydi ve Şengal için büyük bir tehditti. Tilhamis’ten sürekli arka cephe desteği sağlanıyordu. Kürdistan’ın güneyi için sürekli bir sıkıntı olan Tilhamis aynı zamanda Qamişlo ve Kürtlerin içinde yaşadığı diğer ilçeler için de büyük bir tehditti. Bunun için IŞİD’in buradan çıkarılması lazımdı ve YPG bunu bugün önemli bir zaferle başardı.

Geçen yıl düzenlediğiniz operasyon başarıya ulaşmamıştı. Bölgedeki Araplar size karşı çıkmıştı. Bu sefer yerli Arapların tutumu ne oldu?

Rêdûr Xelîl: Cezire Kantonu’nunda yaşayan bütün azınlıklar bu operasyona katıldı. Bütün aşiretleri tek tek sayamam fakat Şemara, Cewala, Şerabi, Benitaba, Raşid gibi daha birçok aşiretin hepsi vardı bu operasyonda. Bunun yanında Süryani Askeri Meclisi ve Şemara aşiretine bağlı birlik de operasyona katıldı. Böylece başarılı bir operasyon gerçekleştirildi. Yani bu yıl Arap yerlilerin tutumu geçen yılki gibi olmadı. Çünkü artık herkes IŞİD’in karanlık bir güç olduğunu biliyor. İnsanlara uyguladığı işkence yöntemlere karşı da büyük bir tepki toplamıştı yerlilerden.

Tilbarak ve El-Houl gibi IŞİD’in stratejik öneme sahip yerlerine de herhangi bir saldırı planı var mı önümüzdeki günler için?

Rêdûr Xelîl: Cezire Kantonu üzerindeki tehdit devam ettiği sürece IŞİD ile mücadelemiz de devam edecektir, bu konuda herhangi bir sınır tanımıyoruz.

Kobanê’de Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyon güçleri ile YPG güçleri arasında gerçekleşen dayanışmanın aynısının şu an Cezire’de gerçekleştiği aktarılıyor. YPG sözcüsü olarak koalisyonunun saldırılarının rolü hakkında neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Koalisyonun güçleri de bu operasyonda etkili bir şekilde yer aldılar ve bizlere oldukça yardımcı oldular. Bunun için operasyon başarıyla tamamlandı.

Süryani güçlerle birlikte hareket ettiğinizi aktardınız. Birçok sivil Hristiyan kaçırıldı, Tiltemir’de durum ne?

Rêdûr Xelîl : Özellikle Kobanê yenilgisi ve Tılhamıs’teki ilerleyişimizden sonra IŞİD Tiltemir’de saldırılar gerçekleştirmek istedi. Bu saldırılarda ne yazık ki Süryanilerin üç köyü IŞİD’in kontrolü altına geçti. Elimizdeki bilgilere göre aralarında çocuk, yaşlı ve kadınların olduğu yüzden fazla sivil insan IŞİD tarafından kaçırılmış durumda. Akıbetleri henüz net bir bilgi yok fakat Abdulaziz Dağı’na götürüldükleri tahmin ediliyor. Bu dağ da terör örgütü IŞİD’in elinde. IŞİD’in elindeki o Asuri köylerinin geri alınması için şu an YPG ve IŞİD arasındaki çok şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Beşar Esad’ın Suriye’deki Hristiyan topluluğunun koruyucusu olduğu iddiası vardı ki bahsettiğiniz bu köylerin çoğunluğunun rejime yakın oldukları söyleniyor. Fakat Suriye rejimi Hristiyanların kuşatılmasına, kaçırılmasına sessiz kaldı. Rejimin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rêdûr Xelîl: Rejimin azınlıklarının koruyucusu olduğu yönündeki iddialara şüpheyle yaklaşmak gerek. Esed rejiminin imkanları olmasına rağmen IŞİD’in bu köylere saldırmaları sırasında herhangi bir müdahalede bulunmadılar. Artık herkes YPG’nin azınlıklara koruma tutumunun sadece siyaset ve propaganda olmadığını çok iyi biliyor. YPG pratikte de bütün azınlıkları korumaya çalışıyor. Sanırım artık azınlıklar da bunu çok iyi biliyor. Bunu bilen herkes YPG’ye sahip çıkıyor ve YPG gittikçe büyüyor. YPG’nin kontrolü altındaki her yerde herkes barış ve huzur içinde hayatını sürdürebiliyor.

