Enwer Mislim: IŞİD Mayınlarının Temizlenmesi İçin Acil Yardıma İhtiyaç Var

Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)

Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)

Mutlu Çiviroğlu         https://twitter.com/mutludc

Sayın Enwer Mislim, Kobanê zaferinden sonra kanton yönetimi olarak yaptığınız açıklamada şehrin yeniden inşası için büyük bir yardıma ihtiyaç duyduğunuzu söylemiştiniz. Kobanê’nin acilen ne tür yardıma ihtiyacı var?

Enwer Mislim: Yaklaşık beş ay süren bir savaş oldu Kobanê’de, 40 kadar araçla intihar saldırısı düzenlendi ve şehre binlerce havan topu düştü. Belediyenin hizmetleri, su sistemi, elektrik sistemi gibi şeylerin hepsi altüst oldu. Yine şehrin birçok noktasında yerde hala IŞİD cesetleri var. Bunlardan salgın hastalıkların yayılması tehlikesi var, sağlık uzmanlarıyla birlikte çeşitli çalışmalar yürütülebilir.

Bir başka tehlike de IŞİD’in türlü yerlere yerleştirdiği mayınlar. Son üç dört gün içerisinde birçok patlama oldu. Çuqur köyünde, Rovî ve Yêdûq gibi köylerde şehit düşen siviller oldu. Başta BM olmak üzere mayınların temizlemesi ile ilgilenen kurumlar bir an önce Kobanê’ye gelmeli ve sivillerin ölmemesi için bu mayınları YPG ile birlikte hareket ederek temizlemeli. Acil olarak bir çadır kamp kurmak istiyoruz. Sağlık noktaları da oluşturmalıyız burada, insanlar yavaş yavaş dönüyor.

Enwer_Mislim_Roj

Şu ana kadar mayınların patlaması sonucu kaç sivil yaşamını yitirdi?

Enwer Mislim: 6 kişi yaşamını yitirdi şimdiye kadar ve onlarca yaralı var. Şêran’daki patlamada hayatını kaybeden olmadı fakat ağır yaralılarımız var. Köylerde ve şehrin içinde de hala patlamamış yüzlerce mayın var. Köyleri kurtarma operasyonu da devam ediyor aynı sırada, bunun için güçlük çekiyoruz. Biz ağır bedeller ödeyerek IŞİD terörünü burada yenilgiye uğrattık. Kobanê’nin yeniden inşası için, insanlık ve yardım için, bütün devletlerle, bütün kurumlarla temaslarda bulunup, onların yardımlarını görmeyi umut ediyoruz. Bunu ilk adımı olarak IŞiD mayınlarının temizlenmesi konusunda acilen yardıma ihtiyaç duyuyoruz.

Ajanslar sivillerin dönmeye başladığını belirtiyor. Dün de 600 sivilin döndüğü aktarıldı. Siz de mayın tehlikesinin devam ettiğini söylüyorsunuz. Bu tehlike devam ederken sivillerin dönmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Biz halka tehlikenin devam ettiğini, buranın çok güvenli olmadığını söylüyoruz. Hem cesetler var yerde, hem de patlamamış mayınlar var. Biz belediye, sağlık ve güvenlik hizmetleri için daha çok gençlerin dönmesi taraftarıyız. Fakat diğer insanlar da dönüyor, çünkü insanlarımız kendi topraklarını seviyor. Bu topraklara bazen iznimiz olmadan giriyorlar ve patlamalar gerçekleşiyor. Gerçekten çok üzülüyoruz bu patlamalara. Duyurular yapıyoruz, bildiriler dağıtıyoruz. Tehlikeli bir şey gördükleri zaman insanlarımız Asayiş’e haber vermeliler. Asayiş gerekli şeyi yapıp görevini yerine getirecektir.

Foto: Mahmoud Bali

 

Kobanê’den kurulacak bir kamptan bahsediyorsunuz. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün Kobanê’de bir kamp kurmaya yönelik çalışmaları vardı. Görüşmeleriniz devam ediyor mu?

Foto: Mahmoud Bali

Foto: Mahmoud Bali

Enwer Mislim: Sınır Tanımayan Doktorlar ile görüşmelerimiz devam ediyor, onlar Kobanê’de bir hastane yapmayı da planlıyorlar. Bizim kapımız buraya yardım edebilecek bütün kurumlara açık. Öncelikli ve acil olarak bir kamp kurmak istiyoruz burada. Çünkü insanlar dönmeye başladı ve binlerce ev yıkılmış durumda. Diğer ihtiyaçlarımız için de kurduğumuz komite birkaç gün için de kamuoyunu bilgilendirecek.

İki gün önce Fransa cumhurbaşkanı François Holland, YPJ komutanı Nesrin Abdullah ve PYD eşbaşkanı Nesrin Abdullah’ı ağırladı. Birçok kişi bunu Kürt halkının Kobanê’deki zaferi olarak değerlendiriyor. Siz kanton yönetimi olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YPJ_Hollande

Enwer Mislim: Zaten biz teröre karşı savaşıyorduk. Amerika’nın, Fransa’nın, Kanada ve Avustralya’nın başına gelen terör saldırılarının aynısı Kobanê’nin de başına geldi. Gençlerimiz teröre karşı savaşırken sadece Kobanê halkı için değil bütün dünya için savaşıyorlar. Bu teröre karşı savaştığımıza dair bir mesajdır. Demokrat, özgürlükçü, barışsever herkesin Kobanê’deki zaferde payı var. François Holland’ın arkadaşlarımızı ağırlaması ile onur duyduk. Bütün kurumlar, yönetimler aynı şekilde Kobanê’ye destek çıkmalı. Bize savaşta destek çıkan Amerikan halkı, kuruluşları, partilerinin Kobanê’nin inşasında da destek çıkmasını diliyoruz.

Der Wiederaufbau der Stadt Kobane

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Mutlu Civiroglu                     https://twitter.com/mutludc

Über vier Monate war Kobane den Angriffen der ISIS ausgesetzt. Nach der Befreiung der Stadt wurde das Ausmaß der Zerstörung sichtbar. Die Stadtverwaltung konzentriert sich nun auf den Wiederaufbau der Stadt und gründete eigens zu diesem Zweck ein Komitee (http://helpkobane.com/).

Der Journalist Mutlu Civiroglu interviewte dazu Xalid Berkel (stellvetretender Vorsitzender des Kantons Kobane), Ibrahim Ayhan (HDP-Abgeordneter der Stadt Riha, türkisch Sanliurfa), Dr. Nahsan Ahmed (Vorsitzender des Gesundheitskomitees), Hisen Mihemed Eli (Vorsitzender des Bildungskomitees) sowie die Journalisten Hatice Kamer und Omer Faruk Baran.

Mutlu Civiroglu: Herr Xalid Berkel wie sieht die Lage in Kobane seit der Befreiung aus und was können Sie uns über die Arbeiten des Komitees zur Koordinierung des Wiederaufbaus der Stadt mitteilen?

Xalid Berkel: Wie Sie wissen, konzentrieren wir uns seit der vollständigen Befreiung der Stadt auf den Wiederaufbau. Daher haben wir für den Wiederaufbau ein Komitee gegründet, in dem auch Experten vertreten sind – wie Ingenieure und Ärzte. Im Komitee wird überlegt, wie der Wiederaufbau erfolgen soll, wie die Flüchtlinge wieder in die Stadt integriert werden können. Es ist bekannt, dass die Lage der Flüchtlinge nicht gut ist. Kobane selbst ist komplett zerstört, Viertel und Straßen sind nicht mehr identifizierbar. Deswegen rufen wir die ganze Welt dazu auf, uns in unserem Vorhaben zu unterstützen. Unseren Aufruf richten wir im Besonderen an die Bevölkerung Kurdistans aus den nördlichen (Türkei-Kurdistan), südlichen Irak-Kurdistan) und östlichen (Iran-Kurdistan) Regionen. Von Südkurdistan fordern wir die Hilfe ein, weil diese Region die Mittel dazu hat. Die Menschen und Organisationen aus Nordkurdistan, bei denen wir uns nicht oft genug bedanken können, haben uns bisher mit allen Mitteln, die ihnen zur Verfügung standen, unterstützt.

Mutlu Civiroglu: Haben Sie mit internationalen Organisationen verhandelt? Vertreter aus Kobane betonen oft, dass Kobane keine kurdische Stadt sei, sondern für die gesamte Welt zum Symbol des Widerstandes geworden sei. Viele Menschen möchten helfen, zivile Menschen aus der ganzen Welt und internationale Organisationen. Wie können diese Hilfen die Stadt erreichen?

Xalid Berkel: Wir haben in vielen Ländern Zweigstellen gegründet, und gedenken weitere zu gründen. Wir arbeiten daran, ein Bankkonto zu eröffnen. Wie Sie gerade betonten, hat Kobane stellvertretend für die gesamte Welt gekämpft, deswegen ist es auch eine Angelegenheit der gesamten Welt an der Neugründung Kobanes zu partizipieren.

Mutlu Civiroglu: Herr Ibrahim Ayhan Sie waren stets an der Grenze (Kobane/Suruc), um Wache zu stehen, um Kobanes Kampf nach außen zu tragen. Welchen Beitrag möchte die HDP für den Wiederaufbau leisten, gibt es konkrete Pläne?

