Category Archives: Türkçe

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl: IŞİD Tehditi Kalktığı İçin Türkiye YPG’ye Teşekkür Etmeli

FullSizeRender7

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile Ain İsa kasabasının alınması, Tılabyad ve Türkiye ile İlişkiler üzerine görüştük.

Mutlu Çiviroğlu

***

Sayın Rêdûr Xelîl, YPG ve Fırat Volkanı güçlerinin kısa bir süre önce Ain İsa kasabasını kontrol altına aldıkları yönünde haberler çıkıyor. Doğru mu bu?

Rêdûr Xelîl: Evet, yaklaşık 15 dakika önce Haseke ile Halep arasındaki Ain İsa tamamen YPG ve Fırat Volkanı’nın kontrolü altına geçti. Ain İsa’nın etrafındaki onlarca köy de kontrolümüz altına geçmiş durumda.

Peki, Ain İsa’nın stratejik önemin’ biraz açarmısınız?

Rêdûr Xelîl: Rakka tarafından Tilabyad’ı koruma hattında yer alıyor Ain İsa. 93 nolu askeri alay da yanı başında. Üzerinde etrafı kontrol edebileceğiniz birçok tepe de var Ain İsa’da. Aynı zamanda Haseke’den Halep’e giden uluslararası yol üzerinde yer alıyor. Tüm bunlar buranın stratejik önemini artırıyor.

10003600_976710419030211_5880418894729706204_o

Medyada YPG’nin Rakka’ya da gireceği yazılıyor. Ain İsa’yı almaktaki amacı biraz daha açarak önümüzdeki günler için hedefin ne olduğunu açıklar mısınız?

Rêdûr Xelîl: Ain İsa ve etrafındaki yerler IŞİD’e karşı yürütülen mücadele kapsamında kontrol altına alındı. Zaten bir süredir idari olarak Rakka’ya bağlı olan arazilerde IŞİD’e karşı savaşılıyor. Amacımız kurtardığımız bölgelerdeki güvenli ortamı sağlamlaştırmak. Basında yer alıyor fakat YPG’nin amacı Rakka’ya girmek değil. O da diğer Suriye şehirleri gibi bir şehir ve eminim insanları şehrin IŞİD’in elinden kurtarılmasına sevinecekler. Fakat dediğimizde hedefimizde  Rakka’nın merkezini almak yok, bizim için şimdi önemli olan savunma hattımızı güçlendirmek.

Kobanê’nin batısında yer alan Efrîn’in savunma hattı için başlattığınız bir operasyon var mı?

Rêdûr Xelîl: Karada değişen şartlara göre değişiyor bu. Uluslararası yol IŞİD’ten tamamen temizlendi. Bu şekilde IŞİD ile aramızda sınır gibi bir şey oluşuyor. YPG’nin önümüzdeki günlerde nereye, nasıl hareket edeceği elimizdeki imkanlara bağlı bir şey.

Tilabyad artık sizin kontrolünüzde, uluslararası yol ve aynı şekilde Ain İsa. Tüm bunların IŞİD’in üzerindeki etkisi ne?

Rêdûr Xelîl: Şüphesiz ki bu operasyonlar sonucu terör örgütü IŞİD ağır bir darbe aldı. Moralleri alt üst olmuş durumda, ne yapacaklarını bilmiyorlar ve askeri anlaşmazlıklar var aralarında. YPG’nin uluslararası koalisyonun desteği ile elde etmiş olduğu başarı karşsında IŞİD şokta. Bölgede zayıfladılar. Tilabyad onların ana damarlarından biriydi. Bu damarın kesilmesi IŞİD’in geleceğini önemli bir şekilde etkileyecek.

YPG ve Amerika öncülüğündeki koalisyonun IŞİD’e karşı birlikte operasyon düzenlemesini uluslararası kamuoyu olumlu karşılıyor. Neler diyeceksiniz bu konuda?

Rêdûr Xelîl: Bu kolisyon IŞİD’e karşı kuruldu. Fakat bu koalisyon sadece havadan saldırma kararı aldı. Karada da disiplin sahibi, kararlı bir örgüte ihtiyaçları vardı. Bu şekilde hava saldırılarından sonra bu örgüt o yerlere hakim olacaktı. Bu coğrafyada YPG dışında aktif hareket edebilecek başka bir güç yok. Bunun için uluslararası koalisyon YPG’ye umut bağladı. YPG ve koalisyon güçleri birlikte çok iyi bir şekilde hareket ediyorlar. Ve önemli sonuçlar elde ediyorlar.

Peki, hava saldırıları desteği dışında herhangi bir ağır silah yardımı oldu mu?

Rêdûr Xelîl: Şu ana kadar herhangi bir silah yardımı yapılmış değil. Zaten koalisyon için sadece bu çerçevede eleştirilerimiz var. YPG disiplinli bir örgüt ve ağır silahlara ve maddi desteğe ihtiyacı var. Cephane ve maddi destek ile bu bölgeleri daha iyi bir şekilde korur ve IŞİD’e karşı daha etkili bir mücadele yürütebiliriz.

Tilkoçer’den Fırat’a kadar geniş bir alan şu an YPG’nin kontrolünde. Türkiye Girêspî’nin alınmasından çok rahatsız oldu. Türkiye kamuoyu için neler demek istersiniz?

Rêdûr Xelîl:  Türkiye sınırındaki 400 km’den daha uzun bir mesafedeki alan YPG’nin kontrolü altında. Türkiye’nin YPG’nin ilerleyişinden korkması doğru bir şey değil. Türkiye komşumuz olduğu için her daim ilişkilerimizin iyi olmasını istedik. Komşuluk ilişkilerimiz doğrultusunda hareket etmeliyiz. Buradan Türkiye’yi hedef alan bir hareketin oluşmasına izin vermeyiz. Bunun için Türkiye YPG’nin elde ettiği zafere tereddüt etmeden sevinmeli. IŞİD bir örgütün Türkiye sınırında olmasının Türkiye’nin içine olumsuz etkileri olur. Böyle bir tehdit kalktığı için tam aksine Türkiye YPG’ye teşekkür edip, yardım etmeli.

Son olarak etnik temizlik iddiaları konusunda neler söyleyeceksiniz?

Rêdûr Xelil: Bunlar gerçekle alakası olmayan asılsız iddialar. YPG güçleri arasında Süryaniler, Araplar var bugün. Bundan dolayı YPG’nin etnik temizlik yapması mümkün değil. Hem Suriye’de hem de Türkiye’den YPG’yi karalamak isteyenlerin ortaya attığı yalanlar bunlar. Fakat YPG ilkeli duruşuyla, disipliniyle tüm bu  antipropagandaları boşa çıkarıyor.

Çiviroğlu: YPG, Tal Abyad’ı Alarak IŞİD’in Can Damarını Kesti

FullSizeRender7

‘Ali Topuz ile Dünya Hali’ne konuk olan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, kentin YPG’nin eline geçmesinin ne anlama geldiğini değerlendirdi.

 Tel Abyad’ın YPG’nin kontrolüne geçmesine dair konuşan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, YPG’nin IŞİD karşısındaki en etkili güç olduğuna dikkat çekerek, kentin alınmasıyla IŞİD’in yaşam damarının kesildiğini söyledi.

IŞİD kuşatması altındaki Suriye’nin Tel Abyad (Gire Spî) kenti, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Güçleri’nin (YPG) eline geçti.  ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun ve Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı bazı gruplardan oluşan Burkan el Fırat örgütünün desteğiyle kentin alınmasıyla Kobani ve Cezire kantonları birleştirilmiş oldu.

KOBANİ’DEN SONRA TEL ABYAD…

Kentin, YPG’nin programına çoktan beri dahil olduğunu söyleyen  Çiviroğlu, Türkiye’nin bu durumdan rahatsız olduğunu, ABD uçaklarının desteğiyle Tel Abyad’ın alınmasının hızlandığını belirtti.

YPG’nin IŞİD karşısındaki en etkili güç olduğunu kaydeden Çiviroğlu, “YPG’nin, Kobani’den sonra kazandığı bu başarı, prestijini daha da arttırdı. Ayrıca Kobani’de rolleri daha sınırlı olan YPG’nin müttefikleri de, Suriyeli muhalifler karşısında güç kazandı. IŞID’e Türkiye üzerinden gelen savaşçıların Tel Abyad güzergahından geçtiği sıkça dile getiriliyor. Böylece IŞİD bir anlamda yaşam damarını kaybetti” ifadelerini kullandı.

‘ESAD YÖNETİMİ, YPG’NİN GÜÇLENMESİNİ İSTEMİYOR’

Esad yönetiminin şimdiye kadar kendini en iyi alternatif olarak pazarladığını vurgulayan Çiviroğlu, şöyle konuştu:

“Son dönemde Esad’ın gitmesini isteyenlerin sayısı hayli azalmıştı. Fakat El Nusra’nın elde ettiği son başarı Esad yönetimini zora soktu. Yönetim, İdlib ve daha değişik yerlerde mevzi kaybetti, bu yüzden zor durumda. YPG’nin daha da güçlenmesi yönetimin hiç istediği bir durum değil. Yönetim, bir grubu diğer gruba karşı kullanarak sürekli bir denge kurmaya çalışıyor.”

Haberin orjinal linki:  http://tr.sputniknews.com/dunya_hali/20150617/1016044391.html#ixzz3dQ4Gh5kK

Gêlo İsa ile Girêspî’deki Durum ve Etnik Temizlik Iddialari Uzerine

11248342_717071948420408_6246729518424928453_n

Rojava’daki kanton yönetimlerinde yer alan Suriye Kürt Demokrat Partisi (P.D.K.S) önde gelen yöneticilerinden  Gêlo İsa ile Girêspî’deki son durumu görüştük.

Mutlu Civiroğlu https://twitter.com/mutludc

Siz de kısa bir süre önce YPG’nin kontrolüne geçen Girêspî’deydiniz. Grêspî’nin stratejik önemi nedir?

