Enwer Mislim: IŞİD Mayınlarının Temizlenmesi İçin Acil Yardıma İhtiyaç Var

Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)

Kobane Civilians Returning Home (Photo Hawar News)

Mutlu Çiviroğlu         https://twitter.com/mutludc

Sayın Enwer Mislim, Kobanê zaferinden sonra kanton yönetimi olarak yaptığınız açıklamada şehrin yeniden inşası için büyük bir yardıma ihtiyaç duyduğunuzu söylemiştiniz. Kobanê’nin acilen ne tür yardıma ihtiyacı var?

Enwer Mislim: Yaklaşık beş ay süren bir savaş oldu Kobanê’de, 40 kadar araçla intihar saldırısı düzenlendi ve şehre binlerce havan topu düştü. Belediyenin hizmetleri, su sistemi, elektrik sistemi gibi şeylerin hepsi altüst oldu. Yine şehrin birçok noktasında yerde hala IŞİD cesetleri var. Bunlardan salgın hastalıkların yayılması tehlikesi var, sağlık uzmanlarıyla birlikte çeşitli çalışmalar yürütülebilir.

Bir başka tehlike de IŞİD’in türlü yerlere yerleştirdiği mayınlar. Son üç dört gün içerisinde birçok patlama oldu. Çuqur köyünde, Rovî ve Yêdûq gibi köylerde şehit düşen siviller oldu. Başta BM olmak üzere mayınların temizlemesi ile ilgilenen kurumlar bir an önce Kobanê’ye gelmeli ve sivillerin ölmemesi için bu mayınları YPG ile birlikte hareket ederek temizlemeli. Acil olarak bir çadır kamp kurmak istiyoruz. Sağlık noktaları da oluşturmalıyız burada, insanlar yavaş yavaş dönüyor.

Enwer_Mislim_Roj

Şu ana kadar mayınların patlaması sonucu kaç sivil yaşamını yitirdi?

Enwer Mislim: 6 kişi yaşamını yitirdi şimdiye kadar ve onlarca yaralı var. Şêran’daki patlamada hayatını kaybeden olmadı fakat ağır yaralılarımız var. Köylerde ve şehrin içinde de hala patlamamış yüzlerce mayın var. Köyleri kurtarma operasyonu da devam ediyor aynı sırada, bunun için güçlük çekiyoruz. Biz ağır bedeller ödeyerek IŞİD terörünü burada yenilgiye uğrattık. Kobanê’nin yeniden inşası için, insanlık ve yardım için, bütün devletlerle, bütün kurumlarla temaslarda bulunup, onların yardımlarını görmeyi umut ediyoruz. Bunu ilk adımı olarak IŞiD mayınlarının temizlenmesi konusunda acilen yardıma ihtiyaç duyuyoruz.

Ajanslar sivillerin dönmeye başladığını belirtiyor. Dün de 600 sivilin döndüğü aktarıldı. Siz de mayın tehlikesinin devam ettiğini söylüyorsunuz. Bu tehlike devam ederken sivillerin dönmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Biz halka tehlikenin devam ettiğini, buranın çok güvenli olmadığını söylüyoruz. Hem cesetler var yerde, hem de patlamamış mayınlar var. Biz belediye, sağlık ve güvenlik hizmetleri için daha çok gençlerin dönmesi taraftarıyız. Fakat diğer insanlar da dönüyor, çünkü insanlarımız kendi topraklarını seviyor. Bu topraklara bazen iznimiz olmadan giriyorlar ve patlamalar gerçekleşiyor. Gerçekten çok üzülüyoruz bu patlamalara. Duyurular yapıyoruz, bildiriler dağıtıyoruz. Tehlikeli bir şey gördükleri zaman insanlarımız Asayiş’e haber vermeliler. Asayiş gerekli şeyi yapıp görevini yerine getirecektir.

Foto: Mahmoud Bali

 

Kobanê’den kurulacak bir kamptan bahsediyorsunuz. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün Kobanê’de bir kamp kurmaya yönelik çalışmaları vardı. Görüşmeleriniz devam ediyor mu?

Foto: Mahmoud Bali

Foto: Mahmoud Bali

Enwer Mislim: Sınır Tanımayan Doktorlar ile görüşmelerimiz devam ediyor, onlar Kobanê’de bir hastane yapmayı da planlıyorlar. Bizim kapımız buraya yardım edebilecek bütün kurumlara açık. Öncelikli ve acil olarak bir kamp kurmak istiyoruz burada. Çünkü insanlar dönmeye başladı ve binlerce ev yıkılmış durumda. Diğer ihtiyaçlarımız için de kurduğumuz komite birkaç gün için de kamuoyunu bilgilendirecek.

İki gün önce Fransa cumhurbaşkanı François Holland, YPJ komutanı Nesrin Abdullah ve PYD eşbaşkanı Nesrin Abdullah’ı ağırladı. Birçok kişi bunu Kürt halkının Kobanê’deki zaferi olarak değerlendiriyor. Siz kanton yönetimi olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

YPJ_Hollande

Enwer Mislim: Zaten biz teröre karşı savaşıyorduk. Amerika’nın, Fransa’nın, Kanada ve Avustralya’nın başına gelen terör saldırılarının aynısı Kobanê’nin de başına geldi. Gençlerimiz teröre karşı savaşırken sadece Kobanê halkı için değil bütün dünya için savaşıyorlar. Bu teröre karşı savaştığımıza dair bir mesajdır. Demokrat, özgürlükçü, barışsever herkesin Kobanê’deki zaferde payı var. François Holland’ın arkadaşlarımızı ağırlaması ile onur duyduk. Bütün kurumlar, yönetimler aynı şekilde Kobanê’ye destek çıkmalı. Bize savaşta destek çıkan Amerikan halkı, kuruluşları, partilerinin Kobanê’nin inşasında da destek çıkmasını diliyoruz.

Kobanê: Bugünkü Sorunları ve Yeniden İnşa Çalışmaları

 Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Kobanê’nin yeniden inşası konusunda Kanton Başbakan Yardımcısı Xalid Berkel, HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Kanton Eğitim Sorumlusu Hisên Mihemed Eli, Kanton Sağlık Sorumlusu Dr. Nahsan Ahmed ve yakın zamanda bölgeyi ziyaret den gazeteciler Hatice Kamer ve Ömer Faruk Baran ile var olan sorunları, ihtiyaçları ve yeniden inşa çalışmalarını görüştük.

Mutlu Çiviroğlu https://twitter.com/mutludc

Sayın Xalid Berkel, Kobanê’nin tamamen kurtarılmasından sonra şehrin yeniden inşası için bir komisyon kurduğunuz biliniyor. Bu komisyon çalışmalarınız şu an hangi aşamada?