Ibrahim Ayhan: Zuallererst beglückwünschen wir das kurdische Volk, den Nahen Osten und schließlich die ganze Welt zum Sieg. Wie Sie wissen, versucht die ISIS seit über fünf Monaten in Rojava und der Autonomen Region Kurdistan die Kurden auszulöschen. Aber das kurdische Volk hat einen historischen Widerstand geleistet, Kobane selbst ist zum weltweiten Symbol geworden. Die internationale Unterstützung Kobanes nahm zu, auch wir versuchen einen wichtigen Beitrag zu zu leisten: Seit Beginn der Angriffe halten wir Wache an der Grenze und versuchen zugleich die Flüchtlinge zu versorgen. Jetzt investieren auch wir unsere Energie in den Wiederaufbau von Kobane, schließlich sind 90 Prozent der Stadt zerstört. Wir haben die Stadtverwaltung Kobanes zweimal aufgesucht und gefragt, wie wir uns einbringen können. Die Stadtverwaltung  von Kobane hat ein Komitee gegründet. Auch wir haben eines in Suruc gegründet, in dem auch wir als die HDP mitwirken. Daran beteikigt sind auch die DBP (ehemals BDP), andere Organisationen und viele Privatpersonen. Das Problem besteht darin, dass die Grenze nach Kobane, die Mürşitpinar heißt, geschlossen ist und die notwendigen Fahrzeuge und Materialien für den Wiederaufbau nicht nach Kobane transportiert werden können. Ein Korridor ist dringend notwendig.

Mutlu Civiroglu: Die türkische Regierung bereitet also Schwierigkeiten bei der Grenzüberquerung?

Ibrahim Ayhan: Ja, nur Grundnahrungsmittel dürfen nach Kobane befördert werden, Baufahrzeuge nach Kobane zu transportieren, ist uns untersagt worden. Diese Grenze ist zudem kein offizieller Grenzübergang, derzeit verhandeln wir mit der Regierung, auch andere Dinge über diese Grenze nach Kobane zu transportieren.

Mutlu Civiroglu: Kann man nur über Mürşitpinar nach Kobane gelangen? Was werden Sie tun, wenn die türkische Regierung diese Genehmigung nicht erteilt?

Ibrahim Ayhan: Ja, es gibt nur diesen Übergang. Während unserer Gespräche mit der türkischen Regierung ist uns Unterstützung zugesichert worden, aber seit zehn Tagen warten wir auf Ergebnisse. Aus Amerika, Europa, der Autonomen Region Kurdistans, von verschiedenen Organisationen und vielen Menschen ist uns bekannt, dass sie am Wiederaufbau mitwirken  möchten. Aber bis der Übergang geschlossen bleibt, gelangt nichts nach Kobane.

Mutlu Civiroglu: Der Wiederaufbau der Stadt kann nicht allein den Kurden aus Bakur (Türkei-Kurdistan) zugemutet werden. Viele internationale Organisationen und Privatpersonen erklären sich in sozialen Medien bereit, behilflich zu sein. Gibt es eine Zusammenarbeit zwischen Ihrer Komission und internationalen Organisationen? Wie können diese Organisationen den Kontakt zu Ihnen aufnehmen?

Ibrahim Ayhan: Unsere Organisation nennt sich “Rojava Yardım Derneği” (Rojava Hilfsorganisation). Weitere Konktaktstellen sind die Bürgermeisterinnen und Bürgermeister der Städte Pirsus (türkisch Suruc), Amed (türkisch Diyarbakir), Merdin (türkisch Mardin) sowie unsere Parteien (prokurdische Parteien HDP und DBP, ehemals BDP). Das sind die Institutionen, die bisher geholfen haben und ihre Hilfe fortsetzen werden. Wir haben auch internationale Organisationen um ihre Unterstützung gebeten. Aber ich wiederhole: Kobane ist derzeit von drei Seiten (Westen, Süden, Osten) von der ISIS umzingelt. Die einzige Verbindung, die wir nutzen können, ist der Grenzübergang im Norden,  Mürşitpınar, der dringend geöffnet werden muss.

Mutlu Civiroglu: Herr Xalid Berkel, was erhoffen Sie sich als ein Repräsentant der Stadtverwaltung Kobanes von Ankara?

Xalid Berkel: Es ist eine menschliche Pflicht und ein Nachbarschaftsgesetz, Kobane zu unterstützen und den Wiederaufbau nicht zu sabotieren. Unsere alte Forderung nach einem Hilfskorridor ist immer noch nicht erfüllt. Bisher war die Türkei uns in einigen Hinsichten eine große Hilfe, über die Grenze duften einige Grundnahrungsmittel nach Kobane befördert werden, aber wir hoffen, dass sie uns in Zukunft besser unterstützt. Der Wiederaufbau Kobanes würde auch der Türkei zugute kommen. Denn seit der Befreiung der Stadt herrscht in Kobane Freiheit und Sicherheit.

Mutlu Civiroglu: Herr Ibrahim Ayhan sind Sie auch der Auffassung, ein sicheres Kobane käme auch den Interesse der Türkei zugute?

Ibrahim Ayhan: Die Türkei hat von Beginn an eine Politik gegen die Kurden geführt. Im Kampf um Kobane hat die Türkei der ISIS geholfen. Wir kritisieren diese falsche Politik, die weder der Türkei noch dem Nahen Osten dient. Wir fordern, dass die Türkei diese Politik ändert. Mit den Kurden muss die Türkei Verbindungen eingehen und die bestehenden mit der ISIS beenden. Die Türkei hat auch den Status von Rojava anzuerkennen. Lange Zeit hat die Türkei die Autonome Region Kurdistan nicht anerkannt und auch da Schwierigkeiten bereitet. Heute behauptet die türkische Regierung, Rojava nicht anerkennen zu wollen. Das ist ein falsches Vorgehen und wir fordern, dass sie dieses überdenkt. So wie die Türkei heute offiziell mit der Autonomen Region Kurdistan verhandelt, muss sie sich auch Rojava annähern. Seit tausenden Jahren leben Türken und Kurden brüderlich miteinander. Von jetzt an werden die Kurden zurecht überall ein freies Leben einfordern. Deswegen muss sich die Türkei mit den Kurden zusammensetzen.

Mutlu Civiroglu: Herr Hisên Mihemed Elî, auch die Schulen sind von der Zerstörung betroffen. Schülerinnen und Schüler werden in Flüchtlingslagern unterrichtet. Wie verlaufen die Arbeiten für die Errichtung des Bildungsssystems, welche Hilfe wird gebraucht?

Hisên Mihemed Eli: Von den dreizehn Schulen, die vor den Angriffen existierten, können nur drei genutzt werden. Wir haben vor, an den Plätzen der zerstörten Schulen neue zu errichten. Wir erhoffen uns internationale Unterstützung, auch für die Anschaffung von Inventar und Schulmaterialien. Von der Türkei erhoffen wir uns die Öffnung des Grenzübergangs, damit auch die Hilfe vom kurdischen Volkes, insbesondere von den Menschen, die in Europa und in der Autonomen Region Kurdistan leben, nach Kobane gelangen kann.

Mutlu Civiroglu: Wir wissen, dass alle Krankenhäuser Kobanes zerstört wurden, es herrscht ein Mangel an Ärzten und Medikamenten. Wie sieht die derzeitige medizinische Versorgungslage in Kobane aus?

Dr. Nahsan Ahmed: Während der Angriffe wurde das Versorgungssystem in Kobane fast vollständig, zu 90 Preozent, zerstört, worden. Deswegen sehen wir uns mit großen Schwierigkeiten konfrontiert: 1. Der Kanton Kobane braucht dringend Medikamente und medizinische Geräte, da die Anzahl der Rückkehrer täglich steigt. 2. Hunderte Leichen von ISIS-Kämpfern befinden sich bis zum heutigen Zeitpunkt unter den Trümmern der Stadt. Dies ist ein großes gesundheitliches Risiko. 3. In der Stadt gibt es hunderte Blindgänger, die eine große Gefahr darstellen, schließlich spielen Kinder auf den Straßen. Deswegen richten wir unseren Aufruf an alle internationalen Organisationen, damit vor allem die Leichen professionell entfernt und Blindgänger entschärft werden. 4. Viele Kinder sind traumatisiert vom Krieg und brauchen Ablenkung und psychologische Hilfe.

Mutlu Civiroglu: Die Organisationen WHO und Ärzte ohne Grenzen versuchen, in die Stadt zu gelangen, werden aber daran gehindert. Kanada hat vor kurzer Zeit Roboter in die Autonome Region Kurdistan geschickt, mit denen Minen entschärft werden können. Haben Sie sich dahingehend mit  internationalen Ländern und Hilfsorganisationen verständigt?

Dr. Nahsan Ahmed: Natürlich. Wir haben alle Organisationen angesprochen. Ich habe heute mit Vertretern von Ärzte ohne Grenzen gesprochen, die von der türkischen Regierung daran gehindert wurden, in die Stadt zu gelangen. Auf türkischer Seite können diese Organisationen nichts ausrichten, sie müssen nach Kobane durchgelassen werden und sich selbst ein Bild von der Lage machen. Offiziell hat bisher keine einzige Organisation Kobane Hilfe zugesprochen.

Mutlu Civiroglu: Wie begründen Sie diese Untätigkeit der Hilfsorganisationen?

Dr. Nahsan Ahmed: Viele der Organisationen kennen uns nicht und möchten sich zunächst ein eigenes Bild von Kobane machen. Wir in Kobane sind bereit, alle zu empfangen. Das Problem ist die Türkei, welche den Grenzübergang nicht öffnet. Zum Teil ist es  Organisationen und Journalisten nur möglich, sich ein bis zwei Stunden in der Stadt aufzuhalten. In diesem Zeitraum kann natürlich nichts erreicht werden.

Mutlu Civiroglu: Herr Ibrahim Ayhan Sie haben gehört, dass von allen Seiten der verschlossene Grenzübergang kritisiert wird. Was kann die USA tun, um die Haltung der Türkei zu ändern?

