YPG Komutanı Berxwedan: Yakında Kobanê’yi Özgürleştireceğimize İnanıyoruz

Cultural Center

Mutlu Çiviroğlu     https://twitter.com/mutludc

YPG Genel Komutanı Mahmud Berxwedan, başta sizin, bütün arkadaşlarınızın ve Kobanê’nin yeni yılını kutluyorum. Son birkaç gündür Kobanê’den dikkat çekici haberler geliyor, yaşanan son çatışmaların sonucu ne?

Mahmud Berxwedan: Biz de başta Hristiyan aleminin olmak üzere bütün dünyanın yeni yılını kutluyoruz. Bildiğiniz gibi yaklaşık 15 gün önce Kobanê’yi özgürleştirme hamlesini başlatmıştık. Doğu ve güney cephelerinde operasyonlar bu hamle çerçevesinde düzenlendi ve YPG ve YPJ savaşçıları büyük başarılar elde ettiler. En son da IŞİD çetelerinin yerleşip oradan saldırılar düzenlediği Kara Okul ve birkaç stratejik nokta daha önceki gece kontrolümüz altına geçti. Bu sırada birçok çete üyesi öldürüldü ve cephaneleri elimize geçti. Bunun için savaşçılarımızın moralleri çok yüksek ve kesinlikle zafere ulaşacaklarına inanıyorlar.

Kontrolünüz altına geçen Dibistana Reş yani Kara Okul ve diğer stratejik noktaların önemi ne peki?

Mahmud Berxwedan: Kara Okul ve çevresinde kontrolümüz altına geçen noktalarda Kobanê iki kısma ayrılıyor. Miştenur Tepesi’nden sınıra inen bir hat var, yine tepenin alt ve 48. Cadde’nin üst kısmına düşen tarafta bir havuz var, buralardan batı ve özellikle de doğu tarafına hakimiyet kurulabiliyor. Stratejik önemi büyük. IŞİD çeteleri burada oldukları süre zarfında şehrin her tarafını hem çıplak gözle hem de dürbünle görebiliyorlardı. Bu noktayı tamamen IŞİD çetelerinin elinden kurtardık diyebiliriz. Artık şehre bizim güçlerimiz hakim. Bunun için önceki gece düzenlenen operasyon bizim için çok önemliydi ve başarıyla sonuçlandı.

Mahmud Berxwedan

Mahmud Berxwedan

IŞİD doğu cephesinden şehre girdi ve daha çok bu cepheden saldırılar gerçekleştirdi. Alınan bu noktaların doğu cephesi üzerindeki etkisi ne olur?

Mahmud Berxwedan:  Bahsettiğim bu noktalar üzerinden IŞİD ilerlemeler kaydetmişti, çünkü şehre hakimiyetin kurulacağı noktalar bu noktalar. Artık elimizde olan bu noktalarla IŞİD eskisi gibi rahat hareket edemeyecek, yardımların ulaştığı yollardan biri denetimimiz altına geçti. Bundan dolayı IŞİD şu an büyük bir paniğe kapılmış durumda. Korkudan birçok tanklarını, panzerlerini geri çektiler.

Peki, Kobanê’deki çatışmalar nereye doğru gidiyor, kısa bir sürede daha büyük ilerlemelerin kaydedileceğine ya da IŞİD’in Kobanê’den tamamen çıkarılabileceğine dair umudunuz var mı?

Mahmud Berxwedan: IŞİD’in kolay kolay Kobanê’den vazgeçmeyeceğini biliyoruz. Dün yaşanan çatışmalarda da Kobanê’den çıkmamak için çok direndiklerini bir kez daha gördük. Ellerinde olan bütün imkânları sonuna kadar kullanıyorlar, araçlarla, şahıslarla intihar saldırıları gerçekleştiriyorlar. Kobanê’den çıkmamak için en nitelikli ekiplerini buraya getirmişler. IŞİD çetelerinin kaçtıklarını söylemek doğru değil, her noktada IŞİD çeteleri YPG ve YPJ savaşçılarını zafere inanan cesaretiyle tamamen öldürülüyor ve adım adım özgürleştiriliyor orası. Gazeteciler gelip inceleyebilir, alınan her evde mutlaka onların cesetleri çıkıyor. Bunun için kolay bir şekilde zafere ulaşacağımızı söyleyemiyoruz fakat başlattığımız hamle karşısında da IŞİD çetelerinin direnebileceğini düşünmüyoruz.

Son zamanlarda artan intihar saldırılarını bu hamleye mi bağlıyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Evet öyle! Kobanê’de ilerlemek için IŞİD bütün yöntemleri uyguluyor. IŞİD’in asıl yönteminin intihar saldırıları olduğunu herkes biliyor. Önceki gece Kara Okul ve birkaç evde daha patlamalar yaşandı. Yani hem intihar saldırıları, hem diğer patlatma taktikleri uyguluyorlar. Bu şekilde bir korku salmak istiyorlar fakat bu taktik Kobanê’de işlerine pek yaramadı. Çünkü savaşçılarımız pürdikkat, profesyonel bir şekilde hareket ediyor.

Suriye ve Kürtler konusunda uzman birçok kişi Kobanê’nin bir iki hafta içinde düşeceğini düşünüyordu. Bu direnişin ne sırrı ne? IŞİD gibi bir güç karşısında YPG nasıl bu kadar uzun süre direnebildi ve şimdi zafere doğru yürüyor?

Clipboard01

 

Mahmud Berxwedan: İyi bir şekilde araştırılırsa direniş sırrının her YPG savaşçısının teslimiyeti kabul etmeyen ruhunda saklı olduğu anlaşılır. Kahramanca savaşan bu savaşçılar Serzorî Destanı gibi destanlar yazdılar, her taraftan kuşatılmalarına rağmen son damlalarına kadar savaştılar ve ‘’Bijî Berxwedana Kobanê’’ diyerek şehit düştüler. Şehit Zozan ve Şehit Êrîş gibi savaşçılar tankların ancak cesetlerine basıp Kobanê’ye girebileceklerini söylediler ve öyle savaşıp şehit düştüler. İşte bu direnişin sırrı burada, Arîn ve Kendal gibi onlarcasının mücadelesidir bu sır. Toprağa ve onurlu bir yaşama bağlılıktır bu sır. IŞİD çeteleri yöneldikleri her yeri kısa bir sürede alabiliyorlar fakat dört ay kadar bir süredir burada büyük bir kayıp verdiler ve Kobanê’yi alamadılar. Hiçbir zaman da alamayacaklar. YPG ve YPJ savaşçılarındaki bu direniş ruhu dünyanın başka bir yerinde olmayan bir ruh, ki bu ruh 2015 yılında elde edilecek başarının da teminatı olan bir ruh.

Peki, yeni saldırılar için IŞİD’e Rakka gibi kontrolünde olan diğer şehirlerden hala takviye güçler geliyor mu?

Mahmud Berxwedan: Fırsat buldukça Minbic, Cerablus, Bab, Rakka, Tilabyad şehirlerinden takviye güçler getiriyorlar. Bir kırılmaya uğradılar, bu güçlerle durumu lehlerine çevirmek istiyorlar. Biz ilerliyoruz, önemli noktalar kontrolümüz altına geçti fakat onlar direnmeye devam ediyorlar. Tüm bu takviye güçlere rağmen Kobanê’yi çok da uzun olmayan bir süre sonra özgürleştireceğimizi düşünüyoruz.

Dün de çok sayıda hava saldırısı oldu. IŞİD’e takviye güçlerin ulaştığı yollar üzerinde koalisyon güçlerinin yeni bir stratejisi var mı?

Mahmud Berxwedan: Stratejide büyük bir değişiklik söz konusu değil, bu yollar değil de özellikle Tilabyad ve Cerablus taraflarında bazı önemli hava saldırıları olmuştu. Genel olarak savaş cephesinin ön tarafına hava saldırıları düzenliyorlar ve kısmen de cephenin arka tarafına.

Hava saldırılarının fazla ve etkili olmasının sizin üzerinizdeki etkisi ne?

Mahmud Berxwedan: Hava saldırıları son birkaç gündür artmış durumda. Bu bize bir destek ve koalisyonun hava saldırılarıyla IŞİD psikolojik olarak da bir yıkıma uğruyor.

Kobanê’ye dönen siviller var, onların dönüşü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Sınırda bekleyen insanlarımız var, Kobanê’ye bir an önce dönmek istiyorlar. Yine, savaşa rağmen Kobanê’yi bırakmak istemeyen ve burada yaşayan insanlar var. Kobanê halkı başka bir yerde alışmış bir halk değil, tarihinde böyle bir şey yok. Birçok aile kendiliğinden Kobanê’ye dönüyor. Bu bir taraftan destek için iyi bir şey fakat bir taraftan da kötü. Çünkü çetin kış şartlarından dolayı bazı sıkıntılar yaşanıyor, başta ısınma problemi mesela. Henüz bir koridor açılmış değil ve doktorlar konusunda da eksiklikler yaşanıyor. Fakat gelen insanlar Kobanê’deki toprağı yemeye muhtaç da kalsalar burayı terk etmeyeceklerini belirtiyorlar.

Son olarak 2015 yılı için Kürtlere ve dünyaya mesajınız ne?

Mahmud Berxwedan: 2014 yılı Kürtlerin direniş yılı oldu ve Kürtler hiçbir zaman yenilmeyi kabul etmediklerini bütün dünyaya gösterdiler. Özgürlüğe odaklanan bu halk, sadece kendiler için, bütün Ortadoğu halkları, bütün dünya için IŞİD’e karşı mücadele etti. 2014 yılındaki oluşturulan mücadelenin 2015 yılında Kürt halkına özgürlük getirmesini umut ediyoruz. Başta direnen Kürt halkının olmak üzere bütün dünya halklarının yeni yılını kutluyoruz.

YPG Kobane Genel Komutanı Berxwedan: Teslim Olmak Kobane’nin Kültüründe Yok

Kobane_Dec

YPG Kobane Genel Komutanı Mahmud Berxwedan ile bölgedeki askeri durumu, savaşın geleceğini ve Batı ile ilişkiler dahil birçok önemli konuyu görüştük.

Mıutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Mahmud Berxwedan, daha önce de birkaç defa size ulaşmaya çalıştık fakat savaş şartlarından dolayı görüşme fırsatımız olmadı. Başta bu olağanüstü savaş halinde zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum. YPG’nin Kobane’deki genel komutanı olarak cephedeki son durum öğrenmek istiyorum sizden?

Mahmud Berxwedan:  Herkes üç aylık bir Kobane direnişinden bahsediyor fakat aslında radikal gruplara, IŞİD çetelerine karşı, YPG, YPJ ve Kobane halkı olarak 19 Temmuz 2013 tarihinden beri tarihi bir direniş sergiliyoruz. Direnişin başladığı tarih olarak bu tarihin esas alınması daha doğru olacaktır. Biz birliklerimizi halkı ve halkın değerlerini, dışarıdan gelen saldırılara karşı koruma esası üzerine kurduk. Başta rejimi topraklarımızdan çıkarmak için birliklerimizi örgütledik ve harekete geçtik. Ki bunu da kısıtlı imkânlarla, halkımızın yardımıyla yaptık. Sonrasında hepinizin bildiği gibi Kobane, rejimi şehirden çıkardan ilk yer olarak Rojava ve Ortadoğu halkları için bir umut kaynağı oldu. Fakat çok sürmeden hiçbir insanlık değeri kabul etmeyen ve bütün dünyayı hedef alan IŞİD ve diğer şovenist Arap çeteleri Kobane’ye saldırmaya başladılar. Bu saldırılara karşı bir buçuk yıldan daha uzun bir süredir Kobane’nin doğusunda, batısında ve güneyinde büyük bir direniş var.

Mahmud Berxwedan

Mahmud Berxwedan (Foto Dicle Haber Ajansı)

15 Eylül’de tekrar saldırmaya başladıklarında Irak ve Suriye’den büyük bir güç toplamışlardı. Kobane onlar için planlarının bozulduğu bir yerdi, bunun daha örgütlü bir şekilde saldırdılar bu sefer. Birçok çevre IŞİD’in saldırıları karşısında en fazla bir hafta direnebileceğimizi söylüyordu. Fakat yaklaşık 100 gündür direniyoruz ve adım adım zafere doğru yürüyoruz.

Peki, Musul, Rakka ve daha birçok büyük yer IŞİD’in eline sadece birkaç gün içinde geçerken Kobane gibi küçük bir yer nasıl bu kadar uzun bir süre direnebildi?