Xalid Berkel: Kobanê’nin inşası için kurduğumuz bu komisyonda mühendisler, doktorlar ve diğer birçok meslek grubundan olan alanında uzman kişiler yer alıyor. Çalışmalarımız üzerine görüş alışverişlerimiz devam ediyor. Halkımızın dönmesi ve dönen halkımızın hiçbir sıkıntı yaşamaması için en iyi şekilde hizmet vermeye çalışacağız. Bunun da bir takım zorlukları var. Çünkü Kobanê tamamen yıkılmış durumda, caddeler, sokaklar tanınmaz halde. Buradan yardım edebilecek bütün kurumlara, bütün dünyaya sesleniyoruz. Halkımızın rahat bir şekilde dönebilmesi, insanlığa yakışır yeni bir Kobanê’nin inşası için onların desteğine ihtiyacımız var. Kürdistan’ın dört bir tarafından buraya yardım yapılmalı. Özellikle Güneyli kardeşlerimiz yardım etmeliler, onların yardım edebilme imkanları daha fazla çünkü. Kuzeydeki kardeşlerimiz ilk günden bugüne kusursuz bir şekilde çalıştılar ve yardımlarını esirgemediler. Onlara bir kez daha teşekkür ederken, Kobanê’nin yeniden inşası için de desteklerini beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu? Dünyadaki değişik bölgelerindeki insanlara ulaşma konusunda nasıl strateji belirlediniz?

Xalid Berkel: Yardımların yapılması için birçok ülkede kurumlar kurduk ve bazı yerlerde daha bu kurumlardan kurmak istiyoruz. Bir banka hesabının oluşturulması yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Siz de değindiniz, Kobanê bütün dünya için savaşan bir şehir oldu. Dolayısıyla bütün dünya, bütün uluslararası kuruluşlar Kobanê’nin yeniden inşası için destek çıkmalı.

Sayın İbrahim Ayhan, Kobanê için sınırda uzun bir süredir aktif bir şekilde çalışmalar yürütüyorsunuz. HDP-DBP partisi olarak Kobanê’nin yeniden inşası için ne tür çalışmalar yapacaksınız?

İbrahim Ayhan: Kobanê’deki zafer dünyanın dört bir tarafında insanlığın taraftarı olan herkesin zaferi ve artık bütün dünyada bir sembol olarak biliniyor. Kobanê’den gelen insanlar için oluşturduğumuz kriz masaları ile en iyi şekilde yardım etmeye çalışmıştık. Kobanê’nin kurtarılmasından sonra özgür Kobanê’nin yeniden inşası çalışmalarında da aktif bir şekilde yer almak istiyoruz. İki defa Kobanê’ye gittik ve kanton yetkilileri ile görüşmeler yaptık. Orada bir komisyon kurulmuş, biz de bu tarafta bir komisyon kurduk. Bu komisyonda HDP-DBP ve diğer bir takım kuruluşlar var. İnsanlar yardım etmeye hazır fakat buradaki Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda sorun var. İnşaa için henüz kapıdan malzeme gönderemiyoruz. Bunun için acil olarak bir koridorun oluşturulması lazım.

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Horrifying destruction of Kobane (Photo Mahmoud Bali)

Yani Türkiye sınırdaki geçişlerde zorluk çıkarıyor diyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Evet doğru. Sadece temel gıda malzemelerinin geçişine izin veriliyor. İnşaat araçlarının, malzemelerinin geçişine izin verilmiyor. Çünkü buradaki sınır kapısı resmi bir geçiş kapısı değil. Hükümet ile kapıdan diğer malzemelerin geçişi için de görüşmeler yaptık.

Kobanê’nin dış dünyayla tek bağı Mürşitpınar. Türkiye’nin yardım geçişlerine izin vermemesi, bahsettiğiniz tutumunu değiştirmemesi durumunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?

İbrahim Ayhan: Hükümet ile yaptığımız görüşmelerde yardımcı olacaklarını söylüyorlar fakat 10 gündür herhangi bir sonuç almış değiliz. Amerika’dan, Avrupa’dan, Kürdistan’ın güneyinden insanlar ve devletler Kobanê’ye bir an önce yardım etmek istiyorlar. Kapı serbest bir şekilde açılmayana kadar yardımlar ulaştırılamayacak. Ama biz Kobanê’yi özgürleştirdiğimiz ruhla Kobanê’yi inşa edeceğimize de inanıyoruz.

Uluslararası kuruluşlar da yardım yapmak istiyor. Sosyal medyadan insanlar kampanyalar başlatmışlar. Bu yardımlar size nasıl ulaştırılabilir?

İbrahim Ayhan: Rojava Yardım Derneği adı altında çalışmalarımızı yürütüyoruz, insanların bu derneğe yardım etmeleri yönünde çağrılarda bulunduk, bulunuyoruz. Suruç’taki, Amed’teki ve Mardin’deki belediyelerimizden dernekleri var. Yine partimiz de çeşitli görüşmeler yapıyor. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmeler yapıyoruz. Çalışmalarımız daha teknik bir şekilde yürütmeye devam edeceğiz. Fakat dediğim gibi üç tarafı IŞİD çeteleriyle kuşatılmış Kobanê’nin Suruç’a açılan kapısından geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Sayın Berkel, siz kanton yönetimi olarak Türkiye’nin tutumunu nasıl değerlendiriyor ve Türkiye’den neler talep ediyorsunuz?

10960382_381051168744777_986644771839205936_o

Foto: Mahmoud Bali

 

Xalid Berkel: Bir insanlık ve komşuluk vazifesi olarak Türkiye gereken yardım yapmalı ve sınırda sorun çıkarmamalı. Bir güvenlik koridorunun oluşturulması yönünde çağrıda bulunmuştuk, Türkiye bu konuda da gereken adımlar atmalı. Türkiye zaten sınırdan bir takım yardımlar yapmıştı, biz bu desteğin genişletilmesi umut ediyoruz. Kobanê’nin özgürlüğünden sonra burada yeni bir Kobanê’nin inşası burada huzur ve barış olacağı için Türkiye’nin de yararınadır. Bu huzur ve barış onlara da hizmet eder.

Sayın Ayhan, Sayın Berkel’in fikrine katılıyor musunuz? Huzur ve barışın olacağı yeni bir Kobanê Türkiye’nin de yararına olur mu?

İbrahim Ayhan: Türkiye aslında başta Kürtlere karşı bir politika yürüttü. Kobanê’deki savaşta daha çok IŞİD’e yardım etti. Biz bu politikasını eleştirdik. Çünkü bu politikasının ne Türkiye’ye ne de Ortadoğu’ya bir faydası yoktu. Türkiye politikasını değiştirip Kürtlerle daha fazla ittifak halinde olmalı. Türkiye Rojava’ya, güneye ve kuzeye stratejik olarak yaklaşmalı ve IŞİD ile ilişkisini kesmeli. Türkiye Irak’ta kurulan Kürdistan hükümetini de uzun süre tanımamıştı. Şimdi aynı şeyi Rojava için yapıyor, burayı tanımayacaklarını iddia ediyorlar. Bu çok yanlış bir tutum, Türkiye bir an önce Rojava’yı da tanımalı. Devlet nasıl ki Kürdistan’ın güneyi ile resmi bir şekilde görüşmeler yapıyorsa Rojava ile de aynı şekilde görüşmeler yapmalı. Çünkü binlerce yıldır Türklerle kardeş halklar olarak yaşıyoruz. Bu saatten sonra nerede olursa olsun Kürtler için özgür bir yaşam şart. Türkiye bunu göz önünde bulundurup Kürtlerle ittifak kurmalı.