Ibrahim Ayhan: Der Einfluss der USA auf die Türkei ist sehr groß. Lange Zeit hat die Türkei sich gesträubt, die Peschmerga nach Kobane passieren zu lassen. Die USA hat sich eingeschaltet, sodass die Peschmerga nach Kobane gelangen konnten. Wir glauben, dass die USA auch diesmal Druck auf die Türkei ausüben kann, damit die türkische Regierung uns entgegen kommt. Ich habe wegen der Organisation Ärzte ohne Grenzen mit den Gouverneuren von Urfa und Suruc gesprochen, aber die Einreise nach Kobane ist ihnen nicht erlaubt worden. Viele Delegationen aus verschiedenen europäischen Ländern kommen nach Suruc, einige haben sehr große Hilfen versprochen, aber auch ihnen wird die Einreise nach Kobane verwehrt. Deswegen hoffen wir, dass die USA abermals Druck auf die Türkei ausübt.

Mutlu Civiroglu: Die US-Außenamtssprecherin Jen Psaki hatte kürzlich mitgeteilt, dass die Unterstützung von Kobane fortgesetzt werden würde. Die USA möchte nicht nur militärische, sondern auch humanitäre Hilfe in Syrien leisten. Wird sich die HDP mit der USA zusammensetzen, damit die Hilfe ausgeweitet werden kann?

Ibrahim Ayhan: Morgen besuchen uns Mitarbeiter des US-Konsulats aus Adana in Suruc, um über die Neugründung der Stadt zu sprechen. Es gab auch in der Vergangenheit Gespräche in Adana und wir glauben, dass die Zusammenarbeit in Zukunft verstärkt wird. Die USA hatte ohnehin in der Anti-ISIS-Koalition eine sehr aktive und bedeutende Rolle für Kobane gespielt.

Mutlu Civiroglu: Die US-Bevölkerung hat einen großen Einfluss auf die Regierung gehabt. Mit der passiven Haltung der Regierung zu Beginn der Angriffe waren viele nicht einverstanden und haben Druck ausgeübt, sodass diese sich genötigt sah, militärisch einzugreifen. Und auch jetzt machen sich viele Bürger dafür stark, dass Kobane humanitäre Hilfe und Unterstützung für den Wiederaufbau erhält.

Ibrahim Ayhan: Ja, das ist wahr. Wir fordern aber nicht nur die USA sondern auch Europa auf, den Wiederaufbau zu unterstützen. Auch sie müssen sich einschalten, insbesondere wegen der Zurückhaltung der Türkei. So wie der Sieg des Widerstandes von Kobane ein Sieg der ganzen Welt war, muss auch der Wiederaufbau als ein internationales Projekt angesehen werden.

Mutlu Civiroglu: Herr Xalid Berkel welche Rolle sollte die USA Ihrer Meinung nach einnehmen  mit Hinblick auf den Wiederaufbau?

Xalid Berkel: Sowohl bei den Luftschlägen als auch bei der Durchreise der Peschmerga durch die Türkei hat die USA eine führende Rolle gespielt. Wir hoffen, dass sie auch beim Wiederaufbau eine ähnlich große Hilfe sein wird.

Mutlu Civiroglu: Frau Xecîcan Farqîn, Sie haben Kobane vor einigen Tagen als Journalistin besucht. Was waren Ihre Eindrücke von der Stadt?

Xecîcan Farqîn: Suruc und Kobane sind nicht weit voneinander entfernt, aber sobald ich Kobane betrat, kamen mir Bilder vom Zweiten Weltkrieg in den Sinn. Man fragt sich, ob es sich um eine Filmkulisse oder um eine reale Stadt handelt. Denn kein Haus dort ist unverschont geblieben. Ich hatte das Gefühl, als befände ich mich in einer Geisterstadt, da ich nur Kämpfer der YPG und  Kämpferinnen der YPJ sah. Mir war klar, dass in der Stadt ein großer Kampf geherrscht hatte, aber ich habe mich gefragt, ob der Wiederaufbau nicht vielleicht ein größerer Kampf sein wird. Vorher war Kobane eine Stadt, die 40-50 Tausend Einwohner beherbergte, wegen des syrischen Bürgerkrieges war die Bevölkerungszahl enorm stark gestiegen. Jetzt befinden sich 150-180 Tausend Menschen in Suruc und anderen kurdischen Städten. Eine Rückkehr dieser Menschen ist derzeit unter keinen Umständen möglich. Deswegen glaube ich, dass der eigentliche Kampf jetzt beginnt, der Kampf des Wiederaufbaus, auch wenn die Menschen, die ich in Kobane sah, überglücklich waren. Herr Anwer Muslim und Frau Ayşe Efendi von der Stadtverwaltung sagten, der Wiederaufbau sei eine große Herausforderung und ohne die Unterstützung internationaler Organisationen nicht möglich.

Mutlu Civiroglu: Herr Omer Faruk Baran, Sie befinden sich derzeit an der Grenze, in Suruc. Auch Sie waren in Kobane, welche Eindrücke haben Sie dort gewonnen?

Omer Faruk Baran: Ich war nicht lange in der Stadt, aber der Zustand hat mich sehr schockiert, ich habe einige Tage mit diesen Erfahrungen kämpfen müssen. Die gesamte Stadt ist zerstört. In der ganzen Welt mündet jeder Krieg in einem weiteren Krieg. Der Folgekrieg in Kobane wird der Wiederaufbau sein. Die Bevölkerung Kobanes möchte um jeden Preis zurück. Vorher muss noch viel passieren: Wir hatten das Beipsiel mit der Organisation Ärzte ohne Grenzen angesprochen. Internationalen Organisationen ist es nicht möglich, die Grenze ohne Schwierigkeiten zu passieren, um in Kobane Hilfe leisten zu können.

Mutlu Civiroglu: Herr Xalid Berkel, jeder der Kobane gesehen hat, scheint angesichts der dramatischen Bilder sprachlos zu sein. Sie haben Kobane auch während des Krieges nie verlassen. Was sagen Sie dazu?

Xalid Berkel: Wie beide Journalisten sagten, müssten die Geschichten aus jeder Straße und jedem Haus in Kobane verschriftlicht werden, aber Worte reichen nicht aus, um dies zu tun. Es wurde großes Leid erlitten. Und man ist ernstaunt, wie ein solcher Widerstand geleistet werden konnte. In Kobane wurde gezeigt, dass die ISIS wieder aus den Städten vertrieben werden kann, aber die Opfer waren groß und die Stadt ist zerstört.

***

Mutlu Civiroglu ist ein Analytiker kurdischer Angelegenheiten mit dem Schwerpunkt auf Syrien und der Türkei. Er verfolgt insbesondere den Kampf der YPG gegen die ISIS und andere dschihadistische Gruppen.

***

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von https://twitter.com/ViyanKurd

US Consul Espinoza: “Biji Obama” Chants by Kurds Are Important For US

John L. Espinoza US Consoul to Adana, Turkey (Photo: http://adana.usconsulate.gov/consul_general.html

John L. Espinoza, US Consul to Adana, Turkey

Commenting on the “Biji Obama [Long Live Obama]” chants by Kurds after the U.S. bombarded ISIS targets in Syria’s Kobane, U.S. Consul John L. Espinoza said it was important for them to see the support people gave to their fight.

“I cannot speak directly for the White House, but the fight against ISIS is very important for the U.S. We see defeating ISIS as being linked to us. Of course, it is very important for us that people who see our fight support us,” said Espinoza, who is the U.S. consul in Turkey’s Adana province.

Espinoza said their fight against ISIS would continue and they were discussing ways in which they could better continue the fight against the ISIS threat together with the coalition forces.

“As this threat constantly changes, we don’t know how to fight against it tomorrow. Therefore, we need to assess the threat very well and struggle with it accordingly,” said Espinoza, adding that in meetings they conducted, they learned the reconstruction of Kobane was very important and they were working on the topic together with the coalition forces and Turkey.

Source: Hurriyet Daily News

***

Please Click the Player Below for the Video

Video by DHA 

Kobanê: Bugünkü Sorunları ve Yeniden İnşa Çalışmaları

 Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Kobanê’nin yeniden inşası konusunda Kanton Başbakan Yardımcısı Xalid Berkel, HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Kanton Eğitim Sorumlusu Hisên Mihemed Eli, Kanton Sağlık Sorumlusu Dr. Nahsan Ahmed ve yakın zamanda bölgeyi ziyaret den gazeteciler Hatice Kamer ve Ömer Faruk Baran ile var olan sorunları, ihtiyaçları ve yeniden inşa çalışmalarını görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Xalid Berkel, Kobanê’nin tamamen kurtarılmasından sonra şehrin yeniden inşası için bir komisyon kurduğunuz biliniyor. Bu komisyon çalışmalarınız şu an hangi aşamada?

Xalid Berkel: Kobanê’nin inşası için kurduğumuz bu komisyonda mühendisler, doktorlar ve diğer birçok meslek grubundan olan alanında uzman kişiler yer alıyor. Çalışmalarımız üzerine görüş alışverişlerimiz devam ediyor. Halkımızın dönmesi ve dönen halkımızın hiçbir sıkıntı yaşamaması için en iyi şekilde hizmet vermeye çalışacağız. Bunun da bir takım zorlukları var. Çünkü Kobanê tamamen yıkılmış durumda, caddeler, sokaklar tanınmaz halde. Buradan yardım edebilecek bütün kurumlara, bütün dünyaya sesleniyoruz. Halkımızın rahat bir şekilde dönebilmesi, insanlığa yakışır yeni bir Kobanê’nin inşası için onların desteğine ihtiyacımız var. Kürdistan’ın dört bir tarafından buraya yardım yapılmalı. Özellikle Güneyli kardeşlerimiz yardım etmeliler, onların yardım edebilme imkanları daha fazla çünkü. Kuzeydeki kardeşlerimiz ilk günden bugüne kusursuz bir şekilde çalıştılar ve yardımlarını esirgemediler. Onlara bir kez daha teşekkür ederken, Kobanê’nin yeniden inşası için de desteklerini beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu? Dünyadaki değişik bölgelerindeki insanlara ulaşma konusunda nasıl strateji belirlediniz?