Mahmud Berxwedan: Kobane halkı bu topraklar oldu olalı kendi toprağına bağlı, ruhunda direniş taşıyan bir halk. Bugüne kadar hiç teslim olmadılar, çünkü teslim olmak onların kültüründe yok. Konuşan her YPG, YPJ savaşçısı IŞİD’in ancak cenazelerine basarak Kobane’ye girebileceğini söylüyordu. Kobane’nin direniş sembollerinden olan Şehit Êrîş, Şehit Zozan, Şehit Emin, Şehit Kendal savaşçılarımızın direnen ruhlarını gösterdiler. Yine Şehit Arîn Mîrkan fedai eyleminin ruhunu bu halktan aldı. Bunu açık bir şekilde söylüyorum, kim YPG ve YPJ savaşçılarının yerinde olsaydı bir saat bile direnemezdi. Amerika ve Avrupa, herkes, bütün dünya direndiğimizi biliyor, hangi ruhla, hangi silahla direndiğimizi de biliyorlar mı? Sadece kalaşnikof silahlar ve irademizle direniyoruz!

Basında farklı iddialar yer alıyor: IŞİD’in Kobane’den çekildiğini yazanlar da var, IŞİD’in yeni bir saldırı hazırlığında olduğunu yazanlar da. Hangisi doğru, Kobane’de son durum ne?

Mahmud Berxwedan: IŞİD’in bir kırılmaya uğradığı doğru, fakat henüz Kobane’den çekilmemişler ve tehlike devam ediyor. IŞİD her türlü taktikle, savaşın her türlü hilesiyle Kobane’ye saldırıyor. Kobane’yi ev ev, sokak sokak şehitlerin kanı ile kurtarılıyor. IŞİD’in kırılmaya uğraması öyle kolay bir şey değil. Şimdiye kadar toplam araçlarla toplam 33 defa intihar saldırısı gerçekleştirdiler. Konuştuğumuz bu saatte de Kobane etrafında tankları var, ağır silahlarla saldırıyorlar.

Kamuoyunda IŞİD’e ait tankların ve ağır silahların hem YPG hem de hava saldırıları ile imha edildiği yönünde bilgiler vardı. IŞİD’e yeni ağır silahlar ve tanklar mı geldi?

Kobane_Exp

 

Mahmud Berxwedan: IŞİD hem ağır silahları hem de tankları hala var. Bugün tanklarla saldırdılar. Hem YPG hem de koalisyon güçlerinin hava saldırıları ile tankların ve ağır silahların bir kısmı imha edildi. Fakat onlar da silahlarını saklıyorlar ve saldırmak için en uygun zamanı bekliyorlar, hava saldırılarının olmadığını anı kolluyorlar.

IŞİD şehrin yarısının onların kontrolünde olduğunu iddia ediyor, basında da bu konuda farklı iddialar var. Kobane’nin yüzde kaçı şu an sizin elinizde?

Mahmud Berxwedan: Kobaneli, burayı iyi bilen biri olarak şehrin bütün stratejik noktalarının YPG’nin elinde olduğunu söyleyebilirim. Eski Kobane’nin büyük bir kısmı YPG’nin elinde, sınır kapısı ve şehrin meydanına da YPG hâkim. Miştenur’un alt taraflarına düşen, Helinc bölgesi ve doğu tarafındaki % 40’lık bir kısım IŞİD’in elinde.

Neden özellikle doğu cephesinden saldırıyor IŞİD ve ne onları bu cepheden çıkarmanızı zorlaştırıyor?

Mahmud Berxwedan: IŞİD her gün her saldırıdan sonra kuvvetlerini değiştiriyor. Çünkü Rakka’dan, Tilabyad, Cerabus, Minbic ve Sırrin gibi yerlerden gelirken önlerinde herhangi bir engel yok. Şehirden çıkmamak için direniyor onlar da. Bunun için şehirde sürekli bir çatışma hali var. Kamuoyunun bilmesinde bir sakınca görmüyorum: Sadece hava saldırıları IŞİD’i burada bitirmeye yetmiyor. Biz her tarafımız kuşatılmış bir şekilde kısıtlı imkânlarla savaşıyoruz. Neyle savaşırsınız? Silahla. Bir ülke çıkıp da ‘’biz YPG’ye silah verdik’’ desin, var mı? IŞİD’e karşı olduklarını belirten ülkeler silah desteği için daha ne bekliyor? IŞİD nerede olursa olsun biz IŞİD ile her daim savaşmaya kararlıyız.

Hava saldırılarına rağmen IŞİD nasıl Rakka, Tilabyad, Cerabus, Minbic ve Sırrin gibi yerlerden rahatlıkla gelebiliyor? Buralara yeterince hava saldırıları yapılmıyor mu?Yerden istihbarat gelmediği için saldırı düzenlenmiyor şeklinde görüşler var.

Mahmud Berxwedan: Eğer o tür istihbarat gerekliyse bunu biz sağlayabiliriz çünkü elimizde çok somut bilgiler var. Rakka, Tilabyad, Cerabus, Minbic ve Sırrin’a kadar İŞİD’in olduğu yerler ve harekat güzergahlarına dair elimizde bilgiler var. Fakat şehir merkezlerinde imkanlarımızın sınırlı olduğu da bir gerçek. Özellikle hava hareketliliğine karşı gerekli teknik ve insan kaynağı sıkıntısı yok. Kobane ve çevresi için insan kaynaklarımız var. Fakat bombardıman şehrin merkeziyle sınırlı kalıyor. Bunun neden böyle olduğunu hakkında bir fikrimiz yok. Belki de sadece şehir merkezindeki hedeflerle sınırlı hareket ediyorlar. Bombardımanların sayısı arttırılıp, Kobane dışında şehre geliş yollarına doğru yeni saldırlar yapılırsa daha etkili olur. Dediğim gibi hava koalisyonun hava saldırıları sınırlı olduğu için IŞİD’in gücü de tam olarak kırılamıyor.

Obama yönetiminin de, biraz da kamuoyundan gelen baskı sonucu, Kobane’yi siyasetinin merkezine koyduğu ve düşmemesi için çabaladığı biliniyor.

Mahmud Berxwedan: Evet, biz de Amerika halkını mücadelemize, direnişimize göstermiş oldukları destek ve sempatiden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Özellikle bu aşamada YPG ve Kürlere ilgileri bizim için çok değerli. Amacımız İŞİD’i durdurmak değil, yenmek. Bu yüzden Amerika halkının bize göstermiş olduğu desteğin sürdürülmesi bizi motive edecektir. Umarım destekleri ve yardımları aratarak devam eder çünkü buna ihtiyaç var.

YPG’nin uluslararası kamuoyuna ulaşmada etkili olmadığı yönünde eleştiriler var. Mesela basın açıklamalarının İngilizce değil Arapça olması buna bir örnek. Bu eleştiriler hakkında neler diyeceksiniz?

Mahmud Berxwedan: Kobane’yi duymayan, bilmeyen insan kaldı mı? Artık bütün dünya Kobane’nin nerede olduğunu biliyor, bütün dünya YPG’nin nerde savaştığını görüyor. Onlarca defa sivillere yönelik bir güvenlik koridorunun oluşturulmasını talep ettik, siviller için bile yardım doğru dürüst gelmiyor. Sadece havadan bir defa yardım geldi ya sonra?

Ama ABD size destek için her gün IŞİD mevzilerine hava saldırısı düzenliyor. Ayrıca Türkiye’nin muhalefetine rağmen sizin için havadan silah da ulaştırdı!

Mahmud Berxwedan: Dünya kamuoyunun ve koalisyonun güçlerini desteğini inkâr edemeyiz. Yardım eden herkese çok teşekkür ediyoruz. Tekrar söylüyorum, Amerikan halkının YPG’ye olan sempatisi bizi onurlandırıyor. Fakat herkes yapılan yardımların IŞİD gibi bir örgütü bitirmeye yetmediğini bilmesini istiyoruz. Bize yerden yeterli silah desteği gelirse IŞİD Kobane’de iki gün bile duramaz.

Yine, Hillary Clinton’un birkaç hafta önce YPJ savaşçılarıyla ilgili söylediği övgü dolu sözler vardı. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

YPJ_Kob5

Mahmud Berxwedan: Buradaki ağır savaş koşulları yüzünden basını yeterince takip edemiyoruz ama Kobane Sayın Clinton’un Kobane’deki kadın direnişçileri öven ve bize daha fazla desteğin sunulması yönündeki sözleri bizi çok memnun etti. Bu yüzden YPG ve YPJ adına kendisine çok teşekkür ediyoruz. Direnişimize olan her ilgi bizim için güçlü bir motivasyon kaynağı oluyor.

Bir de şu konuyu sormak istiyorum. YPG’nin askeri olarak şu an acil ihtiyaçları neler? IŞİD’i yenmek için tam olarak neye ihtiyacınız var, nasıl bir destek onları yenmenizde etkili olabilir, dengeler lehinize değiştirebilir?

Mahmud Berxwedan: Her türlü ağır silaha ihtiyacımız var. Mesela daha ağır silahlar, özellikle tank, Hummer ve hareket kabiliyeti yüksek zırhlı silahlı araçlar, anti-tank ve daha ağır silahlar. Yine, daha iyi roketatarlar yani yerde kullanabileceğimiz her türden zırhlı ve ağır silahlarımızın olması dengeleri lehimize değiştirebilir. Elimizde zırhlı araçlar olmadığı için bir yerden diğerine gidemiyoruz. Bu yüzden manevra gücümüz çok sınırlı. Elimizde bu türden silah ve araçların olması halinde güneyde ve batıda alabileceğimiz çok sayıda köy var. Eğer zırhlı araçlarımız olsaydı yarım saatte bir köyü alabiliriz.

Ayrıca, suikast silahları, savaş dürbünleri, özellikle gece görüşlü gözlük ve termal dürbünlere çok ihtiyacımız var. Gece görüşlü gözlüklerden 50 tane bile olsa IŞİD çetelerine çok büyük zararlar verdirirdik. Bunlar bizim için çok etkili olabilecek mühimmatlar çünkü gece de hareket ediyorlar.

Yine, ABD ve koalisyon güçleri havadan bize suikast silahları ve bu tür malzemeleri atabilirler. Bu türden mühimmatın elimizde olması halinde gece de IŞİD’i vurabiliriz.

Bunun dışında coşku ve fedai ruhta savaşçılarımızın morali çok yüksek. Hiçbir zaman IŞİD’ten korkmadılar ve korkmayacaklar.

Birkaç hafta önce Fransız basınında hükümetin size yardım edeceği iddiaları yer almıştı?

Mahmud Berxwedan: Evet, Fransa Eski Dışişleri Bakanı Bernard Kuchner Cezire Kantonu’nu ziyaret etmişti. O ziyaret sırasında Skype aracılığıyla bizimle görüşmüş, YPG’ye yardım sözü vermişti. Fakat şimdiye kadar bize ulaşan herhangi bir şey yok. Umuyor ve inanıyoruz ki Fransa IŞİD’e karşı mücadelemizde en kısa zamanda YPG’ye gerekli yardım ve desteği sağlayacaktır.

Kobane konusunda Türkiye’ye yönelik eleştiriler var. Türkiye’nin Hummer gibi ağır araçların geçişine izin vermediği iddia ediliyor. YPG olarak Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Türkiye IŞİD’e karşı yürüttüğümüz mücadelede önemli bir rol oynayabilir. Cezire’den Efrîn’e kadar uzayan geniş mesafede Türkiye ile sınırımız var. YPG olarak bizim Türkiye ile bir sorunumuz yoktu, hatta en rahat, en güvenli sınırdı. Biz Türkiye’yi de sürekli bir komşu, bir dost ülke olarak gördük. Uluslararası kamuoyunun eleştirileri olabilir fakat Türkiye yürüttüğü siyaseti gözden geçirmeli. Bu savaşta IŞİD’e karşı aktif bir rol oynamalı. Çünkü IŞİD’in yarın öbür gün Türkiye’nin de başına bela olacağını biliyoruz ve bundan büyük bir zarar görürler. Ki zaten eğer daha etkili bir mücadele yürütülmezse sadece Türkiye değil, bütün dünya IŞİD teröründen büyük bir zarar görür. Türkiye ile eskisi gibi dost ve komşu olmayı umut ediyoruz. IŞİD’e göz yumdukları doğrudur, fakat biz yürüttükleri bu siyasette bir değişikliğe gideceklerine inanıyoruz.

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) grupları ve Kürdistan Bölgesi peşmergeleri ile ilişkiniz ne durumda?

Ismett

Mahmud Berxwedan: Özgür Suriye Ordusunun bazı grupları ile bir yıldan uzun bir süredir bir ilişkimiz var ve birlikte savaşıyoruz. Bu süre zarfında, Şemsi Şimal, Siwar Raqqa ve Cephetul Ekrad gruplarından yaklaşık 70 kişi şehit oldu Kobane’de. Bu gruplarla daha özgürlükçü, bütün halkları kapsayan bir Suriye için çalışmalar yürütmek istiyoruz. Şu ana kadar aramızda herhangi bir problem yaşanmadı. Onlar da silahların yetersizliğinden yakınıyorlar.

Bunun dışında yaklaşık iki ay önce peşmerge güçleri de arka cephede beraberlerinde getirdikleri ağır silahları kullanıyorlar. Elindeki silahları en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorlar. Beraber savaşıyoruz ve onlarla da ilişkilerimiz çok iyi ve herhangi bir problem yok.

IŞİD’in Kobane’de tünel kazdığı yönünde iddialar var, doğru mu bu?