Sayın Hisên Mihemed Eli, eğitimden sorumlu kişi olarak Kobanê’de eğitim konusundaki güçlükler öğrenmek istiyorum. Birçok okul yıkıldı, öğrenciler şu an mülteci kamplarında eğitim görüyor. Çalışmalarınız nasıl gidiyor ve eğitim alanında nelere ihtiyacınız var?

Hisên Mihemed Eli: IŞİD saldırılarından önce Kobanê’de 13 okul vardı. Saldırılardan sonra 3 okul ayakta kalabildi. Kobanê’nin yeniden inşasında yıkılan okulların yerine yeni okullar inşa etmek istiyoruz. Diğer bütün eğitim materyallerine de ihtiyacımız var. Bütün uluslararası kuruluşlar eğitim konusunda seferber olmalı. Türkiye’nin üzerine düşen de kapı geçişlerinde kolaylık tanıması. Çünkü Avrupa’dan Kürdistan’ın dört bir yanından insanlar eğitim konusunda bir an önce yardımcı olmak istiyorlar.

Sayın Nahsan Ahmed, sizde sağlıktan sorunlusunuz. Hastanelerin yıkıldığı ve ciddi manada doktor ve ilaç sıkıntısı yaşandığı biliniyor. Şu an sağlık alanında genel durum ne?

 

Dr. Nahsan Ahmed: Saldırılardan sonra Kobanê’deki sağlık hizmetleri sistemi tamamen altüst oldu. Ciddi sıkıntılarımız devam ediyor. Öncelikli olarak ilaçlara ihtiyacımız var, çünkü insanlar dönmeye başladı ve sayı her geçen gün artıyor. Ameliyat malzemelerine ve oksijen tüplerine ihtiyacımız var. Çocuklar savaşlardan çok kötü şekilde etkilendi, onların ruh halinin düzelmesi için özellikle de psikolog arkadaşlara ihtiyacımız var. Öte yandan hala şehir içindeki enkazların arasında yüzlerce IŞİD cesedi var. Bu da önümüzdeki günlerde sağlık sorunları yaşatır. Yine aynı şekilde şehir içinde patlamamış yüzlerce havan topu var, bu da çocuklar için büyük bir tehlike. Uluslararası kuruluşlar bu konularda bir an önce yardım yapmalı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar Kobanê’de çalışmalar yürütme istiyorlar. Fakat sanırım sınır kapısında bir takım sıkıntılar yaşıyorlar. Bu kuruluşlar ile herhangi bir görüşmeniz var mı?

Dr. Nahsan Ahmed: Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü ile bugün görüşmeler yaptık, Türkiye hükümeti sorun çıkardığı için Kobanê’ye geçemediler. Sadece bu kuruluş değil, diğer bütün uluslararası kuruluşlar çalışabilmek için öncelikle Kobanê’yi görmek istiyorlar. Fakat dediğim gibi kapıdan geçişte problem var. Bundan dolayı da bu saate kadar da resmi bir şekilde henüz uluslararası bir kuruluş Kobanê’ye adım atabilmiş değil. Bizim tarafımızda herhangi bir problem yok, biz bütün uluslararası kuruluşlarını bir an önce gelmesini bekliyoruz.

Foto: Mahmoud Bali

Foto: Mahmoud Bali

Sayın Ayhan, Kobanê’deki yetkililer de sınır kapısında Türkiye’nin problem çıkardığını söylüyorlar. Amerika bu konuda Türkiye’nin tutumunu değiştirmesi için rol alabilir mi?

İbrahim Ayhan: Amerika Türkiye üzerinde baskı oluşturabilir. Peşmergelerin geçişinde de Türkiye uzun bir süre izin vermemişti. Amerika araya girdikten sonra bu konu halloldu. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü için Urfa valisi ve Suruç kaymakamı ile görüştüm fakat geçişleri için vermediler. Sadece onlar değil, Avrupa’nın diğer ülkelerinden de gelen çeşitli heyetler var. Bunlar Kobanê için büyük yardımlar yapmak istiyorlar. Bu heyetlerin geçişi için Amerika yine Türkiye üzerinde baskı oluşturmalı ve geçişlere bir an önce izin verilmeli.

Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki, başta Kobanê olmak üzere Suriye’ye yardım etmeye devam edeceklerini belirtmişti birkaç gün önce. Sadece askeri olarak değil, insani yardım olarak da Amerika yardım etmek istiyor. HDP olarak Amerika’nın bu konuda daha aktif rol olması için görüşmeleriniz var mı?

İbrahim Ayhan: Adana’daki konsolos ile Suruç’ta görüşmelerimiz olacak, daha önce de görüşmelerimiz olmuştu. Bu görüşmeleri daha da sıklaştıracağız. Amerika hava saldırılarında çok aktif bir rol oynadı. Diğer konularda yardımlarına ihtiyaç duyacağız.

Uzmanlar Amerika’nın Kobanê ile ilgili tutumunda Amerikan halkının çok etkili olduğunu belirtiyor?

İbrahim Ayhan: Evet, doğrudur. Hem Amerikan halkının hem de Avrupa halklarının etkisi oldu. Çalışmalar yürütülmeli ve Türkiye’nin çıkardığı sorunlar ortadan kaldırılmalı. Çünkü bu sadece Kürtlerin değil bütün dünyanın sorunu.

Sayın Berkel, sınır kapısındaki geçişlerin rahat olması için Amerika Türkiye’nin üzerinde nasıl baskı oluşturabilir?

Xalid Berkel: Peşmergelerin geçişinde de hava saldırılarında da Amerikan halkı çok önemli bir rol oynadı. Yine aynı şekilde Kobanê’nin yeniden inşasında da aynı rolü oynamasını ümit ediyoruz. Çünkü bu yeni Kobanê sadece Kürt halkına değil bütün insanlığa hizmet edecek.

Sayın Hatice Kamer, siz de yakın zamanda Kobanê’ye gittiniz. Bir gazeteci olarak orada neler gözlemlediniz, neler hissetiniz?

Xecîcan Farqîn: Kobanê’ye adım atar atmaz birinci ya da ikinci dünya savaşını konu alan bir filmin bir parçasını görüyorsunuz. Gördüğünüz şeyin bir film platformu ya da bir şehir olduğunu ayırt edemiyorsunuz. Her taraf yanmış yıkılmış, sanki yaşam denilen şey binlerce yıl önce orayı terk etmiş. Kobanê’de o enkazı gördükten sonra orada yeni bir şehrin inşasının da en az orada yaşanan savaş kadar çetin bir şey olduğunu anladım. Kobanêli yaklaşık 200 bin insan şu an Suruç’ta ve Kürdistan’ın diğer şehirlerine dağılmış durumdalar. Şehir zaten şu an sivillerin dönmesine uygun değil. Kanton yetkilileri zaferden dolayı çok mutluydular fakat onlar sivillerin dönmesi için çalışmaları bir an önce başlatmak istiyorlardı. Savaş sırasında yardım eden devletlerin Kobanê’nin inşasında da yardım etmesini bekliyorlardı. Çünkü sadece kanton yönetiminin gücüyle hallolacak bir inşa değil bu.