Xalid Berkel: Yardımların yapılması için birçok ülkede kurumlar kurduk ve bazı yerlerde daha bu kurumlardan kurmak istiyoruz. Bir banka hesabının oluşturulması yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Siz de değindiniz, Kobanê bütün dünya için savaşan bir şehir oldu. Dolayısıyla bütün dünya, bütün uluslararası kuruluşlar Kobanê’nin yeniden inşası için destek çıkmalı.

Sayın İbrahim Ayhan, Kobanê için sınırda uzun bir süredir aktif bir şekilde çalışmalar yürütüyorsunuz. HDP-DBP partisi olarak Kobanê’nin yeniden inşası için ne tür çalışmalar yapacaksınız?

İbrahim Ayhan: Kobanê’deki zafer dünyanın dört bir tarafında insanlığın taraftarı olan herkesin zaferi ve artık bütün dünyada bir sembol olarak biliniyor. Kobanê’den gelen insanlar için oluşturduğumuz kriz masaları ile en iyi şekilde yardım etmeye çalışmıştık. Kobanê’nin kurtarılmasından sonra özgür Kobanê’nin yeniden inşası çalışmalarında da aktif bir şekilde yer almak istiyoruz. İki defa Kobanê’ye gittik ve kanton yetkilileri ile görüşmeler yaptık. Orada bir komisyon kurulmuş, biz de bu tarafta bir komisyon kurduk. Bu komisyonda HDP-DBP ve diğer bir takım kuruluşlar var. İnsanlar yardım etmeye hazır fakat buradaki Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda sorun var. İnşaa için henüz kapıdan malzeme gönderemiyoruz. Bunun için acil olarak bir koridorun oluşturulması lazım.

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Yani Türkiye sınırdaki geçişlerde zorluk çıkarıyor diyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Evet doğru. Sadece temel gıda malzemelerinin geçişine izin veriliyor. İnşaat araçlarının, malzemelerinin geçişine izin verilmiyor. Çünkü buradaki sınır kapısı resmi bir geçiş kapısı değil. Hükümet ile kapıdan diğer malzemelerin geçişi için de görüşmeler yaptık.

Kobanê’nin dış dünyayla tek bağı Mürşitpınar. Türkiye’nin yardım geçişlerine izin vermemesi, bahsettiğiniz tutumunu değiştirmemesi durumunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Hükümet ile yaptığımız görüşmelerde yardımcı olacaklarını söylüyorlar fakat 10 gündür herhangi bir sonuç almış değiliz. Amerika’dan, Avrupa’dan, Kürdistan’ın güneyinden insanlar ve devletler Kobanê’ye bir an önce yardım etmek istiyorlar. Kapı serbest bir şekilde açılmayana kadar yardımlar ulaştırılamayacak. Ama biz Kobanê’yi özgürleştirdiğimiz ruhla Kobanê’yi inşa edeceğimize de inanıyoruz.

Uluslararası kuruluşlar da yardım yapmak istiyor. Sosyal medyadan insanlar kampanyalar başlatmışlar. Bu yardımlar size nasıl ulaştırılabilir?

İbrahim Ayhan: Rojava Yardım Derneği adı altında çalışmalarımızı yürütüyoruz, insanların bu derneğe yardım etmeleri yönünde çağrılarda bulunduk, bulunuyoruz. Suruç’taki, Amed’teki ve Mardin’deki belediyelerimizden dernekleri var. Yine partimiz de çeşitli görüşmeler yapıyor. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmeler yapıyoruz. Çalışmalarımız daha teknik bir şekilde yürütmeye devam edeceğiz. Fakat dediğim gibi üç tarafı IŞİD çeteleriyle kuşatılmış Kobanê’nin Suruç’a açılan kapısından geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Sayın Berkel, siz kanton yönetimi olarak Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyor ve Türkiye’den neler talep ediyorsunuz?

10960382_381051168744777_986644771839205936_o

Foto: Mahmoud Bali

 

Xalid Berkel: Bir insanlık ve komşuluk vazifesi olarak Türkiye gereken yardım yapmalı ve sınırda sorun çıkarmamalı. Bir güvenlik koridorunun oluşturulması yönünde çağrıda bulunmuştuk, Türkiye bu konuda da gereken adımlar atmalı. Türkiye zaten sınırdan bir takım yardımlar yapmıştı, biz bu desteğin genişletilmesi umut ediyoruz. Kobanê’nin özgürlüğünden sonra burada yeni bir Kobanê’nin inşası burada huzur ve barış olacağı için Türkiye’nin de yararınadır. Bu huzur ve barış onlara da hizmet eder.

Sayın Ayhan, Sayın Berkel’in fikrine katılıyor musunuz? Huzur ve barışın olacağı yeni bir Kobanê Türkiye’nin de yararına olur mu?

İbrahim Ayhan: Türkiye aslında başta Kürtlere karşı bir politika yürüttü. Kobanê’deki savaşta daha çok IŞİD’e yardım etti. Biz bu politikasını eleştirdik. Çünkü bu politikasının ne Türkiye’ye ne de Ortadoğu’ya bir faydası yoktu. Türkiye politikasını değiştirip Kürtlerle daha fazla ittifak halinde olmalı. Türkiye Rojava’ya, güneye ve kuzeye stratejik olarak yaklaşmalı ve IŞİD ile ilişkisini kesmeli. Türkiye Irak’ta kurulan Kürdistan hükümetini de uzun süre tanımamıştı. Şimdi aynı şeyi Rojava için yapıyor, burayı tanımayacaklarını iddia ediyorlar. Bu çok yanlış bir tutum, Türkiye bir an önce Rojava’yı da tanımalı. Devlet nasıl ki Kürdistan’ın güneyi ile resmi bir şekilde görüşmeler yapıyorsa Rojava ile de aynı şekilde görüşmeler yapmalı. Çünkü binlerce yıldır Türklerle kardeş halklar olarak yaşıyoruz. Bu saatten sonra nerede olursa olsun Kürtler için özgür bir yaşam şart. Türkiye bunu göz önünde bulundurup Kürtlerle ittifak kurmalı.

Sayın Hisên Mihemed Eli, eğitimden sorumlu kişi olarak Kobanê’de eğitim konusundaki güçlükler öğrenmek istiyorum. Birçok okul yıkıldı, öğrenciler şu an mülteci kamplarında eğitim görüyor. Çalışmalarınız nasıl gidiyor ve eğitim alanında nelere ihtiyacınız var?

Hisên Mihemed Eli: IŞİD saldırılarından önce Kobanê’de 13 okul vardı. Saldırılardan sonra 3 okul ayakta kalabildi. Kobanê’nin yeniden inşasında yıkılan okulların yerine yeni okullar inşa etmek istiyoruz. Diğer bütün eğitim materyallerine de ihtiyacımız var. Bütün uluslararası kuruluşlar eğitim konusunda seferber olmalı. Türkiye’nin üzerine düşen de kapı geçişlerinde kolaylık tanıması. Çünkü Avrupa’dan Kürdistan’ın dört bir yanından insanlar eğitim konusunda bir an önce yardımcı olmak istiyorlar.

Sayın Nahsan Ahmed, sizde sağlıktan sorunlusunuz. Hastanelerin yıkıldığı ve ciddi manada doktor ve ilaç sıkıntısı yaşandığı biliniyor. Şu an sağlık alanında genel durum ne?

 

Dr. Nahsan Ahmed: Saldırılardan sonra Kobanê’deki sağlık hizmetleri sistemi tamamen altüst oldu. Ciddi sıkıntılarımız devam ediyor. Öncelikli olarak ilaçlara ihtiyacımız var, çünkü insanlar dönmeye başladı ve sayı her geçen gün artıyor. Ameliyat malzemelerine ve oksijen tüplerine ihtiyacımız var. Çocuklar savaşlardan çok kötü şekilde etkilendi, onların ruh halinin düzelmesi için özellikle de psikolog arkadaşlara ihtiyacımız var. Öte yandan hala şehir içindeki enkazların arasında yüzlerce IŞİD cesedi var. Bu da önümüzdeki günlerde sağlık sorunları yaşatır. Yine aynı şekilde şehir içinde patlamamış yüzlerce havan topu var, bu da çocuklar için büyük bir tehlike. Uluslararası kuruluşlar bu konularda bir an önce yardım yapmalı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar Kobanê’de çalışmalar yürütme istiyorlar. Fakat sanırım sınır kapısında bir takım sıkıntılar yaşıyorlar. Bu kuruluşlar ile herhangi bir görüşmeniz var mı?

Dr. Nahsan Ahmed: Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü ile bugün görüşmeler yaptık, Türkiye hükümeti sorun çıkardığı için Kobanê’ye geçemediler. Sadece bu kuruluş değil, diğer bütün uluslararası kuruluşlar çalışabilmek için öncelikle Kobanê’yi görmek istiyorlar. Fakat dediğim gibi kapıdan geçişte problem var. Bundan dolayı da bu saate kadar da resmi bir şekilde henüz uluslararası bir kuruluş Kobanê’ye adım atabilmiş değil. Bizim tarafımızda herhangi bir problem yok, biz bütün uluslararası kuruluşlarını bir an önce gelmesini bekliyoruz.

Foto: Mahmoud Bali

Foto: Mahmoud Bali

Sayın Ayhan, Kobanê’deki yetkililer de sınır kapısında Türkiye’nin problem çıkardığını söylüyorlar. Amerika bu konuda Türkiye’nin tutumunu değiştirmesi için rol alabilir mi?