Gêlo İsa: Girêspî bir Kürdistan şehridir. Uzun bir zamandır faşistler oraya hükmediyordu. Halkımızın orada rahat bir şekilde yaşamasına fırsat vermiyorlardı. Kürtlerin mallarının mülklerinin kendi adlarına tapulanmasını asla kabul etmiyorlardı. Kürtler mecbur kalıp topraklarını Arapların üzerine tapuluyorlardı. Rojava Devrimi’ne kadar bu böyle sürdü ve bugün Girêspî’nin IŞİD çetelerinden tamamen temizlendiğini görüyoruz. Girêspî’nin bir Kürdistan şehri olduğunu bir kez daha yinelemek istiyorum. Hristiyan azınlıklar, Ermeniler, Arap ve Türkmen kardeşlerimizi Kürtlerle birlikte orada yaşıyorlardı. Halkların kardeşliği Girêspî’ye tekrar dönecektir. Kimse sadece siyaha boyalı bir hayat yaşamak istemedi. Herkes kendi rengiyle, kendi kültürüyle ve tarihiyle Girêspî’de yaşayacak artık. Bu Rojava’da ortak yaşam için örnek bir şehir olsun istiyoruz.

YPG’nin Araplara karşı etnik temizlik operasyonu yaptığı yönünde haberler çıkıyor. Siz oradaydınız, bu konuda neler diyeceksiniz?

Gêlo İsa: Ben ilk başta Arap bir kardeşimizin evine gittim. Bize güzel ağırladılar, çok mutluydular, evinde bir kahve de içtik. Çatışmaların yaşanmadığı köylerde herkes kendi yerinde. Savaş bölgelerinde insanların yaşadığı yerleri terk etmeleri çok normal bir şey. Girêspî halklarının Türkiye’de kamplarda yaşamamalarını umuyorum. IŞİD’in döşediği mayınlar, bıraktığı bombalar birkaç gün içinde temizlenir. Etnik temizlik iddialarını faşistler ortaya atıyor. Kendisi dışında kimseyi kabul etmeyenlerin iddiası bu. Bütün dinlerle, ırklarla, renklerle beraber yaşamaya hazırız. Suriye’nin sadece  Arapların ülkesi olduğunu, Kürtlerin burada yaşamadığını söyleyenler rüya görüyorlar! Biz Kürdistan’da, kendi ülkemizde yaşıyoruz ve haklarımızı alacağız ve Suriye hepimize yetiyor. Kürtlerin Arapların köylerine yerleştiğini iddia ediyorlar, henüz Kobanî’deki köylüler bile kendi köylerine dönmemişken Kürtler nasıl Arapların köylerine yerleşsinler? Bu asla kabul edebileceğimiz bir şey değil. Evimiz ve toprağımız bize yetiyor. IŞİD vahşetine karşı da herkesle birlikte hareket etmeye hazırız.

Bugün hem sayin Erdoğan hem de sayin Arınç, YPG’nin Arap ve Türkmenlere karşı saldırılar düzenlendiklerini söylediler. Sizce Türk yetkililer böyle açıklamalar yaparak neyi amaçlıyorlar?

Gêlo İsa: Türkiye Rojava’daki savaşı Türkiye ve Kandil savaşı, PKK savaşı olarak görüyor. Türkiye zihniyeti gereği, nerede olursa olsun bir karış toprağın Kürtlerin denetimi altına girmesini istemiyor. Türkiye eğer halkları bu kadar önemsiyorsa Türkmenlere sahip çıksaydı. Girêspî’deki Türkmenler yaklaşık iki yıldır Türkiye’deler. IŞİD onları kovup katletmesine rağmen Türkiye herhangi bir karşılık vermedi. Türkiye eğer sivillere bu kadar meraklıysa neden ‘’Kobanê düştü düşecek’’ diye seviniyordu. Terör bütün siviller için terördür ve IŞİD bir terör örgütüdür. Türkiye bunu kabul etmek zorunda. Biz halkımızı ve toprağımızı koruyacağız. Bunları korurken Rojava’da yaşayan bütün azınlıkları da koruyacağız aynı zamanda.

Peki, Girêspî’deki başarıda Fırat Vokanı, Özgür Suriye Ordusu ve Amerika’nın öncülüğünü yaptığı koalisyonun rolü hakkında neler diyeceksiniz?

Gêlo İsa: Girêspî’nin kurtarılmasıyla Kobanê’nin üzerindeki ambargo kırıldı. Cezire ve Kobanê birbirine kavuştu. Cezire’den Kobanê’ye, Kobanê’den de Cezîre’ye gidip gelebiliyor insanlar. Bu bizim için çok büyük bir başarı fakat sadece Kürtlerin başarısı değil. Bütün Rojava’nın, Fırat Volkanı’nın, Amerika’nın, demokrasi savunucusu herkesin başarısı. Teröre karşı savaşan insanlığın başarısı. Fakat ne yazık ki bazı Kürt güçler bile bu başarısı sonrası Girêspî Kürtlerin bölgesi değil diyorlar. Türkiye’de oturup onlar gibi konuşuyorlar. Bu bizi çok üzüyor. Moralimizi bozmayacağız, Sirrin’e ve Cerablus’a da gideceğiz. Kim nerede Fırat Volkan’ın YPG’nin desteğini isterse oraya gidecek savaşçılarımız. Nasıl ki Amerika ta nerelerden gelip teröre karşı savaşıyorsa biz de etrafımızda terörle mücadelemize devam edeceğiz. Bölgedeki halkın istekleri doğrultusunda hareket edeceğiz.

YPG’nin yeni hedefinin Rakka olduğu konuşuluyor. Bu konuda yorumunuz nedir?

Gêlo İsa: Fırat Volkan’ında Siwarı Rakka bizimle birlikte hareket ediyor. Onları rejimi Rakka’dan çıkardı, IŞİD de gelip onları Rakka’dan çıkardı. Bizim tarafa geçip bizimle omuz omuza savaştılar. Onlar Rakka’ya girmek istiyorlar. Bir iki gün içinde Ayn İsa kasabasi da YPG’nin kontrolüne geçecek. Ondan sonra Rakka’ya kısa bir mesafe kalıyor. Rakka ilk adımda görünmese de sonraki ikinci adımda konuşulabilir.

Girêspî ve Kobanê’de halk Girêspî zaferini nasıl karşıladı?

Gêlo İsa: Tabi ki büyük bir mutluluk var. Kobanê’de on binlerce insan Cezire’den Kobanê’ye geçen YPG savaşçılarını karşıladı. İnsanlarımız için de büyük bir moral oldu bu. Girêspî’deki zafere Kobanê’deki zaferden daha fazla sevindik. Cezire ve Kobanê arasında kalan Girêspî’nin yürütülen Rojava mücadelesi sonucu kontrolümüz altına geçmesi önemli bir zaferdir.

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile Rojava’daki Son Durumu Görüştük

Serekaniyee

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl ile başta Serêkanîyê’deki durum olmak üzere birçok güncel konuyu görüştük.

Mutlu Çiviroğlu                      https://twitter.com/mutludc

Geçen hafta özellikle Serêkanîyê’de yaşanan şiddetli çatışmalardan sonra bölgede son olarak durum ne?

Rêdûr Xelîl: Serêkanîyê ve Tiltemir çevresindeki IŞİD saldırıları 23 Şubat’tan beri aralıksız devam ediyor. Özellikle Menacir ve Serêkanîyê arasındaki bölgede YPG güçlerimiz ile terörist IŞİD çeteleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Burada IŞİD’e ağır bir darbe indirildi, karargah olarak kullandıkları iki köy ve mezra tamamen güçlerimizin kontrolü altına geçti. Burada onlara ait cephanelik mühimmat ve birçok ceset elimize geçti. Tiltemir ve Menacir köyleri etrafında bazen yine çatışmalar çıkıyor.

IŞİD bu son saldırılar ile neyi planlıyordu. Serêkanîyê’de tehlike tam olarak geçmiş diyebilir miyiz?

Redo
Rêdûr Xelîl:
Hayır, henüz tehlike geçti diyemiyoruz. Fakat onların bölgedeki planlarını boşa çıkardık. Kontrolümüz altına geçen köylerin önemi yüksek. Bu köyler Serêkanîyê ve Tiltemir arasında olduğu için IŞİD her iki şehir arasındaki yolları kontrolü altında tutmaya çalışıyordu. Eğer onları oradan çıkarmasaydık tehlike giderek artacaktı. IŞİD Tilhemis ve Tilbarak’ta çok ağır darbeler aldı, gücünü tekrar ispatlamak istercesine Tiltemir ve Serêkanî’ye yöneldi. Fakat YPG ve YPJ direnişi karşısında IŞİD bozguna uğradı. Şüphesiz bu direnişe az da olsa uluslararası güçlerin de katkısı oldu.

Peki neden burada uluslararası güçlerin desteği Kobanê’deki destek gibi olmadı? Çağrılarınız olmasına rağmen desteğin gecikmesini neye bağlıyorsunuz?

Rêdûr Xelîl: Tiltemir ve Serêkanîyê’deki destek Kobanê’deki destek kadar değildi. Elbette ki biz daha fazla destek için çağrılarda bulunduk. Zaten kurulun uluslararası güç IŞİD’e karşı mücadele etmek için kurulmuş ve karada IŞİD’e karşı savaşabilen tek güç bugün YPG’dir. YPG’nin başta Amerika olmak üzere bütün uluslararası güçlerin en stratejik gücü olabileceğine inanıyoruz. IŞİD’e karşı mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için biz daha aktif, daha fazla destek bekliyoruz. Bu gecikmenin sebebi YPG ve uluslararası güçler arasındaki bir anlaşmazlık değil, uluslararası güçlerin yürütmüş olduğu siyasetle ilgili bir şey. Bu siyasi anlaşmazlıkların bir an önce ortadan kalkmasını umuyoruz. IŞİD’e karşı mücadele hiçbir zaman durdurulmamalı, çünkü bölgeyi hemen tehdit etmeye başlıyorlar.

Fakat uluslararası güçlerin vermiş olduğu desteğin mücadelenize katkısı olduğunu belirtiyorsunuz, doğru mu?