Sayın Ömer Faruk Baran, siz de Kobanê’ye gittiniz. Bütün dünyanın bir sembol olarak kabul ettiği bu şehirde neler hissetiniz bir gazeteci olarak?

Ömer Faruk Baran: Kobanê’de uzun süre kalmadığım halde döndükten sonra üzerimdeki şoku atlatamadım. Her tarafı yıkılmış, talan edilmiş bir şehir gördüm. Dünyanın her tarafındaki savaşlarda savaş bittikten sonra yeni bir savaş başlar. Kobanê’de de artık yeni mücadele şehrin yeniden inşası olacak ve bu hiç de kolay bir şey olmayacak. Kobanê ve Suruç’taki insanlar akraba olmalarına rağmen Kobanêliler bir an önce Kobanê’ye dönmek istiyorlar. Çünkü her insan gibi onlar da topraklarına bağlı insanlar ve toprak insanın bir kısmını kendi içinde taşıdığı bir şey. Dolayısıyla daha önce aktif kullanıma açık olmayan Suruç ile Kobanê arasındaki sınır kapısı aktif bir şekilde kullanıma açılmalı ve uluslararası kuruluşlar talan olmuş bu şehre gerekli yardımı bir an önce ulaştırmalı.

Sayın Berkel, Kobanê’den dönen herkes gördüğü şeyler karşısında şoka girdiklerini söylüyorlar. Siz Kobanê’den hiç ayrılmayan biri olarak bu konuda neler diyeceksiniz?

Xalid Berkel: Her iki gazeteci arkadaşımızın da değindiği gibi Kobanê’nin her caddesi, her sokağı için ayrı bir destan, ayrı bir kitap yazılmalı ama kelimeler bu duyguları tarif etmeye yetmez. Çok büyük acılar yaşandı ve görkemli, eşi benzeri görülmemiş bir direniş sonucunda büyük bedellerle zafer elde edildi. Bu zaferde bize yardım eden herkesin payı var. Uluslararası kuruluşlara, başta Amerika olmak üzere bütün devletlere bir kez daha sesleniyoruz. İnsanlığa hizmet edecek yeni bir Kobanê’nin yeniden inşası için yanımızda olmalılar.

Kobane: The Little City That Has Inspired the World

jessooo

Jessica Jaye for her premier show on Quagmire America Radio discusses Kobane with Kurdish Affairs Analyst Mutlu Civiroglu

10818505_373739149475979_2814843610372079953_o

***

Please click play button to listen to the show

Original Link: www.blogtalkradio.com/quagmireamerica/2015/01/30/qarlive-do-the-right-think-wjjqar-kobane-the-little-city-that-could

YPJ Komutanı Viyan Kobane’nin Kurtarılışında Kadınının Rolünü Anlattı

Viyan_Kobani

Mutlu Çiviroğlu                 https://twitter.com/mutludc

Sayın Vîyan Kobanî, Kobanê’nin kurtarılması birçok kişi tarafından büyük bir zafer olarak kabul ediliyor. Sadece Kürtler değil, değişik ülkelerden birçok insana özellikle sosyal medya üzerinde bu konudaki sevinçlerini dile getiriyorlar. Bir Kürt kadını, bir YPJ komutanı olarak neler hissediyorsunuz?

Vîyan Kobanî: Öncelikle bizi destekleyen herkese bu savaşta şehit düşen yüzlerce kahraman ve mücadeleye devam eden diğer bütün savaşçılar adına sevgi ve özlem dolu selamlar gönderiyorum. Bütün dünyanın gözü buradaydı ‘’Kobanê düşer, Kobanê direnemez’’ diyorlardı, fakat  biz burada büyük bir direnişin tanığı olduk. Büyük bir umutla zaferi bütün insanlığa duyuracağımız anı bekledik. Çünkü Kobanê’deki zafer bütün insanlığın, özellikle de kadınların zaferiydi. IŞİD dünyanın her tarafına vahşi bir şekilde saldırırken kadınları da hedef alıyor. Fakat Kobanê hepimiz için bir imdat, hepimiz için bir ses oldu. Kobanê insanlığa hedef alana örgütlere karşı halkların direnebileceğini ispatladı. Gücünü halkın iradesinden alan savaşçılarımız bu iradeyle her şeyi yapabileceklerini bütün dünyaya gösterdiler.

Bu zaferin insanlığın ve kadınların zaferi olduğunu belirttiniz.. Genel olarak dünya kamuoyunun, dünya kadınlarının size olan desteği sizi memnun edecek düzeyde mi?

Vîyan Kobanî: Sadece kadınlar değil sesini bizim direnişimizin sesine katan, bir şiir yazan, bir resim yapan ya da sadece atabildiği adımı atıp ‘’bu da benim adımım’’ diyen herkes kendi çapında Kobanê’ye destek çıkmıştır. Oldukları yerde hakkımızda güzel şeyler yazan, çizen, söyleyen herkese teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ve kararlıyız ve bu inancımız ve kararlılığımız daha da artacak. Buradaki direnişini her saniyesi için insan destanlar yazabilir. Basından arkadaşlar gelip Kobanê’yi gördüler fakat belirtmek istiyorum: Kobanê’deki her karış toprağın üzerinde direnişin ruhu var. Bu direniş ruhu tam olarak tanınmadı, direnişi tanıtabilecek kollar yetersiz kaldı. Bu biraz da haber aktarımının iyi olmamasından kaynaklı bir şeydi. Kobanê artık özgür, gelip buradaki direnişin ruhunu görsünler. Kalbi burada insanlık için atan halklara bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bu halklar buradaki direnişi anlamlı kıldı. Çünkü IŞİD insanlığın, bütün halkların iradesini kırmak istedi. Fakat Kobanê’deki zafer bu iradeyi daha da güçlendirdi.

Peki, Kobanê’deki köyler ne olacak, o köyleri kurtarmak için başlattığınız operasyon nasıl gidiyor?

Vîyan Kobanî: Kobanê’yi özgürlüğüne kavuşturduğumuz gibi Kobanê’nin köylerini de özgürlüğüne kavuşturacağız. Biz buranın insanıyız, burayı iyi tanıyoruz, Kobanê’nin yüzlerce köyü var. Köyleri daha düzenli, daha iyi bir mücadele ruhuyla kurtaracağız. Mayınları temizleyeceğiz, bunlar dönen halk için büyük bir tehlike. Fakat belirttiğim gibi biz Kobanê’nin topraklarını karış karış temizliyoruz. Yani biz hep fiziksel olarak köyleri IŞİD’ten kurtarıyoruz hem de geride bıraktığı şeylerden. İlerliyoruz, her gün kilometrelerce ilerliyoruz.

Her üç tarafta da şu an kaç kilometreye kadar ilerlemiş durumdasınız?

Vîyan Kobanî: Şimdilik her üç taraftan da kilometrelerce diyorum, yakın bir zamanda halkımıza bütün köylerin kurtarıldığına dair mesaj vereceğiz. Birinci hamlemizi tamamladık, ikinci hamlemiz de bütün hızıyla devam ediyor.

Köylerdeki savaş nasıl sürüyor? IŞİD direniyor mu, yoksa cephelerde direnmeden geri mi çekiliyor?