İbrahim Ayhan: Amerika Türkiye üzerinde baskı oluşturabilir. Peşmergelerin geçişinde de Türkiye uzun bir süre izin vermemişti. Amerika araya girdikten sonra bu konu halloldu. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü için Urfa valisi ve Suruç kaymakamı ile görüştüm fakat geçişleri için vermediler. Sadece onlar değil, Avrupa’nın diğer ülkelerinden de gelen çeşitli heyetler var. Bunlar Kobanê için büyük yardımlar yapmak istiyorlar. Bu heyetlerin geçişi için Amerika yine Türkiye üzerinde baskı oluşturmalı ve geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki, başta Kobanê olmak üzere Suriye’ye yardım etmeye devam edeceklerini belirtmişti birkaç gün önce. Sadece askeri olarak değil, insani yardım olarak da Amerika yardım etmek istiyor. HDP olarak Amerika’nın bu konuda daha aktif rol olması için görüşmeleriniz var mı?

İbrahim Ayhan: Adana’daki konsolos ile Suruç’ta görüşmelerimiz olacak, daha önce de görüşmelerimiz olmuştu. Bu görüşmeleri daha da sıklaştıracağız. Amerika hava saldırılarında çok aktif bir rol oynadı. Diğer konularda yardımlarına ihtiyaç duyacağız.

Uzmanlar Amerika’nın Kobanê ile ilgili tutumunda Amerikan halkının çok etkili olduğunu belirtiyor?

İbrahim Ayhan: Evet, doğrudur. Hem Amerikan halkının hem de Avrupa halklarının etkisi oldu. Çalışmalar yürütülmeli ve Türkiye’nin çıkardığı sorunlar ortadan kaldırılmalı. Çünkü bu sadece Kürtlerin değil bütün dünyanın sorunu.

Sayın Berkel, sınır kapısındaki geçişlerin rahat olması için Amerika Türkiye’nin üzerinde nasıl baskı oluşturabilir?

Xalid Berkel: Peşmergelerin geçişinde de hava saldırılarında da Amerikan halkı çok önemli bir rol oynadı. Yine aynı şekilde Kobanê’nin yeniden inşasında da aynı rolü oynamasını ümit ediyoruz. Çünkü bu yeni Kobanê sadece Kürt halkına değil bütün insanlığa hizmet edecek.

Sayın Hatice Kamer, siz de yakın zamanda Kobanê’ye gittiniz. Bir gazeteci olarak orada neler gözlemlediniz, neler hissetiniz?

Xecîcan Farqîn: Kobanê’ye adım atar atmaz birinci ya da ikinci dünya savaşını konu alan bir filmin bir parçasını görüyorsunuz. Gördüğünüz şeyin bir film platformu ya da bir şehir olduğunu ayırt edemiyorsunuz. Her taraf yanmış yıkılmış, sanki yaşam denilen şey binlerce yıl önce orayı terk etmiş. Kobanê’de o enkazı gördükten sonra orada yeni bir şehrin inşasının da en az orada yaşanan savaş kadar çetin bir şey olduğunu anladım. Kobanêli yaklaşık 200 bin insan şu an Suruç’ta ve Kürdistan’ın diğer şehirlerine dağılmış durumdalar. Şehir zaten şu an sivillerin dönmesine uygun değil. Kanton yetkilileri zaferden dolayı çok mutluydular fakat onlar sivillerin dönmesi için çalışmaları bir an önce başlatmak istiyorlardı. Savaş sırasında yardım eden devletlerin Kobanê’nin inşasında da yardım etmesini bekliyorlardı. Çünkü sadece kanton yönetiminin gücüyle hallolacak bir inşa değil bu.

Sayın Ömer Faruk Baran, siz de Kobanê’ye gittiniz. Bütün dünyanın bir sembol olarak kabul ettiği bu şehirde neler hissetiniz bir gazeteci olarak?

Ömer Faruk Baran: Kobanê’de uzun süre kalmadığım halde döndükten sonra üzerimdeki şoku atlatamadım. Her tarafı yıkılmış, talan edilmiş bir şehir gördüm. Dünyanın her tarafındaki savaşlarda savaş bittikten sonra yeni bir savaş başlar. Kobanê’de de artık yeni mücadele şehrin yeniden inşası olacak ve bu hiç de kolay bir şey olmayacak. Kobanê ve Suruç’taki insanlar akraba olmalarına rağmen Kobanêliler bir an önce Kobanê’ye dönmek istiyorlar. Çünkü her insan gibi onlar da topraklarına bağlı insanlar ve toprak insanın bir kısmını kendi içinde taşıdığı bir şey. Dolayısıyla daha önce aktif kullanıma açık olmayan Suruç ile Kobanê arasındaki sınır kapısı aktif bir şekilde kullanıma açılmalı ve uluslararası kuruluşlar talan olmuş bu şehre gerekli yardımı bir an önce ulaştırmalı.

Sayın Berkel, Kobanê’den dönen herkes gördüğü şeyler karşısında şoka girdiklerini söylüyorlar. Siz Kobanê’den hiç ayrılmayan biri olarak bu konuda neler diyeceksiniz?

Xalid Berkel: Her iki gazeteci arkadaşımızın da değindiği gibi Kobanê’nin her caddesi, her sokağı için ayrı bir destan, ayrı bir kitap yazılmalı ama kelimeler bu duyguları tarif etmeye yetmez. Çok büyük acılar yaşandı ve görkemli, eşi benzeri görülmemiş bir direniş sonucunda büyük bedellerle zafer elde edildi. Bu zaferde bize yardım eden herkesin payı var. Uluslararası kuruluşlara, başta Amerika olmak üzere bütün devletlere bir kez daha sesleniyoruz. İnsanlığa hizmet edecek yeni bir Kobanê’nin yeniden inşası için yanımızda olmalılar.

Kobane: The Little City That Has Inspired the World

jessooo

Jessica Jaye for her premier show on Quagmire America Radio discusses Kobane with Kurdish Affairs Analyst Mutlu Civiroglu

10818505_373739149475979_2814843610372079953_o

***

Please click play button to listen to the show

Original Link: www.blogtalkradio.com/quagmireamerica/2015/01/30/qarlive-do-the-right-think-wjjqar-kobane-the-little-city-that-could

YPJ Komutanı Viyan Kobane’nin Kurtarılışında Kadınının Rolünü Anlattı

Viyan_Kobani

Mutlu Çiviroğlu                 https://twitter.com/mutludc

Sayın Vîyan Kobanî, Kobanê’nin kurtarılması birçok kişi tarafından büyük bir zafer olarak kabul ediliyor. Sadece Kürtler değil, değişik ülkelerden birçok insana özellikle sosyal medya üzerinde bu konudaki sevinçlerini dile getiriyorlar. Bir Kürt kadını, bir YPJ komutanı olarak neler hissediyorsunuz?

Vîyan Kobanî: Öncelikle bizi destekleyen herkese bu savaşta şehit düşen yüzlerce kahraman ve mücadeleye devam eden diğer bütün savaşçılar adına sevgi ve özlem dolu selamlar gönderiyorum. Bütün dünyanın gözü buradaydı ‘’Kobanê düşer, Kobanê direnemez’’ diyorlardı, fakat  biz burada büyük bir direnişin tanığı olduk. Büyük bir umutla zaferi bütün insanlığa duyuracağımız anı bekledik. Çünkü Kobanê’deki zafer bütün insanlığın, özellikle de kadınların zaferiydi. IŞİD dünyanın her tarafına vahşi bir şekilde saldırırken kadınları da hedef alıyor. Fakat Kobanê hepimiz için bir imdat, hepimiz için bir ses oldu. Kobanê insanlığa hedef alana örgütlere karşı halkların direnebileceğini ispatladı. Gücünü halkın iradesinden alan savaşçılarımız bu iradeyle her şeyi yapabileceklerini bütün dünyaya gösterdiler.

Bu zaferin insanlığın ve kadınların zaferi olduğunu belirttiniz.. Genel olarak dünya kamuoyunun, dünya kadınlarının size olan desteği sizi memnun edecek düzeyde mi?

Vîyan Kobanî: Sadece kadınlar değil sesini bizim direnişimizin sesine katan, bir şiir yazan, bir resim yapan ya da sadece atabildiği adımı atıp ‘’bu da benim adımım’’ diyen herkes kendi çapında Kobanê’ye destek çıkmıştır. Oldukları yerde hakkımızda güzel şeyler yazan, çizen, söyleyen herkese teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ve kararlıyız ve bu inancımız ve kararlılığımız daha da artacak. Buradaki direnişini her saniyesi için insan destanlar yazabilir. Basından arkadaşlar gelip Kobanê’yi gördüler fakat belirtmek istiyorum: Kobanê’deki her karış toprağın üzerinde direnişin ruhu var. Bu direniş ruhu tam olarak tanınmadı, direnişi tanıtabilecek kollar yetersiz kaldı. Bu biraz da haber aktarımının iyi olmamasından kaynaklı bir şeydi. Kobanê artık özgür, gelip buradaki direnişin ruhunu görsünler. Kalbi burada insanlık için atan halklara bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bu halklar buradaki direnişi anlamlı kıldı. Çünkü IŞİD insanlığın, bütün halkların iradesini kırmak istedi. Fakat Kobanê’deki zafer bu iradeyi daha da güçlendirdi.

Peki, Kobanê’deki köyler ne olacak, o köyleri kurtarmak için başlattığınız operasyon nasıl gidiyor?

Vîyan Kobanî: Kobanê’yi özgürlüğüne kavuşturduğumuz gibi Kobanê’nin köylerini de özgürlüğüne kavuşturacağız. Biz buranın insanıyız, burayı iyi tanıyoruz, Kobanê’nin yüzlerce köyü var. Köyleri daha düzenli, daha iyi bir mücadele ruhuyla kurtaracağız. Mayınları temizleyeceğiz, bunlar dönen halk için büyük bir tehlike. Fakat belirttiğim gibi biz Kobanê’nin topraklarını karış karış temizliyoruz. Yani biz hep fiziksel olarak köyleri IŞİD’ten kurtarıyoruz hem de geride bıraktığı şeylerden. İlerliyoruz, her gün kilometrelerce ilerliyoruz.