Rêdûr Xelîl: Elbette ki, bunu hiçbir zaman inkar etmiyoruz ve destekleri için hep teşekkür ediyoruz. Kobanê’de, Tilbarak’ta, Tilhemîs’te büyük bir destek sağladılar. Fakat bizim demek istediğimiz, Tiltemir ve Serêkanîyê’de yeterince aktif bir destek olmadı. Eğer diğer bölgelerde vermiş olduğu desteği burada da vermiş olsaydı daha büyük bir başarı elde ederdik

Birkaç YPG komutanı Türkiye’nin mücadelenizi olumsuz etkilediğini, IŞİD’e destek verdiğini belirtti. Siz bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Türkiye’nin bu desteği yüzde yüz verdiğine dair belgeler üzerine konuşmak istemiyoruz. Türkiye’nin IŞİD’in geçişine izin verdiği yönündeki iddialar hep olan bir şey. Tilebyad’dan Serêkanîyê’ye kadar dört sınır kapısı açık, IŞİD bu kapılarından çok rahat bir şekilde geçiyor. Bu iddialar ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır, fakat Türkiye’nin onları desteklediği yönünde iddialar var. Bu iddialara karşı IŞİD’e karşı mücadele aktif bir rol almalı ve YPG’ye destek vermeli. Çünkü önümüzdeki günlerde ŞİD değil Kürt halkı bölgede hakim olacak.

YPG_Fighters_Serekaniye_2012 (Photo: Mutlu Civiroglu)

Tilebyad’tan bahsettiniz. IŞİD bu saldırıları Tilebyad’a almamanız, dolayısıyla her iki kantonu birbirine ulaştırmamanız için yapmış olabilir mi?

Rêdûr Xelîl: IŞİD bölgeden tamamen silinmekten çok korkuyor. Kobanê’de aldığı ağır yenilgiden sonra bütün gücünü Tilebyad ve Serêkanîyê arasında topladı.

Bazı haberlere göre IŞİD Kürdistan Bölgesi’nde klor gazı kullanıyor, Kobanê’de de aynı iddialar gündeme gelmişti. Bu konuda neler diyeceksinz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD’in Kürdistan ve bütün dünyadaki tehlikesi şu an her zamankinden daha fazla. IŞİD’in büyük darbeler aldığı doğrudur, zaten bu darbelerden dolayı tehlike artmış diyoruz. IŞİD şu an yaralı bir yılan gibi, eline geçen bütün fırsatları değerlendirebilir. Kimyasal silah bile kullanabilir. Kürdistan’ın güneyinde kullanmış olduğu gazlar ve yasaklı silahlar için şaşırmadık. Kürdistan’ın batısında da, özellikle Cezaa ve Kobanê’de bu yasaklı silahları daha önce kullandılar. Uluslararası kuruluşlar bunları raporlarla ispatladılar. Bunun için bu örgüte karşı Avrupalı devletler, uluslararası güçler, Amerika daha etkili bir mücadele yürütmeli, YPG’ye daha fazla destek vermeli.

Esad rejimine ve IŞİD’e yakın haber siteleri Hizbullah’ın Serêkanîyê’de YPG’ye yardım ettiğini iddia ediyorlar. Doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Bunlar tamamen rejimini yürüttüğü kara propaganda siyaseti. YPG’yi karalayarak zayıf düşürmeye çalışıyorlar, bu iddialar tamamen asılsız.

Bir süredir rejim ile bir takım sıkıntılar yaşıyordunuz, şu an ilişkiniz ne durumda?

Rêdûr Xelîl: Rejim kendi bölgesinden çıkmış değil, çıkacak gibi de değil. Şu an rejim ile olan ilişkilerimizde herhangi olağanüstü bir durum yok. Çünkü rejimin şu an için bize karşı bir saldırı pozisyonunda değil. YPG IŞİD’e karşı savaşmaya devam ediyor ve rejim de şehir de hala eski yerini koruyor.

Suriye muhalefeti yaptığı bir açıklamada Tilhemis ve Tilbarak’taki köylerde YPG’nin Arap köylülere kötü davranışlarda bulunduğunu iddia etmişi. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Tabi ki bu iddialar asılsız, bu açıklamaya karşı resmi bir açıklama yapmıştık zaten. Bu tür açıklamalar IŞİD’in bölgedeki varlığına meşruiyet veriyor. Böyle bir yaşanmadı, sivil halk şu an hala köylerindeler. IŞİD oralardayken köylerinden ayrılmak zorunda kalan insanlar da yardımlarımızla dönmeye başladılar. Bütün uluslararası kuruluşlar özellikle de Birleşmiş Milletler eğer gelip rapor hazırlamak isterse kapımız sonuna kadar açık ve çalışmalarında istedikleri kolaylığı sağlarız.

Bazı kaynaklar Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin YPG’ye silah yardımında bulunduğunu iddia ediyor, doğru mu bu iddialar?

Rêdûr Xelîl: Böyle bir yardımın olmasını isterdik fakat öyle bir şey yok. Geçtiğimiz günlerde sembolik olarak Kobanê’de bir yardım yapıldı fakat bunun dışında büyük bir yardım söz konusu değil. Peşmergelerin silahlandırılmasını, ulusları güçlerin onlara silah yardımı yapmasını sonuna kadar destekliyoruz. Fakat aynı desteğin YPG’ye de verilmesini istiyoruz. Çünkü bugün Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan tek güç YPG’dir.

Peki, uluslararası güçlerin sizlere herhangi bir desteği olmadı mı? Fransa bu konuda olumlu mesajlar vermişti. Dün Kanada başbakanı Stephen Harper operasyonları genişletip Suriye’de de IŞİD’e karşı mücadele edeceklerini belirtmişti.

Rêdûr Xelîl: Doğrudur, birçok olumlu ve samimi açıklama yapılıyor. Bu açıklamaların hepsine biz de olumlu yaklaşıyoruz. Fakat pratikte adım atılmasını istiyoruz, şu ana kadar pratikte herhangi bir şey yok.

Tiltemir’de kaçırılan Hristiyanlar için yeni bir gelişme var mı?

Rêdûr Xelîl: Şu ana kadar da nerede oldukları tespit edilmiş değil, akıbetleri hakkında kimse bir şey bilmiyor. Tiltemir, Menacir ve Serêkanîyê’de Süryani ve Kürt halkları büyük bir katliamla yüz yüzeler. IŞİD özellikle bu bölgeyi hedef almış durumda. YPG olarak Kürt halkını, Süryanileri ve bu topraklarda yaşayan diğer bütün azınlıkları sonuna kadar koruyacağız. Fakat uluslararası güçler de bize gereken yardımı vermeli.

Newroz kutlamaları birkaç gündür devam ediyor. Son olarak Newroz için neler demek istersiniz?

Rêdûr Xelîl: IŞİD Kürdistan’a yönelerek Kürt halkının direnen ruhunu hedef almak istiyor. Onlara karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu mücadele ruhuyla başta Kürt halkının olmak üzere bütün Ortadoğu halklarının Newrozunu kutluyoruz.

YPG Sözcüsü Rêdûr Xelîl: Tilhamis’in Özgürleştirilmesi Çok Stratejik Bir Kazanım

Hêzên YPG li nêzîkî bajarokê Til Hemîs

Hêzên YPG li nêzîkî bajarokê Til Hemîs (Foto : Delil Suleiman)

Sayın Rêdûr Xelîl, şu an tum dikkatler Tilhamis  üzerinde. Nedîr son durum, Tilhamis tam olarak YPG güçlerinin kontrolü altına geçti mi?

Rêdûr Xelîl: 21 Şubat’ta başlattığımız operasyonlar sonucu, YPG ve YPJ güçleri olarak beş altı gün gibi kısa bir süre zarfında önemli ilerlemeler kaydettik. Bu sabah saat 11 sularında güçlerimiz Tilhamis’e girebildi. Birkaç saat önce de Tilhamis tamamen kontrolümüz altına geçti.

Yine Tilhamis’in her üç tarafına düşen yüzden fazla köy ve mezra da kontrolümüz altında. Şehri IŞİD’in döşediği mayın ve diğer tuzaklardan temizleme operasyonu da henüz yeni başladı.

Bölgenin coğrafyasına hakim olmayan okuyucularımız için Tilhamis’in stratejik önemini açıklar mısınız?

Redo

Rêdûr Xelîl: Qamişlo’nun güneyine düşen Tilhamis IŞİD’in ana karargahlarından biriydi ve Şengal için büyük bir tehditti. Tilhamis’ten sürekli arka cephe desteği sağlanıyordu. Kürdistan’ın güneyi için sürekli bir sıkıntı olan Tilhamis aynı zamanda Qamişlo ve Kürtlerin içinde yaşadığı diğer ilçeler için de büyük bir tehditti. Bunun için IŞİD’in buradan çıkarılması lazımdı ve YPG bunu bugün önemli bir zaferle başardı.

Geçen yıl düzenlediğiniz operasyon başarıya ulaşmamıştı. Bölgedeki Araplar size karşı çıkmıştı. Bu sefer yerli Arapların tutumu ne oldu?

Rêdûr Xelîl: Cezire Kantonu’nunda yaşayan bütün azınlıklar bu operasyona katıldı. Bütün aşiretleri tek tek sayamam fakat Şemara, Cewala, Şerabi, Benitaba, Raşid gibi daha birçok aşiretin hepsi vardı bu operasyonda. Bunun yanında Süryani Askeri Meclisi ve Şemara aşiretine bağlı birlik de operasyona katıldı. Böylece başarılı bir operasyon gerçekleştirildi. Yani bu yıl Arap yerlilerin tutumu geçen yılki gibi olmadı. Çünkü artık herkes IŞİD’in karanlık bir güç olduğunu biliyor. İnsanlara uyguladığı işkence yöntemlere karşı da büyük bir tepki toplamıştı yerlilerden.

Tilbarak ve El-Houl gibi IŞİD’in stratejik öneme sahip yerlerine de herhangi bir saldırı planı var mı önümüzdeki günler için?