Mahmud Berxwedan: Bu bilgi bir süre önce bize ulaştı. Pek ihtimal vermiyoruz, böyle bir fikirleri olsa bile bundan bir sonuç alamazlar. Hava saldırılarının zararını en aza indirmek için yeri kazıp sığınaklar oluşturduğunu biliyoruz sadece.

YPG, IŞİD’e karşı yürütülen savaşta en önemli güç haline geldi ve YPG’ye yabancı ülkelerden katılan birçok kişi var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Amerikali YPG Savaşçısı Jeremy Woodard

Amerikali YPG Savaşçısı Jeremy Woodard

Mahmud Berxwedan: IŞİD bütün dünyayı hedef alan bir terör örgütü. Devrimci, demokrat, barışçı düşüncelere sahip olan, IŞİD’e karşı savaşmak isteyen herkes Kobane’ye gelip bu direnişimizde yer alabilirler. Bu bizim için bir onurdur. Ki biz dünyanın neresinde olursa olsun bütün IŞİD üyelerini düşmanımız kabul ediyoruz. Çünkü biz kendimizi insanlık değerlerini koruyan bir güç olarak görüyoruz. Irk, mezhep, din, parti için insanları birbirinden ayırmıyoruz.

Hem Amerika’dan, Avrupa’dan, Arjantin’den, hem de Orta Doğu’dan, İran’dan ve birçok yerden gelip YPG’ye katılan insanlar var. Savaşçılarımız yeni katılmak isteyen herkesi büyük bir sevinçle karşılayacaklarını belirtiyorlar. Eğer yabancı gazeteciler gelip onlarla röportaj yapmak isterlerse bu konuda yardımcı olmaya hazırız.

Dünyanın dört bir yanındaki aktivistler Twitter aracılığıyla gönderdikleri sorularda YPG için neler yapabileceklerini soruyorlar?

Mahmud Berxwedan: Kobane’de insanlık için büyük bir direniş sergileniyor, herkes elinden ne geliyorsa yapmalı. Bu bir insanlık vazifesidir, herkes Kobane’ye destek çıkmalı, yardım etmeli.

Bu arada yeni yıl ve Noel yaklaşıyor. YPG olarak, Kobane’de direnenler olarak, bütün Hristiyan âleminin Noel’ini kutluyoruz. Bunu kendi bayramımız olarak da görüyoruz. İsa bir direniş sembolüydü, herkesin yeni yılını kutluyoruz. Kobane’deki savaş bir onur savaşıdır ve bu bütün Kürt halkının savaşıdır. Başta kuzeydekiler olmak üzere her taraftaki Kürtler yardım etti, herkese teşekkür ediyoruz. Özellikle de ilk günden bugüne yanımızda olan Suruç halkına teşekkür ediyoruz.

Enwer Mislim: Kobanê’deki Siviller İçin Mutlaka Güvenlik Koridoru Oluşturulmalı

Anwar_Moslem

Sayın Enwer Mislim, üç aydan uzun bir süredir Kobanê’de çatışmalar devam ediyor. Özellikle askeri gelişmeler bakımından şu an Kobanê’de son durum ne?

IŞİD üç aydan uzun bir süredir ağır silahlarla Kobanê’ye saldırıyor. YPG ve YPJ güçleri bu saldırılar karşısında büyük bir direniş sergilediler. Son zamanlarda doğu cephesinde birkaç sokak ilerlediler, yine güney cephesinde de büyük bir ilerleme kaydedildi. Fakat bu cephelerde asıl problem sokak savaşlarının yaşanması. Zaten batı cephesinde IŞİD şehir dışında. Amerika’nın öncülüğünü yaptığı koalisyonun hava saldırıları da IŞİD’in cephelerini, cephanelerini hedef alıyor. IŞİD’in burada yenilmesi tüm insanlık için bir kazanç olacaktır. Bunun iyi görülmesi gerektiğine inanıyoruz.

10815821_407421906081680_1867670485_n

Kobanê yakın bir zamanda zafere ulaşacak, buna inanıyoruz. Fakat hala bir takım tehlikeler halen var. Aralarında çocukların da olduğu binlerce sivil var Kobanê’de, çetin kış şartlarından dolayı büyük zorluklar yaşıyorlar. Bir güvenlik koridorunun oluşturulması için uluslararası güçlere bir kez daha sesleniyoruz. Dün IŞİD’in havan topu saldırıları sonucu Kobanê’nin doğusundaki köylerden olan üç sivil Arap şehit oldu, onlarca kişi yaralandı.

Sivillerden bansettiniz. Peki çetin kış şartlarından dolayı Kobanê’de ve sınırda mahsur kalan sivillerin daha çok nelere ihtiyacı var?

IŞİD’in saldırıları sonucu Kobanê’nin dörtte üçü harabeye dönüştü. Kobanê’deki ve sınırdaki sivil insanlar başta yiyecek, içecek ve giyecek olmak üzere her türlü şeye ihtiyaç duyuyor. Özellikle ilaç konusunda büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Yine insanların sığınıp ısınabileceği kamplar bir an önce yapılmalı. Çünkü Kobanê’deki direnişin zaferle sonuçlanması durumunda Kobanê’ye dönecek binlerce aile dışarda kalmak zorunda kalacak. İnsan hakları savunucuları, uluslararası yardım kuruluşları evleri yıkılan bu insanlara yardım eli uzatmalı.

Kobane_Dec

Çatışmaların başladığı günden bu yana sadece Kürdistan’ın kuzeyindeki belediyeler ve sivil yardım kuruluşları ve halk Kobanê’ye sahip çıktı. Ne kadar çağrıda bulunduysak da ne yazık ki uluslararası kuruluşlar bu saate kadar henüz destek vermiş değiller. Suruç’ta kamplarda kalan, yine sınırda ve Kobanê’de kalan insanlarımızın içinde olduğu durum gerçekten içler acısı.

Türkiye hükümeti Kobanê halkına büyük yardımlar yaptığını, onlara kapılarını açtıkları belirtiyor. Fakat siz sadece kuzeydeki belediyelerin yardım yaptığını söylüyorsunuz?

Türkiye’nin açıklamaları bizi gerçekten çok üzüyor, biz böyle beklemiyorduk. IŞİD, Türkiye tarafındaki Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan Kobanê’ye saldırdı fakat bunu inkâr ettiler. O patlama için siyasetçilerden, sivillerden, Türkiye dışından ya da içinden fark etmez bir araştırma komisyonunun oluşturulmasını istemiştik fakat Türkiye’den ses çıkmadı. Suruç’taki kamplarda insanlarımız çok zor bir durumdalar, kendi dilleriyle eğitim görmek isteyen çocuklara bile izin vermiyorlar.

‘’Biz kapılarımız açtık’’ diyerek hep aynı şeyi tekrarlıyorlar. IŞİD, Musul’da, Tikrit’te, her tarafta katliamlar gerçekleştiriyor ve bu insanlar da katliamdan kaçmışlar. Katliamdan kaçan insanlara kapıları açmak zaten insani bir görev.Türkiye’nin yardım olarak gördüğü ‘’kapıları açmak’’ dışında gözle görülür bir yardımı yok, hakikat budur. Bu hakikati kendi gözleriyle görmek, bilmek isteyen bütün insan hakları heyetleri, bütün bağımsız kuruluşlar ve medya çalışanları Suruç’taki kamplarda incelemeler yapabilirler.

İki sivil insanın yaşamını yitirdiği Avustralya’daki IŞİD saldırısı için neler diyeceksiniz?

Terör eylemleri gerçekten insanın yüreğini yakıyor. Birkaç yıl önce Amerika’da yüzlerce masum, sivil insan şehit oldu. Sonra Fransa, İspanya, Kanada ve en son şimdi de Avustralya’da benzer şeyler yaşandı. Kobanê’deki terör ile bu ülkelerdeki terör aynı terör. Yaşamını yitirenlerin ailelerine ve Avustralya hükümetine başsağlığı diliyoruz. Bütün dünya, dinleri ve halkları hedef alan bu terör örgütüne karşı birlikte hareket etmeliyiz.

Hillary Clinton geçen hafta yaptığı açıklamada Amerika’nın Kürt kadın savaşçılarına, YPJ’ye destek çıkması gerektiğini belirtti, onlardan övgüyle bahsetti. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Kobanê’den bize destek çıkan bütün Amerikan halklarına selamlarımızı gönderiyoruz. Sayın Hilary Clinton’un açıklamaları bizi onurlandırdı. Bize yardım eli uzatan bütün Amerikan yetkililerine bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bu direnişte onların da payı var. YPJ’nin Kobanê’deki direnişi bütün dünya kadınlarının direnişidir. Bu direnişi desteklediği için Sayın Hilary Clinton’un da payı var bu direnişte. Bütün bu dünyanın bu şekilde YPG’ye, YPJ’ye ve Kobanê’ye sahip çıkmasını umut ediyoruz. Kobanê’deki zafer teröre karşı duran bütün halkların zaferi olacaktır.

Kobanê artık bütün dünyanın bildiği bir yer ve dünyanın dört bir yanından yardım etmek isteyen insanlar yardım için belirli bir sistemin, adresin olmamasından yakınıyorlar. Yardım etmek isteyen insanların size ulaşabilecekleri herhangi bir hesap var mı?

Üç tarafımız IŞİD tarafından kuşatılmış ve diğer tarafta da Türkiye var. Türkiye sadece bazı yaralıların ve yardımların geçişine izin veriyor. Serbest bir şekilde hareket edemediğimiz için bu konularda bazı aksaklıklar yaşanıyor. Yakın bir zamanda bir hesap açılacak ve Kobanê kantonuna ve halkına yardım etmek isteyen insanlar bu hesap yoluyla bize ulaşabilecekler. Sadece Kürt halkı değil, insanlığa inanan herkes Kobanê’deki sivil insanlara destek çıkmalı.

Noel Bayramı ve Yeni Yıl yaklaşıyor. Bu konuda bir mesajınız var mı?

Bütün dünyanın Noel Bayramı’nı kutluyorum. Bu bayramı burada kutlamak isteyenler de vardı elbet fakat savaş var, IŞİD buna engel oldu. 2015 yılının barış ve kardeşlik yılı olmasını temenni ediyorum. Zulmün olmadığı, bütün halkların ve dinlerin bir arada, huzur içinde yaşayabileceği yeni bir yıl diliyorum. Sesimizi duyan herkes yeni yılda da Kobanê’deki direnişe sahip çıkmalı ve zaferden sonra kurulacak yeni bir Kobanê için elinden geldiğince yardımcı olmalı.

Kobanê’deki Son Durumu ve Mürşıtpınar’daki IŞİD Saldırılarını 3 Önemli Konukla Tartıştık

10813865_407421712748366_1817849044_o

Kobanê’de Son Durumu ve Mürşıtpınar’daki IŞİD Saldırılarını 3 Önemli Konukla Tartıştık

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

***

Sayın Enwer Mislim, yaklaşık üç aydır Kobanê’de çatışmalar devam ediyor, Kobanê’de şu an son durum ne?

Enwero

Enwer Mislim: Terör örgütü IŞİD yaklaşık üç aydır Kobanê’yi hedef almış durumda, burada bir katliam gerçekleştirmek istiyorlar. Kobanê kardeşliğin ve barışın sembolü bir şehir, bütün halklar, Ermeniler, Türkmenler, Araplar ve Kürtler beraber yaşıyordu. Suriye’deki diğer şehirlerden ayrılmak zorunda kalan herkes Kobanê’ye yönelmişti, herkes burada özgür bir şekilde dinini de yaşayabiliyordu. Buna tahammül edemeyen IŞİD’in Kobanê üzerindeki saldırıları devam ediyor. Her gün sivilleri hedef alan yüzlerce havan topu atıyorlar, bu şekilde evleri de yakıp yıkmak istiyorlar.

Doğu, güney ve batı, her üç cephede de bazı noktalarda IŞİD var, şehri tamamen ele geçirmek istiyorlar fakat bunu şimdiye kadar yapamadılar. Şehirde ilerlemek, sivillere zarar vermek için şimdiye kadar yaklaşık 26-27 büyük araçla intihar saldırısı düzenlediler. Fakat Kobanê’deki direniş, Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyonun hava saldırıları birlikte IŞİD’in üzerinde büyük bir baskı oluşturdular. Yine peşmergelerin de YPG’ye destek çıkmasının çok büyük bir faydası oldu.

Havan topu saldırılarının devam ettiğini belirttiniz. Kamuoyunda IŞİD’in ağır silahlarının etkisiz hale getirildiği konuşuluyordu. IŞİD’e yeni silahlar mı geldi yoksa sakladıkları bazı silahları mı çıkardılar? Bu konudaki yorumunuz ne?

