SMO’nun esir aldığı YPJ komutanına ilişkin acil yardım çağrısı

SMO'nun esir aldığı YPJ komutanına ilişkin acil yardım çağrısı

BasNews – Star Kongresi, 21 Ekim’de Eyn İsa’nın Mişrefa köyünde SMO ile yaşanan çatışmada yaralı bir şekilde esir düşen kadın savaçının Çiçek Kobanê olduğunu açıkladı.,

Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) kurduğu Suriye Milli Ordusu’nun 21 Ekim’de yaralı bir şekilde bir kadın savaşçıyı esir aldığı görüntülerin sosyal meyada yayılması üzerine YPG’nin kadın kolu YPJ’den bir açıklama yayımlandı. Açıklamada esir alınan kadın savaçının isminin Çiçek Kobanê olduğu kaydedildi.

YPJ Genel Komutanlığı, “Arkadaşımızın hayatı tehlikede. Çetelerin paylaştığı görüntüler bütün gerçekleri açıkça gözler önüne seriyor. Bu kirli uygulamalar ABD, Rusya ve Türk devleti arasında yapılan anlaşma ve politikaların sonucudur” dendi.

YPJ açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İşgalci Türk ordusu 21 Ekim saat 21.00’da Eyn Îsa’ya bağlı Mişrefa köyüne saldırdı. Saldırıya karşılık veren güçlerimizle çeteler arasında yaşanan çatışmada yoldaşımız Çîçek Kobanê ayağından yaralanarak, yaralı bir şekilde Erdoğan çetelerine esir düştü.”

Sosyal medyada yayılan görüntülerde Eyn İsa’da yaralı bir şekilde esir aldıkları YPJ’li savaçıya Arapça  “Seninle işimizi gördükten sonra başını keseceğiz” ve “Biji Kobani öyle mi?” sözleriyle aşağlayıcı sözler ve kötü muamele yaptıkları görülüyor.

Öte yandan Rojava’daki Star Kongresi  yaptığı   açıklamada Çiçek Kobanê’nin hayatından endişe duyduklarını belirterek, uluslarası toplum, insan hakları, sivil ve kadın örgütlerine yaşanan insani drama karşı sessiz kalmamaları çağrısında bulundular.

Mutlu Civiroglu

@mutludc

YPJ General Command Statement on the ‘Capture and Inhuman Treatment of YPJ fighter Çîçek Kobanê’
“Our injured comrade’s life is in the great danger. This is obvious from the brutal videos which have been spread by the jihadist gangs completely openly before the eyes of the world

Resmi Twitter'da görüntüleResmi Twitter'da görüntüleResmi Twitter'da görüntüleResmi Twitter'da görüntüle

Mutlu Civiroglu

@mutludc

This was the video shared by these group yesterday

Yerleştirilmiş video

12 Ekim tarihinde Suriye Gelecek Partisi Sekreteri Rojavalı Kürt siyasetçi Hevrin Xelef, Qamişlo uluslararası kara yolu üzerinde, Til Temir ile Eyn İsa mevikinde hareket eden konvoyun saldırıya uğraması sonucu hayatını kaybetti.

Sosyal medyada Xelef’in öldüğü olaya ait görüntüler paylaşılmıştı. Görüntülerde Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu mensuplarının Xelef ve diğer bazı kişileri infaz ettiği görülüyordu.

http://www.basnews.com/index.php/tr/news/kurdistan/556512?__cf_chl_jschl_tk__=1cb6e0ee80c166f17b656eb3020d20e48bb1c3b9-1587920880-0-AWSFUeVZO0p6ALGJYRyK0PKtFz_bjHsvE7y1HbDRMrb60QnOYNVXoKsn3aGEX_FM1rL3gLY0hUrFFxB8mKDkkH_zX5W5dy8Xk0XWK_dF2GPksSEVyGBHaFYKFLsbPZfiDoOVApQ9H5534q3ph_GHyBayqx56aHze3XqgPRsVSjxhf7DEzfTzQtUE2NQPCgteQuVDgEam0qtMioL5e3jagDEc1Fd-5Mhn0ZbgPC0eM1gM40Z0_Q6uSN4A13ZE2HSkQoRrmS-hr15sShfcV-RxmhdOAZ4166iE0CmLzRNMwAvDFhmWoouUJYxZQ7yLfg_rzg

Kafkas Kürtlerinin sembol ismi, yazar ve Kürdolog Kerem Anqosi hayatını kaybetti

Kafkas Kürtlernin sembol isimlerinden aydın, yazar ve Kürdolog Kerem Anqosi Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yaşamını yitirdi.

