Mahmud Berxwedan: IŞİD’i Her Yerde Yenilgiye Uğratacağız

Mutlu Çiviroğlu               https://twitter.com/mutludc

10917470_783677295048076_3950306464498643584_n

Sayın Mahmud Berxwedan, Kobanê şehir merkezinini kurtardıktan sonra köylerde operasyon başlatmıştınız. Doğu, batı ve güney cephelerinde son durum nedir?

Mahmud Berxwedan: Kobanê’yi özgürleştirdikten sonra köyleri kurtarmak için ikinci bir hamle başlattık. O günden bugüne yaklaşık 20 gün geride kaldı. Bu süre zarfında operasyonlarımızı başarılı bir şekilde yürüttük. Her üç cephede de her gün biraz daha ilerliyoruz, Kobanê topraklarında adım adım özgürleştiriyoruz. Batı cephesinde 15 Eylül’de IŞİD ile sıcak temasın başladığı noktaya başladık. Şêxler’e yakın bir yerdeyiz, Fırat ile aramızdaki mesela 3-4 km. Bu taraflarda henüz kontrolümüz altına geçmeyen çok az sayıda köy kaldı. Keçelo, Cibilferac, Sêvalo, Derbazin köyleri etrafında operasyonlarımız devam ediyor ve o köyleri bir bir geri alacağız.

Peki, batı cephesinde Fırat’ı aşıp Cerablus’a doğru gidecek misiniz?

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chief Ismet Hasan and other officials Photo (Mislim Nebo)

 

Mahmud Berxwedan: Öncelikli hedefimiz Kobanê topraklarının tamamını özgürleştirmek. Sonrasında IŞİD ile yeni bir savaşımız başlıyor. Şimdiye kadar IŞİD topraklarımızı işgal etmişti, biz mücadele  ruhuyla hareket eden arkadaşımızla başarıya ulaştık ve onları büyük bir yenilgiye uğrattık. Kobanê topraklarının tamamını kontrolümüz altına aldıktan sonra IŞİD ile savaşın başlayacağını söyleyebilirim. 15 Eylül’de onlar savaşı başlatmıştı, bu sefer biz başlatacağız. IŞİD ile mücadelemiz nereye giderlerse gitsinler devam edecek. Biz onlarla mücadelede sınır tanımıyoruz. IŞİD’in hedef aldığı bütün insanları IŞİD’ten kurtaracağız.

YPG’nin Kobanê’deki en üst ismi olarak oldukça kendinizden emin konuşuyorsunuz. Sizi bu kadar kadar iddialı konuşturan etkenler nelerdir?

Mahmud Berxwedan: Biz kendimize güveniyoruz, gücümüze, YPG-YPJ savaşçılarına inanıyoruz. Keleşnikofumuza ve bombamıza inanıyoruz, diğer her şey bizim için sadece destek. IŞİD’i Suriye’de hezimete uğratacağız. Başta Kobane toprakları olmak üzere IŞİD nerede olursa olsun onlarla mücadele edeceğiz.

Mahmud Berxwedan

Mahmud Berxwedan

O zaman yakın bir zamanda Cerablus, Minbic, Sirrin ve Tilebyad’a da gireceğinizi söyleyebiliriz, doğru mu?

Mahmud Berxwedan: IŞİD’in olduğu her yer bizim hedefimizdir. Yanlış anlaşılmak istemiyoruz, biz Arap halkını değil IŞİD’i hedef alıyoruz. Kimsenin malında mülkünde, bir iğnesinde bile gözümüz yok. Biz IŞİD’le mücadele etmek istiyoruz. Nerede olurlarsa olsunlar eski yeni bütün intikamlarımızı alacağız.

IŞİD’in hakim olduğu yerlerdeki Arap halkının sizin desteğinizi bekledikleri aktarılıyor, bu iddialar doğru mu?

Mahmud Berxwdan: Evet, doğru. IŞİD’in zulmünden kaçan Minbicli, Cerabluslu kaçan insanlar var ve yanımıza gelip YPG’nin desteğini istediler. Topraklarını IŞİD’ten kurtarmamızı istiyorlar, biz onlara yardım edeceğimize dair söz verdik. IŞİD’in zulmüne maruz kalan herkese yardım edip onların o zulümden kurtaracağız.

Peki, güney ve doğu ve cephelerindeki durum ne?

Mahmud Berxwdan: Güney cephesinde Şehit Xabur Tepesi ve Qaraqozak Köprüsü’ne ve Sırrin’in alanına hakim olduğu için stratejik öneme sahip, üzerinde şiddetli çatışmaların yaşandığı Girê Sêvê Tepesi şu an bizim elimizde, üzerinde YPG bayrağı dalgalanıyor.

kobani ozgur

Halep ve Haseke yolunun bir kısmının kontrolünüz altına geçtiği doğru mu?

Mahmud Berxwedan: Kobane’nin güneydoğusuna düşen, Halep Haseke karayolunun 25 kilometrelik bir kısmı savaşçılarımızın kontrolünde. Rotko Yolu üzerindeki Qilheydê, Girêk ve daha birçok köy YPG tarafından kurtarıldı. Doğu cephesinde ise Bexdik, İdanî ve oraya yakın birçok köye bizim kontrolümüzde.

Sizden yardım isteyen Arap halkını destekleyeceğinizi, dünyanın neresinde olursa olsun IŞİD ile mücadele edeceğinizi söylüyorsunuz. Peki dünya güçleri de sizi destekleyecek mi? Bu konuda yeni bir gelişme var mı?

Mahmud Berxwedan: IŞİD çeteleri bütün dünyanın başına bela oldular. Onlara karşı mücadele etmek isteyen herkes bize destek çıkmalı, var olan desteği artırmalı. Bu saate kadar da kısıtlı imkanlarımızla, hala hep bahsettiğimiz o silahlarla mücadele ediyoruz. Koalisyonların güçlerinin hava saldırıları desteği var, doğru, fakat tank ve ağır silah yardımı henüz yapılmadı bize. Bu konuda herkes sorumluluk sahibi olmalı, ancak bir olduğumuz vakit IŞİD’i ortadan kaldırabiliriz.

Biz sadece Kobane için değil bütün insanlık için IŞİD’e karşı mücadele ediyoruz. Sadece silah yardımı değil, diğer konularda da insanlar Kobanê’ye sahip çıkmalı. Bugün yeni bir Kobanê inşa ediliyor, herkes bir sorumluluk bilinci ile hareket etmeli. Köylerde hiçbir şey kalmamış, IŞİD çeteleri her şeyi yağmalamış. Birçok eve de siviller ölsün diye bomba yerleştirmişler. Bunun için mayın temizleme kuruluşları da Kobanê’ye bir an önce gelmeliler.

Arap nüfusun yoğun olduğu yerlerde yapacağınız operasyonlarda Kobanê’de sizinle birlikte hareket eden Özgür Suriye Ordusu gruplarının öncülük edeceği dile getiriliyor. Hem Özgür Suriye Ordusu grupları hem de peşmergelerinin Kobanê’de oynadıkları rol hakkında neler diyeceksiniz?

YPG_FSA_Kobane

Mahmud Berxwedan: Siwar Rakka, Şemsi Şimal, Cephetul Ekrad gibi gruplar bizimle birlikte savaştılar Kobane’de ve şu anda da ön cephede mücadeleyi yürütüyorlar. Arap bölgelerinde onlar öncülük ediyor, biz de onlara yardım ediyoruz. Fakat onların diğer yardımlara da ihtiyacı var, henüz herhangi bir yardım almış değiller. Kısıtlı imkanlarımızla biz onlara destek çıkıyoruz, bizim dışımızda destek çıkan yok.

Peşmerge güçleri de baştan beri arka destek kuvvetiydi. Yani cephede yer almıyorlar. Ağır silahları var ve ihtiyaca göre her türlü desteği veriyorlar. Bu konuda hiçbir zaman ellerinden geleni yapmaktan kaçınmadılar.