Rêdûr Xelîl: Cezire Kantonu üzerindeki tehdit devam ettiği sürece IŞİD ile mücadelemiz de devam edecektir, bu konuda herhangi bir sınır tanımıyoruz.

Kobanê’de Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyon güçleri ile YPG güçleri arasında gerçekleşen dayanışmanın aynısının şu an Cezire’de gerçekleştiği aktarılıyor. YPG sözcüsü olarak koalisyonunun saldırılarının rolü hakkında neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Koalisyonun güçleri de bu operasyonda etkili bir şekilde yer aldılar ve bizlere oldukça yardımcı oldular. Bunun için operasyon başarıyla tamamlandı.

Süryani güçlerle birlikte hareket ettiğinizi aktardınız. Birçok sivil Hristiyan kaçırıldı, Tiltemir’de durum ne?

Rêdûr Xelîl : Özellikle Kobanê yenilgisi ve Tılhamıs’teki ilerleyişimizden sonra IŞİD Tiltemir’de saldırılar gerçekleştirmek istedi. Bu saldırılarda ne yazık ki Süryanilerin üç köyü IŞİD’in kontrolü altına geçti. Elimizdeki bilgilere göre aralarında çocuk, yaşlı ve kadınların olduğu yüzden fazla sivil insan IŞİD tarafından kaçırılmış durumda. Akıbetleri henüz net bir bilgi yok fakat Abdulaziz Dağı’na götürüldükleri tahmin ediliyor. Bu dağ da terör örgütü IŞİD’in elinde. IŞİD’in elindeki o Asuri köylerinin geri alınması için şu an YPG ve IŞİD arasındaki çok şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Beşar Esad’ın Suriye’deki Hristiyan topluluğunun koruyucusu olduğu iddiası vardı ki bahsettiğiniz bu köylerin çoğunluğunun rejime yakın oldukları söyleniyor. Fakat Suriye rejimi Hristiyanların kuşatılmasına, kaçırılmasına sessiz kaldı. Rejimin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rêdûr Xelîl: Rejimin azınlıklarının koruyucusu olduğu yönündeki iddialara şüpheyle yaklaşmak gerek. Esed rejiminin imkanları olmasına rağmen IŞİD’in bu köylere saldırmaları sırasında herhangi bir müdahalede bulunmadılar. Artık herkes YPG’nin azınlıklara koruma tutumunun sadece siyaset ve propaganda olmadığını çok iyi biliyor. YPG pratikte de bütün azınlıkları korumaya çalışıyor. Sanırım artık azınlıklar da bunu çok iyi biliyor. Bunu bilen herkes YPG’ye sahip çıkıyor ve YPG gittikçe büyüyor. YPG’nin kontrolü altındaki her yerde herkes barış ve huzur içinde hayatını sürdürebiliyor.

Birçok okurumuz Tilebyad’ı soruyor. Cezire ve Kobanê kantonu birbirinden ayrı düşmüş durumdalar. Her iki kantonun birbirine ulaşması için önümüzdeki günlerde Tilebyad’a saldırı planı var mı?

Rêdûr Xelîl: Biraz önce de söylediğim gibi IŞİD tehlikesi devam ettiği sürece bizim de mücadelemiz devam edecek. Bu mücadele sınır tanımıyoruz. Yani sadece Kobanê ve Tilhamis’in özgürleştirilmesiyle mücadelemizi noktalayacak değiliz.

İki gün önce yaşamını yitiren Avustralyalı savaşçınız Ashley Johnson için YPG sözcüsü olarak neler diyeceksiniz?

Rêdûr Xelîl: Avustralya ve Kürdistan coğrafi olarak birbirlerine binlerce kilometre uzak olmalarına rağmen Ashley Johnston’un YPG saflarına katılması bizi onurlandırmıştı. Direnişimizden etkilenen Ashley insanlık için teröre karşı yürüttüğümüz mücadele aktif bir şekilde yer aldı. En ön saflarda savaşıyordu ve Tilhamis’e bağlı Xesan köyünde şehit düştü. Ashley Kürt halkınn şehidi, insanlığın şehidi. Hem ailesine hem Avustralya halkına baş sağlığı diliyoruz. Onun anısıyla halkların arasındaki dayanışmanın ve mücadele ruhunun daha güçlü olacağına inanıyoruz.

İsmet Hasan: IŞİD Çeteleri Çocukların Okul Çantalarına Bile Bomba Koymuşlar

Foto: Mahmoud Bali
Foto: Mahmoud Bali

Kobanê şehir merkezinden sonra köylerin de kurtarılmasıyla birlikte vatandaşlar dönmeye başladı. IŞİD’in kaçarken kurmuş olduğu mayın ve bubi tuzakları için  neler aktaracaksınız?

İsmet Hasan: Kobanê şehir merkezini kurtardığımız gibi ikinci bir hamle olarak köyleri kurtarma operasyonu başlattık. Köylerinin kurtarıldığını duyan birçok insan dönmeye başladı. Vahşette sınır tanımayan IŞİD bu köylerden kaçarken bazı yerlere mayın döşemiş. Bu çeteler çocukların okul çantalarına bile bombalar yerleştirmişler. Çantayı açar açmaz bomba patlıyor. Bu patlamalarda en az 15 sivil yaşamını yitirdi ve çok sayıda insanımız yaralı.  Her gün mayınları, bombaları temizlememiz için bizi arıyor vatandaşlar. Fakat 370 kadar köye yetişecek imkanımız yok, çünkü arkadaşlarımız aynı anda cephede savaşıyor. Mayınları temizleyebilecek bütün uluslararası kuruluşlara, devletlere bir yardım eli için sesleniyoruz. Köylerine dönen insanların burada yaşamaya devam etmesi için bu mayınların temizlenmesi lazım.

General Ismet

Peki, dönen bu insanlar kanton yönetiminin izniyle mi dönüyor yoksa izinsiz mi?

İsmet Hasan: Açıkçası şu an dönmelerini istemiyoruz. Bütün şehir alt üst olmuş durumda. Su, gıda gibi temel ihtiyaçları karşılamak için sistemimizi oturtmak istiyoruz öncelikle. Mayınları temizledikten sonra insanlar dönsün istiyoruz fakat insanlar sabredemiyor. Mesela çocukları cephede savaşan ailelerin hepsi Kobanê’ye bir an önce dönmek istiyor. Sınır kapısında bir takım sıkıntılar olmasına rağmen insanlar gelmeye çalışıyor. Mayınların hepsini de kısıtlı imkanlarımızla temizleyemediğimiz için gerçekten çok zor durumdayız.

Mayınların temizlenmesi için neye ihtiyacınız var?

İsmet Hasan: Bu konuda uzmanlara ve mayın temizleme araçlarına ihtiyacımız var. Kobanê iki yıldır kuşatılmış durumda, başka bir yerden alma imkanımız olmadı. Daha önce de bu araçlarımız yoktu. Başta Amerika bizden desteklerini esirgemeyen bütün ülkelerin bu konuda da bize yardımcı olmasını istiyoruz. Çadır kampı kurmak istiyoruz aynı zamanda fakat henüz bir koridor açılmadığı için bu çalışmalara da başlayamıyoruz.

Kanada tarafından geliştirilen mayın temizleme robotu

IŞİD’in çocukların çantalarına bombalar yerleştirdiğini söylediğiniz. Bu kindarlığı nasıl yorumluyorsunuz?

İsmet Hasan: Çaydanlıklara, et kıyma makinalarına, yorganların arasına bile bomba yerleştirmişler. İnsanları diri diri yakan IŞİD’te insanlık adına ne olabilir ki? Tarihte bu vahşetin başka bir örneği yok. Fakat biz onlar gibi olmak istemiyoruz. Geçenlerde öldürülen Konyalı bir IŞİDlinin cenazesini ailesine teslim ettik. Onlar ise kelimelerle anlatamayacağım kadar etrafa vahşet saçıyorlar.

Kanton yönetimi olarak ABD, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi ülke ve kurumlarla görüşmeleriniz ve onlardan somut talepleriniz oldu mu?

İsmet Hasan: Henüz kanton yönetimi olarak resmi bir görüşmemiz yok. Fakat direnişimize destek verip halkımıza kucak açan herkesin ilerleyen günlerde Kobanê’nin inşasında da yanımızda olacağını umut ediyoruz. Çünkü sadece Kobanê halkının üstesinden gelebileceği bir şey değil bu. ABD, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer ülkeler ve kuruluşlar Kobanê’nin Ortadoğu’daki direnişi temsil ettiğini söylüyordu. Bu direniş ancak tekrar onların desteği ile canlı kalabilir.

Peki, devletler ve kuruluşlar değil de dünyanın dört bir yanından sizi destekleyen insanlar Kobanê için ne yapabilir?

İsmet Hasan: Herkes kendi imkanları doğrultusunda yapabildiği şeyi yapmalı. Kobanê bir tarım alanıydı, bu yıl hiçbir tarım ürünü yok burada. Sadece bu konuda bile insanlar bir şeyler yapabilir. Bütün insanlara sesleniyoruz biz, bütün kurumlara, bütün devletlere.

Şehir merkezinin yaklaşık % 80’lik kısmının tamamen yıkıldığı aktarılıyor. Peki, köylerde durum ne? Oraya dönen insanlar yaşamlarını sürdürebiliyor mu?

İsmet Hasan: Köylerdeki evler talan edilmiş durumda. Fakat insanlar toprak yemeye muhtaç da olsalar köylerine dönmek istiyorlar, bu şekilde dönüyorlar. Yani buradaki varlıkları için gelmiyorlar, sadece toprak için geliyorlar. Köylerdeki bütün her şey çalınmış durumda fakat bütün köylerde evler hasar görmemiş.

İnsanlarımız özellikle de dışarda yaşayan halkımız uluslararası düzeyde kamuoyu oluşturmalılar ve sesimizi bütün dünyaya duyurmalılar. Herkes elinden gelenin en iyisini yapmalı. Özgürlüğe inanan halkımıza bu yolda biz de buradan başarılar diliyoruz.