Osmanlı dönemindeki katliamlardan kaçarak Gürcistan’a yerleşen Ezidi Kürt bir ailenin ferdi olarak 1937 yılında dünyaya gelen Anqosi, Kafkas Kürtlerinin önde gelen isimlerinden biri olarak tarihe geçti.

Ailesi ise Van’ın Seydibeg köyünden, Osmanlı katliamlarından kaçmıştı.

Gürcistan Üniversitesi Doğu Bilimleri Farsça Dili Bölümünden mezun olduktan sonra Kürt dili üzerine master yapan Anqosi, Türkiye’yi hiç görmedi ancak yine de Gürcistan’da ailesi ve çevresinin etkisiyle Kürt kültürü içinde bir yaşam sürdü.

Kürtçe ve Gürcüce çok sayıda eser kaleme alan Anqosi, Kürt kültürü, tarihi, dili ve gelenekleri konularında kafa yordu.

Şair olarak da eserler veren Anqosi, kimi eserlerinde Kürdistan hasreti ile ilgili şiirler kaleme aldı.

Kerem Anqosi başkent Tiflis’te Kürt kurumlaşmasının öncülüğünü yaparak, 1990’lı yıllarda Kürtçe yayın yapan Ronkayi Radyosu’nu kurdu. Kurduğu radyoda Kürt gençleri ve bizzat kendisi Kürtçe programlar hazırlayarak Kürt dili ve kültürünün eski Sovyetler Birliği’nde kaybolmamasında büyük emek harcadı.

Kerem Anqosi 2014 tarihinde Dünya TV’ye verdiği röportajında hayatından ve çalışmalarından bahsetmişti.

Gürcistan’da Kürtlerle Gürcü, Ermeni ve Azeri halkları arasında köprü olmayı başaran Anqosi, Gürcistan Gazeteciler Cemiyeti üyesiydi.

HDP Kürtçe hesabından da Enqosi’nin vefatı üzerine Kürtçe bir paylaşım yapıldı.

Kerem Anqosi’nin vefatını yorumlayan gazeteci Mutlu Çiviroğlu, “Kerem Anqosî Gürcistan’da Kürtlerin sembol ismiydi. Bu ülkedeki Kürtlerin yaptığı tüm çalışmalarda en ön safta yer almıştı. 1950’li yıllarda başlayan Kürt kültürü ve folklore çalışmalarında, ilk Kürtçe Rock müzik grubu olarak bilinen Koma Wetan’ın oluşumunda ve Tiflis’te uzun yıllardır yayın yapan Kürtçe radyonun kuruluşunda çok önemli hizmetleri olmuştu” dedi.

Çiviroğlu, Anqosi ile ilgili şunları söyledi:

“Anqosî yine Kürt gençlerinin anadilleri Kürtçe’yi iyi öğrenmeleri için dil üzerine çok çalışmalar yaptı, dil kursları açtı ve kitaplar yazdı. Anqosî  ayrica tüm Kürtler arasında çokça sevilen “Sîpan Sîpanê”, “Lêxin Birano Lêxin”, “Welatê Me Kurdistan”, “Ez Heyrana Dîtina Te Me Ey Welat” gini türkülerin de yazarıydı.

Sovyet Kürtleri arasında çok güçlü olan anavatan sevgisini hatayının sonuna kadar yüreğinde taşıyan Anqosî  bu sevgisini etrafındaki binlerce gence de aşılamıştır. Kendisiyle birkaç defa telefonda konuşmuştum. Çok sıcak, sevgi dolu ve samimi bir insandı ve onun aramızdan ayrılışı sadece Gürcistan Kürtleri için değil, malesef tüm Kürtler için büyük bir kaypı oldu ama arkasında bıraktıgı ülke ve halk sevgisi her zaman akıllarda ve yüreklerde kalacak. Kürtlerin bir sözü var: “Ga dimire çerm dimîne, mêr dimire nav dimîne” yani bir insan ölse bile arkada bıraktıklarıyla her zaman canlıdır.”

https://ahvalnews.com/tr/kurtler/kafkas-kurtlerinin-sembol-ismi-yazar-ve-kurdolog-kerem-anqosi-hayatini-kaybetti

YPJ Commander Engizek Khalil: In Raqqa We are Fighting for the Honor of all Women

YPJ Commander Engizek Khalil

YPJ Commander Engizek Khalil

Along with the People’s Protection Units (YPG), the female fighters of the Women’s Protection Units have joined the Raqqa operation and are fighting on the front-line in order to rescue the women taken by ISIS. Pointing out that ISIS are still selling women like goods on the market, Engizek Khalil, one of the Women’s Protection Units’ commanders, said,

‘It’s not only Kurdish and Ezidi women they are fighting for, but for the honour of all the women of the world.’