General Ismett

Son olarak Kobanê köylerinin yüzde kaçlık bir kurtarılmış durumda? Bir de Tilebyad’a girme ihtimaliz kamuoyunda büyük bir heyecan yarattı, bu konuda neler demek istersiniz?

Mahmud Berxwedan: Kobanê köylerinin % 80’lik bir kısmı kurtarıldı. Kalan % 20 için operasyonlarımız devam ediyor. Tilebyad’ı da IŞİD’ten kurtarmayı planlıyoruz. Başta da dediğim gibi, nerede olurlarsa olsunlar tüm gücümüzle IŞİD ile savaşacağız.

Premierminister des Kantons Kobane: “Für die Entschärfung der Minen werden dringend Spezialisten gebraucht”

10818505_373739149475979_2814843610372079953_o

Mutlu Civiroglu: Nach der Befreiung der Stadt gaben Sie in einer Erklärung bekannt, dass

Hilfe für den Wiederaufbau gebraucht werden würde. Journalisten, die Kobane besuchen, kommen zum selben Schluss. Welche Art von Unterstützung braucht Kobane?

Anwar Moslem: Seit viereinhalb Monaten wird gekämpft, um die 40 Fahrzeuge wurden in Kobane in die Luft gesprengt, tausende Mörsergranaten schlugen ein. Die Fundamente der Stadt, kommunale Dienstleistungsstellen, Wasserleitungen und das Stromnetz wurden zerstört. Auf den Straßen liegen viele Leichen der ISIS-Kämpfer. Es ist notwendig, dass medizinische Organisationen uns vor Ort unterstützen, damit sich keine Krankheiten ausbreiten. Zudem wurden in der Stadt, in vielen Dörfern und Häusern Minen verlegt. Auch das ist eine große Gefahr für die zurückkehrende Bevölkerung. In den vergangen Tagen sind in den Dörfern Çuqur, Rovî und Yêdûq Minen explodiert, Zivilisten kamen ums Leben. Für die Entschärfung der Minen werden dringend Spezialisten gebraucht. Die Situation ist sehr schwierig, es mangelt an Trinkwasser, Nahrungsmitteln, denn schon vor diesen Übergriffen war Kobane von allen vier Seiten umzingelt, mit Beginn des Kampfes wurde diese Situation noch schwieriger. Weil wir schnellstmöglich eine Camp-Stadt errichten wollen, müssen wir eine medizinische Grundversorgung gewährleisten, damit die Bevölkerung wieder allmählich zurückkehren kann.

Enwer_Mislim_Roj

Mutlu Civiroglu: Wieviele zivile Opfer kamen durch Minenexplosionen ums Leben?

Anwar Moslem: Bisher gab es sechs Tote und dutzende teils Schwerverletzte. Nicht nur die Dörfer, sondern auch einige Teile der Stadt sind vermint. In den Dörfern wird noch gekämpft, aber in der Stadt wurde dem Terror ein Ende gesetzt. Deswegen bemühen wir uns, mit allen Nationen und Organisationen Kontakt aufzunehmen und sie nach Kobane einzuladen, damit sie uns behilflich sein können.

Mutlu Civiroglu: Die Nachrichtenagentur ANHA teilte gestern mit, 400 Zivilisten seien zurückgekehrt. Sie teilen uns mit, dass Blindgänger und Minen eine große Gefahr darstellen. Wie bewerten Sie die Rückkehr der Zivilisten trotz der Gefahr?

Anwar Moslem: Wir teilen den Menschen immer wieder mit, dass die Situation sehr gefährlich ist. Zum einen gibt es keine medizinische Versorgung, zum anderen sind überall Minen verlegt. Unser Aufruf nach Kobane zurückzukehren, richtet sich an junge Menschen, die in der Verwaltung oder im medzinischen Bereich arbeiten wollen, oder sich unseren Verteidungseinheiten anschließen möchten. Es kommen aber auch einige Zivilisten zurück. Manchmal betreten sie unbefugt gefährliche Gebiete, sodass es ständig Explosionen gibt. Auch wir leiden darunter, aber wir geben dutzende Erklärungen und erstellen Flugblätter, um die Menschen zu warnen, damit sie Orte nicht unbefugt betreten und sich bei der Asayish oder der YPG melden, wenn ihnen Blindgänger und Minen auffallen.

Mutlu Civiroglu: Sie sagten, dass es Bemühungen gibt, ein Camp zu errichten. Die Organisation “Ärzte ohne Grenzen” wollte ebenfalls ein Camp in Kobane errichten.

Anwar Moslem: Wir haben Kontakt zu dieser Organisation, diese möchte ein Krankenhaus und einiges mehr errichten. Wir sagten, dass unseren Türen allen Organisationen, die Kobane unterstützen möchten, offen stehen. Wir von der Stadtverwaltung versuchen, ein Camp zu errichten, damit die Bevölkerung zurückkehren kann, obwohl tausende Häuser zerstört sind. Um sie unterzubringen, brauchen wir dieses Camp. Wenn “Ärzte ohne Grenzen” oder andere Organisationen uns bei diesem Vorhaben unterstützen möchten, können sie dies tun. Wir haben ein Komitee gegründet, die noch Untersuchungen anstellt und die Ergebnisse bald publik machen wird.

Mutlu Civiroglu: Vor zwei Tagen hat der französische Präsident Hollande die Kommandantin der YPJ Nesrin Abdullah und die Präsidentin der PYD Asye Abdullah im Élysée-Palast empfangen. Viele bringen diesen Besuch mit dem Sieg der Kurden in Kobane in Verbindung. Was sagen Sie dazu?

Anwar Moslem: Unser Kampf war ein Krieg gegen einen Terror, der auch die USA, Frankreich, Kanada und Australien bedrohte. Zur gleichen Zeit, vor vier Monaten, fiel auch Kobane diesem Terror zum Opfer. Wenn unseren jungen Männer und Frauen diesen Terror bekämpfen, dann tun sie dies nicht nur für Kobane, sondern für die ganze Welt. Alle demokratischen und friedliebenden Menschen, die sich für Kobane einsetzten, haben ebenfalls Anteil am Sieg. Die Einladung von Herrn Hollande hat uns mit Stolz erfüllt. Wir hoffen, dass weitere Politiker Kobane unterstützen, indem sie Kobane besuchen, Delegationen schicken. Wir hoffen auch, dass uns unsere Freunde und Verbündeten aus den USA beim Wiederaufbau unterstützen, so wie sie auch zu Beginn des Kampfes an unserer Seite standen.

***

Mutlu Civiroglu ist Analyst der Kurdischen Frage mit Schwerpunkt Syrien und Türkei” Er verfolgt insbesondere den Kampf der YPG gegen die ISIS und andere dschihadistische Gruppen.

***

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von N. Ozdemir

Kurdish-Arab Rebel Alliance May be Key to Obama’s Syrian Strategy

*Kurdish-Arab Rebel Alliance May be Key to Obama’s Syrian Strategy

YPG_FSA_Kobane

By Mutlu Civiroglu and Wladimir Van Wilgenburg

Now that the anti-ISIS coalition has struck Raqqa in Syria, it must seriously consider the Kurds as its most effective on the ground partners. The Obama administration needs local partners in Iraq and Syria to fight against the jihadist group, the Islamic State in Iraq and al-Sham (ISIS, ISIL, or the Islamic State) if it hopes to maintain any gains resulting from its attacks on ISIS positions.

A spokesperson of the main Kurdish armed group in Syria highlighted the importance of Kurdish assets. “Whoever wants to destroy ISIS should take YPG into consideration. Let me say clearly that any strategy in Syria without YPG is doomed to fail,” the People’s Protection Units (YPG) spokesperson Polat Can said in our interview with him. Given the Kurds’ extensive experience and professionalism, they represent the best the best chance to revitalize a beleaguered Syrian resistance and help President Obama achieve his objectives.