Vîyan Kobanî: Kobanê’deki zaferden üç ay önce aslında IŞİD Kobanê’de yenilmişti. Fakat Türkiye sınır kapısını kullanmaları gibi şeylerle son bir umut da olsa Kobanê’yi almaya çalışıyorlardı. IŞİD yenilgiyi hazmedemeyen vahşi bir örgüt. Kolay kolay geri çekilmiyor ve direnmeye devam ediyor. Köylerde de aynı şekilde şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

YPJ Komutani Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

YPJ Komutanı Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

Peki, bir kadın olarak savaşırken size manevi olarak güç veren şey ne?

Vîyan Kobanî: Seslerini bize duyurmak isteyen destekçilerimiz vardı fakat ağır savaş şartlarından dolayı onları tam anlamıyla takip edemiyorduk. Fakat biz her saniye her dakika bizim yanımızda olmak isteyenlerin desteğini hissediyorduk. Bu barbar örgüt karşısındaki direnişimiz bize daha da güç veriyordu, bir de kadınların uluslararası desteği etkili oldu. Böyle bir gerçek de var: Eğer kadın savaşçılar olmasaydı görkemli bir direniş sergilenemezdi. YPJ ve YPG güçleri birlikte saldırıları başarılı bir şekilde püskürttüler. Belki yüzyılda bir görülebilecek bir saldırı vardı Kobanê ve Kürt halkının üzerinde.

Bizden önce Şengal örneği vardı. Eğer direnmezsek Şengal’deki kadınların başına gelen şeylerin bizim başımıza da geleceğini biliyorduk. Sokaklarda satılacağımızı düşündük, böyle bir şeye fırsat vermemek için YPJ olarak var gücümüzle direndik. Savaş başlamadan önce Kobanêli kadınlar hayatın her alanında örgütlendiler. Şengal’de yaşananlar askeri alanda da kadınların örgütlenmesi gerektiğini öğretti bize. Kadın bir savaş ganimeti değil, bir savaşçıdır. Birbirine tutunan, birbirine destek çıkan kadınların birliği bize moral veren en büyük şey oldu.

Özellikle Amerika’da da Kobanê’de savaşan kadınlar yakından takip ediliyor. Hava saldırıları başlamadan önce Amerikan halkı saldırıların başlaması için sosyal medyada hükümet üzerinde baskı oluşturmuştu. Hilary Clinton da YPJ savaşçılarının bütün dünya kadınlarına ilham kaynağı olduğunu söylemişti. Neler söyleyeceksiniz bu konuda?

Vîyan Kobanî: Kobanê’deki direniş nasıl ki insanlığa ilham kaynağı olmuş ise buradaki kadınların direnişi iki kat daha fazla kadınlara ilham kaynağı olur. Dünyanın neresinde olursa olsun kadınlar hep ikinci plana atılmışlar. Erkeklere tanınan hakların hep yarısı ya da ancak çeyreği kadar kadınlara tanınır. Avrupa’da, Amerika’da durum bir nebze daha iyi olabilir fakat Ortadoğu’da kadının özgürlüğünün sesi ve ilhamın kaynağı olduk. Bu bizim için bir onurdur. İlerleyen zamanlarda kadını daha da iyi bir şekilde temsil etmeye çalışacağız. Kalbi bizimle atan kadınların isteklerini yerine getirmek için daha mücadeleci bir ruhla hareket edeceğiz. Burada yürüttüğümüz mücadele bütün kadınlar ve bütün insanlar için yürüttüğümüz bir mücadele.

YPJ-Kommandantin Viyan Kobani über die Rolle der Frau im Kampf um Kobane

YPJ Komutani Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

YPJ Komutani Vîyan Kobanî (Foto: DIHA)

Mutlu Civiroglu: Die Befreiung Kobanes ist von vielen Menschen gefeiert worden. In sozialen Medien wie Facebook und Twitter konnten wir beobachten, dass nicht nur Kurden ihre Freude darüber ausdrückten. Viyan Kobani, können Sie uns Ihre Eindrücke über die Befreiung der Stadt schildern, die Sie als eine kurdische Frau, als eine kurdische Kommandantin gewonnen haben?

Viyan Kobani: Zuallererst möchten wir im Namen aller Kämpferinnen und Kämpfer und im Namen hunderter Märtyrer, die in diesem Widerstand gefallen sind, von Kobane aus Grüße an diejenigen Menschen senden, die uns unterstützt haben. Als sich die Blicke der Weltöffentlichkeit nach Kobane richteten, war ebendiese Öffentlichkeit der Meinung, dass Kobane fallen würde. Ein großer Widerstand wurde nicht erwartet. Aber als eine Kämpferin und Zeugin dieses Widerstandes war ich hoffnungsvoll und wartete auf den Moment, an dem wir unserem Volk und der gesamten Menschheit den Sieg bekannt geben konnten. Eines können wir festhalten: Der Sieg in Kobane war ein Sieg für die gesamte Menschheit, im Besonderen für alle Frauen. Denn die Angriffe und die Barbarei der ISIS richten sich gegen alle Menschen, insbesondere gegen die Frauen. Kobanes Widerstand hat gezeigt, dass ein Volk sich gegen Feinde der Menschheit und Menschlichkeit erheben und siegreich sein kann. Kobane muss in dieser Hinsicht als Vorbild angesehen werden.

Mutlu Civiroglu: Sie sagen, dass dieser Kampf ein Kampf der Frauen und der gesamten Menschheit war. Es werden dutzende Berichte verfasst, ganze Sendungen ausgestrahlt, Lieder komponiert, Bilder gemalt, insbesondere über die kurdischen Frauen der YPJ. Wie zufrieden sind Sie mit dem internationalen Rückhalt der Frauen?

Viyan Kobani: Wir möchten uns nicht nur bei den Intellektuellen, Schriftstellerinnen, Sängerinnen, Künstlerinnen bedanken, sondern bei allen Menschen, die in irgendeiner Weise Kobane unterstützt haben. Für jede Zeile, die den Kämpferinnen gewidmet wurde, möchten wir uns bedanken. Wir hoffen und glauben daran, dass diese Unterstützung zunehmen wird. Die bisherige war zu wenig aber sehr bedeutend. Denn jede Straße und jedes Haus in Kobane ist zum Ort des Widerstandes geworden, die internationale Presse muss sich dieser Tatsache annehmen. Vielleicht waren sie bisher uninformiert, aber wir hoffen, dass sich mit der Befreiung von Kobane diese Situation ändert und sich die Menschen vor Ort ein Bild vom Widerstand machen. Denn diejenigen, die diesem Widerstand eine Bedeutung beimessen, unterstützen das Anliegen der gesamten Menschheit.

Mutlu Civiroglu: In Kobane gilt es nun, die umliegenden Dörfer zu befreien. Wie verlaufen die Operationen zur Befreiung der Dörfer?

Viyan_Kobani

Viyan Kobani: Wir werden die Dörfer genauso von der ISIS säubern, wie wir es in Kobane getan haben. Es gibt hunderte Dörfer, die zu Kobane gehören und befreit werden müssen. Minen müssen entschärft und die von der ISIS hinterlassenen Verschmutzungen entfernt werden, damit die Zivilbevölkerung diese Orte wieder bewohnen kann. Es gilt also, die ISIS aus den Dörfern zurückzuschlagen, um dann in einem zweiten Schritt diese Dörfer zu säubern und zu sichern. Jeden Tag können sich unsere Kämpferinnen und Kämpfer weitere Kilometer nach vorne kämpfen.