Responding to claims that civilians have been wounded in the operation, Khalil replied,

‘We are not going into Raqqa to hurt civilians. We are there to save them from persecution’

***

Mutlu Civiroglu @mutludc

***

First of all I want to say thanks to you, Khalil, for making time for us in the middle of the battle in Raqqa. The operation inside the city of Raqqa has been going on for about a month now – what’s the situation on the front right now?

Engizek Khalil: The People’s Protection Units (YPG), Women’s Protection Units (YPJ), Syrian Democratic Forces (SDF) and some groups of the Free Syrian Army (FSA) have been engaged in the joint Raqqa operation for a month now. The liberation of Raqqa has a very special meaning for women, because it’s in this city, which ISIS have declared as their capital, that they are trading women and selling them like goods. I can say that at the moment almost half of Raqqa has been liberated as a result of our operation. Our morale is really high, despite the fact that our progress has been equalled by difficulties.

What kind of difficulties?

Engizek Khalil: One of the difficulties is that ISIS have left bombs with drones. Inside the city, there are a lot of vehicles packed with bombs and ready to be exploded. The streets are full of tunnels so that they can come up from behind and attack. As well as that, mines have been laid at nearly every house in Raqqa. It takes times to deal with these things and advance. Whenever ISIS are forced to leave a city, they decimate it. That’s pretty much the situation here.

Human rights groups say that large numbers of civilians are being killed during the operations. General Stephan Townsend, one of the commanders of the coalition against ISIS, said that every care is being taken to protect civilians during the operations. How do you try to protect civilians?

Engizek Khalil: In a war environment, unfortunately there is a possibility that civilians will be killed. But we do everything we can to protect them. When we reach civilians inside Raqqa, we immediately remove them to safe areas. ISIS are using civilians as a human shield in order to prevent our advance. A lot of our colleagues have been wounded when trying to protect civilians. If you can’t protect civilians, there’s no point in going into the city. We are not going into Raqqa to hurt civilians. We are going to save them from persecution. It’s not true that large numbers of civilians have been killed during the operations. The coalition is making a huge effort to protect civilians from harm.

You said that the liberation of Raqqa has a special meaning for women. The women fighting in Raqqa are much talked about around the world. As a female commander, how do you feel to be fighting against ISIS in a city where women have been subjected to such horrific abuse?

Engizek Khalil: The women taken from Shingal as slaves were sold in Raqqa like goods. During the operations, we’ve rescued a lot of Ezidi women from ISIS and reunited them with their families. This gives a very special feeling of vengeance. This vengeance is for all the women of the world, not just Kurdish and Ezidi women; because all over the world women are victims of slavery. In the Women’s Protection Units, we are women from different ethnicities, including Kurds, Arabs and Assyrians, and we want to show that women can fight for freedom everywhere and in every way. When we’re fighting against ISIS, we always advance to the sound of our ululations and it terrifies the ISIS fighters.

According to the media, a group of Ezidi women came to Raqqa from Shingal [Sinjar] to fight against ISIS. Can you say something about them?

yjs

Engizek Khalil: The support of our female comrades from Shingal has been a great morale booster. These women have taken up positions in the front-line against ISIS. They say they will stay fighting in Raqqa until they have achieved retribution for all the Ezidi women. As members of the Women’s Protection Units, we all stand together in the fight against ISIS.

When ISIS surrounded Kobane, it terrified the whole world. But they were defeated in Kobane and from then on they lost their momentum. Now you are advancing right in the heart of ISIS and have rescued half the city. So what will bring the end of ISIS and what shape will the struggle of the YPJ take after this?

Engizek Khalil: Along with some of the countries that are working with them, ISIS surrounded Kobane with the aim of finishing off the Kurds. It’s not wrong to say that Kobane had a braking effect on ISIS. There were only two streets in Kobane that didn’t fall. Through the struggle of our comrades like Arin Mirxan, who we will never forget, a brake was put on ISIS. We’ll fight against ISIS anywhere in the world we need to, not just in Kobane. Two years ago, the Women’s Protection Units were fighting against ISIS in Kobane and today we are fighting in Raqqa. The wave of fear that ISIS spread has been halted and now everyone can see that.