Birçok okurumuz Tilebyad’ı soruyor. Cezire ve Kobanê kantonu birbirinden ayrı düşmüş durumdalar. Her iki kantonun birbirine ulaşması için önümüzdeki günlerde Tilebyad’a saldırı planı var mı?

Rêdûr Xelîl: Biraz önce de söylediğim gibi IŞİD tehlikesi devam ettiği sürece bizim de mücadelemiz devam edecek. Bu mücadele sınır tanımıyoruz. Yani sadece Kobanê ve Tilhamis’in özgürleştirilmesiyle mücadelemizi noktalayacak değiliz.

İki gün önce yaşamını yitiren Avustralyalı savaşçınız Ashley Johnson için YPG sözcüsü olarak neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Avustralya ve Kürdistan coğrafi olarak birbirlerine binlerce kilometre uzak olmalarına rağmen Ashley Johnston’un YPG saflarına katılması bizi onurlandırmıştı. Direnişimizden etkilenen Ashley insanlık için teröre karşı yürüttüğümüz mücadele aktif bir şekilde yer aldı. En ön saflarda savaşıyordu ve Tilhamis’e bağlı Xesan köyünde şehit düştü. Ashley Kürt halkınn şehidi, insanlığın şehidi. Hem ailesine hem Avustralya halkına baş sağlığı diliyoruz. Onun anısıyla halkların arasındaki dayanışmanın ve mücadele ruhunun daha güçlü olacağına inanıyoruz.

Aerial Footage of the Destruction in Kobane City

kobane tepeden

This flying camera footage shows the horrifying destruction in the City of Kobane after ISIS attacked the city on September 15 with heavy weapons.

After Kurdish YPG and allies defeated ISIS, now the local government is trying to expedite reconstruction efforts through http://www.helpkobane.com

Berxwedan of YPG: We Will Crush ISIS Anywhere in Syria

Kurdish fighters claim to have cleared Islamic State from Kobane

After liberating the city of Kobane, you began operations to liberate villages. What is the situation on the eastern, western and southern fronts? How far have you reached?

Mahmud Berxwedan: After liberating Kobane, we started a second advance. Since that day, approximately 20 days have passed. Within this time period, we carried out our operations successfully. Day by day, we are moving forward on all three fronts. We are liberating the land around Kobane bit by bit. On the western front, we have reached the point where we made close contact with ISIS on September 15th, we are somewhere near Shexler, there are 3-4 kilometers between us and the Euphrates. Around here, there are a small number of villages that are not yet under our control. Our operations are still ongoing around the villages of Kechelo, Jabalfaraj, Sevalo and Derbazin, and we will recapture these villages one by one.

Alright, on the western front, will you go beyond the Euphrates and go toward Jarablus?

Mahmud Berxwedan: Our top priority is to liberate the whole area around Kobane. Then we will start a new war with ISIS. Up until now ISIS conquered our land and we succeeded thanks to our friends who act with fighting spirit and made them suffer a great defeat. After taking the whole of Kobane under our control, I can say that we’ll start a war with ISIS, on September 15th they started the war, this time we will do it. Our struggle with ISIS will continue no matter where they go. We cut across all boundaries when it comes to fighting with them, we will liberate anyone who is targeted by ISIS.

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)
YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chief Ismet Hasan and other officials Photo (Mislim Nebo)

Your sound very confident and you seem to be in good spirits. What makes you speak so assertively?