Enwer Mislim: IŞİD Mayınlarının Temizlenmesi İçin Acil Yardıma İhtiyaç Var

Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)
Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)

Mutlu Çiviroğlu         https://twitter.com/mutludc

Sayın Enwer Mislim, Kobanê zaferinden sonra kanton yönetimi olarak yaptığınız açıklamada şehrin yeniden inşası için büyük bir yardıma ihtiyaç duyduğunuzu söylemiştiniz. Kobanê’nin acilen ne tür yardıma ihtiyacı var?

Enwer Mislim: Yaklaşık beş ay süren bir savaş oldu Kobanê’de, 40 kadar araçla intihar saldırısı düzenlendi ve şehre binlerce havan topu düştü. Belediyenin hizmetleri, su sistemi, elektrik sistemi gibi şeylerin hepsi altüst oldu. Yine şehrin birçok noktasında yerde hala IŞİD cesetleri var. Bunlardan salgın hastalıkların yayılması tehlikesi var, sağlık uzmanlarıyla birlikte çeşitli çalışmalar yürütülebilir.

Bir başka tehlike de IŞİD’in türlü yerlere yerleştirdiği mayınlar. Son üç dört gün içerisinde birçok patlama oldu. Çuqur köyünde, Rovî ve Yêdûq gibi köylerde şehit düşen siviller oldu. Başta BM olmak üzere mayınların temizlemesi ile ilgilenen kurumlar bir an önce Kobanê’ye gelmeli ve sivillerin ölmemesi için bu mayınları YPG ile birlikte hareket ederek temizlemeli. Acil olarak bir çadır kamp kurmak istiyoruz. Sağlık noktaları da oluşturmalıyız burada, insanlar yavaş yavaş dönüyor.

Enwer_Mislim_Roj

Şu ana kadar mayınların patlaması sonucu kaç sivil yaşamını yitirdi?

Enwer Mislim: 6 kişi yaşamını yitirdi şimdiye kadar ve onlarca yaralı var. Şêran’daki patlamada hayatını kaybeden olmadı fakat ağır yaralılarımız var. Köylerde ve şehrin içinde de hala patlamamış yüzlerce mayın var. Köyleri kurtarma operasyonu da devam ediyor aynı sırada, bunun için güçlük çekiyoruz. Biz ağır bedeller ödeyerek IŞİD terörünü burada yenilgiye uğrattık. Kobanê’nin yeniden inşası için, insanlık ve yardım için, bütün devletlerle, bütün kurumlarla temaslarda bulunup, onların yardımlarını görmeyi umut ediyoruz. Bunu ilk adımı olarak IŞiD mayınlarının temizlenmesi konusunda acilen yardıma ihtiyaç duyuyoruz.

Ajanslar sivillerin dönmeye başladığını belirtiyor. Dün de 600 sivilin döndüğü aktarıldı. Siz de mayın tehlikesinin devam ettiğini söylüyorsunuz. Bu tehlike devam ederken sivillerin dönmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Biz halka tehlikenin devam ettiğini, buranın çok güvenli olmadığını söylüyoruz. Hem cesetler var yerde, hem de patlamamış mayınlar var. Biz belediye, sağlık ve güvenlik hizmetleri için daha çok gençlerin dönmesi taraftarıyız. Fakat diğer insanlar da dönüyor, çünkü insanlarımız kendi topraklarını seviyor. Bu topraklara bazen iznimiz olmadan giriyorlar ve patlamalar gerçekleşiyor. Gerçekten çok üzülüyoruz bu patlamalara. Duyurular yapıyoruz, bildiriler dağıtıyoruz. Tehlikeli bir şey gördükleri zaman insanlarımız Asayiş’e haber vermeliler. Asayiş gerekli şeyi yapıp görevini yerine getirecektir.

Foto: Mahmoud Bali

 

Kobanê’den kurulacak bir kamptan bahsediyorsunuz. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün Kobanê’de bir kamp kurmaya yönelik çalışmaları vardı. Görüşmeleriniz devam ediyor mu?

Foto: Mahmoud Bali
Foto: Mahmoud Bali

Enwer Mislim: Sınır Tanımayan Doktorlar ile görüşmelerimiz devam ediyor, onlar Kobanê’de bir hastane yapmayı da planlıyorlar. Bizim kapımız buraya yardım edebilecek bütün kurumlara açık. Öncelikli ve acil olarak bir kamp kurmak istiyoruz burada. Çünkü insanlar dönmeye başladı ve binlerce ev yıkılmış durumda. Diğer ihtiyaçlarımız için de kurduğumuz komite birkaç gün için de kamuoyunu bilgilendirecek.

İki gün önce Fransa cumhurbaşkanı François Holland, YPJ komutanı Nesrin Abdullah ve PYD eşbaşkanı Nesrin Abdullah’ı ağırladı. Birçok kişi bunu Kürt halkının Kobanê’deki zaferi olarak değerlendiriyor. Siz kanton yönetimi olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YPJ_Hollande

Enwer Mislim: Zaten biz teröre karşı savaşıyorduk. Amerika’nın, Fransa’nın, Kanada ve Avustralya’nın başına gelen terör saldırılarının aynısı Kobanê’nin de başına geldi. Gençlerimiz teröre karşı savaşırken sadece Kobanê halkı için değil bütün dünya için savaşıyorlar. Bu teröre karşı savaştığımıza dair bir mesajdır. Demokrat, özgürlükçü, barışsever herkesin Kobanê’deki zaferde payı var. François Holland’ın arkadaşlarımızı ağırlaması ile onur duyduk. Bütün kurumlar, yönetimler aynı şekilde Kobanê’ye destek çıkmalı. Bize savaşta destek çıkan Amerikan halkı, kuruluşları, partilerinin Kobanê’nin inşasında da destek çıkmasını diliyoruz.

Kobanê: Bugünkü Sorunları ve Yeniden İnşa Çalışmaları

 Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Kobanê’nin yeniden inşası konusunda Kanton Başbakan Yardımcısı Xalid Berkel, HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Kanton Eğitim Sorumlusu Hisên Mihemed Eli, Kanton Sağlık Sorumlusu Dr. Nahsan Ahmed ve yakın zamanda bölgeyi ziyaret den gazeteciler Hatice Kamer ve Ömer Faruk Baran ile var olan sorunları, ihtiyaçları ve yeniden inşa çalışmalarını görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Xalid Berkel, Kobanê’nin tamamen kurtarılmasından sonra şehrin yeniden inşası için bir komisyon kurduğunuz biliniyor. Bu komisyon çalışmalarınız şu an hangi aşamada?

Xalid Berkel: Kobanê’nin inşası için kurduğumuz bu komisyonda mühendisler, doktorlar ve diğer birçok meslek grubundan olan alanında uzman kişiler yer alıyor. Çalışmalarımız üzerine görüş alışverişlerimiz devam ediyor. Halkımızın dönmesi ve dönen halkımızın hiçbir sıkıntı yaşamaması için en iyi şekilde hizmet vermeye çalışacağız. Bunun da bir takım zorlukları var. Çünkü Kobanê tamamen yıkılmış durumda, caddeler, sokaklar tanınmaz halde. Buradan yardım edebilecek bütün kurumlara, bütün dünyaya sesleniyoruz. Halkımızın rahat bir şekilde dönebilmesi, insanlığa yakışır yeni bir Kobanê’nin inşası için onların desteğine ihtiyacımız var. Kürdistan’ın dört bir tarafından buraya yardım yapılmalı. Özellikle Güneyli kardeşlerimiz yardım etmeliler, onların yardım edebilme imkanları daha fazla çünkü. Kuzeydeki kardeşlerimiz ilk günden bugüne kusursuz bir şekilde çalıştılar ve yardımlarını esirgemediler. Onlara bir kez daha teşekkür ederken, Kobanê’nin yeniden inşası için de desteklerini beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu? Dünyadaki değişik bölgelerindeki insanlara ulaşma konusunda nasıl strateji belirlediniz?

Xalid Berkel: Yardımların yapılması için birçok ülkede kurumlar kurduk ve bazı yerlerde daha bu kurumlardan kurmak istiyoruz. Bir banka hesabının oluşturulması yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Siz de değindiniz, Kobanê bütün dünya için savaşan bir şehir oldu. Dolayısıyla bütün dünya, bütün uluslararası kuruluşlar Kobanê’nin yeniden inşası için destek çıkmalı.

Sayın İbrahim Ayhan, Kobanê için sınırda uzun bir süredir aktif bir şekilde çalışmalar yürütüyorsunuz. HDP-DBP partisi olarak Kobanê’nin yeniden inşası için ne tür çalışmalar yapacaksınız?

İbrahim Ayhan: Kobanê’deki zafer dünyanın dört bir tarafında insanlığın taraftarı olan herkesin zaferi ve artık bütün dünyada bir sembol olarak biliniyor. Kobanê’den gelen insanlar için oluşturduğumuz kriz masaları ile en iyi şekilde yardım etmeye çalışmıştık. Kobanê’nin kurtarılmasından sonra özgür Kobanê’nin yeniden inşası çalışmalarında da aktif bir şekilde yer almak istiyoruz. İki defa Kobanê’ye gittik ve kanton yetkilileri ile görüşmeler yaptık. Orada bir komisyon kurulmuş, biz de bu tarafta bir komisyon kurduk. Bu komisyonda HDP-DBP ve diğer bir takım kuruluşlar var. İnsanlar yardım etmeye hazır fakat buradaki Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda sorun var. İnşaa için henüz kapıdan malzeme gönderemiyoruz. Bunun için acil olarak bir koridorun oluşturulması lazım.

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)
Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Yani Türkiye sınırdaki geçişlerde zorluk çıkarıyor diyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Evet doğru. Sadece temel gıda malzemelerinin geçişine izin veriliyor. İnşaat araçlarının, malzemelerinin geçişine izin verilmiyor. Çünkü buradaki sınır kapısı resmi bir geçiş kapısı değil. Hükümet ile kapıdan diğer malzemelerin geçişi için de görüşmeler yaptık.