Her üç tarafta da şu an kaç kilometreye kadar ilerlemiş durumdasınız?

Vîyan Kobanî: Şimdilik her üç taraftan da kilometrelerce diyorum, yakın bir zamanda halkımıza bütün köylerin kurtarıldığına dair mesaj vereceğiz. Birinci hamlemizi tamamladık, ikinci hamlemiz de bütün hızıyla devam ediyor.

Köylerdeki savaş nasıl sürüyor? IŞİD direniyor mu, yoksa cephelerde direnmeden geri mi çekiliyor?

Vîyan Kobanî: Kobanê’deki zaferden üç ay önce aslında IŞİD Kobanê’de yenilmişti. Fakat Türkiye sınır kapısını kullanmaları gibi şeylerle son bir umut da olsa Kobanê’yi almaya çalışıyorlardı. IŞİD yenilgiyi hazmedemeyen vahşi bir örgüt. Kolay kolay geri çekilmiyor ve direnmeye devam ediyor. Köylerde de aynı şekilde şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

YPJ Komutani Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

YPJ Komutanı Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

Peki, bir kadın olarak savaşırken size manevi olarak güç veren şey ne?

Vîyan Kobanî: Seslerini bize duyurmak isteyen destekçilerimiz vardı fakat ağır savaş şartlarından dolayı onları tam anlamıyla takip edemiyorduk. Fakat biz her saniye her dakika bizim yanımızda olmak isteyenlerin desteğini hissediyorduk. Bu barbar örgüt karşısındaki direnişimiz bize daha da güç veriyordu, bir de kadınların uluslararası desteği etkili oldu. Böyle bir gerçek de var: Eğer kadın savaşçılar olmasaydı görkemli bir direniş sergilenemezdi. YPJ ve YPG güçleri birlikte saldırıları başarılı bir şekilde püskürttüler. Belki yüzyılda bir görülebilecek bir saldırı vardı Kobanê ve Kürt halkının üzerinde.

Bizden önce Şengal örneği vardı. Eğer direnmezsek Şengal’deki kadınların başına gelen şeylerin bizim başımıza da geleceğini biliyorduk. Sokaklarda satılacağımızı düşündük, böyle bir şeye fırsat vermemek için YPJ olarak var gücümüzle direndik. Savaş başlamadan önce Kobanêli kadınlar hayatın her alanında örgütlendiler. Şengal’de yaşananlar askeri alanda da kadınların örgütlenmesi gerektiğini öğretti bize. Kadın bir savaş ganimeti değil, bir savaşçıdır. Birbirine tutunan, birbirine destek çıkan kadınların birliği bize moral veren en büyük şey oldu.

Özellikle Amerika’da da Kobanê’de savaşan kadınlar yakından takip ediliyor. Hava saldırıları başlamadan önce Amerikan halkı saldırıların başlaması için sosyal medyada hükümet üzerinde baskı oluşturmuştu. Hilary Clinton da YPJ savaşçılarının bütün dünya kadınlarına ilham kaynağı olduğunu söylemişti. Neler söyleyeceksiniz bu konuda?

Vîyan Kobanî: Kobanê’deki direniş nasıl ki insanlığa ilham kaynağı olmuş ise buradaki kadınların direnişi iki kat daha fazla kadınlara ilham kaynağı olur. Dünyanın neresinde olursa olsun kadınlar hep ikinci plana atılmışlar. Erkeklere tanınan hakların hep yarısı ya da ancak çeyreği kadar kadınlara tanınır. Avrupa’da, Amerika’da durum bir nebze daha iyi olabilir fakat Ortadoğu’da kadının özgürlüğünün sesi ve ilhamın kaynağı olduk. Bu bizim için bir onurdur. İlerleyen zamanlarda kadını daha da iyi bir şekilde temsil etmeye çalışacağız. Kalbi bizimle atan kadınların isteklerini yerine getirmek için daha mücadeleci bir ruhla hareket edeceğiz. Burada yürüttüğümüz mücadele bütün kadınlar ve bütün insanlar için yürüttüğümüz bir mücadele.

YPJ-Kommandantin Viyan Kobani über die Rolle der Frau im Kampf um Kobane

YPJ Komutani Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

YPJ Komutani Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

Mutlu Civiroglu: Die Befreiung Kobanes ist von vielen Menschen gefeiert worden. In sozialen Medien wie Facebook und Twitter konnten wir beobachten, dass nicht nur Kurden ihre Freude darüber ausdrückten. Viyan Kobani, können Sie uns Ihre Eindrücke über die Befreiung der Stadt schildern, die Sie als eine kurdische Frau, als eine kurdische Kommandantin gewonnen haben?

Viyan Kobani: Zuallererst möchten wir im Namen aller Kämpferinnen und Kämpfer und im Namen hunderter Märtyrer, die in diesem Widerstand gefallen sind, von Kobane aus Grüße an diejenigen Menschen senden, die uns unterstützt haben. Als sich die Blicke der Weltöffentlichkeit nach Kobane richteten, war ebendiese Öffentlichkeit der Meinung, dass Kobane fallen würde. Ein großer Widerstand wurde nicht erwartet. Aber als eine Kämpferin und Zeugin dieses Widerstandes war ich hoffnungsvoll und wartete auf den Moment, an dem wir unserem Volk und der gesamten Menschheit den Sieg bekannt geben konnten. Eines können wir festhalten: Der Sieg in Kobane war ein Sieg für die gesamte Menschheit, im Besonderen für alle Frauen. Denn die Angriffe und die Barbarei der ISIS richten sich gegen alle Menschen, insbesondere gegen die Frauen. Kobanes Widerstand hat gezeigt, dass ein Volk sich gegen Feinde der Menschheit und Menschlichkeit erheben und siegreich sein kann. Kobane muss in dieser Hinsicht als Vorbild angesehen werden.

Mutlu Civiroglu: Sie sagen, dass dieser Kampf ein Kampf der Frauen und der gesamten Menschheit war. Es werden dutzende Berichte verfasst, ganze Sendungen ausgestrahlt, Lieder komponiert, Bilder gemalt, insbesondere über die kurdischen Frauen der YPJ. Wie zufrieden sind Sie mit dem internationalen Rückhalt der Frauen?

Viyan Kobani: Wir möchten uns nicht nur bei den Intellektuellen, Schriftstellerinnen, Sängerinnen, Künstlerinnen bedanken, sondern bei allen Menschen, die in irgendeiner Weise Kobane unterstützt haben. Für jede Zeile, die den Kämpferinnen gewidmet wurde, möchten wir uns bedanken. Wir hoffen und glauben daran, dass diese Unterstützung zunehmen wird. Die bisherige war zu wenig aber sehr bedeutend. Denn jede Straße und jedes Haus in Kobane ist zum Ort des Widerstandes geworden, die internationale Presse muss sich dieser Tatsache annehmen. Vielleicht waren sie bisher uninformiert, aber wir hoffen, dass sich mit der Befreiung von Kobane diese Situation ändert und sich die Menschen vor Ort ein Bild vom Widerstand machen. Denn diejenigen, die diesem Widerstand eine Bedeutung beimessen, unterstützen das Anliegen der gesamten Menschheit.

Mutlu Civiroglu: In Kobane gilt es nun, die umliegenden Dörfer zu befreien. Wie verlaufen die Operationen zur Befreiung der Dörfer?

Viyan_Kobani

Viyan Kobani: Wir werden die Dörfer genauso von der ISIS säubern, wie wir es in Kobane getan haben. Es gibt hunderte Dörfer, die zu Kobane gehören und befreit werden müssen. Minen müssen entschärft und die von der ISIS hinterlassenen Verschmutzungen entfernt werden, damit die Zivilbevölkerung diese Orte wieder bewohnen kann. Es gilt also, die ISIS aus den Dörfern zurückzuschlagen, um dann in einem zweiten Schritt diese Dörfer zu säubern und zu sichern. Jeden Tag können sich unsere Kämpferinnen und Kämpfer weitere Kilometer nach vorne kämpfen.

Mutlu Civiroglu: Wieviele Kilometer sind die kurdischen Einheiten an den verschiedenen Fronten nach vorne gerückt?

Viyan Kobani: An allen drei Fronten (West, Süd, Ost) konnten wir um einige Kilometer nach vorne rücken. Wir sind guter Dinge, dass wir unserem Volk bald die Befreiung und Säuberung aller Dörfer bekannt geben können.

Mutlu Civiroglu: Wehrt sich die ISIS in den Dörfern oder flüchtet sie? Können Sie uns den Kampf um die Dörfer beschreiben?

Viyan Kobani: Die ISIS hatte den Kampf in der Stadt Kobane schon vor drei Monaten verloren, ihre Angriffe, die auch von der türkischen Grenze aus erfolgten, waren verzweifelte Versuche, eine Wendung herbeizuführen. Aber bei der ISIS handelt es sich um einen barbarischen Gegner, siewerdet ihr keinen schönen Sieg davon tragen.” Trotz ihrer offensichtlichen Niederlage leisteten ihre Kämpfer Widerstand und flohen nicht. Genau so gehen sie auch in den Dörfern vor: Auch dort sind Kämpfer die ISIS stationiert, die sich wehren, es gibt schwere Zusammenstöße, Tote. Sie ergeben sich nicht und fliehen auch nicht.

Mutlu Civiroglu: Was hat Sie als Frau zum Kämpfen motiviert?