 

*Translated into English by Paula Darwish http://countryandeastern.net/

 

 

Solidarity Event with Displaced Ezidi People *

Saturday, September 13, 2014

1pm until 5pm

Address: DHARA Community House, 6000 Wilson Blvd, Arlington, VA 22205

Ezidi refugees entering into Rojava, Kurdish controlled Syria (Photo: Delil Suleiman)

In solidarity with the displaced Ezidi victims of Shengal (Sinjar) and its surroundings, the American Ezidi Center in Washington DC and Virginia accordingly invites you to gather in a charitable event supporting these helpless victims.

As a non-profit organization working towards the Ezidi cause, The American Ezidi Center predominantly stresses the right to religious freedoms. Aiming to build bridges of understanding between the Ezidi communities and others, we promote awareness to increase tolerance, particularly, in times of great tragedy and crisis.

Ezidi refugees entering into Rojava, Kurdish controlled Syria (Photo: Delil Suleiman)

In view of the recent incidents taken place in the Kurdish region of Shingal towards the Ezidis, the American Ezidi Center aims to raise awareness in pursuit of constructing support to aid and assist not only the persecuted Ezidis but other persecuted religious minorities as well.

Ezidi refugees entering into Rojava, Kurdish controlled Syria (Photo: Delil Suleiman)

Given the magnitude of this catastrophic tragedy, we hope to shed light on this tragedy through knowledge.

Please join us in unity to spread awareness and support.

Sincerely,

American Ezidi Center
contact@ezidi.org
www.ezidi.org
Twitter: @centerezidi

* Press Release sent by the American Ezidi Center

Gazeteci Ahmed Şengalî ile Şengal’deki Durum Üzerine

Ahmed_Shengali_111

Gazeteci Ahmed Şengalî

Kendisi de Şengalli Ezidi bir Kürt olan, bölgenin tanınmış gazetecilerinden biri olan Ahmed Şengalî, 3 Ağustos felaketinın ardından tekrar bölgeye gidip katiam sonrası durumu inceledi.

Biz de kendisiyle detalı bir röportaj yapıp, izlenimlerini öğrenmeye çalştık.

 ***

10497877_548147265312060_5102211178604284479_o

Sayın Şengalî, Şengal’de yaşananları gözlemlemek için kaç gündür o bölgede dolaşıyorsunuz. IŞİD’in gerçekleştirmiş olduğu Ezidi katliamından neler aktaracaksın bize?

Şengal’in IŞİD üyeleri tarafından talan edilmesinin 20 gün ardından Şengal’e dönünce gerçek yürek burkan içler acısı bir tablo ile karşılaştım. Binlerce otomobil öyle terkedilmiş şekilde bırakılmıştı. Çoğu yolda tükenmiş, bozulmuş arabalardı bunlar. Sadece otomobillerin haline bakıp insanların nasıl bir şekilde kaçtığını anlamak mümkündü. Yine aynı şekilde tarlalar üzerinde binlerce ölü hayvan vardı. Topraktan keskin bir ölüm, kan ve korku kokusu geliyordu. Dükkanlar, evler, her yer talan edilmiş, yakılmış yıkılmıştı. Bunları kendi gözlerimle gördüm. Kurtarılan bazı köyler de şimdi YPG savaşçıları ve 3 Ağustos’ta Şengal halkının başına gelen ihanet olayından sonra oluşturdukları kendi birlikleri Hêzên Parastina Şengal (HPŞ) yani Şengal Koruma Güçleri’nin elinde. Zaten Şengal hazır bir sofra gibi IŞİD’in eline teslim edilmişti. Bu kabul edilemez bir durum. Belki Şengal ahım şahım bir yer değildi ama bizler mutluyduk orda yaşamaktan. Şimdi ise her şey değişti, kara bulutlar doluştu Şengal’in üzerine.

10575270_548621251931328_1022336326436092651_o

Bazı köylerin YPG ve HPŞ tarafından kurtarıldığını söylediniz. Bunlar hangi köyler, biraz bahsedebilir misiniz?