Mahmud Berxwedan: We have faith in ourselves, in our strength and the YPG-YPJ fighters. We believe in our Kalashnikovs and our bombs. Anything else are supportive tools. We will crush ISIS in anywhere in Syria. We will fight with them first in the area around Kobane, then wherever ISIS goes.

Then, shall we say you will soon enter Jarablus, Manbij, Sarin and Tal Abyad? Is that right?

Mahmud Berxwedan: Wherever ISIS exists is our target. We don’t want to be misunderstood, we are not targeting the Arab people, we are targeting ISIS. We don’t have our eyes on anyone’s property. We just want to fight ISIS. Wherever they are, we will settle scores, old and new.

It has been reported that Arabs in places where ISIS holds control await your support, are these claims true?

Mahmud Berxwedan: Yes, they are. There are people who have escaped ISIS’s tyranny from Manbij and Jarablus, and they have come and asked for our help. They want us to save their land from ISIS, we promised to help them. We’ll help anyone who is subjected to ISIS’s tyranny and save them from it.

Mahmud Berxwedan

How about the situation on the southern and eastern fronts?

Mahmud Berxwedan: On the southern front, Shahid Xabur Hill has strategic importance because it overlooks the Qaraqozak Bridge and the area around Sarin. Girê Sêvê Hill, where there are intensive clashes, is now under our control, the YPG flag is flying on top of it.

Is it true that part of the Aleppo-Hasakah highway is under your control now?

Mahmud Berxwedan: Yes, a 25 kilometer-long section of Aleppo-Haseke highway just southeast of Kobane is under the control of our fighters. Qilheydê, Girêk and many other villages on the Rotko Highway were liberated by the YPG. On the eastern front, Bexdik, Idani and many other villages close to these places are under our control.

You are saying that you will support the Arab people who ask for your help and fight ISIS wherever they are in the world. Do the world powers also support you?

Mahmud Berxwedan: The ISIS thugs have become a nuisance for the world. Anyone who fights against them should support us, and increase the already extant support. Up until now, we have been fighting with limited means, always fighting with the weapons that we always mention. True that the Coalition Forces support us with airstrikes; however we still weren’t given heavy weaponry such as tanks or new weapons.

Everyone should take responsibility for this; we can be rid of ISIS only when we are united. We are fighting ISIS not only for Kobane but also for the whole of humanity. People should look out for Kobane not only about arms aid, but in terms of other things as well. Today a new Kobane is being built; everyone should act with a sense of responsibility. There was nothing left in the villages, the ISIS thugs had plundered everything. They had put landmines, bombs inside the houses to kill the civilians. That’s why de-mining organizations should come to Kobane as soon as possible.

It has been said that the Free Syrian Army (FSA), which was on your side in Kobane, will lead the operations that you will conduct in places which are densely populated by Arabs. What do you have to say about the role played both the FSA groups and the peshmerga forces from Iraqi Kurdistan in Kobane?

Mahmud Berxwedan: The groups such as Siwar al-Raqqa, Shams al-Shimal, Jabhat al-Akrad fought with us in Kobane and still now are continuing the struggle on the front line. In Arab areas, they lead, and we assist them. But they also need other kinds of help and haven’t received any of sort of help yet. We try to help them with the limited means we have.

The peshmerga forces were the back support from the beginning, they are not on the frontline. They have heavy weaponry and can give any form of support depending on our needs. They never hesitated doing anything they could do.

Lastly, what percentage of the Kobane villages have been recovered? Also, the possibility of you entering Tal Abyad caused a stir among the people, what do you want to say about this?

Mahmud Berxwedan: 80% of the Kobane villages have been recovered. Our operations are still ongoing for the remaining 20%. We are planning to liberate Tal Abyad from ISIS. As I said in the beginning, we will fight ISIS with all the strength we have no matter where they are.

***

For my participation to a show, interview me or get a quote on Kobane and other Kurdish related issues, please contact me at mciviroglu@gmail.com

***