In his September 10 speech, President Obama ruled out the Assad regime as a partner in fighting ISIS and emphasized strengthening the Syrian opposition. “We must strengthen the opposition as the best counterweight to extremists like ISIL, while pursuing the political solution necessary to solve Syria’s crisis once and for all,” he said. While admirable that the president choose not to work with a man whose preferred strategy involves bombing his own civilian population, it leaves a dearth of effective partners on the ground. However, in Syria—just as in Iraq—cooperation between Kurds and Arabs could play a key role in eliminating ISIS. US Chairman of Joint Chiefs of Staff General Martin Dempsey recognized the fact that Kurds constitute an important part of Obama’s new strategy to fight ISIS.

Although Iraq has witnessed firsthand the effects of ISIS-induced instability, neighboring Syria has suffered far more with the advances and atrocities of the extremist group. ISIS has succeeded in wiping out many Syrian nationalist armed groups that comprise the bulk of moderate anti-Assad opposition. Both the moderate Free Syrian Army (FSA) and the Kurds have faced attacks by ISIS, leading to incredibly large refugee flows into Turkey.

Nonetheless, the Kurdish YPG forces have successfully fought ISIS and won most of its battles in both Iraq and Syria. Not only was the YPG an asset in the rescue operation for thousands of Yezidis fleeing from Iraq’s Sinjar, it also secured a wide area in northern Syria from the Kurdish city of Afrin to Yarubiya, a town border to Iraq, despite the extremist push against Kurdish villages. These regions maintain relative stability compared to other parts of Syria, allowing Kurds, Arabs, and Christians to live peacefully together, thanks in large part to the ability of the YPG to keep a modicum of security.

Western diplomats have traditionally been reluctant to meet the PYD for their ties to the Kurdistan Workers Party (PKK), viewed as a terrorist group in the United States and Turkey. After successful operations against ISIS extremists, however, both countries have begun reevaluating their positions towards it. The Wall Street Journal reported that US officials recognize the fact that Kurdish fighters in Syria may play a critical role in the campaign against ISIS, and have conducted talks with Syrian Kurds. The success of the YPG also prompted Turkish journalist Amberin Zaman to write about how the fight against ISIS has given the YPG and the PKK more legitimacy.

For their part, the Syrian Kurds have not only expressed interest and enthusiasm in pursuing Obama strategy against ISIS, they have already laid the groundwork for cooperation with Syrian nationalists. In an interview with Voice of America (VOA), YPG Spokesman Polat Can said, “We are the most experienced military force fighting against IS, and we are willing to actively participate in the international coalition. We are currently meeting many countries on this issue including with those who are decision makers.”

As the YPG continue its fight against ISIS on several fronts, it hosted a former rival on August 22. FSA Colonel Abdul Jabbar al-Oqaidi sought to mend fences with the Kurds by meeting YPG commander with General Commander of YPG Sipan Hemo in the Kurdish city of Afrin, north of Aleppo. Al-Oqaidi, the former head of the FSA’s military council in Aleppo, initially angered the Kurds by fighting jointly with Islamist groups against the Kurds in Aleppo. The FSA said it attacked the YPG for supporting Assad. Kurds allege this led to the killing of nineteen Kurdish civilians and the kidnapping of at least 400 others by the various rebel groups.

But in January last year, alliances started to change, when the Free Syrian Army clashed with ISIS, and lost huge swaths of territory in Syria, including Raqqa and the oil fields in Deir Ezzor. This led new cooperation between rebel groups and the Kurds, resulting in an agreement between the YPG and the Ahl as-Sham operation room in April last year to fight ISIS in Aleppo, and to cooperate against Assad. On August 22, al-Akidi and an FSA-delegation apologized for the FSA’s past mistakes, saying that Kurds, Christians, and Arabs, should work for the overthrow of the Syrian regime. “We want to work with the Syrian National Coalition (SNC) and the FSA if they accept the rights of Kurdish people and correct past mistakes,” Hemo said in a video.

In an exclusive interview, the Defense Minister of local Afrin Canton government Abdo Chilo, who took part in the meeting between the YPG and the FSA in Afrin, also told the Atlantic Council that the FSA wants to open a new page with the Kurds. “We told him we accepted his apology and we valued his visit. He realizes the power of YPG and wants closer relations with us, something we have long desired as well.”

The Kurds appear ready to fight alongside any secular group that will work for a pluralistic and democratic Syria against ISIS and the Assad regime. “We value Akidi’s visit and his request of help from YPG. It shows his willingness to work and create something good. We are ready to form a joint front with FSA and work against IS thugs and the brutal Assad regime,” Chilo added.

YPG spokesman Polat Can told Turkey’s daily Radikal that they are ready to work with anyone who is willing to fight against ISIS. “It has been over two years that we have been fighting against ISIS and like-minded extremist groups. We are keen on collaborating with moderate that respect to democracy, human rights and accept our national rights as Kurds.”

This historic meeting signifies a major starting point for effective cooperation against ISIS as well as the Assad regime. The meeting led to the formation of a new joint FSA-YPG operations room named “Euphrates Volcano” on September 10 in Kobane, which will carry out operations in areas surrounding Kobane, including the ISIS-stronghold of Raqqah. One day after its formation, the joint operation room carried out its first attack against ISIS in Qara Qawzak.

Abdurrahman Saleh, a spokesperson for ISIS, confirmed in our interview with him an alliance between Syrian anti-Assad rebels and Kurds, but suggested it to be a local alliance rather than a cohesive policy. “Some battalions of al-Tawheed brigade in Aleppo cooperate with the YPG against ISIS, but I do not know if this is a general decision, or a specific case. It may be a local agreement, rather than an overall strategy,” he said.

The new rebel alliance between the Kurds and the FSA could provide a determining factor to stop the expansion of the ISIS caliphate. If the FSA and the YPG can maintain a joint front, it will likely have a major impact on the success of fight both the militant group and the Assad regime in the longer run. The YPG, with its experienced and skilled fighters and strong popular support can provide a morale boost for the secular and moderate Syrian opposition and be a determining factor in preventing ISIS expansion in Syria. For Obama and the anti-ISIS coalition, keeping the Kurds incentivized to be their boots on the ground will be the key to fighting this war.

Mutlu Civiroglu is a Kurdish affairs analyst focusing on Syria and Turkey. He has been closely monitoring YPG’s fight against IS and other jihadist groups. You can follow him on Twitter @mutludc

Wladimir van Wilgenburg is an analyst of Kurdish politics for the Jamestown Foundation and a contributing writer for Al-Monitor

* This article was originally published on Atlantic Council Website on September 23,  2014

Enwer Mislim: IŞİD Mayınlarının Temizlenmesi İçin Acil Yardıma İhtiyaç Var

Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)

Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)

Mutlu Çiviroğlu         https://twitter.com/mutludc

Sayın Enwer Mislim, Kobanê zaferinden sonra kanton yönetimi olarak yaptığınız açıklamada şehrin yeniden inşası için büyük bir yardıma ihtiyaç duyduğunuzu söylemiştiniz. Kobanê’nin acilen ne tür yardıma ihtiyacı var?

Enwer Mislim: Yaklaşık beş ay süren bir savaş oldu Kobanê’de, 40 kadar araçla intihar saldırısı düzenlendi ve şehre binlerce havan topu düştü. Belediyenin hizmetleri, su sistemi, elektrik sistemi gibi şeylerin hepsi altüst oldu. Yine şehrin birçok noktasında yerde hala IŞİD cesetleri var. Bunlardan salgın hastalıkların yayılması tehlikesi var, sağlık uzmanlarıyla birlikte çeşitli çalışmalar yürütülebilir.

Bir başka tehlike de IŞİD’in türlü yerlere yerleştirdiği mayınlar. Son üç dört gün içerisinde birçok patlama oldu. Çuqur köyünde, Rovî ve Yêdûq gibi köylerde şehit düşen siviller oldu. Başta BM olmak üzere mayınların temizlemesi ile ilgilenen kurumlar bir an önce Kobanê’ye gelmeli ve sivillerin ölmemesi için bu mayınları YPG ile birlikte hareket ederek temizlemeli. Acil olarak bir çadır kamp kurmak istiyoruz. Sağlık noktaları da oluşturmalıyız burada, insanlar yavaş yavaş dönüyor.