Enwer Mislim: Herkes IŞİD’i iyi tanıyor, IŞİD mahalli bir örgüt değil. Büyük bir güç, çok sayıda savaşçısı var. Musul’daki, Rakka’daki ve diğer yerlerdeki silahları ele geçirdikten sonra çok daha büyük bir güç haline geldi. IŞİD’e her gün Tilabyad, Minbic, Rakka’dan takviye güç ve mühimmat geliyor. Patlatılan havan topları küçük bir arabayla getirilen az sayıda havan topu değil, sürekli gelen bir mühimmat desteği var. Savaşçılar ve silahlar bahsettiğim bu şehirlerden günlük olarak geliyor. IŞİD’in bir kırılmaya uğradığı doğrudur fakat bu destekten dolayı tehlike devam ediyor.

28 Kasım’dan bu yana, Mürşitpınar’dan bu tarafa geçirdiği zırhlı askeri araç dahil 8 araçla Kobanê’ye intihar saldırısı düzenlemiş IŞİD. Bu röportajımız sırasında da dahi sizin de duyduğunuz gibi havan topları saldırısı devam ediyor.

Mürşitpınar konusu kamuoyunda çok tartışıldı. Kimi kaynaklar Türkiye’nin IŞİD’in sınırı geçişine göz yumduğunu iddia ediyor, Türkiye’deki resmi kaynaklar iddiaları yalanlıyor. Siz bu konuda tam olarak ne söylüyorsunuz?

Enwer Mislim: Biz bunu sadece öylesine söz olarak söylemiyoruz, elimizde deliller var. Biz burada, kendi şehrimizde büyük bir mücadele sergileyerek şehrimizi koruyoruz. Doğu cephesinden IŞİD’in Kobanê’ye ulaşabilmesi için 2 kilometrelik mesafe var. Aynı şekilde güneyde 4 ve batıda da 7 kilometrelik bir mesafe söz konusu. IŞİD’in bizim tarafımızdan kapıya ulaşması aklı olan insanların kabul edebileceği bir şey değil. Araç ancak iki şekilde gelebilir oraya, ya uçak aracı sınır kapısına bırakacak ya da Türkiye toprakları kullanılacak. Türkiye topraklarının kullanıldığına tanıklık eden yüzlerce şahit var, bunun yanında görüntüler de var.

Türkiye hükümet olarak bu konuda net bir şey söylemeli. Biz Kobanê’deki kanton yetkilileri olarak bir araştırma komisyonunun oluşturulmasını istedik. Bağımsız kişilerden, siyasetçilerden, ya da insan hakları kuruluşları çalışanlarından oluşturulacak bir komisyon bu konuyu aydınlatmalı. Onlarca sivil şehit oldu, onlarca sivil yaralandı, onlarca ev yıkıldı. Oysa biz o kapıdan sadece insani yardım bekliyorduk. Bunun bir sorumlusu olmalı.

***

HDP Şırnak Milletvekili Sayın Faysal Sarıyıldız

Sayın Sarıyıldız, siz de uzun süredir Kobanê sınırındasınız. IŞİD’in Mürşitıpınar’daki sınır kapısını kullanarak Kobanê’ye saldırması hakkında neler diyeceksiniz?

Faysal Sarıyıldız sınırda Kobane'yi izlerken Foto: http://sanliurfaguncel.com/

Faysal Sarıyıldız sınırda Kobane’yi izlerken
Foto: http://sanliurfaguncel.com/

Faysal Sarıyıldız: Kobanê IŞİD çetelerine karşı yaklaşık üç aydır büyük bir mücadele örneği sergileyerek direniyor. Ayın 29’unda Kobanê’ye ahlaksızca, kalleşçe bir saldırı düzenlendi. Zaten şimdiye kadar Türkiye hükümeti IŞİD çeteleri ile işbirliği yapıyordu fakat ilk kez kendi topraklarını kullanmaları için açık bir şekilde zemin oluşturdular.

Kobanêli yetkililer Türkiye tarafından böyle bir saldırı beklemediklerini dile getiriyorlar. Yardım bekledikleri kapıdan IŞİD çeteleri geçmiş, milyonlarca Kürdün gözleri önünde yapılmış bu. Daha önce bunun gibi birçok şeyi reddeden Türk hükümeti bu geçişi de inkar ediyor.

Çözüm süreci görüşmelerinin olduğu bir dönemde böyle bir saldırının olması büyük bir sorun. Görüntülerden de anlaşılacağı üzere IŞİD’in aracı Türkiye toprakları üzerinden gelmiş. Gümrük kapısı 7/24 Türkiye hükümeti tarafından kamera ile kayıt altında. Sadece bu kamera kaydı değil, sınır kapısına 50 metre uzaklıktaki bir Türk zırhlı aracı kayıt için en iyi şekilde donatılmış, içinde termal kamera var. Oradan bir kedi geçtiğinde bir kuş uçtuğunda da kayıt altına alınabiliyor bu. Bunları kayıt altına alabilen bir kamera bir zırhlı aracı ve kapıdan geçen 50’ye yakın IŞİD üyesini de kayıt altına almıştır elbette ki.

***

Kobanê’den tanınmış gazeteci Mustafa Bali

Sayın Bal, siz şu an Kobanê’de olan bir gazeteci olarak Mürşitpınar sınır kapısındaki patlamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mustafa Bali

Mustafa Bali

Mustafa Bali: Sanılanın aksine Türkiye gizli bir şekilde değil, uzun bir süredir çok açık bir şekilde IŞİD’e destek veriyor. Bunu kanıtlayan birçok şey var. Türkiye sınırda kameralar ile her şeyi takip ediyor. Sınırın diğer tarafına geçmek isteyip doğum yapmak isteyen hamile bir Kürt kadını kamera kayıtlarıyla tespit ederek işkence eden Türkiye nasıl oluyor da kendi topraklarından Kobanê’ye geçen bir zırhlı aracı ve 50 IŞİD çetesini görmüyor?

IŞİD Türkiye tarafında iki köyü kontrolü altına alarak Kobanê’ye saldırdı ve hemen belirteyim, Mürşitpınar sınır kapısındaki patlamada yaralanan insanlar Türkiye’de şu an gözaltındalar. Patlamaya tanıklık eden bu insanları Türkiye bilinçli bir şekilde gözaltına aldı. Çünkü Türkiye’ye karşı açılacak bir davada bu insanlar olayın şahitleri.

Patlamayı yapan zırhlı araç Türkiye topraklarından geldi. Sınır kapısında bekleyen doktorlar ve çalışan diğer siviller aracın yaralıları götürmeye geldiğini düşünüyordu. Çünkü ambulans da saatlerce kapıda bekletiliyordu, yaralıların taşınmasına kolay kolay izin verilmiyordu. Havadaki kuşların aşamadığı bir kapıdan bir zırhlı araç nasıl geçiyor?

Zaten patlamadan sonra çatışmalar Türkiye tarafındaki kapıda devam etti, Kobanê tarafındaki kapıda değil. Türk basınında Kobanê’deki sınır kapısının IŞİD’in eline kontrolü altına geçtiği yönünde haberler yayıldı o sırada, fakat bu gerçeği yansıtmıyordu. Burada basında çalışan arkadaşlarımızın kaydettiği görüntüler var. YPG Mürşitpınar köyüne müdahalede bulundu ve orada IŞİD çeteleri öldürüldü. Yine Türk askerlerinin IŞİD çeteleri ile beraber cesetleri oradan nasıl kaldırdığını gösteren görüntüler de var elimizde. Yani IŞİD Türkiye’ye açık açık destek veriyor, bunu herkes biliyor artık.

Sayın Enwer Mislim daha önce yaptığımız röportajların çoğunda Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak istediğinizi belirtmiştiniz. Sizce Türkiye şimdi neden böyle bir tutum sergiliyor ve Türkiye ile iyi bir ilişki kurulması için neler yapılmalı?

Enwer Mislim: Kobanê direniş sadece Kürtler ve Kobanê için sergilenen bir direniş değil. Amerika’dan, Avrupa’ya, Avustralya’ya, büyük küçük, çocuk yaşlı demeden bütün dünya Kobanê’ye destek verdi. Bu Kobanê’de teröre karşı sergilenen direnişin insani bir direniş olduğunun en büyük kanıtı. Türkiye sözlü olarak bir şeyler yaptı belki fakat biz pratikte açıkçası daha çok şey umuyorduk. Ortadoğu’da yaşayan Kürtler, Türkler ve Araplar için Türkiye daha önemli bir rol oynamalıydı. Herkes biliyor, Kobanê’ye geçen yüzlerce IŞİD savaşçısı Türkiye toprakları üzerinden geçti. Türkiye ile yüzyıllardır komşuyuz, yüzyıllardır beraber yaşıyoruz. Farklı yerlerden gelip bu coğrafyada katliamlar gerçekleştirmek isteyen bir terör örgütüne karşı Türkiye daha farklı bir tutum sergilemeliydi. Daha önce de belirttiğimiz gibi, IŞİD militanlarının Türkiye topraklarını kullanması tehlikeli bir şey. Sınır kapısındaki patlama bir an önce aydınlatılmalı ve Türkiye’deki yetkililer ile önümüzdeki IŞİD terör üzerine görüşmeler yapabilmeliyiz.

Peki, Sayın Sarıyıldız, Sayın Mislim’ın dediklerini duydunuz. Siz Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Faysal Sarıyıldız: Türk hükümeti daha ilk günden Kobanê’nin düşmesi üzerine planlar kuruyordu. Sözde Kobanê düşerse daha güçlü bir hale gelecek ve sömürü politikalarını devam ettirecekti. Fakat Kürt halk önder Sayın Abdullah Öcalan’ın öncülüğünü ettiği Kürt mücadelesi güçlendi. Kobanê artık bir başka ölçüt, yani sadece birkaç karış toprağın ya da birkaç bin kişinin özgürlüğü değil, başka bir şey. Kürt halkının kaderi Kobanê’ye bağlanmış durumda. Türk hükümeti Kobanê’nin düşmesi durumunda Kürt halkının özgürlük mücadelesinin büyük bir darbe alacağını hesaplıyor.

Hepimiz hatırlıyoruz, IŞİD saldırılarının ilk haftalarında Erdoğan Kilis’te ‘’Kobanê de düştü düşecek’’ dedi. Bu onların hayal ettiği bir şeydi, çünkü IŞİD’e büyük bir destek sağlıyorlardı. Kürt halkının böylesine onurlu bir mücadele sergileyeceğini düşünemediler. Türk hükümetinin Kobanê üzerinden yapmış olduğu planlar suya düşmüş olmasına rağmen hala Kobanê’nin düşmesini dört gözle bekliyorlar. IŞİD’e artık apaçık şekilde verdikleri destek biraz da duydukları öfke ile alakalı bir şey, çünkü Kobanê düşmedi. Onlar Kobanê direnişi zaferle sonuçlanırsa adım atmak zorunda kalacaklarını biliyorlar. Yani işgalci, son dönemde sürdürülen politikalarından vazgeçmek istemedikleri için bu şekilde davranıyorlar.

HDP olarak hükümetle bu konudaki görüşmeleriniz oldu mu son dönemde?

Faysal Sarıyıldız: IŞİD Kobanê’ye saldırmaya başlayınca Kürdistan’ın kuzeyinden on binlerce insan sınıra doğru aktı. Çünkü AKP hükümetinin tutumunu çok iyi biliyorlardı. Kobanê üç taraftan kuşatıldıktan sonra hükümetin de dördüncü tarafta zorluk çıkarıp Rojava devrimini Kobanê üzerinden boğmaya çalışacağı açık bir şekilde anlaşılıyordu. Sınıra doğru akan insanlara pervasızca saldırdı Türk askeri ve polisi. Gözaltı ve baskılara rağmen Kürt halkı orayı terk etmedi. Biz de HDP olarak elbette halkımızın yanındayız. Halkımız istekleri doğrultusunda hareket edeceğiz.

Bu saatten sonra Kobanê bizim için de belirleyici bir rol oynamakta. Eğer AKP hükümeti Kobanê’ye yönelik tutumunu değiştirmezse barış süreci görüşmelerinde de önemli adım atılmayacak. Yani barış görüşmelerinin mihenk taşı Kobanê’dir. Kobanê düşmanlığı yapan bir devlet barış görüşmeleri için nasıl dost olabilir? Kobanê için söylenecek, bizi kandırmaya yönelik laflara ihtiyacımız yok. Biz artık pratikte bir şey istiyoruz. Üç aydır bütün dünya Kobanê’deki siviller için bir güvenlik koridorunun açılmasını dillendiriyor, Türkiye gitti IŞİD çetelerine güvenlik koridoru açtı. Türkiye bu yanlış tutumunu bir an önce değiştirmeli.

Sayın Enwer Mislim, önceki gün ABD’nin Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Washington’da yaptığı konuşmasında Kobanê’ye değindi ve Kürt kadın savaşçıları övdü, YPJ’den bahsetti. Onun Kobanê hakkındaki konuşmasını ve genel olarak Amerikan halkının desteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Sadece destek olarak değil, direnişte de Amerikan halkının da payı da var. Pentagon, başkan ve siyasi şahıslar da desteklerini belirttiler. Sayın Hillary Clinton’un Kobanê hakkında söylediği sözler beklediğimiz sözlerdi. Bu uluslararası güçleri teröre karşı birbirine yaklaştırdığı için buna olumlu bakıyoruz. Burada direnen savaşan arkadaşlarımız Amerikan halkının sunduğu destek için teşekkürlerini sunuyorlar.