Mutlu Civiroglu: Wieviele Kilometer sind die kurdischen Einheiten an den verschiedenen Fronten nach vorne gerückt?

Viyan Kobani: An allen drei Fronten (West, Süd, Ost) konnten wir um einige Kilometer nach vorne rücken. Wir sind guter Dinge, dass wir unserem Volk bald die Befreiung und Säuberung aller Dörfer bekannt geben können.

Mutlu Civiroglu: Wehrt sich die ISIS in den Dörfern oder flüchtet sie? Können Sie uns den Kampf um die Dörfer beschreiben?

Viyan Kobani: Die ISIS hatte den Kampf in der Stadt Kobane schon vor drei Monaten verloren, ihre Angriffe, die auch von der türkischen Grenze aus erfolgten, waren verzweifelte Versuche, eine Wendung herbeizuführen. Aber bei der ISIS handelt es sich um einen barbarischen Gegner, siewerdet ihr keinen schönen Sieg davon tragen.” Trotz ihrer offensichtlichen Niederlage leisteten ihre Kämpfer Widerstand und flohen nicht. Genau so gehen sie auch in den Dörfern vor: Auch dort sind Kämpfer die ISIS stationiert, die sich wehren, es gibt schwere Zusammenstöße, Tote. Sie ergeben sich nicht und fliehen auch nicht.

Mutlu Civiroglu: Was hat Sie als Frau zum Kämpfen motiviert?

Viyan Kobani: Während der Kriegssituation konnten wir das Ausmaß der internationalen Unterstützung möglicherweise nicht richtig vorstellen. Aber diese internationale Unterstützung war einer der Faktoren, die uns motivierten, den Widerstand fortzusetzen. Der andere Faktor ist: Wenn es keine kämpfenden Frauen gäbe, wenn das Volk keine Kämpfer wie in Kobane hätte, könnte der Barbarei der ISIS nichts entgegengesetzt werden. Die Kämpfer und Kämpferinnen der YPG und YPJ haben sich gegen diese Barbarei gestellt. Wir hatten dabei immer Shengal vor Augen: Als die ISIS Kobane angriff, wussten wir, dass uns das gleiche Schicksal bevorstehen würde, wie den Frauen in Shengal – sollten wir keinen Widerstand leisten. Auch uns hätten sie auf den Staßen verkauft. Vor Beginn der Angriffe auf Kobane organisierten sich die Frauen Kobanes, sie gründeten Räte, unterstützten die Demokartischen Autonomie (Gesellschaftsmodell “Rojava”), sie partizipierten an allen gesellschaftlichen Bereichen. Shengal hat uns gezeigt, dass wir Frauen uns auch auf militärischer Ebene einbringen müssen, die Frau musste aus der Rolle einer Leidenden heraus und die Rolle einer aktiven Kämpferin einnehmen. Der Wunsch, dieses Schicksal von unserer Bevölkerung abzuwenden, war für hunderte Kämpferinnen und Kämpfer Motivation genug.

Mutlu Civiroglu: Wir hatten über die Frauen gesprochen, die weltweit die Kämpferinnen in Kobane unterstützen. Das gilt auch für Amerika. Das amerikanische Volk hat den Kampf mitverfolgt und in sozialen Medien großen Druck auf das Weiße Haus ausgeübt, damit dieses sich zu Luftschlägen bereit erklärt. Hillary Clinton sieht in den Kämpferinnen eine Inspiration für alle Frauen in der Welt. Was sagen Sie zu diesen Reaktionen?

Viyan Kobani: So wie der Widerstand in Kobane die gesamte Welt inspiriert hat, so hat auch der Widerstand der Frau alle Frauen inspiriert. Denn wir wissen, dass an vielen Orten eine Frau nur als ein Mensch zweiter Klasse behandelt wird. Die Frau hat immer nur einen Bruchteil der Rechte, welche die Männer besitzen. Es mag sein, dass die Situation der Frauen in Amerika und Europa eine bessere ist, auf diese beziehen wir uns nicht. Aber unser Widerstand hat im Nahen Osten ein Echo hervorgerufen. Es ist für uns eine Ehre, auch für die Rechte anderer Frauen zu kämpfen. Wir werden in Zukunft versuchen, die Erwartungen der Frauen, die uns unterstützen, deren Herzen für Kobane schlagen, besser zu erfüllen und deswegen unseren Kampf verstärken.

***

Mutlu Civiroglu ist ein Kurdischen Angelegenheiten Analyst mit Schwerpunkt auf Syrien und der Türkei. Er verfolgt aufmerksam Kurdischen Volksverteidigungseinheiten (YPG) Kampf gegen ISIS und anderen dschihadistischen gruppen .

**

Vom Kurdischen ins Deutsche übersetzt von https://twitter.com/ViyanKurd

Enwer Mislim: Kobanê’deki Zaferde Tüm Dünyanın Payı Var

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

Sayin Mislim, dün Kobanê’deki zaferi resmi bir şekilde ilan ettiniz. Zafer bütün dünyada büyük bir yankı uyandırdı, herkes bu zaferi konuşuyor. Neler hissediyorsunuz, neler diyeceksiniz?

Enwer Mislim: IŞİD’in Kobanê’deki saldırıları beşinci ayına giriyor. Burada kadınlı erkekli gençlerimiz Kobanê’yi ve buradaki sivilleri korumak için eşi benzeri görülmemiş büyük bir direniş örneği gösterdiler. Direnişin getirdiği zafer bütün dünyayı şaşırttı, bu zafere büyük bir saygı duyuyorlar. Bu zaferde Amerika’nın öncülüğünü ettiği koalisyonun hava saldırıları da etkili oldu. Koalisyon kadar, Amerika’dan, Avrupa’dan dünyanın dört bir yanından bizi destekleyen insanların da payı var. İnsanlar kardeşlik, barış ve demokrasi için hedefi ve felsefesi sadece yakmak ve yıkmak olan IŞİD’e karşı birleştiler. Siwar Rakka, Şemsi Şimal gibi gruplardan Özgür Suriye Ordusu savaşçıları, bunun yanında ağır silahlarla bize destek vermeye gelen peşmerge kardeşlerimizin de büyük bir katkısı oldu bu zaferde. Sadece Kobanê’de değil, birlikte hareket ederek bütün dünyada IŞİD’i ortadan kaldırmalıyız.

Dün de ABD Dışişleri Sözcüsü Jen Psaki Kobanê’deki savaşçıları kutladı ve Kobanê’ye desteklerinin devam edeceğini belirtti. Bu açıklama ve genel olarak Amerika’nın şimdiye kadarki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Enwer Mislim: Kobanê’deki zaferde onların da payı olduğu için biz de onları kutluyoruz. Kobanê artık sadece Kobanêlilerin değil buraya destek veren herkesin şehri. Önümüzdeki günlerde daha önemli zaferlere ulaşacağız. Hükümet olarak, halk olarak, parlamenter ve senatörler olarak Amerikalı herkesin desteklerine devam etmelerini umuyoruz. Kobanê’de IŞİD yaklaşık 40 araçla intihar saldırısı gerçekleşti, binlerce havan topu düştü Kobanê’ye. Siviller buraya dönünce büyük zorluklar yaşayacaklar. Savaşçılarımıza destek veren Amerika’nın yerinden yurdundan olan, farklı ülkelere sığınan çocuklarımıza, annelerimize de destek vermesini umuyoruz, onların desteğiyle yeni bir Kobanê inşa edebiliriz.