Enwer_Mislim_Roj

Şu ana kadar mayınların patlaması sonucu kaç sivil yaşamını yitirdi?

Enwer Mislim: 6 kişi yaşamını yitirdi şimdiye kadar ve onlarca yaralı var. Şêran’daki patlamada hayatını kaybeden olmadı fakat ağır yaralılarımız var. Köylerde ve şehrin içinde de hala patlamamış yüzlerce mayın var. Köyleri kurtarma operasyonu da devam ediyor aynı sırada, bunun için güçlük çekiyoruz. Biz ağır bedeller ödeyerek IŞİD terörünü burada yenilgiye uğrattık. Kobanê’nin yeniden inşası için, insanlık ve yardım için, bütün devletlerle, bütün kurumlarla temaslarda bulunup, onların yardımlarını görmeyi umut ediyoruz. Bunu ilk adımı olarak IŞiD mayınlarının temizlenmesi konusunda acilen yardıma ihtiyaç duyuyoruz.

Ajanslar sivillerin dönmeye başladığını belirtiyor. Dün de 600 sivilin döndüğü aktarıldı. Siz de mayın tehlikesinin devam ettiğini söylüyorsunuz. Bu tehlike devam ederken sivillerin dönmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Biz halka tehlikenin devam ettiğini, buranın çok güvenli olmadığını söylüyoruz. Hem cesetler var yerde, hem de patlamamış mayınlar var. Biz belediye, sağlık ve güvenlik hizmetleri için daha çok gençlerin dönmesi taraftarıyız. Fakat diğer insanlar da dönüyor, çünkü insanlarımız kendi topraklarını seviyor. Bu topraklara bazen iznimiz olmadan giriyorlar ve patlamalar gerçekleşiyor. Gerçekten çok üzülüyoruz bu patlamalara. Duyurular yapıyoruz, bildiriler dağıtıyoruz. Tehlikeli bir şey gördükleri zaman insanlarımız Asayiş’e haber vermeliler. Asayiş gerekli şeyi yapıp görevini yerine getirecektir.

Foto: Mahmoud Bali

 

Kobanê’den kurulacak bir kamptan bahsediyorsunuz. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün Kobanê’de bir kamp kurmaya yönelik çalışmaları vardı. Görüşmeleriniz devam ediyor mu?

Foto: Mahmoud Bali

Foto: Mahmoud Bali

Enwer Mislim: Sınır Tanımayan Doktorlar ile görüşmelerimiz devam ediyor, onlar Kobanê’de bir hastane yapmayı da planlıyorlar. Bizim kapımız buraya yardım edebilecek bütün kurumlara açık. Öncelikli ve acil olarak bir kamp kurmak istiyoruz burada. Çünkü insanlar dönmeye başladı ve binlerce ev yıkılmış durumda. Diğer ihtiyaçlarımız için de kurduğumuz komite birkaç gün için de kamuoyunu bilgilendirecek.

İki gün önce Fransa cumhurbaşkanı François Holland, YPJ komutanı Nesrin Abdullah ve PYD eşbaşkanı Nesrin Abdullah’ı ağırladı. Birçok kişi bunu Kürt halkının Kobanê’deki zaferi olarak değerlendiriyor. Siz kanton yönetimi olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YPJ_Hollande

Enwer Mislim: Zaten biz teröre karşı savaşıyorduk. Amerika’nın, Fransa’nın, Kanada ve Avustralya’nın başına gelen terör saldırılarının aynısı Kobanê’nin de başına geldi. Gençlerimiz teröre karşı savaşırken sadece Kobanê halkı için değil bütün dünya için savaşıyorlar. Bu teröre karşı savaştığımıza dair bir mesajdır. Demokrat, özgürlükçü, barışsever herkesin Kobanê’deki zaferde payı var. François Holland’ın arkadaşlarımızı ağırlaması ile onur duyduk. Bütün kurumlar, yönetimler aynı şekilde Kobanê’ye destek çıkmalı. Bize savaşta destek çıkan Amerikan halkı, kuruluşları, partilerinin Kobanê’nin inşasında da destek çıkmasını diliyoruz.

US Consul Espinoza: “Biji Obama” Chants by Kurds Are Important For US

John L. Espinoza US Consoul to Adana, Turkey (Photo: http://adana.usconsulate.gov/consul_general.html

John L. Espinoza, US Consul to Adana, Turkey

Commenting on the “Biji Obama [Long Live Obama]” chants by Kurds after the U.S. bombarded ISIS targets in Syria’s Kobane, U.S. Consul John L. Espinoza said it was important for them to see the support people gave to their fight.

“I cannot speak directly for the White House, but the fight against ISIS is very important for the U.S. We see defeating ISIS as being linked to us. Of course, it is very important for us that people who see our fight support us,” said Espinoza, who is the U.S. consul in Turkey’s Adana province.

Espinoza said their fight against ISIS would continue and they were discussing ways in which they could better continue the fight against the ISIS threat together with the coalition forces.

“As this threat constantly changes, we don’t know how to fight against it tomorrow. Therefore, we need to assess the threat very well and struggle with it accordingly,” said Espinoza, adding that in meetings they conducted, they learned the reconstruction of Kobane was very important and they were working on the topic together with the coalition forces and Turkey.

Source: Hurriyet Daily News

***

Please Click the Player Below for the Video

Video by DHA 

Kobanê: Bugünkü Sorunları ve Yeniden İnşa Çalışmaları

 Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Kobanê’nin yeniden inşası konusunda Kanton Başbakan Yardımcısı Xalid Berkel, HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Kanton Eğitim Sorumlusu Hisên Mihemed Eli, Kanton Sağlık Sorumlusu Dr. Nahsan Ahmed ve yakın zamanda bölgeyi ziyaret den gazeteciler Hatice Kamer ve Ömer Faruk Baran ile var olan sorunları, ihtiyaçları ve yeniden inşa çalışmalarını görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Xalid Berkel, Kobanê’nin tamamen kurtarılmasından sonra şehrin yeniden inşası için bir komisyon kurduğunuz biliniyor. Bu komisyon çalışmalarınız şu an hangi aşamada?

Xalid Berkel: Kobanê’nin inşası için kurduğumuz bu komisyonda mühendisler, doktorlar ve diğer birçok meslek grubundan olan alanında uzman kişiler yer alıyor. Çalışmalarımız üzerine görüş alışverişlerimiz devam ediyor. Halkımızın dönmesi ve dönen halkımızın hiçbir sıkıntı yaşamaması için en iyi şekilde hizmet vermeye çalışacağız. Bunun da bir takım zorlukları var. Çünkü Kobanê tamamen yıkılmış durumda, caddeler, sokaklar tanınmaz halde. Buradan yardım edebilecek bütün kurumlara, bütün dünyaya sesleniyoruz. Halkımızın rahat bir şekilde dönebilmesi, insanlığa yakışır yeni bir Kobanê’nin inşası için onların desteğine ihtiyacımız var. Kürdistan’ın dört bir tarafından buraya yardım yapılmalı. Özellikle Güneyli kardeşlerimiz yardım etmeliler, onların yardım edebilme imkanları daha fazla çünkü. Kuzeydeki kardeşlerimiz ilk günden bugüne kusursuz bir şekilde çalıştılar ve yardımlarını esirgemediler. Onlara bir kez daha teşekkür ederken, Kobanê’nin yeniden inşası için de desteklerini beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu? Dünyadaki değişik bölgelerindeki insanlara ulaşma konusunda nasıl strateji belirlediniz?

Xalid Berkel: Yardımların yapılması için birçok ülkede kurumlar kurduk ve bazı yerlerde daha bu kurumlardan kurmak istiyoruz. Bir banka hesabının oluşturulması yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Siz de değindiniz, Kobanê bütün dünya için savaşan bir şehir oldu. Dolayısıyla bütün dünya, bütün uluslararası kuruluşlar Kobanê’nin yeniden inşası için destek çıkmalı.