Viyan Kobani: Während der Kriegssituation konnten wir das Ausmaß der internationalen Unterstützung möglicherweise nicht richtig vorstellen. Aber diese internationale Unterstützung war einer der Faktoren, die uns motivierten, den Widerstand fortzusetzen. Der andere Faktor ist: Wenn es keine kämpfenden Frauen gäbe, wenn das Volk keine Kämpfer wie in Kobane hätte, könnte der Barbarei der ISIS nichts entgegengesetzt werden. Die Kämpfer und Kämpferinnen der YPG und YPJ haben sich gegen diese Barbarei gestellt. Wir hatten dabei immer Shengal vor Augen: Als die ISIS Kobane angriff, wussten wir, dass uns das gleiche Schicksal bevorstehen würde, wie den Frauen in Shengal – sollten wir keinen Widerstand leisten. Auch uns hätten sie auf den Staßen verkauft. Vor Beginn der Angriffe auf Kobane organisierten sich die Frauen Kobanes, sie gründeten Räte, unterstützten die Demokartischen Autonomie (Gesellschaftsmodell “Rojava”), sie partizipierten an allen gesellschaftlichen Bereichen. Shengal hat uns gezeigt, dass wir Frauen uns auch auf militärischer Ebene einbringen müssen, die Frau musste aus der Rolle einer Leidenden heraus und die Rolle einer aktiven Kämpferin einnehmen. Der Wunsch, dieses Schicksal von unserer Bevölkerung abzuwenden, war für hunderte Kämpferinnen und Kämpfer Motivation genug.

Mutlu Civiroglu: Wir hatten über die Frauen gesprochen, die weltweit die Kämpferinnen in Kobane unterstützen. Das gilt auch für Amerika. Das amerikanische Volk hat den Kampf mitverfolgt und in sozialen Medien großen Druck auf das Weiße Haus ausgeübt, damit dieses sich zu Luftschlägen bereit erklärt. Hillary Clinton sieht in den Kämpferinnen eine Inspiration für alle Frauen in der Welt. Was sagen Sie zu diesen Reaktionen?

Viyan Kobani: So wie der Widerstand in Kobane die gesamte Welt inspiriert hat, so hat auch der Widerstand der Frau alle Frauen inspiriert. Denn wir wissen, dass an vielen Orten eine Frau nur als ein Mensch zweiter Klasse behandelt wird. Die Frau hat immer nur einen Bruchteil der Rechte, welche die Männer besitzen. Es mag sein, dass die Situation der Frauen in Amerika und Europa eine bessere ist, auf diese beziehen wir uns nicht. Aber unser Widerstand hat im Nahen Osten ein Echo hervorgerufen. Es ist für uns eine Ehre, auch für die Rechte anderer Frauen zu kämpfen. Wir werden in Zukunft versuchen, die Erwartungen der Frauen, die uns unterstützen, deren Herzen für Kobane schlagen, besser zu erfüllen und deswegen unseren Kampf verstärken.

***

Mutlu Civiroglu ist ein Kurdischen Angelegenheiten Analyst mit Schwerpunkt auf Syrien und der Türkei. Er verfolgt aufmerksam Kurdischen Volksverteidigungseinheiten (YPG) Kampf gegen ISIS und anderen dschihadistischen gruppen .

**

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von https://twitter.com/ViyanKurd

YPG Commander Berxwedan: Victory in Kobane Gave a New Spirit to Everyone Fighting for Humanity

Kurdish fighters claim to have cleared Islamic State from Kobane

Mr. Mahmud Berxwedan, you announced in an official statement the day before that you had entirely liberated Kobane from the ISIS. What does this victory mean to the Kurds and the whole world public opinion?

The attainment of victory in consequence of historic resistance for four months means the liberation of the whole humanity. The struggle waged here was the struggle of humanity. With restricted means, we fought against an organization that knows no limits in savagery. Many thought that Kobane would fall but fighters gave a struggle of honor. It was not easy of course, we witnessed historic days from the beginning to the end, and it was the history of not only Kurdish people but also of the whole humanity that laid here. Advancing step by step and with patience, we defeated our enemy in Kobane. Our operations are now continuing in villages. We are going to keep the fight going until no single ISIS member is left, no matter where it is. Victory in Kobane has given a huge moral support and a new spirit to everyone fighting for humanity. Everyone with the fear spread by ISIS in their heart has believed they could fight against these gangs and succeed.

Victory in Kobane had wide media coverage in various countries. On social media also, especially on Facebook and Twitter, numerous non-Kurds voice happiness over the victory and support for Kobane. The other day US State Department Spokeswoman Jen Psaki also congratulated fighters in Kobane and stated that their support for Kobane would continue. What do you think about this attitude of the world public opinion and America?

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

Everyone who supported Kobane led an example of great struggle. We express once again our thanks to them. Right, we have drawn ISIS thugs out of entire Kobane but they are not ended yet, this danger against Europe, America and the whole humanity continues its presence. It is the duty of the whole humanity to finish them. This is why the entire world welcomed the victory in Kobane. Everyone who supported us, regardless of where they are, have been a part of this struggle. This achievement is also an achievement of theirs and we believe their support will continue until ISIS is finished off all around the world.

I hear sounds of arms and aircraft while talking to you right now. I suppose you are at the battle front. Mentioning the villages, Kobane is located on a large area with around 380 villages. What sort of preparations are you making now to liberate the villages?

Without a break and with determination, we launched operations for villages, the day Kobane city was entirely liberated. I am now in a village, the name of which I would prefer not to mention, which we have liberated this morning. Our operation in this village and many other points continues. We have accomplished a result in some operations, reseizing further areas, the results of which we shall make public once others are also finalized.

I suppose an aerial strike is taking place right now, I hear sounds of warplanes?

Right, airstrikes continue!

Because you are at the battlefront, I don’t want to take up your time any longer. What would you finally like to say to the Kurds and world public opinion?

The Kurdish people and other world peoples have given us great support which we hope will continue. We are continuing our operations in villages. We will be liberating at least a few of them every day. In particular the Kurdish youths whose hearts are with Kobane, all those across Kurdistan, should come here and join the fight to reclaim the sacred lands of Kobane. Their participation will enable a quicker elimination of our enemy. Kobane city has been demolished and destroyed on all sides. The civilians here in particular are living under harsh conditions. The infrastructure of the city has broken down completely. The people here are in urgent need of humanitarian aid. As the military wing, we are dealing with an entire expulsion of ISIS from Kobane. World public opinion should support Kobane in economic, political, military and all other aspects. With this support we can make Kobane both a city of resistance and a beautiful town.

***

Mutlu Civiroglu is a Kurdish affairs analyst focusing on Syria and Turkey. He has closely been monitoring YPG’s fight against ISIS and other jihadist groups.

***

Translated into English by Berna Özgencil https://twitter.com/bzgncl

Mahmud Berxwedan: Kobanê’de Tek IŞİD Üyesi Kalana Kadar Mücadele Edeceğiz

Kurdish fighters claim to have cleared Islamic State from Kobane

Sayın Mahmud Berxwedan, önceki gün resmi bir açıklamayla Kobanê’yi IŞİD’ten tamamen kurtardığınızı ilan ettiniz. Kürtler  ve bütün dünya kamuoyu için bu zafer ne anlama geliyor?

Mahmud Berxwedan: Dört aydan sonra tarihi bir direnişle Kobanê’nin özgürlüğe kavuşması bütün insanlığın özgürlüğe kavuşması demek. Buradaki mücadele bütün insanlığın mücadelesiydi. Kısıtlı imkanlarla vahşette sınır tanımayan bir örgüte karşı savaştık. Birçok kişi Kobanê’nin düşeceğini düşünüyordu fakat savaşçıların onur mücadelesi yürüttüler. Kolay olmadı elbet, baştan sonra tarihi günler yaşadık, sadece Kürt insanların değil bütün insanlığın tarihi buradaydı. Sabırlı bir şekilde adım adım hareket ederek düşmanımızı Kobanê’de yenilgiye uğrattık. Şimdi köylerde de operasyonlarımız devam ediyor. Kobanê’nin neresinde olursa olsun, bir tek IŞİD üyesi kalana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Kobanê’deki zafer insanlık için mücadele eden herkese adeta büyük bir moral ve yeni bir ruh verdi. Kalbinde IŞİD çetelerinin saldığı korkuyu taşıyan herkes bu çetelere karşı direnip başarabileceklerine inandılar.

Çeşitli ülkelerin basınında zafer hakkında birçok yazı çıkıyor. Yine aynı şekilde sosyal medyada, özellikle Facebook ve Twitter üzerinde Kürt olmayan birçok kişi de zafer hakkındaki sevinçlerini ve Kobanê’ye olan desteklerini belirtiyorlar. Önceki gün de ABD Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki Kobanê’deki savaşçıları kutladı ve Kobanê’ye desteklerinin devam edeceğini belirtti. Dünya kamuoyu ve Amerika’nın tutumu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Mahmud Berxwedan

Mahmud Berxwedan

Mahmud Berxwedan: Kobanê’ye destek veren herkes büyük bir mücadele örneği yürüttüler. Destek veren herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz. IŞİD çetelerini Kobanê’den tamamen çıkardığımız doğrudur fakat bitmiş değiller ve bu tehlike  Avrupa’ya, Amerika’ya ve bütün insanlığa karşı varlığını devam ettiriyor. Onların ortadan kaldırılması bütün insanlığın vazifesidir. Bunun için Kobanê’deki zafere bütün dünya sevindi. Nerede olursa olsun bize destek veren herkes mücadelenin bir parçası oldu. Bu başarı onların da başarısı ve IŞİD bütün dünyada yok edilene kadar desteklerinin devam edeceğine inanıyoruz.

Silah ve uçak sesleri duyuyorum şu an, sanırım cephedesiniz. Köylerden bahsettiniz sayın Berxwedan, Kobanê köyleriyle birlikte geniş bir alana sahip, yaklaşık 380 köy var. Köyleri kurtarmak için nasıl bir hazırlık yapıyorsunuz?

Mahmud Berxwedan: Kobanê şehri tamamen kurtarıldığı gün, hiç ara verilmeden büyük bir azim ve moral ile köy operasyonlarına çıktık. Şu an bir köydeyim, bu köyü bu sabah kurtardık ve operasyonumuz devam ediyor hala. İsim vermek istemiyorum, başka birçok noktada da operasyon var. Bazı operasyonlardan sonuç aldık, geri aldığımız yeni araziler var,  diğerlerini de tamamladığımız gibi kamuoyuna duyururuz.