Kobanê’nin dış dünyayla tek bağı Mürşitpınar. Türkiye’nin yardım geçişlerine izin vermemesi, bahsettiğiniz tutumunu değiştirmemesi durumunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Hükümet ile yaptığımız görüşmelerde yardımcı olacaklarını söylüyorlar fakat 10 gündür herhangi bir sonuç almış değiliz. Amerika’dan, Avrupa’dan, Kürdistan’ın güneyinden insanlar ve devletler Kobanê’ye bir an önce yardım etmek istiyorlar. Kapı serbest bir şekilde açılmayana kadar yardımlar ulaştırılamayacak. Ama biz Kobanê’yi özgürleştirdiğimiz ruhla Kobanê’yi inşa edeceğimize de inanıyoruz.

Uluslararası kuruluşlar da yardım yapmak istiyor. Sosyal medyadan insanlar kampanyalar başlatmışlar. Bu yardımlar size nasıl ulaştırılabilir?

İbrahim Ayhan: Rojava Yardım Derneği adı altında çalışmalarımızı yürütüyoruz, insanların bu derneğe yardım etmeleri yönünde çağrılarda bulunduk, bulunuyoruz. Suruç’taki, Amed’teki ve Mardin’deki belediyelerimizden dernekleri var. Yine partimiz de çeşitli görüşmeler yapıyor. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmeler yapıyoruz. Çalışmalarımız daha teknik bir şekilde yürütmeye devam edeceğiz. Fakat dediğim gibi üç tarafı IŞİD çeteleriyle kuşatılmış Kobanê’nin Suruç’a açılan kapısından geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Sayın Berkel, siz kanton yönetimi olarak Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyor ve Türkiye’den neler talep ediyorsunuz?

10960382_381051168744777_986644771839205936_o
Foto: Mahmoud Bali

 

Xalid Berkel: Bir insanlık ve komşuluk vazifesi olarak Türkiye gereken yardım yapmalı ve sınırda sorun çıkarmamalı. Bir güvenlik koridorunun oluşturulması yönünde çağrıda bulunmuştuk, Türkiye bu konuda da gereken adımlar atmalı. Türkiye zaten sınırdan bir takım yardımlar yapmıştı, biz bu desteğin genişletilmesi umut ediyoruz. Kobanê’nin özgürlüğünden sonra burada yeni bir Kobanê’nin inşası burada huzur ve barış olacağı için Türkiye’nin de yararınadır. Bu huzur ve barış onlara da hizmet eder.

Sayın Ayhan, Sayın Berkel’in fikrine katılıyor musunuz? Huzur ve barışın olacağı yeni bir Kobanê Türkiye’nin de yararına olur mu?

İbrahim Ayhan: Türkiye aslında başta Kürtlere karşı bir politika yürüttü. Kobanê’deki savaşta daha çok IŞİD’e yardım etti. Biz bu politikasını eleştirdik. Çünkü bu politikasının ne Türkiye’ye ne de Ortadoğu’ya bir faydası yoktu. Türkiye politikasını değiştirip Kürtlerle daha fazla ittifak halinde olmalı. Türkiye Rojava’ya, güneye ve kuzeye stratejik olarak yaklaşmalı ve IŞİD ile ilişkisini kesmeli. Türkiye Irak’ta kurulan Kürdistan hükümetini de uzun süre tanımamıştı. Şimdi aynı şeyi Rojava için yapıyor, burayı tanımayacaklarını iddia ediyorlar. Bu çok yanlış bir tutum, Türkiye bir an önce Rojava’yı da tanımalı. Devlet nasıl ki Kürdistan’ın güneyi ile resmi bir şekilde görüşmeler yapıyorsa Rojava ile de aynı şekilde görüşmeler yapmalı. Çünkü binlerce yıldır Türklerle kardeş halklar olarak yaşıyoruz. Bu saatten sonra nerede olursa olsun Kürtler için özgür bir yaşam şart. Türkiye bunu göz önünde bulundurup Kürtlerle ittifak kurmalı.

Sayın Hisên Mihemed Eli, eğitimden sorumlu kişi olarak Kobanê’de eğitim konusundaki güçlükler öğrenmek istiyorum. Birçok okul yıkıldı, öğrenciler şu an mülteci kamplarında eğitim görüyor. Çalışmalarınız nasıl gidiyor ve eğitim alanında nelere ihtiyacınız var?

Hisên Mihemed Eli: IŞİD saldırılarından önce Kobanê’de 13 okul vardı. Saldırılardan sonra 3 okul ayakta kalabildi. Kobanê’nin yeniden inşasında yıkılan okulların yerine yeni okullar inşa etmek istiyoruz. Diğer bütün eğitim materyallerine de ihtiyacımız var. Bütün uluslararası kuruluşlar eğitim konusunda seferber olmalı. Türkiye’nin üzerine düşen de kapı geçişlerinde kolaylık tanıması. Çünkü Avrupa’dan Kürdistan’ın dört bir yanından insanlar eğitim konusunda bir an önce yardımcı olmak istiyorlar.

Sayın Nahsan Ahmed, sizde sağlıktan sorunlusunuz. Hastanelerin yıkıldığı ve ciddi manada doktor ve ilaç sıkıntısı yaşandığı biliniyor. Şu an sağlık alanında genel durum ne?

 

Dr. Nahsan Ahmed: Saldırılardan sonra Kobanê’deki sağlık hizmetleri sistemi tamamen altüst oldu. Ciddi sıkıntılarımız devam ediyor. Öncelikli olarak ilaçlara ihtiyacımız var, çünkü insanlar dönmeye başladı ve sayı her geçen gün artıyor. Ameliyat malzemelerine ve oksijen tüplerine ihtiyacımız var. Çocuklar savaşlardan çok kötü şekilde etkilendi, onların ruh halinin düzelmesi için özellikle de psikolog arkadaşlara ihtiyacımız var. Öte yandan hala şehir içindeki enkazların arasında yüzlerce IŞİD cesedi var. Bu da önümüzdeki günlerde sağlık sorunları yaşatır. Yine aynı şekilde şehir içinde patlamamış yüzlerce havan topu var, bu da çocuklar için büyük bir tehlike. Uluslararası kuruluşlar bu konularda bir an önce yardım yapmalı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar Kobanê’de çalışmalar yürütme istiyorlar. Fakat sanırım sınır kapısında bir takım sıkıntılar yaşıyorlar. Bu kuruluşlar ile herhangi bir görüşmeniz var mı?

Dr. Nahsan Ahmed: Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü ile bugün görüşmeler yaptık, Türkiye hükümeti sorun çıkardığı için Kobanê’ye geçemediler. Sadece bu kuruluş değil, diğer bütün uluslararası kuruluşlar çalışabilmek için öncelikle Kobanê’yi görmek istiyorlar. Fakat dediğim gibi kapıdan geçişte problem var. Bundan dolayı da bu saate kadar da resmi bir şekilde henüz uluslararası bir kuruluş Kobanê’ye adım atabilmiş değil. Bizim tarafımızda herhangi bir problem yok, biz bütün uluslararası kuruluşlarını bir an önce gelmesini bekliyoruz.

Foto: Mahmoud Bali
Foto: Mahmoud Bali

Sayın Ayhan, Kobanê’deki yetkililer de sınır kapısında Türkiye’nin problem çıkardığını söylüyorlar. Amerika bu konuda Türkiye’nin tutumunu değiştirmesi için rol alabilir mi?

İbrahim Ayhan: Amerika Türkiye üzerinde baskı oluşturabilir. Peşmergelerin geçişinde de Türkiye uzun bir süre izin vermemişti. Amerika araya girdikten sonra bu konu halloldu. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü için Urfa valisi ve Suruç kaymakamı ile görüştüm fakat geçişleri için vermediler. Sadece onlar değil, Avrupa’nın diğer ülkelerinden de gelen çeşitli heyetler var. Bunlar Kobanê için büyük yardımlar yapmak istiyorlar. Bu heyetlerin geçişi için Amerika yine Türkiye üzerinde baskı oluşturmalı ve geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki, başta Kobanê olmak üzere Suriye’ye yardım etmeye devam edeceklerini belirtmişti birkaç gün önce. Sadece askeri olarak değil, insani yardım olarak da Amerika yardım etmek istiyor. HDP olarak Amerika’nın bu konuda daha aktif rol olması için görüşmeleriniz var mı?

İbrahim Ayhan: Adana’daki konsolos ile Suruç’ta görüşmelerimiz olacak, daha önce de görüşmelerimiz olmuştu. Bu görüşmeleri daha da sıklaştıracağız. Amerika hava saldırılarında çok aktif bir rol oynadı. Diğer konularda yardımlarına ihtiyaç duyacağız.

Uzmanlar Amerika’nın Kobanê ile ilgili tutumunda Amerikan halkının çok etkili olduğunu belirtiyor?

İbrahim Ayhan: Evet, doğrudur. Hem Amerikan halkının hem de Avrupa halklarının etkisi oldu. Çalışmalar yürütülmeli ve Türkiye’nin çıkardığı sorunlar ortadan kaldırılmalı. Çünkü bu sadece Kürtlerin değil bütün dünyanın sorunu.

Sayın Berkel, sınır kapısındaki geçişlerin rahat olması için Amerika Türkiye’nin üzerinde nasıl baskı oluşturabilir?

Xalid Berkel: Peşmergelerin geçişinde de hava saldırılarında da Amerikan halkı çok önemli bir rol oynadı. Yine aynı şekilde Kobanê’nin yeniden inşasında da aynı rolü oynamasını ümit ediyoruz. Çünkü bu yeni Kobanê sadece Kürt halkına değil bütün insanlığa hizmet edecek.

Sayın Hatice Kamer, siz de yakın zamanda Kobanê’ye gittiniz. Bir gazeteci olarak orada neler gözlemlediniz, neler hissetiniz?