Sayın İbrahim Ayhan, Kobanê için sınırda uzun bir süredir aktif bir şekilde çalışmalar yürütüyorsunuz. HDP-DBP partisi olarak Kobanê’nin yeniden inşası için ne tür çalışmalar yapacaksınız?

İbrahim Ayhan: Kobanê’deki zafer dünyanın dört bir tarafında insanlığın taraftarı olan herkesin zaferi ve artık bütün dünyada bir sembol olarak biliniyor. Kobanê’den gelen insanlar için oluşturduğumuz kriz masaları ile en iyi şekilde yardım etmeye çalışmıştık. Kobanê’nin kurtarılmasından sonra özgür Kobanê’nin yeniden inşası çalışmalarında da aktif bir şekilde yer almak istiyoruz. İki defa Kobanê’ye gittik ve kanton yetkilileri ile görüşmeler yaptık. Orada bir komisyon kurulmuş, biz de bu tarafta bir komisyon kurduk. Bu komisyonda HDP-DBP ve diğer bir takım kuruluşlar var. İnsanlar yardım etmeye hazır fakat buradaki Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda sorun var. İnşaa için henüz kapıdan malzeme gönderemiyoruz. Bunun için acil olarak bir koridorun oluşturulması lazım.

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Yani Türkiye sınırdaki geçişlerde zorluk çıkarıyor diyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Evet doğru. Sadece temel gıda malzemelerinin geçişine izin veriliyor. İnşaat araçlarının, malzemelerinin geçişine izin verilmiyor. Çünkü buradaki sınır kapısı resmi bir geçiş kapısı değil. Hükümet ile kapıdan diğer malzemelerin geçişi için de görüşmeler yaptık.

Kobanê’nin dış dünyayla tek bağı Mürşitpınar. Türkiye’nin yardım geçişlerine izin vermemesi, bahsettiğiniz tutumunu değiştirmemesi durumunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Hükümet ile yaptığımız görüşmelerde yardımcı olacaklarını söylüyorlar fakat 10 gündür herhangi bir sonuç almış değiliz. Amerika’dan, Avrupa’dan, Kürdistan’ın güneyinden insanlar ve devletler Kobanê’ye bir an önce yardım etmek istiyorlar. Kapı serbest bir şekilde açılmayana kadar yardımlar ulaştırılamayacak. Ama biz Kobanê’yi özgürleştirdiğimiz ruhla Kobanê’yi inşa edeceğimize de inanıyoruz.

Uluslararası kuruluşlar da yardım yapmak istiyor. Sosyal medyadan insanlar kampanyalar başlatmışlar. Bu yardımlar size nasıl ulaştırılabilir?

İbrahim Ayhan: Rojava Yardım Derneği adı altında çalışmalarımızı yürütüyoruz, insanların bu derneğe yardım etmeleri yönünde çağrılarda bulunduk, bulunuyoruz. Suruç’taki, Amed’teki ve Mardin’deki belediyelerimizden dernekleri var. Yine partimiz de çeşitli görüşmeler yapıyor. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmeler yapıyoruz. Çalışmalarımız daha teknik bir şekilde yürütmeye devam edeceğiz. Fakat dediğim gibi üç tarafı IŞİD çeteleriyle kuşatılmış Kobanê’nin Suruç’a açılan kapısından geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Sayın Berkel, siz kanton yönetimi olarak Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyor ve Türkiye’den neler talep ediyorsunuz?

10960382_381051168744777_986644771839205936_o

Foto: Mahmoud Bali

 

Xalid Berkel: Bir insanlık ve komşuluk vazifesi olarak Türkiye gereken yardım yapmalı ve sınırda sorun çıkarmamalı. Bir güvenlik koridorunun oluşturulması yönünde çağrıda bulunmuştuk, Türkiye bu konuda da gereken adımlar atmalı. Türkiye zaten sınırdan bir takım yardımlar yapmıştı, biz bu desteğin genişletilmesi umut ediyoruz. Kobanê’nin özgürlüğünden sonra burada yeni bir Kobanê’nin inşası burada huzur ve barış olacağı için Türkiye’nin de yararınadır. Bu huzur ve barış onlara da hizmet eder.

Sayın Ayhan, Sayın Berkel’in fikrine katılıyor musunuz? Huzur ve barışın olacağı yeni bir Kobanê Türkiye’nin de yararına olur mu?

İbrahim Ayhan: Türkiye aslında başta Kürtlere karşı bir politika yürüttü. Kobanê’deki savaşta daha çok IŞİD’e yardım etti. Biz bu politikasını eleştirdik. Çünkü bu politikasının ne Türkiye’ye ne de Ortadoğu’ya bir faydası yoktu. Türkiye politikasını değiştirip Kürtlerle daha fazla ittifak halinde olmalı. Türkiye Rojava’ya, güneye ve kuzeye stratejik olarak yaklaşmalı ve IŞİD ile ilişkisini kesmeli. Türkiye Irak’ta kurulan Kürdistan hükümetini de uzun süre tanımamıştı. Şimdi aynı şeyi Rojava için yapıyor, burayı tanımayacaklarını iddia ediyorlar. Bu çok yanlış bir tutum, Türkiye bir an önce Rojava’yı da tanımalı. Devlet nasıl ki Kürdistan’ın güneyi ile resmi bir şekilde görüşmeler yapıyorsa Rojava ile de aynı şekilde görüşmeler yapmalı. Çünkü binlerce yıldır Türklerle kardeş halklar olarak yaşıyoruz. Bu saatten sonra nerede olursa olsun Kürtler için özgür bir yaşam şart. Türkiye bunu göz önünde bulundurup Kürtlerle ittifak kurmalı.

Sayın Hisên Mihemed Eli, eğitimden sorumlu kişi olarak Kobanê’de eğitim konusundaki güçlükler öğrenmek istiyorum. Birçok okul yıkıldı, öğrenciler şu an mülteci kamplarında eğitim görüyor. Çalışmalarınız nasıl gidiyor ve eğitim alanında nelere ihtiyacınız var?

Hisên Mihemed Eli: IŞİD saldırılarından önce Kobanê’de 13 okul vardı. Saldırılardan sonra 3 okul ayakta kalabildi. Kobanê’nin yeniden inşasında yıkılan okulların yerine yeni okullar inşa etmek istiyoruz. Diğer bütün eğitim materyallerine de ihtiyacımız var. Bütün uluslararası kuruluşlar eğitim konusunda seferber olmalı. Türkiye’nin üzerine düşen de kapı geçişlerinde kolaylık tanıması. Çünkü Avrupa’dan Kürdistan’ın dört bir yanından insanlar eğitim konusunda bir an önce yardımcı olmak istiyorlar.

Sayın Nahsan Ahmed, sizde sağlıktan sorunlusunuz. Hastanelerin yıkıldığı ve ciddi manada doktor ve ilaç sıkıntısı yaşandığı biliniyor. Şu an sağlık alanında genel durum ne?

 

Dr. Nahsan Ahmed: Saldırılardan sonra Kobanê’deki sağlık hizmetleri sistemi tamamen altüst oldu. Ciddi sıkıntılarımız devam ediyor. Öncelikli olarak ilaçlara ihtiyacımız var, çünkü insanlar dönmeye başladı ve sayı her geçen gün artıyor. Ameliyat malzemelerine ve oksijen tüplerine ihtiyacımız var. Çocuklar savaşlardan çok kötü şekilde etkilendi, onların ruh halinin düzelmesi için özellikle de psikolog arkadaşlara ihtiyacımız var. Öte yandan hala şehir içindeki enkazların arasında yüzlerce IŞİD cesedi var. Bu da önümüzdeki günlerde sağlık sorunları yaşatır. Yine aynı şekilde şehir içinde patlamamış yüzlerce havan topu var, bu da çocuklar için büyük bir tehlike. Uluslararası kuruluşlar bu konularda bir an önce yardım yapmalı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar Kobanê’de çalışmalar yürütme istiyorlar. Fakat sanırım sınır kapısında bir takım sıkıntılar yaşıyorlar. Bu kuruluşlar ile herhangi bir görüşmeniz var mı?