Sanırım şu an hava saldırısı var, uçak sesleri de duyuyorum?

Mahmud Berxwedan: Evet, şu an uçak sesleri de var.

Cephedesiniz o nedenle de zamanınızı daha fazla almak istemiyorum. Son olarak Kürtler ve dünya kamuoyu için neler demek istersiniz, onlardan beklentileriniz neler?

Mahmud Berxwedan: Kürt halkı ve diğer dünya halklarının bize büyük bir desteği oldu. Bu desteğin devam etmesini umut ediyoruz. Özellikle de kalbi burada atan Kürt gençleri Kobanê’ye geri dönsünler. Köy operasyonlarına başladık, her gün en az bir iki köy kurtaracağız. Gençler gelip bu kutsal Kobanê topraklarını geri alma mücadelesine katılsın. Rojava, güney, bütün Kürdistan gençlerine sesleniyorum, onlar desteğiyle düşmanımızdan daha çabuk kurtulacağız. Kobanê şehri yıkıldı, talan edildi her taraftan. Özellikle de buradaki siviller çok zor şartlar altında yaşıyorlar. Şehrin altyapısı tamamen bozuldu. Burada kalan insanlar acil bir şekilde insani yardıma ihtiyaç duyuyorlar. Biz askeri kanat olarak IŞİD’i Kobanê’nin tamamından çıkarmakla meşgulüz. Dünya kamuoyu, ekonomik, siyasi, askeri ve diğer her yönden Kobanê’ye destek olmalı. Bu desteklerle Kobanê’yi hem direniş şehri hem de güzel bir şehir yapabiliriz.

Anwar Moslem, Premierminister des Kantons Kobane: “Die ganze Welt hat Anteil am Sieg.”

1476230_774082599351900_6318408618742804377_n

Mutlu Civiroglu   https://twitter.com/mutludc

Herr Anwer Moslem, Präsident des Kantons Kobane. Gestern wurde in einer offiziellen Stellungnahme die Befreiung Kobanes bekannt gegeben. Diese Meldung wird seit Montag unter den Kurden wie auch in der gesamten Welt breit diskutiert. Können Sie Ihre Eindrücke schildern?

Seit fünf Monaten greift die ISIS Kobane an. Die Töchter und Söhne Kobanes sind die Verteidigungskämpfer der Zivilisten und des Kantons Kobane. Deswegen war hier ein Widerstand möglich, dem in der ganzen Welt Respekt gezollt wurde. Er ist auch der Grund für das Einschreiten der internationalen Anti-ISIS-Koalition unter der Führung der USA. Die Luftschläge waren sehr hilfreich im Kampf gegen die ISIS. Die Koalition und alle Menschen, die die Wahrung von Frieden, Demokratie und Brüderlichkeit in Kobane unterstützten, hatten einen großen Anteil am Sieg gegen die ISIS, deren Ideologie nur auf Töten, Foltern und Plündern ausgerichtet ist.

Unterstützt wurden wir auch von unseren Freunden aus einigen Teilen der Freien Syrischen Armee, wie Tuwar al-Raqqa und Shams al-Shamal, sowie der Peshmerga, die mit schwerer Artillerie kämpfte. Deswegen hatte neben den hiesigen Kämpfern die ganze Welt Anteil am Sieg, der nachvier Monaten errungen wurde. Dieser gemeinsame Kampf muss auch nach der Befreiung der Dörfer um Kobane fortgesetzt werden, damit die Terroristen der ISIS überall geschlagen werden.

Die USA hat des Öfteren Stellungnahmen zum Kampf um Kobane abgegeben. Erst gestern hat die US-Außenamtssprecherin Jen Psaki die Verteidiger Kobanes beglückwünscht und eine Fortsetzung der Unterstützung zugesichert. Wie beurteilen Sie die Einstellung der USA?

Anwar_Moslem_Serkeftin

Auch wir möchten der USA zum Sieg gratulieren, da sie Anteil am Kampf hatte. Wie ich bereits sagte, hat jeder, der Kobane in irgendeiner Form unterstützt hat, Anteil am Sieg. Kobane gehört nicht mehr nur der Bevölkerung Kobanes, sondern der ganzen Welt. Auch das amerikanische Volk hat uns sehr unterstützt, daher möchten wir diesem ebenfalls beglückwünschen. In der Zukunft werden noch größere Erfolge erzielt werden, wir hoffen, dass die amerikanische Regierung und das amerikanische Volk Kobane auch weiterhin unterstützen wird, denn in Kobane wurden fast 40 Autobomben gesprengt, tausende Mörsergranten sind eingeschlagen. Eine Rückkehr der Zivilisten ist also mit großen Schwierigkeiten verbunden. Wir hoffen, dass die USA den Kanton Kobane genauso unterstützt, wie sie der YPG und YPJ zum Sieg verholfen hat, damit unsere geflüchtete Bevölkerung in ein wiederaufgebautes Kobane zurückkehren kann.

Was hat die Regierung des Kantons Kobane bisher für den Wiederaufbau in die Wege geleitet? Und welche zusätzliche Unterstützung wird gebraucht?

 Wie alle wissen, liegen die Leichen der ISIS noch auf den Straßen oder unter Trümmerbergen. Die größte Befürchtung ist der Ausbruch von Krankheiten, daher wird medizinische Unterstützung benötigt. Zum Zweiten sind die Straßen unbefahrbar, wir brauchen Fahrzeuge, um sie freizuräumen. Zudem ist die gesamte Stadt zerstört, wir bitten um die Unterstützung von Organisationen und Fachkräften für den Wiederaufbau der Stadt. Wir haben mit ersten Vorbereitungen begonnen und ein Komitee gegründet, in der Ingeniere, Anwälte, Ärzte und Lehrer vertreten sind. Diese werden einen Bericht über die Ausmaße der Zerstörung und der benötigten Hilfe erstellen und diesen der Öffentlichkeit präsentieren, damit dem Kanton Kobane gezielt geholfen werden kann.

Wurde Ihnen bisher Hilfe von der Anti-ISIS-Koalition, der internationalen Gemeinschaft oder internationalen Organisationen in Aussicht gestellt?

Seit der Befreiung der Stadt sind erst zwei Tage vergangen, offizielle Zusagen bezüglich konkreter Hilfsmaßnahmen haben wir noch nicht bekommen. Aber wir werden unsere Dialoge mit allen Ländern, internationalen Menschenrechts- und Hilfsorganisationen fortsetzen, damit die notwendige Unterstützung in die Wege geleitet wird. Aber die Gefahr ist noch nicht gebannt, die ISIS wütet immer noch in den umliegenden Dörfern.

Sie erwähnten gerade die Dörfer, die Medien berichten davon, dass die YPG damit begonnen hat, die Dörfer zu befreien. Wie wird die Befreiung dieser Dörfer vonstatten gehen, mit welchen Schwierigkeiten ist diese Befreiungsphase verbunden und wieviel Zeit werden diese Operationen Ihrer Einschätzung nach in Anspruch nehmen?

Kobane hat 380 Dörfer. Aber die ISIS befindet sich nicht in allen diesen Dörfern, diese Möglichkeiten haben sie nicht. In Kobane wurden viele ihrer Anführer getötet. Die YPG wird versuchen, den Kampf um diese Dörfer schnellstmöglich für sich zu entscheiden. Aber nach wie vor braucht die YPG bessere Waffen und Munition.

Wieviele Dörfer wurden bisher befreit?

Um die Stadt herum wurden zahlreiche Dörfer befreit, viele weitere werden noch umkämpft. Die YPG wird in der näheren Zukunft Auskunft über die Anzahl befreiter Dörfer geben.

Verübt die Koalition gleichzeitig weitere Luftschläge oder haben diese abgenommen?

Die Koalition schwächt die ISIS sichtlich mit ihren Luftschlägen, auch in den Dörfern, in denen sie jetzt Luftschläge verübt.

Aus amerikanischen Stellungnahmen ist zu entnehmen, dass 90 Prozent der Stadt befreit seien, keine 100 Prozent. Können Sie uns erklären, worauf sich diese Stellungnahmen stützen?

Der Umstand, dass von 90 Prozent gesprochen wird, macht deutlich, dass noch ein Risiko besteht. Aber wir haben gestern bekannt gegeben, dass die Stadt vollständig befreit ist, das ist der neueste Stand. Allerdings haben wir es mit keinem einfachen Gegner zu tun, die Dörfer sind noch gefährdet, aber wir hoffen, dass wir auch diese in Kürze befreien werden.

Ich möchte Sie am Ende des Gesprächs um Ihre Meinung zu den Unterstützern von Kobane fragen. Nicht nur unter den Kurden, sondern in der ganzen Welt freuen sich Menschen über die Befreiung Kobanes.

Ich möchte mich im Namen des gesamten Kantons Kobane bei all denjenigen bedanken, die sich für Kobane eingesetzt und diesen Wiederstand unterstützt haben, bedanken. Wir hoffen, dass diese Unterstützung fortgesetzt wird, damit Kobane wiederaufgebaut werden kann. Die kurdische Jugend, insbesondere die jungen Männer und Frauen aus Kobane möchten wir bitten, sich diesem Widerstand anzuschließen. Ich gratuliere nochmals allen zum Sieg über den Terror.

***

Mutlu Civiroglu ist ein Kurdischen Angelegenheiten Analyst mit Schwerpunkt auf Syrien und der Türkei. Er verfolgt aufmerksam Kurdischen Volksverteidigungseinheiten (YPG) Kampf gegen ISIS und anderen dschihadistischen gruppen .

**

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von https://twitter.com/ViyanKurd