Kurtarılan bu köyler daha çok Sengal Dağı’nın kuzey tarafındaki Sinûn kasabasına bağlı köyler. Sinûn kasabasın gerçekten çok büyük bir yerdi. 200 binden fazla kişi o nahiyede yaşıyordu. Bu bölgede kurtarılan köyler de Zorava, Guhbel, Gurik, Dohla, Dugirê. Yaklaşık 100 bin kişi bu köylerde yaşıyorlardı. Kurtarılamayan yerler ise Sinûn kasaba merkezi Xanesor köyü ki bu ikisi halen IŞİD’in elindeler. Bu iki yerleşim yeri çok büyük bir talan gerçekleştirilmiş. Sinûn ve Xanesor evlerin yapısından tutun da ekonomisine kadar her şeyiyle gelişmiş yerler. O nedenle de IŞİD buraları ele geçirdi ve halen de merkez olarak kullanıyor. Şengal Dağı’nın güneyine düşen yerlerde, Şengal ilçe merkezinde, Qêrewan nahiyesinde ve Girezêra nahiyesi halen IŞİD’in elinde. Şimdiye kadar sadece dağın eteğine düşen yerler Şengal Koruma Güçleri ve YPG tarafından alınmış durumda. Şengal’in güneyine düşen hiçbir köy henüz kurtarılabilmiş değil ne yazık ki.

10562607_548621435264643_5116432298061064923_o

Peki, Şengal şehrî ne olacak? YPG ve HPŞ’nin şehri kurtaracağına dair bir umudunuz var mı, ya da IŞİD’in bölgeden çekileceğine dair bir sinyal görüyor musunuz?

Açıkçası eğer durum böyle devam ederse Şengal’in hemen kurtarılabileceğini düşünmüyorum. Kürt güçleri eğer birleşip hareket ederlerse, yani Peşmergeler, HPG ve YPG eğer birlikte hareket ederlerse kurtarabilirler. Fakat ben sadece siyasi tartışmaları görüyorum. Çekildiği günden bu yana da Peşmerge en ufak bir şekilde uğraşmış bile değil Şengal’in kurtarılması için. Bazen değişik televizyonlarda sanki kurtarma çabası varmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Fakat herhangi bir hazırlık ya da çaba kesinlikle yok. Kimsenin Şengal’den bahsettiği yok! Çünkü Şengal teslim edildiği gibi unutuldu.

Birkaç dolar para verip, maaş bağlayıp Şengal halkını, Ezidi halkından bazılarının kendi yanlarına çekmeye, halka karşı ihanete teşvik ediyorlar; halkın iradesine karşı durmaya, inançlarını yok saymaya zorluyorlar. Büyük bir ihanet ile Şengal’i IŞİD’e teslim ettiler. Şimdi de yeniden boyayıp süsleyip, kendilerini yeniden şirin göstermeye, 3 Ağustos’u unutturmaya çalışıyorlar.

Binlerce insanın namusu, şerefi, onuru ve dini ayaklar altına alındı. 3 Ağustos asla unutulmaz. Halkımızın şerefi ve namusu şimdi Katar ve Suudi Arabistanlarda satılıyor. 2700 kadınımız IŞİD’in elinde! Şimdi Şengal’i altından da yeniden yapıp verseler benim gözümde kaçırılan bir kadının namusunu geri getirmiyor.

Açlıktan, susuzluktan ve saldırılılarda ölen insanlarımızın sayısı belli bile değil. Kim kendini şirin göstermeye çalışıyor için hiç önemi yok. Kimse şimdiye kadar bir adım atmamış. Sadece YPG ve HPG güçleri Şengal için bir şeyler yaptılar ve yaptıkları devrim ile Şengal’i taçlandırdılar. YPG bize yol açmak için de onlarca şehit verdi. Ezidiler var oldukça kendilerine her zaman minnettar kalacaklardır.

10572121_548147158645404_5320251021624969322_o

Qasim Şeşo’nun açıklamasında YPG’ye yönelik bazı eleştiriler vardı. Bu olayın aslı nedir?

Evet, Ezidi güçlerinin liderliğini yapan Qasim Şeşo’nun bazı açıklamaları oldu. Gerçekten bir iş yaptığınızda hata da yapabilirsiniz. Fakat bir iş yapmadığınızda, evinizde oturduğunuzda hata falan da yapmazsınız. YPG o ilçeleri kurtardı. Askeri sistemde, Amerikalıların, Britanyalıların, Sovyetlerin sisteminde, yani bütün dünya sisteminde bir yeri kurtardıkları gibi hemen oraya bayraklarını dikme geleneği var. IŞİD de bir yeri işgal ettiğinde hemen o kara bayrağını dikiyor. HPG, YPG ya da Peşmerge onlar da IŞİD’den geri aldıkları zaman bir yere bayraklarını dikiyorlar.