Xecîcan Farqîn: Kobanê’ye adım atar atmaz birinci ya da ikinci dünya savaşını konu alan bir filmin bir parçasını görüyorsunuz. Gördüğünüz şeyin bir film platformu ya da bir şehir olduğunu ayırt edemiyorsunuz. Her taraf yanmış yıkılmış, sanki yaşam denilen şey binlerce yıl önce orayı terk etmiş. Kobanê’de o enkazı gördükten sonra orada yeni bir şehrin inşasının da en az orada yaşanan savaş kadar çetin bir şey olduğunu anladım. Kobanêli yaklaşık 200 bin insan şu an Suruç’ta ve Kürdistan’ın diğer şehirlerine dağılmış durumdalar. Şehir zaten şu an sivillerin dönmesine uygun değil. Kanton yetkilileri zaferden dolayı çok mutluydular fakat onlar sivillerin dönmesi için çalışmaları bir an önce başlatmak istiyorlardı. Savaş sırasında yardım eden devletlerin Kobanê’nin inşasında da yardım etmesini bekliyorlardı. Çünkü sadece kanton yönetiminin gücüyle hallolacak bir inşa değil bu.

Sayın Ömer Faruk Baran, siz de Kobanê’ye gittiniz. Bütün dünyanın bir sembol olarak kabul ettiği bu şehirde neler hissetiniz bir gazeteci olarak?

Ömer Faruk Baran: Kobanê’de uzun süre kalmadığım halde döndükten sonra üzerimdeki şoku atlatamadım. Her tarafı yıkılmış, talan edilmiş bir şehir gördüm. Dünyanın her tarafındaki savaşlarda savaş bittikten sonra yeni bir savaş başlar. Kobanê’de de artık yeni mücadele şehrin yeniden inşası olacak ve bu hiç de kolay bir şey olmayacak. Kobanê ve Suruç’taki insanlar akraba olmalarına rağmen Kobanêliler bir an önce Kobanê’ye dönmek istiyorlar. Çünkü her insan gibi onlar da topraklarına bağlı insanlar ve toprak insanın bir kısmını kendi içinde taşıdığı bir şey. Dolayısıyla daha önce aktif kullanıma açık olmayan Suruç ile Kobanê arasındaki sınır kapısı aktif bir şekilde kullanıma açılmalı ve uluslararası kuruluşlar talan olmuş bu şehre gerekli yardımı bir an önce ulaştırmalı.

Sayın Berkel, Kobanê’den dönen herkes gördüğü şeyler karşısında şoka girdiklerini söylüyorlar. Siz Kobanê’den hiç ayrılmayan biri olarak bu konuda neler diyeceksiniz?

Xalid Berkel: Her iki gazeteci arkadaşımızın da değindiği gibi Kobanê’nin her caddesi, her sokağı için ayrı bir destan, ayrı bir kitap yazılmalı ama kelimeler bu duyguları tarif etmeye yetmez. Çok büyük acılar yaşandı ve görkemli, eşi benzeri görülmemiş bir direniş sonucunda büyük bedellerle zafer elde edildi. Bu zaferde bize yardım eden herkesin payı var. Uluslararası kuruluşlara, başta Amerika olmak üzere bütün devletlere bir kez daha sesleniyoruz. İnsanlığa hizmet edecek yeni bir Kobanê’nin yeniden inşası için yanımızda olmalılar.

Enwer Mislim: Kobanê’deki Zaferde Tüm Dünyanın Payı Var

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)
YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

Sayin Mislim, dün Kobanê’deki zaferi resmi bir şekilde ilan ettiniz. Zafer bütün dünyada büyük bir yankı uyandırdı, herkes bu zaferi konuşuyor. Neler hissediyorsunuz, neler diyeceksiniz?

Enwer Mislim: IŞİD’in Kobanê’deki saldırıları beşinci ayına giriyor. Burada kadınlı erkekli gençlerimiz Kobanê’yi ve buradaki sivilleri korumak için eşi benzeri görülmemiş büyük bir direniş örneği gösterdiler. Direnişin getirdiği zafer bütün dünyayı şaşırttı, bu zafere büyük bir saygı duyuyorlar. Bu zaferde Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyonun hava saldırıları da etkili oldu. Koalisyon kadar, Amerika’dan, Avrupa’dan dünyanın dört bir yanından bizi destekleyen insanların da payı var. İnsanlar kardeşlik, barış ve demokrasi için hedefi ve felsefesi sadece yakmak ve yıkmak olan IŞİD’e karşı birleştiler. Siwar Rakka, Şemsi Şimal gibi gruplardan Özgür Suriye Ordusu savaşçıları, bunun yanında ağır silahlarla bize destek vermeye gelen peşmerge kardeşlerimizin de büyük bir katkısı oldu bu zaferde. Sadece Kobanê’de değil, birlikte hareket ederek bütün dünyada IŞİD’i ortadan kaldırmalıyız.

Dün de ABD Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki Kobanê’deki savaşçıları kutladı ve Kobanê’ye desteklerinin devam edeceğini belirtti. Bu açıklama ve genel olarak Amerika’nın şimdiye kadarki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Kobanê’deki zaferde onların da payı olduğu için biz de onları kutluyoruz. Kobanê artık sadece Kobanêlilerin değil buraya destek veren herkesin şehri. Önümüzdeki günlerde daha önemli zaferlere ulaşacağız. Hükümet olarak, halk olarak, parlamenter ve senatörler olarak Amerikalı herkesin desteklerine devam etmelerini umuyoruz. Kobanê’de IŞİD yaklaşık 40 araçla intihar saldırısı gerçekleşti, binlerce havan topu düştü Kobanê’ye. Siviller buraya dönünce büyük zorluklar yaşayacaklar. Savaşçılarımıza destek veren Amerika’nın yerinden yurdundan olan, farklı ülkelere sığınan çocuklarımıza, annelerimize de destek vermesini umuyoruz, onların desteğiyle yeni bir Kobanê inşa edebiliriz.

Kobanê’nin yeniden inşası diyorsunuz. Destek olmak isteyenler nasıl destek sunabilirler?

Enwer Mislim: Kobanê’de IŞİD çetelerinin cesetleri hala enkazların arasında var. Ebola gibi bulaşıcı hastalıkların yayılma riski var. Sağlık konusunda çeşitli yardımlar yapılabilir. Bu enkazların ortada kaldırmak için kepçe gibi çeşitli belediye araçlarına da ihtiyacımız var. Şehrin bütün altyapısı bozuldu. Bu altyapının yeniden oluşturulması lazım. Kanton yönetimi olarak oluşturduğumuz komisyonda mühendisler, doktorlar, avukatlar, öğretmenler var. Bu komisyon destek sunmak isteyenler için yakın bir zamanda kamuoyuna bir rapor sunacak.

Şu ana kadar herhangi büyük bir devlet yardım etme sözü verdi mi? Koalisyon üyesi devletler, uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu?

Enwer Mislim: Özgürlüğümüze tekrar henüz yeni ulaştık, zaferimiz henüz iki günlük. Bütün devletlerle görüşmelerimiz devam edecek. IŞİD saldırmaya devam ediyor çünkü. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmelerimiz olacak, hazırlıklara başlamalılar. Biz hem şehirdeki hem köydeki insanlarımıza huzurlu bir ortama kavuşturacağız.

Köyleri de sormak istiyorum. YPG’nin köyleri kurtarma operasyonuna başladığı aktarılıyor. Köylerin alınmasında ne tür zorluklar yaşanır ve sizce köylerin tamamının geri alınması ne kadar zaman alır?

Enwer Mislim: Kobanê’nin 380 köyü var fakat bu köylerin hepsinde IŞİD çeteleri yok. Onların birçok büyük emiri de Kobanê’de öldürüldü. YPG en kısa sürede köyleri geri almayı planlıyor fakat IŞİD’e hala ağır silah takviyesi yapılıyor. Köylerin alınması için Amerika’nın öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarına ihtiyaç duyuluyor yine.

Şimdiye kadar kaç köy kurtarıldı?

Enwer Mislim: Kobanê’nin etrafındaki bütün köyler kurtarıldı. Köyleri kurtarma hamlesi hala devam ediyor, batıda Tilşehir tarafları, Minaz, Gulmit, Memit, Helinc kurtarıldı. Kurtarılacak diğer köyleri de kamuoyuna duyururuz.

Koalisyonun hava saldırıları hala devam ediyor mu yoksa hava saldırılarında bir azalma söz konusu mu?

Enwer Mislim: Hayır, hava saldırıları hala devam ediyor. Barışsever, demokrat her insan bu hava saldırıları için Amerika’nın öncülüğünü yaptığı bu koalisyona minnettar. Şu an şehir tamamen kontrolümüzde, koalisyon köylerdeki IŞİD noktalarını etkili bir şekilde bombalıyor ve bu bombalama IŞİD’i daha da fazla kırılmaya uğratıyor.

Bazı Amerikan kaynakları Kobanê’nin tamamının değil %90lık bir kısmının kurtarıldığını duyurmuştu. Neden tamamı değil de %90’lık kısmı dediler?

Enwer Mislim: % 90 dediklerinde zaten hala tehlike vardı, fakat şimdi tamamen kurtarılmış durumda, biz dün açıklama yaptık. Amerikan kaynakları önceki gün açıklama yaptılar. Fakat şunu da belirtmemiz lazım, karşımızdaki düşman, IŞİD, büyük bir düşman. Köylerimizde IŞİD tehlikesi devam ediyor hala ama herkesin için rahat olsun, şehir tamamen kontrolümüzde. İnşallah yakın bir zamanda köyleri de kurtarırız.

Kobanê’nin IŞİD’den temizlenmesine sadece Kürtleri değil, dünya kamuoyun da mutlu etmişe benziyor?

Enwer Mislim: Kobanê’deki bütün kurumlar adına, kanton adına, siyasi fikri ne olursa olsun bizi destekleyen herkese teşekkür ediyoruz. Bu desteğe devam etmelerini umuyoruz. Özellikle genç kadın ve erkeklerimizin Kobanê’ye dönmelerini ve bu direnişte yer almalarını ümit ediyoruz. Herkese teşekkürlerimizi sunarken, zafer için biz de bizi destekleyen bütün herkesi kutluyoruz.

İsmet Hasan: Yakın Bir Zamanda Kobanê’yi Özgürlüğüne Kavuşturacağız

10917470_783677295048076_3950306464498643584_n

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Son iki üç gündür Kobanê’de yoğun çatışmaların olduğu aktarılıyor, savaş cephesinde son durum ne?