Kobanê’nin yeniden inşası diyorsunuz. Destek olmak isteyenler nasıl destek sunabilirler?

Enwer Mislim: Kobanê’de IŞİD çetelerinin cesetleri hala enkazların arasında var. Ebola gibi bulaşıcı hastalıkların yayılma riski var. Sağlık konusunda çeşitli yardımlar yapılabilir. Bu enkazların ortada kaldırmak için kepçe gibi çeşitli belediye araçlarına da ihtiyacımız var. Şehrin bütün altyapısı bozuldu. Bu altyapının yeniden oluşturulması lazım. Kanton yönetimi olarak oluşturduğumuz komisyonda mühendisler, doktorlar, avukatlar, öğretmenler var. Bu komisyon destek sunmak isteyenler için yakın bir zamanda kamuoyuna bir rapor sunacak.

Şu ana kadar herhangi büyük bir devlet yardım etme sözü verdi mi? Koalisyon üyesi devletler, uluslararası kuruluşlarla herhangi bir görüşmeniz oldu mu?

Enwer Mislim: Özgürlüğümüze tekrar henüz yeni ulaştık, zaferimiz henüz iki günlük. Bütün devletlerle görüşmelerimiz devam edecek. IŞİD saldırmaya devam ediyor çünkü. Uluslararası kuruluşlarla da görüşmelerimiz olacak, hazırlıklara başlamalılar. Biz hem şehirdeki hem köydeki insanlarımıza huzurlu bir ortama kavuşturacağız.

Köyleri de sormak istiyorum. YPG’nin köyleri kurtarma operasyonuna başladığı aktarılıyor. Köylerin alınmasında ne tür zorluklar yaşanır ve sizce köylerin tamamının geri alınması ne kadar zaman alır?

Enwer Mislim: Kobanê’nin 380 köyü var fakat bu köylerin hepsinde IŞİD çeteleri yok. Onların birçok büyük emiri de Kobanê’de öldürüldü. YPG en kısa sürede köyleri geri almayı planlıyor fakat IŞİD’e hala ağır silah takviyesi yapılıyor. Köylerin alınması için Amerika’nın öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarına ihtiyaç duyuluyor yine.

Şimdiye kadar kaç köy kurtarıldı?

Enwer Mislim: Kobanê’nin etrafındaki bütün köyler kurtarıldı. Köyleri kurtarma hamlesi hala devam ediyor, batıda Tilşehir tarafları, Minaz, Gulmit, Memit, Helinc kurtarıldı. Kurtarılacak diğer köyleri de kamuoyuna duyururuz.

Koalisyonun hava saldırıları hala devam ediyor mu yoksa hava saldırılarında bir azalma söz konusu mu?

Enwer Mislim: Hayır, hava saldırıları hala devam ediyor. Barışsever, demokrat her insan bu hava saldırıları için Amerika’nın öncülüğünü yaptığı bu koalisyona minnettar. Şu an şehir tamamen kontrolümüzde, koalisyon köylerdeki IŞİD noktalarını etkili bir şekilde bombalıyor ve bu bombalama IŞİD’i daha da fazla kırılmaya uğratıyor.

Bazı Amerikan kaynakları Kobanê’nin tamamının değil %90lık bir kısmının kurtarıldığını duyurmuştu. Neden tamamı değil de %90’lık kısmı dediler?

Enwer Mislim: % 90 dediklerinde zaten hala tehlike vardı, fakat şimdi tamamen kurtarılmış durumda, biz dün açıklama yaptık. Amerikan kaynakları önceki gün açıklama yaptılar. Fakat şunu da belirtmemiz lazım, karşımızdaki düşman, IŞİD, büyük bir düşman. Köylerimizde IŞİD tehlikesi devam ediyor hala ama herkesin için rahat olsun, şehir tamamen kontrolümüzde. İnşallah yakın bir zamanda köyleri de kurtarırız.

Kobanê’nin IŞİD’den temizlenmesine sadece Kürtleri değil, dünya kamuoyun da mutlu etmişe benziyor?

Enwer Mislim: Kobanê’deki bütün kurumlar adına, kanton adına, siyasi fikri ne olursa olsun bizi destekleyen herkese teşekkür ediyoruz. Bu desteğe devam etmelerini umuyoruz. Özellikle genç kadın ve erkeklerimizin Kobanê’ye dönmelerini ve bu direnişte yer almalarını ümit ediyoruz. Herkese teşekkürlerimizi sunarken, zafer için biz de bizi destekleyen bütün herkesi kutluyoruz.

Psaki: We’ll Continue to Support the Brave Defenders of Kobani

Jen Psaki, Spokesperson of the US State Department

Jen Psaki, Spokesperson of the US State Department

Jen Psaki, Spokesperson of the State Department comments on Kobane on Daily Press Briefing of January 27, 2015:

QUESTION:  The biggest challenge in Kobani seems to be over. The Kurdish officials from Iraq and from Kobani have declared victory there.  But as you know, there are many more challenges that faces the rebels protecting the city.  Of course, they have said it officially that they don’t have ammunition – enough ammunition and stuff.  Also the civilians who want to go back to the city, when they want to rebuild the city – I’m wondering whether the United States is going to be a major player in terms of providing humanitarian and military assistance for the people and the rebels there to help alleviate the challenge that remain.

PSAKI:  Well, we have been, continue to be, have consistently been the largest provider of humanitarian assistance as it relates to the Syria conflict in the world, and that won’t change.  And certainly, as there are humanitarian needs, whether it’s in Kobani and other places, I expect that we will contribute – continue to be major contributors.

I know you’re looking ahead, but obviously the point we’re at now, so let me just reiterate this.  As CENTCOM announced yesterday, anti-ISIL forces now control approximately 90 percent of the city of Kobani, and we congratulate its brave defenders.  We’ll continue to support them as we look to the coming weeks ahead.  This is an important step in the first phase of a long-term campaign to degrade and ultimately defeat ISIL, because of the strategic value ISIL places on Kobani.

I think, broadly speaking, the fight against ISIL is far from over, but we do feel that their failure in Kobani has denied them one of their strategic objectives.  And over time, we’ve seen that they’ve not only used Kobani as a base for driving their own narrative of inevitability, but also they’ve put a lot of resources and people into Kobani as well.

QUESTION:  There is no doubt that without the United States military support, the rebels would not have been able, probably, to do what they have done.  But as you know, the United States has helped transfer weapons to those rebels.  But should we expect that they would receive more ammunition?  Because probably the United States is the only partner they can look up to now.  Turkey is not going to do that; Syrian Government is not going to do that.  Should we expect the United States to do that?  Because ISIS could, at any moment, when the airstrikes are gone, come back and recapture the town and attack the town.