Gördüğüm kadarıyla bir anlaşmazlık söz konusu idi, Ezidiler için kutsal sayılan Şerfeddin Mezarlığına YPG’nin bayrak dikmesi konusunda. Bu anlaşmazlık da halledildi. Qasim Şeşo YPG’ye bayrağı kaldırması gerektiğini söyledi çünkü farklı partilerden, farkı inançlardan insanlar HPŞ olarak oradaydı. Amaç ayaklar altına alınan Ezidi dinini kurtarmak ve halkın öcünü almaktı. O nedenle herhangi bir partinin bayrağının asılması doğru olmazdı. Ben YPG’nin bayrak asmasını doğru bulmadığım gibi, Qasim Şeşo’nun da YPG’ye karşı bu kadar sertçe açıklama yapmasını doğru bulmadım. YSanırım bir yanlış anlaşılma oldu ve bu sorun giderildi. 

Şengal halkı olarak birçok zorluk yaşıyoruz. Örneğin ben Rojava’daki halkımızın durumunu görmek için oraya gitmiştim. Gazeteci olmama rağmen arak dönüşte peşmergeler tarafında sorguya çekildim. Ne getirdin, niye kamera götürdün gibisinden bir sürü şey soruldu! Demek istediğim böyle sorunlar yaşanıyor ama bunlar geçici şeyler. Basının da bu tür şeyleri büyütüp, tahrik etmemesi lazım.

Daha önemli sorunlar var. Şengal halen bu felaket altında. Madem Kürdistan Bölgesi olarak Şengal’i kurtarmaya gidemiyorlarsa, bari halka güçlük çıkarmasınlar, kurtarmaya gidenlere de engel olmasınlar. Madem Kürdistan Bölgesi altıda hareket ettiğini söyleyen PDK, YNK, Goran, Yekgirtu ve Komela’nın terk ettikleri Şengal’i kurtarmaya niyetleri yok, bari Ezidi güçleri ve YPG’nin önünü kesmek için problem çıkarmasınlar. Çünkü sadece YPG ve HPŞ Şengal için büyük bir öneme sahipler.

10562494_548137588646361_6552500765733403276_o

2700 Ezidi kızından bahsettiğiniz. Onların akıbeti ne olacak, onlara ulaşan bir akrabaları var mı? Rakka’da ve Musul’da satılan bu insanlara ulaşabilen var mı?

Bazı yerler ile gizli bir şekilde ilişki kurabildik. Bu kadınlar ev hapsinde tutuluyorlar. IŞİD ile çalışan insanlar da hep aynı türden insanlar değiller, kimi Nakşibendi bunlardan, her biri farklı bir gruptan. Kimi para için katılmış, kimi mal mülk edinmek için. Aralarında bazı iyi insanlar olabilir bu kızların aileleriyle konuşmasına izin veren. Yine bazen de bilerek aileleriyle konuşmalarını izin veriyorlar ki kızlarına ulaşmaya çalışan ailelere tuzağa düşürüp, onları da öldürüorlar. Ben kendim de biliyorum, 1000 dolara satıyorlar Ezidi kızlarını. İnsanın vicdanı bir Ezidi kızının bu şekilde satılmasını nasıl kabul edebilir? Sadece Rakka, Musul ve Bağdat’ta değil birçok yerde satılıyorlar. Bir Ezidi kadını satın alıp, onu Müslüman yaparak cennete gitmeyi düşünen bir sürü insan var. Bazı fikirler dolaşıyor etrafta kadınlarımızı kendi paramızla satın alalım, bu şekilde ölümden kurtaralım diyenler var. Fakat bu tür girişimler de henüz iyi bir sonuç vermedi.

Sayının 2700’den kesinlikle fazla olduğunu biliyoruz. Bunu dillendirmekten, yani kadınların IŞİD’in eline geçtiğini söylemekten çekinen birçok aile var. Bunu kendileri için büyük bir ayıp olarak gören çok insan var. Ben şahsen, kurtarılan bu kadınlardan birini, eğer o da razıysa eşim olarak kabul etmeye hazır ilk kişiyim. Bu şekilde bu kadınların namuslarının kirletildiği söylemini önlemiş oluruz. Kaçırılanlar bizim insanlarımız, bizim bacılarımız. Bu kaçırılan insanların onuru tüm Ezidilerin ve tüm Kürtlerin onurudur, bunun iyi görülmesi lazım.