Kobanê’deki tehlike devam ettiği için daha fazla destek umuyoruz açıkçası. Çocukların, kadınların ve yaşlıların aralarında bulunduğu binlerce sivil yaşıyor burada. Acil olarak bir insani koridorunun açılmasını istiyoruz. Üç aydır bunu dile getiriyoruz. Çünkü su yok, elektrik yok, temel ve tibbi ihtiyaçlar yok. Zaten IŞİD çeteleri sağlık çalışmalarını yürüttüğümüz yerleri hedef alarak patlamalar gerçekleştirdi. YPG ve özellikle de YPJ’ye büyük bir destek verilmeli. YPJ ki IŞİD terörüne karşı hafif silahlarla direniyor. IŞİD’e karşı savaşan bu kadınlar bütün dünya kadınlarını temsil ediyor. Kazanacağımıza inanıyoruz, Kobanê’ye destek veren herkes kazanacak.

Sayın Bali, Amerika’nın iki büyük kanalı CNN ve NBC Kobanê’ye ulaştılar. Her iki kanalın da paylaştığı görüntüler kamuoyunda çok konuşuldu, büyük bir etki yarattı. Dış basının Kobanê’ye ilgilenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Kürt gazeteciler olarak onlara nasıl yardım ediyorsunuz?

Mustafa Bali: Kobanê’deki direniş karanlığa karşı aydınlık direnişi. Galileo’nun, Dante’nin kendi dönemlerinde başlattıkları aydınlanma mücadelesi bugün Kobanê’de devam ediyor. Dünyanın neresinde olursa olsun aydınlanma taraftarı herkes bu direnişe bir sorumlulukla sahip çıkmalı. Burada yürütülen mücadele sadece askeri bir mücadele değil çünkü. Ki zaten IŞİD gibi karanlık güçler ancak askeri mücadele ile durdurulabilir. Batı medeniyetleri, Avrupa ve Amerika’da yaşayan insanlar IŞİD’i yakından tanımıyor olabilir henüz. Bunun için biz gazetecilerin vazifesi burada yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermek, bütün dünyaya duyurmak.

İnsanlar Kobanê’deki direnişin sadece Kürtler için bütün halkların geleceği için sergilendiğini bilmeli. Biz başka bir yere kaçsaydık zaten IŞİD yine gelip savaşacaktı bizimle, sadece bir gazeteci olarak değil bir Kobanêli vatandaş olarak da biz bu sorunu burada halletmeye karar verdik. Bu sorun Avrupa’ya da Amerika’ya da sıçrasın istemiyoruz, bunu burada bitirmek istiyoruz. Bunun için de bütün dünya basınını buraya davet ediyoruz, gelip gerçeği kendi gözleriyle görsünler. İnsanın özgür fikirlerine saldırmak isteyen IŞİD’e karşı insanlarımızın nasıl direndiğini yazmalı, görüntülemeliler. Gelen basın mensuplarına yaşadığımız şeyleri dünyaya duyurdukları için çok teşekkür ediyoruz.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Kobanê şu an kış mevsimini tam anlamıyla yaşıyor. Geçen yıl bu vakitler sobanın başında oyuncaklarıyla oynayan,  okula giden, hayalleri olan çocuklar şimdi Kobanê sokaklarında çıplak ayakla geziyorlar. IŞİD’in saldırılarından en çok onlar etkilendi. Sokaklarda bazen boş mermilerle oyun oynayan çocukları görünce ağlamaklı oluyor insan. Uluslararası yardım kuruluşları, insan hakları örgütleri, Birleşmiş Milletler ve demokrat ülkeler bu çocuklar için bir sorumluluk ruhuyla bir şeyler yapmalılar. Herkes bir güvenlik koridorunun oluşturulması için elinden gelen her şeyi yapmalı.

Sayın Mislim, Kürdistan Bölgesi’nden de yol ulaştığı için Cezire Kantonu’na birçok heyet gidiyor. Oradan görüştüğümüz kaynaklar Kobanê’deki direnişten sonra gelip giden heyet sayısında bir artış olduğunu belirtiyorlar. Kobanê’nin Kürtleri bütün dünyaya tanıttığını sıkça dillendiriliyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Enwer Mislim: Kapılarımız bütün siyasetçi ve gazetecilere açık, herkes gelebilir. Fakat savaş şartları ve sınır kapısından dolayı bazı güçlükler yaşanıyor. Buraya ulaşan gazeteciler, sivilleri, YPG’nin direnişini, peşmergenin ve koalisyon güçlerinin YPG’ye desteğini ve IŞİD’in estirdiği terörü gördüler, bunu bütün dünyaya duyurdular. Bu konuda hem bizim içimiz hem de dünya kamuoyunun içi rahatladı. Bu konuda pek bir şey söylemek istemiyorum, gelmek isteyen herkes gelip bütün dünyaya göstersin burada yaşananları.

Biz bütün dünyaya sesleniyoruz zaten, fakat Kürdistan halklarının özel bir yeri var. Onlar Kobanê için daha büyük bir yükün altındalar, daha büyük bir sorumluluk sahibiler, daha çok çalışmalılar, daha çok aktif olmalılar.

YPG Komutanı Koçer: YPG’ye Yabacı Katılımların Artacağını Düşünüyoruz

Hisên Koçer

YPG Komutanı Hisên Koçer Foto: Hawar News

YPG’nin önemli isimlerinden Serekaniye bölgesi komutanlarından Hüseyin Koçer’e yabancıların kendilerine katılımlarıyla ilgili görüşlerini sorduk.

Mutlu Çiviroğlu

***

Kobanê’de iki ayı aşkın bir süredir bir direniş sayesinde YPG artık uluslararası alanda tanınan bir güç.Bununla birlikte Amerika’dan, İngiltere, Hollanda ve Avusturya vb. yerlerden gelip YPG’ye katılan insanalr var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YPG şu an tüm dünyayı hedef alan terör örgütü IŞİD’e karşı karada savaşan tek güç. YPG, bu terör örgütüne karşı mücadele ederken bütün insanlık için mücadele ediyor. YPG’yi tanıyıp takip eden birçok barışçı, demokrat insan, Amerikan, Fransız, İngiliz, Türk, hatta İsrail’den kadınlar gelip YPG’ye katılıyor. Bu gücü toplum değerlerini ve iradesini koruyan bir güç olarak görüyorlar, bunun için sempati duyup destek veriyorlar. Yani YPG onları her konuda temsil eden bir güç.

Herkes YPG’nin onların değerleri için, kardeşlik ve barış için savaştığını biliyor, bunun için YPG saflarında savaşmak, bu mücadelede katkıları olsun istiyorlar. Nasıl ki YPG bütün dünyada bilinen bir güç olmuşsa, onlar da YPG’ye katıldıkları zaman kendi ülkelerinde tanınıyor ve büyük bir saygı görüyorlar.

YPG’ye katılan yabancı sayısı gözle görülür sayıda ve bunlar insanlık için, kendi toplumsal değerleri için savaşıyorlar. Elimize ulaşan bilgilere göre Avrupa’dan Amerika’dan hatta Çin’den birçok kişi bize katılmak istiyor. İnternet üzerinden arkadaşlarımızla iletişim kuruyorlar fakat bize ulaşacakları yollarda biraz sıkıntı var. Yine de bu sayının önümüzdeki günlerde daha da fazla olacağı kanısındayız.

PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah: Saldırıyı Düzenleyen Araç Türkiye Tarafından Geldi

Asya PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Kanton Başbakanı Enwer Mislim ve Kanton Dışişleri Bakanı İbrahim Kurdo

PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Kanton Başbakanı Enwer Mislim ve Kanton Dışişleri Bakanı İbrahim Kurdo

Saldırıların başından beri Kobanê’de bulunan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Asya Abdullah ile telefon görüşmesi yaptık ve bugünkü saldırılar hakkında görüşlerini sorduk.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Abdullah, IŞİD bugün bir takım saldırılarda bulundu. Neler söylemek istersiniz?

Kobane sınırları içerisinde patlamanın olduğu noktaya ulaşan herhangi bir yol yok, sadece Türkiye kapısından giriş yapılabiliyor oraya. İntihar saldırısı düzenleyen aracın Türkiye tarafından geldiğine yüzde yüz eminiz.

Çok net görüntüler var. Daha önce Tilşehir taraflarında da benzer görüntüler kaydedilmişti: IŞİD çeteleri Türkiye tarafından Kobanê’ye saldırıyorlar.

IŞİD’in Türkiye topraklarında rahat bir şekilde hareket etmesi Türkiye için hem siyasi olarak hem de güvenlik olarak büyük bir tehlike. Bu konuda Türk yetkililerinden açıklama bekliyoruz.

Birkaç önce Rakka’dan onlara büyük bir takviye güç gelmişti. İçerdeki saldırılarda püskürtüldükleri için bu sefer dışardan saldırmayı denediler.

Dünyanın Kobanê için ayağa kalkmasını kabul edemeyenler “Kobanê’de durum iyi” diyor, burada yaşayan sivillerin üzerindeki tehlike hala devam ediyor.

Türkiye’nin koalisyonda yer almaması akıllara soru işareti getirmişti. Biz Türkiye’ye karşı değiliz, Türkiye ile sorunumuz yok. Tek bir sorumuz var Türkiye’ye eğer IŞİD’e karşı olduklarını söylüyorlarsa neden IŞİD’in topraklarını kullanmasına izin veriyorlar.

Önümüzdeki günlerde bir açıklama yapmayı düşünüyoruz. Kobanê’deki direniş bir insanlık direnişidir ve kimse bu direniş üzerinden siyasi hesaplar yapmamalı.

IŞİD’in Türkiye topraklarından Kobanê’ye saldırması, Türkiye’nin koalisyona karşı olduğunu gösteriyor. Koalisyon IŞİD’e karşı savaşırken Türkiye, IŞİD’in topraklarını kullanmasına izin veriyor.

1 Kasım’da bütün dünyadaki yüzbinlerce demokrat insan Kobanê’ye sahip çıktı. Türkiye bu tutumuyla bu demokrat insanların hepsine karşı çıkıyor.

Bugün çok şiddetli çatışmalar yaşandı. YPG şehitler ve yaralılar hakkında yarın gerekli açıklamayı yapacak.

Gazeteci Bali: Kobanê’nin Tamamen Kurtarıldığı Haberleri Doğru Değil

Kobanê’nin uğradığı yıkımı gözler önüne seren bir kare  Foto: Mislim Nabo

Kobanê’nin uğradığı yıkımı gözler önüne seren bir kare Foto: Mislim Nabo

Sayın Mustafa Bali, şu an Kobanê’de olan bir gazeteci olarak orada yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyorsunuz. Kobanê’nin IŞİD’ten tamamen kurtarıldığı yönünde haberler yer alıyor medyada. Doğru mu bu haberler?

Direnişin sembolü olan Kobanê, 75. gününde de direnmeye devam ediyor. Kobanê’nin tamamen kurtarıldığı yönünde çıkan haberler asla doğru değil. Bu yalan, yanlış haberler, Kobanê’ye karşı yürütülen sinsi planın bir parçası bence. Özellikle Türk medyası bu tür haberler yaydı. Sayın Erdoğan ve Davutoğlu’nun ‘’Kobanê’de durum iyi’’ şeklinde açıklamaları oldu. Birkaç defa IŞİD’in Kobanê’den çekilip Halep’e yöneldiğini belirttiler. Bu şekilde Kobanê’yi gündemden çıkarıp Halep’i gündeme taşıyacaklardı.

Mustafa Bali

Mustafa Bali

Şu an Kobanê’de olan biri olarak bu tür haberler yayan medya çalışanlarına şunları sormak istiyorum: Kobanê’de durum iyiyse, tehlike kalmamış ve IŞİD tamamen çekilmişse neden medya olarak Kobanê’ye gelmiyorsunuz? Neden yüz binlerce insanımız ülkenin kuzeyinde mülteci kamplarında kalıyor hala?

Her gün onlarca havan topu evleri hedef alıyor ve sivil insanlar yaralanıyor. Kobanê’de büyük bir direnişin sergilendiği doğrudur, yine aynı şekilde YPG ve YPJ güçlerinin inisiyatifi ele geçirdiği doğrudur. Fakat IŞİD hala Kobanê’de ve sokak aralarında Kürt halkına karşı savaşmaya devam ediyor. IŞİD daha birkaç saat önce Mürşitpınar Sınır Kapısını ele geçirmek için saldırılar düzenledi. Çatışmalar Kobanê’de başladığı günden beri IŞİD kapı için hemen hemen her gün bunu yaptı. Bu kapı Kobanê’nin tam orta yerinde. Eğer IŞİD Kobanê’den çekilmişse bu kapıya nasıl saldırıyor peki?

Türk medyası bu tür haberler yayıyor diyorsunuz fakat Kürt medyasında da bu tür haberler çıkıyor?