Dr. Nahsan Ahmed: Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü ile bugün görüşmeler yaptık, Türkiye hükümeti sorun çıkardığı için Kobanê’ye geçemediler. Sadece bu kuruluş değil, diğer bütün uluslararası kuruluşlar çalışabilmek için öncelikle Kobanê’yi görmek istiyorlar. Fakat dediğim gibi kapıdan geçişte problem var. Bundan dolayı da bu saate kadar da resmi bir şekilde henüz uluslararası bir kuruluş Kobanê’ye adım atabilmiş değil. Bizim tarafımızda herhangi bir problem yok, biz bütün uluslararası kuruluşlarını bir an önce gelmesini bekliyoruz.

Foto: Mahmoud Bali

Foto: Mahmoud Bali

Sayın Ayhan, Kobanê’deki yetkililer de sınır kapısında Türkiye’nin problem çıkardığını söylüyorlar. Amerika bu konuda Türkiye’nin tutumunu değiştirmesi için rol alabilir mi?

İbrahim Ayhan: Amerika Türkiye üzerinde baskı oluşturabilir. Peşmergelerin geçişinde de Türkiye uzun bir süre izin vermemişti. Amerika araya girdikten sonra bu konu halloldu. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü için Urfa valisi ve Suruç kaymakamı ile görüştüm fakat geçişleri için vermediler. Sadece onlar değil, Avrupa’nın diğer ülkelerinden de gelen çeşitli heyetler var. Bunlar Kobanê için büyük yardımlar yapmak istiyorlar. Bu heyetlerin geçişi için Amerika yine Türkiye üzerinde baskı oluşturmalı ve geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki, başta Kobanê olmak üzere Suriye’ye yardım etmeye devam edeceklerini belirtmişti birkaç gün önce. Sadece askeri olarak değil, insani yardım olarak da Amerika yardım etmek istiyor. HDP olarak Amerika’nın bu konuda daha aktif rol olması için görüşmeleriniz var mı?

İbrahim Ayhan: Adana’daki konsolos ile Suruç’ta görüşmelerimiz olacak, daha önce de görüşmelerimiz olmuştu. Bu görüşmeleri daha da sıklaştıracağız. Amerika hava saldırılarında çok aktif bir rol oynadı. Diğer konularda yardımlarına ihtiyaç duyacağız.

Uzmanlar Amerika’nın Kobanê ile ilgili tutumunda Amerikan halkının çok etkili olduğunu belirtiyor?

İbrahim Ayhan: Evet, doğrudur. Hem Amerikan halkının hem de Avrupa halklarının etkisi oldu. Çalışmalar yürütülmeli ve Türkiye’nin çıkardığı sorunlar ortadan kaldırılmalı. Çünkü bu sadece Kürtlerin değil bütün dünyanın sorunu.

Sayın Berkel, sınır kapısındaki geçişlerin rahat olması için Amerika Türkiye’nin üzerinde nasıl baskı oluşturabilir?

Xalid Berkel: Peşmergelerin geçişinde de hava saldırılarında da Amerikan halkı çok önemli bir rol oynadı. Yine aynı şekilde Kobanê’nin yeniden inşasında da aynı rolü oynamasını ümit ediyoruz. Çünkü bu yeni Kobanê sadece Kürt halkına değil bütün insanlığa hizmet edecek.

Sayın Hatice Kamer, siz de yakın zamanda Kobanê’ye gittiniz. Bir gazeteci olarak orada neler gözlemlediniz, neler hissetiniz?

Xecîcan Farqîn: Kobanê’ye adım atar atmaz birinci ya da ikinci dünya savaşını konu alan bir filmin bir parçasını görüyorsunuz. Gördüğünüz şeyin bir film platformu ya da bir şehir olduğunu ayırt edemiyorsunuz. Her taraf yanmış yıkılmış, sanki yaşam denilen şey binlerce yıl önce orayı terk etmiş. Kobanê’de o enkazı gördükten sonra orada yeni bir şehrin inşasının da en az orada yaşanan savaş kadar çetin bir şey olduğunu anladım. Kobanêli yaklaşık 200 bin insan şu an Suruç’ta ve Kürdistan’ın diğer şehirlerine dağılmış durumdalar. Şehir zaten şu an sivillerin dönmesine uygun değil. Kanton yetkilileri zaferden dolayı çok mutluydular fakat onlar sivillerin dönmesi için çalışmaları bir an önce başlatmak istiyorlardı. Savaş sırasında yardım eden devletlerin Kobanê’nin inşasında da yardım etmesini bekliyorlardı. Çünkü sadece kanton yönetiminin gücüyle hallolacak bir inşa değil bu.

Sayın Ömer Faruk Baran, siz de Kobanê’ye gittiniz. Bütün dünyanın bir sembol olarak kabul ettiği bu şehirde neler hissetiniz bir gazeteci olarak?

Ömer Faruk Baran: Kobanê’de uzun süre kalmadığım halde döndükten sonra üzerimdeki şoku atlatamadım. Her tarafı yıkılmış, talan edilmiş bir şehir gördüm. Dünyanın her tarafındaki savaşlarda savaş bittikten sonra yeni bir savaş başlar. Kobanê’de de artık yeni mücadele şehrin yeniden inşası olacak ve bu hiç de kolay bir şey olmayacak. Kobanê ve Suruç’taki insanlar akraba olmalarına rağmen Kobanêliler bir an önce Kobanê’ye dönmek istiyorlar. Çünkü her insan gibi onlar da topraklarına bağlı insanlar ve toprak insanın bir kısmını kendi içinde taşıdığı bir şey. Dolayısıyla daha önce aktif kullanıma açık olmayan Suruç ile Kobanê arasındaki sınır kapısı aktif bir şekilde kullanıma açılmalı ve uluslararası kuruluşlar talan olmuş bu şehre gerekli yardımı bir an önce ulaştırmalı.

Sayın Berkel, Kobanê’den dönen herkes gördüğü şeyler karşısında şoka girdiklerini söylüyorlar. Siz Kobanê’den hiç ayrılmayan biri olarak bu konuda neler diyeceksiniz?

Xalid Berkel: Her iki gazeteci arkadaşımızın da değindiği gibi Kobanê’nin her caddesi, her sokağı için ayrı bir destan, ayrı bir kitap yazılmalı ama kelimeler bu duyguları tarif etmeye yetmez. Çok büyük acılar yaşandı ve görkemli, eşi benzeri görülmemiş bir direniş sonucunda büyük bedellerle zafer elde edildi. Bu zaferde bize yardım eden herkesin payı var. Uluslararası kuruluşlara, başta Amerika olmak üzere bütün devletlere bir kez daha sesleniyoruz. İnsanlığa hizmet edecek yeni bir Kobanê’nin yeniden inşası için yanımızda olmalılar.

Kobane: The Little City That Has Inspired the World

jessooo

Jessica Jaye for her premier show on Quagmire America Radio discusses Kobane with Kurdish Affairs Analyst Mutlu Civiroglu

10818505_373739149475979_2814843610372079953_o

***

Please click play button to listen to the show

Original Link: www.blogtalkradio.com/quagmireamerica/2015/01/30/qarlive-do-the-right-think-wjjqar-kobane-the-little-city-that-could

YPJ Komutanı Viyan Kobane’nin Kurtarılışında Kadınının Rolünü Anlattı

Viyan_Kobani

Mutlu Çiviroğlu                 https://twitter.com/mutludc

Sayın Vîyan Kobanî, Kobanê’nin kurtarılması birçok kişi tarafından büyük bir zafer olarak kabul ediliyor. Sadece Kürtler değil, değişik ülkelerden birçok insana özellikle sosyal medya üzerinde bu konudaki sevinçlerini dile getiriyorlar. Bir Kürt kadını, bir YPJ komutanı olarak neler hissediyorsunuz?