Ezidi_Delil_Suleyman_1

Birçok Ezidi, kirveleri saydıkları Arapların da onlara karşı gerçekleştirilen saldırılarda yer aldıklarını söylüyorlar. Bu konudaki fikirlerini ve gözlemlerini aktarır mısınız bize?

Biz Şengallilerin eski bir sözü der ki “Arapsa selam bile verme”. Evet, çevremizdeki Araplar birçok saldırı, kaçırma ve talan olayında yer aldılar. Burasi hiç şüphe götürmez. Ama benim asıl değinmek istediğim Müslüman Kürtlerin bizlere yaptıkları!   Müslüman Kürtler de Araplar ve IŞİD gibi bize saldırdılar. Düne kadar Ezidilerin ekmeğini yiyen bazı Müslüman Kürtler çok kötülük ettiler Ezidilere karşı. Onlar IŞİD ile ev ev dolaşıp kim Ezidi Kürt, kim Şii Kürt, kim hangi parti üyesi, kim ne iş yapar tek tek IŞİD’e anlattılar. Bütün insanları tek tek fişlediler bu şekilde.

İlginç bir şeyden bahsediyorsunuz, bu medyada pek bilinen bir şey değil. Yani IŞİD’de yer alana bazı Kürtlerin herkesi fişlediğini söylüyorsunuz, doğru mu?

Evet yapıyorlardı, bu gizli saklı bir şey değil. Bütün görüşmelerde söylüyorum, bazı Müslüman Kürtler büyük bir talanın asıl unsurlarından biri oldular. Bunu söylerken bütün Müslüman Kürtlerden bahsetmiyorum tabi ki. Bazı Müslüman Kürtler vardı ki kaçırılan kadınlarımızı kurtardılar. Fakat üzülerek söyleyeyim ki IŞİD’e çalışan bu Müslüman Kürtlerin bizlere karşı katliamda oynadıkları rol çok önemli.

10506610_548137585313028_4155907605843243224_o

Kim bu insanlar, hangi köyden, hangi aşirettenler?

Köylerin de aşiretlerin de ismi zamana kalsın. Şengalliler onların kim olduklarını çok iyi biliyorlar.

Şengal Kürtleri bunlar, öyle mi?

Evet, Şengal Kürtleri. Bunlar Ezidilerin yemeklerini yiyen, güzel zamanlarında yanında olan insanlar, hepsi Ezidilerin komşuları idi. İyisiyle kötüsüyle ortak bir yaşamları varken, Ezidilere böyle yaptılar.

Şu konuya da dikkat çekmek istiyorum. Bizim Kürt partileri de çevredeki Araplara çok değer verirlerdi. Araplara bizlerden ve Ezidi büyüklerden daha fazla kıymetleri bilinirdi Kürt yetkililer tarafından. Şengal’deki Kürt yöneticiler emniyet bahanesiyle biz Ezidilere ayırımcılık yapıyor, evimizi başka bir yere taşımamıza ve işyeri açmamıza bile izin vermezlerdi. Hani emniyet? Şengal’de 18 bin peşmerge vardı, bir teki bir tek fişek patlattı mı? Dünya tarihinde bunun bir başka örneği var mı? 18 bin peşmergenin bir bölgeyi tek bir şehit vermeden bırakması görülmüş bir şey mi? Bizi böyle ortada bıraktılar, şeref ve namusumuzu sattılar. Sözde bizim arkamızdalardı ve ölümüne bizimleydiler.

10570548_772486052793314_781506317936471828_n

Bu kadar büyük bir peşmerge gücü neden bu şekilde çekildi peki? IŞİD için çok az bir sayıdan bahsediyorlar. 18 bin peşmerge nasıl oldu da oradan ayrılıp o insanları terk etti? Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nasıl değerlendireyim, neyi değerlendireyim ki? Mallarını mülklerini, varlarını yoklarını terk edip her bir tarafa dağılan insanlarımız var. Öldürülen insanlarımız, susuzluktan ölen çocuklarımız. Neden çekildiler o peşmergeler? Neden çekildikleri çok açık. Ben burada bir şey söylemek istemiyorum. Bunu Peşmerge Bakanlığı’na sorabilirsiniz neden bu şekilde halkı bırakıp, kaçtılar diye.

Kurtarılan bazı yerlerin adlarını söylediniz. Oralardan ayrılan Ezidilerin oraya dönme gibi bir ihtimalleri var mı? Güvenlik açısından bunun altyapısı hazır mı?