Medyanın Kürt medyası ya da Türk medyası olduğu anlamak için dil yeterli bir ölçüt değil. Kobanê’de çatışmalar başladığında Kürt medyası oldukları halde bazı yayın organları ‘yenilgi haberleri’ yayıyorlardı. Kürtçe yazdıkları halde, Kobanê’yi santim santim ölçüp ‘’Kobanê’nin düşmesine 1-2 km kaldı’’ gibi şeyler yazıp, çizdi sözünü ettiğim bu Kürt yayın organları. Demek istediğim basının dilinin Kürtçe olması, bahsettiğimiz basının Kürt olması için ölçüt değil. Kobanê’deki acıya ve direnişe sahip çıkan basın ancak Kürt basını olabilir, moral gerekirken moral bozucu haberler yayan, yardım gerektiğinde de Kobanê’de durumun sakin ve çok iyi olduğunu yazanlar değil.

Uluslararası güçler Kobanê’ye yardım ediyorlar, daha birçok ülke Kobanê’ye yardım etmek istiyorlar. Kobanê’de durumun iyi olduğu yönünde çıkan haberleri okurlarsa neden Kobanê’ye yardım etsinler ki? Dediğim gibi Sayın Erdoğan ve Davutoğlu, IŞİD’in Kobanê’den çekilip Halep’e yöneldiği şeklinde şeyler söyleyip Kobanê’yi gündemden düşürmek istediler. Bazı medya kuruluşları da bilinçsizce erken zafer haberleri duyurmaya çalışıyorlar. Genel olarak değerlendirdiğimizde bu Kobanê’nin tamamen kurtarıldığı gibi anlaşılıyor ki bu gerçeği yansıtmıyor, tehlike ve çatışmalar devam ediyor.

Kobanê’nin uğradığı yıkımı gözler önüne seren bir kare  Foto: Mislim Nabo

Kobanê’nin uğradığı yıkımı gözler önüne seren bir kare Foto: Mislim Nabo

Bir ses duydum şimdi, saldırı mı oldu yine [Görüşme sırasında patlama sesi duyuldu]?

Bakın siz de duydunuz, neredeyse her beş dakikada bir yanı başımıza bir havan topu düşüyor. Kobanê’de yaşayan sivilleriz ve bu saldırılar bizi hedef alıyor. Şu an yanımda olan onlarca sivil, köşelere sığınıp kendilerini Kobanê’nin doğusundan batısına atılan bu havan toplarından korumaya çalışıyor.

Havan topları dışında IŞİD başka nelerle Kobanê’ye saldırıyor?

IŞİD Kobanê’ye saldırırken her türlü askeri araçları kullanıyor. Bunun dışında Doçka, Kalaşnikof, Biksi, el bombası ve intihar saldırılarıyla Kobanê’ye saldırıyor. Herkesin merak ettiği bir şey var: Bütün bu hava saldırılarına rağmen neden IŞİD bir türlü Kobanê’de bitmiyor? IŞİD’i Kobanê’den oda oda çıkarmak lazım, sokak sokak değil. IŞİD ulaştığı her yere bomba ve mayın döşemiş, bu yerleri talan etmiş, yakmış yıkmış. Öyle kolay bir şey değil bu. NATO gibi bir güç Musul’un IŞİD’ten temizlenmesinin iki yıl sürebileceğini belirtiyor. Kobanê’deki direniş ise sadece birkaç Kalaşnikofla sergilendi. Direnen savaşçılar iradelerine inandıkları için direnmeye devam ediyorlar. IŞİD’in elinde askeri ve teknik olarak büyük imkanlar var ve bu tekniklerle Kobanê’ye saldırıyorlar.

Kobanê’nin uğradığı yıkımı gözler önüne seren bir kare  Foto: Mislim Nabo

Kobanê’nin uğradığı yıkımı gözler önüne seren bir kare Foto: Mislim Nabo

Geçen hafta öne çıkan haberlerin arasında YPG’nin IŞİD’e takviye güçlerin geldiği yolları kontrol altına aldığı vardı. Bu haberin aslı nedir? Kobanê’ye komşu şehirlerden, Tilabyad, Rakka ve Cerablus’tan IŞİD’e hala takviye güçler geliyor mu?

YPG bir haftadan uzun bir süredir Kobanê’nin köylerinde gerilla taktiğiyle savaşıyor. Bu taktik tabi ki IŞİD’in üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor. Yollardan Kobanê’ye eskisi gibi ulaşamadıkları doğru yani. Fakat bu yolların tamamen kontrol altına alındığı, bu yollardan artık IŞİD’e takviye güçlerin gelmeyeceği şeklinde anlaşılmamalı. Her gün farklı yollardan, araçlarla IŞİD’e takviye güçler geliyor. Röportaj sırasında iki defa duyduğunuz havan toplarını buraya taşırken büyük araçlar kullanıyorlar. Her gün 30 ile 40 arası havan topu atıyorlar. Bu, her gün cephane desteğinin gelmesi demek.

Yine bunun dışında her gün onlarca IŞİD çetesi öldürülüyor, eğer takviye güçler gelmeseydi şimdiye kadar Kobanê IŞİD’ten temizlenmişti. Minbic, Tilabyad ve Rakka’daki kaynaklarımızdan elimize ulaşan bilgilere göre her gün IŞİD’e her gün takviye güçler gönderiliyor. Özellikle Rakka’dan Tilabyad’a, oradan da Kobanê’ye geliyorlar.

Peki, Kobanê’de olan ve sınırda bekleyen binlerce sivilin durumu ne? Çetin kış şartlarında nasıl yaşayacaklar?

Kobanê’de kalan ve sınırda bekleyen sivillerin durumunu nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum. Her gün ölümle yüz yüze kalarak hayatta kalmaya çalışıyorlar. Kış şartlarından önce, havan toplarıyla, askeri araçlarla, bir intihar saldırısında ölme tehlikesi varken bugün soğuktan donarak ölme tehlikesi var. Bu sivillerin sudan gıda malzemelerine, kışlık malzemeler ve yakıta kadar her şeye ihtiyacı var. Özellikle de yakıt ihtiyacı önemli. Kobanê’de yakıt yok ve Türkiye yakıt geçişine izin vermiyor. Bunun için herkes elinden ne geliyorsa yapmalı ve bu sivillere sahip çıkmalı. Kobanê’de yürürken çıplak ayaklarla sulu, çamurlu yerlerde yürüyen onlarca sivil görüyorum.

Daha önce kanton yetkililerinin dile getirdiği gibi Birleşmiş Milletler gözetiminde bir güvenlik koridoru oluşturulmalı. Yine, Mürşitpınar kapısından yardımlar gelirken Türkiye’nin çok zorluk çıkardığını da söylemek lazım. Bir yardım arabasını bu tarafa geçirmek için sınırın diğer tarafında insanlarımız günlerce bekliyor. Yaralılarımızın geçişinde de aynı problemi çıkarıyor Türkiye, sınır kapısında ambulansları saatlerce beklerken şehit düşüyorlar. Bütün uluslararası yardım kuruluşlarına buradaki sivillere yardım etmeleri için sizin yolunuzla bir kez daha sesleniyoruz.

Enwer Mislim: Kobanê’deki Direnişte Bizi Destekleyen Herkesin Payı Var

Enwer_Mislim

Kobanê Kantonu Başbakanı Enwer Mislim ile bölgedeki son durumu ve Irak Kürdistan Bölgesi’ne yaptığı ziyareti görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Enwer Mislim, birkaç gündür Irak Kürdistan Bölgesi’ndeydiniz. Bu ziyareti konuşmadan önce, Kobanê’deki son durumu sormak istiyorum: İki gündür YPG’nin ilerleme kaydettiği ve yeni yerleri kontrolü altına aldığı yönünde haberler geliyor. Kobanê’de şimdi durum ne?

Kobanê’deki direniş ikinci ayını geride bıraktı. Geçen süre zarfında, YPG koalisyon güçlerinin de desteğiyle IŞİD’in ağır terör saldırıları karşısında etkili bir mücadele verebildi. Savaş uçakları, IŞİD mevzilerini ve onların ağır silahlarını bombaladı. Bu hava saldırıları YPG’ye moral olurken IŞİD’in de gücünü azalttı. Son birkaç gündür bir ilerlemenin kaydedildiği doğrudur. YPG’li arkadaşlarımız Kobanê’nin doğusunda 5 mahalleyi IŞİD’ten geri aldılar. Yine aynı şekilde Kobanê’nin güneyinde de arkadaşlarımız ilerlemiş durumda. Fakat siviller ve şehir üzerindeki tehlike devam ediyor. IŞİD bir kırılmaya uğradığı için bu direniş şehrini yakıp yıkmak ve büyük bir kinle de sivilleri öldürmek istiyor. Bunlara karşı, YPG, peşmerge gücü, ÖSO’nun yerdeki saldırıları ve koalisyonun etkili hava saldırıları var, bunun için durum genel olarak iyi diyebiliriz. Yakın bir zamanda Kobanê direnişinin zaferle sonuçlanacağına inanıyoruz.

Son iki üç gündür Kobanê ile yaptığımız görüşmelerde morallerin iyi olduğunu fark ettik. Sizin sesinizde hep bir umut vardı, sesinizden bu sefer daha da umutlu olduğunuz anlaşılıyor, doğru mu?

Hangi renkten, hangi ırktan olurlarsa olsunlar, bütün Amerikalı ve Avrupalı kardeşlerimiz, bütün dünya, IŞİD terörüne karşı hep birlikte YPG’ye sahip çıktılar. Bu bizi elbette ki mutlu etti ve bize umut verdi. Bunun için Kobanê’deki direnişte bize destek çıkan herkesin payı var diyoruz ve bu destekle YPG’nin ilerleme kaydetmesi insanı gerçekten sevindirip onurlandırıyor.

Peki, Kürdistan Bölgesi’ne yaptığınız ziyarette neler yaşandı? Bir konferansa davet edilmiştiniz, Kürdistan Bölge medyası, siyasetçileri ve halkı sizi nasıl karşıladı?

Hewler’de düzenlene MERI Forum 2014 Konferansı’ına Kobanê Kantonu başkanlığı olarak bizi davet ettiler. Biz de gidip konferansa katıldık. Ortadoğu’da barış ve eşitlik konulu bir konferanstı. Irak, Suriye ve Türkiye gibi ülkelerden gelen katılımcılar daha çok bu konular üzerinde durdular zaten. Kürdistan’ın kuzeyindeki barış süreci üzerinde de durdular. IŞİD terörüne karşı yürütülen mücadele Kobanê örneği de konuşuldu. Eğer her taraf Kobanê gibi direnirse IŞİD’in hiçbir tarafta ilerleyemeyeceği söylendi. Hem siyasi, hem hükümet hem de bağımsız bütün yetkililer ile görüştük. Amerika, İngiltere ve Türkiye’den gelen stratejik araştırmalar kurumları ile de görüştük. Bütün dünya teröre karşı bir şeyler yapmak istiyor. Kürt halkının hakları ve Suriye’de, Irak’ta ve Kürdistan’ın kuzeyinde yaşayan azınlıkların hakları için de bir şeyler yapmak istiyorlar, genel olarak bu konular üzerinde duruldu.

Bazı yetkililer ile görüştüğünüzü belirttiniz, kimlerle görüştüğünüzü söyleyebilir misiniz?

Irak Cumhurbaşkanı Sayın Fuad Masum ile görüştük. Sayın Masum Kobanê’yi desteklediğini belirterek Kobanê’nin IŞİD’den çektiği sıkıntının aynısını Irak’ın da çektiğini söyledi.

state8654 (1)

Eski Irak cumhurbaşkanı Sayın Mam Celal ile görüştük. O da aynı şekilde Kobanê’ye desteklerini sundu.

talab

Hero Talabani,  Dr Behram Salih ve YNK’nin bütün yetkilileri ile de görüştük. Goran Hareketi lideri Noşirvan Mustafa görüştük. Yine Cemil Bayık ile de bir araya geldik. Hepsi bizi desteklediklerini açıkladılar.

Ayıca, Kürdistan Parlamentosu’nda da görüşmeler gerçekleştirdik. Kobanê’ye gönderilen peşmerge desteği için parlamentoya teşekkürlerimizi sunduk. Parlamentodaki bütün partilerin yetkilileri ile görüştük. Bir kez daha gördük ki tüm Kürdistani güçler Kobanê’ye destek veriyor. Görüştüğümüz Kürdistani güçlerin hepsi teröre karşı çıkıyor, Kobanê’ye destek çıkıyor ve insanlık için bütün dünyada barışı savunuyorlardı. Bazı Amerika ve Avrupa ülkelerinin yetkilileri ile de görüştük, onlar da Kobanê’yi desteklediklerini bizlere ilettiler.

Bahsettiğiniz bu Amerikalı ve Avrupalı yetkililer Kobanê’deki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorlar? Bir yardım talebinde bulundunuz mu, pratikte bir şey yapmak istiyorlar mı?