Vîyan Kobanî: Öncelikle bizi destekleyen herkese bu savaşta şehit düşen yüzlerce kahraman ve mücadeleye devam eden diğer bütün savaşçılar adına sevgi ve özlem dolu selamlar gönderiyorum. Bütün dünyanın gözü buradaydı ‘’Kobanê düşer, Kobanê direnemez’’ diyorlardı, fakat  biz burada büyük bir direnişin tanığı olduk. Büyük bir umutla zaferi bütün insanlığa duyuracağımız anı bekledik. Çünkü Kobanê’deki zafer bütün insanlığın, özellikle de kadınların zaferiydi. IŞİD dünyanın her tarafına vahşi bir şekilde saldırırken kadınları da hedef alıyor. Fakat Kobanê hepimiz için bir imdat, hepimiz için bir ses oldu. Kobanê insanlığa hedef alana örgütlere karşı halkların direnebileceğini ispatladı. Gücünü halkın iradesinden alan savaşçılarımız bu iradeyle her şeyi yapabileceklerini bütün dünyaya gösterdiler.

Bu zaferin insanlığın ve kadınların zaferi olduğunu belirttiniz.. Genel olarak dünya kamuoyunun, dünya kadınlarının size olan desteği sizi memnun edecek düzeyde mi?

Vîyan Kobanî: Sadece kadınlar değil sesini bizim direnişimizin sesine katan, bir şiir yazan, bir resim yapan ya da sadece atabildiği adımı atıp ‘’bu da benim adımım’’ diyen herkes kendi çapında Kobanê’ye destek çıkmıştır. Oldukları yerde hakkımızda güzel şeyler yazan, çizen, söyleyen herkese teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ve kararlıyız ve bu inancımız ve kararlılığımız daha da artacak. Buradaki direnişini her saniyesi için insan destanlar yazabilir. Basından arkadaşlar gelip Kobanê’yi gördüler fakat belirtmek istiyorum: Kobanê’deki her karış toprağın üzerinde direnişin ruhu var. Bu direniş ruhu tam olarak tanınmadı, direnişi tanıtabilecek kollar yetersiz kaldı. Bu biraz da haber aktarımının iyi olmamasından kaynaklı bir şeydi. Kobanê artık özgür, gelip buradaki direnişin ruhunu görsünler. Kalbi burada insanlık için atan halklara bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bu halklar buradaki direnişi anlamlı kıldı. Çünkü IŞİD insanlığın, bütün halkların iradesini kırmak istedi. Fakat Kobanê’deki zafer bu iradeyi daha da güçlendirdi.

Peki, Kobanê’deki köyler ne olacak, o köyleri kurtarmak için başlattığınız operasyon nasıl gidiyor?

Vîyan Kobanî: Kobanê’yi özgürlüğüne kavuşturduğumuz gibi Kobanê’nin köylerini de özgürlüğüne kavuşturacağız. Biz buranın insanıyız, burayı iyi tanıyoruz, Kobanê’nin yüzlerce köyü var. Köyleri daha düzenli, daha iyi bir mücadele ruhuyla kurtaracağız. Mayınları temizleyeceğiz, bunlar dönen halk için büyük bir tehlike. Fakat belirttiğim gibi biz Kobanê’nin topraklarını karış karış temizliyoruz. Yani biz hep fiziksel olarak köyleri IŞİD’ten kurtarıyoruz hem de geride bıraktığı şeylerden. İlerliyoruz, her gün kilometrelerce ilerliyoruz.

Her üç tarafta da şu an kaç kilometreye kadar ilerlemiş durumdasınız?

Vîyan Kobanî: Şimdilik her üç taraftan da kilometrelerce diyorum, yakın bir zamanda halkımıza bütün köylerin kurtarıldığına dair mesaj vereceğiz. Birinci hamlemizi tamamladık, ikinci hamlemiz de bütün hızıyla devam ediyor.

Köylerdeki savaş nasıl sürüyor? IŞİD direniyor mu, yoksa cephelerde direnmeden geri mi çekiliyor?

Vîyan Kobanî: Kobanê’deki zaferden üç ay önce aslında IŞİD Kobanê’de yenilmişti. Fakat Türkiye sınır kapısını kullanmaları gibi şeylerle son bir umut da olsa Kobanê’yi almaya çalışıyorlardı. IŞİD yenilgiyi hazmedemeyen vahşi bir örgüt. Kolay kolay geri çekilmiyor ve direnmeye devam ediyor. Köylerde de aynı şekilde şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

YPJ Komutani Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

YPJ Komutanı Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

Peki, bir kadın olarak savaşırken size manevi olarak güç veren şey ne?

Vîyan Kobanî: Seslerini bize duyurmak isteyen destekçilerimiz vardı fakat ağır savaş şartlarından dolayı onları tam anlamıyla takip edemiyorduk. Fakat biz her saniye her dakika bizim yanımızda olmak isteyenlerin desteğini hissediyorduk. Bu barbar örgüt karşısındaki direnişimiz bize daha da güç veriyordu, bir de kadınların uluslararası desteği etkili oldu. Böyle bir gerçek de var: Eğer kadın savaşçılar olmasaydı görkemli bir direniş sergilenemezdi. YPJ ve YPG güçleri birlikte saldırıları başarılı bir şekilde püskürttüler. Belki yüzyılda bir görülebilecek bir saldırı vardı Kobanê ve Kürt halkının üzerinde.

Bizden önce Şengal örneği vardı. Eğer direnmezsek Şengal’deki kadınların başına gelen şeylerin bizim başımıza da geleceğini biliyorduk. Sokaklarda satılacağımızı düşündük, böyle bir şeye fırsat vermemek için YPJ olarak var gücümüzle direndik. Savaş başlamadan önce Kobanêli kadınlar hayatın her alanında örgütlendiler. Şengal’de yaşananlar askeri alanda da kadınların örgütlenmesi gerektiğini öğretti bize. Kadın bir savaş ganimeti değil, bir savaşçıdır. Birbirine tutunan, birbirine destek çıkan kadınların birliği bize moral veren en büyük şey oldu.

Özellikle Amerika’da da Kobanê’de savaşan kadınlar yakından takip ediliyor. Hava saldırıları başlamadan önce Amerikan halkı saldırıların başlaması için sosyal medyada hükümet üzerinde baskı oluşturmuştu. Hilary Clinton da YPJ savaşçılarının bütün dünya kadınlarına ilham kaynağı olduğunu söylemişti. Neler söyleyeceksiniz bu konuda?

Vîyan Kobanî: Kobanê’deki direniş nasıl ki insanlığa ilham kaynağı olmuş ise buradaki kadınların direnişi iki kat daha fazla kadınlara ilham kaynağı olur. Dünyanın neresinde olursa olsun kadınlar hep ikinci plana atılmışlar. Erkeklere tanınan hakların hep yarısı ya da ancak çeyreği kadar kadınlara tanınır. Avrupa’da, Amerika’da durum bir nebze daha iyi olabilir fakat Ortadoğu’da kadının özgürlüğünün sesi ve ilhamın kaynağı olduk. Bu bizim için bir onurdur. İlerleyen zamanlarda kadını daha da iyi bir şekilde temsil etmeye çalışacağız. Kalbi bizimle atan kadınların isteklerini yerine getirmek için daha mücadeleci bir ruhla hareket edeceğiz. Burada yürüttüğümüz mücadele bütün kadınlar ve bütün insanlar için yürüttüğümüz bir mücadele.

YPG Commander Berxwedan: Victory in Kobane Gave a New Spirit to Everyone Fighting for Humanity

Kurdish fighters claim to have cleared Islamic State from Kobane

Mr. Mahmud Berxwedan, you announced in an official statement the day before that you had entirely liberated Kobane from the ISIS. What does this victory mean to the Kurds and the whole world public opinion?

The attainment of victory in consequence of historic resistance for four months means the liberation of the whole humanity. The struggle waged here was the struggle of humanity. With restricted means, we fought against an organization that knows no limits in savagery. Many thought that Kobane would fall but fighters gave a struggle of honor. It was not easy of course, we witnessed historic days from the beginning to the end, and it was the history of not only Kurdish people but also of the whole humanity that laid here. Advancing step by step and with patience, we defeated our enemy in Kobane. Our operations are now continuing in villages. We are going to keep the fight going until no single ISIS member is left, no matter where it is. Victory in Kobane has given a huge moral support and a new spirit to everyone fighting for humanity. Everyone with the fear spread by ISIS in their heart has believed they could fight against these gangs and succeed.