PSAKI:  As I mentioned, we will continue to support the effort.  In terms of more specifics, I’d certainly point you to my colleagues at the Department of Defense.

Source: http://www.state.gov/r/pa/prs/dpb/2015/01/236800.htm#SYRIA

 

Chief YPG Commander Berxwedan: Our Victory is the Beginning of the End for ISIS

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem, Defense Chied Ismet Hasan and other officoals Photo (Mislim Nebo)

YPG Commander Mahmud Berxwedan, Canton PM Anwar Moslem other officials Photo (Mislim Nebo)

Mahmud Berxwedan, the chief commander of the YPG in Kobane delivered a speech at the special ceremony held about the liberation of Kobane City.

“ISIS thugs should know that just as the houses of Kobane became a graveyard for them, our villages will also be a graveyard for them. Our victory is the beginning of the end for ISIS worldwide.”

Berxwedan recalled that victory had come a day before the anniversary of the declaration of the founding of the Kobane canton, adding: “We will continue to resist until not one square meter of our land is under occupation. We would like to thank everyone who supported us, in particular those maintaining the vigil on the border.”

YPG commander also thanked the coalition forces led by the USA that supported the Kobane resistance from the air, the FSA forces that fought alongside the YPG/YPJ and peshmerga forces that provided support with heavy weaponry.

“Our struggle has not ended yet. Our villages are under occupation and the threat to Kobane has not gone away. I call on the youth of Rojava and Kobane to join the operation to liberate the villages. If we cannot liberate our land we will have to live a 100 years under ISIS barbarism.”

Source: http://en.firatajans.com/gallery/our-victory-the-beginning-of-the-end-for-isis/our-victory-the-beginning-of-the-end-for-isis-1422360472

Anwar Moslem: All World Has a Share in Kobane’s Victory

kobani ozgur

In an interview conducted on Wednesday, January 28, 2015, the PM of the Kobane Canton administration Anwar Moslem comments on the liberation of the city after along battle.

Mutlu Civiroglu https://twitter.com/mutludc

While news had been spreading of the victory in Kobane for a number of days you officially declared victory the other day. The victory has echoed around the world, and everyone is speaking about it. What are you feeling? What would you like to say about this victory?

The assault by ISIS on Kobane is entering its 5th month. Here our female and male youths exhibited an example of unmatched resistance in order to protect the civilian population here. The victory which this resistance resulted in has shocked the whole world, and they have shown much respect for this victory. The airstrikes undertaken by the coalition led by America also had a role in this victory. The coalition, from America to Europe, and those people who have supported us from around the world all have a share in this victory. They united for brotherhood among peoples, peace and democracy against ISIS whose only philosophy and goal is to burn and destroy. Groups such as Siwar Rakka and Shamsal Sham from the Free Syrian Army (FSA), as well as our peshmerga brothers who supported us with heavy weapons also made a big contribution to this victory. Working together we should not only drive ISIS from Kobane but from everywhere.

Yesterday American State Department Spokesperson Jen Psaki also celebrated the victory in Kobane and declared that the United States would continue to provide support. How do you evaluate this statement and the attitude of America to Kobane thus far?

Enwer Mislim

We are also celebrating them because they too have a share in this victory. Kobane is now a city that belongs not only to the residents of Kobane but to all of those people who have supported it. In the days ahead we will achieve more important victories. We hope that as a government, as a people and as House members and Senators all Americans will continue to support us. ISIS carried out around 40 suicide attacks employing vehicles in Kobane and fired thousands of shells into the city. When civilians return they will face many great difficulties. We hope that America, which has supported our fighters, will also support our children and mothers who have been driven from their homes and lands and were forced to seek refuge in different countries. With their support we will build a new Kobane.

-What kind of work are you carrying out to rebuild Kobane? How can those who want to support you do so?

In Kobane there are still ISIS corpses among the rubble. There is a risk of certain infectious diseases such as Ebola beginning to spread. There are a number of things they could do to help on the subject of health. In order to remove this wreckage we need things like backhoes and other municipal vehicles. The entire infrastructure of the city has been damaged. We need to rebuild this infrastructure. There is a committee which we as the canton administration formed in which there are engineers, doctors, lawyers and teachers. This commission will come out with a report shortly for all of those who are interested in providing support.

As of now have any large states promised to help? Have you met with any of the states which are part of the coalition or any international organizations?

10897751_783676325048173_1944172067981146113_n

We have just been able to achieve liberation and our victory is only two days old. Our meetings with all states will continue. Because ISIS attacks still continue. We will have meetings with international organizations and preparations are underway. We will establish a peaceful environment for our people both in the city center and in the villages.

I want to ask about the villages. It is being reported that the YPG has begun operations to liberate the villages. What kind of difficulties will be experienced in retaking the villages and how long will it take to completely retake the villages?

In Kobane there are 380 villages however ISIS is not in all of these villages. Many of their important commanders also died in Kobane. The YPG is planning to take back the villages within the shortest possible period however ISIS is still reinforcing the area with heavy weapons. In order to take back the villages there will once again be a need for airstrikes from the US-led coalition.

How many villages have been liberated as of now?

Now the villages in the immediate vicinity of Kobane have been liberated. The push to liberate the villages is still continuing, and in the east toward Tilşehir the villages of Minaz, Gulmit, Memit, and Helinc have been liberated. We will continue to inform the public as we retake more villages.

Are coalition airstrikes continuing or has there been a reduction in the number of airstrikes?

No, the airstrikes are still ongoing. Every peace-loving democratic person is grateful to the American-led coalition for these airstrikes. Right now the city is entirely under our control and the coalition is carrying out effective bombings against ISIS positions in the villages and these strikes continue to degrade ISIS.

According to some American sources you have not entirely retaken Kobane but only 90% of the city. Why did they say 90% and not the entire city? Has Kobane been entirely liberated? Is what you are saying correct?

When they said 90% there was in fact still a certain danger however now it has been entirely liberated and yesterday we made that statement. The American sources had made this statement the previous day. However we need to make this clear, the enemy we are facing, ISIS, is a serious enemy. The ISIS danger continues in our villages but let everyone now relax, the city is entirely under our control. God willing we will liberate the villages too within a short amount of time.

Not only Kurds but all peoples of the world were very pleased with the victory in Kobane. What would you like to say to everyone who has supported you and to Kurds in particular?

In the name of all of the organizations in Kobane and in the name of the canton we thank everyone who supported us regardless of their political ideas. We hope that this support will continue. We hope in particular that young women and men will return to Kobane and take a place within the resistance. As we offer thanks to everyone, we also celebrate everyone who has supported us in this victory.

***

Thanks for https://twitter.com/TheRojavaReport and  https://twitter.com/devbarkin for translating this interview into English

Interview with Dutch YPG Fighter Richard Jansen

Richardjns

Richard Jansen (Photo by Roel Geeraedts)

Richard Jansen is one of the Westerners who has joined Kurdish People’s Protection Units (YPG) to fight against ISIS.

In this interview Richard explains why he decided to go to Rojava and join Kurds, and his experience since he arrived there.

Richard Jansen and Australian YPG Fighter Benjamin

***