Kobanê’de yaşanan gelişmeleri, IŞİD’in estirdiği terörü herkes yakından takip ediyor. Teröre karşı bütün dünya bir olmak istiyor. Kobanê sekiz aydır teröre karşı pratikte mücadele ediyor. Görüştüğümüz Amerikalı ve Avrupalı yetkililere Kobanê’nin sadece bölgeyi değil bütün dünyayı hedef alan bir terör örgütüne karşı savaştığını belirttik. Herkes Kobanê’ye destek çıkmalı dedik, güvenlik koridoru isteğimizi yineledik. Yine yerlerini, yurtlarını terk eden insanları çetin kış şartlarının beklediğini söyledik. Her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını, Kobanê’deki zaferden sonra da ekonomik, tıbbi, her konuda daha fazla yardım edebileceklerini belirttiler.

Kürdistan Bölgesi başkanı Sayın Mesut Barzani ile neden görüşmediniz peki, bir sebebi var mı?

Kürdistan Bölgesi’inde de savaş var, herkes IŞİD’in oraya saldırdığını da biliyor. Sayın Barzani savaş cephesindeydi, bizim de zamanımız kısıtlı olduğu için görüşme imkanımız olmadı. Fakat bütün siyasi partilerin yetkilileri olduğu gibi KDP ile de görüştük.

Biraz da Twitter üzeri okuyuculardan gelen soruları sormak istiyorum. 200 ENKS savaşçısının Kobanê’ye geçeceği söyleniyor. Kimi iddialara göre kanton yetkilileri ya da YPG onların geçişine izin vermiyor. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Biz herkesin Kobanê’deki savunmaya katılmasını istiyoruz. Biz Kürdistan’ın her tarafındaki güçleri YPG’ye destek vermeye çağırdık. ENKS Rojava’daki bir güç, zaten bize destek çıkmalı. 200 kişilik gücün Kobanê’nin dışında değil, Kobanê’de olması lazımdı şimdi. Duhok Anlaşması bu tür askeri şeylere çözüm getirmiş. Kantondaki askeri şeyler YPG ile ilgili şeyler. Yani kantondaki siyasi parti yetkililerinin ENKS savaşçılarının geçişine izin vermediği gerçeği yansıtmıyor. Silah kullanabilen herkesi kendi toprağını ve onurunu koruması için Kobanê’ye davet ediyoruz. Ne yazık ki YPG dışında kimse Kobanê’de kalmadı. Fakat biz yine de tekrar ediyoruz, herkes Kobanê’yi savunmaya gelebilir. Fakat dışardan özel bir güç kabul edilemez, çünkü iki ordunun olması kabul edilemez. YPG’de yer alabilirler, çünkü YPG siyasi bir güç değil. YPG Kobanê kantonunu ve Rojava’yı savunan bir güç ve Suriye’nin gelecekteki temel güçlerinden biri.

Yani ENKS üyeleri YPG’nin adı altında savaşmak istemiyorlar, doğru mu?

ypj row

Evet, doğru ne yazık ki. Burada bir şey belirtmek istiyorum: Peşmerge güçleri burada YPG’ye ve Kobanê’ye destek çıkıyor ve herhangi bir anlaşmazlık yaşanmıyor. Suvar Rakka, Cephetul Ekrad, Şemsi Şimal gruplarının savaşçıları da burada. Bu güçler dışardan gelip Kobanê’ye destek çıktılar. Kobanê gençlerinin ‘dışardan bir güç olarak burayı savunuyoruz’ demelerini gerek yok, zaten YPG içinde yer almalılar. Eğer farklı bir güç olmakta diretirlerse bu ilerisi için iyi olmaz, kötü sonuçlar doğurur. Tekrar ediyoruz, YPG herhangi bir partinin ordusu değil, kantonun ve tüm Rojava’nın ordusu ve Duhok Anlaşması da bunu onaylamış. YPG’ye yapılan haksızlıklar bizi incitiyor, burada savaşan, yaralanan, şehit düşen güç YPG. Bütün dünya YPG gerçeğini biliyor artık. İsveç’ten gelmiş bir genç, Kobanê’de insanlık savaşmak için YPG’ye katılmak isterken neden Kobanêli gençler YPG’ye katılmasın?

Peki, okuyuculardan gelen başka bir soru ise Türkiye’nin tutumunda bir değişiklik olup, olmadığı?

Biz Türkiye ile komşuyuz. Türkler, Kürtler, Araplar, hepsi Ortadoğu halkları. Türkiye’nin destek vermesini umuyorduk fakat umduğumuz desteği vermediler. Biz IŞİD’in sadece Kobanê’nin ve Kürtlerin düşmanı olmadığını, bütün halkların ve dünya ülkelerinin düşmanı olduğunu yinelemek istiyoruz. Bunun için nasıl ki biz Kürdistan’ın kuzeyindeki ve Türkiye’deki barış sürecini destekliyorsak Ortadoğu’da bir barış için Türkiye de Kobanê ve YPG’yi desteklemeli.

Bunu hep yineliyorum, Kobanê’de insanlık savunuluyor. Demokrasi ve bütün halklar savunuluyor burada. Bütün dünyanın 1 Kasım’da Kobanê’ye destek çıkması, koalisyonun bize destek çıkması bizim için önemliydi. YPG ve Kobanê için, bütün halkların Ermenilerin, Kürtlerin, Arapların, Türklerin, Süryanilerin ve bütün dinlerin, İslam ve Hristiyanlık ve ne varsa, tüm bunların korunması için bu desteğin devam etmesini umuyoruz.

İsmet Hasan: Türkiye Bize Karşı Olan Yanlış Tutumunu Değiştirmeli

Ismet Hasan and peshmerga leaders in Kobane

Kobanê Kantonu Savunma Bakanı İsmet Hasan ile şehirdeki son durumu görüştük

Röportaj Tarihi: 6 Kasım 2014

Mutlu Çiviroğlu

***

Sayın İsmet Hasan, doğu cephesinde çatışmaların devam ettiği ve batı cephesinde de bugün havan topu saldırılarının olduğu bilgisi aktarılıyor. Kobanê’de bugün neler yaşandı, son durum hakkında neler söyleyeceksiniz?

Bildiğiniz gibi 53 gündür Kobanê’de tarihi bir direniş sergileniyor. IŞİD,  batı cephesinde, sınırda bekleyen insanlarımıza ve Tilşehir Tepesi’ne top yağdırıyor. Yine doğu cephesinde ise zaten çatışmalar ilk günden bu saate kadar durmuş değil. Çevre şehirlerden güçlerini toplayıp saldırmaya devam ediyorlar. Kobanê’nin üç tarafındaki kuşatma devam ettiği sürece Kobanê üzerindeki tehlike de devam edecek. Soğuk havalar da geldiği için, sınırda bekleyen insanlarımız büyük zorluklar yaşıyorlar.

IŞİD’in toplarla saldırdığını belirttiniz. Kamuoyunun algısı IŞİD’in ağır silahlarının çoğuna büyük bir darbe indirildiği yönündeydi, doğru değil mi bu? IŞİD’in elinde hala çok sayıda ağır silah olduğu için mi rahat bir şekilde size ve sivillere saldırabiliyorlar?

Havan topları var, 57’lik topları var, sanayi Sinai tarafında bir tankları var ve yoğun bir şekilde kullanıyorlar. Uçaklar saldırı için geldiği zaman bunları çekip saklıyorlar, uçaklar gittiğinde tekrar çıkarıp saldırıyorlar.

Peki, soğuk havalardan bahsettiniz. Suruç ile Kobanê arasında, sınırda bekleyen sivil insanların ihtiyaçları neler, onlar için neler yapılabilir?

Bu siviller çok zor durumdalar. Kaldıkları bir ev ya da çadır yok sınırda, açıkta kalıyorlar. Aralarında çocuklar ve kadınlar var. Temel ihtiyaçları, yemek gibi şeyleri yetiştirmeye çalışıyoruz onlara fakat artık havalar iyice soğudu, bu başlı başına bir sorun. Yine şehir içinde evlerinde kalan siviller var, onlar da saldırılardan dolayı dışarı çıkamıyorlar. Birincisi, biz siviller için bir koridorun oluşturulmasını istiyoruz. İkincisi, bugün kızlı, erkekli bazı gençler Kobanê’ye destek vermek için sınırın diğer tarafından bu tarafa geçmek istediler. Fakat Türk askeri saldırısı sonucu bir genç kız hayatını kaybetti. Birkaç kişi de yaralanmıştı. Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Sınırın Türkiye tarafına geçen insanlarımız, dönüp Kobanê’ye korumak istediklerinde silahlı saldırılara uğruyorlar. İnsanlarımızın geçişlerine izin versinler istiyoruz.

Türkiye’nin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu yanlış bir tutum ve biz butumin değişmesini istiyoruz . Biz Türkiye’ye karşı değil, teröre karşı savaşıyoruz. IŞİD, sadece Kürtleri değil, bütün dünyayı hedef alan bir terör örgütü. Bugün eğer burada bize saldırıyorsa yarın Türkiye’ye de saldırır. Birçok şehirde saldırılar düzenleyip birçok insan öldürdüler. Mesela Irak’ta önceki gün bir aşiretten 400’den fazla kişiyi öldürdüler. Türkiye siyasetini gözden geçirip düzeltmeli. Biz Türkiye ile komşuyuz, YPG ve YPJ olarak terör örgütü IŞİD’e karşı savaşıyoruz. Türkiye bize destek vermiyorsa bile insanlarımızı rahat bırakmalı ki teröre karşı daha etkin bir mücadele yürütebilelim.

Dünya kamuoyu Kobanê’yi yakından takip ediyor ve sizi öven şeyler yazıyor. Birkaç gün önce bütün dünyada eylemler vardı, birçok yerde YPG ve YPJ bayrakları dalgalandı. Kobanê’ye destek sloganları atıldı. Bu konuda neler demek isterseniz?

Bu bizim için çok önemli bir şey, Kobanê’ye destek veren herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Amerika ve koalisyon ülkelerinin hava saldırıları desteğini asla unutmayacağız. Türkiye bizim komşumuz, bu komşuluğun hakkını vermeliydi ama diyecek bir şey yok. Diğer dünya ülkelerinin ve halklarının aynı gün içerisinde Kobanê’ye destek çıkması bizim için büyük bir moral oldu. Bugün, Kobanê, YPG ve YPJ teröre karşı savaşırken bunu sadece Kobanê ve Kürt halkı için yapmıyor, bütün dünya halkları için yapıyor. Birçok Avrupa ülkesinde, İspanya ve Fransa’da saldırılar düzenleyen bir örgütten bahsediyoruz, yine 11 Eylül’de Amerika’daki saldırlar hala gözlerimizin önünde. Bir ucu Bağdat’ta bir ucu Lübnan’da, Cerablus’ta olan bu örgüt karşısında kimse durmadı fakat biz direnmeye devam ediyoruz. 4 milyon nüfuslu Musul’u birkaç saat içinde alan, Rakka’yı, Mınbıc’ı yine aynı şekilde zorlanmadan alan IŞİD, Kobanê’yi kuşatmasına rağmen alamadığı için bütün gücüyle saldırıyor. Bunun için dünya halklarının desteğine ihtiyacımız var, bizi destekleyenleri tek tek selamlıyoruz.

IŞİD bütün gücüyle saldırıyor dediniz, son günlerde yine yeni kuvvetlerin geldiğini söyleyebilir miyiz?

Bize ulaşan bilgilere göre Tilebyad’dan, Rakka, Mınbıc ve Cerablus’tan takviye ekipler geliyor. Telsizlerden anladığımız kadarıyla, çok sayıda üyeleri Afganistan’dan geliyor.

Medyada bazı köylerin YPG tarafından geri alındığı yönünde haberler var. YPG kaynakları bu haberi yalanladı, mesele tam olarak ne?

Hayır, henüz geri aldığımız bir köy. Dün Ebruşk mezrasında çıkan çatışmalarda dün IŞİD’ten 9-10 kişi öldürüldü. Tilşehir’i geri almıştık sadece, bunun dışında bir şey yok. Arkadaşlarımızın köylere gidip saldırlar düzenlediği doğrudur, mesela 20 km uzaklıktaki Karamoğ köyünde de IŞİD’e saldırdılar fakat geri çekiliyorlar. Şehir içinde belli bir mesafede ilerleme kaydettiğimiz doğrudur fakat henüz kurtardığımız bir köy yok.

Peşmergenin rolü ne, peşmergeler hakkında genel olarak neler diyeceksiniz?

Peşmergenin varlığı çok olumlu bir şey. 150 kişi maddi olarak belki büyük bir destek değil fakat manevi olarak çok büyük bir destek. Peşmergenin Kürdistan’ın güneyinde kalkıp buralara kadar gelmesi bizim için bir onurdur. Kürtler birkaç yılda bir katlediliyor, Kobanê son örnek olsun istiyoruz. Bir ulusal ordu kurulmalı, Kürtler kendilerine sahip çıkmalı.

Peşmergeler sadece batı cephesinde mi savaşıyor yoksa bütün cephelerde mi?