Victory in Kobane had wide media coverage in various countries. On social media also, especially on Facebook and Twitter, numerous non-Kurds voice happiness over the victory and support for Kobane. The other day US State Department Spokeswoman Jen Psaki also congratulated fighters in Kobane and stated that their support for Kobane would continue. What do you think about this attitude of the world public opinion and America?

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

Everyone who supported Kobane led an example of great struggle. We express once again our thanks to them. Right, we have drawn ISIS thugs out of entire Kobane but they are not ended yet, this danger against Europe, America and the whole humanity continues its presence. It is the duty of the whole humanity to finish them. This is why the entire world welcomed the victory in Kobane. Everyone who supported us, regardless of where they are, have been a part of this struggle. This achievement is also an achievement of theirs and we believe their support will continue until ISIS is finished off all around the world.

I hear sounds of arms and aircraft while talking to you right now. I suppose you are at the battle front. Mentioning the villages, Kobane is located on a large area with around 380 villages. What sort of preparations are you making now to liberate the villages?

Without a break and with determination, we launched operations for villages, the day Kobane city was entirely liberated. I am now in a village, the name of which I would prefer not to mention, which we have liberated this morning. Our operation in this village and many other points continues. We have accomplished a result in some operations, reseizing further areas, the results of which we shall make public once others are also finalized.

I suppose an aerial strike is taking place right now, I hear sounds of warplanes?

Right, airstrikes continue!

Because you are at the battlefront, I don’t want to take up your time any longer. What would you finally like to say to the Kurds and world public opinion?

The Kurdish people and other world peoples have given us great support which we hope will continue. We are continuing our operations in villages. We will be liberating at least a few of them every day. In particular the Kurdish youths whose hearts are with Kobane, all those across Kurdistan, should come here and join the fight to reclaim the sacred lands of Kobane. Their participation will enable a quicker elimination of our enemy. Kobane city has been demolished and destroyed on all sides. The civilians here in particular are living under harsh conditions. The infrastructure of the city has broken down completely. The people here are in urgent need of humanitarian aid. As the military wing, we are dealing with an entire expulsion of ISIS from Kobane. World public opinion should support Kobane in economic, political, military and all other aspects. With this support we can make Kobane both a city of resistance and a beautiful town.

***

Mutlu Civiroglu is a Kurdish affairs analyst focusing on Syria and Turkey. He has closely been monitoring YPG’s fight against ISIS and other jihadist groups.

***

Translated into English by Berna Özgencil https://twitter.com/bzgncl

Mahmud Berxwedan: Kobanê’de Tek IŞİD Üyesi Kalana Kadar Mücadele Edeceğiz

Kurdish fighters claim to have cleared Islamic State from Kobane

Sayın Mahmud Berxwedan, önceki gün resmi bir açıklamayla Kobanê’yi IŞİD’ten tamamen kurtardığınızı ilan ettiniz. Kürtler  ve bütün dünya kamuoyu için bu zafer ne anlama geliyor?

Mahmud Berxwedan: Dört aydan sonra tarihi bir direnişle Kobanê’nin özgürlüğe kavuşması bütün insanlığın özgürlüğe kavuşması demek. Buradaki mücadele bütün insanlığın mücadelesiydi. Kısıtlı imkanlarla vahşette sınır tanımayan bir örgüte karşı savaştık. Birçok kişi Kobanê’nin düşeceğini düşünüyordu fakat savaşçıların onur mücadelesi yürüttüler. Kolay olmadı elbet, baştan sonra tarihi günler yaşadık, sadece Kürt insanların değil bütün insanlığın tarihi buradaydı. Sabırlı bir şekilde adım adım hareket ederek düşmanımızı Kobanê’de yenilgiye uğrattık. Şimdi köylerde de operasyonlarımız devam ediyor. Kobanê’nin neresinde olursa olsun, bir tek IŞİD üyesi kalana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Kobanê’deki zafer insanlık için mücadele eden herkese adeta büyük bir moral ve yeni bir ruh verdi. Kalbinde IŞİD çetelerinin saldığı korkuyu taşıyan herkes bu çetelere karşı direnip başarabileceklerine inandılar.

Çeşitli ülkelerin basınında zafer hakkında birçok yazı çıkıyor. Yine aynı şekilde sosyal medyada, özellikle Facebook ve Twitter üzerinde Kürt olmayan birçok kişi de zafer hakkındaki sevinçlerini ve Kobanê’ye olan desteklerini belirtiyorlar. Önceki gün de ABD Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki Kobanê’deki savaşçıları kutladı ve Kobanê’ye desteklerinin devam edeceğini belirtti. Dünya kamuoyu ve Amerika’nın tutumu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Mahmud Berxwedan

Mahmud Berxwedan

Mahmud Berxwedan: Kobanê’ye destek veren herkes büyük bir mücadele örneği yürüttüler. Destek veren herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz. IŞİD çetelerini Kobanê’den tamamen çıkardığımız doğrudur fakat bitmiş değiller ve bu tehlike  Avrupa’ya, Amerika’ya ve bütün insanlığa karşı varlığını devam ettiriyor. Onların ortadan kaldırılması bütün insanlığın vazifesidir. Bunun için Kobanê’deki zafere bütün dünya sevindi. Nerede olursa olsun bize destek veren herkes mücadelenin bir parçası oldu. Bu başarı onların da başarısı ve IŞİD bütün dünyada yok edilene kadar desteklerinin devam edeceğine inanıyoruz.

Silah ve uçak sesleri duyuyorum şu an, sanırım cephedesiniz. Köylerden bahsettiniz sayın Berxwedan, Kobanê köyleriyle birlikte geniş bir alana sahip, yaklaşık 380 köy var. Köyleri kurtarmak için nasıl bir hazırlık yapıyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Kobanê şehri tamamen kurtarıldığı gün, hiç ara verilmeden büyük bir azim ve moral ile köy operasyonlarına çıktık. Şu an bir köydeyim, bu köyü bu sabah kurtardık ve operasyonumuz devam ediyor hala. İsim vermek istemiyorum, başka birçok noktada da operasyon var. Bazı operasyonlardan sonuç aldık, geri aldığımız yeni araziler var,  diğerlerini de tamamladığımız gibi kamuoyuna duyururuz.

Sanırım şu an hava saldırısı var, uçak sesleri de duyuyorum?

Mahmud Berxwedan: Evet, şu an uçak sesleri de var.

Cephedesiniz o nedenle de zamanınızı daha fazla almak istemiyorum. Son olarak Kürtler ve dünya kamuoyu için neler demek istersiniz, onlardan beklentileriniz neler?

Mahmud Berxwedan: Kürt halkı ve diğer dünya halklarının bize büyük bir desteği oldu. Bu desteğin devam etmesini umut ediyoruz. Özellikle de kalbi burada atan Kürt gençleri Kobanê’ye geri dönsünler. Köy operasyonlarına başladık, her gün en az bir iki köy kurtaracağız. Gençler gelip bu kutsal Kobanê topraklarını geri alma mücadelesine katılsın. Rojava, güney, bütün Kürdistan gençlerine sesleniyorum, onlar desteğiyle düşmanımızdan daha çabuk kurtulacağız. Kobanê şehri yıkıldı, talan edildi her taraftan. Özellikle de buradaki siviller çok zor şartlar altında yaşıyorlar. Şehrin altyapısı tamamen bozuldu. Burada kalan insanlar acil bir şekilde insani yardıma ihtiyaç duyuyorlar. Biz askeri kanat olarak IŞİD’i Kobanê’nin tamamından çıkarmakla meşgulüz. Dünya kamuoyu, ekonomik, siyasi, askeri ve diğer her yönden Kobanê’ye destek olmalı. Bu desteklerle Kobanê’yi hem direniş şehri hem de güzel bir şehir yapabiliriz.