İsmet Hasan: Çatışmalar yaklaşık dört aydır aralıksız devam ediyor ve Kobanê’de tarihi bir direniş sergileniyor. Herkes sadece dört ayı hesaplıyor fakat aslında bir buçuk, iki yıldır Kobanê’de savaş var. IŞİD, Kobanê’nin merkezini birkaç gün içinde almak için Suriye ve Irak’ta topladığı gücün büyük bir kısmını buraya yığmıştı. Hem YPG ve YPJ güçlerinin direnişi hem Amerika’nın, Fransa’nın ve koalisyondaki diğer birçok ülkenin yardımıyla Kobanê düşmedi. IŞİD bütün dünyayı hedef alan bir terör örgütü ve bu çetelere karşı Ortadoğu’da bir tek YPG ve YPJ savaşıyor. Kazanacağımıza inanıyoruz, zafer bizim olacak. Çünkü daha dün yine Rakka, Minbic ve Bab’dan getirdikleri tanklar ve toplarla saldırdılar ve YPG ve YPJ onlara karşı hafif silahlarla direndiler, yine de Kobanê’nin merkezine geçemediler. Savaşçılarımız bütün IŞİD çeteleri yok edilene kadar savaşmaya söz vermişler. Şehitlerimize söz vermişler ve halkımıza ve insanlığa sahip çıkmak istiyorlar.

Peki, bu cevabınızdan artık Kobanê’yi IŞİD’ten tamamen kurtarmaya daha yakın olduğunuzu söyleyebilir miyiz?

General Ismet
Ismet Hasan

İsmet Hasan: Yakın bir zamanda Kobanê’yi özgürlüğüne kavuşturacağız. Biz daha çatışmaların başında Kobanê’nin düşmeyeceğini, IŞİD çetelerinin ancak cesetlerimize basarak Kobanê’yi alabileceklerini söylemiştik. Fakat Kobanê’nin merkezini tamamen özgürleştirdikten sonra tehlikenin devam edeceğini belirtmemiz lazım. Çünkü çevresinde 35-40 km arası bir mesafeye kadar uzanıyor Kobanê.

 

Gelen son haberler çatışmaların çok şiddetli olduğu yönünde. Eğer Kobanê’de bir zafere yakınsanız nasıl oluyor da çatışmalar bu kadar şiddetli olabiliyor?

İsmet Hasan: Biz sokak sokak, ev ev ilerleyince onlar da daha fazla direnmeye başlıyorlar. IŞİD’e sürekli takviye ekipler geliyor. Onların Kobanê’de yenilmesi bütün Ortadoğu’da yenilmesi demek. Musul, Rakka gibi büyük şehirleri kısa bir sürede alan IŞİD’in küçük bir şehirde bozguna uğratılması IŞİD’in zoruna gidiyor. Buradan çıkmamak için var güçleriyle saldırıyorlar.

Asayiş ve Miştenur Tepesi şu an ne durumda?

İsmet Hasan: Çatışmalar şu an doğu cephesinde, Asayiş, Miştenur Tepesi ve su havuzu çevresinde devam ediyor.

Son çatışmalarda kaç IŞİD üyesi öldürüldü, Kürt güçlerinin kayıpları var mı?

İsmet Hasan: Birçok IŞİD çetesi öldürüldü, dün Mekteba Reş (Kara Okul) taraflarında elimize 7 ceset geçti. Tanklarla saldırmışlardı, bu bir savaş, bizim de yaralılarımız ve şehitlerimiz vardı. Tam bir sayı veremiyorum henüz fakat sayıdan ziyade burada sergilenen direniş önemli.

Hem dünya basınında hem Kürt basınında yer alan haberlere göre Kobanê’nin %80lik bir kısmı IŞİD’ten kurtarılmış durumda. Doğru mu yüzdelik?

İsmet Hasan: Savaş var ve bu sürekli değiştiği için net bir yüzdelik vermek zor açıkçası. Fakat birçok nokta kontrolümüz altına geçti. Botan Mahallesi’nin doğu ve batı tarafları, Kültür ve Sanat Merkezi, Asayiş tarafları, Belediye ve yanındaki okul, Sukul Hal ve su havuzu bizim elimizde.

Peki, şehri tamamen kurtardığınızda köyler daha kolay bir şekilde mi geri alınır?

İsmet Hasan: Kabul etsek de etmesek de onların köylerde direneceği de bir gerçek. Bizim için esas olan zaten kaybettiğimiz yerlerin hepsini geri almak. IŞİD Kobanê’de büyük kayıplar verdi, bütün sokaklarda cesetleri var. 350 köyde de elbet çatışmalar olur, IŞİD kolay kolay bırakmaz. Onları rahat bir şekilde köyden uzaklaştırabilmemiz için ağır silahlara ihtiyacımız var. İki yıldır her taraftan kuşatılmışız, çok mağdur bir durumdayız. Öyle zor şartlar altında kaldık ki mecbur halkın kendi kişisel silahlarını topladık. Bütün dünya masum insanları katleden, kadın satan bu çetelere karşı Kobanê direnişine sahip çıkmalı.

YPG, YPJ ve Kobanê’deki direniş IŞİD’e artık yürütülen savaşta artık bütün dünyanın bildiği birer sembol oldular. Kanton yönetimi olarak, Kobanê’de yaşayanlar olarak kamuoyunun desteğinden memnun musunuz yoksa bu destek yetersiz mi?

İsmet Hasan: Koalisyonun hava saldırılarından memnunuz. Başta Amerika olmak üzere koalisyonda yer alan bütün ülkelere teşekkür ediyoruz. Fakat sadece etkili hava saldırıları ile IŞİD bitirilemez, karada da etkili bir mücadele lazım. Bunun için öncelikli ihtiyacımız ağır silahlar. Çünkü sokak savaşı mücadelesi biraz olan bir savaş türü. Yine dünyanın dört bir yanından bize destek çıkan bütün insanlara da tek tek teşekkür ediyoruz.

Önceki röportajlarımızda da IŞİD’in sadece Kobanê’yi değil bütün dünyayı hedef aldığını, terörün dünyanın her tarafında aynı olduğunu belirtmiştiniz. Bugün Paris’te Charlie Hebdo dergisine bir saldırı gerçekleşti ve saldırıda 12 kişi yaşamını yitirdi. Uluslararası toplum saldırıyı sertçe kınıyor. Şu an gündemde bu saldırı var, bu saldırı hakkında neler diyeceksiniz?

İsmet Hasan: IŞİD dışında sivil insanları kesen, öldüren başka bir örgüt yok. Örgüt demek bile ağır geliyor, bu çeteler bu saldırıların suçlusu. Biz de kanton yönetimi ve Kobanê halkı olarak bu vahşi saldırıyı kınıyor Fransız halkına bağ sağlığı diliyoruz.

Bu vesileyle tekrar vurgulamak istiyorum ki IŞİD ve benzeri grupları yok etmek için bir kuvvet oluşturulmalı. Bunu da belirtmek istiyorum açıkçası, kuzeyimizdeki komşumuz da onlara çok destek verdiler. Bizim için bizim üzerimizde olan tehlike yarın onların, öbür gün bütün dünyanın üzerinde olur. Fransa, Amerika, Suudi Arabistan, ta Libya’ya kadar her tarafı hedef alıyorlar. İnsanlıktan nasibini almamış bu insanlar hiçbir şeyi kabul etmiyorlar. Herkes insanlık için bir şeyler yapmalı artık. Biz bütün dünya için dünyada bir tek IŞİD üyesi kalana kadar onlara karşı mücadele yürüteceğimize söz veriyoruz.

Kobanê’nin yeniden inşası kanton yönetimi olarak bir komite kurmuşsunuz, biraz da bu komiteden bahsedebilir misiniz?

İsmet Hasan: Alanında tecrübeli mühendislerin, doktorların, öğretmenlerin ve diğer meslek erbaplarının kurmuş olduğu bir komite bu. Bu komite Kobanê’deki hasarı tespit edecek ve çeşitli çalışmalar yürütecek. Yarın öbür gün sivil insanlarımız yerlerine yurtlarına dönmek isteyecekler fakat her taraf harap olmuş durumda, sağlam kalmış bir tek ev yok. Bunun için de Kobanê’nin desteğe ihtiyacı var, bütün uluslararası kuruluşlar, devletler Kobanê’ye destek çıkmalılar.

Son olarak da sizinle ilgili özel bir soru sormak istiyorum. Sosyal medyada bazı fotoğraflarınız paylaşılıyor. Siz ve iki oğlunuz cephede savaşıyorsunuz sanırım. Sizi merak eden okurlarımız için kendinizi tanıtır mısınız biraz?

General Ismet ve Cocuklar

İsmet Hasan: Bu soruyu sorduğunuz için daha heyecanlıyım şimdi ve heyecandan konuşmakta güçlük çekiyorum açıkçası. İnsanın ülkesi için ne yaparsa yapsın azdır. Biz insanlık için, toprağımız ve namusumuz için savaşıyoruz. Kırk oğlumu da bu onur savaşında kaybetsem pişmanlık duymam. Büyük oğlumun adı Kajîn, diğerinin adı da Dilgeş. Kajîn ilk kez 3 yıl önce Afrin’de rejime karşı savaşa katıldı. Özgür Suriye Ordusu ve Fırat Volkanı savaşçıları ile birlikte rejime karşı savaşırken orada yaralandı. Eve döndükten sonra YPG’ye katıldı. Son çatışmalardan sonra Dilgeş de katıldı. Yaşı küçük olduğu için bazen bu konuda eleştiriliyoruz da. Fakat size saldırdıklarında yediden yetmişe herkes elinden geldiğini yapmalı. Yine bir kızım da gelip bize katılmış durumda. Benim kendi işim vardı, buğday, arpa alım, satımı ile uğraşıyordum. Fakat savaş çıkınca her şeyi bıraktım. Herkes ülkesine ve davasına sahip çıkmalı. Bundan onur duyuyoruz ve asla pişmanlık duymayacağız.