Sadece batı cephesinde değil, nerede isteniyorlarsa gidip orda ağır silahlarla savaşıyorlar. 57likler, havan topları, Katyuşalar, bütün bunlar hangi cephede lazımsa gidip orda kullanıyorlar.

Abdülcebbar Akidi’nin grubunu da sormak istiyorum. Onlar da aktif olarak savaşıp YPG’ye destek veriyorlar mı? Gruptan bazılarının geri döndüğü iddia ediliyor, neler diyeceksiniz?

Daha önce de ÖSO’dan bazı gruplar Fırat Volkanı adı altında bizimle birlikteydi. 8-10 aydır IŞİD’e karşı omuz omuza savaşıyoruz ve birçok şehit verdiler. Son olarak Akidi’nin 50 kişilik grubu geldi, fakat biz onların Kobanê’ye gelmesini istemiyorduk. Cerablus’ta, Azaz’da, birçok Suriye şehrinde IŞİD var, o şehirlerde Afrin’den ve diğer Kürt bölgelerinden onlara katılacak arkadaşlarımızla bir şeyler yapmak istedik. Bu şekilde Kobanê üzerindeki yükü hafifletip nefes almasını sağlayacaktık. Fakat onlar buna kuvvetleri yetmediği için Kobanê’ye geçmek istediklerini belirttiler. Biz eşitlikçi, demokrat, içinde herkesin söz hakkının olduğu bir Suriye düşündüğümüz için Kobanê kapılarını onlara da açtık. Bazen havan topları atsalar da henüz savaşa girdiklerini söyleyemeyiz. Tam olarak bilmiyorum, onlardan 9-10 kişi geri döndü. Fakat dediğim gibi kapılarımız yine de herkese açık.

Cepheler arasında dolaşıp YPG, YPJ savaşçılarını ve peşmergeleri görüyorsunuz. Genel olarak moraller nasıl?

YPG, YPJ ve peşmerge kuvvetleri birlikte savaşıyor. Bu manevi olarak büyük bir şey ve bunun için moraller çok yüksek. Yakın zamanda önemli sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyoruz. Sizin vesilenizle bizi destekleyen bütün dünya halklarına, Amerika’ya, Avrupa ve koalisyon ülkelerine destekleri için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Onlar Kobanê’ye destek çıktıkça mücadelemiz güçlenecek. Kürt halkının kahraman bir halk olduğunu bilsinler. Direnmeye devam edeceğiz, onların desteğinin bizim için çok önemli olduğunu unutmasınlar.

YPG Kobanê Sözcüsü Şoreş Hesen: Son Bir Haftadır En Şiddetli Çatışmalar Yaşanıyor

YPG Kobane

YPG Kobanê Sözcüsü Şoreş Hesen ile savaş cephesindeki son durumu ve peşmergelerîn gelişi vb. konulari görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

***

Sayın Şoreş Hesen Kobanê’de özelikle doğu cephesinde şiddetli çatışmaların yaşandığı bilgisi geliyor, savaş cephesinden neler aktaracaksınız bize?

Şoreş Hesen: Doğru, son bir haftadır doğu ve güney cephelerinde tarihi bir direniş sergileniyor. IŞİD bomba yüklü araçlarla, ağır silahlar, tanklar, havan topu ve el yapımı bombalarla saldırıyor. Fakat bu saldırıların hepsi püskürtülüyor, her iki cephede de güçlü bir direnişimiz var.

Bir haftadır şiddetli çatışmalar yaşanmasına rağmen bu çatışmaların boyutu ne dünya basınına ne de Kürt basınına yansımadı, neye bağlıyorsunuz bunu? IŞİD’in son şiddetli saldırılarının asıl hedefi neydi?

Şoreş Hesen: Sanırım diğer birtakım konular medyanın dikkatini başka noktalara çekti ama savaş çok şiddetli şekilde sürüyor. Bizim buradaki direnişmiş sürdükçe dünya kamuoyunun YPG’ye ilgisi ve desteği artıyor. Bunun için de IŞİD daha şiddetli bir şekilde saldırarak şehir merkezini ve Türkiye’ye açılan sınır kapısını almak istedi. Stratejik bir nokta olan sınır kapısından geliş gidişi engelleyecek ve şehir merkezini de alarak Kobanê’yi tamamen ele geçirdiğini ilan edecekti sözde, fakat bu amacına ulaşamadı. Yani son şiddetli saldırıların hedefinde YPG’nin dünya kamuoyundan gördüğü desteği engellemek ve şehri tamamen kontrol altına almak vardı.

Peki, şehirde sizin kontrol oranınız ne? IŞİD kendi yayınlarında Kobanê’nin büyük çoğunluğunun kendi elinde olduğunu iddia ediyor?

Şoreş Hesen: Dünya basını ve herkesin bildiği gibi IŞİD’in ilerlemesi 20 gündür durmuş durumda. YPG onları şehir içinde durdurmayı başardı. Yani şehir içinde kontrol altındaki yerler medyanın 20 gün yazdığı gibi, değişen bir şey olmadı. Onların şehir içinden gözle görülür bir şekilde uzaklaştıramadığımız doğrudur fakat onlar da son 20 gündür bir karış ilerleyebilmiş değiller. Herhangi bir ilerleme ya da bir gerileme söz konusu değil derken bu herhangi bir çatışma yaşanmadığı anlamına gelmesin. Tam aksine çok şiddetli çatışmalar yaşandı. Çete grupları her gün ama her gün ilerlemeye çalışıyorlar, hem gündüz vakti hem de gece vakti 5-6 defa ilerleme girişimleri oluyor. Bu röportajdan beş dakika önce de bomba yüklü bir aracı patlattılar ve doğudaki mahalleye saldırdılar. Şimdiye kadar 20’ye yakın bomba yüklü araç patlattılar şehir içinde ilerlemek için fakat bu saldırılarda bir tek can kaybımız yaşanmadı.

Bomba yüklü araçların patlatılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? IŞİD bir kırılmaya uğradığı için mi bu tür eylemler yapıyor yoksa bu şekilde üzerinizde başka bir baskı mı oluşturmaya çalışıyor?

Şoreş Hesen: Kobanê’de IŞİD saldırıları 46. gününde. IŞİD, çatışmalar köy alanlarındayken Suriye ve Irak’ta ele geçirdiği tanklar, toplar ve her türlü ağır silahlarla saldırıp ilerliyordu. Bu alanlarda ilerlemek için bomba yüklü araçlar patlatmaya ihtiyaç duymadı. İlerleyip Kobanê’ye geldiler. Fakat biz daha önce Kobanê’yi düşman kuvvetlerine mezar yapacağımıza dair söz vermiştik. Biz sözümüzde durduk, Kobanê içinde ilerleyemedikleri için bomba yüklü araçları patlatma yoluna başvuruyorlar. Her saldırıya geçtiklerinde onlarca çete üyesi öldürülüyor çünkü artık saldırıp ilerleyebileceklerine dair bir umutları kalmadı. İşte bu yüzden, başka şekilde ilerleyemedikleri için yani, artık bu bomba yüklü araç saldırıları ile psikolojik bir baskı oluşturarak ilerlemek istiyorlar, bu kırılmaya uğradıklarının büyük bir ispatı.

Kimi kaynaklar IŞİD’in Kobanê’deki bazı komutanlarını değiştirdiğini bildiriyor, doğru mu bu?

Şoreş Hesen: Bir savaş hali var ve doğal olarak savaştaki her şeyi takip ediyoruz. Bazen tek bir saldırıda bile IŞİD kuvvetlerini üç defa değiştirmek zorunda kalıyor. Yani bir saldırıda arkadaşlarımız geceden sabaha kadar kendi mevzilerinde sabit kalıp, savaşırken, onlar kırılmaya uğradıkları için savaşan kuvvetlerini üç defa değiştirmek zorunda kalıyorlar. Askerlerini sürekli değiştirdiklerine eminim, komutanlarını da değiştirdiklerini düşünüyorum.

Arkadaşlarınızın geceden sabaha kadar savaştığını belirttiniz. Bunu biraz açar mısınız?

Şoreş Hesen: Haklı olduğunuz zaman hiçbir şeyden korkmazsınız. Bir şahıs için söyleyebileceğimiz bu şeyi, bir halk bir ülke için de söyleyebiliriz. Düşmanlarımız bugüne kadar bizi hep ezdi, bizi ortadan kaldırmaya çalıştı. Biz bugün irademiz, hakkımız, halkımız için savaşıyoruz. Kobanê Kürt halkının şehridir, Kürdistan’ın bir şehridir. Çete gruplarının elinin kutsal Kobanê topraklarına değmesi haramdır. Cephede savaşan kadınlarımız ve erkeklerimiz bu inançla savaşıyorlar, bu iradeye sahip oldukları için uykusuz da kalsalar savaşabiliyorlar. Çete üyeleri acıkıp, susadıklarında bile kuvvetlerini değiştirirken, özgürlük için, insan hakları için, kadın hakları için savaşan arkadaşlarımız soğuk sıcak demeden, aç susuzluk demeden direnmeye devam ediyorlar.

Peki, peşmergelerin gelişi hakkında kısaca neler diyeceksiniz?

Şoreş Hesen: Kobanê’yi korumak, ülkesini seven her Kürdün vazifesidir. Kobanê’ye korumak, peşmergelerin de dile getirdiği gibi, hem peşmergenin, hem de diğer parçalardaki Kürtlerin vazifesidir. Yine aynı şekilde Erbil’i, Diyarbakır’ı ve Mahabad’ı korumak da bütün Kürtlerin görevi. Bunlar adı Kürdistan olan bir ülkenin şehirleri, bu şehirlerin hepsini korumak Kürtlerin vazifesi olduğu gibi Kobanê’yi korumak da her tarafta yaşayan Kürtlerin görevi. Peşmergelerin Kobanê’ye gelişinden çok memnunuz, bu morallerimizi yüksek tutmaya yardımcı oldu.

Peki ya ÖSO grubunun gelişi?

Aslında bu konuda söylenecek pek bir şey yok. ÖSO’nun gelişi yeni bir şey değil fakat bazı kesimler yeni ÖSO grubunun gelişini özellikle gündemde ön planda tutmak istediler. Bunu açık bir şekilde ifade edeceğim, ÖSO’nun savaşın seyrini değiştirecek bir etkisi yok. Yani onların gelişi siyasi bir geliş, bunu göstermiş olduğu tavırlardan anlamak mümkün. Biz buradayız, takip ediyoruz ve her şeyin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Şehre yeni gelen ÖSO grubundan bahsettiğimi yinelemek istiyorum. 50 kişi geldi sadece. Önce 1300 gibi büyük rakamlar verildi ama doğru değil. Zaten onlarla görüştük, eğer gerçekten Kobanê’ye yardım etmek istiyorsanız, diğer cephelerde savaşıp Kobanê’nin yükünü hafifletebilirsiniz, dedik. Fakat bunu da açık bir şekilde belirteyim, kabul etmediler bunu. Kabul etmediler çünkü siyasi bir amaçları vardı, kabul etmediler çünkü arkalarında bazı başka kesimler var. Fakat hedefledikleri şeyi gerçekleştiremediler. Bahsettiğim bu kesimler ÖSO’nun Kobanê’ye girişini kabul etmeyeceğimizi düşünüyorlardı, yeni ÖSO grubunun Kobanê’ye girmesi için çok ısrar ettiler. Herkes biliyor, İdlib’te, Halep’te, Bab’da, Ezaz’da ÖSO zaten kendisi durumda. Buna rağmen Abdülcebbar Akidi’nin Kobanê’ye bir grup istemesinin sebebi elbette ki siyasiydi.

ÖSO’nun daha önce Kobanê’de bulunan grupları, Suvar Rakka, Şemsi Şimal ve Cephetul Ekrad ve birkaç grup daha, bunlar IŞİD’in ilk saldırılarından bugüne kadar Kobanê’de savaşıyorlar ve 30’dan fazla şehitleri var. Bu gerçekten özgür olduğuna inandığımız ÖSO, hak, adalet ve halkının özgürlüğü için savaşan ÖSO. Bunun da iyi görülmesini istiyoruz.

1 Kasım, Dünya Kobanê Dayanışma Günü olarak ilan edildi. Bütün dünyada Kobanê’ye destek eylemleri düzenlenecek. Kobanê artık bir sembol ve bütün dünya halkları Kobanê’yi yakından takip ediyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Şoreş Hesen: Gerçekten de Kobanê’de gösterilen görkemli direniş önünde saygıyla durulması gereken bir direniş. Bütün dünya, Türkiye’nin de içinde olduğu bir bütün dünya elbette, teröre ve zulme dur demeli artık. Herkes birlik olup teröre karşı savaşan YPG’ye destek çıkmalı ve yapılan eylemlerden sonra pratiğe dökülebilecek, gözle görülebilecek değişimler ortaya çıkmalı. Bu vesileyle bizleri destekleyen herkese teşekkürlerimi sunuyor, 1 Kasım’daki etkinliklerde de başarılar diliyorum.