Hayır yollar kapalı, oralar kurtarılmış fakat ana yollar kapalı. Oraya dönseler bile açlıktan ölürler. Kürdistan Hükümeti bize Sêmalka üzerinden gıda yardımı ulaşmasına izin vermiyor. Musul ve Rabia’daki ve diğer yollar IŞİD’in elinde. Halk ne yiyecek, ne içecek, nasıl? Şengal tamamen kurtarılsa da buradan ayrılan insanların yarısı dönmez artık, hatta yarıdan da fazlası. Konuştuğum insanlar kadınlarına tecavüz edilmiş, analarımızın, babalarımızın öldürüldüğü yerlere nasıl geri dönelim diyorlar haklı olarak. Gerçekten de yüzlerce gencin öldürüldüğü bir köye nasıl dönsünler? Hem kim bizi koruyacak? Kim var arkamızda? Zaten kendimizi korumamıza da izin vermiyorlar.

10647215_685356261547603_2362557072868476148_n

Son olarak Rojava’da Newroz Kampı’nda bulunan Ezidileri ve yine aynı şekilde Duhok, Zaxo ve diğer bölgelerine yerleşen Ezidileri sormak istiyorum. Onlara yeterli hizmet sunuluyor mu, durumları nedir?

 Newroz Kampı’nı kendi gözlerimle gördüm. Suriye’deki savaştan dolayı Rojava’da büyük bir ekonomik kriz olmasına rağmen hem yiyecek, içecek bakımından, hem de diğer ihtiyaçlar bakımından Newroz Kampı dört dörtlük bir kamp.

Kürdistan Bölgesi’ne de çok fazla kişi gitti, gerçekten insanlarımız çok zor durumdalar. Çocukların ölüm riski var, hastalık geçiriyorlar sürekli. Kürdistan Hükümeti bu insanların sorunları için çözüm için henüz yeterli bir rol oynamadı. Birçok insan inşaatlarda, köprü altlarında yaşıyor. Gerçekten çok büyük problemler var, kış kapıda. Bu çadırlarda, kurdukları bu küçük yerlerde nasıl yaşayacaklar? Yağmur çamurlu durumlarda çok daha zorlaşacak her şey. Kıştan önce bu zor durumdan kurtarılmalı Ezidiler. Keşke yaşadıkları yerdeö kendi dağlarında özgürce ölselerdi bu perişan hallerinden çok daha iyiydi.

 

Fotoğraflar: Delil Suleiman, Şêro Hindê, Ferhad Ehmê, Zana Omer

Heartbreaking Situation of a Sick Yezidi Girl

Sick Yezidi Girl Suhal

Sick Yezidi Girl Suhal

In this undated video, the desperate situation of a Yezidi girl can be seen.

Suhal is from Sinjar. She is sick in somewhere in Iraqi Kurdistan, apparently in severe pain.

She has not eaten for 3 days, and she has been fainting and vomiting since then.

Suhal tells the Kurdish and Swedish speaking reporter that she has no idea about where her parents are.

***

World Lit A Candle for Ezidi People

Light_A_

https://twitter.com/search?q=%23LightACandle4Ezidis&src=hash&mode=photos

Light a Candle for Ezidi People

Candle_Ezidi

American Ezidi Center is launching a Twitter Campaign on September 2, 2014 at 1 pm EST (5pm UTC) to draw attention to kidnapped Ezidi girls who are sold at markets by ISIS, as well as the dire situation of hundreds of thousands displaced Ezidi people that are living in tough conditions.

 

American Ezidi Center officials says they will announce the the hashtag shortly before the campaign starts.

***

Ciwanên Êzîdî jibo qîzên ku ji alîyê DAÎŞ ve hatine revandin û jibo Êzîdîyên  ku li gelek cîhan bûne penaber, kempeyna piştgirîyê dide destpê kirin.

Ev kempeyna Twitter îro (02/09/2014) seet 8’ê êvarê bi dema Amedê’ destpê dike.

***

Bir grup Ezidi genc kacirilan Ezidi kizlari ve yerlerinden surulmus Ezidiler icin Twitter kampanyasi baslatiyor.  Kampanya 2 Eylul Sali Turkiye saatiyle 20’de baslayacak

Ezidis Need Your Support

American Ezidi Center is launching a Twitter Campaign on September 2, 2014 at 1 pm EST (5pm UTC) to draw attention to kidnapped Ezidi girls who are sold at markets by ISIS, as well as the dire situation of hundreds of thousands displaced Ezidi people that are living in tough conditions.

 

American Ezidi Center officials says they will announce the the hashtag shortly before the campaign starts.